Author Archives: Kenan Şahbaz

Ara 09

Şehir İsimleri Nereden Geliyor..!

Adana Adana’ya ait en eski yazılı kayıtlara ilk olarak, Anadolu’nun en köklü medeniyetlerinden olan Hititlerin Kava Kitabelerinde rastlanmaktadır. Bu kabilelerdeki bir yazıtta Adana ve çevresinden Uru Adania (Adana Beldesi) olarak bahsedilmektedir. Adana için kullanılan isimlerin karışıklıklara sebep olması nedeniyle 1878 … Read More →

Posted in Yazılarım | Şehir İsimleri Nereden Geliyor..! için yorumlar kapalı
Ara 06

Cebe Ali Hazretleri

Mısırlı Sultan Kalavun’un şeyhi olan ve İstanbul’un fethinde bulunmak için Bursa’ya kadar gelip, Zeyneddin Hafi’nin müritliğine geçen Cebe Ali Hazretleri Cibali kapısına sığınmıştır. Bu kapıya da yine Cebe Ali’den bozma olarak Cibali kapısı denilmiştir. At çulundan bir cebe (Hırka) giydiği … Read More →

Posted in Hikayeler | Cebe Ali Hazretleri için yorumlar kapalı
Ara 05

Çanakkalede Ne İşi Varmış?

Cumhuriyet’in ilanından sonra İstanbul’da bir resepsiyon verilir. Tüm dünya ülkelerinin elçileri ve ataşeleri de davet edilir. Davet güzel bir şekilde devam etmektedir fakat İngiliz ataşesi olan binbaşının bakışları Mustafa Kemal’in gözünden kaçmaz. Bütün davet boyunca kendisine dik dik bakmıştır ve … Read More →

Posted in Hikayeler | Çanakkalede Ne İşi Varmış? için yorumlar kapalı
Ara 05

Nalıncı Memi Dede

Nalıncı Memi Dede, Bergamalıdır. Unkapanı Araplar Camii karşısında bir dükkanda nalıncılık yapar. Ölümünden sonra da bu dükkan, nalıncılık işinden başka bir iş kullanılamaz. Abdi Çelebi, hayatında eline keser almadığı halde bu dükkana girince nasıl olduğunu anlayamadan usta bir nalıncı oluvermiştir. … Read More →

Posted in Hikayeler | Nalıncı Memi Dede için yorumlar kapalı
Ara 04

Stalin’in Tavuğu

  Stalin çalışma odasına yakın dostlarını toplamış sohbet ediyordu. Votka şişelerinin biri gidip,diğeri geliyordu. Kafalar iyice dumanlanmıştı. Stalin kan çanağına dönmüş gözlerinietrafında dalkavukluk yarışına girmiş adamlarına çevirerek sordu: -Saçını ihtilalde, halk içinde, devlet yönetiminde, bürokraside ağartmış dostlarım… Söyleyin bakalım halkın … Read More →

Posted in Hikayeler | Stalin’in Tavuğu için yorumlar kapalı
Ara 04

Bol Yumurtalı Cami

Dönemin padişahı Sultan II. Selim Mimar Sinan’a şanına yakışır bir camii inşa etmesini buyurmuş. Sinan hemen kolları sıvamış Selimiye Cami’ini yapmaya başlamış. Temeller kazılmış iskeleler kurulmuş. Çalışmalar sürerken Mimar Sinan bir gün elinde bir yumurtayla çıkagelmiş. Kendi kendine bir şeyler … Read More →

Posted in Hikayeler | Bol Yumurtalı Cami için yorumlar kapalı
Ara 03

Kahraman Özümüz Vardır

İnsanlar tarihten Türk’ü sorarsa Ak alnımızla, ak yüzümüz vardır Birde Türk milleti tavır koyarsa Hain uşaklara sözümüz vardır   Oğuz ile Bilge ile beslendik Yavuz ile Fatih ile hislendik Çağlara Türk mührü vurup seslendik Türk’üz kahraman bir özümüz vardır   … Read More →

Posted in Şiirlerim | Kahraman Özümüz Vardır için yorumlar kapalı
Ara 02

Bacım Gardaşım

    Seni senden almak isteyenlerin Tükür suratına bacım, Gardaşım Namus ve ırzına göz dikenlerin Tükür suratına bacım, Gardaşım   Yalana, hileye kanma sakın ha! Çalış milletini çalış ıslaha Irkına küfreden satılmış aha! Tükür suratına bacım, Gardaşım   Bu ülkü … Read More →

Posted in Şiirlerim | Bacım Gardaşım için yorumlar kapalı