Kas 28

Avrupa Birliği İlk Anayasası’nın İmza Töreni

Avrupa Birliği  İlk Anayasası’nın İmza Töreni

Tarih 29 Ekim 2004

www.kenansahbaz.com

BU FOTOĞRAFI HATIRLADINIZ MI???
“Dindar nesil yetiştireceğiz” diye yeri göğü inletenler Türkiye Cumhuriyetinin yıkım senedinin altına 29 Ekim 2004’te imza attılar.
Aynı isimler, 29 Ekim 2011’de de Cumhuriyet Bayramı törenlerini iptal ettiler.
Sonrasını tekrar tekrar saymaya gerek var mı? Tayyip Erdoğan ile Abdullah Gül’ün önünde boyun eğdikleri Papa 10. İnnocenzo kim?
İmza attıkları yıkım anayasas
ının içinde ne var? Açıp, okuyun!.. 

***********************************
Bazen yüzlerce satır, bir kare fotoğrafın anlattığını ifade edemez. İşte bu fotoğraf da onlardan biri.
Tarih: 29 Ekim 2004   Yer: Roma
Avrupa Birliği’nin ilk anayasasının imza töreni.
O günün haberini hafızalarınızda tazeleyelim:
“Avrupa Birliği’nin (AB) ilk anayasası, 25 üye ülkenin liderlerinin katıldığı bir törenle İtalya’nın başkenti Roma’da imzalandı. Türkiye’yi temsilen Roma’ya giden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül , nihai senede imza attılar.
Uzun süren tartışmaların ardından üzerinde uzlaşılan AB Anayasası, törenle resmiyet kazandı. Liderler, 47 yıl önce AB’nin temellerini atan Roma Anlaşması’nın da imzalandığı tarihi Campidoglio sarayının Orazi Curiazi salonunda, birliği yeni bir döneme taşıması hedeflenen belgeye onay verdiler. 1957’de Avrupa Ekonomik Topluluğu’nun kurulmasında 6 ülke yer almıştı.
Ev sahibi İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi, törende yaptığı konuşmada, 29 Ekim 2004’ün Avrupa Birliği için “tarihi bir gün” olduğunu belirterek “Avrupa’yı kuranların ütopyası harika bir gerçeğe dönüştü. Avrupa’nın artık bir anayasası da var” dedi.
İmza işlemi, Papa X. Innocenzo’nun heykeli altına yerleştirilen bir masada gerçekleştirildi. İmzalar, Berlusconi, Avrupa Komisyonu Başkanı Romano Prodi, AB Dönem Başkanı Hollanda’nın Başbakanı Jan Peter Balkenende ve bir önceki dönem başkanı sıfatıyla İrlanda Başbakanı Bertie Ahern’in huzurunda atıldı. AB üyesi 25 ülkenin devlet veya hükümet başkanları ile dışişleri bakanlarının Avrupa Anayasası anlaşmasını sırayla imzalamalarının ardından, Türkiye, Romanya ve Bulgaristan’dan oluşan üç aday ülke sadece nihai senedi imzaladı.
AB Dönem Başkanı Hollanda, Roma’da törenin gerçekleştirildiği mekânı ve civarını Hollanda’dan getirilen çiçeklerle süslemesinin yanı sıra, liderlere kalem jesti de yaptı.
Avrupa Anayasası’nın imzalanması için hazırlanan özel kalemler, imza sahibi lider ve bakanlara hatıra olarak bırakıldı. Kalemlerin üzerine Latince olarak “Europae Rei Publicae Status” (Avrupa Cumhuriyeti Anayasası) yazıldı.
“Dindar nesil yetiştireceğiz” diye yeri göğü inletenler Türkiye Cumhuriyetinin yıkım senedinin altına 29 Ekim 2004’te imza attılar.
Aynı isimler, 29 Ekim 2011’de de Cumhuriyet Bayramı törenlerini iptal ettiler.
Sonrasını tekrar tekrar saymaya gerek var mı? Tayyip Erdoğan ile Abdullah Gül’ün önünde boyun eğdikleri Papa 10. İnnocenzo kim?
İmza attıkları yıkım anayasasının içinde ne var? Açıp, okuyun!..
AKP’nin iktidara geldiği günden bu yana eğitim sistemimizde “reform” kandırmacısıyla ne yapılmışsa o var.
“Mustafa Kemal Atatürk’ü silin” talimatının ilham kaynağı neresi?
O imza atılan AB Anayasası.
Camilerde Kelime-i Tevhid’den “Muhammedün Resûlüllah” neden sonra kaldırıldı?
O imza atılan AB Anayasasından sonra..
Haçlı seferlerini başlatan Papa’nın manevi huzuru önünde Hrıstiyanlık anayasasına imza atanlardan dindar nesil yetiştirmelerini bekleyeceğiz…
Öyle mi?
Belki de, bu fotoğraftan dolayı vicdan azabı çektiler ve “Dindar nesil yetiştirelim de bir daha Müslüman bir ülkeden kimse gidip Papa’nın huzurunda boyun eğmesin” dediler!..
Bir millet bu kadar da saf yerine konulur mu?..

Ahmet TAKAN   Yeniçağ
http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/yazargoster.php?haber=21647

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , | Avrupa Birliği İlk Anayasası’nın İmza Töreni için yorumlar kapalı
Kas 27

HAN OĞUL

HAN OĞUL                                                                                                                                                                                                                                                         www.kenansahbaz.com

 

Yiğitlerden bir yiğit, adı Dağ Han dağ gibi

Şanlı tarihindeki Türk atanı an oğul

Gönlümüzde yaşarsın hala diri sağ gibi

Türk olmak asaleti damarlarda kan oğul

Oğuz ata soyundan Oğuz Türk’ü Han oğul

 

Bağlanmalı her bir Türk Turan adlı görüşe

Yaşanacak sayende huzur, mutluluk, neşe

Türklükle bezenmeli yedi iklim dört köşe

Türk’ün şanlı cevheri Türk bedende can oğul

Oğuz ata soyundan Oğuz Türk’ü Han oğul

 

Korku nedir bilmezdi, dağları inletirdi

Yiğitçe kükredi mi herkese dinletirdi

Azları artırırdı, birleri binletirdi

Türk’ün kızı, kızanı yiğit, kahraman oğul

Oğuz ata soyundan Oğuz Türk’ü Han oğul

 

Altı kardeş altısı birbirinden er çıktı

Her an Türk’ün karşına lanetlenmiş şer çıktı

Kahraman neslinizden asil devletler çıktı

Kızıl Elma ülküsü doğacaktır tan oğul

Oğuz ata soyundan Oğuz Türk’ü Han oğul

 

Hasmını titretmeye bir bakışın yeterdi

Coşkun bir nehir gibi her akışın yeterdi

Zafer nişanlarını o takışın yeterdi

Türk’ün altın zaferi tarihlerde şan oğul

Oğuz ata soyundan Oğuz Türk’ü Han oğul

 

Dokuz Oğuz boyundan dokuz tuğu çıkardı

Savaş meydanlarına bir sel gibi akardı

Şanlı Türk’ün tuğunu zirvelere çakardı

Yaşayacak soyunda sonsuza dek san oğul

Oğuz ata soyundan Oğuz Türk’ü Han oğul

 

Kılıç şakırtıları müziği andırırdı

Türk’e çatan devleri yakardı, yandırırdı

Türk’ün Hilal taktiği düşmanı kandırırdı

Türk’e gıpta etmekte ününü duyan oğul

Oğuz ata soyundan Oğuz Türk’ü Han oğul

 

Asırlar öncesinden atandan buyruk gelir

Gazi ve şehit olup yatandan buyruk gelir

Her zerresi can ve kan vatandan buyruk gelir

Varsın uyusun sular her zaman uyan oğul

Oğuz ata soyundan Oğuz Türk’ü Han oğul

 

Atan Ergenekon’ da dağları eritmişti

İstanbul’da dağlardan gemiler yürütmüştü

Bil ki Anadolu’da düşmanı çürütmüştü

Sen ülküye davaya, Allah’a dayan oğul

Oğuz ata soyundan Oğuz Türk’ü Han oğul

Kenan ŞAHBAZ

Posted in Şiirlerim | Tagged , , , , , , | HAN OĞUL için yorumlar kapalı
Kas 26

ORTADOĞUNUN EN MUTLU EN SEVİNÇLİ DEVLETİ İSRAİL

ORTADOĞUNUN EN MUTLU EN SEVİNÇLİ DEVLETİ İSRAİL

www.kenansahbaz.com

Alman asıllı bir aileden gelen Trump’ın Harp Akademisinde okuduğu eğitimini tamamlamadan ayrıldığı haberleri basında yer aldı. Trump Amerikan toplumunun itibar ettiği, bazı askeri şahsiyetleri danışman olarak kadrosuna dahil ettiğini belirtti. Şu anda görülen manzara dış politikada Trump’ın Obama’dan önceki dönemden gelen çok ağır bir tabloyu omuzlamak zorunda kalacağıdır. Bunların başında hiç şüphesiz BOP geliyor. BOP nedir? BOP özetle; bölgede Irak, Suriye, İran ve Türkiye’nin de dahil edildiği ülkeleri etnik ve mezhep düzeyinde bölüp parçalamak ve uzun vadede Büyük İsrail Projesini Ortadoğu’da gerçek kılmaktır. Amaç bu çatışmalarla yaratılan kaosu ABD’nin kendi lehine kullanması, bölgede tam hakimiyet sağlayarak yeraltı kaynaklarını kendi şirketlerine aktarmasıdır. Bu tabloda IŞİD, ABD’nin bölgede yarattığı yeni terör gücüdür. Basına sızan bazı wikileaks belgelerine göre H. Clinton IŞİD’in ortaya çıkıp güçlenmesinde  bölgedeki bazı liderlerle birlikte önemli rol oynamıştır.

Irak’ta, Barzani güçleri peşmerge ile PYD Kürt gruplar silahlandırılarak “IŞİD’den dünyayı Kürt güçleri kurtarıyor” imajı verilmektedir.

Hiç bir hukuki ve insani gerekçesi olmayan bu yıkıcı BOP’nin yegane panzehiri bölge ülkelerinin ortak hareket etmesidir. Suriye, Irak, İran ve Türkiye kendi varlıkları ve gelecekleri için bu işbirliğine mahkumdur. Gerçek bu iken bölge devlet başkanlarıyla husumet içinde olmamız neye ve kime hizmet edecektir?

 Türk ordusu sınırlarımızı koruma amacıyla komşu ülke topraklarına girmiştir. Özgür Suriye Ordusu(ÖSO) ile birlikte IŞİD’e karşı mücadele etmekteyiz. Şam Hükümeti ise ÖSO’yu “terörist” ilan etmiştir. Bunlar hafife alınacak gelişmeler değildir. Trump da ABD’nin  mevcut Suriye ve IŞİD’le mücadele politikasını eleştirerek “Esad ve Rusya IŞİD’e karşı mücadele ediyor. ABD ise ÖSO’yu destekliyor. ÖSO’nun kimler olduğu belli değil. Esad’ı sevmiyorum ama bu koşullarda doğru olan Esad’la birlikte hareket etmek” ifadelerini kullanmakta. Başkanlık koltuğuna oturmadan Trump’ın yaptığı bu değerlendirme bize göre olumlu ve doğrudur. 

BOP Libya’dan Irak’a muhteşem bir coğrafyayı yakıp, yıkar dengeleri yok ederken Türkiye susmuştur. Halbuki aramızdaki tarih ve kültür birliğini düşünerek ABD’ye yardımcı olmak yerine hiç  olmazsa tarafsız kalmalıydık. Bu noktada Trump, çok gerçekçi açıklamalar yapıyor. “Saddam ve Kaddafi olsalardı  Dünya’nın daha iyi bir yer olacağına inanıyorum. Şu an insanların kafası kesiliyor. İnsanlar boğuluyor. Durum Saddam Hüseyin ve Kaddafi yönetiminden çok daha fazla kötü”  diyor.

Belki dikkatlerden kaçan önemli bir  nokta da İsrail’in bütün bu hengameler koparken sadece susmayı tercih etmesidir. Hiç şüphesiz her türlü gelişmeyi yakınen izlemektedir. İsrail’in sessizliğin sebebi gelişmelerin   çıkarlarına uygun olmasıdır. Yakın ve uzak tehdit oluşturan devletler yerle bir edilmiştir.

 

Kaynak: Donald Trump ve Ortadoğu – Agah Oktay GÜNER

 

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , , , , , | ORTADOĞUNUN EN MUTLU EN SEVİNÇLİ DEVLETİ İSRAİL için yorumlar kapalı
Kas 25

Biz böyle şeylere para vermeyiz

Biz böyle şeylere para vermeyiz                                                                                                                                                                                                                             www.kenansahbaz.com

Öğretmen sınıfta ders anlatırken çocuklara sormuş:

-Anneniz sizi çarşıya yolladı, bir kilo patates iki kilo domates, bir paket tuz, yardım kilo da beyaz peynir al, dedi. Patatesin, domatesin, tuzun peynirin fiyatlarını biliyorsunuz, daha önceki derste bu üniteyi işlemiştik. Şimdi hesaplayın bakalım, bakkala ne kadar vermemiz gerekiyor?

Bütün talebeler oturmuş hesabını yapmış, toplamış, defterlerine bir güzel yazmışlar. Ama çocuğun biri hiçbir şey yazmadan öyle oturuyormuş, öğretmen merak etmiş:

-Oğlum sen niye yazmıyorsun?

-Lüzum yok öğretmenim..

-O ne biçim laf! Ne demek lüzum yok! Çocuk gülümsemiş:

-Öğretmenim benim babam bakkaldır, biz böyle şeylere para vermeyiz. 🙂

Posted in Fıkralar | Tagged , , , , , , | Biz böyle şeylere para vermeyiz için yorumlar kapalı
Kas 24

Mazlum, Şehit Öğretmenler

Mazlum, Şehit Öğretmenler 

www.kenansahbazcom

Diyarbakır Bismil’de Çavuşlu köyünden henüz 25 günlük öğretmenken babasıyla birlikte katledilen Neşe Alten’in ve yine Bismil Babahaki’de küçük kızları Mahinur’un gözleri önünde şehit edilen öğretmenler Ayşe ve Numan Konakçı’nın ölüm yıldönümleriydi… Sanki Ekim ayı öğretmenler için ‘kurban’ ayıydı… 1989, 1991 ve 1992’de birer, 1993’te 23, 1994’te 5, 1995’te dört, 1996’da 4 öğretmen Ekim aylarında toprağa düştüler… Işıtmak için gittikleri ve daha sonra katillerine ‘şehitlik’ inşa edilecek topraklara…

 Korkaklar için kolay hedefti onlar… Darbe yeyince misilleme istiyordu karargâh ve en basit, en risksiz, en alçakça misilleme buydu… Örgütte şöhret yapmak, öne çıkmak, kanlı sicile katkıda bulunmak ve bu esnada eylemi ‘kayıpsız’ atlatmak için kimsesiz ve savunmasız öğretmene vurmak en cazip eylem şekliydi… Hem ideolojik kılıf da hazırdı: Onlar ‘faşist TC’nin asimilasyonla görevli memurları‘ydı!.. Böyle anlatıyor bu ‘eylem pratikleri’ni Şemdin Sakık ‘Mektuplar’ında…

***

Kimisi babalarının kıyamayıp, kendilerine eşlik ettikleri kızlarıydı… Kimisi kocasını yalnız bırakmak istemeyip, dengi toplayarak beşikteki çocuklarıyla bilmedikleri topraklara, ‘kader’e koşan eşlerdi… Çoğu fakir ailelerden gelmeydi, görev bölgesi seçecek lüksleri olamazdı… En ilkel şartlarda çalışmayı göze aldılar… Kapalı okulları açtılar, ilk maaşlarıyla badanaları yaptılar…

Stalinist yöntemleri benimseyen bir örgütün korkakça saldırılarıyla son bulacak bir hayatı öğrencilerine sebil ettiler… Nereden bileceklerdi memleketin doğusuna doğru istikbâle koştuklarını zannederken aslında namluya sürülmüş kurşunlara koştuklarını? Diyarbakır Hantepe örneğinde diğer öğretmen arkadaşlarının yanından ‘seçilerek’ alındılar ve katledildiler… 

 

Kaynak: Mazlumun âhı kimliklerden üstündür – Servet AVCI

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , , , | Mazlum, Şehit Öğretmenler için yorumlar kapalı
Kas 23

“Çobanlığın felsefesi”

“Çobanlığın felsefesi”

www.kenansahbaz.com

 

Hz. Davud:

“Yehova çobanımdır, benim eksiğim olmaz. Beni yeşil çayırlarda yatırır.(Zebur/Mezmur 23:1,2)

Yaratıcımız Yehova’nın önünde diz çökelim. Çünkü o bizim Tanrımızdır. O’nun otlağının koyunları, eliyle güttüğü halkıyız.” (Zebur/Mezmur 96:6, 7)

 

Hz. İsa:

Ben, onlar yaşam bulsun, yaşama tam anlamıyla kavuşsun diye geldim. Ben iyi çobanım. İyi çoban koyunları uğruna canını verir.(Yuhanna İncili 10:10, 11)

Bu ağıldan olmayan başka koyunlarım da var. Onları da getirmeliyim, benim sesimi dinleyecekler, tek sürü, tek çoban olacak.” (Yuhanna İncili 10:16)

 

* Fotoğraf,  Ravenna’daki Galla Placidia mezar anıtında bulunan “İyi Çoban İsa” mozaik tasvirine ait.

 

Kaynak: Şu bizim “dirayetli kadınlar” – Selcan TAŞÇI

 

Posted in Hikayeler | Tagged , , , , , | “Çobanlığın felsefesi” için yorumlar kapalı
Kas 22

“Müebbet Tecavüz”

“Müebbet Tecavüz”

www.kenansahbaz.com 

Başkanlık konusundaki tartışmaları gizlemek için gündemi değiştirmekte başarılı olduğunuz kesin. (K.Ş)

Eyyyyy Mehmet Muş!

Eyyyyy Halis Dalkılıç!

Eyyyyy İlyas Şeker!

Eyyyyy Ramazan Can!

Eyyyy Hacı Bayram Türkoğlu!

Eyyyyy Mücahit Durmuşoğlu!

Dün sabah –gittiyseniz- evinizde çocuklarınızın yüzüne nasıl baktınız?

Hepiniz babasınız; çoğunuz sadece “baba” değil ayrıca “kız babası”sınız?

Kızlarınızdan hiç mi utanmadınız?

Kızlarınızın sizden utanmasından hiç mi korkmadınız?

***

“Tecavüzcüyle ne alakası var”mış efendim; “küçük yaştaki evliliklerle ilgili sorunu çözüyorlar”mış!

El kadar çocukların ya töre bahanesiyle, ya kurbanlık koyun gibi haraç-mezat satılarak, ya sözüm ona “namuslarını temizlesinler” diye namussuzca, zorla, tehditle, belki dayakla, hiç tanımadıkları, -bu rezilliğin parçası olabildiklerine göre- belli ki sapık/sapkın adamların koynuna sokulmasıyla oluşan “fiili durumu” yasal zırha kavuşturup, “meşrulaştırmaya” çalışarak mı?

Elinizi vicdanınıza koyun ve tahayyüle çalışın:

12-13 yaşındaki evladınız ürke ürke kapınızı çaldı ve okulundaki, mahalledeki, komşu evdeki vs. “amca”nın kendisine nasıl dokunduğunu anlattığı, nasıl öptüğünü, nasıl soyduğunu…

“Senin de onda gönlün var mı” mı diyeceksiniz “çocuğunuza” yani;

“Senin de rızan varsa evlendirelim” mi?

Saçının teline zarar gelmesin diye sakınarak büyüttüğünüz “çocuğunuzu” babası, hatta dedesi yaşındaki adamın kucağına vereceksiniz öyle mi;

Davul zurnayla bir de…

Bütün bunlara “evet” diyorsanız zaten “vicdan çağrı”mın muhatabı olamazsınız. Ama küçücük bir “ne yapıyoruz biz” şüphesi düşürüyorsa gönlünüze;

VAZGEÇİN!

Muhalefetin direncine, toplumsal infiale filan bırakmadan “vicdanımız elvermedi” deyin, verdiğiniz o utanç önergesini geri çekin! Genel Kurul kürsüsünde bizzat siz yerin dibine sokun ki bir daha çağlar boyunca çıkamasın!

***

Metince “cebir, tehdit, hile ve iradeyi etkileyen başka bir neden olmaksızın işlenen cinsel istismar suçu” diye belirtiyor olmak, işi “rıza”ya bağlamak, hepiniz biliyorsunuz ki sadece aklımızla alay etmek demek.

Hangi “rıza”?

13 yaşındaki N.Ç.’nin 26 kişinin tecavüzüne uğrarken var olduğu savunulan türden bir “rıza” mı mesela?

***

“Zamanaşımı süresi içinde evliliğin failin kusuruyla sona ermesi halinde, fail hakkında hüküm açıklanacak veya cezanın infazına devam edilecek” diye yüreklere su serptiğinizi(!) sanıyorsunuz da bunu bir “marifet” gibi anlatıyorsunuz ya, soruyorum:

Telli duvaklı “müebbet tecavüze” uğurlanan o kız çocukları -yaşanmışı var- bu fiziksel ve psikolojik işkenceye dayanamaz da intihar ederlerse; “istismar/tecavüz”le birlikte “cinayet“ten de hüküm giydirecek misiniz o sapıklara?

Tarih, bilin bakalım kimi/kimleri  “azmettiricilikle” yargılayacak bu durumda!

***

GÜNÜN SORUSU

Hangi iktidar döneminde bu ülkenin bakanları, “20 yaşındaki küçük kızlara düşkün”lükleriyle fişlendi uluslar arası belgelerde?

(Bkz. WikiLeaks)

 

Kaynak: Müebbet tecavüz – Selcan TAŞÇI

 

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , , , , | “Müebbet Tecavüz” için yorumlar kapalı
Kas 21

Çocuklar için Altın Sözler

Çocuklar için Altın Sözler                                                                                                                                                                                                                                       www.kenansahbaz.com

*Çocuklardan çok şey öğrenebilirsiniz, örneğin sabrınızın sınırını. Wiet van Broeckhoven

*Bir anne çocuklarının artık bir çocuk olmadıklarını asla fark etmez. Halbrook

*Çocuklarınıza eşit davranın; farklı davranacak dahi olsanız kızlarınızı üstün tutun. Hz. Muhammed

*Çocuk kulağından değil, gözünden terbiye edilir. Duyduğunu değil, gördüğünü uygular.

*Çocuk yetişkinlerin mükemmel olmadığını anladığı gün ergen olur, onları affettiği gün yetişkin olur, kendini affettiği gün bilge olur. Alden Nowlan

*Hazineler dolusu bir servetten daha değerli bir şey varsa eğer, o da iyi bir çocuk yetiştirmektir.

*Çocukken her şeyin sahibi olmak için büyümek isterdik. Büyüdük; şimdi her şeyden uzak olmak için hep çocuk kalmak istiyoruz. Paulo Coelho

*Çocuğa veriIebiIecek en güzeI şey zamandır. Fock

*Çocuğa küçük şeyIerden zevk aImasını öğreten, ona büyük bir servet bırakmış oIur. Etienne GiIson

*Dünyada evIat gibi insanı kendisine çeken, hiçbir bağ yoktur. Firdevsi

*ÇocukIarın beyni, rüzgarIı bir yerde yakıImış bir muma benzer, ışığı hep kararsızdır. François FeneIon

*Bir çocuk doIduruIacak bir vazo değiIdir, o yakıIacak bir ateştir. François RabeIais

*Eğer çocukIarınızın geIişmesini istiyorsanız, hakIarında başkaIarına söyIediğiniz iyi şeyIeri onIarın da işitmeIerini sağIayınız. Haim Jinott

*ÇocukIar donmamış beton gibidir, üzerIerine ne düşse iz bırakır. Haim Jinott

*Bir çocuğun küçükIüğünde aIdığı iIk intibaIar, bütün ömrünce devam eder. Heinrich SchIimann

*Yetişmiş her insanın içinde, oynamak isteyen bir çocuk vardır. Friedrich Nietzsche

*ÇocukIarımıza vermeyi umabiIeceğimiz iki kaIıcı miras vardır: Biri kökIeridir, öbürü de kanatIarı… Hodding Carter

*Bir çocuğun her isteğini vermekIe, ona can sıkıntısı aşıIamış oIursunuz. Frank A. CIark

*ÇocukIarınıza hoş muameIede buIunun ve onIarı güzeI terbiye edin. Hz. Muhammed (sav.)

*EvIat kokusu, cennet kokusudur. Hz. Muhammed (sav.)

*Çocuğun ruhunu muhafaza için, onu erkenden bir çember içine aImaIı. Jean J. Rousseau

*Çocuk, itaat etmek kadar Iider oImak için de eğitiImeIidir. John Dewey

*ÇocukIarımızın terbiyesi, onIara sakince oturmayı ve bundan zevk aImayı öğretmekIe başIar. KızıIdereIi Atasözü

*Biz çocukIarımıza konuşmayı değiI, susmayı öğretiyoruz. Japon Atasözü
Read more at http://www.pekguzelsozler.com/cocuklarla-ilgili-guzel-sozler#3DwPhi1whyy42ybZ.99

Posted in Atasözleri Vecizeler | Tagged , , , , , , , , | Çocuklar için Altın Sözler için yorumlar kapalı
Kas 20

Lut (as) kavminden mi kaldınız?

Lut (as) kavminden mi kaldınız?

www.kenansahbaz.com

 

20 Kasım Dünya Çocuk Hakları günü… Birleşmiş Milletler tarafından 1989 yılında imzalanan “Çocuk Hakları Sözleşmesi”nin yıl dönümü… Bugün, birçok ülkede çocuklara daha iyi bir gelecek imkanı sağlamak için çeşitli konular gündeme getirilir; eğitimde ilerleme, sosyal olanaklar, ailelerin çocuklar üzerinde etkileri ve en önemlisi de devletin, çocuklara yapması gereken yatırımlar konuşulur.

İşte böyle bir günde Türkiye Cumhuriyeti tarihinin, en yüz karası girişimlerinden birini tartışmak, konuşmak zorundayız. Hem de Meclis’in kuruluş gününü, dünyada eşi görülmemiş bir şekilde çocuklara bayram olarak hediye eden ecdadın torunlarıyken!

18 yaşından küçük çocukları bir “mal” gibi görüp daha 12 yaşındayken evlendiren, ona göz dikenlerin nasıl affedileceği tartışılıyor!

***

Son 5 yılda çocuk evliliklerinin 232 bine yükseldiği ifade ediliyor.

Her yerden kadına karşı şiddet, sapkınlık haberleri gelirken, çocuklara yapılanlar tüm detaylarıyla haberlerde veriliyor.

Televizyonlarda, sinemada defalarca konu ediliyor.

Kanayan bir yara, geri kalmışlıkla açıklanamayacak, sistemli bir sapkınlık hali!

Bu sorunu çözmek bir yana, “Çocuklar birbirini sevmiş, düğünlerine savcı, belediye başkanı bile gelmiş, şimdi koca hapiste…” diyerek sapkınlığı meşrulaştırmaya çalışanlar!

Hiçbir dinde yeri olmayan bu manyaklık halinin aşılabilmesi yasanın geri çekilmesiyle mümkün değildir.

Bunu düşünüp, planlayan, gündeme getirenler yargılanmalıdır.

Zaten memleketin altı üstüne gelmiş, bari çocuklarımıza, evlatlarımıza dokunmayın!

 

Kaynak: Lut Kavmini bilir misiniz?! – Batuhan ÇOLAK

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , | Lut (as) kavminden mi kaldınız? için yorumlar kapalı
Kas 19

YA HAK!

YA HAK!                                                                                                                                                                                                                                                                         www.kenansahbaz.com

Müslüman’ın sebil oldu kanları

Heba ediliyor bütün canları

Saldırır Haçlının cani conları

Ya Hak!

Bu yalan dünyada ya çok olacağız

Ya Ebabil gönder ya yok olacağız!

 

İnsanlık bu kadar arsız değildi

Katil, cani, hain, hırsız değildi

İlgisiz, sevgisiz, harsız değildi

Ya Hak!

Bu yalan dünyada ya çok olacağız

Ya Ebabil gönder ya yok olacağız!

 

Demokrasi deyip kan getirdiler

Dini kullanarak kin getirdiler

Meleğiz dediler cin getirdiler

Ya Hak!

Bu yalan dünyada ya çok olacağız

Ya Ebabil gönder ya yok olacağız!

 

Artık yaşamaktan bıkan bıkana

Gayri insanlıktan çıkan çıkana

Gönül kabesini yıkan yıkana

Ya Hak!

Bu yalan dünyada ya çok olacağız

Ya Ebabil gönder ya yok olacağız!

 

Habil’le, Kabil’in davası mı bu?

Yoksa nefislerin hevası mı bu?

Azgın kör Şeytan’ın havası mı bu?

Ya Hak!

Bu yalan dünyada ya çok olacağız

Ya Ebabil gönder ya yok olacağız!

 

Bu çağda Ebrehe bir değil şimdi

Nice mahrem haller sır değil şimdi

Onursuz yaşamak kir değil şimdi

Ya Hak!

Bu yalan dünyada ya çok olacağız

Ya Ebabil gönder ya yok olacağız!

 

Tüm filler demirden kan can alıyor

Kudurmuşlar yine bizi dalıyor

Yezit üstümüze katil salıyor

Ya Hak!

Bu yalan dünyada ya çok olacağız

Ya Ebabil gönder ya yok olacağız!

 

Dört kitaba inanıp Seni anmıştık

Bilirsin beşeriz bazen kanmıştık

Biz Ebu Cehiller bitti sanmıştık

Ya Hak!

Bu yalan dünyada ya çok olacağız

Ya Ebabil gönder ya yok olacağız!

 

Aklımız, fikrimiz çağa yetmiyor

Bilgimiz, görgümüz hiç kar etmiyor

Bunca kan gözyaşı niye bitmiyor?

Ya Hak!

Bu yalan dünyada ya çok olacağız

Ya Ebabil gönder ya yok olacağız!

Kenan ŞAHBAZ

Posted in Şiirlerim | Tagged , , , , , , , , , , , , , , , , , , | YA HAK! için yorumlar kapalı