Mar 26

Kaygılıyım Yarınlardan

Kaygılıyım Yarınlardan                                                                                                                                                                               www.kenansahbaz.com

İçimde bir burukluk var                           

Kaygılıyım yarınlardan                            

Umutlarım birer, birer                              

İki binlerde öldüler                                   

Aman Allah’ım!

Bütün beyinler ipotekli                             

Bütün ruhlar çürümüş                               

İblis, insan kılığına bürünmüş            

 

Bilmem kaçın kurası olmuş herkes          

Kandıran kandırana…                              

Dolandıran dolandırana…                        

Soyan soyana…                                        

Öldüren öldürene…                                       

Cinnete tutulmuş gibiyiz!                          

 

Zaten bu zamanda,                                     

Doğruların, dürüstlerin                              

İnsan evladı insanların adı                         

Koskoca bir “enayi” değil mi?                

 

İşte bu yüzden:                                          

İçimde bir burukluk var                              

Kaygılıyım yarınlardan                              

Umutlarım birer, birer

İki binlerde öldüler                                     

Herkes dertli bu halden

Düzelme yok lakin hiç

Bir türlü almıyor aklım

Davranışlar yoz

İlişkiler piç!

 

Ne oldum delisi herkes

Anayı bilen yok!

Atayı bilen yok!

Sevgisizlik, saygısızlık, haksızlık

Kısacası ahlaksızlık

İliklerimize işlemiş

Benlik batağına saplanmışız

Çırpındıkça batmaktayız

 

İşte bu yüzden;

İçimde bir burukluk var

Kaygılıyım yarınlardan

Umutlarım birer, birer

İki binlerde öldüller…

 

Çağın modası; ahlaksızlık

En büyük rütbe olmuş hayâsızlık

Sorumlu bir insan olarak düşünüyorum da;

Bir yerimiz kaldı mı açılmadık?

Aman Allah’ım!

İnsan olan insan

Bu hayâsızlığa nasıl dayanır?

Ya, hayâ damarları yok!

Ya da, çatlamış olsa gerek!

Yoksa insan görünüşünde;

Bambaşka bir mahlûk mu bunlar?

Aklım almıyor bir türlü

Çıldıracağım

 

İşte bu yüzden;

İçimde bir burukluk var

Kaygılıyım yarınlardan

Umutlarım birer, birer

İki binlerde öldüler

 

Sorumlusu yok mu bunun?

Yaratılmışların en şereflisi, ey insan!

Bizi, bizleri kim?

Kimler

Bu hale getiren?

 

Kenan ŞAHBAZ

Not: Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

 

Posted in Şiirlerim | Tagged , , , , , , , , , , , , | Kaygılıyım Yarınlardan için yorumlar kapalı
Mar 25

BOP’ta Sona Doğru Mu?

BOP’ta Sona Doğru Mu?                                                                                                                                                                                  www.kenansahbaz.com

Ankara’daki bir Emniyet müdürü’nün söyledikleri;

 “Şehirde korku hâkim. Her an her yerde bir şey olacakmış gibi insanların psikolojisi. Nerede ne olacak korkusu var. Şehre girişte dahi değil şehrin içinde bildiğin İstanbul yolu üzerinde askeri havaalanı yanında polis uygulama yapıyor. 4-5 şeritli yolda trafik bitmiş. Kafaya göre dur geç deyip arama yapıyorlar. İl Emniyet’in dibindeki Ankamall’ı boşaltmışlar. İhbar var diyerek yine TBMM’nin dibindeki Akay kavşağını kapattılar. Polisleri şehirden uzak kenar bir mahalledeki çöpe atılmış eski ahşap dolaba bile bomba şüphesiyle ayak vururken gördüm. Şehirde korku var, asılsız ihbar var, çöpe tekme var, ama bir istihbarat yok… Halkta ve güvenlik güçlerinde yeni bir Gezi için psikolojik altyapı oluşturuyorlar. Fiziki kural; sıkarsan patlar. En kısa zamanda İstanbul’da da çok ölümlü bir olay (Allah korusun) yaparlar.

Aslında son yaşanan olaylar Türkiye’nin fiilen bölünmesine doğru giden sürecin taşlarının döşenmesinden ibaret. Bölgede kurtarılmış mahalleler üzerinden başlayan ve bölge halkını tamamen devlet karşıtı bir noktaya getirmesiyle gelişen sürecin, duygusal kopuşu derinleştireceği ve son metropol şehirlerdeki bombalama eylemleriyle de bu kopuşun doğu ve batı ayaklarının tamamlanacağı söylenebilir. İsrail’den gelen ‘Türkiye istemese de Kürt devletinin kurulacağını’ ifade eden son açıklama da gelişmelerin varacağı noktanın ortaya konulması olarak okunmalıdır. Terörist Cemil Bayık’ın yaptığı son açıklamanın da doğrudan kamplaşmayı körükleyici mahiyetiyle oluşturmak istenen kaosla ülkenin diktatör tarzı bir yönetime mahkûm edilirken Güneydoğusu’nun da fiilen bölünmesi artık an haline gelmiştir. Devleti yönetenlerin bombalama sonrasındaki tavırları ve ‘terörle yasamaya alışmalıyız’ ifadesiyle terörden beslenen bir mantığın sırıttığı ve aynı şehirde defaatle bombalama eylemi gerçekleşmesine rağmen ciddi hiçbir tedbir alınmayarak, tedbir olarak sokakların resmi polislere zimmetlenmesi gibi gerçeklerden kopuk, absürt tekliflerin algı malzemesi olarak kullanılması danışıklı bir dövüşün oynandığı görülmektedir.

IŞİD ile PKK’nın eylem birliği yaptığı bilgileri..

Ankara’ya ulaşan son istihbarat raporu ile güvenlik güçleri “IŞİD’in metropollerde hedef gözetmeksizin kanlı eylemler yapacağı” konusunda uyarıldı. Sınırlardan Türkiye’ye bu maksatla terörist geçişlerine dikkat çekildi. PKK/IŞİD eylem birliktelikleri için gelen bilgiler çok daha can sıkıcı…

“Çözüm süreci”  ve  “Emevi Camisi'”nde namaz kılma hayalleri!..

Allah, Türk milletinin yar ve yardımcısı olsun…

 

Kaynak:http://www.yenicaggazetesi.com.tr/pkkisid-turkiyede-eylem-kardesi-oldular-37538yy.htm

 

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , | BOP’ta Sona Doğru Mu? için yorumlar kapalı
Mar 24

VECİZELER

VECİZELER                                                                                                                                                                                                   www.kenansahbaz.com

* İdealler çilelerin rahminde mayalanır. Marifetleriyle yükselemeyenler, iltifatlarıyla alçalırlar. Kendi varlığıyla gurur duyamayanlar ancak -Türkiye’nin- bir başkasının varlığıyla gurur duyduğunu haykırır!
Yanaşmalığın, yılışıklığın ve dalkavukluğun zirveye vurduğu yerlerden şahsiyet göç eder. Hayatı çıkardan ibaret görenlerin yanından şahsiyet ve idealizm göç eder. Herkesle her kılığa girenler, herkesle her şey olanlar değeri ve idealleri olmayanlardır. Bu şahsiyetsizlik, ilkesizlik yaratır. Kula kulluk dalkavukluk şeklinde somutlaşır. Dalkavukluğun gelenek halini aldığı yerde karşı çıkış risklidir. ‘Herkesin kör olduğu yerde’ ayakta kalmak için şaşı olmak tek çıkar yolsa, orada özgür birey yok demektir. Özcan Yeniçeri’den

* Çırpınırdı Karadeniz türküsü- marşı- işgal, zulüm ve esaret altındaki Azerbaycan Türkleri’nin, efsanevi şairi Ahmet Cevat’a aittir.

*  “Eğer, Ergenekon ve Balyoz gibi süreçler olmasaydı, Gezi eylemleri Mısır’daki gibi askerî darbeyle sonuçlandırılabilirdi. Son YAŞ kararlarındaki cesaretin arkasında da darbe davalarının güçlendirdiği demokratik yapı vardır. Bu davalar olmasaydı AK Parti kapatılabilirdi. Bugün Silivri’de darbeciler değil, Cumhurbaşkanı ve Başbakan başta olmak üzere seçilmiş insanlar olabilirdi” “Bu davalarda katkısı olan polislerin, savcıların, hakimlerin önemi çok büyüktür. Daha önemlisi ise bu yargılamaya zemin hazırlayan kararlı siyasi iklimdir. Yani, siyasi iradenin kararlılığıdır” AKP Gaziantep milletvekili Şamil Tayyar

* Başbakan Kayseri iftar konferansında aynen:  “Biz ne dedik, ‘Milli birlik’ dedik. Buna karşı mısınız? Biz ne dedik? ‘Kardeşlik’ dedik. Buna karşı mısınız? Biz ne dedik ‘Çözüm’ dedik. Buna karşı mısınız?” 

* Bir “tarihî” hakikatin kökleri Avrupa, Afrika ve Anadolu’dan 22 milyon kilometrelik Osmanlı, Asya içlerinde 5 milyon kilometrekarelik  Müslüman Babür Türklerini kazıyan bu  “zihniyet” tir. Bu senaryoyu Papalık ve Siyonizm yazmış ve bu onlar için bir  “Din-imân” halini almıştır. Evet, onlar için din budur ve kendilerince sürekli  “cihat”  halindedirler. Böyle olduğu içindir ki onlar için Müslüman’ın malı da, kanı da, namusu da helâldir. Onlar bizi ibadet aşkıyla öldürür, ibadet aşkıyla sömürür, onlar bizim namusumuzu da ibadet yapıyoruz zihniyetiyle kirletirler.Acı olan, bu gerçeği Müslüman’ın bilmemesi, görmemesidir.

* “Günümüzde özellikle ülkemizde ‘etnik grup’, kavramı ile ’millet’kavramı birbirine karıştırılmaktadır. (…) Millet, siyasi ve sosyo-kültürel bir organizasyondur. Irk/soy, etnisite, kabile, boy, aşiret gibi unsurların millet kavramı içinde bir anlamı yoktur. Millet, ortak bir yüksek kültür etrafında bir araya gelen, tarih ve coğrafyanın şekillendirdiği insan topluluğuna denir. Milletleşen toplumların müşterek değerleri ve kimlikleri, organize eğitim kurumları aracılığıyla yeni nesillere aktarılır ve yaşatılır. Millet olgunluğuna henüz erişmemiş ’kabile, aşiret, etnik grup’gibi toplum birimlerini milletin yerine koymak da bunları eşit toplumsal ve sosyolojik oluşumlarmış gibi değerlendirmek de yanlıştır.”  (s. 27).
Varılan sonucu yarın ele alacağız. “Türkiye’de Dilller ve Etnik Gruplar Kitabı” Akçağ Yayınları

Posted in Atasözleri Vecizeler | Tagged , , , , , , , , , , , , , , , | VECİZELER için yorumlar kapalı
Mar 23

Biz müstemleke ülkesi miyiz?

Biz müstemleke ülkesi miyiz?                                                                                                                                                                   www.kenansahbaz.com

 ABD: Milliyetçilik küçük halkların ürünüdür, kendine güvenen bir halkın 301 gibi yasa maddelerine ihtiyacı olmaz.  301. Maddenin değişme zamanı geldi…

14 yıldır Türkiye’yi yöneten AKP  iktidarı: 301. Madde Türkiye’nin imajını yıpratıyor. Değişmeli…

ABD:  Milliyetçilik bir hastalıktır… Mesele, Türkiye’de milliyetçiliğin olup olmaması değil, iyi liderlerin bu konuda ne yapacağıdır.

14 yıldır Türkiye’yi yöneten AKP iktidarı: Milliyetçiliği ayaklarının altına almış bir iktidarız.

ABD:  Türkiye’nin Irak’a girmesinin ciddi riskleri var. Bu seçenek önlenmeli…

 14 yıldır Türkiye’yi yöneten AKP iktidarı: Kandil’e bayrak dikmekle siz orada terörü durduramazsınız. Kandil senin ülkeni sınırları içinde değil. Bayrağı dikmişsin terör mü bitecek. Böyle saçmalık olur mu?

ABD: Türkiye’nin (Mahmur’dakilerin geri dönmesini sağlamak için) yapabileceği şeyler var…

14 yıldır Türkiye’yi yöneten AKP iktidarı: Mahmur’u BM ile masaya yatıracağız; gerekirse boşaltırız.

 ABD: Türkiye’nin kendi içine iyice bakması ve kendi tarihi konusunda dürüst olması gerekiyor. Ve Ermenistan’a el uzatıp ileriye dönük bir yol önermesi gerekiyor. Türkiye, bu konuda liderlik gösterebilir ve göstereceğini umuyorum.

14 yıldır Türkiye’yi yöneten AKP iktidarı: Türkiye ile Ermenistan arasında nihai bir normalleşmeyle ilgili bir plana herhalde hiçbir zaman bu kadar yaklaşmamıştık… Sınırı da açarız… Acılarını da paylaşırız…

Bunlar ilk aklıma gelenler…

Yoksa daha;

Kürecik’e kurulan füze kalkanı, İncirlik’in açılması, Kuzey Kıbrıs konusunda rahmetli Denktaş’ın hasta yatağında kafakola alınmaya çalışılması, Oslo, İmralı müzakereleri, Suriye’ye operasyonlardaki “dur-kalk”lar, Türk Ordusu’nun kayıtsız şartsız NATO çizgisine sokulması için vurulan “balyoz”lar, “kumpas”lar… Neler var neler…

– Biz müstemleke ülkesi miyiz?

 

Kaynak: http://www.yenicaggazetesi.com.tr/biz-mustemleke-ulkesi-miyiz-37002yy.htm

 

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , | Biz müstemleke ülkesi miyiz? için yorumlar kapalı
Mar 22

Bu Çeşmeden Su içmek Müslüman’a Haramdır

Bu Çeşmeden Su içmek Müslüman’a Haramdır                                                                                                                                                        www.kenansahbaz.com                                                                                                                                                                                                  

Vaktiyle Bursa’ da bir Müslüman, bugünkü adı Arap Şükrü olan muhitte çeşme yaptırmış ve başına bir kitabe eklemiş:“Her kula helâl, Müslüman’a haram!”
Bursa başkent, tabii Osmanlı karışmış, bu nasıl fitnedir diye…
*Gitmişler kadıya şikâyete, adam yakalanıp yaka-paça huzura getirilmiş. “Bu nasıl fitnedir, dini İslâm, ahalisi Müslüman olan koca devlette sen ka

lk, hayrattır, sebildir diye çeşme yap, ama suyunu Müslüman’a yasakla! Olacak iş midir, nedir sebebi, aklını mı yitirdin?” diye çıkışmışlar adama. Adam:
– “Müsaade buyurun, sebebi vardır, lâkin ispat ister, delil şarttır…” dedikçe kadı kızmış:
– “Ne delili, ne ispatı? Sen fitne çıkardın, Müslüman ahalinin huzurunu kaçırdın, katlin vaciptir!” demiş. Demiş ama bir yandan da merak edermiş:
– “Nedir gerekçen?” diye sormuş. Adam:
– “Bir tek Sultan’a derim…” diye cevap verince, ortalık yine karışmış. Söz Sultan’a gitmiş, adam yaka paça saraya götürülmüş. Padişah da sinirlenmiş ama diğer yandan o da meraklanırmış:
– “De bakalım ne diyeceksen. Bu nasıl iştir ki, hem çeşmeyi yaparsın, hem de her kula helâl, Müslüman’a haram yazarsın?” Adam, başı önünde konuşur:
– “Delilim vardır, lâkin ispat ister.”
– “Ya dediğin gibi sağlam değilse delilin?”
– “O zaman boynum, hükme kıldan incedir Sultanım…”
– “Eeee!”
– “Sultanım, herhangi bir havradan (sinagog) rasgele bir hahamı izahsız yaka-paça tutuklayın, bir hafta tutun. Bakın neler olacak…” Dediği yapılmış adamın. Bütün azınlıklar bir olmuş, başlarında Museviler, “Ne oluyor, bu ne zulüm? Bizim din adamımıza biz kefiliz, ne gerekirse söyleyin yapalım, o masumdur, gerekirse kefalet ödeyelim…” Çevre ülkelerden bile elçiler gelmiş, elçiler mektup üstüne mektup getirmiş. Bir hafta dolunca, adam:
– “Sultanım, artık bırakmak zamanıdır” demiş. Haham bırakılmış, azınlıklar mutlu, bu sefer Sultan’a teşekkürler, hediyeler.
– “Aynı işi herhangi bir kiliseden herhangi bir papaz için yaptırınız Sultanım” demiş. Aynı şekilde bir papaz derdest edilip yaka-paça alınmış Pazar ayininden ve aynı tepkiler artarak devam etmiş. Haftası dolunca da serbest bırakılmış. Mutluluk ve sevinç gösterileri daha bir fazlalaşmış, teşekkürler, şükranlar… Din adamlarına kavuşmanın mutluluğuyla daha bir sarılmışlar birbirlerine… Sultan:
– “Bitti mi?” demiş adama.
– “Sultanım son bir iş kaldı, sonra hüküm zamanıdır izninizle” demiş.
– “Şimdi nedir isteğin?”
– “Efendim, payitahtımız Bursa’nın en sevilen, âlimini alınız minberinden…” Adamın dediğini yapmışlar, Ulucami imamını Cuma hutbesinin ortasında almışlar, yaka-paça götürmüşler.
Bir Allah’ın kulu çıkıp da, “ne oluyor, siz ne yapıyorsunuz? Hiç olmazsa vaazı bitene kadar bekleseydiniz”, gibi tek bir kelâm etmemiş, imamın peşinden giden, arayan-soran olmamış… Geçmiş bir hafta, “Nerde imam” diye gelen-giden yok! Halk hâlinden memnun, başlamış bir dedikodu, o geçen hafta tutuklanan koca âlim için:
– “Biz de onu adam bilmiş, hoca bellemiştik…”
– “Kim bilir ne suç etti de tevkif edildi!”
– “Vah vah! Acırım arkasında kıldığım namazlara…”
– “Sorma, sorma…”
Padişah, kadı ve adam izliyorlarmış olup-bitenleri. Sonunda Padişah çeşmeyi yaptırana sormuş:
– “Eee, ne olacak şimdi? Adam:
– “Bırakma zamanıdır. Bir de özür dileyip helâllik almak lâzımdır hocadan.” “Haklısın” demiş padişah, denilenin yapılması için emir buyurmuş ve adama dönmüş. Adam başı önünde konuşmuş:
– “Ey büyük Sultanım, siz irade buyurunuz lütfen, böyle Müslümanlara su helâl edilir mi?”
Sultan acı acı tebessüm etmiş:

– “Hava bile haram, hava bile!” demiş.

 

Posted in Hikayeler | Tagged , , , , , , , , , , , | Bu Çeşmeden Su içmek Müslüman’a Haramdır için yorumlar kapalı
Mar 21

Dünya Şiir Günü Kutlu Olsun

Dünya Şiir Günü Kutlu Olsun                                                                                                                                                                                   www.kenansahbaz.com

İlk kez 1999 yılında UNESCO tarafından ilan edilen ve dünya çapında kutlanan Dünya Şiir Günü’nün amacı “farkındalık yaratmak ve ulusal, evrensel, bölgesel şiir hareketlerine taze bir enerji sağlamak”olarak nitelendiriliyor.

Şiirin sorgulayarak çeşitlilik yarattığını belirten UNESCO, dil çeşitliliğini kutlamak için bugünü şiir günü olarak ilan etmiş.

Şiir okumayı, yazmayı, yayınlamayı teşvik etmeyi amaçlayan Dünya Şiir Günü, önceleri 5 Ekim’de kutlanırken 20. yüzyılın sonlarına doğru 15 Ekim’de kutlanmaya başlanmış. Uzun süredir 21 Mart’ta kutlanan Dünya Şiir Günü, bazı ülkelerde halen bu tarihlerde kutlanıyor.

Türkiye’de ise Yazarlar Sendikası üyesi şair ve yazarlar, 21 Mart Dünya Şiir Günü’nü Kadıköy’de Beşiktaş İskelesi’nde buluşarak, Şiir Günü Bildirisi okuyarak kutlamaktadır.

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , | Dünya Şiir Günü Kutlu Olsun için yorumlar kapalı
Mar 20

Dalkavukluk

Dalkavukluk                                                                                                                                                                                             www.kenansahbaz.com

Sadece ülkeler değil, böyle düzenlerin hâkim olduğu daha küçük yapılar, ticarî işletmeler, kulüpler, odalar, partiler, cemaatler, dernekler de eninde sonunda batıyor… Yalakalar, yağcılar, dalkavuklar, uşaklar‘afyon’ gibidirler ve sonuçta batışı hızlandırırlar…

‘Yanlış’a nereden ve kimden gelirse gelsin ‘yanlış’ diyenlerin saygı gördüğü yapılarla, gemi göz göre göre kayalıklara doğru ilerlerken kaptana övgüler düzüp, sonra da bir kedi gibi sırtının sıvazlanacağı ümidiyle hayat sürenlerin egemen olduğu yapılar aynı olabilir mi?

Yapıların sağlığını test etmek için bakmak lâzım: Orada insanlar kendilerine nasıl yer açıyorlar? Omuzlarıyla mı, beyinleriyle mi? Yağcılık potansiyelleriyle mi, şahsiyetleriyle mi? Kral, diktatör, tiran, patron, genel başkan, şef, şeyh, önder, firavun vs. karşısında eğilme esneklikleriyle mi, dik duruşlarıyla mı?

İlk şıklar geçerliyse orada eğreti bir düzen tutturuluyor… Varlığınızı korumak için yağcılığınızın ve dalkavukluğunuzun dozajını hep üst düzeyde tutmak zorundasınız… Menfaatinize ve bahşedilmiş makamınızı koruma arzunuza ‘sadâkat’ elbisesi giydirmeli ve sonra da onu ‘şeref’ olarak takdim etmelisiniz…

‘Sadâkat’ ve ‘şeref’ ilişkisinde bir de Shakespeare’e kulak vermek işinize gelmemeli: “İktidar dalkavukluktan hazzetmeye başladığı zaman şeref daima ayaklar altında ezilmiştir…”

Olsun, ‘atıl’ denildiğinde atılmak, ‘tükür’ denildiğinde tükürmek, ardından ‘yala’ denildiğinde yalamak durumundasınız ve işi pişkinliğe vurmaktan başka çareniz yoktur…

***

Bu tipler hep vardı aslında… Padişaha “Ben patlıcanın değil, sizin dalkavuğunuzum” fıkrasında olduğu gibi cevap verirken de, devletlû sofrasında “Sıfır nedir?” sorusuna “Sizin yanınızda bendenizim efendim?” diye küçülürken de vardı… Kral “Kaç yaşındasın?” diye sorduğunda “Emrettiğiniz yaştayım” karşılığını verirken de tabii…

Hani “Millî Şef İnönü konuştuğunda sadece kuvvetli bir parti başkanı ve çelik iradeli bir devlet başkanı değil, aynı zamanda bütün bir millet konuşur. Çünkü şefin sesi Türk milletinin sesidir”diyor ya o günün büyük gazetecisi, işte öyle bir şey… Veya Fransız imparatoru böbrek sancısı çektiğinde onun gibi acıyla kıvranan ve kendilerini yerden yere atan dalkavuklar gibi bir şey… 

Kaynak: http://www.yenicaggazetesi.com.tr/isterseniz-biraz-da-kar-savurtturayim-37181yy.htm

Posted in Yazılarım | Tagged , , , , , , , | Dalkavukluk için yorumlar kapalı
Mar 19

Sünnettir

Sünnettir                                                                                                                                                                                                       www.kenansahbaz.com

Nasreddin Hoca’nın evine bir gün üç molla misafirliğe gelir. Üçü de birbirinden obur şeylermiş. Hoca ne yemek çıkarmışsa silip süpürmüşler. O kadar ki sahanlarda yemek bitince, bunu da “sünnettir” diye ekmekle iyice sıyırıvermişler. Bu sırada odaya Hoca’nın oğlu girmiş.

Mollalar Hoca’yı memnun etmek için:
-Aman ne güzel çocuk… Adı ne bunun? diye sormuşlar.

-Adı Farzdır, demiş.

Mollalar şaşırıp birbirlerine bakmışlar:
-Bu ne biçim isim Hoca Efendi? demişler. Şimdiye kadar böyle bir isim hiç duymamıştık.

Hoca hemen taşı gediğine koymuş:
-Yahu, sünnet diyeyim de onu da mı yiyin?

Posted in Fıkralar | Tagged , , , , , , | Sünnettir için yorumlar kapalı
Mar 18

Her şey bitti.. Sıra Türk’te!

Her şey bitti.. Sıra Türk’te!                                                                                                                                                      www.kenansahbaz.com

Türkiye’de sanki her şey bitti de Türkiye’nin düzenini yalnızca Türk kelimesi bozuyor diye çok yanlış bir algı yaratılmaya çalışılıyor. Dahası böyle bir yaklaşımı demokratikleşme olarak lanse etmeye çalışanlar var.

Geçmişte Avrupa Birliği’nden Lajendik, Almanya’da Federal Alman ceza kanununda ”Alman” sözünün olmadığını söylemişti. Ne var ki Alman ceza kanunu “90-a maddesinde; Anayasal düzene sövülmesi veya küçük düşürülmesi, bayrağı, Millî marşı aşağılamak, yine 90-b maddesinde de yasama organlarının, hükümetin, Anayasa mahkemesinin aşağılanmasını” suç olarak kabul etmiştir.. (Soykırım özürlü olduklarını bildiği halde)

Fakat Lajendik, neden İtalyan ceza yasasını örnek vermiyor. İtalyan ceza kanunu, 291. maddesine göre ”Millî bayrağın alenen aşağılanması’‘ ve  292. maddesine göre ise ”İtalyan milletine alenen hakaret edilmesi” suçtur.  

CHP eski Genel Başkanı Deniz Baykal, Türkiye Cumhuriyeti’nde Üst kimlik Türk’tür diyerek bu tartışmaları daha mantıklı bir çözümde birleştirmişti. Hatta ”Yunanistan anayasasında Yunan Cumhurbaşkanı olmak için Yunan vatandaşı olmak yetmiyor. Ayrıca Helen kökünden olmak zorunluluğu vardır” diye bir örnek de veriyordu. Ve ”Şimdi Türkiye’de ırkçılıktan söz etmeye çalışanların bu gerçeği görmeleri lazım geldiğini de ilave ediyordu.”

Avrupa Birliği, İtalya’ya veya Yunanistan’a neden itiraz etmiyor?

Anayasada ilk dört madde değiştirilemez denildiği halde, Tartışmanın Türklük kelimesi üstünde yoğunlaşması, bu yolda kasıt olduğunu gösteriyor.

Bugün, CHP ve MHP, Anayasanın ilk 4 maddesinin değiştirilmesini kırmızı çizgi olarak baştan söylediler. Yalnızca AKP, bu 4 maddenin de tartışılmasını istiyor. HDP ise zaten bunu istiyor.

Türkiye jeopolitik bir risk altındadır. Terör sorunu yaşıyor. Ekonomik sorunlar tırmanıyor. Bir kısım solcular, bildiri yayınlayarak teröre cesaret veriyor. Bu şartlarda Anayasa tartışılması için uygun bir ortam yoktur. 

Dikkat edin… Türklüğü aşağılayanlar ya bunu yaparak şöhret sahibi olmak isteyenlerdir… Yahut dışarıdan çıkarı olup da  kasıtlı hareket edenlerdir…

Kaynak: http://www.yenicaggazetesi.com.tr/her-sey-bitti-turk-kaldi-36882yy.htm

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , | Her şey bitti.. Sıra Türk’te! için yorumlar kapalı
Mar 18

ÇANAKKALE ZAFERİ

18 Mart Çanakkale Zaferi Türk tarihinin en büyük ve en önemli zaferlerinden biridir.

Türk tarihinin belkide en büyük savaşları arasında yer alan Çanakkale Savaşı 1915 – 1916 yılları arasında Osmanlı Devleti ile İtilaf Devletleri arasında yapılmıştır. Tarihin belkide en kanlı savaşları arasında yer alan Çanakkale Savaşı deniz ve kara muharebeleridir.

İtilaf Devletleri; İstanbul ve Çanakkale boğazlarının kontrolünü ele geçirmek, Rusya’yla güvenli bir erzak tedarik ve askeri yolu açmak için başkent İstanbul’a ulaşmak istiyorlardı. Ancak tüm planları ve saldırıları başarısızlıkla sonuçladnı. Yabancı uluslar geri çekilmek zorunda kalarak her iki tarafta savaş sonrasında ciddi ölçüde bir insan kaybına uğramıştır.

ÇANAKKALE ZAFERİ’NİN 101. YILDÖNÜMÜ KUITLU OLSUN!..

Şanlı Kahraman Türk’ün Zaferi Çanakkale!..                                                                                                                                   www.kenansahbaz.com

Çanakkale ecdadın zafere koştuğu yer

Vatan ve millet için Türklükle coştuğu yer

Kahramanca savaşıp, yiğitçe düştüğü yer

Sarsılmaz Türk’ün özü, cevheri Çanakkale!..

Şanlı Kahraman Türk’ün Zaferi Çanakkale!..

 

Hür yaşayan devlete saldırıldığı andı..

Demir canavarların homurtusuyla yandı

Oluk oluk o, akan bayraktaki al kandı

Sarsılmaz Türk’ün özü, cevheri Çanakkale!..

Şanlı Kahraman Türk’ün Zaferi Çanakkale!..

 

Hicrana bürünse de yeşil zümrüt, bağları

Kükredi bütün yurdun ovaları, dağları

Mertçe ihad eyledi ölüleri, sağları

Sarsılmaz Türk’ün özü, cevheri Çanakkale!..

Şanlı Kahraman Türk’ün Zaferi Çanakkale!..

 

Şahit Türk’ün şanına, yer küre şaha kalktı

Görünen, görünmeyen Çanakkale’ye aktı

Irkım zafer takını o gün göğsüne taktı

Sarsılmaz Türk’ün özü, cevheri Çanakkale!..

Şanlı Kahraman Türk’ün Zaferi Çanakkale!..

 

Üşüştü can yurduma, medeniyet sırtlanı

Irkım vatan uğruna döktü o asil kanı

Boyandı kan kızıla şafağın berrak tanı

Sarsılmaz Türk’ün özü, cevheri Çanakkale!..

Şanlı Kahraman Türk’ün Zaferi Çanakkale!..

 

Tarih sayfalarında Türk’e yine zor düştü

O gün kutsal vatanın sinesine kor düştü

Yiğitler birer birer kızıl kanlı mor düştü

Sarsılmaz Türk’ün özü, cevheri Çanakkale!..

Şanlı Kahraman Türk’ün Zaferi Çanakkale!..

 

Ne kadar yamyam varsa hepsi de birleştiler

Akıl, vicdan denilen duygular körleştiler

Şanlı zafer sonrası insanlar hürleştiler

Sarsılmaz Türk’ün özü, cevheri Çanakkale!..

Şanlı Kahraman Türk’ün Zaferi Çanakkale!..

 

Secde için Allah’a beş vakit diz çöktük biz..

Vatan ve bayrak için nice kanlar döktük biz..

Empertalist vampirin ciğerini söktük biz..

Sarsılmaz Türk’ün özü, cevheri Çanakkale!..

Şanlı Kahraman Türk’ün Zaferi Çanakkale!..

 

Sevgi duyar, kafirden kurtulan taşlar şimdi

Yedi kat arşa kadar yükselir başlar şimdi

Huzur içinde yatar o şehit nâşlar şimdi

Sarsılmaz Türk’ün özü, cevheri Çanakkale!..

Şanlı Kahraman Türk’ün Zaferi Çanakkale!..

Kenan ŞAHBAZ

Not: Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , , | ÇANAKKALE ZAFERİ için yorumlar kapalı