Şub 14

TARİHTE BUGÜN

TARİHTE BUGÜN

14 Şubat: Sevgililer Günü

1556 – Ekber Şah, Babür imparatoru oldu.

1876 – Alexander Graham Bell, telefon patenti için başvurdu.

1949 – İsrail parlamentosu Knesset, ilk toplantısını yaptı.

1961 – Lavrensiyum elementi Kaliforniya Üniversitesi‘nde ilk defa sentezlendi.

2005 – Lübnan‘ın eski başbakanlarından Refik el-Hariri, düzenlenen bir suikast sonucu öldürüldü.

II. Richard (Ö. 1400)

James Cook (Ö. 1779)

Alan Parker (D. 1944)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Şub 14

SEVGİ GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN

SEVGİ GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN

Sevgi, bir şeye veya bir kimseye karşı yakın ilgi ve bağlılık göstermeye yönelten duygu olarak tanımlanır.

Peygamberimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v) şu öğüdünü asla unutmayınız.

 “Sevdiğini ölçülü sev, belki bir gün düşmanın olur. Nefret ettiğine de ölçülü davran, belki bir gün dostun olur.”  Hadîs-i Şerîf, Tirmizî

“Sevilmek umuduyla sevmek insanidir. Fakat sevmek için sevmek, meleklere özgüdür.” Der Alphonse de Lamartine

Bobby Womack da “Herkesin sevecek birine ya da bir şeye ihtiyacı vardır.” Der.

İyiliğe iyilik her kişinin kârı, kötülüğe iyilik er kişinin kârıdır. İyilik de kişinin vicdanından, yüreğinden gelen sevginin yansımasıdır.

Sorumlu bir insan olarak diyorum ki, sevmediklerinizi de sevin, size kötülük edenler için ıslah olmaları dileğiyle dua edin. Öyle ki, göklerden gönlünüze bir ferahlık gelecektir. Çünkü O (Allah), güneşini hem kötülerin hem iyilerin üzerine doğdurur; yağmurunu hem doğruların hem eğrilerin üzerine yağdırır. Bütün nimetlerinden hem Müslümanlara hem Hıristiyanlara hem Yahudilere hem Budistlere hem Şintoistlere vb., Hem de kafirlere verir. Eğer yalnız sizi sevenleri severseniz, sevgide cimrilik etmiş olursunuz ve asıl ödülü kaybedersiniz. Pek çok insanın yaptığı gibi yapmamak hayatı sevgi ile kuşatmak gerekmez mi? Yalnız kardeşlerinize, dostlarınıza iyilik eder, selam verirseniz, fazladan bir şey yapmış olmazsınız. Bu sebeple, Her şeyi yaratan Allah’ın sevgisini, rızasını kazanarak sevginizi yüceltin. Bütün yaratılanları O’nun rahmeti, fazileti, hidayeti ile sevin… Sevin… Sevin ki sevilin…

Sevginizi kalbinizden bir güneş gibi çıkarın çevreye sevgi yayın ve lütfen sevginizi, iyiliğinizi kalbinize hapsetmeyin ve onu hiç kaybetmeyin.

Sevgi, sermayesi gönülden, yürekten gelen bir fazilettir.

SEVİN, SEVGİYLE KALIN…

Posted in Gündem | SEVGİ GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN için yorumlar kapalı
Şub 13

TARİHTE BUGÜN

TARİHTE BUGÜN

13 Şubat:

1258 – Hülâgû Han, Bağdat‘ı işgal etti. 200 bin Bağdatlı öldü.

1542 – VIII. Henry‘nin eşi Catherine Howard idam edildi.

1668 – İspanya, Portekiz‘i ayrı bir devlet olarak tanıdı.

1925 – Türkiye Cumhuriyeti tarihindeki ilk isyan olan Şeyh Said İsyanı başladı.

1975 – Otonom Kıbrıs Türk Yönetimi meclisi, Kıbrıs Türk Federe Devleti‘nin oy birliği ile kurulduğunu ilan etti.

Richard Wagner (Ö. 1883)

Kim Novak (D. 1933)

Füruğ Ferruhzad (Ö. 1967)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Şub 13

ÖZLEDİM SENİ!

ÖZLEDİM SENİ!

* * *

Sevgi sağanağı, sevgi buğusu.

İşledim gönlüme sevda dokusu…

Taze bir sevginin eşsiz kokusu…

Özledim… Özledim… Özledim seni!

* * *

Gel, yavuklum, aşkım, yârim ol var ya!

Gel de şu gönlüme hemen dol var ya!

Sana hasret beden, sarsa kol var ya!

Özledim… Özledim… Özledim seni!

* * *

Aşka davet eder şu yârin sesi

Sevene ilaçtır her an nefesi

Yakıp da kavurur alev busesi?

Özledim… Özledim… Özledim seni!

* * *

Aşk şerbeti yudum, yudum içilir

Aşk ufkuna nice sevgi biçilir

Öyle bir aşk ki bu candan geçilir

Özledim… Özledim… Özledim seni!

* * *

İsraf etmeyelim her bir anını

Birlikte yaşasak şafak, tanını

Hava olup sarsam altı yanını

Özledim… Özledim… Özledim seni!

* * *

Kenan Şahbaz

Posted in Şiirlerim | ÖZLEDİM SENİ! için yorumlar kapalı
Şub 12

TARİHTE BUGÜN

TARİHTE BUGÜN

12 Şubat:

1818 – Şili, İspanya‘dan bağımsızlığını ilan etti.

1934 – Avusturya‘da iç savaş başladı.

1961 – SSCB, Venüs gezegenine Venera 1 uzay aracını gönderdi.

1963 – Gateway Arch‘ın yapımına başlandı.

2001 – “NEAR Shoemaker” uzay aracı, 433 Eros adlı asteroitin yüzeyine indi.

Immanuel Kant (Ö. 1804)

Abraham Lincoln (D. 1809)

Charles Darwin (D. 1809)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Şub 12

HALK KİME İTİBAR EDER?

HALK KİME İTİBAR EDER?

Ünlü sosyal psikolog Prof. Dr. Erol Göngör’den:

“Geleneksel kültürde dinin çok büyük yeri olduğu için, münevverlerin en çok hücumuna uğrayan da din oldu. Türkiye’de halâ dindarlık bir kiminin münevver tabaka arasına girmesine büyük bir engel teşkil etmektedir, çünkü standart Türk münevverine göre din ancak geri kalmış halk kitlelerinin kültürünü temsil eder; münevverin vazifesi bu kültürün bir üyesi olmak değil, fakat onu ortadan kaldıramasa bile ıslah etmek, modernleştirmektir. Bu yüzden halk din­dar, münevver ise din reformcusudur. Halkın genel kanaatına göre Türk milleti dindar oldukça yükselmiş ve yücelmiş, dinden uzak kaldıkça da kudretini kaybetmiştir. Münevverin genel kanaatına göre ise Türk halkı dinin veya dinî liderlerin tesiri altında kaldığı müddetçe gerilemiştir. Standart Türk münevveri­ne göre, yüksek tahsil ve ihtisas yapmış bir insanın dindar olması imkânsızdır, dindar görünüyorsa bu onun nüfuz kazanmak ve halkı sömürmek istediği manâsına gelir.

Münevveri halktan ayıran sadece dinin inanç ve ibadetleri değil, aynı za­manda kaynağını büyük ölçüde dinden alan birçok tavırlar ve davranışlardır. Halk kültüründe ahlâkın kaynağı ve müeyyideleri esas itibariyle dine dayanır.”

(“Münevver” kelimesinin “aydın” karşılığı kullanıldığını biliyorsunuz.)

Prof. Dr. Erol Güngör’ün, “halk” ve “münevver” kavramları Mansur Yavaş’ta yerini buluyor, diyebiliriz. O, CHP içinde ayrı bir görüntü veriyor.

Bu “ayrı” görüntü, Mansur Yavaş’ı, halk nezdinde öne çıkarıyor.

Mahsur Yavaş’ın kamuoyu yoklamalarında, mevcut cumhurbaşkanının da önünde çıkması üzerinde önce partiyi yönetenlerin düşünmesi gerekir.

Anketlerde, soru, parti ayırmaksızın herkese soruluyor.

Seçimlerde de herkesten oy bekleniyor.

Önce bunun düşünülmesi gerekmez mi?!

Kaynak: Arslan Tekin

Posted in Gündem | HALK KİME İTİBAR EDER? için yorumlar kapalı
Şub 11

TARİHTE BUGÜN

TARİHTE BUGÜN

11 Şubat:

1945 – Yalta Konferansı sona erdi.

1959 – Zürih ve Londra Antlaşmaları imzalandı.

1826 – University College London kuruldu.

1979 – Ayetullah Humeyni yanlıları, İran‘da yönetimi ele geçirdi.

2011 – Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek, görevini orduya ve anayasa mahkemesine devrederek istifa etti.

Herakleios (Ö. 641)

Thomas Edison (D. 1847)

Whitney Houston (Ö. 2012)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Şub 11

ALTIN SÖZLER

ALTIN SÖZLER

* “İskendername’de İskender’e “Rum papaklı Türk” diyen şair” Nizami Gencevi

* “Kâbe’nin Sultanı” gazelinde Muhammed Aleyhisselam’a “Arap bedenli Türk” diye hitap eder.” Nizami Gencevi

* “Sizi önce bir tas çorbaya muhtaç hale getirecekler, sonra bir tas çorba vererek oyunuzu isteyecekler.”

G. Orwell

* “Gerçek iktidar, insanlar üzerinde değil, yürekler üzerinde kurulur.” Şeyh Bedreddin

* “Dünya dillerinden Türkçeyi çıkarın konuşamazlar.” Prof. Dr. Osman Karatay

* “Tarihten Türkleri çıkarın geriye bir şey kalmaz.” Fritz Neumark

* “Memleket dayanışma içinde bir birliğe muhtaçtır. Bayağı politikacılıkla milleti parçalamak hainliktir.” M Kemal Atatürk

Posted in Atasözleri Vecizeler | ALTIN SÖZLER için yorumlar kapalı
Şub 10

TARİHTE BUGÜN

TARİHTE BUGÜN

10 Şubat:

1763 – İngiltere, Fransa ve İspanya arasında Paris Antlaşması imzalandı: Yedi Yıl Savaşı sona erdi.

1840 – Kraliçe Victoria ile Prens Albert, St. James Sarayı şapelinde evlendiler.

1909 – II. Abdülhamid tahttan indirildi.

1916 – Alman İmparatorluğu ile Birleşik Krallık arasında Dogger Bank Muharebesi gerçekleşti.

2015 – 3 kişinin katledildiği Chapel Hill saldırısı gerçekleşti.

Bertolt Brecht (D. 1898)

Candan Erçetin (D. 1963)

Arthur Miller (Ö. 2005)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Şub 10

BİZ ÇOK OKUYAN BİR MİLLETİZ!

BİZ ÇOK OKUYAN BİR MİLLETİZ!

Belki istenilen seviyede kitap okumayız ama birilerinin canına okuruz.

Sinirlenip öfkeleniverelim hemencecik belâ okuruz.

Daha da ötesi lanet okuruz.

Karşımızdakinin duygularını gözünden okuruz.

Üstümüze vazife değildir, hariçten gazel okuruz.

Korkmaz, çekinmez meydan okuruz.

Hiç olmazsa bildiğimizi okuruz. Bilmediğini okuyanlarımız bile mevcuttur.

Dua okuruz, çoğumuz anlamını bilmeden.

En çok da şu dördünü: 3 kulhuvallah 1 elham.

Ölen kişinin arkasından ‘rahmet oku’ruz.

Kötülükte, sonra gelenin önce geleni arattığı zamanda ‘rahmet okutmak’ durumu söz konusudur. Ki bu deyimin hikâyesi şöyledir: Vaktiyle hırsızın biri iyice hastalanmış. Artık öldü ölecek. Yönünü Allah’a dönmüş, başlamış dua etmeye: “Allah’ım dünyada nasibim hırsızlıktan imiş. Ne kazandıysam bu yolla kazandım. O kadar insanının hakkını yedim. Şimdi senin huzuruna bu kadar günahla nasıl çıkarım? Arkamdan beni hayırla anacak bir kişi bile kalmadı. Affet Allah’ım.”

Bu duruma çok üzülen adamın oğlu, babacım, demiş, “Sen hiç üzülme. Ben seni rahmetle andıracağım.”

Neyse, hırsız ölmüş. Evin geçim yükü çocuğa kalmış. Çocuk babasının mesleğini sürdürmeye kararlıymış. Başlamış hırsızlığa. Ne var ki babasının aksine bu çocuk girdiği evde iğneden ipliğe ne bulursa çalar odaları bomboş bırakırmış. O kadar ki gün gelmiş evleri soyulan insanlar şunu demeye başlamışlar: “Yahu bu çocuğun babası da hırsızdı. Allah rahmet eylesin, adam en azından ihtiyacı kadar çalıyordu. Ne bulursa alıp götürmüyordu. Bunun gibi arsız ve açgözlü değildi.”

Kültürümüzde okumak

Bir milletin manevî zenginliği kullandığı kelime ve kavram gruplarından anlaşılır. Aslına bakarsanız bu yönden epey de varlıklıyız.

Ele aldığımız mevzuda bize has kavramlara bile sahibiz.

‘Okuma Bayramı’mız, oku’nmuş şekerimiz var.

Ayrıca sadece insanımız değil hayvanımız bile okur. Adı kitap kurdudur.

Kurucu liderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün kulağa küpe sözüdür: “Ben çocukken fakirdim. İki kuruş elime geçince bunun bir kuruşunu kitaba verirdim. Eğer böyle olmasaydı, bu yaptıklarımın hiçbirini yapamazdım.”

Onun altı oku’ndan biri inkılapçılıktır. Kabul edersiniz ki çağı yakalamak ve ötesine geçmek için yapılacak en önemli iş oku’mak ve devamında oku’nacak eserler bırakmaktır.

Güzel bir birlikteliğin adıdır: okur-yazar buluşmaları.

Okul sıralarında pek başaramasak da aşılanacak bir duygu durumudur: okuma sevgisi.

Kazandıramadığımız bu sevginin yeşereceği ilk yer okul değil, ailedir. Hatta ve hatta anne karnıdır.

Ülkemizde kaç anne çocuğuna, hamileyken kitap okuyor?

Kaç baba, çocuk emekleme dönemindeyken eşine şiirler söylüyor?

Ne kadar ebeveyn ortak bir okuma saati/günü belirleyip çocuğun öyküneceği tarzda kitapların içine gömülüyor?

Soruların işaret ettiği yere odaklanmak ve ellerimizi kitap sayfalarının arasına koymak şarttır.

Hz. Ali’nin anne ve babalara nasihatidir: “Çocuklarınızın yarın söz sahibi olmasını istiyorsanız, daha bugünden onlara iyi kitaplar hediye edin.”

Shakespeare için kitaplar kendisine yetecek kadar büyük bir krallıktır.

Konfüçyüs’ün duasıdır: “Tanrı’m, bana içi kitap dolu bir ev ile çiçek dolu bir bahçe ver.”

Dinimizin ilk emridir: İkra!

Meali, oku.

Pekâlâ, neyi oku?

Kitap da dâhil olmak üzere her şeyi; insanı, doğayı, dünyayı.

Bence okunması en mühim varlıklardan biri insandır. Çünkü o, ciltler dolusu bir kütüphanedir.

Tek bir yaratıcıdan da çıkmış olsa her insan eşsizdir. Oku’nmaya, izle’nmeye, dinle’nmeye layıktır.

Kitap okuma oranlarının düşük seyretmesi üzücü fakat beni asıl derinden etkileyen şey insan okuma oranlarımız.

Bu alanda istatistiklerin dibe vurduğu; hâlihazırda yaşadıklarımıza, ülke gündemine bakıldığında kolay bir şekilde anlaşılabilir. İlla bir istatistik kurumunun sayılarına bakmaya gerek yoktur.

Toplum olarak huzursuz hissettiğimiz mevcut hâlden uzaklaşmak için insanı merkeze alan, insanca düşünen, insana ve insanlığa sahip çıkan eylemlerde bulunmalıyız.

Not: Türkçede ‘-malı, -meli’ eki fiillere gelen bir çekim ekidir. İsmi de gereklilik kipidir. Fakat yukarıdaki cümlede gereklilik anlamı hafif kalacaktır. Cümleyi şöyle düzeltmek yerindedir: İnsana, insanca yönelişimiz insanlığın geleceği için bir zorunluluktur!

Türkiye’de 1964 yılından beri Mart ayının son Pazartesi günü ile başlayan bir hafta kutlanır. Adı, Kütüphane Haftası’dır.

Yazımızın da bu haftaya denk gelmesi hasebiyle kapanışı şöyle yapalım: “Her kütüphane bir cezaevi kapatır.”

Kaynak: Doğukan Altıparmak

Posted in Gündem | BİZ ÇOK OKUYAN BİR MİLLETİZ! için yorumlar kapalı