Oca 02

“Neüzzü-Billah derlerdi”

            “Neüzzü-Billah derlerdi”

            Timur ve Nasrettin Hoca farklı zamanlarda yaşadı.

            Ancak Timur’un zulmüyle yanan bizim insanımız O’na olan öfkesini, lanetini Nasrettin Hoca’nın ağzından, O’nun irfan hazinesi fıkralarıyla ifade etmiştir.

            Bir gün Nasrettin Hoca’ya Timur; “Yahu şu Abbasi Halifelerinin her birisi birer lâkap almış kimi el Mutazım-Billah, kimisi de el Mütevekkil-Allah diye anılıyormuş.

          Acaba onların zamanında hükümdar olsaydım bana ne ad koyarlardı?” diye sorar.

         Hoca hiç çekinmeden “Sana da Neüzzü-Billah derlerdi” diye cevap verir.

Posted in Fıkralar | Tagged , , , , , | “Neüzzü-Billah derlerdi” için yorumlar kapalı
Oca 01

Suud bize büyük oyun oynuyor!..

Suud bize büyük oyun oynuyor!..

“İslam İşbirliği Teşkilatı Kudüs gündemiyle toplandı. Zirveye Suudi Arabistan’dan devlet başkanı düzeyinde katılan olmadı.”

Fotoğrafa baktınız, muhtemelen Arapça bilmediğinizden hiç bir şey anlayamadınız…

Tarih, 11 Aralık. Yani, İstanbul’da Kudüs zirvesinin toplanmasından 2 gün önce. Okaz isimli Suudi gazetesinden bir gazeteci Kandil’e gitmiş, terörist elebaşlarından Rıza Altun (fotoğrafta gördüğünüz kişi de o eli kanlı katil-aht) ile röportaj yapmış ve 11 Aralık’ta gazetede yayımlanmış. Terörist elebaşı, PKK terör örgütünün bilinen söylemlerini tekrar ediyor. Önceliklerinin Türkiye’ye karşı mücadeleleri olduğunu, Suriye’de PYD/YPG’ye her türlü desteği vereceklerini, Afrin’e müdahale halinde ikinci Kobani’nin yaşanacağını  kusuyor. “Ee, ne var bunda? Kahpeler her zamanki gibi” diyeceksiniz. Eyvallah da!.. Bu röportaj ile ilgili ilginç olan husus şu; Suudi gazetelerinin Riyad’daki saraydan habersiz böyle bir şey yapması pek mümkün olamayacağına göre şu ortamda yayımlanıyor olması doğrudan Türkiye’ye mesajdır. Suudi Arabistan’ın İsrail ile gizli ilişkiler çerçevesinde Orta Doğu’da bir Kürdistan kurulması planı üzerinde anlaştıkları açığa çıkmıştı. Geçen ay bir Suudi Bakanın, Suriye’de Rakka’yı ABD’nin IŞİD özel temsilcisi McGurk ile ziyaret edip SDG-YPG ile görüştükleri basına yansımıştı. Kudüs krizi bağlamında Suudilerin cılız tepki verip İsrail-ABD ittifakını destekleyecek görüntüsü verdiği bugünlerde yayımlanan bu röportajın manidar olduğunu görmek için her halde çok zeki olmak gerekmiyor!..

 

Kaynak Yeniçağ

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , , , | Suud bize büyük oyun oynuyor!.. için yorumlar kapalı
Ara 31

İdealleri için kafasını verenler

İdealleri için kafasını verenler

Danton

Danton’un giyotinle kesilen kafasıdır:

Ünlü Fransız ihtilalcisi, hatibi ve eski Adalet Bakanı Danton, idama mahkûm olur. Onunla beraber arkadaşlarının da idamına karar verilir…

Sonra da sürüklenerek giyotinin başına götürüldü. Giyotinin altına yatmadan önce arkadaşı Hero Şeşel kendini kucaklamak ister. Cellat kaba bir hareketle bu veda sahnesini engeller, kucaklaşmalar önlenir.

Danton cellada:

-Budala, der; başlarımız sepete düştükten sonra da öpüşmemize engel olamazsın ya!..

Ardından da “Cellat”  der, “Başımı gövdemden ayırdıktan sonra saçlarımdan tut ve onu şu kalabalığa göster! Bu baş buna değer!”

Posted in Hikayeler | Tagged , , , , , , , , | İdealleri için kafasını verenler için yorumlar kapalı
Ara 30

TÜRKİYE İTHALAT CENNETİ OLDU

TÜRKİYE İTHALAT CENNETİ OLDU 

Tarımda kendine yeten ülke pozisyonunu kaybeden Türkiye, 126 ülkeden 133 değişik meyve ve sebze ithal ediyor.

MOLDOVA’DAN DOMUZ ET                                                                                                             

Et ve Süt Kurumu’nun Moldova’dan 500 ton soğutulmuş veya dondurulmuş domuz eti ithal etme kararı aldığını söyledi. İktidar “Gümrük vergisini de sıfır olarak uygulayacak. Domuz eti ithalatının bu iktidar döneminde yapılması da manidar. İsrail’e ‘Siyonist katil’ derler, bir günde barışırlar. ‘Domuz eti günah’ derler, tonlarca ithal ederler”

YUMURTAYA 41 MİLYON $

Et, buğday, saman ithal eden Türkiye,  yumurta için de yurtdışına milyonlarca lira para akıttı.

1 Ocak 2016 ile 30 Eylül 2017  tarihleri arasında, 41.4 milyon dolarlık yumurta ithal edildi. Yumurta ithalatında yüzde 54’lük pay ile İngiltere ilk sırada yer alırken, bu ülkeyi  Almanya ve Irak izledi.

Türkiye, tarım ülkesi olmasına rağmen 5 yıldır da saman ithal ediyor. CHP Edirne Milletvekili Okan Gaytancıoğlu, ‘’Saman ithal oldu. Hatta çobanlar da ithal, eskiden Moldovyalı çobanlar geliyordu, şimdiki çobanlar Suriyeli oldu, ağlanacak halimiz var” dedi. CHP’li vekil, süt hayvancılığı yapanların damızlık düve, besicilik yapanlar besilik dana ithal ettiğini de dile getirdi.

GÜBREDE DIŞA BAĞIMLIYIZ

TBMM KİT Komisyonu üyesi ve CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2015’ten 31 Ağustos 2017’ye kadar ABD, Almanya, Arjantin ve Avustralya’dan, 3 milyar 434 milyon dolar değerinde 12 milyar 841 milyon kilo gübre ithalat edildiğini söyledi.

Gürer, “Tarımda artık tamamen yabancılara bağımlıyız” dedi. Son 3 yılda 156.6 milyon dolarlık da et ithalatı yapıldığını kaydeden Gürer, “En çok et ithalatı, Polonya ve Bosna Hersek’ten yapıldı. Müslüman kasabı dedikleri Sırbistan’dan bile et ithal eder duruma düştük. Eti, yumurtayı, mercimeği ve samanı bile ithal ediyoruz. Sadece 2017 yılının ilk 4 ayında 12 milyar dolarlık gıda ürünü ithal edildi” diye konuştu.

PAMUĞA 13.2 MİLYAR DOLAR

Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine göre, son 12 yılda tarım sektörünün büyüme hızı yüzde 2’de kaldı.

AKP döneminde ithal edilen mısıra 2.6 milyar dolar, pamuğa 13.2 milyar dolar, buğdaya 1.5 milyar dolar ödeyen Türkiye, 2012’de tarihinde ilk kez saman da ithal etti. 2002 yılında sadece 150 milyon dolar olan Türkiye’nin buğday ithalatı için ödediği para 2014 yılında 1.5 milyar doları aştı. AKP döneminde buğday ithalatına 9 milyar 772 milyon dolar ödendi.

AKP döneminde: 10 milyon ton mısır ithal edildi ve 2.6 milyar dolar, yağlı tohum için 10.3 milyar dolar, ham yağa 10.6 milyar dolar ödendi.

 

Kaynak Yeniçağ

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , | TÜRKİYE İTHALAT CENNETİ OLDU için yorumlar kapalı
Ara 29

Türk Tarihinin İlk Yazılı Vesikası Orhun Kitabelerinden (1)

Türk Tarihinin İlk Yazılı Vesikası Orhun Kitabelerinden (1)

  1. Kül Tigin Yazıtı Güney Yüzü

Türk hakanı Ötüken dağlarında oturur ise ülkede hiçbir sıkıntı olmaz. Doğuda Şantung ovasına kadar ordu sevk ettim denize pek az kala durdum; güneyde Dokuz Ersin’e kadar ordu sevk ettim, Tibet’e pek az kala durdum; batıda İnci Irmağı (Seyhun) geçerek Demir Kapı’ya kadar ordu sevk ettim; kuzeyde Yir Bayırku topraklarına kadar ordu sevk ettim; bunca diyara kadar orduları yürüttüm ve anladım ki: Ötüken dağlarından daha iyi bir yer asla yok imiş.

  1. Kül Tigin Yazıtı Doğu Yüzü

Devletin dağılış sebepleri şu şekilde anlatılıyor: ‘Akılsız hakanlar tahta oturmuş şüphesiz, kötü hakanlar tahta oturmuş şüphesiz. Kumandanları da akılsız imişler şüphesiz, kötü imişler şüphesiz. Beyleri, halkı itaatkar olmadığı için, Çin halkı hilekar ve sahtekar olduğu için, beylerle halkı karşılıklı kışkırttığı için, Türk halkı kurduğu devleti elden çıkarıvermiş.’

  1. Kültigin Yazıtı Kuzey Yüzü

Kül Tigin’in ölümü üzerine Bilge Kağan’ın söyledikleri: ‘Kardeşim Kül Tigin vefat etti. Kendim yas tuttum. Gören gözlerim görmez gibi, eren aklım ermez gibi oldu. Kendim düşünceye daldım. Zaman tanrısı buyurunca insanoğlu hep ölümlü yaratılmış. Öyle düşündüm. Gözümden yaş gelse engel olarak, gönülden feryat gelse geri çevirerek yas tuttum. Çok yas tuttum.

  1. Bilge Kağan Yazıtı Kuzey Yüzü

Çin halkının sözleri tatlı, ipekli kumaşları yumuşak imiş. Tatlı sözlerle, yumuşak ipekli kumaşlarla kandırıp uzak halkları öylece yaklaştırırlar imiş. Tatlı sözlerine, ipekli kumaşlarına aldatıp Türk halk, çok sayıda öldün! Türk halkı, mutlak öleceksin! Güneyde Çuğay dağlarına Töğültün ovasına yerleşeyim dersen, Türk halkı mutlak öleceksin!

  1. Bilge Kağan Yazıtı Kuzey Yüzü

Türk halkı ! aksisin: acıkırsan doyacağını düşünmezsin, bir doyarsan acıkacağını düşünmezsin. Öyle olduğun için besleyip doyurmuş olan hakanlarının sözlerini almadan her yere gittin, oralarda hep mahvoldun tükendin. Her ne sözüm varsa ebedi taşa hakkettim. Ona bakarak öğrenin.

  1. Bilge Kağan Yazıtı Doğu Yüzü

İkinci Göktürk Hakanlığının kuruluşu şu şekilde anlatılmış: ‘Türk Tanrısı ve kutsal yer, su şöyle yapmışlar şüphesiz ki: Türk halkı yok olmasın diye, halk olsun diye, babam İlteriş Hakanı, annem İlbilge Hatun’u göğün tepesinde tutup yukarı kaldırdılar şüphesiz. Babam 17 erle baş kaldırmış. ‘baş kaldırıyor’ diye haber alıp şehirdekiler dağa çıkmış, dağdakiler şehre inmiş, derlenip toplanıp 70 kişi olmuşlar. Tanrı güç verdiği için babamın askerleri kurt gibi imiş, düşmanları koyun gibi imiş. Doğuya ve batıya sefer edip derlemiş toplanmış. Hepsi 700 kişi olmuşlar.

(Devam edecek)

Posted in Atasözleri Vecizeler | Tagged , , , , , , | Türk Tarihinin İlk Yazılı Vesikası Orhun Kitabelerinden (1) için yorumlar kapalı
Ara 28

İktidar hatadan münezzehtir!

İktidar hatadan münezzehtir!

 

Annan Planı’ndan, Zürih protokollerinden, ABD ile “Eğit-Donat”tan, BOP Eş Başkanlığı’ndan, Akil Adamlardan, Oslo’dan, Habur’dan, İmralı’dan, Öcalan’ın Dolmabahçe

protokolünden iktidarın hiç ama hiç sorumluluğu yoktur.

Barzani’den, Şivan Perver’den, “megri megri”den hep sorumlu olan muhalefettir.

Neden mi?

AKP haşa hata yapmaz ve  her türlü hatadan münezzehtir!

Eğer hata yapmışsa da milletimiz de Rabbimiz de onları affeder!

AKP’nin yaptığı her türlü hatadan, gafletten ve dalaletten muhalefet sorumludur da ondan!

PKK açılımı için baldıran zehrini içme sözünü verip de içmeyen de zaten muhalefettir.

Allah aşkına şu Sarraf olayında ne kabahati var iktidarın!

Adama güveniyorsunuz, sahip çıkıyorsunuz, önüne yatıyorsunuz adam yine de kalleşlik yapıyor.

Adam çiğ süt emmişse AKP’nin kabahati ne?

Esad’ın “Eset”, kardeşin kalleş hale gelmesinden gayrimillî muhalefet sorumludur.

 Akil Adamlara akıl vermekten AKP, akıl stokunu tüketmiş bulunmaktadır.

İktidar şu sıralarda da akıl tasarrufu yaptığından biraz akıl zafiyeti geçiriyor.

Saraydaki otuz küsur danışmanın aklıyla ancak bu kadar iç ve dış politika yürütülebiliyor.

Biraz anlayış şarttır!

 

Dış politika bir şaheserdir!

“Rasmussen NATO Genel Sekreteri olamaz” çünkü İslam Peygamberine yapılan karikatür hakaretini özgürlük olarak nitelemiştir.

El hak söylenen söz doğrudur.

Ancak bu doğru Rasmussen’in NATO Genel Sekreteri olmasını engelleyememiştir.

“NATO’nun ne işi var Libya’da” bu da çok doğrudur.

Ama NATO’yla birlikte Libya’ya Türk gemilerini de hükümet gönderdi.

ABD’nin Büyük Orta Doğu’yu dizayn etmesine izin verilemez!

Ama Büyük Orta Doğu’nun ABD/İsrail hesabına dizayn etmeyi hedefleyen BOP’un eş başkanlığını AKP üstlenmiştir.

“Dünya beşten büyüktür” bu çok çok doğrudur.

Trump, hiç böyle bir şey demedi ama Kudüs’ü İsrail’in başkenti yapan imzayı da bütün dünyaya karşı bastı!

Cevabı bugün yarın verilir.

Hele külliyede bir muhtarlar toplansın işte o zaman Trump’ın ağzının payının nasıl verildiğini görürsünüz!

 

Kaynak Yeniçağ

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , , , , | İktidar hatadan münezzehtir! için yorumlar kapalı
Ara 27

Bir de sen olsan…

Bir de sen olsan…

 

Duygun zirvelere çıkar orada

Çıktığım o yerde bir de sen olsan

Sevginin şimşeği çakar orada

Çaktığım o yerde bir de sen olsan

 

Avcıyım avımı arar dururum

Ayaklar altında paspas gururum

Aşkın ceylanını her an vururum

Sıktığım o yerde bir de sen olsan

 

Özlemek ne demek? Her an özlerim

Coşkun bir sevgiyle seni izlerim

Hayalinle dolu, dolu gözlerim

Baktığım o yerde bir de sen olsan

 

Direnir her derde sevda çınarım

Olmasın dünyada başka yanarım

Özündeki benim aşkım, pınarım

Aktığım o yerde bir de sen olsan

 

Yok ki bu sevdanın benzeri, eşi

Görenler diyorlar sevdanın keşi

İçimde kor alev aşkın ateşi

Yaktığım o yerde bir de sen olsan

 

Her an seferdeyim kalmam hazarda

İsyankar yüreğim hep intizarda

Fark etmez şu anda ya da mezarda

Yattığım o yerde bir de sen olsan

 

Kenan ŞAHBAZ

Posted in Şiirlerim | Tagged , , , , , , | Bir de sen olsan… için yorumlar kapalı
Ara 26

Siyasi Konuşma Kılavuzu

Siyasi Konuşma Kılavuzu

 

* Reza Zarrab > Rıza Sarraf > hayırsever iş adamı > vatandaşımız > iftiracı ajan

* Beşar Esad > Beşar Esed > An itibariyle karışık

* Bu millet > şu millet > o millet > tek millet

* Cemaat / hizmet hareketi > Haşhaşi > Paralel yapı > FETÖ

* Hoca > Hoca efendi > Muhterem hoca efendi > Terörist

* CHP’nin ruh ikizi > Mehape > Şimdi Mehepe

* Ülkeyi sağ-sol diye anarşi ortamına sokanlar > Kandan beslenenler > Kardeşlerimiz

* Terör örgütü > Çözüm sürecinde sessizlik > Tekrar terör örgütü

* Millî birlik ve beraberlik projesi > Açılım süreci > Çözüm süreci > Helâlleşme süreci > Dolmabahçe hatırası > Hendek savaşları

* Terör Kemalist rejimin baskı yöntemlerinin bir sonucudur > Güvenlikçi rejimi ve ret-inkâr ve asimilasyonu terk edersek bu iş çözülür > Dış güçlerin Türkiye’yi parçalama oyunu

* Ayn-el Arap’a silah için geçiş izni ve selâm > ABD, YPG’ye silâh verince sözün bittiği yer, vesselâm

* Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası > Ziraat Bankası

* Bebek katili > Apo > Abdullah Öcalan > Şimdi ise ???

* “Güzel şeyler olacak” günlerinde Güroymak > Norşin > Tekrar Güroymak

* Veya Tunceli > Dersim > şimdi arafta!..

* Ergenekon > Darbeciler > Terör örgütü > Sen savcıysan ben de avukat > Orduya kumpas

* Hedef Avrupa Birliği > Hedef Şanghay Beşlisi

* Tevazu > Haddi aşmama > İsraf > Devletin itibarı

* Zam > Fiyat ayarlaması > Güncelleme

* Tek parti dönemi kötüdür > Tam demokrasi > İstikrar için tek parti  / tek adam

* Mağdur > Mazlum > Hak > Adalet > Allah “Akrabayı kollayın” diye emretmiyor mu?

 

Kaynak Yeniçağ: Servet AVCI

 

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , , , | Siyasi Konuşma Kılavuzu için yorumlar kapalı
Ara 25

YAVAŞLA’ YA HOŞ GELDİNİZ

YAVAŞLA’ YA HOŞ GELDİNİZ

 

Temel bir gün arabaya binmiş, uzunca bir yola çıkmış. Tam varacağı yere 2 saatlik yolu kalmış sağda bir levha görmüş :

“Yavaşla 80 km” Temel hemen hızını 80 km’ ye düşürmüş. Biraz daha ilerlemiş

“Yavaşla 50 km” yazıyormuş. Temel hızını bu seferde 50 km’ ye düşürmüş.

Az ileride “Yavaşla 20 km” levhasını görünce Temel hızını yine düşürmüş.

 İyice meraklanmaya başlamış, acaba kaza falan mı oldu diye.

Bir süre daha gittikten sonra karşısında yeni bir levha: ” YAVAŞLA’ YA HOŞ GELDİNİZ ” 

 

Posted in Fıkralar | Tagged , , , , , , | YAVAŞLA’ YA HOŞ GELDİNİZ için yorumlar kapalı
Ara 24

Gün kurtarılır, Kudüs kurtarılmaz

“Gün kurtarılır, Kudüs kurtarılmaz”

 

“Hükümet tarafından medyanın sesi olabildiğince kısılmasına rağmen Man Adası belgeleri ve Reza Zarrab itirafları, geride bıraktığımız günlerin en çok konuşulan konusuydu.

Kapanmış değil, yankıları sürmeye devam edecek elbet…

Şimdilik biraz ara verildi diyelim.

ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz gün Kudüs’ü İsrail’in başkenti ilan ederek, Türkiye’nin gündemini bir anda değiştirdi ve iktidara rahat bir nefes aldırdı.

İktidar, her ne kadar Trump’ın aldığı karara öfkeli gibi gözükse de iç siyasetteki bunalımdan bir süreliğine de olsa kurtardığı için teşekkür borçlu…

Mesela, AKP kanadından Trump’a en sert tepki Burhan Kuzu’dan geldi diyebiliriz. Bir Kayserili olarak Trump’tan, Kudüs meselesi hakkında kendisine danışmasını beklemiş… Hukuk profesörümüze üzülmemesi gerektiğini, kaybedenin kendisinin değil, Trump olduğunu söyleyip geçelim!

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trump’ın Kudüs kararı sonrasında İsrail’le ilişkilerimizi keseriz açıklamasında bulundu. İyi ama kararı alan Trump, neden İsrail’e tepki gösteriyoruz? Burada konunun muhatabı “dostum Trump” dediğimiz şahsiyet ve başkanı olduğu ABD olması gerekmez mi?

 

İSRAİLE’E NE YAPABİLİRİZ?

Tarım yapmak için İsrail’den tohum alıyoruz. Tıpkı Bulgaristan’dan saman, Sırbistan’dan et aldığımız gibi… Bir zamanlar Kurban Bayramı’nda kesmek için Uruguay’dan aldığımız Anguslar gibi…

Kolasını, deterjanını, diş macununu vs. geçtim; yediğimiz domatesin, biberin, patatesin tohumunu “Eyyyyyyyyyy İsrail” diye bağırdığımız ülkeden ithal ediyoruz.

Haklı olduğun meselelerde elbette ki masaya yumruğunu vuracaksın, sesini yükselteceksin.

Ama bir bak bakalım ne yaptırım uygulayabiliriz sesimizi yükseltmenin dışında!

Türkiye, Filistin konusunda uluslararası alanda sonuç alabilecek bir durumda da değil.

Her seferinde dış politikayı, iç politikanın mezesi yaparak gün kurtarılır da Kudüs kurtarılmaz ahali, duyduk duymadık demeyin!”

 

Kaynak Yeniçağ

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , | Gün kurtarılır, Kudüs kurtarılmaz için yorumlar kapalı