Oca 30

AKP ŞAİBE VE TUZAĞI

AKP ŞAİBE VE TUZAĞI

 

Şaibelerle dolu olduğu açık seçik belli olan ve 31 Mart 2019’da yapılacak yerel seçimin kısmen ya da tamamen iptali için kurulan tezgâhı görmeye hazır mısınız?

Şaibe; hile, eksiklik, kusur, ayıp ve art düşünce demektir peşinen belirtelim.

Genel olarak seçimlerden sonra seçim şaibelerinden bahsedilir ama AKP 16 yılda bunu da başardı ki 31 Mart’ta yapılacak Yerel Seçim yapılmadan iki önemli şaibe ile kurgulandı.

Birinci şaibe, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Binali Yıldırım’ın bu görevinden, dikkat edin milletvekilliğinden demiyorum başkanlıktan istifa etmemesi ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday gösterilmesidir.

Binali Yıldırım bu yerel seçim için, “siyasi faaliyet değil, Meclis Başkanlığı’ndan istifa etmem gerekmez” diyerek koltuktan kalkmayarak Anayasa’nın 94. maddesini, seçim ve siyasi partiler yasalarını ihlal etmektedir.

Peki, Binali Bey’e tüm bağımsız hukukçular, “Siyasi tarafsızlık gerektiren o koltuktan in Binali Bey” derken “koltuğa bin, inme Binali Bey” diyen kim?

AKP Genel Başkanı olarak siyasi taraf olan Tayyip Bey mi?

Anayasa’ya göre tarafsızlık yemini eden Cumhurbaşkanı Erdoğan mı?

Ben size AKP ve Erdoğan’ın İstanbul tuzağını anlatayım.

Anayasa ve yasaların çiğnenmesi ile Binali Bey İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimine katılır ve kazanırsa YSK, mazbatasını verir ve göreve başlatır.

Erdoğan, “Atı alan Üsküdar’ı geçti” der ve bu konuyu kapatır.

Binali Bey seçimi kaybeder, Ekrem İmamoğlu kazanırsa, 7 Haziran 2015 milletvekili seçimini Erdoğan’ın iptal etmesinde olduğu gibi bu kez de YSK, İstanbul seçimini iptal ederek yeniletir…

Gerekçe olarak da Anayasa’nın 94. maddesi hükmünün ihlal edildiği ve Binali Yıldırım’ın TBMM Başkanlığı’ndan istifa etmediği gösterilir.

Muhalefetin göremediği birinci şaibe ve siyasi tuzak budur.

 

 

Alıntı Yeniçağ: Orhan UĞUROĞLU

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , | AKP ŞAİBE VE TUZAĞI için yorumlar kapalı
Oca 29

ALTIN SÖZLER

ALTIN SÖZLER

* “İnsan çevresinde başka insanlar olmadığı için değil, onun için önemli olan şeyleri anlatamadığı ya da başkalarının aklının almadığı fikirleri savunduğu için yalnızdır. Bir insan başkalarından daha fazla şey bilirse yalnız olur…”  Jung

* “İnsan ancak düştüğünü fark ederse, ayağa kalkar.” Alexis Carrel

* “Ekonomi öğrenmenin amacı ekonomistler tarafından kandırılmamayı öğrenmektir.” Joan Robinson

* “Bir toplum, cinslerden yalnız birinin yüzyılımızın gerektirdiklerini elde etmesiyle yetinirse, o toplum yarı yarıya zayıflamış olur. Bizim toplumumuzun uğradığı başarısızlıkların sebebi, kadınlarımıza karşı ihmal ve kusurdur.” M.Kemal Atatürk

* “Mükemmeli ara, kusursuzu değil.” Rus atasözü

* İnsanı ezen hayat değil düşüncedir.” Hoffmann Sthal                                                                                          

* “Çocukları sağlıklı ve bilgili yetiştirilmeyen uluslar, temeli çürük binalar gibi çabuk yıkılırlar.” Atatürk                                                                                                                                                                        

* Değer verilen ve saygı gösterilen şeylerin standardı düştükçe kendi karakter bütünlüğümüz de  aşınmaya başlar.  Lily Tomlin

* “Düşünen topluma gelince, bu hâlâ bir idealdir” Henri Bergson.

* “Bazı şeyleri yarım bileceğine hiçbir şey bilme daha iyi.” Friedrich Nietzsche

Posted in Atasözleri Vecizeler | Tagged , , , , , , , , , | ALTIN SÖZLER için yorumlar kapalı
Oca 28

DEVLET CİDDİYET İSTER

DEVLET CİDDİYET İSTER

 

Devlet Bahçeli’nin geleneksel yıllık sabah kahvaltılı basın toplantısındaki sözlerinin şifrelerini çözebilir miyiz?

Bahçeli de çözememiş ki gazetecilere ve topluma şu önemli konuları soruyor.

“Suyun Gözü olan Yurtta Sulh Konseyi kimlerden oluşuyor?”

“FETÖ’nün siyasi ayağında kimler var?”

İlahi Devlet Bey, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sorsana.

Sordun ve yanıt alamadın da bize mi soruyorsun?

Neden kamuoyunu aldatmaya çalışıyorsun?

Bu soruyu neden sorduğumu şu gelişmelerle izah edeyim zatıalinize.

İYİ Parti Grubu Meclis’e 23 Temmuz 2018 tarihinde, “15 Temmuz darbe girişiminin siyasi ayağı araştırılsın” önergesi verdi.

İYİ Parti Grubu adına konuşan İzmir Milletvekili Aytun Çıray, Darbe Girişimini Araştırma Komisyonu’nun basılmayan raporunu hatırlatarak, “Hem FETÖ’den bu kadar şikâyet edeceksiniz hem ‘FETÖ’yle mücadele ediyoruz diyeceksiniz hem de hâlâ o komisyon raporunu basmamış olacaksınız. 250 şehit vermiş olan, gaziler vermiş olan Türk milleti burada gerçeği öğrenmeli ve gerçeğe ulaşmalı” dedi.

AKP ve MHP oyları ile önerge reddedildi.

Yetmedi dahası da var.

FETÖ’nün siyasi ayağının araştırılmasına yönelik verdiği önergenin 23 Temmuz 2018 tarihinde reddedilmesinin ardından İYİ Parti herhalde, “Devlet Bahçeli demeçlerinde FETÖ’nün siyasi ayağını sorup duruyor, 23 Temmuz’da belki uyanamadılar, bir kez daha deneyelim” diyerek ikinci adımı attı.

İYİ Parti, “FETÖ’nün siyasi ve iktisadi ayağının tüm yönleri ile araştırılmasını sağlamak” amacıyla 31 Ekim 2018’de Meclis’e ikinci önergeyi de verdi.

Beklenen yine oldu bu önergede AKP ve MHP’nin oylarıyla reddedildi.

İYİ Parti TBMM hesabından yaptığı açıklamada verilen önergenin reddedildiğini, “Takdir aziz Türk milletinindir” sözcükleri ile duyurdu.

Devlet Bey, devlet adamlığı ciddiyet ister, bu nasıl ciddiyet?

Bu nasıl siyaset?

“Tavşana kaç, tazıya tut” siyaseti yapmak, halkı kandırmaktır bu yaptığınız.

İp diye küçümsediğiniz İYİ Parti o ipi kement yapıp atarak Meclis’te sizi çok güzel yakaladı.

Aslında siz de biliyorsunuz ki bir diğer ip de sizi AKP’ye kördüğüm ile bağladı.

Ey Bahçeli, madem Meclis’te FETÖ’nün siyasi ayağının araştırılmasını engelleyeceksin neden kahvaltılı basın toplantısında FETÖ’nün siyasi ayağını sofrana meze yapıyorsun?

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde iyi ki İYİ Parti var, iyi ki bu ikiyüzlü siyaseti çok net şekilde ortaya koyuyor.

 

 

Alıntı: Orhan UĞUROĞLU

 

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , | DEVLET CİDDİYET İSTER için yorumlar kapalı
Oca 27

BÖYLE BİR SEVGİ

BÖYLE BİR SEVGİ

 

Her akşam  aya güneş  bırakırken yerini

Nur ışığından verir kaybetmez hiç ferini

Seveceksen gönül sev  sen de böyle birini

Ömrünü sultan ömrü geceni gündüz etsin

 

Ateşten aşk gömleği çoktan giymişim meğer

Hiç farkında değildim gerçek beymişim meğer

Alışmışım diyordum tiryakiymişim meğer

Tüketirse ömrümü böyle bir aşk tüketsin

 

Bu öyle bir sevgi ki yanardağı andıran

İşte bu yüce sevgi gönülleri kandıran

Var mıdır böyle sevgi herkesi kıskandıran?

Ömürdeki her anı bir Cennete benzetsin

 

Birdir, Kalu Bela’da yazılmış kaderimiz

Olmasın hiç şüphemiz, kaygımız, kederimiz

Hak gerçek olur bir gün bulursa ecelimiz

Ruhumuz mahşerde de birbirini gözetsin

 

Kenan ŞAHBAZ

Posted in Şiirlerim | Tagged , , , , , , , , , | BÖYLE BİR SEVGİ için yorumlar kapalı
Oca 26

TÜRK ALFABESİ

TÜRK ALFABESİ

 

Kazakistan’da Kiril alfabesinden Latin alfabesine geçiş planı çerçevesinde, ülke çapındaki kütüphaneler ve eğitim kurumlarında toplanan 1,5 milyon kişi ilk kez Latin alfabesinde toplu yazım etkinliğine katıldı.

Etkinliği yöneten Kazakistan Kültür ve Spor Bakanı Arıstanbek Muhamediulı, “İngilizce bildiğim için Latin alfabesinde dikte yazmak zor olmadı. Alfabemiz çok uygun.” dedi.

Kazakistan, 2025’e kadar tamamen Latin harflerine geçmeyi planlıyor.

***

Aslında “Latin alfabesi” denilen harfler, “Roma devleti”nin öncüsü olan “Etrüsk devleti”nin alfabesinden alınmıştır.

Etrüsklerin, devleti, dişi bir kurt tarafından emzirilen Romus ile Romulus‘un kurduğuna dair destanları Ergenekon destanı ile aynıdır, Etrüsk alfabesi de rünik Türk alfabesidir. Latin alfabesinin Etrüsk alfabesi örnek alınarak hazırlandığı çok açıktır. Etrüsk alfabesi Yenisey alfabesi ile hemen hemen aynıdır. Rünik yazılar, Göktürk yazıtlarında Yenisey yazıtlarında ve “Altın Elbiseli Adam” ile birlikte bulunan yazıtlarda da kullanılmıştır. İskandinav ülkelerinde bulunan bütün yazıtlardaki alfabe de Rünik Türk alfabesidir.  Bugünkü Batı medeniyetinin temeli olan yazı, yani Latin alfabesi, Türk yazı sisteminden alıntıdır.. Bu durumda Türkler, rahatlıkla “Avrupa, kendi medeniyetinin temelini Türklerin attığını bilmelidir.” diyebilir!

Atatürk, kendi döneminde bu bilgilere vakıf olduğu için 8 Ağustos 1928’de, yeni alfabeye “Türk alfabesi” demişti. Atatürk, yeni Türk harflerinin yaygınlaştırılması için bir seferberlik başlatmış, “Başöğretmen” olarak yurt gezilerine çıkmış ve “millet mektepleri”nde kara tahta başında yeni Türk harflerini vatandaşlara öğretmişti. Türkiye, üç ay içinde yeni Türk harflerini kullanmaya başlamıştı.

 

 

Alıntı Yeniçağ  Arslan BULUT

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , , | TÜRK ALFABESİ için yorumlar kapalı
Oca 25

Örnek Evlilik

Örnek Evlilik

 

Arkadaşları, yeni evli gence, bir çay sohbetinde:

– “Sen evleneli neredeyse bir sene oldu, ama maşallah sizin evden çıt çıkmıyor, siz hiç tartışmaz mısınız?” diye sorarlar.

“Hayır” diye cevaplar yeni evli genç ve ilave eder:

– “Akşam işten geldiğimde, kapı açılınca hanıma şöyle bir bakarım. Eğer hanım, eteğinin ucunu belinde topladıysa bilirim ki hanımın günü iyi geçmemiş ve havası yerinde değil. Hiç ekmek, yemek sormadan usulca mutfağa süzülür, aceleyle birkaç lokma atıştırır ve ortalıktan toz olurum. Olur ya bazen de benim asabım bozuk olur. O zaman fesin püskülünü her zamankinin aksine soldan sarkıtırım. O da bunu görür, asabi olduğumu anlar ve hiç sesini çıkarmaz, hemen yemeğimi, çayımı hazır eder. Etrafımda pervane gibi döner. Bu nedenle biz hiç kavga etmeyiz.”

Dinleyenlerden biri:

– “Peki birader, kapı açıldı, yenge eteğin ucunu belinde toplamış, sen de fesin püskülünü soldan sarkıtmışsın. İki taraf da asabi, o zaman ne olacak?” diye sormuş.

Ötekiler de “Hah! Şimdi ne olacak?” demiş.

Genç gülümsemiş;

– “Bundan kolay ne var, fesin püskülünü hafif bir fiskeyle soldan sağa atarım, demiş.”

 

Posted in Fıkralar | Tagged , , , , , , , , | Örnek Evlilik için yorumlar kapalı
Oca 24

Bağımsız Türkiye… Öyle mi?..

Bağımsız Türkiye… Öyle mi?..

Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, ülkemizde okulların öğretmen ihtiyacının 117 bin 403 olduğunu açıkladı. Atanamayan öğretmen sayısı ise 400 binden fazla. Bakanlık, sessiz sedasız, Ekim ayının son haftasında 900 Suriyeli öğretmen ataması yaptı. Mesela, bunlardan 6’sı Şanlıurfa’nın Akçakale ilçesi Süleymanşah İlköğretim Okulu’na yapıldı. Bu okulda sınıflarda 20 öğrenciden 10’u Suriyeli 10’u Türk. Türk öğrencilere de Suriyeli öğretmenler ders verecek!.. Bari, müfredatı da Suriye’ye göre ayarlayın da olsun bitsin. Andımız tartışmaları da otomatikman sona erer!.. Danıştay’ın yükünü hafifletirsiniz…

Sınır illerimizde, okullarda Suriyeli öğrenciler yüzünden yaşanan çok tehlikeli olaylar devamlı kulağıma geliyor. Okul müdürleri, “ileride yaşanabilecek büyük olaylar hakkında, özellikle başıboş öğrencilerin çıkardıkları rezaletlerle ilgili devamlı eğitim müdürlüklerini uyarıyoruz, bilgi veriyoruz. Onlar da bize ‘polise başvurun’ diye geri dönüyor” diyor. Peki, ya sonuç!..

Gaziantep’te görev yapan bir okul müdürü söyledi;

“Polise başvurduğumuz zaman. Onlar da bize, ‘bu psikopatları yakaladığımızda ancak çok cüzi miktarda para cezası kesebiliyoruz. Ülkelerine göndermek için sınır kapısına gittiğimizde, kapının öbür tarafına BM masa kurmuş. Sınır dışı etmeye çalıştığımıza soruyor (kendi isteğinizle mi yoksa zorla mı Suriye’ye dönüyorsunuz) diye. Eğer, (zorla gönderiliyoruz) cevabını alırsalar tekrar Türkiye’ye sokuluyorlar’ diye dert yanıyorlar?..”

Bağımsız Türkiye… Öyle mi?..

 

 

Alıntı gazeteler

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , | Bağımsız Türkiye… Öyle mi?.. için yorumlar kapalı
Oca 23

DOĞU TÜRKİSTAN’DA MÜZİK

DOĞU TÜRKİSTAN’DA MÜZİK

 

Ötkür, sevgilinin yüzünü, gözünü tarif ediyor, ama nasıl tarif ediyor?  AY-YILDIZ’a benzeterek! Şiirden parçalar okuyor.

Şimdi bir arkadaşımız, Uğur isimli bir kardeşimiz soy ismini vermeyeyim, anlayan anladı zaten. TRT1’de canlı yayında bunu okudu, Ötkür’ün de resmini koydu. Belli ki yüreğinde bir şeyler var. Fakat sübyancı filan derler diye, “Dedim 15 nedir? Dedi yaşımdır” kısmını değiştirip “Dedim 20 nedir, dedi yaşımdır” yaptı. Zannediyor ki,15 kızın yaşı. Oysa şiirin yazım tarihine bakanlar kolaylıkla anlayabilir 15 yıl önce ne olduğunu. Şarki Türkistan İslâm Cumhuriyeti’nin ilanı. 1932-33’te uyanış kutsal isyan ve zafer. Bağımsızlıklarını ilân ediyorlar. Fakat Çin yönetimi onbinlerce Uygur Türkünü şehit ederek isyanı bastırır. Bunu hiçbir Uygur Türkü unutmaz. Ötkür’ün kızıyla telefondan konuştum, İsveç’de yaşıyor malasef. Dedi ki: “Babamız bizlerin isimleri dahi ‘Çolpanay’ gibi aylı yıldızlı koydu diye de hapiste yattı.” İsa Yusuf Bey’in arkadaşı demiştim. Hindistan’a kadar o 50 bin kişiyle çıktıkları göç yolunda geliyor ve orada yakalanıp, Çinliler tarafından geri döndürülüyor. Toplam 20 yılı hapislerde geçiyor. İşte Ötkür bunlardan gerekli dersi çıkarıyor. “Çalışmak için, -çalışmak onlarda savaşmak demek- mücadele etmek demek- hayatta kalmak gerekiyor” diyor.Size resimleri gönderebilirim, gösterebilirim. Kaşgarlı Mahmut’un türbesinde çektiğim, havaalanı ve istasyonlarda gördüm yasak listesini… Ay yıldızlı tişört giymek, ay yıldızlı rozet takmak, ay yıldız yasak. Pekin’de yasak değil. Doğu Türkistan’da yasak. Doğu Türkistan’da Türkistan demek yasak. Üç yıldan başlayan bir terör suçuymuş “Türkistan” demek! Ben, “Şincan” demeyi öğrenememişim. Ama orada,o güzel insanlara zarar gelmesin diye, ağzıma dilimin ucuna geldiği halde hiç “Türkistan” diyemedim. Onlara hitap ederken ağzıma “Doğu” kelimesi geldiğinde insanların nasıl dehşete kapıldığını gördüm. O anda durumu farkedip de lafı çevirdiğimde, “Doğu Şincan Uygur otomon regionu” dediğimde, istisnasız herkeste bir kahkaha patlıyor ve insanlar birden rahatlıyordu. O anlıyordum ki, bütün yürekler bir. Herkes söylemek istiyor, ama söyleyemiyor. Ben söylesem, beni sınır dışı ederler, ama onları bekleyen ağır cezalar var, zulüm var!

 Ötkür’ün şiirine dönelim yine:

 “Dedim Deniz nedir, dedi kalbimdir.” diyor. Acaba niçin?

  Sonra da, dilinin ve kültürünün yasaklanmaması için haykırıyor:

“Dedim Rana nedir? Dedi lebimdir.

Dedim Şeker nedir? Dedi tilimdir.”

Şiirin tam burasında dedim ki, “Olmadı, burası, burası bana müstehcen geldi.” “Hayır, ağabey” dediler. “Türkçe mi, Uygurca mı ver ağzıma. Dilimi yasaklama” diyor.

Allah zulüm altındaki bütün kardeşlerimizin yardımcısı olsun.

 

 

Alıntı: (Bünyamin Aksungur’un “Canan Uykuda” albümünden) Arslan TEKİN

Posted in Hikayeler | Tagged , , , , , , , , | DOĞU TÜRKİSTAN’DA MÜZİK için yorumlar kapalı
Oca 22

MASKELERİ DÜŞÜRÜN!

MASKELERİ DÜŞÜRÜN!

 

Türkiye’yi yöneten siyasi kadro, komşu ülke Suriye’yi iç savaşa sürüklemek için asker toplamış, eğitmiş ve cepheye sürmüştür. Bırakın uluslararası hukuku, bu eylemler Türk Ceza yasasına göre de suçtur! Üstelik bu eylemlerin sonucu olarak, ABD tarafından Türkiye sınırlarında bir terör devleti meydana getirilmiştir. Şimdi Türkiye bu terör devletine karşı operasyon yapacağını açıklıyor. Türkiye’yi yöneten kadro, kurulmasına sebep olduğu bir terörist yapıya karşı şimdi mücadele etmek zorunda. Çünkü bu yönde kamuoyu baskısı var.

***

Bugün Türkiye’nin güvenliği, Suriye sınırı üzerinden tehdit ediliyorsa sebebi, Türkiye’yi yöneten siyasi kadronun politikalarıdır. Üstelik bu politikalar, 2004 yılında, Avrupa Birliği katılım müzakerelerinin başlayabilmesi için Yunanistan ve Kıbrıs Rus Yönetimi’nin bu kararı veto etmemesi karşılığında İzmir, Aydın ve Muğla’nın ilçesi durumunda olan adalar ve kayacıkların Yunan egemenliğine terk edilmesiyle başlamıştır.

Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar dün de “Ege’de, Doğu Akdeniz’de, ‘mavi vatan’da hak ve menfaatlerimizi korumaya devam edeceğiz.” dedi ama Yunanistan’a terk edilen adalar konusuna yine giremedi.

Anadolu Ajansı’nın haberine göre bir sosyal medya kullanıcısı, Al Halife’nin paylaşımına, “Bu, Siyonist İsrail’in dışişleri bakanı ancak ismi ve fotoğrafı yanlış olmuş. Hem de yetkili bir kişi üzerinden Siyonistlerin hukukunu savunuyorlar. Senin gibilerin, Filistinlilerin haklarını belirleme yetkisi yoktur. Bu, Filistin Kurtuluş Örgütü’nün düştüğü tuzağın sonuçlarından biridir ve daha fazla maskenin düşüşünü göreceğiz.” ifadeleriyle cevap verdi. Diğer mesajlarda da maskelerin düşmesinden söz ediliyor.

İyi de Türkiye’yi yöneten siyasi kadro, daha Suriye iç savaşının düğmesine basılmamışken, Suriye sınırlarındaki mayın temizleme ihalesini yapmak üzere bu bölgeyi 49 yıllığına bir İsrail şirketine neden vermek istedi?

Olaylar buradan itibaren ele alınırsa, Türkiye’deki siyasi kadronun nasıl bir maskeli balo oynadığı da anlaşılır. Siyasi maskeler, “millî” ve “dinî” maskeler, Türkiye’de de düşmek üzere!

 

 

Alıntı: Arslan BULUT

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , , , | MASKELERİ DÜŞÜRÜN! için yorumlar kapalı
Oca 21

ALTIN SÖZLER

ALTIN SÖZLER

 

* “Önce dol ki sonra rahatça taşabilesin.”   Alexandre Dumas

* “Kavga bir kere olur. Yalanın yükünü ise her gün yeniden taşırsınız.” A. Smith

* “Sakın hakkım var” deme. Hak yok, vazife vardır.” Ziya Gökalp

* “Enflasyon, taşınmanıza gerek kalmadan, daha pahalı bir muhitte oturmanızı sağlar.” J. Paul Getty

* “Hiç ümit etmemiş olan, ümitsizliğe düşmez.” G. Bernard Shaw

* “Parasız düşünür ama paralı iki misli düşünür.” Tolstoy

* “Herkese hak veren, hiç haksız çıkmaz.” Cenap Şahabettin

* “Yaptıklarımız bizi oluşturur. Biz de yaptıklarımızı.” George Eliot

* “Ne acı değil mi? Türk Yurdu’nda “Ne mutlu Türk’üm diyene” diyebilmemiz için izin veren mahkeme kararına seviniyoruz!” Tevfik Diker

* “Her hangi bir zamanda kanun yapmaya gücü olanlar devletin en daimi amaçlarını ifade eden genel kurallara tabi olmadığı sürece özgürlüğü korumak çok zordur.” Arthur Shenfield

Posted in Atasözleri Vecizeler | Tagged , , , , , , , , , | ALTIN SÖZLER için yorumlar kapalı