Eki 22

Hainlikle karşı karşıya bir Türkiye!…

HAİNLİK1

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Hainlikle karşı karşıya bir Türkiye!…

www.kenansahbaz.com

Her ne hikmetse Ankara’daki “Barış Mitingi”nde Türkiye’yi kan gölüne çeviren cani örgütün siyasi uzantısı HDP önsaflarda yer almaktadır. Ülkemin dinamik, masum, vatansever gençlerin samimi hayallerini hainliklerine alet edenleri ettirenleri, Allah kahretsin (K.Ş)

Selahattin Demirtaş, PKK’lı teröristlerin HDP’nin seçmeni olduğunu ve PKK’lıların cenazesine gitmeyen HDP’li milletvekilleri hakkında soruşturma açılacağını söylüyor.

Böylece Mehmetçik katillerine onur veriliyor ve cenazeleri TBMM’de milletvekili sıfatını taşıyanlar eşliğinde kaldırılması sağlanmış oluyor.

Hatırlanacağı gibi bir terörist cani, Pozantı’da Emniyet Müdürlüğü binasına gece yarısı kalleşçe saldırır ve 2 polisi şehit eder. Bu caninin toprağa verilmesi sırasında HDP Şanlıurfa Milletvekili Ziya Çalışkan, polis memurunu şehit eden terörist için “şehit” ifadesini kullanarak “Toprağa verdiğimiz her yiğidimiz ant olsun gençliğimiz kadınlarımız, bunu onur ve şeref yükü olarak taşıyacağız ve bu şehitlerimize layık olacağız” diyor.

Bir kalleş katile ‘layık olmak’ onun yaptığı kalleşlik ve katillikten daha fazlasını yapmakla mümkündür.

Tunceli bölgesinde onlarca yıldır yol kesen, kan döken, saldırı düzenleyen kitle katliamcısı PKK’nın Tunceli sorumlusu askerle girdiği çatışma sırasında öldürülmesi üzerine HDP’li vekil şu tveet’i atmış, “Dersim’in asil Komutanı Baran Dersim önünde saygıyla eğiliyoruz.”

Kitle katliamı yapan canileri, pusu kuran hainleri, bomba döşeyen insanlık düşmanlarını “şehit” ya da“kahraman” ilan etmek ahlaken çökmüş kriminal bir zihniyetin sayıklamalarıdır. Ahlakın bittiği yerde de her şeye izin var demektir.

HDP’li Selahattin Demirtaş, 5 Eylül’de Berlin’de de şunları söylemişti; “Halk karşısında bütün ordular çaresizdir. İşte Tayyip Erdoğan’ın sarayının ordusu ve polisi de. Yenildiler, yine yenilecekler.”

Demirtaş’ın burada da yaptığı Tayyip Erdoğan karşıtlığını bahane ederek HDP’ye oy kazandırma operasyonudur. Türk ordusunu Tayyip Erdoğan’ın ordusu, cinayet işleyen katil teröristi devlet olarak ilan etmek gerçekte devlet ve millet düşmanlığı yapmaktır. Bu sözler aynı zamanda devlete savaş açmak, devlet yıkıcılığına soyunmak anlamına gelmektedir.

Devleti yönettiğini iddia edenler mi? Onlar seyretmekte ve kendilerini kurtarmak derdindeler..(K.Ş)

Kaynak: http://www.yenicaggazetesi.com.tr/hainlikle-karsi-karsiyayiz-35971yy.htm

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , , | Hainlikle karşı karşıya bir Türkiye!… için yorumlar kapalı
Eki 21

Üçüncü Boğaz Köprüsü

indir (2)

 

Üçüncü Boğaz Köprüsü

www.kenansahbaz.com

Üçüncü Boğaz Köprüsünün yapım işini Japon, Amerikan ve Türklerden oluşan bir konsorsiyum almış. Açılışın yapılacağı
sırada tam kurdele kesilirken köprü büyük bir gürültüyle yıkılmış.

Japonların patronu: ‘Gitti bütün emeklerim, mahvoldu kumlarım’ diyerek harakiri yapmış.

Amerikalı boss: ‘Gitti çeliklerim, tonlarca demir yıkıldı’ diyerek tabancasını çekip intihar etmiş.

Tüm bunları izleyen Türk müteahhit de derin bir ‘Oh!’ çeker: ‘Japon ve Amerikalı intihar ederek suçlu oldukları ispat ettiler, çok güzel iş yaparız diye beni de kandırdılar’ diye yüksek sesle konuştuktan sonra yanındakilere fısıldayarak ‘İyi ki çimento koymamışım, yoksa bende bunlar gibi iflas eder mahvolurdum’…

Posted in Fıkralar | Tagged , , , , , | Üçüncü Boğaz Köprüsü için yorumlar kapalı
Eki 20

“KÜRESEL GÜÇLER ANLAŞMASI” TÜRKİYE’Yİ BÖLÜYOR..

indir (1)

 

 

 

 

 

 

 

 

“KÜRESEL GÜÇLER ANLAŞMASI” TÜRKİYE’Yİ BÖLÜYOR..

www.kenansahbaz.com

PKK ayaklanma hazırlıklarına devam ediyor!..

Şırnak Cizre’de 4 Eylül’de sokağa çıkma yasağı ile başlayan ve 8 gün süren polis operasyonu, ülke gündemine oturmuştu. Hükümetin 750 özel harekat polisi ile başlattığı hendek kapatma operasyonunda Cizre ilçesine giriş çıkışlar kapatılmıştı. 8 günlük operasyon sonunda sadece Yafes Mahallesinde 1-2 sokakta hendekler kapatılabildi. Operasyon sonrası kapatılan hendekler YDG-H militanlarınca geri açıldı.

Yani, Cizre başta olmak üzere Şırnak’ta değişen çok fazla bir şey yok.

Ha!.. Bunlar da benim iddialarım değil. Ankara’ya ulaşan, sÜmen altı edilen istihbarat raporlarından özetliyorum. Buna göre; PKK Şırnak’ta bazı ilçeleri ele geçirmeye yönelik saldırı hazırlığında…Ve, saldırı hazırlıklarının seçim sonrasına yönelik olduğu değerlendiriliyor.

İstihbarat raporlarında yer alan bilgilere göre; Şırnak merkezde Valilik, Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü ve Polis Evinin yakınındaki sokaklarda birçok tuzaklı hendek kazılacak.

Cizre’de ana arterler hariç tüm sokak girişleri hendeklerle kapatılacak.

Silopi’de kazılan hendekler haricinde mahalle aralarındaki tüm menfezlerin havaya uçurulması ve çok büyük bir PKK paçavrasının ilçede dalgalandırılması planlanıyor.

İdil’de özellikle 2 mahallede çok sayıda tuzaklı hendekler açılacak.

Güvenlik birimleri, Bayramda, Beytüşşebap ilçesini ele geçirmeye yönelik yapılan saldırıyı bölücü örgütün Şırnak’ı fiilen ele geçirmeye çalıştığının ilk göstergesi olarak değerlendiriliyor. “Halk arasında çok yakında büyük olaylar yaşanacağı konuşuluyor” deniyor.

Güvenlik güçlerinden Ankara’ya ulaşan istihbarata göre, bölücü örgüt, ilk olarak Cizre ilçesini ele geçirmeye çalışacak. Bunun için Cizre ilçe merkezine dağ kadrosundan 750 PKK’lı gönderildi. Kuzey Irak’tan yurtiçine sokulan 8 adet Doçka uçak savar ile çok sayıda Zağros isimli uçaksavar ilçenin belirli yerlerine yerleştirildi. Ayrıca 15’e yakın zırh delici roketin toplu bir baskında kullanılarak Kaymakamlık ve Adliye binalarının ele geçirilmesinin planlandığı yine gelen bilgiler arasında.

Cizre’nin PKK tarafından ele geçirilmesi sonrasında ilçeye sınır olan ve Suriye’de PYD tarafından özerk bölge olarak ilan edilen “Cizire” kantonundan bin 500 YPG’linin sınırı geçerek Cizre’ye gireceği ise örgütün son aşamada devreye sokacağı plan olarak değerlendiriliyor.

Peki Cizre’de son durum ne?

Bölgedeki güvenilir kaynaklar “Cizre’de 8 gün süren operasyon sonrası ilçeden Özel Harekat ve Çevik Kuvvet polisleri geri çekilerek az sayıda ve tecrübesiz polis Cizre’de yalnız bırakılmıştır. Benzer uygulamalar diğer ilçelerde de devam ediyor” diyor. Güvenlik güçlerinin yaşadığı diğer sıkıntılar da şöyle özetleniyor;

“Hendek kapatmak için kullanılan zırhlı kepçeler, eğitimsiz polis memurlarına kullandırılmaktadır. Kullanmak istemeyen polisler ise meslekten çıkarılma ile tehdit edilerek zorla çalıştırılmaktadır. Eğitimli ve işin ehli kişiler tarafında kullanılacak kepçeler ile hendekler kısa sürede kapatılacakken, polislerin kullandığı kepçeler ile hendeklerin kapatılması saatler sürmekte ve bu sürede bölücü terör örgütüne eylem yapma fırsatı verilmektedir. Zırhlı kepçelerin camlarının rokete, kepçenin altının ise mayınlama tarzı eylemlere dayanıksız olması şehit verilmesine sebep olmaktadır.

Diğer yandan polislerin elinde AK-47 (kalaşnikof) marka silahtan başka ağır silah bulunmaması, polisi ağır silahlarla ilçeyi ele geçirmeye gelen teröristler karşısında zayıf bırakmaktadır.

Ayrıca Ural isimli zırhlı araçların yeni üretimlerinin altının zırhsız olması son dönemde mayınlama tarzı eylemleri yoğun şekilde gerçekleştiren PKK karşısında ağır zafiyetler vermeye sebep olmaktadır. Eski üretim Ural zırhlı araçların ise altının zırhlı olması mayınlara dirençli olmasına rağmen bölgeden çekildiği görülmektedir.”

İktidarın Valileri satmasının ardından terör bölgesinde birçok yerde  yapılacak operasyonlar konusunda yetki kavgası çıktığı kulağıma gelen bilgiler arasında.Valilerin sorumluluğu üstüne almamak için kaymakamlarla toplantılarda güvenlik güçlerinin önünde  kapıştığı ve topu üzerlerinden atmak için kaymakamları baskı altına alıp sıkıştırdıkları ifade ediliyor.

İşin özeti; bölücü terör örgütü PKK bitirici hamle için 1 Kasım sonrasına  yoğun hazırlık yapıyor. “Terörün belini kırdık” algı operasyonları ile millet yine narkozlanıyor.

NATO, dün demedi mi, “48 saat içinde konuşlanma kapasitemiz var” diye. Doğrudur!.. Tüm hazırlıkların tamam olduğuna inanıyorum…

Topraklarımıza “Rusya tehditi” bahanesi ile yerleşecek NATO, sizce kimi korur? Sudan bir sebeple çıkartılan ayaklanmanın ardından şöyle gözünüzün önüne tekrar getirin sıkılacak “insan hakları”, “öz yönetim hakkı” mavralarını!

İngiltere, ABD, AB, Rusya anlaşır, paylarını alırlar. Sözde Kürdistan ile Büyük İsrail güvence altına alınır. Bizlere de dağa çıkmaktan başka çare kalmaz!

 

Kaynak: http://www.yenicaggazetesi.com.tr/natopkk-1-kasim-sonrasina-hazirlaniyor-35923yy.htm

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , , , , | “KÜRESEL GÜÇLER ANLAŞMASI” TÜRKİYE’Yİ BÖLÜYOR.. için yorumlar kapalı
Eki 19

“Ben böyle şeyler yapmam..”

images

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ben böyle şeyler yapmam..”

www.kenansahbaz.com

Korutürk kontenjan senatörü iken, yine oğlu Salâh geometri dersinde ki basarısızlığı nedeniyle Deniz Lisesi’nde iki yıl üst üste kalınca da zamanın Deniz Kuvvetleri Komutanı Celal Eyicioğlu, Fahri Korutürk’e
gelir ve;
 -“Biz böyle insanlar mesleğe girsin diye  uğraşıyoruz. Ama okula girmiş, basarılı bir öğrenciyi çıkarmak durumunda kalmıslar. Olmaması gereken bir sey. Salâh’in sinav kâgıdının bir kere daha okunmasını
istiyoruz. Bunun için bir dilekçe verseniz” der.
Ancak Fahri Korutürk, Deniz Kuvvetleri Komutanına;
-“Ben böyle seyler yapmam! Hiç bir zaman böyle bir sey düşünmedim.Bizim arkadaşlarımızdan Namık Taçkin vardı. Oğlu Erkut Taçkin (müzisyen) da böyle bir sebepten okuldan çıkarıldı. Namik bana geldiği
zaman, kurallar nasılsa onun dşına çıkamayacağımızı söylediğimi hatırlıyorum. Şimdi bir arkadaşıma, bir meslektaşıma bunu söyleyip te sonra kendim böyle bir sey yapabilir miyim? Neyse tazminat tutarı
veririz, baska yerde okur.”
Okulun iki yillik tazminat tutarını öder ve üzüntüden kahrolan oglunu,
“Üzülme. Bunlar çok normal seyler. Baska imkânların da var,” diye teselli eder.

Kaynak: http://www.gaziantephaberler.com/muzafferin-sectikleri@bir-cumhurbaskanifahri-koruturk-uzulecekseniz-okumayin-yazisi-3289.html

Posted in Hikayeler | Tagged , , , , , | “Ben böyle şeyler yapmam..” için yorumlar kapalı
Eki 18

“Çok İyi Hesaplanmış Politik tavır”

11092739_1598509440423566_1150510621_n

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

“Çok İyi Hesaplanmış Politik tavır” Doç. Dr. A. B. Dural

www.kenansahbaz.com
Doç. Dr. A. B. Dural, MHP Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli’nin 7 Haziran seçimlerinden sonraki tavrını yerinde buluyor ve şunları yazıyor:
“7 Haziran’dan sonra MHP lideri Devlet Bahçeli’nin çok eleştirilen AKP’li ve HDP’li koalisyonun her türlüsüne karşı katı tutumu, ayrışan tabanların bir daha karışmasını engellemeye yönelik çok iyi hesaplanmış bir politikaydı. Seçim kampanyası boyunca AKP önderliğini, Erdoğan’ın yakın çevresini de kapsayacak şekilde yargıya teslim edeceğini dile getiren Bahçeli, böylelikle iki tabanın sadece ideolojik çıkarımlar açısından değil, ahlak, siyasal girdi-çıktılar ve menfaat birliği de taşımadığını göstermek için insanüstü bir çaba sarfetti. ‘Yargı önüne çıkarmayı’ vaat ettiği bir siyasal hareketle koalisyon kurma ihtimali bile izlenen kampanyadan sonra, MHP açısından, ilkesizlik anlamına gelecekti. Üstelik bu MHP liderinin, AKP önderliğinin geçmişteki uygulamalarının yargıya taşıyacağını ileri sürdüğü, zaman zaman vatana ihanetle bile suçladığı, propaganda metinlerinde AKP adını sıklıkla yolsuzluk ve ahlaksızlıkla birlikte andığı ilk seçim kampanyası da değildi. / MHP lideri son iki genel seçim ve aradaki tüm seçim- referandum süreçlerinde aynı çizgiyi izlemişti. Seçim gecesi yaptığı konuşmada CHP ve HDP ile birlikte, ‘Osloculuk’la suçladığı AKP’ye kapıyı kapatan Bahçeli, tabanların ayrıştırılması ve karşı tabanın içinin boşaltılması hamlesinde sarsılmaz kararlılıkla durmuştu. Böylelikle muhafazakâr sağda bir adım öne geçen Bahçeli’nin, süreç boyunca izlediği ödünsüz politika, siyaseti gündelik manevralarla değil, süreçler içinde uzun erimli perspektiften izleyenler açısından neredeyse kusursuzdu.” (“Türk Muhafazakârlığında ‘Müslüman Türk’ ve ‘Türk Müslüman’ Çatışması”, kemalist.gen.tr)
Kaynak: http://www.yenicaggazetesi.com.tr/mhpden-oy-alir-mi-35973yy.htm

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , , | “Çok İyi Hesaplanmış Politik tavır” için yorumlar kapalı
Eki 17

GÖRÜN GERÇEKLERİ!

images (1)

images

 

 

 

 

 

 

 

 

GÖRÜN GERÇEKLERİ!                                                                                                                                                                  www.kenansahbaz.com

Hiç millî duygular gelmez taşkına..

Fırsat vermeyin şu deli, şaşkına

Bu vatan, bu millet, bayrak aşkına

Görün gerçekleri gördürün artık!

Dönün aslımıza döndürün artık!

 

Gözler makineli tüfek namlusu

Bilir dünya, Türkler Hakk’ın ordusu

Türk’e kurulmakta  en hain pusu

Görün gerçekleri gördürün artık!

Dönün aslımıza döndürün artık!

 

Milliyetçi gençler, altındı, simdi

Söyleyin bu gün kim, dün suçlu kimdi?

Ne milletiz, ne halk, yığınız şimdi

Görün gerçekleri gördürün artık!

Dönün aslımıza döndürün artık!

 

Baktım vekillere virüslü çıktı

Siyaset atışı “arkadan” sıktı

Kendine güveni tamamen yıktı

Görün gerçekleri gördürün artık!

Dönün aslımıza döndürün artık!

 

Kime ait, kimde yurdun tapusu?

Kurulmuştur kanla, canla yapısı

Sömürüye gider batı kapısı..

Görün gerçekleri gördürün artık!

Dönün aslımıza döndürün artık!

 Kenan ŞAHBAZ 

Posted in Şiirlerim | Tagged , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | GÖRÜN GERÇEKLERİ! için yorumlar kapalı
Eki 16

AKP’nin kurucu ilkeleri veya fabrika ayarları? (2)

indir

 

 

 

 

 

 

 

 

 

AKP’nin kurucu ilkeleri veya fabrika ayarları? (2)
www.kenansahbaz.com
AKP Kurucular Kurulu kitabının 8’inci sayfasında, “Partimiz merkeziyetçi devlet anlayışından vazgeçilmesini öngörür” deniliyordu.

Kurucular Kurulu kitabının 11’inci sayfasında, “Partimiz küreselleşmenin gerektirdiği yapısal dönüşümlerin kaçınılmazlığını ve en az maliyetle gerçekleştirilmesini savunur” deniliyordu…

Programın 35’inci sayfasında, “Çağımız bir yönüyle küreselleşme çağı, diğer yönüyle yerelleşme ve yerel yönetimlerin devlet sistemleri içindeki ağırlıklarının arttığı bir çağdır” deniliyordu!

Zaten gizli belgede de “Ankara, küreselleşmenin gerekliliğini anlamak ve dünyada geçerli olan kurallara uyum sağlamak zorundadır. Ankara şunu da anlamalıdır ki uygun gördüğü kuralları uygulayıp, kendi çıkarlarına uymayanları reddetmesi mümkün değildir. Küreselleşmenin bir adı da şehirleşmedir” denilerek programa harfiyen uyulması isteniyordu.

AKP’nin kurucu değerleri, işte bunlardır. İşin özünü en iyi anlatan ise İstanbul İl Başkanı iken Aziz Babuşçuolmuştur. Babuşçu“AKP iktidarından önce hepimiz Türk’tük. Etnik farklılıkları bahane ederek farklı isteklerde bulunmak yasaktı” diyebilmiştir.

AKP’nin kurucu değerleri, kendilerinin de sahip çıktığı gibi 31 Mart vakası, Menemen isyanı ve Dersim isyanıdır.

Öyle ki AKP’nin memur sendikası, İskilipli AtıfŞeyh Sait ve Seyit Rıza‘ya hakaret ettiği iddiasıyla Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü hakkında suç duyurusunda bulunabiliyor. Oysa cumhuriyet rejimi bu üç kişiyi, savaş sırasında İngilizlerle iş birliği yaptıkları gerekçesiyle idam ettirmiştir.

AKP, cumhuriyetin kurucu felsefesini yıkarak, gizli belge çerçevesinde yeni bir devlet kurmaya çalışıyor.

Bu itibarla ya Türkiye durur, ya AKP! İkisinin bir arada yaşaması mümkün değildir.

 Kaynak: http://www.yenicaggazetesi.com.tr/akpnin-kaderi-ve-turkiyenin-kaderi-35765yy.htm

Posted in Yazılarım | Tagged , , , , , , , , , , , , , | AKP’nin kurucu ilkeleri veya fabrika ayarları? (2) için yorumlar kapalı
Eki 15

Ziya Paşa’dan günümüze beyitler.. (1)

ziya-pasa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ziya Paşa’dan günümüze beyitler.. (1)                                                                                                                                                                           www.kenansahbaz.com

* Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir
Tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir

(Açıklaması: Nasihat ile uslanmayanı azarlamalı, azarlama ile uslanmayanı pataklamalı.)

* Âyinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz
Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde

(Açıklaması: Kişinin aynası yaptığı işlerdir, laflarına bakılmaz; çünkü kişinin aklının seviyesi ancak yaptığı işlerle ortaya çıkar.)

* Bî-baht olanın bağına bir katresi düşmez

Bârân yerine dürr ü güher yağsa semâdan

(Açıklaması: Gökyüzünden yağmur yerine inci ve mücevher yağsa talihsiz olanın bahçesine bir damlası bile düşmez.)

* Âsûde olam dersen eğer gelme cihâna
Meydâna düşen kurtulamaz seng-i kazâdan

(Açıklaması: Eğer mutlu ve rahat olmak istersen bu dünyaya hiç gelme; çünkü şu hayat meydanına bir defa düşen kaza taşlarından -ızdırap verici dertlerden- kurtulamaz.)

* Dehrin ne safâ var acaba sîm ü zerinde
İnsan bırakır hepsini hîn-i seferinde

(Açıklaması: Dünyanın altınında ve gümüşünde ne mutluluk olabilir ki? İnsanlar o kaçınılmaz son yolculuğa çıkarken zaten bunların hepsini geride bırakır.)

* Seyretti havâ üzre denir taht-ı Süleyman
Ol saltanatın yeller eser şimdi yerinde

(Açıklaması: İslâm mitolojisine göre bir peygamber olan Hazret-i Süleyman gelmiş geçmiş insanların en zenginiydi. Bundan başka Allah’ın bir lûtfu olarak kurda, kuşa, ateşe ve suya hükmedecek güçleri vardı. Bu kudret ve ihtişamın timsali olarak gökyüzünde uçabilen bir tahta sahipti. Ama dünyanın geçiciliğine bakın ki o muazzam saltanatın bile yerinde şimdi yeller esiyor.)

Bu konuda halk arasında söylenen bir deyiş vardır: “Dünya Sultan Süleyman’a bile kalmamış…” diye; ancak bu sözde ve Ziya Paşa’nın beytindeki Süleyman, Kanunî Sultan Süleyman değil, Peygamber Süleyman’dır.

Kaynak: http://listelist.com/ziya-pasa-beyitleri/

Posted in Atasözleri Vecizeler | Tagged , , , , , , , , , , , , , , , | Ziya Paşa’dan günümüze beyitler.. (1) için yorumlar kapalı
Eki 14

Mutabakatın gerekçesi

page_akdogan-dolmabahce-mutabakat-degildi-erdogan-ile-o-gun-hicbir-irtibatimiz-olmadi_649338817

 

 

 

 

 

 

Mutabakatın gerekçesi                                                                                                                                                                         www.kenansahbaz.com

7 Haziran’dan sonra başlayan silahlı çatışmalar da doğru bilinmiyor. Resmen ifade edildi; vatanımızın bir parçası üzerinde PKK/KCK “paralel devlet” kuruyor. Bu safhada örgüt silahlı saldırı yapmadıkça, Devlet güçleri müdahale etmeyecektir. Çünkü, “Güvenlikçi politikalarla terör önlenemedi” iddiası ile varılan “Oslo”ve “İmralı” mutabakatlarının şartları böyle diyor. Silahlı saldırı gelirse, cevap verilecek; gelmezse örgüte her alanda devlet inşa hakkı tanınacaktır. Aksi takdirde “devlet!” nasıl kurulabilir?  Neticede mutabakat şartlarına uyulduğu söylenebilir. Mesela, Diyarbakır’daki duruma bakalım: İsyancılar silah kullanırsa, güvenlik güçlerimiz karşılık vermeye çalışıyor. Çatışmanın dışında kalan alanlarda, devlet inşası için; yol arama ve kontrolü, kahve ve toplu yerlerde kimlik kontrolü, yargılama, vergi toplama, asayişi sağlama, belediye hizmetleri gibi egemenlik yetkileri örgüte devredilmiş oluyor. Özetlersek; isyancı teröristler, silahlı veya silahsız olarak, henüz sınırlarını bilmediğimiz bölgede, “kanton, özerklik, özyönetim, Kürdistan” gibi adlarla devlet kurma hakkını elde etmişlerdir! 

  1. Erdoğan 1991’de Erbakan’a verdiği”Kürt Raporu”nda şöyle diyor: “Bugün sorun gerçekte ulusal bir sorundur, yani bir Kürt sorunudur… Kemalist Devletin geleneksel zora ve silaha başvurma yöntemi artık iflas etmiştir… Türkiye’de dileyen herkesin kendi ana dilinde eğitim-öğretim yapabilmesini savunmak… PKK terörünü kınadığımız kadar devlet terörünü de kınamak. Devlet-PKK çatışmasında devletçi bir safta gözükmemek, devletin eleştiri üslubunu benimsememek; “Bölücü”, “Terörist”, “Ayrılıkçı” vs…
  2. Erdoğan, 1993’te yayımlanan”2. Cumhuriyet tartışmaları” kitabında şöyle diyor: “70 yıllık tarihinde Türkiye Cumhuriyeti katı bir üniter anlayışa sahip olmuştur. Her konuda “tekçi” olmuştur ve bu tek olan şeyi de kendisi seçmiştir… resmi ideoloji ırkçı bir kişilik taşıyor… Şu anda Türkiye Cumhuriyetinde 27 etnik grup yaşamakta. Bu 27 etnik grubun da varlıklarının tanınması gerekmektedir. ‘Türkiye Türklerindir’ gibi tezler yanlıştır. Türkiye, Türkiye’de yaşayan herkesindir… ‘Kürtler bağımsızlık isterlerse, buna hakkı var mı? sorusuna; tamamen ayrılmak isterlerse… Bu hakkı kimden isteyeceği önemlidir.”

 Kaynak:http://www.yenicaggazetesi.com.tr/terorist-isyan-nasil-bastirilir-35581yy.htm

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , | Mutabakatın gerekçesi için yorumlar kapalı
Eki 13

Bush`un Pulu

images

Bush`un Pulu

www.kenansahbaz.com

Başkan Bush’un yeni talimatı:
– Üzerinde resmim olan pul bastırdım, bundan böyle başkanlığın bütün mektuplarında bu pullar kullanılacak.
Bir süre sonra görülmüş ki pullar zarfa bir türlü yapışmıyor.
Başkan Bush küplere binmiş ve yetkilileri çağırıp sormuş;
– Üstünde resmim olan pullar yapışmıyor, arkalarına zamk sürmediniz mi?
– Sürdük efendim, demiş yetkili ve eklemiş;
– Yapışmamasının nedeni, herkesin pulun arka yüzüne değil de ön yüzüne tükürmesi efendim…”

Posted in Fıkralar | Tagged , , , , , , , , , , | Bush`un Pulu için yorumlar kapalı