Oca 11

“İSLAM YIKILIYOR, DİN ELDEN GİDİYOR” MUŞ

“İSLAM YIKILIYOR, DİN ELDEN GİDİYOR” MUŞ

Adı lazım değil, görev dışı konuşan ve tarihçi kesilen imamın biri, tüm cehaletiyle kürsüden haykırıyor:

“Ders kitaplarında Şeyh Sait haindir yazıyordu. Şimdi gümbür gümbür Şeyh Sait hain değildiri konuşuyoruz. Bak buradan da ilan ediyorum. Hayatında İngiliz mi gördü Şeyh Sait?… Şeyh Sait İslam âlimiydi. Nakşi’ydi. Halidi’ydi. Niçin ayaklandı? İslam yıkılıyordu yahu. İslam’ı yıkmayın dedi adam…”

Ey cahil! İslam yıkılmıyor, din de elden gitmiyor. Sadece Türkiye’nin yönetim şekli değişiyor.

Hz. Peygamberden sonra ilk halife, (Emir’ül Müminin), peygamberin kızı Hz. Fatıma’yı üzdü. Babasından kalan hurmalığı kendisine vermediler. “Ölürsem beni gece gömün” dedi kocası Aliye. Bunu yapanlarla ölene kadar konuşmadı. Vasiyet ettiği gibi gömüldü.

İkinci halife Hz. Ömer’i öldürdüler.

Hz. Osman’ı ayrımcılık yaptı, kurallara uymadı diye Yahudi mezarlığına gömdüler.

Sultan halifeler ise Hz. Peygamberin soyunu kuruttu. Halife Mervan, vezirken Hz. Hasan’ı karısına zehirletip öldürttü.

Halife Yezit, Hz. Hüseyin’in başını kestirdi. Kısaca, halifeliğin ellerinde peygamberin kanı var.

Babası Muaviye, Allah’ın evi olan camilerde yıllarca Ali aleyhine hakaretler dolu hutbe okuttu.

Yetmedi, hadis uydurtup yazdırdı. Sünni İslam’ın din anlayışına kendince şekil verdi.

Listeyi uzatabiliriz. Son biri örnek vereyim, İslam’ın büyük imamlarından Ebu Hanife’yi 70 yaşında kadı olmayı kabul etmediği için zindana attırdı.

Neresi kutsal bu halifeliğin?

Şimdi gelelim, yakın tarihe. Osmanlı’ya.

İrfan Gündüz araştırmasına konu olan akademik makalesinde şunları söylüyor: “XIX. yüzyılın ikinci çeyreğinden itibaren devlet, başta ayân ve yeniçeriler ile bunlarla iş birliği yapan ve reformlara karşı çıkan tarîkat çevrelerini tasfiye yoluna gitmiştir.”

Kim gitmiş?

Devlet, yani padişah, yani halife.

Ne yoluna gitmiş?

Tasfiye.

Başka ne yapmış mesela II. Mahmud?

Tekkelere kontrol altına almış. Hepsini Meclis-i Meşâyih teşkilatı kurarak sisteme eklemlemiş. Şeyhleri, sınavla tekkelere atamış. Vergiden muaf alma durumunu kaldırmış, vergiye bağlamış.

Bu arada II. Mahmud’un yaptığı ıslahatlar, tarikat gruplarını ikiye ayırmış; Mevleviyye, Sünbüliyye ve Sadiyye gibi bir kısım tarikat mensubu bu reformları desteklerken, diğer bir kısım tarikat ise ıslahatlara karşı çıkmış ve bu sebepten dolayı örneğin Halidi Nakşî sufiler sürgün edilmiştir.

Demek ki ta o devirde Şeyh Sait’in tarikatı, devletle sürtüşmekteymiş. Bunun da ötesinde II. Mahmut’tan sonra gelen Abdülmecid’e darbe planladılar.

“1859’da meydana gelen Kuleli vakasında Hâlidîler önemli rol oynar. Sultan Abdülmecid’e suikast girişimi olan bu olay, Şeyh Ahmet tarafından organize edilir. Ona göre sistemi değiştirmek bir kişinin değişmesi ile mümkündür. Bu anlamda sultan öldürülürse birçok sorun da halledilmiş.”

Aynı tarikat, II. Mahmut gibi büyük bir İnkılapçı olan Mustafa Kemal’e karşı “Din elden gidiyor” safsatasıyla Şeyh Sait önderliğinde ayaklandı. Yazının baş tarafında söylediğimiz gibi elden giden din değil, siyasal sistemdi. Allah’a şükür dinimizi özgür irademiz ve kendi seçimlerimizle huzurla yaşıyoruz. Şeriatçılar istiyor ki Müslümanların başında boza pişirelim. Onları vesayetimiz altında din üzerinden psikolojik kölelere dönüştürelim. Taliban gibi. İran gibi. Arabistan gibi.

Hayır, biz kendi seçimlerimizle ve kendi vicdanımızla, özgür irademizi ortaya koyarak, laiklik sigortası sayesinde dinimizi kendi seçimlerimizle yaşayacağız. Dini otoritelerin vesayetini, toplumsal baskısını kabul etmeyeceğiz. İlerlemeci özgür Müslümanlar olacağız.

Alıntı: Ahmet Gürsoy

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , | “İSLAM YIKILIYOR, DİN ELDEN GİDİYOR” MUŞ için yorumlar kapalı
Oca 09

ALTIN SÖZLER

ALTIN SÖZLER

* “Marifet iltifata tabidir / Müşterisiz metâ zâyidir” Muallim Naci

* “Kitap, içimizdeki donmuş denizin buzlarını kırmaya yarayan bir gereçtir.” Franz Kafka

* “Vakitsiz öten horozun kellesini keserler.” Atasözü

* “Konuş! İtaat etmeyi bırak! Bu özgür olmayan dünyaya meydan oku. Hepimizin ihtiyacı olan da bu…” Christine Anderson

* “Benim evlatlarım dik başlı değil, başı dik Anadolu çocuklarıdır.” Alparslan Türkeş

* “Hızlı yükselenlere imreniliyor. Oysa en hızlı yükselenler toz, duman ve tüydür.” Hz. Ali

* “İnsan konuşmaya başlayınca, şaşırmaya da başlar.” Goethe

* “Çok konuştukça, düşünce ölür.” Halil Cibran

* “Konuşma, insanın aklını kullanma sanatıdır.” Eflatun

Posted in Atasözleri Vecizeler | Tagged , , , , , , | ALTIN SÖZLER için yorumlar kapalı
Oca 07

KONTROL EDİLEN SİYASİ PARTİLER

KONTROL EDİLEN SİYASİ PARTİLER

Cemil Çiçek, TBMM Başkanı iken akademisyenlerle anayasa toplantısı yapmış ve tutanakları yayınlatmıştı. Toplantıya katılan Prof. Dr. Meltem Dikmen Caniklioğlu, basında çarpıtılan konuşmasının tam metnini bana göndermişti.

Caniklioğlu, mektubunda şöyle demişti:

“Sayın ……….,

Yeni anayasa çalışmaları ile ilgili yazılarınız, güdülen niyetler ve sürecin nasıl şekillenip nasıl sonuçlanacağı konusunda her şeyi gördüğünüzü ve anladığınızı ortaya koyuyor ve maalesef izleyebildiğim kadarıyla bu olumsuz gelişmeleri bu kadar açık bir şekilde görüp yazan da sadece sizsiniz. 19 Eylül’de Meclis’te idim ve görüş bildiren anayasa hukukçuları arasındaydım. İnternet sitelerine düşen bilgilere göre yeni anayasa yapımı konusunda tam bir görüş birliği oluşmuş ve ben de TBMM’nin kurucu iktidar olması gerektiğini söylemişim! Şimdi size TBMM’nden gönderilen konuşma kaydımın tam metnini gönderiyorum. Metindeki ifadelerimin bu şekilde yorumlanıp yorumlanamayacağını siz takdir edin. Lütfen yazmaya devam edin. CHP ve MHP’nin tıpkı AKP gibi kontrol edilen partiler olduğu gün gibi ortada. Bunu göremiyor olmak ya basiretin bağlanması ile ya akıl tutulması ile ya ihanet oyununda peşrev çekmenin moda olması ile açıklanabilir. En hafifi hangisi bilemiyorum. Ülkemiz Allah’a emanet. Kolay gelsin. Selam ve saygılarımla…”

***

Tutanaklara göre Caniklioğlu şöyle konuşmuştu:

“Türkiye Büyük Millet Meclisinin kurucu meclis olarak bir anayasa yapamayacağını söylemiştim. Konuşmalarda değinildi genellikle ve yine aynı görüşteyim. Türkiye Büyük Millet Meclisi, bugünkü Meclis, bir anayasa yapamaz. Bunu, Türkiye Büyük Millet Meclisinin manevi şahsiyetine karşı bir kasıt güttüğüm için söylemiyorum. Meclisimizin görevleri vardır. Hukukçuyuz ve hukuk içinde düşünmek zorundayız.

Bir avukata benim adıma bir gayrimenkul alması için vekâletname verdiğimde o avukat o gayrimenkule kendi adına tapu çıkartamaz.

Genel vekâletname vermiyor halk; Meclise veya herhangi bir demokratik temsilî kuruma, Anayasa içinde görev ve yetkilerini kullanmak için bir vekâlet veriyor.

Buradaki konuşmalardan bir şey anladım, asli kuruculuğun teorik kurgusunu çöpe attık ama millî egemenliğin teorik kurgusunu da hiç olmadığı kadar abarttık ve Parlamentonun halkın iradesine dayanarak her şeyi yapabildiği gibi bir görüş ortaya çıktı. (…)

Ben ayrıca hiçbir yerde, tarihin hiçbir döneminde halkın toplanıp kendi anayasasını yaptığını, altına da imza koyduğunu hatırlamıyorum, böyle bir şey görmedim, kaynaklarda da rastlamadım. Bir şekilde asli kurucu iktidar yetkisini ele geçiren bir egemen güç hukuka tabi olarak veya olmayarak anayasayı yapar ve ondan sonra da bu anayasanın meşruiyet zemininde bir gösterge olması kabilinden halkın onayına başvurur, halk onaylar veya onaylamaz. Bu iş hep böyle yapılıyor, her yerde böyle yapılıyor. Dolayısıyla bu Meclisin kurucu meclis olarak anayasa yapacağını söylemek, sadece, eğer acelemiz varsa, eğer acilen bir anayasa yapmak istiyorsak, eğer Türkiye’nin sorunlarını bu yeni anayasaya havale ederek çözmek istiyorsak, eğer bu konuda bu anayasa elbisesini giymemiz için acilen birtakım dayatmalar yapılıyorsa ancak bu şekilde izah edilebilir.

Niçin yeni bir kurucu meclisin kurulması, bu kurucu meclisin yeni anayasayı hangi koşullarda hangi süreçler içinde yapacağı konusunda açık ve ayrıntılı bir kanunun yapılması ve mümkün olan en kısa sürede bu kurucu meclisin anayasayı yapması tezi asla kabul edilmiyor da acilen bu Meclisin anayasa yapması isteniyor? Ben bunu soruyorum, bir yerlere verilmiş bir söz mü var?

Bunlar önemli konulardır. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bu anayasayı yapamayacağını, eğer yapar ise meşruiyet sorununun gündemden hiç eksilmeyeceğini iddia ediyorum, yanılmayı candan istiyorum ama bu iddiam hep geçerli olacak.”

***

Kısacası, “Yeni Anayasa” diye tutturanların, Türk Milleti’nin kurucu iradesine, yani egemenlik hakkına göz diktiğini, Vahdettin ve Şeyh Sait üzerinden bu amaçla yaygara başlatıldığını, yine TSK bünyesine Atatürk resmi takmayan teğmenler yerleştirilmesinin de aynı hedefe dönük olduğunu görmek ve ona göre tavır koymak gerekiyor…

Bu arada Caniklioğlu’nun siyasi partilerle ilgili 2011’da yaptığı değerlendirmeyi hala anlayamayanlar var… Özellikle “kurucu parti”, bu tartışmaları kökünden kesmeliydi… Bunun yerine Şeyh Sait’in torunlarının veya Saidi Nursi’nin bugünkü takipçilerinin incinmemesi için özen gösteriyorlar ve bunda da ısrar ediyorlar! Bu da Caniklioğlu’nun doğru tespit yaptığını gösteriyor…

Alıntı: Arslan Bulut

Posted in Gündem | Tagged , , , , , | KONTROL EDİLEN SİYASİ PARTİLER için yorumlar kapalı
Oca 05

TÜRK ÇOCUĞU YASASI: ANDIMIZ

TÜRK ÇOCUĞU YASASI: ANDIMIZ

Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ümüzün Millî Eğitim Bakanı Reşit Galip tarafından yazılan ve ilk kez 23 Nisan 1933 töreninde kendisi tarafından okunup çocuklarla birlikte söylenen “Türk Çocuğu Yasası” adlı muhteşem metin:

-Türk’üm, doğruyum, çalışkanım.

Yasam: Küçükleri korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, budunumu özümden çok sevmektir.

Ülküm: Yükselmek, ileri gitmektir.

Varlığım Türk varlığına armağan olsun.

Ne mutlu Türk’üm diyene…

Tarih: 6 Ekim 2013:

MHP’nin Zeytinburnu’ndaki Kazlıçeşme Meydanı’nda Millî Değerleri Koru ve Yaşat Demokrasi Mitingi.

MHP lideri Bahçeli Andımızın kaldırılmasına tepki gösterip dedi ki;

-“Biz Recep Tayyip Erdoğan’ın ciğerini biliyoruz. Planlarını anlıyor anında kavrıyoruz.

Türk’e kefen biçmeye çalışan şerefsizlere dur diyecek milîi irade nerede? Şüphesiz buradadır.

Başbakan ve hükûmetine göre Andımız faşist bir hükûmetin yansımasıdır. Andımız militarist ifadelerle doludur. Başbakan ve gerçek faşist zorba ekibine sesleniyorum. Siz ne yaparsanız yapın Türk milleti Andımız’a sahip çıkacaktır. İster Kandil’e uşak olun ister İmralı canisinden müzakere afyonu yutun. Türk milleti alayını şaşkına çevirecektir. Milliyetçi Hareket’in gücü alayına yetecektir. Andımızı söyleyerek yürüyeceğiz.”

Mitingin sonunda kalabalıkla beraber “Andımız” okuyarak on binlerce vatandaşa tekrar ettirdi.

Tarih: 02 Mart 2014

Öğrenci Andı ve Türkiye Cumhuriyeti’ni simgeleyen ‘T.C.’ ifadelerinin AKP hükûmetince kaldırıldığını eleştiren Bahçeli dedi ki;

-“Bir gün iktidardan ayrıldığın dönemde, MHP’ye iktidar nasip olursa, nerede ikamet edersen et onun 25-30 metre karşısına ‘Ne mutlu Türk’üm diyene’ yazmazsam, okula giden çocuklara, evinin önünde Andımız’ı okutmazsam, bunların alayının hesabını sormazsam namerdim.”

2013-2014’ten günümüze Bahçeli ne Andımızı okuttu ne de hesap sordu. Alıntı

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , | TÜRK ÇOCUĞU YASASI: ANDIMIZ için yorumlar kapalı
Oca 03

TÜRKİYE’DE “TEK ADAM”

TÜRKİYE’DE “TEK ADAM”

FETO ve Amerika ile Ergenekon, Balyoz, Casusluk kumpas davalarında şerefli Türk askerlerini ve aydınları yıllarca Silivri’de esir tuttu: Recep Tayyip Erdoğan…

AKP’li 4 bakan rüşvetten görevden alındı. Yüce Divan yolu tek kişinin kararı ile kapatıldı: Recep Tayyip Erdoğan…

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, bakanlığına eşi Hasan Pekcan’ın ortağı olduğu Nanoksia Biyoteknoloji Şirketi’nden 9 milyon liralık dezenfektanı yüksek fiyattan alınca görevden affedildi.

Yüce Divan yolu tek kişinin kararı ile kapatıldı: Recep Tayyip Erdoğan…

Reza Zarrab milyarlarca dolar ile Amerika’ya uçtu gitti, yaptığı bağışlar ailesinin vakıflarına kar kaldı: Recep Tayyip Erdoğan…

Tank Palet ile askeri fabrikalar Katarlılara ve önce Ethem Sancak’a sonra Varlık Fonu Yönetim Kurulu Üyesi Fuat Tosyalı’ya ihalesiz verildi: Recep Tayyip Erdoğan…

Rus savaş uçağını düşürttü diyet için S400 aldı, Amerika ile papaz olduk, F35 projesinden atılıp savunma sanayi ambargosu yedik: Recep Tayyip Erdoğan…

“İnlerine” girecektik Barış Pınarı askeri harekâtımız için ABD başkanı Trump hakaret ve tehdit mektubu gönderdi. 9 günde askeri harekâtımızı durdurdu: Recep Tayyip Erdoğan…

Kozmik odanın devlet sırları FETO’culara verildi: Recep Tayyip Erdoğan…

16 Nisan referandumunda oy sayımı devam ederken YSK’ya mühürsüz ve geçersiz oylar için kanuna aykırı olarak, “geçerli” kararı aldırdı. Parlamenter Rejim yıkıldı Tek Adam Rejimi getirildi ve Tek Adam oldu: Recep Tayyip Erdoğan…

Dolar 4,6 liraydı, “Nas” dedi “Faiz sebep enflasyon netice” dedi, dolar 30 liraya enflasyon yüzde 120’le çıktı: Recep Tayyip Erdoğan…

Anayasa, “Bir kişi en fazla 2 kez cumhurbaşkanı seçilebilir” diye anayasa hükmü yazdırdı, YSK’ya anayasayı ihlal ettirdi: Recep Tayyip Erdoğan…

Asgari ücret toplantıları gündem konusu.

İşçi, işveren ve hükümet temsilcilerinden oluşan Asgari Ücret Tespit Komisyonu üç beş kere toplanacak.

Boşuna toplanıyorlar, çünkü kararı tek kişi verecek. Recep Tayyip Erdoğan…

2024 bütçesi Türkiye Büyük Millet Meclisi genel kurulunda görüşülecek.

Boşuna görüşülecek çünkü noktasını, virgülünü değiştirme imkânı yok. Kararı tek kişi verdi: Recep Tayyip Erdoğan…

Ey muhalefet, ey millet; Bunları unutmanız gaflet…

Alıntı

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , | TÜRKİYE’DE “TEK ADAM” için yorumlar kapalı
Ara 31

ADALET ÖLDÜ

ADALET ÖLDÜ

Çok eski yıllarda İngiltere’de bir gelenek varmış.

Sıradan bir vatandaş öldüğünde kilisenin çanı bir kez çalınıp herkese duyurulurmuş.

Bir asil öldüğünde iki kez, Kralın bir yakını öldüğünde üç kez, Kral öldüğü takdirde ise dört kez çalınırmış.

Günün birinde, herkesin hak aramak için sığındığı mahkeme, bir vatandaşı haksız yere mahkûm etmiş.

Ve kilisenin çanı tam beş kez çalmış.

Ahali merak içinde kalıp papaza koşmuş:

“Ey papaz efendi, kraldan daha önemli biri mi var ki, o ölünce çan beş kez çalınsın…”

Papaz yanıt vermiş:

“Kraldan daha önemli bir şey var; adalet öldü.”

Somali Cumhurbaşkanı Türkiye’ye teşekkür etti…

Posted in Hikayeler | Tagged , , , , | ADALET ÖLDÜ için yorumlar kapalı
Ara 29

TÜRK’ÜN RUHUNU ÇALDILAR

TÜRK’ÜN RUHUNU ÇALDILAR

2011 seçimleri sırasında Karslı İ. Karadağ, “Türkiye’yi 150 bin kişilik bir zümre yönetiyor. Bir ulusu toptan yok etmek istiyorlar. Bilinçaltında bir travma yarattılar; Türk’ün ruhunu çaldılar” diye konuşmuştu.

Bu ruh konusuna 2003 yılında Muhtar Şahanov da dikkat çekmişti…

Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı Başkanı Prof. Dr. Turan Yazgan, kendisini ziyaret eden dünyaca ünlü Kazak şair ve düşünür Muhtar Şahanov için düzenlenen yemekte Şahanov,                                          dinin siyasete alet edilmesi konusunda şöyle demişti:

“Şimdi ben ‘Atlantis’i mahveden elma’ adında yeni bir kitap yazdım, Bu kitapta Atlantis’i de dinin yüce değerlerini mahveden para hırsının yok ettiğini anlatıyorum. Demokrasi, bugün, çalma çırpma ve hırsızlık rejimi oldu.

Ben bugünkü pazar ekonomisi sonucu uygulanan saldırganlıktan, bütün insanlığın korunması gerektiğini düşünüyorum. Dinler, kuruluş amaçlarına hizmet etmiyor bugün, siyasete hizmet ediyor… Din, bugün politikanın özü olmuş…

Kazakistan’da, birçok insan kendi dinini bırakarak başka dinlere giriyor! Çünkü diğer dinlerin misyonerleri, onların maddi ihtiyaçlarını karşılıyor Parası olan dini de satın alıyor!

Türkler çok yiğit bir halktır, ancak bugünlerde yiğitliklerini daha çok işadamları ile gösteriyorlar. Cemiyeti güzelleştiren kıymetlerden uzaklaşıyorlar.

Büyük Türk Hanlığı dünyaya hükmederken neden düştü? Çünkü düşmanın karşısına güçlü ordular çıkarabiliyordu ama bir an geldi ki güçlü kültür çıkaramadı. Bence Türkiye bunu daima düşünmelidir.

Bugün görüyorum ki, Türk halkları, kendi milli dillerinden, kimliklerinden, törelerinden uzaklaşıyor. Ben bu durumu anlatırken ‘Ahdalanmış halk’ diyorum… Yani hadım edilmiş…

Umarım ki Türkiye’deki milliyetçilerin önde gelenleri de ahdalanmış olmasın!

Böyle zamanlarda tiranlığa yönelen liderlerin güç kazanması insanların zayıflığından ileri gelir.

Türkiye şu anda 80 milyon nüfusuyla dünyaya hükmedecek güçte bir ülke. Bir devletin uluslararası güç olması için gerekli bütün imkânlara sahip. Ama ne yazık ki Türklük ruhu yok! Bunu damarlarında hisseden lidere ihtiyacımız var. Kazakistan’daki parlamenterlerin de yüzde sekseni sima olarak Kazak ama ruh olarak kozmopolit, gölge tipler. Türkiye’yi de ABD ideolojisi, kültürü istilâ etmiş. TV dizilerinizde ve renkli gazetelerinizde Türklük ruhu hissedilmiyor. Halka Türk maneviyatı verilmiyor. ‘Büyük Türk Ruhu’ Türkiye’nin özünde kalmamış. Buna yeniden sahip çıkmanız gerekir.”

Alıntı

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , , | TÜRK’ÜN RUHUNU ÇALDILAR için yorumlar kapalı
Ara 27

KANIMIZI, CANIMIZI SEBİL ETTİK

KANIMIZI, CANIMIZI SEBİL ETTİK

* * *

Türk’e saldırıyor dünyada azan

Toprağın koynunda destanı yazan

Yediden yetmişe kadın, kız, kızan

Kanımızı sebil ettik be evlat!

Canımızı sebil ettik be evlat!

* * *

Vatanı kimseden bahşiş almadık

Hainler yüzünden huzur bulmadık

Kırıldık, döküldük esir olmadık

Kanımızı sebil ettik be evlat!

Canımızı sebil ettik be evlat!

* * *

Çullandı yurduma sırtlan sürüsü

Canice yüzüldü Türk’ün derisi

İçimizden çıktı yiğit birisi

Kanımızı sebil ettik be evlat!

Canımızı sebil ettik be evlat!

* * *

Silah bile yoktu ellerimizde

Allah, Allah sesi dillerimizde

Çattı dikeniyle güllerimizde

Kanımızı sebil ettik be evlat!

Canımızı sebil ettik be evlat!

* * *

Al bayrak göklerden inmesin dedik

Ezanlar semada dinmesin dedik

Türk’ün yiğit ruhu sinmesin dedik

Kanımızı sebil ettik be evlat!

Canımızı sebil ettik be evlat!

* * *

Kumpas kuran kimdi asil orduma?

Hep göz dikiyorlar cennet yurduma

Takılmıştı yedi düvel ardıma

Kanımızı sebil ettik be evlat!

Canımızı sebil ettik be evlat!

* * *

Canavarca paylaştılar bu yurdu

İstiklal Türk için sonsuz onurdu

Hesap etmemişler Başbuğ Bozkurdu

Kanımızı sebil ettik be evlat!

Canımızı sebil ettik be evlat

* * *

Kenan Şahbaz

www.kenansahbaz.com

Söylesem Tesiri Yok Sussam Gönül Razı Değil

Posted in Şiirlerim | Tagged , , , , , , , | KANIMIZI, CANIMIZI SEBİL ETTİK için yorumlar kapalı
Ara 25

SESSİZDİR ÇIĞLIKLARIM

SESSİZDİR ÇIĞLIKLARIM

* * *

Bir sevda ki; gönlümün gözlerine mil çeker

Yaralarım var derim, ilaç diye tuz eker

O dil kerpeteniyle, ciğerlerimi söker

Bu sevdanın her anı cehennemi andırır…

* * *

Bu dünya bir cehennem, zebanisi başımda

İrin eksik kalmıyor ekmeğimde aşımda

Bir cehennem hayatı yazsın mezar taşımda

O, cennetin arzusu yüreğimi kandırır…

* * *

Sessizdir çığlıklarım sızlandırdı her zaman

Ömrümün akışını hızlandırdı her zaman

Sadakatim ve sabrım hazlandırdı her zaman

Dünyadaki ateşim her yanımı yandırır…

* * *

Kahırla seyreyledim, herkes bir rol yapıyor

Rüzgâr nerden eserse, bir sağ, bir sol yapıyor

Sürüngenler, çakallar, kendine yol yapıyor

Taş yürek acır mı hiç? Zalim, zulüm bandırır…

* * *

Kara kıştı bu sevda, baharı görmedi hiç

Bir sirke kovanıydı, sevda bal vermedi hiç

Şahsi gönlümden başka, bir varlık yermedi hiç

Zemheridir bu sevda, canımı usandırır…

* * *

Kenan Şahbaz

Posted in Şiirlerim | Tagged , , , , , | SESSİZDİR ÇIĞLIKLARIM için yorumlar kapalı
Ara 23

İLLUMİNATİ’NİN 13 ÜYESİNDEN BİRİ…

İLLUMİNATİ’NİN 13 ÜYESİNDEN BİRİ…

Gizli örgüt İlluminati’nin 13 üyesinden biri olduğu öne sürülen Rothschild Ailesi’nin Osmanlı Padişahları ile para ilişkileri gün yüzüne çıkartıldı. Tarihçi Doç. Dr.Sezai Balcı ile Prof.Dr. Mustafa Balcıoğlu ikilisi tarafından Başbakanlık Osmanlı Arşivi’ndeki belgelerin gün yüzüne çıkartılmasıyla hazırlanan “Rothschildler ve Osmanlı İmparatorluğu” başlıklı çalışmada, Yahudi kökenli Rothschild Ailesi’nin Osmanlı padişahları ile olan gizli ilişkilerine ışık tutuluyor.

Rothschild Ailesi ile Osmanlı Devleti arasındaki ilk temas, 2. Mahmut döneminde başlamış. Bu ilişki 1828-1829 Osmanlı-Rus Savaşı’ndan itibaren kesintisiz devam ediyor. Osmanlı, Temmuz 1853’te 40 bin tüfek, 2 bin şişhane, 10 milyon fişek, 50 milyon kapsül satın alırken, bu silahlar için Rothschildler’e 10 milyon 514 bin 976 kuruşluk ödeme yapıldığı Maliye Nezareti’nin orijinal nüshalarında yer alıyor. Kitapta; Osmanlı-Rus Savaşı sırasında, Tuna kalelerindeki Türk ordusuna gerekli olan finansmanın Avusturyalı Stametz-Şirketi üzerinden, Rothschild Ailesi tarafından üstlenildiği, Rothschildler’in temsilcisi Nathaniel de Rothschild’in, 1834’te Yunanistan’ın Osmanlı Devleti’ne ödeyeceği tazminatı teslim etmek için İstanbul’a gelip Sultan II. Mahmut’la görüştüğü, Rothschild Ailesi’nden borç alınması için yapılan girişimlere Prens Metternich’in destek sağladığı da belgelerle ortaya konuluyor.

Faiz oranı yüzde 4

Dikkat çeken bölümlerden birini ise 2. Abdülhamid’in Rothschild Ailesi’nden iki kez borç aldığına dair belgeler oluşturuyor. 1891’de alınan 6 milyon 316 bin 920 sterlin tutarındaki borcun faizi belgelerde yüzde 4 olarak belirtiliyor. Söz konusu geri ödeme süresinin 60 yıl olarak tanzim edildiği arşivlere yansımış. 2. Abdülhamid tarafından 1894’te alınan ikinci borç tutarı ise 8 milyon 212 bin 340 sterlin. 61 yıl vadeli alınan borcun 15 Ekim 1955’e kadar geçerli olduğu, her yıl 329 bin 249 sterlin tutarındaki meblağın İngiltere Bankası’na ödeneceği belgelerde yer alıyor.

Türkiye ödedi

Osmanlı Devleti’nden Türkiye Cumhuriyeti’ne intikal eden Rothschild borçları, Lozan Antlaşması gereğince Rothschild Ailesi’ne geri ödeniyor. Rothschild üyeleriyle görüşen Osmanlı hükümdarları 2. Mahmut, Abdülmecid ve 2. Abdülhamid aile üyelerine birçok defa nişan takdim ediyor. Ayrıca, 2. Abdülhamid zamanında Rothschildler’in, Filistin’de koloniler kurdukları, Abdülhamid’in Filistin’de yaşayan yerli ve yabancı Museviler’in toprak satın almalarına izin verdiği gün yüzüne çıkartılıyor.

Alıntı: Ozan Yılmaz

Posted in Yazılarım | Tagged , , , , , , , | İLLUMİNATİ’NİN 13 ÜYESİNDEN BİRİ… için yorumlar kapalı