Eki 06

TEFECİDE İTİBARIMIZ ÇOK HAMDOLSUN

TEFECİDE İTİBARIMIZ ÇOK HAMDOLSUN

 

AKP iktidarının ağzından düşürmediği şeydir itibar!

Saray dahi itibar için yapıldı.

Yıllarca Afrika ülkelerine para akıtıldı, sırf dış itibarımız artsın diye…

Yüze yakın araç ile Cuma namazına gitmek de bir itibar gösterisi…

İş ekonomiye gelince bu itibar maalesef yerle bir oluyor.

Çünkü sen diğer itibarları sağlamak için kaynak bulamıyorsun. Bulabilmek için de zorunlu olarak tefeciye gidiyorsun.

Türkiye geçen hafta itibarını koruyabilmek için gerekli olan parayı almak üzeri bir kez daha Londralı tefecilerin kapısını çaldı.

Hazine; %5,70 dolar faiziyle 2028 vadeli 750 milyon dolar, %6,50 dolar faiziyle 2033 vadeli 1,5 milyar dolar borçlandı.

Lütfen faiz rakamına dikkat edin!

Dünyadaki Merkez Bankaları eksi faizle borçlarınken biz 1 dolar için yüzde 6,5 faiz ödüyoruz. Daha basit bir hesap ile 100 dolar için her yıl elin yabancısına 6,45 dolar faiz ödeyeceğiz. Üstelik bunu da 2033 yılına kadar.

Bugün doğan çocuklar 12 yaşına geldiğinde bu borç bitmiş olacak. Ya da 30 yaşında bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı bu borcu ödemek için 42 yaşına kadar çalışıp vergi ödeyecek.

Ne için tefeciye borç ve faiz ödemek için. İyi de bu faizle alınan para nereye gidiyor?

Hiç geçilmeyen köprünün ve hiç uçulmayan havaalanın müteahhidine. İtibarı sağlamak için devleti yönetenlerin hoyratça harcamalarına… Afrika ülkelerine milyon dolarlık yardımlara…

Gelelim itibar meselesine.

Hiç kimse sormuyor iyi de itibarımıza bu kadar düşkün yöneticiler tarafından yönetiliyorsak neden kredi itibarımız yok?

Mesela ABD bu parayı 1.28 faizle buluyor. Almanya bu parayı alırken üstüne faiz alıyor. Bırakın faiz vermeyi. Hemen yanı başımızdaki Bulgaristan 0,2 faiz veriyor.

O halde biz neden bu kadar yüksek faizle borçlanıyoruz?

Hemen söyleyeyim: İtibarımız yok!

 

Alıntı: Remzi Özdemir

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , , | TEFECİDE İTİBARIMIZ ÇOK HAMDOLSUN için yorumlar kapalı
Eki 05

VARSIN HİÇ OLMASIN TAŞIMIZ

VARSIN HİÇ OLMASIN TAŞIMIZ

 

Türk’ün töresidir haram yenilmez

Bir Hakk’a inanır kişimiz bizim

İnsan olmayana adam denilmez

Adam olanlarla işimiz bizim

 

Adam gibi yaşamaktır harcımız

Işıl ışıl parlar ahlâk burcumuz

Varsın Hakk’a olsun kulluk borcumuz

Yüzde yüz helaldir aşımız bizim

 

Hakikate karşı aşkla yürürüz

Yaratılmışları hep hoş görürüz

Allah için, vatan için ölürüz

Çatılmaz garibe kaşımız bizim

 

Haksızlığa, zulme asla gelmeyiz

Gariban gülmezse bizde gülmeyiz

Biz Allah’tan başka Tanrı bilmeyiz

Bir Hakk’a eğilir başımız bizim

 

Hem can yoldaşıdır hem de bir candır

Herkesçe bilinir kadın, bayandır

Asırlar öncesi unvanı Han’dır

Hanede Hanımdır eşimiz bizim

 

Bir bilsen neleri gizliyor özü

Kimseye benzemez kimsenin yüzü

Ne güzel yaratmış yaratan bizi

İmanla yüklüdür döşümüz bizim

 

Tarih övgü ile bahseder bizden

Irkımın çizdiği adil bir izden

Hürriyet fışkırır genlerimizden

Turandır en büyük düşümüz bizim

 

Bayrağa renk verdik kanımız ile

Toprak vatan oldu canımız ile

Tarihte Hakan’la Han’ımız ile

Bahara dönmüştür kışımız bizim

 

Altından harflerle işli mazimiz

Her zaman kahraman şehit, gazimiz

Her Türk’ün kalbinde sonsuz kabrimiz

Varsın hiç olmasın taşımız bizim

 

Kenan ŞAHBAZ

www.kenansahbaz.com

Söylesem tesiri yok sussam gönül razı değil

Posted in Şiirlerim | Tagged , , , , , , , , , | VARSIN HİÇ OLMASIN TAŞIMIZ için yorumlar kapalı
Eki 04

TÜRK SUBAYLARI ÖNÜNDE SAYGI DURUŞU

TÜRK SUBAYLARI ÖNÜNDE SAYGI DURUŞU

Orgeneral Çevik Bir, Orgeneral Çetin Doğan, Orgeneral Fevzi Türkeri, Orgeneral Ahmet Çörekçi, Orgeneral İlhan Kılıç, Korgeneral Çetin Saner, Korgeneral Yıldırım Türker, Korgeneral Vural Avar, Koramiral Aydan Erol, Tümgeneral Erol Özkasnak, Tümgeneral Cevat Temel Özkaynak, Tümgeneral Kenan Deniz, Tuğgeneral İdris Koralp!

Önünüzde hazırol durumuna geçiyor ve saygıyla eğiliyorum. Siz 2230 yıllık Türk ordu geleneğinin şerefli subaylarısınız. Siz, 2230 yıl önce demir bir disiplinle Türk ordusunu kuran Hun hükümdarı Motun’un vârislerisiniz. Siz, Attila’nın, İstemi Kağan’ın, Kür Şad’ın, Köl Tigin’in vârislerisiniz. Siz, Satuk Buğra Han’ın, Gazneli Mahmud’un, Çağrı Beğ’in, Alpaslan’ın, Kılıçıaslan’ın vârislerisiniz. Batu Han, Baybars, Yıldırım Beyazıt, Aksak Temür, Karakoyunlu Cihanşah, Fatih, Uzun Hasan, Yavuz Sultan Selim, Şah İsmail, Babür, Kanuni, Hızır Reis, Oruç Reis, Dördüncü Murat, Nadir Şah, Cezayirli Hasan Paşa, Gazi Osman Paşa, Fevzi Çakmak, Kâzım Karabekir… Ve Mustafa Kemal…

Siz, daha nice şanlı komutanın, şanlı askerin torunlarısınız. Siz gönlümüzün paşalarısınız. Amerikan bağımlısı bir sapkın cemaatin savcı ve yargıçlarına göre verilen cezaların bizim gönlümüzde karşılığı yoktur. Rütbelerinizin sökülmesinin bizim gönlümüzde karşılığı yoktur. Siz bizim gönlümüzün askerlerisiniz.

Biz şunu çok iyi biliyoruz:

Yufka yüreklilerle çetin yollar aşılmaz;

Çünkü bu yol kutludur, gider Tanrı Dağına.

Çok iyi biliyoruz ki Türk subayının yürüdüğü yol kutlu bir yoldur. Türk subayı, tarihin derinliklerinden gelen bir ruhun temsilcisidir. Türk subayı, kahramanlık denen kavramın yaşayan anıtıdır.

Biz, Türk subayının kahramanlık anlayışını da biliyoruz:

Yırtıcılar az yaşar… Uzun sürmez doğanlık…

Her ışığın ardında gizlidir bir karanlık;

Adsız sansız olsa da, en büyük kahramanlık:

Göz kırpmadan saldırıp bir daha dönmemektir.

Unvansız rütbesiz olsa da kahramanlık dik durmak, baş eğmemektir.

Baş eğmezüz edânîye dünyâ-yı dûn içün,

Bâki kalur sahîfe-i âlemde adumuz.

Hizmet mizmet, gülen mülen… Vız gelir, tırıs gider. Bir zamanlar onların savcısı olduğunu söyleyenler, onlarla kol kola yürüyenler… Vız gelir, tırıs gider. Onlar gidici, biz kalıcıyız. Türk’ün ileriye doğru yürüyüşünü hiçbir karar, hiçbir kurum, hiçbir kurumlu engelleyemez. Atatürk’ün açtığı çağdaş yol, tarihin derinliklerinden gelen ve Türk milletini ileriye götüren aydınlık yoldur; bilim yoludur, gelişme yoludur. Biliyorum ki Türk subayının yolu da bu yoldur. Erinden generaline kadar Türk askerinin yolu aynı kutlu, aynı aydınlık yoldur. Tehlikeler karşısında gözünü kırpmayan, düşünmeden ölüme atılan ruh, Türk askerinin ruhudur. Kahramanlıkla yoğrulmuş olan ruh Türk askerinin ruhudur. Bu ruh aynı zamanda aydınlık ve çağdaş bir ruhtur. Milletin yaşamasının ve ilerlemesinin çağdaşlıkla, bilimle mümkün olduğunu bilenler yine kahraman askerlerimizdir, yiğit subaylarımızdır.

Hakkınızda kesilen cezalara aldırmadığınızı biliyorum. Hakkınızdaki fermana da aldırdığınız yok. Ferman padişahınsa dağlar sizindir. Bedenleriniz mahbeslerde olabilir ama ruhlarınız eminim ki yüce dağların özgür zirvelerindedir.

Şair sanki sizin için haykırmış:

Ey ekmeği alınanlar! Selâm sizlere!

Ey rütbesi çalınanlar! Selâm sizlere!

Ocakları dağıtılan ülkü devleri!

Selâm size! Üstünüzde bütün bakışlar,

Bir gün olur, tarih sizi elbet alkışlar!

Başı dik, yiğit komutanlarım! Bir daha önünüzde saygıyla eğiliyorum.

 

Alıntı: Ahmet B.Ercilasun

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , , , , , | TÜRK SUBAYLARI ÖNÜNDE SAYGI DURUŞU için yorumlar kapalı
Eki 03

ALTIN SÖZLER

   ALTIN SÖZLER

* “Kendilerine bir milletin tarihi bırakılan adamlar, milletin kuvvet ve kudretini yalnız ve ancak yine milletin hakiki ve elde edilmesi mümkün menfaatleri yolunda kullanmakla görevli olduklarını bir an bile hatırlarından çıkarmamalıdırlar.

Bu adamlar düşünmelilerdir ki, bir memleketi zapt ve işgal etmek o memleketin sahiplerine hâkim olmak için kâfi değildir. Bir milletin ruhu zapt olmadıkça, bir milletin azim ve iradesi kırılmadıkça, o millete hâkim olmanın imkânı yoktur.

Hâlbuki asırların getirdiği bir milli ruha hiçbir kuvvet mukavemet edemez.” Mustafa Kemal Atatürk

* “İnsan yaratılış, akıl ve mantık itibari ile kötülük değil iyilik meziyetlerine sahiptir.” İbni Haldun

* “Korkularınızın üzerine gidin, bırakın ellerinden geleni artlarına koymasınlar. Ne var ki bunu denedikleri an onları paramparça edin, eğer bunu yapmazsanız mantar gibi dört bir yanınızda biter. İstediğiniz hayata giden yolu, tıkarlar.” Richard Bach

* “Memleketi içinde bulunduğu gerilikten kurtarmak için, herkesin kendine göre şifalı bir tedbiri var. Herkes için, yalnız kendi tedbiri doğru. Bunun dışında kalanlar ehemmiyetsiz, yanlış.” Sabahattin Ali

* “Dünyanın en büyük cezaevi, cahil insanın kafasının içidir.” Montaigne

* “Kendisini başkalarının kurtarmasını bekleyen kişiler, yalnızca kölelerdir.” Voltaire

Posted in Atasözleri Vecizeler | Tagged , , , , , , , , , , | ALTIN SÖZLER için yorumlar kapalı
Eki 02

TÜRK KÖK KÜLTÜRÜ PINAR SUYU KADAR TEMİZDİR

TÜRK KÖK KÜLTÜRÜ PINAR SUYU KADAR TEMİZDİR

Devletin kuruluşunda Diyanet’in siyasete karışması konusu tartışılmış, konuşulmuş ve karara bağlanmıştır. Atatürk, bu kararlılığı Nutuk’ta şöyle anlatmıştır:

“Efendiler, tekke ve zaviyelerle, türbelerin kapatılması ve bütün tarikatlarla, şeyhlik, dervişlik, müritlik, çelebilik, falcılık, büyücülük ve türbedarlık vb. birtakım unvanların kaldırılması ve yasaklanması da Takrîr-i Sükûn Kanunu yürürlükte iken yapılmıştır. Bu konularla ilgili yürütme ve uygulamaların, toplumumuzun, hurafelere inanan, ilkel bir kavim olmadığını göstermek bakımından ne kadar gerekli olduğu takdir olunur.

Birtakım şeyhlerin, dedelerin, seyyitlerin, çelebilerin, babaların, emirlerin arkasından sürüklenen, kaderlerini ve hayatlarını falcılara, büyücülere, üfürükçülere, muskacıların ellerine bırakan insanlardan meydana gelmiş bir topluluğa bir millet gözüyle bakılabilir mi?

Milletimizin kendine has niteliğini yanlış şekilde gösterebilen ve yüzyıllarca göstermiş olan bu gibi unsurlar ve kuruluşlar, yeni Türkiye Devleti’nde Türkiye Cumhuriyeti’nde devam ettirilmeli miydi? Buna önem vermemek, ilerleme ve yenileşme adına pek büyük ve düzeltilmesi imkânsız bir yanılma olmaz mıydı? İşte biz, Takrîr-i Sükûn Kanunu’nun yürürlükte olmasından yararlandık ise, bu tarihî hatâyı bir daha işlememek için, milletimizin alnını olduğu gibi açık ve ak göstermek için, milletimizin mutaassıp ve ortaçağ zihniyetinden olmadığını ispat etmek için yararlandık.

Efendiler, milletimizin sosyal, ekonomik, kısacası bütün medenî iş ve ilişkilerinde feyizli sonuçlar veren yeni kanunlarımız da, kadın hak ve hürriyetlerini sağlayan ve aile hayatını sağlamlaştıran Medenî Kanun da bu sözünü ettiğimiz devrede çıkarılmıştır.

Görülüyor ki, her vasıtadan yalnız ve ancak bir tek temel görüşe dayanarak yararlanırız. O görüş şudur: Türk Milleti’ni medenî dünyada, lâyık olduğu mevkiye yükseltmek, Türkiye Cumhuriyeti’ni sarsılmaz temelleri üzerinde her gün daha çok güçlendirmek… ve bunun için de istibdat fikrini öldürmek…

Bugün ulaştığımız sonuç, asırlardan beri çekilen millî felâketlerin yarattığı uyanıklığın eseri ve bu aziz vatanın her köşesini sulayan kanların bedelidir.”

***

Tekke ve zaviyelerin kapatılmasına Mehmet Akif Ersoy da tam destek vermiştir:

Koca millet! Edebiyatı ya oğlan ya karı

Nefs-i emmâre hizasında henüz duyguları

Sonra tenkide giriş: Hepsi tasavvufla dolu

Var mı sûfiyyede bilmem ki İbâhiye kolu?

Mehmet Akif Ersoy, bu sözleri söylemek zorunda kalmıştır!

İbahiye,  “İslâm’da, her şeyi mübah ve bütün haramları helâl saymak” anlamına gelen mezheptir. Batınilik gibi…

Bugün, yeniden vakıf veya dernek adları altında faaliyet gösteren benzer kuruluşlarda, çocuklara yönelik cinsel istismar suçları işlenmesi, sapıklığın din kisvesi altında bu yapılanmalarda sürdürülmesinin sonucudur. Yoksa gerçekte hiçbirinin amacının dinle diyanetle ilgisi yoktur. Fakat dini kullandıkları için toplumu bu yolla kirletmeye devam edebiliyorlar.

***

Türk Milleti, eski Mısır’dan ve devamından, eski Yunandan ve Roma döneminden kalan bu mayası bozuk kültür yerine kendi kök kültüründen beslenmelidir. Çünkü o kültür, pınar suyu kadar temizdir ve insanlar arasında adaleti, doğruluğu ve aileyi esas alır.

 

Alıntı: Arslan Bulut

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , , , | TÜRK KÖK KÜLTÜRÜ PINAR SUYU KADAR TEMİZDİR için yorumlar kapalı
Eki 01

SİZ HANGİ GÜCE SAHİPSİNİZ?

    SİZ HANGİ GÜCE SAHİPSİNİZ?

Zilu, Kong Zi’ya sordu: “Öğretmenim! Lütfen bana ‘güçlü’ kelimesinin ne ifade ettiğini söyler misiniz?” Kong Zi (Konfüçyüs) “Sen ‘güçlü’ kelimesinin Kuzey Çin’de, Güney Çin’de kullanılan anlamını mı, yoksa çalışmanda kullanılan anlamını mı sordun?” dedi. Zilu şaşırdı: “Herhangi bir farkı var mı?” Kong Zi: “Tabii ki farklıdır. Diğerlerine ders verirken hem hoşgörülü hem nazik olmalısın ve şiddet kullananlardan intikam almamalısın. Güney Çinlilerin fikrine göre bunun gibiler güçlüdürler. Beyefendiler ekseriya bu karaktere sahiptirler. Bıçağını ve zırhını hep yastık gibi kullanan, ölümden korkmayan kişiyi Kuzey Çinliler güçlü diye düşünürler. Bu gruba ait insanlar serttir.” Diye cevapladı. Zilu tekrar sordu: “Öğretmenim! Benim hangi güçlü türünü öğrenmem gerekir?” Kong Zi: “Bir beyefendi yumuşak başlı olabilir ama akıntılarda sürüklenmez. Bu gerçek güçtür. Hükümeti cömertken yoksul zamanlardaki iyi karakterlerine aynen korumalıdır. Hükümeti zalim ve erdemsizken ölümle karşılaşsa bile inancını değiştirmemelidir. Gerçek güç budur!” dedi. Kıssadan hisse: Kişi akımlara göre değil, kendi görüş ve prensiplerine göre harekette ısrarlıysa güçlüdür. Ancak bu sayede hayattaki bütün zorlukları yenebilir ve cesaretli şekilde ilerler.

 

Posted in Fıkralar | Tagged , , , , , , , | SİZ HANGİ GÜCE SAHİPSİNİZ? için yorumlar kapalı
Eyl 30

TÜTÜNÜ DE ABD SATACAK AŞIYI DA!

TÜTÜNÜ DE ABD SATACAK AŞIYI DA!

Bir ülke düşünün ki sigara fabrikalarının tamamını kapatsın veya satsın, satılan fabrikaların bir kısmında yabancı sigara şirketleri sigara üretsin!

Meselâ bazı yabancı sigara paketlerinde, kapağın iç kısmında “Samsun’da üretilmiştir” diye yazıyor! Peki, Samsun sigarası ne oldu? Yok oldu? Maltepe sigarası ne oldu? Yok oldu! 2000, 2001 sigaraları ne oldu? Yok oldu. Bafra, Gelincik, Harman ne oldu? Yok oldu?

Sonra da doların artışını bile “dış güçlerin operasyonu” diye açıklıyorlar!

Elde kala kala bir Malatya-Adıyaman tütünü kaldı? Onu da üretmek serbest, satmak yasak!

Peki bu zulüm neden yapılıyor? Neden olacak, tütün ve sigara pazarının Amerikan-İngiliz sigara şirketlerine terk edilmesine karar verildiği için!

***

Son olarak Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan “yetki belgesi” almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapmak 1 Temmuz 2021 tarihinden itibaren yasaklandı.

2017’de yapılan düzenlemeyle yetki belgesi almadan veya bildirimde bulunmadan tütün ticareti yapanlara 3 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası verilecek. Kanunun uygulaması en son Haziran 2020’de yeni bir düzenlemeyle 1 Temmuz’a ertelenmişti.

Malatya ve Adıyaman’da binlerce tütün üreticisi, yasağı protesto etti. Üreticiler, Adıyaman-Kâhta yolunu trafiğe kapattı.

***

Resmî Gazete’nin 1 Ocak 2019 mükerrer sayısında yer alan Cumhurbaşkanı kararıyla yabancı sigara üretiminde kullanılan yabancı tütün ithalatında alınan ton başına 150 dolar vergi sıfırlandı.

Bu kararın alınmasından bir yıl önce, 2 Nisan 2018’de yayınladığım mesajlarında, Adıyamanlı tütün üreticileri

“Tütünümüzü ekmemize izin veriyorlar ama satmak yasak!” demişti.

Adıyaman merkez Taşgedik Köyü Muhtarı Hasan Sert, “Devlet tütünümüzü satın almasın ama bizim satmamıza engel olmasın. Biz Atatürk’ün nesilleriyiz. Yüz kilo tütünle geçimimizi sürdüren insanlarız. Yabancıların baskısıyla tütün üretimine, satışına sınırlama getirmek Türkiye’ye yakışmıyor” diye konuşmuştu.

Türkiye’nin tütününü, Türkiye’yi yönetenlere karşı savunuyorlardı!

***

Tarım editörü İrfan Donat, “1986 yılından itibaren ithal edilen tütünlere kilogram başına 3 dolar ve paket başına 40 cent fon uygulanıyordu.

Ancak, AB-Türkiye İlerleme Raporları kapsamında, 2010 yılından itibaren işlem görmüş ithal tütünlerde fon sıfırlandı.

Yaprak tütünde ise ilk olarak 2011 yılında kilogram başına vergi, 2,25 dolara düşürüldü. Daha sonra her yıl kademeli olarak vergi düşürüldü, 2019 yılı itibariyle sıfırlandı.

Yani ‘tütün ithalatında vergilerin sıfırlanması’ çok önceden alınan ve peyderpey uygulamaya konan bir karardır.” diyordu.

***

İktidar, tütün örneğinde olduğu gibi Türkiye’de tarımı çökertmek için her geçen yıl bir adım attı. O zaman “Stalin’in tavuğu gibi tüyleri yolunmuş ve serbest bırakılmış vatandaşlar, kitleler halinde iktidarın gölgesine sığınarak kurtulmaya, yardımlarla geçinmeye çalışıyor” demiştim. Böylesi iktidarın işine geliyordu! Şimdi ise Malatya ve Adıyaman’daki tütün üreticisi isyan ediyor.

***

Türkiye’de tarım üretimini bitirmeye karar veren ABD ve AB, uygulayan ise siyasi iktidardır! Tütünde ABD’ye teslim olan, kendi üreticisini ve üretim kapasitesini ortadan kaldıran bir siyasi iktidarın diğer politikalarına güven duyulabilir mi?

ABD ve Almanya’nın ürettiği aşı denilen deney sıvılarını yoldan geçene enjekte eden de aynı iktidar! Aşı üretebilen Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü’nü 2011’de kapatan da aynı iktidar!

Türk halkını ne kadar çok düşünüyorlar değil mi? Daha da ilginç olan, Türk halkının kobay olarak kullanılmasına muhalefetin en küçük bir ses çıkarmaması!

 

Alıntı: Arslan Bulut

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , | TÜTÜNÜ DE ABD SATACAK AŞIYI DA! için yorumlar kapalı
Eyl 29

DÜNYA ONLARIN, AHİRET BİZİM OLSUN…

DÜNYA ONLARIN, AHİRET BİZİM OLSUN…

 

Bir gün Hz. Ömer Peygamber mescitteyken görüşmek ister. Fakat izin verilmez Bunun üzerine Hz. Ömer Peygamberimiz ile görüşeceğini sesini yükselterek tekrar eder. Hz. Ömer’i duyan Peygamber’i Zişan misafirini karşılamak için uzandığı hurma lifinden örülmüş hasırdan doğrulur.

Hz. Ömer duvarda asılı bir miktar arpa ve peygamberimizin yüzündeki hasır izini görünce ağlamaya başlar.

”Ya Resûlullah!

Şu anda kisralar, krallar saraylarında kuş tüyünden yataklarında yatarken,

(kâinat, yüzü suyu hürmetine yaratılmış olan) Sen, sadece kuru bir hasır üstünde yatıyorsun ve o hasır, Senin yüzünde iz bırakıyor.” der.

Peygamberimiz şöyle cevap verir.

İSTEMEZ MİSİN YA ÖMER; DÜNYA ONLARIN, AHİRET BİZİM OLSUN…

Posted in Hikayeler | Tagged , , , , , , , | DÜNYA ONLARIN, AHİRET BİZİM OLSUN… için yorumlar kapalı
Eyl 28

‘HAYASIZCA AKIN’

‘HAYASIZCA AKIN’ 

 

Hani elma ağacına armut dalı aşılarsınız da hem elma hem armut verir ya, Türkiye’ye de Suriyeli ve Afganistanlı aşısı yapılıyor. Böylece Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ulus devlet olma niteliği fiilen ortadan kaldırılıyor.

Bu nüfus aşılamasına karşı mücadele veren Prof. Dr. Ümit Özdağ ve Sinan Ogan’ı suçlayanlar, Türkiye’ye uygulanan nüfus aşısını onaylamış, yani küresel projeye hizmet etmiş oluyor.

Projeyi, son olarak Fatih Altaylı, çok net bir şekilde ifade etti:

“Göçmenliği veya geçici koruma altında olma statüsünü çoktan geride bırakmış ve çok açık bir ‘İşgal Ordusu’ haline gelmiş olan bu göç sorunu artık Türkiye’nin ‘beka’ meselesidir.

Ülkemize, vatanımıza karşı çok açık biçimde Mehmet Akif’in sözleri ile ‘Hayasızca akın’ var. Ve bu akın giderek daha net ortaya çıkıyor ki, bir yabancı plan program. ABD’nin yönlendirdiği Afganları, İran kendi sınırından alıp Türkiye sınırına bırakıyor. Yine ABD’nin yönlendirmesi ile Suriye’nin kuzeyinde bir ‘tehcir’ uygulanarak burada bir etnik temizlik yapılıyor ve buradan süpürülen gruplar Türkiye’ye yığılıyor. Bu, en aptalın bile görebileceği kadar net bir plan. Bunun Türkiye’ye karşı planlanmış bir sivil saldırı olduğu ve Türkiye’yi orta vadede bitirmeye yönelik olduğunu görmemek için aptal olmak bile yetmez.

Türkiye’yi 40 yıldır PKK ile dağıtamayanlar şimdi artık yeni bir oyun denemektedir. Türkiye’yi yönetenler şimdiye kadar başarı ile bu oyunun bir parçası haline getirilmiştir.”

***

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ise, “Türkiye, bunları alırken mevcut imkanlarıyla alıyor, finansmanı iyi yönettiği için bunu başarıyor. Bundan sonra da yine finansı iyi yöneterek bu tür adımları atacağız” diyor. 110 bin Suriyelinin vatandaşlığa alındığını, diğerlerinin de alınacağını söylüyor.

 

Alıntı

Posted in Gündem | Tagged , , , , , | ‘HAYASIZCA AKIN’ için yorumlar kapalı
Eyl 27

FİKİRLER ÖLMEZ

FİKİRLER ÖLMEZ

 

Zulüm etseler de dipçikle, copla

Ölmez ki fikirler tüfekle, topla

O, şom ağızları şimdiden topla

Ölmez ki fikirler tüfekle, topla

 

Tüm canlılar Hakk’a zikirle geldi

Sonsuz nimetlere şükürle geldi

İnsan yaratıldı, fikirle geldi

Ölmez ki fikirler tüfekle, topla

 

Pek çok kral bir dem kalmıştır naçar

Şeytanın hilesi fikirden kaçar

Fikir, kâinata ışıklar saçar

Ölmez ki fikirler tüfekle, topla

 

Sadece bir anlık gülüp gittiler

Şeytanlarla birlik olup gittiler

Öldürrüm diyenler ölüp gittiler

Ölmez ki fikirler tüfekle, topla

 

Fikir insanlığa Hak’tan haktır bu

İnsanlara sonsuz bir kıyaktır bu

Fikre düşman olmak, ne ayaktır bu

Ölmez ki fikirler tüfekle, topla

 

Çok şeyden habersiz fikir bilmiyor

Fikirsiz olmaktan şükür bilmiyor

Fikri veren Rabbe zikir bilmiyor

Ölmez ki fikirler tüfekle, topla

 

Kenan ŞAHBAZ

Posted in Şiirlerim | Tagged , , , , , , | FİKİRLER ÖLMEZ için yorumlar kapalı