Eki 10

Aşık Atmak

24115
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Aşık Atmak
Boy ölçüşmek, biriyle kozlarını paylaşmak gibi manalarda kullanılan bu deyimin aslı bir çocuk oyununa dayanır.
Âşık, koyunların ayaklarından çıkarılan bir kemik parçasıdır. Eskiden bununla çocuklar çeşitli oyunlar oynarlardı.
Yere aşık kemiği atan ilk çocuğun aşığının duruşu belirlenir.Sonra sıra ile diğer çocuklar da aşıklarını atarlar.
Sonradan atılan hangi aşığın duruşu, ilk atılanla aynı durumda olursa, ilk atanın aşıklarını alırdı.
İlk aşığa uygun olmazsa kendi aşıklarını ona verirlerdi.
“Aşık atmak” deyimi de bu oyundan mülhemdir.
Günümüzde “Herkesle aşık atılmaz.”, 
“Falan kimseyle aşık atılmaz”,
“Benimle aşık mı atıyorsun?” gibi farklı şekillerde tabirler kullanılmaktadır.
Posted in Hikayeler | Tagged , , , , | Aşık Atmak için yorumlar kapalı
Eki 09

Zülkarneyn

zulkarneyn5

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Zülkarneyn

Zülkarneyn, İslam dininin kutsal kitabı Kur’an‘ın Kehf Suresi‘nde geçen bir kişidir. Peygamber olup olmadığı tartışmalıdır. Kendisiyle ilgili anlatı Ye’cüc ve Me’cüc‘ü de içerir ki bu bağlamda benzeri anlatılar Tanah‘ta da bulunur. Kur’an’daki anlatıda kim veya ne oldukları açıklanmayan Yecüc ve Mecüc‘ü engellemek için bir set inşa ettiğinden söz edilir. Hangi çağda yaşadığı belirtilmemiştir.

Zülkarneyn kelimesi Arapçadır. Zü, tanımlık (e)l ve karneyn kelimelerinin birleşmesinden meydana gelmiştir. Zü, sahip ve mâlik demektir. Karn ise boynuz, perçem, tepe, zaman, güneş anlamlarına gelir. Karneyn, karn’ın tesniyesi yani iki tanesi demektir. Buna göre Zülkarneyn kelimesi iki boynuz sahibi şeklinde tercüme edilir.[1]

Zülkarneyn’in kimliği problemi

Zülkarneyn karakterini, kelime anlamının çift boynuz sahibi olması nedeniyle (çift boynuzlu miğfer takan) Büyük İskender‘e veya Ebu’l Kelam Azad, Muhammed Hüseyin Tabatabaî ve Nasir Mekarim Şirâzî gibi tefsir âlimleri tarafından ve bâzı Hıristiyanlarca Büyük Kiros‘a atfedilir.

Kur’an’da kimlik tanımı flu çizgilerle yapılmış efsanevî bir komutan veya kral olduğu anlaşılan Zülkarneyn’in demir işlemeyi bildiği göz önüne alındığında Demir Çağı‘ndan sonra yaşadığı anlaşılır. Sınırları doğu ve batıda olabilecek en geniş noktalara ulaşan bir devlet veya hükümranlığın başını temsil ediyor. Başarılarının büyüklüğü, kendisini Tanrı’nın desteklediği efsanesinin yerleşmesine yol açıyor. Başında savaşlarda kullandığı çift boynuzlu kaska atfen Zülkarneyn (çift boynuzlu) ifadesi kullanılıyor. Hikâyenin buraya kadarki kısmı Büyük İskender ile uyumlu gözüküyor ve Kur’an yorumcularının çoğu Zülkarneyn’in İskender olduğu sonucuna ulaşıyor. Ancak hikâyenin diğer parçaları başka coğrafyalardan derlenmiş unsurlardan oluşuyor. İskender’in demir kitleleri ile inşâ ettiği set Zülkarneyn Seddi/(Çin Seddi) ise seddi inşa edenin kimliği, seddin harcı ve kimlere karşı (Ye’cüc ve Me’cüc) yapıldığı göz önüne alındığında yorumcuların aklını karıştırıyor ve Büyük İskender için sonu olmayan kimlik arayışlarına, hatta onun Muhammed’in kendisi olduğu iddialarına yol açıyor.

Kur’an’ın Kehf Suresi’nin Orhun Yazıtları ile olan birebir benzerliğine dayanarak Zülkarneyn’in Bilge Kağan veya antik çağda yaşamış bir başka Türk komutan veya Oğuz Kağanolduğu da iddia edilir. Türk efsanelerinde Türk hakanının gökten bir ağaç kovuğuna inen kızlarla evlenmesi, Türk adı ile kurulan ilk devletin uzayla ilgili bir ad ile kurulması (“Gök”türkler), bir efsanede dağa bakır dökülerek kapatılması ve bir müddet sonra körüklerle eritilmesi ve yolun tekrar açılması, kadim Orta Doğu kazılarında şaşırtıcı şekilde bu kültüre ait izlerin bulunması, Muhammed’den nakledilen hadislerin bulunması gibi hususlar bu son iddiayı güçlendirmektedir.

Yorumlarında çağdaş unsurları kullanan bâzı modernist yorumcular ise onun gezegenler arası seyahat yapabilen bir zaman yolcusu olduğunu ileri sürebilmektedirler.

 

Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Z%C3%BClkarneyn

 
Posted in Yazılarım | Tagged , , , , , , , , , | Zülkarneyn için yorumlar kapalı
Eki 09

Altın Sözler

522234_447178502006025_300804927_n
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
* Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına, Türk milleti denir. M.Kemal ATATÜRK
 
* Adalet, insan topluluğunun kutsî bağıdır. P.D. GUOZIT
 
* Ağzında bal olan arının, kuyruğunda iğnesi vardır. JOHN LYLY
 
* Başarı, cesaretin çocuğudur. BENJAMİN DİSRAELİ
 
* Bencillik dostluğun zehridir. BALZAC * Bilginlerle beraber düşünmeli, halkla birlikte hareket etmelidir. BERKLEY
 
* Bir paranın nereden geldiğini görmek istiyorsan, nereye gittiğine bak. EBU HANİFE
 
 
* Bir şeyi bildiğin zaman, onu bildiğini göstermeye çalış. Bir şeyi bilmiyorsan, onu bilmediğini kabul et.İşte bu bilgidir. KONFÜÇYÜS
 
* Bir ülkenin geleceği o ülke insanlarının göreceği eğitime bağlıdır. ALBERT EINSTEIN
 
* Cesaretle dolu bir insan, inançla dolu bir insandır. CİCERO
Posted in Atasözleri Vecizeler | Tagged , , , , , , , , , | Altın Sözler için yorumlar kapalı
Eki 08

“SOĞUK SU”

images (1)
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
“SOĞUK SU”
“Torun, çiftliğinde yasayan 90 yasındaki dedesini ziyarete gitmiş, hafta sonu.. 
Sabah kahvaltıda dedesi ona sahanda yumurta yapmış. Adam bakmış tabakta yağ ve yumurta dışında bazı şeyler var. 
-“”Dede”” demiş.. “”Bu tabak temiz mi?..”” 
-“”Soğuksu bu kadar temizler”” demiş, dedesi.. 
-“”Otur da kahvaltını et..”” 
Öğleyin dedesi mangalda et yaparken, gene bakmış, tabakta siyah lekeler.. 
Gene sormuş.. 
-“”Dede, bu tabağın temiz olduğundan emin misin?..””
-“”Soğuksu bu kadar temizler”” demiş, dedesi.. “”
İkide birde bana bunu sorup durma.. “”
Aksam yemege oturmuslar. Torun tabağa bakmış gene, tam ağzını açacakken yutkunmuş, susmuş. Yemiş yemeğini..Gece yarısına doğru, dedesine veda edip yola çıkmak isterken, kapının önünde uyuklamakta olan köpek dikilmiş ayağa.. 
Yolunu kesmiş ve dişlerini göstererek hırlamaya başlamış.Torun seslenmiş.. 
-“”Dede, köpeğin beni bırakmıyor..”” 
Televizyonda futbol maçı seyreden dede, kafasını bile çevirmeden bağırmış:
-“SOОUKSU…” Gel oğlum gel!..”
 
Posted in Fıkralar | Tagged , , , , , , , , , | “SOĞUK SU” için yorumlar kapalı
Eki 07

AKP’NİN KİLİSE SEVDASI

akp2
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Müslüman,Hıristiyan,Akdamar,Sümela,Avrupa,manastır,sinegog,AKP’NİN KİLİSE SEVDASI
Bilmem hatırlar mısınız? “”MENFAATİM gerektirirse papaz cüppesi bile giyerim” diyerek “Milli Görüş gömleğini çıkaran” Erdoğan ve AKP hükümetinin kilise sevdası sürüyor. Başbakan Erdoğan ve zamanın Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, 29 Ekim 2004’te, Türk halkının Cumhuriyet coşkusu yaşadığı gün İtalya’nın başkenti Roma’da Campidolio’da Türk düşmanı Papa X. Innocenizo’nun heykeli önünde AB teslimiyet belgesine imzalamaştı.  
O günden beri AKP’nin Hırıstiyanlığa hizmeti sınır tanımıyor. Son olarak Akdamar Ermenilerin, Sümela Rumların ibadetine açılıırken, Ayasofya’nın ibadete açılıp açılmayacağı tartışılıyor. Van Valiliği’nin teklifi ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın onayı ile Akdamar Kilisesi’nde ayine izin çıktı. Şimdilik yılda bir kez, Eylül ayının ikinci haftasında ibadete açılacak Akdamar Kilisesi’nde ilk buluşma 12 Eylül’de gerçekleştirilecek.Trabzon Maçka’daki Sümela Manastırı da , tıpkı Akdamar Kilisesi’nde olduğu gibi şimdilik turizm amaçlı olarak hizmete veriliyor. Bakan Günay’ın, bu talebe ‘olur” verdiği de belirtiliyor.
742 KİLİSE KORUMA ALTINA ALINDI
Akdamar ve Sümela’nın ibatete açılması kararlaştırılırken ,Avrupalılar ve Ermenistan Osmanlı’dan kalan camileri yerle bir ederken AKP’nin kilise sevdasının durumu da dudak uçuklatıyor.
Tüm çözümleri, Batı’dan bekleyen AKP iktidarında 742 kilise koruma altına alındı
AB sürecinde Akdamar Kilisesi’ni 2 trilyon 600 milyar liraya tamir ettiren AKP hükümeti döneminde, ülke genelinde 742 kilise koruma kapsamına alınarak ‘kültür ve tabiat varlığı’olarak tescil edilerek, 2863 sayılı kanuna göre koruma altına alındı.
Ayrıca koruma altına alınan manastır 69, şapel 63, havra 24, sinagog 18 ve bazilika ise 1 olarak tespit edildi.
Resmi verilere göre, en çok kilise İstanbul’da bulunuyor. Ülkenin en büyük nüfuslu ilinde kültür ve tabiat varlığı statüsüne alınan 123 kilise, 1 havra, 5 manastır, 10 sinagog ve 1 şapel devletin koruması altında yer alıyor.
Yine, Karadeniz bölgesindeki Gümüşhane’de de gayri Müslimlere ait tarihi eserlerin sayısı oldukça fazla sayıda tespit edildi. Bu ilde, 84 kilise, 19 şapel ve 2 kilise koruma altında sokuldu. Hıristiyanların hala yaşadığı Mardin’de de 38 kilise, 9 manastır ve 1 şapel devlet tarafından korunacak eserler statüsüne sokuldu.
Doğu Anadolu Bölgesi’ndeki Erzurum’da ise korunacak kilise sayısı ise 35, şapel 7 ve manastır ise 1 adet olarak kayıtlara geçti.
İspanya’dan göçtükten sonra Yahudilerin yerleştiği şehirlerin başında gelen İzmir’de ise, 14 havra ve 2 sinagog kültür varlığı olarak tescil edildi. Bu şehirde, 29 kilise ve 1 manastır da koruma altına alınacak eserler arasında gösterildi. Dindarların nüfusa oranı oldukça yüksek olduğu Konya’da da 11 kilise, 1’er manastır ve şapel; Kayseri’de ise 19 kilise; Bursa’da 26 kilise, 2 havra ve 2 manastır korunacak kültür eserleri statüsüne alındı. 
 
Kaynak: http://www.ortadogugazetesi.net/haber.php?id=15808
 
Posted in Gündem | Tagged , , , , , | AKP’NİN KİLİSE SEVDASI için yorumlar kapalı
Eki 07

TOPRAK SATIŞI (2)

indir (2)TOPRAK SATIŞI (2)

TÜRKİYENİN TOPRAKLARINI SATARAK PARA KAZANAN ŞİRKETLER!!!
Biri yabancı, diğeri yerli iki firma… Türkiye’nin topraklarını satarak para kazanıyorlar. Elbette daha niceleri var, örnek olarak bu ikisini not edelim.

-Coldwell Banker… Türkiye Ülke Direktörü anlatıyor: Hedefimiz markamızı Türkiye’de pazar lideri yapmak… Yıllık 5 milyar dolar gayrimenkul satışı hedefliyoruz. 107 yıldır en çok ciro üreten gayrimenkul danışmanlık markası olan Coldwell Banker dünyada 50 ülkede, 3600’ü aşkın franchise ofisi, 120 bin gayrimenkul danışmanı, yıllık 500 milyar dolar satılan mülk değeri ve 6 milyar dolar alınan komisyon bedeliyle dünyanın en büyük danışmanlık şirketidir.

-Yerli şirket ise, Ağaoğlu İnşaat… Ali Ağaoğlu, yurtdışındaki ilk satış ofisini Dubai’de açmış. Fransa’nın Cannes kentinde yapılan dünyanın en büyük gayrimenkul fuarı MIPIM’de de Türkiye için ayrılan alanın yarısını tek başına kapatmış. Ağaoğlu, kredi derecelendirme kuruluşu Fitch ile de anlaşmış bulunuyor. Ağaoğlu İnşaat’ı yurtdışı atağına kaldıran sebep yabancılara yönelik satışlar ve yabancıya yönelik yeni projeler üretmesi… Ağaoğlu yabancıya gayrimenkul satışında mütekabiliyetin kaldırılması sonrası geçen 10 ayda 1 300 rezidans ve ofis satmış, bunun karşılığında 400 milyon dolar gelir elde etmiş. Bunların yüzde 95’i Ortadoğulu ve Araplar, yüzde 5’i ise Azeri, Amerikan ve Rus vatandaşlara satılmış. Öyle ki bir Arap ülkesi vatandaşı kredi kartıyla Ağaoğlu’ndan 10 konut birden almış. Ağaoğlu’nun Londra’da da bir arsası mevcut. Burada 54 katlı olarak şehrin en yüksek binasını yapmasına belediye imar izni vermiyor, ancak 44 kata kadar müsaade ediyor. Bodrum’da milyar dolarlık değere sahip konut arsası bulunan şirket, yurtdışından bir firma ile yabancıya yönelik konut projesi geliştiriyor.

Ne diyeyim, Türkiye’nin, sevgili vatanımızın toprakları üzerinden iyi ortaklık, iyi ticaret, iyi para…

 

Posted in Yazılarım | Tagged , , , , , , , , , , | TOPRAK SATIŞI (2) için yorumlar kapalı
Eki 06

TÜRK ÇOCUĞU!

indir
 
 
 
 
 
 
 
 
 
TÜRK ÇOCUĞU!
 
Beceriksiz ellerde ufkumuz sisleniyor
Yetkililer bu millet sizlere sesleniyor
Niçin, hala ne diye soysuzlar besleniyor?
Koy tavrını bu gaflet hainlik bitsin!
Bu vatanı sevmeyen defolup gitsin!
 
Türk çocuğu!
Bu vatana, bu bayrağa laf ettirme, laf etme
Gitmiyorlarsa itler, çek kıçına bir tekme!
 
Seviyoruz derler de sakın dile kanma sen
Makama ve mevkie, birde pula kanma sen
Yalnız özüne güven aman ele kanma sen
Haydi, göster kendini bütün eziklik bitsin!
Bu vatanı sevmeyen defolup gitsin!
 
Türk çocuğu!
Bu vatana, bu millete laf ettirme, laf etme
Gitmiyorlarsa itler, çek kıçına bir tekme!
 
Yaşanmaz ki vatansız, bayraksız, ülküsüz boş
Kalpleri mi karanlık, beyinleri mi bir loş?
Irkını bil, tanı,uyan ve geleceğe koş
Kalk ayağa ey yiğit haydi miskinlik bitsin!
Bu vatanı sevmeyen defolup gitsin!
 
Türk çocuğu!
Bu vatana, bu bayrağa laf ettirme, laf etme
Gitmiyorlarsa itler, çek kıçına bir tekme!
Posted in Şiirlerim | Tagged , , , , , , , , , , , , , , , | TÜRK ÇOCUĞU! için yorumlar kapalı
Eki 05

TANINMIŞ BİR “ZINDIK”

images
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
TANINMIŞ BİR “ZINDIK”
Müslümanların nasıl kandırıldığına Bîrûnî (973-1048?) gibi büyük Türk âliminden örnek verelim:
“Bir tarih kitabında okuduğuma göre Halife Mansur zamanında Kûfe valisi olan Ebû Cafer b. Süleyman, Maniheistlerden Ma’n b. Zâide’nin dayısı Abdülkerim b. Ebu’l Avca’yı hapsettirmiş. Adamın Bağdat’ta pek çok hâmisi varmış. Bunlar Mansur’dan Muhammed’e onu öldürmemesi için bir mektup yazmasını rica etmişler. Abdülkerim kendisiyle ilgili bir mektup geleceğini ümit ediyormuş. Güvendiği adamı Ebu’l Cabbar’a gizlice şöyle demiş: ’Eğer emîr infazımı üç gün ertelerse, kendisine yüz bin dirhem vereceğim. ‘Ebu’l Cabbar bu sözü Muhammed’e iletmiş. O da ’Ben onu unutmuştum, iyi ki hatırlattın. Cuma namazından döndüğümde tekrar hatırlat’demiş. Ebu’l Cabbar namazdan sonra konuyu hatırlatmış. Bunun üzerine emîr onu zindandan çıkartıp boynunun vurulmasını emretmiş. Adam öldürülmesinin kesin olduğunu anlayınca şöyle demiş: “Valla, siz şimdi beni öldüreceksiniz ama, size şunu söyleyeyim ki (kitaplarıma) helali haram, haramı helal yapan dört bin hadis koydum. Oruçlu olmanız gereken günde orucunuzu yedirdim, bayram yapmamız gereken günde oruç tutturdum.” Sonra boynu vurulmuş. O öldükten sonra da kendisiyle ilgili mektup gelmiş. Allah bilir onların sarıldıkları bu ince cin fikirli yorum da bu mülhit herifin eseridir!”  (Ebû Reyhan el-Bîrûnî, Maziden Kalanlar, Arapçadan çev. D. Ahsen Batur, 2011, s. 118-119).
Mansûr (714-775), Abbasî halifesidir. Abdülkerîm b. Ebü’l-Avcâ (öl. 772), tanınmış bir “zındık”tır. Zındık Müslümanların kafasını bulandırmayı bilmiştir.
Zamanımızda soyguna, nüfuz ticaretine, rüşvete fetva verenlerin hadis uyduran Abdülkerîm b. Ebu’l-Avcâ’dan ne farkı var?
Halk İslâmının ana kaynağı merdiven altı Kur’ân kursları ve pıtrak gibi biten imam hatiplerdir. Bunların bütün derdi “arka bahçe” dir. “Arka bahçe”yi ne kadar genişletirlerse o oranda saltanatları uzayacak ve fetva mucibince o oranda cebimize el uzatacaklardır.
Yarım hoca ya insanı imandan eder ya da Allah ile insan arasına perde koyar ve insanı insana kul eder. 
 
Bu da bir “EŞEK HERİFLİK” (K.Ş)
 
Kaynak: Arslan Tekin  http://www.yenicaggazetesi.com.tr/
Posted in Yazılarım | Tagged , , , , , , , | TANINMIŞ BİR “ZINDIK” için yorumlar kapalı
Eki 04

Viktorya (Viktoria) İşareti..

zafer-isareti_541497
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Viktorya (Viktoria) İşareti..
Kaynağı belirlenenmeyen bir inanışa göre V işareti 1415 yılında İngiltere ile Fransa arasında yapılan Agincourt Savaşında doğmuştur. Hikayeye göre Fransızlar çok etkili bir silah olan İngiliz oklarını atan yaycıların esir edildiklerinde oku atmak için kullandıkları iki parmaklarını keseceklerini ilan ederler. Savaştan İngilizler galip geldiğindeyse galip okçular Fransızlara kesilmemiş parmaklarını göstereceklerdir. Tarihçi Juliet Barker, bu savaşta İngiliz saflarında yer alan Jean Le Fevre’den yaptığı aktarımda İngiltere kralı V. Henry’nin bu konuya değindiği bir konuşma yaptığını söyleyecektir. Tarihte V işaretine yapılan ilk gönderme ise 16.yüzyıl mizahçılarından François Rabelais’in eserlerinden görülür. 20. yüzyılın başlarında argo hareket olarak yer alacaktır.
V işareti, elin diğer parmakları kapalıyken işaret ve orta parmağının açık ve birbirinden ayrık durumuna verilen isimdir. İçe bakan avuç ile yapıldığında İngiltere’de argo anlama gelmektedir. II. Dünya Savaşı sırasında Zafer işareti (İngilizce Victory kelimesinin baş harfi olan V’yi simgeleyecek şekilde) olarak dönemin İngiltere başbakanı Winston Churchill tarafından yaygınlaştırılmıştır. ABD’de ve daha sonra 1960’lı yıllardan itibaren bütün dünyada barış anlamına gelmek üzere kullanılmıştır.
Tüm dünyada kendini sol paydada gören kitlelerin olmazsa olmaz işareti.esin kaynağı victory sözcüğünün v sidir.
Türkiye için bölücülükle, pkk yandaşlığıyla, etnik Kürtçülükle eş anlama gelmiş işarettir, ha ayrıca o ellerini kaldırıp zafer işareti yapan kırmızı, yeşilli, sarılı yurdum insanı zaten yüzyıllardan beri inisiyatif nedir bilmiyor kim ne derse onu yapıyor.
Diğer elle de gözler kapatılınca tamamlanan anarşik işareti.
Anlayacağınız bir işareti bile ithal ediyorlar. Öz kültürlerini küçümsüyorlar. Herkes layığını bulur.(K.Ş)
 
Kaynaklar : 1-https://www.google.com.tr/webhp?sourceid=chrome-instant&ion=1&espv=2&ie=UTF-8#q=viktorya%20i%C5%9Fareti
                     2-http://www.uludagsozluk.com/k/zafer-i%C5%9Fareti/
 
Posted in Hikayeler | Tagged , , , , , , , , , , , , | Viktorya (Viktoria) İşareti.. için yorumlar kapalı
Eki 03

KURBAN

Kurban Bayramı
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
KURBAN
Kur’an’da Maide Suresi 27. ayetinde Habil ile Kabil iki kardeşin sunduklarından bahsedilirken kurban sözcüğü kullanılmaktadır. Bu sunuda kardeşlerden Habil hayvan kurban eder. Bu insanlık aleminin Yaradana sunduğu ilk kurbandır. Kabil ise yetiştirdiği çürük sebze ve meyvelerden sunu yapar. Sebze ve meyvelerden yapılan sunu kurban yerine geçmez. İslamda bugün anlaşılan kurban kavramı İbrahim (as) ile İsmail‘ (as) atfedilen, içinde boğazlama eylemiyle birlikte adanmışlık duygularını ifade eden kıssa oluşturur.
“(Oğlu) yanında koşma çağına gelince: “Yavrum, ben seni rüyamda boğazladığımı görüyorum. Artık bak ne düşünürsün?” dedi. “Babacığım sana ne emrediliyorsa yap. Beni inşaallah sabredenlerden bulacaksın.” dedi. Ne zaman ki ikisi de bu şekilde teslim oldular, (İbrahim) onu tuttu şakağı üzerine yıktı.”(Saffat Suresi: 102,103)
Fakat Allah’ın bu manevi adanmışlığı kabul edip, bunun bir sınama olduğunu onlara belirtmesi ve onlara bir kurbanlık hayvan göndermesiyle anlatı sonlanır:
“Ve ona şöyle seslendik: “Ey İbrahim rüyaya gerçekten sadakat gösterdin, işte Biz güzel davrananları böyle mükâfatlandırırız.” “Şüphesiz ki bu apaçık ve kesin bir imtihandı.” dedik. Ve ona büyük bir kurbanlık fidye verdik.”(Saffat Suresi, 104-107)
Şu anda İslamdaki Kurban anlayışını yerine getirmedeki üzüntümüz, sıkıntımız, burukluğumuz İslam dünyasının kurban edilmesidir
 Her ne vesileyle ya da bahane ile olursa olsun buna sebep olanlar er ya da geç cezalarını çekecek, belalarını bulacaklardır. Büyük şeytan, küçük şeytan ve bütün sülalesi bir olmuş Türk İslam dünyasının Emperyalizme kurban edilmesi için uğraşmaktadırlar.
 
ÜZÜNTÜLER, SIKINTILAR, KAYGILAR ve KANLAR İÇERİSİNDEKİ İSLAM DÜNYASI’DAN BİR ÜMİT, BİR KURTULUŞ IŞIĞI BEKLEYEREK KURBAN BAYRAMINIZI KUTLAR TÜRK İSLAM  ALEMİNE HAYIRLARA VESİLE OLMASINI TEMENNİ EDERİM..
 
İlk Kurban Habil’in Koçu’dur. İsmail (as) için gönderilen koç Habil’in koçudur.  (Maide Suresi 28)
ilkkurban32ea339a 
Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , | KURBAN için yorumlar kapalı