Ara 31

ABD DESTEKLİ SÜRÜ DRONELER…

ABD DESTEKLİ SÜRÜ DRONELER…

 

Son 2 yıl içinde PKK’nın İHA/drone kullanma girişimlerine şahit olduk. Bazıları düşürüldü.

Ocak 2016’da Şırnak’ın Silopi ilçesinde paket içinde PKK’ya ait uzaktan kontrolle görüntü kaydeden drone ele geçirilmişti.

Ağustos 2017’de Derecik/Hakkari’de PKK’ya ait bir drone vurularak düşürüldü. 

Kasım 2017’de Ağrı’da PKK’ya ait bombalı bir drone düşürüldü.

Şubat 2018’te Afrin harekâtı esasında PKK/YPG’ye ait bir drone düşürüldü.

Ve son olarak 10 Kasım’da Şırnak’ta düşen en az 2 bomba yüklü drone. Resmî açıklama yapılmadı ama bazı kaynaklar 10, bazıları 24 adet drone saldırısı olduğunu bazılarının düştüğünü bazılarının Irak tarafına kaçtığını yazıyor.

Kesin olan şu ki, birden fazla bombalı drone’la eş zamanlı yapılan bir saldırı.

İdlib’deki terörist grupların Rus üslerine yaptıkları kadar sofistike değil ama PKK’nın bir sürü İHA saldırısının ilk denemesi. Bu durum terörle mücadelede karşımızdaki büyüyen tehdide işaret ediyor.

 

PKK’nın bu tür saldırılar yapacağını ise eski Pentagon çalışanı, 15 Temmuz FETÖ kalkışması paylaşımlarıyla FETÖ’cü olduğu netleşen Michael Rubin 20 Eylül’de yazdığı yazıda duyurmuş. Yazının başlığı “Hazır olun: Kürtler yakında Türkiye’ye karşı drone kullanacak”.

Yazısında Türkiye’ye iğrenç suçlamaları var. PKK’ya da hedef gösteriyor. Ankara’da Cumhurbaşkanlığı sarayı, kamu binaları, askerî üsler PKK-YPG drone’ları için çok kolay hedef olabilir diyor. Ve bu saldırıların beklenenden çok kısa zamanda da olabileceğini yazıyor. Ve 10 Kasım’da Şırnak…

Aslında taşeron Rubin olayı sadece duyuruyor ve belki de PKK’ya mesajla talimat veriyor. PKK’nın bazı münferit saldırılarını yukarıda yazdık. Dinci terör örgütlerinden bir şeyler almış, söyledik.

Haberler aslında PKK’nın drone teknolojisine ulaşmasının arkasında ABD olduğunu gösteriyor. İşte kanıtları;

2014’te Kobani’deki çatışmalar esnasında ABD, YPG’ye drone veriyor.

Bunlar resmen teyit edilmiyor, ta ki Temmuz 2017’ye kadar. O dönemde bir koalisyon temsilcisi YPG’ye drone verildiğini açıklıyor. Resmî olarak ABD destek planlarında gözükmese de eğitimini yaptırıyor.

Yine Temmuz 2017’de Rakka’da IŞİD’e ait bir drone üretim tesisi YPG tarafından ele geçiriliyor.

Ne oldu Rakka’daki drone’lar ve üretim imkânları, ABD’nin verdiği drone ve eğitimler?

YPG eşittir PKK olduğuna göre bugün Türkiye’ye yönelen sürü drone/İHA saldırının esas kaynağı YPG ile ortaklık yapan, eğitim ve askerî destek veren, teknoloji aktaran ABD’den başkası değildir.

Bekanıza saldıran PKK/YPG’ye silah sağlayan ABD’nin lideriyle törende yemekte yan yana gelinmesini, önemli olumlu görüşme diye göklere çıkardığımız sürece de ABD ne PKK’dan ne de YPG’den vazgeçer.

PKK’nın İHA saldırıları da sürü halinde artarak gelir. Bu saldırılar aynı zamanda Fırat’ın doğusu mesajıdır.

 

 

Alıntı: Cahit Armağan Dilek

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , | ABD DESTEKLİ SÜRÜ DRONELER… için yorumlar kapalı
Ara 30

“DERLER”…

“DERLER”…

 

Diyanet İşleri Başkanlığı’nda görevli ilahiyatçı profesör arabası ile mübarek Cuma günü tatile giderken namaz vaktini kaçırmamak için yol üstündeki köye girmiş ve cami avlusundaki ağacın altına oturarak ezan okunmasını beklemiş.

Az sonra müezzin ezanı şöyle okumaya başlamış:

“Allâh-ü Ekber, Allâh-ü Ekber, Allâh-ü Ekber, Allâh-ü Ekber derler…

Eşhedü en lâ ilâhe illallah, Eşhedü en lâ ilâhe illallah derler…”

Ezan’ın tamamını müezzin “derler” diye diye tamamlar.

İlahiyatçı profesör şaşırmış, anlamamış ama Cuma namazı bittikten sonra müezzini bekleyip hemen sormuş.

– Ezan böyle mi okunur? Ne demek “derler” diye eklemek?

Müezzin yanıt vermiş.

“Hocam bizim müezzin çok yaşlıydı, hastalandı vefat etti. Cemaat çok yaşlı ve 65 yıldır müezzin okuduğundan hiç birisi ezanı makamında okumayı bırakın ezberlememiş.

Ben Müslüman değilim ama 5 vakit ezanı o kadar güzel söylerdi ki merhum müezzin Ahmet amca büyük bir keyifle dinler, ezberler ve şarkı sözü gibi aklıma geldikçe

tekrarlardım.

Ahmet amca ölünce ezanı okuyacak kimse çıkmayınca ezanı ben okuyorum ki, Müslüman olmadığımdan ‘Müslümanlar derler’ anlamında söylüyorum.”

Bizim siyasiler de “derler…”

 

 

Alıntı

Posted in Hikayeler | Tagged , , , , , , , | “DERLER”… için yorumlar kapalı
Ara 29

KİMSESİZLER CUMHURİYETİ

KİMSESİZLER CUMHURİYETİ

 

Diyarbakır, Kulp‘ta kaçak elektrik kullanan Kur’an kursunda çıkan yangında, açamadıkları PVC kapının arkasında “bizi kurtarın” diye feryat ede ede can veren 6 çocuk ve onların, bunun hesabını sormak yerine “Allah’ın takdiri ile olmuştur” diyen aileleri…

Konya, Taşkent‘e bağlı Balcılar’da, güvenlik cihazı olmayan LPG tankındaki doğal gaz patlaması sonucu çöken üç katlı yatılı Kur’an kursunda ölen 18 çocuk ve onların şikayetçi olmamaları için, “Kadere iman etmeyen imansızlar… Çocuklar sizi cennet kapısında bekliyor. Sorgusuz sualsiz cennete gideceksiniz. Şikâyetçi olup bu haktan mahrum olmayın” diye kandırılan, daha fenası buna kanan aileleri…

Kütahya‘da ağabeyini ziyarete gittiği yurtta iş buyurulan ve kolunu kıyma makinesine kaptıran 12 yaşındaki Nurettin‘in çığlıkları ve ağabey Serkan‘ı “şikâyetçi olursan hastaneye götürmeyiz” diye tehdit eden kansızlar…

Aladağ’da, ailelerinin Millî Eğitim’e defalarca başvurmasına rağmen okula ulaşımları sağlanmadığı, kendilerine devlet yurdu gösterilmediği ve bizatihi devlet tarafından orası adres gösterildiği için kaldıkları tarikat yurdunda yanarak can veren 12 kız ve daha çocukların cenazeleri kalkmadan buzdolabındaki etleri kurtarmanın derdine düşen “yetkililer“in vicdansızlığı…

Karaman‘da, KAİMDER ve Ensar Vakfı‘na ait yurtlarda öğretmenlerinin seri tecavüzüne uğrayan çocukların yaşadıkları dram, eziyet, işkence, kâbus ve hayatlarının çok affedersiniz ama el birliğiyle içine edilmesi…

Adıyaman Besni‘de Kur’an Kursu’nda tacize uğrayan çocuklar…

Adıyaman Gerger’de devlet yurdunda, yurt görevlisi tarafından sigaraya alıştırmaktan parayla satın almaya, dayağa kadar aklınıza gelebilecek her türlü ahlaksızlıkla tecavüze adeta mecbur bırakılan farkı yaşlardaki 18 erkek çocuğu…

***

Nano teknoljiyle 140 derecede bile üşütmeyen kıyafetler üretilirken Tunceli’nin Nazımiye ilçesi Sarıbudak Mahallesi bölgesinde, 22 Ekim 2018 Pazartesi günü saat 06.00’dan itibaren başlanılan “Şehit J.Asb.Çvş. Mehmet Yılmaz Operasyonu” kapsamında 2 JÖH Timi, 26 Ekim 2018 Cuma günü saat 18.30 sıralarında, Tunceli 2’nci JÖH, Tb.K.lığı unsurlarınca icra edilen K/G faaliyeti esnasında, hava şartlarının yağışlı ve soğuk olması nedeniyle 2 personel donarak (hipotermi) şehit olmuştur deyişlerine… (K.Ş)

Her biri, yakın geçmişte, aslında hepimizin gözleri önünde cereyan eden ama görmeyelim, duymayalım, konuşmayalım diye muazzam bir perdelemeyle üzeri örtülen, sadece birkaç yürekli gazeteci ve kurumun “dert ettiği” utançlarımızı, ayıplarımızı, günahlarımızı hatırlatmış İsmail Saymaz, “Kimsesizler Cumhuriyeti”nde.

 

 

Alıntı: Selcan TAŞÇI HAMŞİOĞLU

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , | KİMSESİZLER CUMHURİYETİ için yorumlar kapalı
Ara 28

ALTIN SÖZLER

ALTIN SÖZLER

* “Ölümsüz bir hayat dilersen işin ve sözün iyi olsun.” Yusuf Has Hacip

* “Söz var, iş bitirir; söz var, baş yitirir.” Türk Atasözü

* “Bir anlık sabır, büyük bir felaketi önler. Bir anlık sabırsızlık bütün bir hayatı yıkar.” Çin atasözü

* “Önce düşün, sonra söyle.” Türk Atasözü

* “Gürüldeyip sular taşsa, deniz dolmaz.” Dede Korkut

* “Sözünü bil, pişir; ağzını der, devşir.” Türk Atasözü

* “İnsan söz ile yükseldi ve sultan oldu; nice söz gölge gibi başı yere serdi” Yusuf Has Hacip

* “Çok mal haramsız, çok lâf yalansız olmaz” Türk Atasözü

* “İnsan ne kadar az düşünürse o kadar çok konuşur.” Türk Atasözü

* “Dünyada hiçbir milletin kadını, ben Anadolu kadınından fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte, Anadolu kadını kadar emek verdim diyemez. Erkeklerden kurduğumuz ordumuzun hayat kaynaklarını kadınlarımız işletmiştir. Çift süren, tarlayı eken, kağnısı ve kucağındaki yavrusu ile yağmur demeyip, kış demeyip cephenin ihtiyaçlarını taşıyan hep onlar, hep o yüce, o fedakâr, o ilahi Anadolu kadını olmuştur. Bundan ötürü hepimiz bu büyük ruhlu ve büyük duygulu kadınlarımızı, şükranla ve minnetle sonsuza kadar aziz ve kutsal bilelim.” Atatürk

 

Posted in Atasözleri Vecizeler | Tagged , , , , , , , , , , , , , | ALTIN SÖZLER için yorumlar kapalı
Ara 27

BU NASIL MÜSLÜMANLIK?

BU NASIL MÜSLÜMANLIK?

Cemaatçiliğin/tarikatçılığın, nasıl tehlikeli olduğu görüldüğü hâlde, “Bizdendir. Bizim oy depomuzdur.” deyip kendilerine görünürde “şartsız” oy vereceklerini açıklayan cemaat/tarikatlara kol kanat geriliyor. Onlara bütün kapılar açık. Ülkemizi girdaba sokan Fethullahçılar da bir zamanlar ölülere bile oy veriyorlardı. 

Tuttuğunuzu hapse attınız; tuttuğunuzu işinden ihraç ettiniz. Ama kendi içinize dokunmadınız.

Yolu açan sizsiniz, işbirliği yapan sizsiniz. Sizi referans görerek kanunen açık dershanelerine gidenler, mekteplerinde okuyanlar, şirketlerinde çalışanlar, sokağından geçenler, darbeyle, iç örgütlenmeyle hiçbir ilgileri olmadığı hâlde, suçlu ilân edildiler. Bu nasıl Müslümanlık!

 

Alıntı

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , | BU NASIL MÜSLÜMANLIK? için yorumlar kapalı
Ara 26

YALAN DÜNYAYA TAPMIŞ İNSANLIK

YALAN DÜNYAYA TAPMIŞ İNSANLIK

 

Onurlar, şerefler kayboldu gitti

Zalim olmuş, Hak’tan sapmış insanlık

Kimler kimi tuttu, kimleri itti

Şu yalan dünyaya taptmış insanlık

 

Çöküyor ülkenin üstüne illet

Hakk’ı adaleti bilmiyor millet

Tuttu yakasından onursuz zillet

Şu yalan dünyaya tapmış insanlık

 

Hukuku ciddiye alan görmedim

Dinsizlerde böyle talan görmedim

Gerçek İslam’da hiç yalan görmedim

Şu yalan dünyaya tapmış insanlık

 

Kula kulluk eden çok bedenler var

Hakk’ı Hak diyerek gasp edenler var

Hem de vatandaşa kin güdenler var

Şu yalan dünyaya tapmış insanlık

 

Pazarcı zihniyet dini pazarlar

Adalet sağlayan mazlum azarlar

Medya maymunları yalan yazarlar

Şu yalan dünyaya tapmış insanlık

 

Mazlumlar ölüyor ya da kaçıyor

İnsan denen mahlûk zulüm saçıyor

Hepsi yamyam olmuş hep kan içiyor

Şu yalan dünyaya tapmış insanlık

 

Biat edeceksen Hakk’a biat et

Doğrudan yana ol doğruyu kat et

Bir insan olarak sen de dikkat et

Şu yalan dünyaya tapmış insanlık

 

Kenan ŞAHBAZ

Posted in Şiirlerim | Tagged , , , , , , , , , , , | YALAN DÜNYAYA TAPMIŞ İNSANLIK için yorumlar kapalı
Ara 25

Asıl hedef “Büyük İsrail”

Asıl hedef “Büyük İsrail

 

2010 yılında Adalet Bakanlığı Müsteşarı ve beraberindeki sekiz hâkim ve savcı ABD Adalet Bakanlığı’nın davetlisi olarak önce Washington sonra da Colarado ve Arizona gibi bazı eyaletleri dolaşmış, eyalet sistemini incelemişti. Bir haftalık gezinin masrafları da Amerikan Adalet Bakanlığı’ndan karşılanmıştı.

“Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu”nun, yakın zamanda bir milyon 150 bin Avro bütçe ayırarak yeni bir çözüm süreci başlatması ve İngiltere’deki Demokratik Gelişim Enstitüsü koordinasyonuyla Oslo’da sözde akil adamları toplamasını hatırlayalım ve buna AKP milletvekili Ravza Kavakçı Kan‘ın Almanya’da “AKP Genel Merkez Heyeti”yle birlikte yaptığı federal yapı inceleme ve görüşmelerini de ekleyelim! MİT’in de bu temaslardan bilgisi vardır herhalde.

Proje ne peki?

Proje, önce Abdullah Öcalan’ın dillendirdiği “Orta Doğu kimliği”nde birleştirilecek, “Türk-Arap-Kürt konfederasyonu”dur.

Önce Irak sonra Suriye’nin parçalanması, ikisinde de ABD, İngiltere ve İsrail güdümlü sözde Kürt ama gerçekte “Orta İsrail devletçikleri” kurulması ve Türkiye’ye milyonlarca Suriyeli doldurulmasının sebebi budur! Türk kimliğine saldırmalarının ana sebebi budur. Konfederasyonun geçici adı Orta Doğu Birleşik Devletleri olarak planlandı. Asıl hedefleri Büyük İsrail‘dir.

***

“Ağacın kurdu içinde olur” demişler. ABD, Türk Milleti’nin kefenini Türkiye Cumhuriyeti’ne biçtirmek istiyor. Bu konularda halkı bilgilendirecek ve uyaracak bir devlet yetkilisi var mı? Siyasi partiler ne iş yapar?

 

Alıntı : Arslan BULUT

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , | Asıl hedef “Büyük İsrail” için yorumlar kapalı
Ara 24

Sünnettir…

Sünnettir…

 

Nasreddin Hoca’nın evine bir gün üç molla misafirliğe gelir.

Üçü de birbirinden obur şeylermiş. Hoca ne yemek çıkarmışsa silip süpürmüşler.

O kadar ki sahanlarda yemek bitince, bunu da “sünnettir” diye ekmekle iyice sıyırıvermişler.

Bu sırada odaya Hoca’nın oğlu girmiş.

Mollalar Hoca’yı memnun etmek için: -Aman ne güzel çocuk…

Adı ne bunun? diye sormuşlar. -Adı Farzdır, demiş. Mollalar şaşırıp birbirlerine bakmışlar:

-Bu ne biçim isim Hoca Efendi? demişler.

Şimdiye kadar böyle bir isim hiç duymamıştık.

Hoca hemen taşı gediğine koymuş:

-Yahu, sünnet diyeyim de onu da mı yiyin?

Posted in Fıkralar | Tagged , , , , , , | Sünnettir… için yorumlar kapalı
Ara 23

Türk profesörün eşi nasıl rehin?…

Türk profesörün eşi nasıl rehin?…

 

Prof. Dr. Erhan Aydın eşi Mihriban Tursun Hanım bir Uygur Türk’ü ve Çin Vatandaşı… Yaklaşık 5 yıldır her iki ülkenin resmi yasalarına göre evliler. Mihriban Hanım, annesinin rahatsızlığını haber alır almaz Urumçi’ye gidiyor. Annesine yetişiyor, görüşüyorlar. Buraya kadar her şey normal… Ama geri dönüş yolunda Çin Devleti “Türkiye’ye gitmene izin vermiyorum” diyerek, Mihriban Hanım’ı alıkoyuyor.

Prof. Aydın haberi alır almaz ne yapacağını şaşırıyor. Hemen konsolosluk, büyükelçilik, Dışişleri derken her yere haber salıyor, durumu izah ediyor, yazılar yazıyor, dilekçeler veriyor. Ancak değişen hiçbir şey olmuyor.

Mihriban Tursun tam 8 aydır, eşinin yanına Türkiye’ye dönemiyor.

Her ikisi de perişan durumda.

Konuyla ilgili olarak Prof. Dr. Erhan Aydın ile bir süredir iletişim halindeyiz. Dün attığı son mesajında çarpıcı ifadeler kullanıyor, “Eşim Mihriban Tursun, annesinin rahatsızlığı nedeniyle 9 Nisan 2018’de, Çin Halk Cumhuriyeti, Xinjiang Uygur Özerk bölgesinin başkenti Ürümçi’ye gitmek zorunda kalmıştı. Ürümçi’deki resmî makamlar, eşimin tekrar evine dönmesine izin vermedi. O günden bugüne çok mücadele ettim. Hem Türkiye’deki Çin Büyükelçiliğinden hem de Pekin’de bulunan Türk Büyükelçiliğinden yardım istedim. Bugün 8 ay olmak üzere ve Çin makamları hâlâ bugün yarın demek suretiyle oyalamaktadır. Eşim ile birlikte; Çin aleyhinde herhangi bir siyasî olaya karışmadığımızı, Çin-Türkiye ilişkilerine zarar verecek herhangi bir girişimde bulunmadığımızı, Pekin’de bulunan ve 2 yıl görev yaptığım Minzu University of China’da konuk öğretim üyeliği yaptığım sırada Çin-Türkiye ilişkilerinin daha da güçlenmesi için elimizden geleni yaptığımızı da eklemek istiyorum. Evliliğimiz 5 yıl önce hem Çin makamları hem de Türkiye makamları huzurunda gerçekleşmiş resmi bir evliliktir.”

İşte bir Türk aydının, bir profesörümüzün çektiği eziyet.

Çin istemiyor diye onlarca Uygur Türk’ünü havalimanından içeri almayan Türkiye, kendi vatandaşı için neden harekete geçmiyor?

Prof. Dr. Erhan Aydın sahipsiz midir? Türk Devleti ve makamlarını Prof. Dr. Erhan Aydın’a sahip çıkmaya ve eşinin bir an önce Türkiye’ye getirilmesi için harekete geçmeye davet ediyorum.

“Keşke Yunan galip gelseydi” diyenleri ziyaret eden zihniyet; vatanına, milletine bağlı ve Türklük için çalışan, çabalayan akademisyenine, gerçek bir Türk aydınına sahip çıkmıyorsa, bulundukları makamları işgal etmesin!

 

 

Alıntı

Posted in Gündem | Tagged , , , , , | Türk profesörün eşi nasıl rehin?… için yorumlar kapalı
Ara 22

Büyük Türk Kahramanı Mustafa Ertuğrul!

Büyük Türk Kahramanı Mustafa Ertuğrul!

 

Mustafa Ertuğrul, 1893 yılında Girit’te doğdu. Babası bando subayı, Ahmet Nuri Bey, Annesi Beyza Hanım’dır. Selanik lisesini bitirdikten sonra Harp Okulu’na girdi. 1914 yılında topçu subay olarak mezun oldu. 1915’te Çanakkale’de Seddülbahir ve Kerevizdere muharebelerine katıldı. Muharebelerin başından sonuna kadar kahramanca savaştı. Bu kahramanlığı dolayısıyla madalya aldı. Bir torpidoyu hasara uğrattı. Birçok yelkenli gemiyi batırdı.

13 Aralık 1917’de Üsteğmen rütbesindeyken Kemer limanında, Fransızlara ait, “Paris II” adlı gemiyi top atışlarıyla batırdı. 8 Mart 1918’de yine Fransızlara ait “Aleksandra” gemisi, bir kayığa yerleştirilen dinamitlerin patlatılmasıyla batırıldı. Bu başarıları için de madalya aldı.

Mustafa Ertuğrul, Birinci Dünya Savaşı sonrasında İstiklâl Savaşına katıldı. Batı Cephesinde görev aldı. Aydın bölgesinde muharebe esnasında ağır yaralandı. İyileştikten sonra tekrar birliğinin başına dönerek savaşmaya devam etti. 1 Ekim 1920 tarihinden itibaren Antalya bölgesinde görevlendirildi.

Gerek 1. Dünya Savaşı içinde, gerekse İstiklâl Savaşı esnasında düşman birliklerinin Antalya’da başarılı olamamalarında büyük bir rolü ve etkisi oldu. Ve İstiklâl Madalyası‘yla ödüllendirildi.

Savaştan sonra çeşitli yerlerde görev yaptı. Özellikle Atatürk‘ün emri ve özel bir önem verdiği havacılık hususundaki yönlendirmeleri ile bir süre havacılık konularında görev yaptı. 1927 yılında Antalya Hava Rasat İstasyonu Müdürlüğü görevinde bulundu.

Çanakkale Savaşı kahramanlarından ve İstiklal Savaşında Antalya ve Havalisi Komutanlarından Alb. M. Şefik AKER‘in kızı ile evlendi. Üç çocuğu oldu. Bir kızı hâlen hayattadır.

12 Temmuz 1930 tarihinde emekli oldu. Emekli olduktan sonra Antalya’ya yerleşti. Emeklilik döneminde 2. Dünya Savaşı içinde göreve çağrıldı. Uluborlu Askerlik Şube Başkanlığı yaptı. Ömrünün sonuna kadar Antalya’da yaşadı. Aynı zamanda iyi bir ressam olan Mustafa Ertuğrul, gerek muharebeleri gerekse Antalya’nın doğal güzelliklerini tablolara yansıttı. Antalya’da kendi kurduğu çiftliğinde ve serasında Antalya tarımına ve üretimine katkıda bulundu. Alçak gönüllü ve mütevazı kişiliği ile Antalyalılar tarafından çok sevildi.

5 Kasım 1968’de Antalya’da vefat etti. Antalya-Andızlı Mezarlığına defnedildi. Kemer ve Antalya’da çeşitli yerlere ismi anı olarak konuldu; heykelleri yapıldı. Hakkında çeşitli kitaplar yazıldı. Bunlardan en başta geleni Mustafa Aydemir tarafından yazılmış olan “Ben bir Türk zabitiyim” adlı kitaptır…

 

 

Alıntı

Posted in Hikayeler | Tagged , , , , , , , , , | Büyük Türk Kahramanı Mustafa Ertuğrul! için yorumlar kapalı