Ara 21

SOYDAŞINI UNUTANLAR ÜMMETİ KURTARAMAZLAR!

SOYDAŞINI UNUTANLAR ÜMMETİ KURTARAMAZLAR!

 

*Geçtiğimiz yıllarda 360 Uygur Türk’ü Çin mezaliminden kaçıp Türkiye’ye sığınmak isterken Tayland’da yakalanmışlar ve kafeslere konulmuşlardı. Günlerce Türkiye’ye çağrıda bulunmalarına rağmen, Çin’e iade edildiler. Akıbetleri bilinmiyor,

*Doğu Türkistan Türklerinin sözcülerinden ve uzun yıllar Çin hapishanelerinde kalmış Rabia Kadir, Türkiye’ye gelmek istemiş, ama Atatürk Havalimanı‘ndan geri döndürülmüştü,

*2014 yılında yine Çin’den kaçıp Türkiye’ye sığınan aralarında çocukların da bulunduğu 30 Uygur Türk’ü günlerce havalimanında tutulup, ardından Yabancılar Şube Müdürlüğü’ne götürülmüştü, onların da akıbeti meçhul,

*Şu anda da benzer bir hadise yaşanıyor. Çin’den kaçan 11 Uygur Türk’ü günlerdir Atatürk Havalimanı‘ndan tutuluyor. Kamuoyunun konuyu unutmasının ardından, Çin’e iade edilmeleri söz konusu…

Türkiye’deki siyasi iktidarın konuyla ilgili tutumu çok açık; görme, duyma, konuşma!

5 milyona yakın Suriyeliyi hiçbir denetime tabi tutmadan ülkeye alanlar, “Çin ile ilişkilerimiz bozulmamalı” bahanesiyle Uygur Türklerini ülkeye kabul etmiyor.

Ancak siyasiler de son derece ilgisizler. Atatürk Havalimanı‘ndaki hadiseyle ilgili sadece İYİ Parti’den bir açıklama ve eylem geldi. Diğer partilerden, STK’lardan tek bir kelime duyulmadı. Oysa bu Türklerin, yani hepimizin meselesi değil mi?

Geçtiğimiz Cumartesi günü Ankara Millî Kütüphane’de bir panel vardı. Türk Ocakları Genel Merkezi tarafından düzenlenen “Doğu Türkistan’da insan hakları” başlıklı panelde anlatılanlar tarihî öneme sahip.

AA, DHA ve İHA gibi haber ajansları konuyu görmezden geldi.

Etkinlikle ilgili tek haberi Kırım Haber Ajansı’nda (QHA) bulabildim.

Panelin ilk konuşmacısı bir turizmci… Adı Ömürbek Bekali… Doğu Türkistan’daki Çin kampından “Kazakistan vatandaşı” olduğu için çıkabiliyor. Anlattıkları korkunç.

Bekali, kampta yaşadıklarına dikkat çekebilmek için kürsüye elleri ve ayakları zincirlenmiş olarak çıkıyor ve şunları anlatıyor:

“Ben bir turizmciyim. Bir Doğu Türkistanlıyım. Kazak vatandaşıyım. Dedemi görmek için gittiğim Şark-ı Türkistan’da 8 ay tutuklu kaldım. Kazakistan vatandaşı olduğum halde kamplara alındım. Orada Türk olmanız, Müslüman olmanız tutuklanmanız için yeterlidir. Ben bugün Şark-ı Türkistan’daki 30 milyon Uygur Türkünün durumunu, yaşadığı zulmü anlatmak için geldim, bunun için çok gururluyum.

Kamplarda bize, ‘Siz Suriye’deki teröristlere yardım ediyorsunuz terörü buraya da taşıyacaksınız’ diye aşağılıyorlardı. Bir öğün yemek için, Çin liderlerini, devlet başkanını, komünist parti başkanlarını metheden şarkılar söylemeniz gerekiyordu. Buraya zincirlerle çıktım çünkü kampa ilk geleni bu şekilde tutuyorlar. Hiçbir yere gidemiyorsunuz tüm ihtiyaçlarınızı orada gidermek zorundasınız. Yerinize yeni biri gelene kadar. Böyle bir zulüm ve baskı var. Çin, yakın zamana kadar varlığını bile inkâr ettiği kampları dünyaya “eğitim kampları” olarak göstermeye çalışıyor. Orası eğitim kampı falan değil! Benim eğitime ihtiyacım mı var? Ailemde kamplara alınan akademisyenler, eğitimciler var bunların eğitime ihtiyacı olabilir mi? O kamplardan ben Kazakistan vatandaşı olduğum için çıkabildim. Başka türlü çıkma ihtimaliniz yok. Ancak ölünüz çıkar. Nitekim geçen ay (18 Eylül’de) kampta olan babamın ölüm haberini aldım. Bu haberi de kardeşim Doğu Türkistan’dan kendini tehlikeye atarak bana iletti. Muhtemelen bu haberi verdiği için onu da kampa aldılar. Zulüm bu seviyede.

Ben bir Hun evladı ve Türk soylu biri olarak, oradaki kardeşlerimin halini dünyaya anlatmayı kendime bir vazife olarak görüyorum. Ömrümün sonuna kadar, Şarki Türkistan’ın bağımsızlığı için mücadele vereceğim. Doğu Türkistan’da Türk, Türkiye dediğiniz zaman oradaki insanlar için akan sular durur. Türkiye’yi çok severler. Ancak Türkiye’nin bizim yaşadığımız duruma tepki vermemesi bizi çok üzüyor.

Son olarak, bize Türk diyorlar. Böyle doğduk böyle öleceğiz.”

 

 

Alıntı: Batuhan ÇOLAK

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , , , | SOYDAŞINI UNUTANLAR ÜMMETİ KURTARAMAZLAR! için yorumlar kapalı
Ara 20

ALTIN SÖZLER

ALTIN SÖZLER

 

* “İki şey insanın ahmaklığını gösterir: Konuşacak yerde susmak, susacak yerde konuşmak.” Sadi       

*  “Söz gümüşse sükût altındır.” Türk Atasözü                                                                                                         

* “Dilini tutan başını kurtarır.” Türk Atasözü                                                                                           

* “Bülbülün çektiği dilinin belâsıdır.” Türk Atasözü                                                                                                             

* “Dik dur eğilme. Papaz da konsolos da kaçtı yeminle!” İbrahim Ormancı                                                                  

* “Baş, dille tartılır” Türk Atasözü                                                                                                                              

* “İnsan, dilinin altında gizlidir” Hz.Ali                                                                                                           

* “Cumhuriyeti ve onun gereklerini yüksek sesle anlatınız. Bunu yüreklere yerleştirmek için elverişli olan hiçbir durumu kaçırmayınız.” M.Kemal Atatürk                                                                                                                

* “İnsanın serveti, kendi kişiliğinde olmalı.” M. Kemal Atatürk

* “Türk dili Türk milletinin kalbidir, zihnidir.” M. Kemal Atatürk                                                                 

* “Lafla demokrasi gemisi yürümez.” İbrahim Ormancı              

Posted in Atasözleri Vecizeler | Tagged , , , , , , , , , , | ALTIN SÖZLER için yorumlar kapalı
Ara 19

Cumhuriyet Düşmanları…

Cumhuriyet Düşmanları…

 

Harran Üniversitesi rektörünün TV programındaki sözlerini hatırlayın; 

“İslami olarak Cumhurbaşkanı’na itaat etmek farz-ı ayındır. Karşı gelmek ise harpten kaçmak manasında haramdır!”

Tepkiler üzerine istifa etti rektör…  İstifa gerekçesini; “Cumhurbaşkanlığı makamını yıpratmamak için gördüğüm lüzum üzerine…” diye bir cümle ile açıkladı…

 Saray mesajı almıştır… Yakında ballı maaşı ile “vefa gösterilecekler” kadrosunda yerini alır…

 Rektörümüz böyle… 

** 

Seçim döneminde sözde bir din adamı yine bir tv programında “AKP’ye oy vermek dinin gereğidir” manasında konuşmadı mı? 

“Müslümanım diyen AKP’ye oy versin” diyen ilahiyat profesörlerini gördük.. 

İlahiyatçımız böyle… 

**

“Okuma oranı arttıkça beni afakanlar basıyor” diyen adamı YÖK’e atadılar… 

Sabahattin Zaim Üniversitesi rektör yardımcısıydı, istifa edince terfi aldı… 

Unvanı Profesör… Prof’larımız böyle…

**

“Böylelerin” isimlerini yazmaya “gerek” görmedim ama sıradakinin adı hatırlanacak cinsten; 

“Bizim milletimiz tarihte hiç satıcı olmadı. Ta ki Abdülaziz’e kadar… 10 yılda Osmanlı’yı tarumar ettiler, yıktılar.  1923’te koskoca 650 yıllık çınara darbe yaptılar. Cumhuriyet kuruldu…”

Osmanlı İmparatorluğu’nu emperyalizm değil de Mustafa Kemal Atatürk yıkmış gibi konuşan bu adamın adı Necmi Kadıoğlu. Esenyurt’u yönetiyor.

 Belediye Başkanımız da bu…

 **

Cumhuriyet’e “90 yıllık reklam arası bitti” diyen, “Bizans dostu kahpe İnönü” diye paylaşımlarda bulunan milletvekilimiz var… Üstelik Cumhuriyet’in özgür kıldığı ve Cumhuriyet sayesinde vekil olabilmiş bir kadındı… Tülay Babuşçu.

Vekillerimiz böyle…

 **

Medyadaki maymunları, akademisyenleri, sözde Sivil Toplum Liderlerini ve yalaka işadamlarını geçiyorum…

 **

Fotoğrafları görünce önce kıyafet balosu sandım…

 Sözcü Gazetesi’ndeydi haber. Uganda’nın Başkenti Kampala’daki Kadın Büyükelçimiz Sedef Yavuzalp, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı için resepsiyon vermiş.

Sedef Hanım’ın üzerinde Truva Filmi’nden hatırlayacağınız kraliçe Helen’in kıyafeti var…

Katibinin durumu ise daha trajikomikti,

Başında zeytin dalı ile Yunan Tanrısı Zeus olmuştu… 

Davetliler de bu görüntüye şaşırmış…

Cumhuriyet düşmanlarının vekil olduğu, rektör olduğu, medya yönettiği, Meclis’e girdiği ülkemizde bir Büyükelçimiz Ugandalı Helen olmuş çok mu?!

 

 

Alıntı: Tuncay Mollaveisoğlu

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , | Cumhuriyet Düşmanları… için yorumlar kapalı
Ara 18

BİR YÂRİM VAR

BİR YÂRİM VAR

 

Bir yârim var, görmez, yürümez, duymaz

Her hali güzeldir hiç gönül koymaz

Sevdikçe sevilir sevgiye doymaz

Cennete çevirir dünyamı benim

 

Güneşler doğmadan ufkuma doğar

Sinsi tuzakları aşk ile boğar

Bir bereket olur yağdıkça yağar

Cennete çevirir dünyamı benim

 

Maziyi atiyi karartmıyor hiç

Gülün kokusunu aratmıyor hiç

Hüzün, kaygı, keder yaşatmıyor hiç

Cennete çevirir dünyamı benim

 

Ruhum kanmış ona hisseder, tanır

Girse gülistana güller kıskanır

Bütün hücrelerim huri var sanır

Cennete çevirir dünyamı benim

 

Kovan, kovan bal saklıdır özünde

Aşktan başka istek yoktur sözünde

Ayın şavkı parlar o gül yüzünde

Cennete çevirir dünyamı benim

 

Dillere destandır güzellikleri

Saymakla bitmez ki özellikleri

Yaklaştırmaz asla rezillikleri

Cennete çevirir dünyamı benim

 

Kenan ŞAHBAZ

Posted in Şiirlerim | Tagged , , , , , , , , , , , | BİR YÂRİM VAR için yorumlar kapalı
Ara 17

TÜRK’ÜN İKİ CELLÂDI!

TÜRK’ÜN İKİ CELLÂDI!
Bu millete kıyan iki cellattan biri, Hakkı ve gerçek İslâm’ı kasten ve bilerek anlatmayıp, sadece menfaat ve İslam’ı tahribat gayreti içindeki İlâhiyatçılar ve Türk- İslâmla bağı olmayan soy ve iman özürlü tarihçilerdir.

Ey sahte ilâhiyatçılar!
Ey merdiven altı tarihçileri!
Sizler, tarihte yıkılan ve yok olan devletlerin hemen hepsinin ahlaksızları sebebiyle yıkıldıklarını bilmez misiniz?

Ey sahte ilâhiyatçılar!
Ey soy ve iman özürlü tarihçiler!
Ahlâksızlık ve sapkınlıkları sebebiyle, Allah’ın gazabı neticesinde helâk olan LÛT- SEMUD- AD gibi kavimlerin, POMPEİ gibi şehirlerin durumlarını gayet iyi bildiğiniz halde, bugün ahlâki yozlaşma içinde batışa doğru sürüklenen toplumumuza bunları anlatarak ikaz, tebliğ ve irşatta bulunmak yerine, kin, nifak, tezvirat, siyâsi şarlatanlık peşindesiniz ve de sizler bir yerlerin sözcülüğünü yapan kirli insanlarısınız!

İnsanlık var olalı beri her milletin diğerler milletlerden üstün özellikleri ve başarılı oldukları sahaları vardır.
Eski Yunan estetikte,
Fransızlar edebiyatta,
Almanlar felsefe ve müzikte,
İngilizler ekonomi, puştluk ve ince siyâsette,
Yahudiler dini taassup ve gaddarlıkta üstündürler.

TÜRK MİLLETİ İSE;
Yiğitlik, namus, ahlâk, dürüstlük, adâlet, hakkaniyet, merhamette vb. diğer dünya milletlerinin çok çok üstündedir.

Yukarıda okumuş olduğunuz bu iddialar bize ait olmayıp, Avrupalı otoritelerin tespitleridir. En az 20 örnek verebilir.

 

Alıntı: Orhan Kılıçoğlu

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , | TÜRK’ÜN İKİ CELLÂDI! için yorumlar kapalı
Ara 16

‘Fırlama hürriyeti’

‘Fırlama hürriyeti’

 

‘Fırlama hürriyeti’ İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nde de yer almış en temel hürriyetlerden biridir… Ona daima sahip çıkmalı ve daha yükseklere fırlamak suretiyle geliştirmelisin…

Oturduğun koltuğu bir füze rampası gibi değerlendirmen, sadece ayakların ve popo kaslarınla bu kadar yükseğe fırlayabilmen, tesis yeterli olsa arşa bile çıkacak azme sahip olduğunu göstermen harika bir şey… Üstelik fırlarken alkışlıyor olman ve aynı anda iki işi birden yapabildiğini göstermen her türlü takdirin üzerinde…

Olimpiyatlarda ‘popo kaslarıyla yükseğe fırlama’ gibi bir dal olsa, eminim rakiplerine tur bindirip, milletçe göğsümüzü kabartacaksın…

***

Fırlama özelliğin bir tarafa, seni esas farklı kılan ve daha çok sevdiren ne biliyor musun?

Sende gurur yok, kibir yok, inat yok… Kınanmaktan korkmuyorsun, çekinmiyorsun… Dün fırlıyordun ama bugün duyduklarının tam tersi sözleri duyunca da roket gibi fırlıyorsun… Sözler aksi yönde seyretse de senin alkışlama ve fırlama özelliğin hiç değişmiyor… Tam bir istikrar abidesisin…

Kürsüdeki sözler 180 derece değişse bile senin dâvâ ateşin 40 derecenin altına inmiyor maşallah… Gurur murur hak getire… “Dün dündür, bugün bugündür” gerçeğini dilinle yalaya yalaya dağa taşa yazıyorsun…

Yarın, şimdi duyduklarının tersini duysan, eminim onun için de alkışlar eşliğinde fırlayıp tavanı deleceksin… Çünkü bu senin için hayat tarzı… Bir nevi garanti…

***

Bir şeyi o anda öğreniyorsun, şaşkınlığını ışık hızıyla atıyorsun ve derhal yeni ortama uyum sağlıyorsun… Sen bunun için bulundun zaten, kolay değil, iradeyi temsil ediyorsun…

Az bir özellik değil bu… Canlılar âleminde zıplama konusunda rakiplerin kimler diye küçük bir araştırma yaptım… Onları geçmek için tanımak lâzım…

Yabanî Himalaya koyunu var mesela… Fakat o, yükseğe zıplama konusunda değil, iki uçurum arasında atlama konusunda uzman…

Tavşanlar ve kangurular da öyle… Atlamaları için önce belli bir hıza ulaşmaları gerekiyor… Bu biraz zahmetli tabii…

Burada örnek canlı antilop… Kendi yüksekliğinin 10 katına kadar zıplayabiliyor… Haaa, “Beni antilop kesmez, daha çok zıplayabilmeliyim” diyorsan sana çekirgeyi tavsiye edebilirim… O, beden uzunluğunun 20 katına çıkabiliyor…

“O da yetmez, daha yok mu?” diye sorarsan, uzunluğunun 45 katına kadar sıçrayabilen keseli fare, 100 katına kadar sıçrayabilen örümcek, 150 katına kadar sıçrayabilen ağaç kurbağası var…

Rekor ise pirede… Beden uzunluğunun 220 katına “Bana mısın?” demiyor…

***

Daha büyük başarılarını bekliyoruz… Bunu için daha çok çalışmalısın… Ayrıca fırlarken daha büyük dereceler elde etmek istiyorsan, önceden ağırlıkları vücuttan çıkarmalısın…

Biliyorum şahsiyeti çıkarıyorsun yükü hafifletmek için ama o yetmez… Her daim lâzım olduğu için mide ve bağırsak kalsın kalmasına da, beyin gibi çok gerekli olmayan organları çıkarıp yükü iyice hafifletmek gerekiyor…

İşte o zaman popo kasları insanı daha yükseğe fırlatabilir…

Seni takip edip, yeni başarıların için dua edeceğim… Sen de zıplarken, bir gözünle lideri, diğer gözünle de kameraları kesmeyi ihmal etme sakın…

Yeni not: A partisi, B partisi, C partisi fark etmez… Sakın kendini bitirme… Yarın yeni çarklar meydana gelme ihtimaline karşı, şevk ile bir daha zıplayabilmek için kendinde uygun miktar enerji bırak ki tavanı delesin…

 

Alıntı

Posted in Fıkralar | Tagged , , , , , , , , | ‘Fırlama hürriyeti’ için yorumlar kapalı
Ara 15

ATATÜRK’E SALDIRMAK TÜRK’E SALDIRMAKTIR?

ATATÜRK’E SALDIRMAK TÜRK’E SALDIRMAKTIR?

Millî Mücadele sırasında “Mustafa Kemal’in muzaffer olduğunu görmektense, memleketin Yunanlar tarafından alınmasını tercih ederim.” Diyenlerin torunları şimdilerde tarihin çöplüğünden Atatürk‘e saldırıyorlar.

Mustafa Kemal Atatürk‘ün kimlere karşı hangi mücadeleyi verdiğini de Sevr’in meşruiyetini savunmak için Amerikalı diplomatın söylediği şu sözlerden anlamak mümkündür: “Cinayet, Kur’an tarafından Muhammed dininin bir parçası olarak kabul edildiği sürece, Müslümanların Hıristiyanları ya da Yahudileri idare etmesine izin verilmemelidir”.

Atatürk işte bu zihniyete karşı Kur’an’ı bu topraklarda hâkim kıldı ve ona saldıranları geldikleri yerlere geri gönderdi.  

Atatürk, Türk Milletinin ve devletinin istiklal ve istikbali uğruna fedai can etmiş kurucu kahramanıdır. Şerefini ve unvanını oturduğu koltuktan değil savaş alanlarından almıştır.

Bu topraklarda yaşayan herkesin altında yaşadığı bayrağı en yüce yere diken kişidir. Devletin kuruculuğunu, milletin ve mabedin bekçiliğini yapmıştır.

Elbette onlar dün olduğu gibi bugün de Atatürk‘e saldıracaklardır.

Atatürk‘e saldıranlar aynı zamanda Türk, Türk Milleti ve Cumhuriyet’e de saldırmaktadırlar.

Atatürk takıntısının altında yabancıya duyulan gönüllü bağlılık sendromu vardır.

Bu hastalığı tedavisi yoktur!

 

 

Alıntı

Posted in Yazılarım | Tagged , , , , , , , , , , | ATATÜRK’E SALDIRMAK TÜRK’E SALDIRMAKTIR? için yorumlar kapalı
Ara 14

“ASİL TÜRK!”

“ASİL TÜRK!”

“İstanbul Bahçekapı’da meşhur bir terzihanenin sahibi olan Macar Mösyö BAK, aralarında İngiliz, Fransız, Alman, İtalyan, Rum, Ermeni ve Yahudi bulunan bir topluluğa şunları söylemiş:

“- Ticarethanemizde çalışan bir Türk, harbe giderken; daha evvel aldığı on, on beş lira borcu veremeyeceği için özür diledi. Fakat harpten sağ dönerse kendisinin, şehit düşerse ailesinin mutlaka bu borcu ödeyeceğini söyledi.”

Umumi Harp bittikten sonra bir gün bir delikanlı ziyaretime geldi. Bize borçlu Türk’ün oğlu olduğunu söyleyerek:
“- Babam harpte şehit oldu. Vasiyeti gereği borcunu getirdim. Paramız olmadığı için daha evvel getiremedim, kusura bakmayın!” dedi…
Ben parayı almamakta ısrar edince, delikanlı çok müteessir oldu. Ve:

“- Babamın vasiyetidir. Eğer almazsanız onun ruhu muazzep olur. Bu bir namus borcudur!” dedi.
Mösyö BAK, hadiseyi anlatırken gözleri yaşarmış ve sözlerini şu cümleyle bitirmiş:
“- Efendiler! Dünyanın en asil, en doğru, en namuslu milleti Türk milletidir.”

Alıntı: Haziran 1951 tarihli sayılı “Tarih Hazinesi” dergisinden

O DOĞRULUĞU, O NAMUSU, O ASALETİ ASLA KAYBETMEYİN!

Posted in Hikayeler | Tagged , , , , , , , , , | “ASİL TÜRK!” için yorumlar kapalı
Ara 13

HAİNLİĞİN RESMİ

HAİNLİĞİN RESMİ

 

Bin dokuz yüz on ikide Trablusgarp’ta İtalyan askeri ya da onların torunlarındansanız Mustafa Kemal’e saldırırsınız.

                Bin dokuz yüz on beşte Çanakkale’de Boğazı’nı geçmeye çalışan ANZAK askeriyseniz, onların akrabasıysanız adı Mustafa Kemal olan Atatürk‘e siz de saldırırsınız.

                Siz “Çanakkale Savaşı önemli bir savaş değildir” diyorsanız, “Çanakkale Şehitleri” için;

“Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker!

Gökten ecdat inerek öpse o pak alnı değer.”

Diyen Mehmet Akif Ersoy’a da “serserinin teki” diye saldırırsınız!

İzmir’i işgal edip Polatlı önlerinden ters yüz edilen ve son darbeyi 30 Ağustos’ta yiyerek tık nefes kalmış Yunan askeriyseniz ya da hainseniz“keşke Yunan galip gelseydi!” dersiniz.

Sonuçta Mustafa Kemal Atatürk, “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir” diyor. Siz ise ünlü Shakespeare’in gerçek adının “Şeyh Pir” olduğunu tam bir ilmi (!) çalışma sonucunda açıklıyorsanız Atatürk‘e saldırırsınız.

 

Alıntı

Posted in Yazılarım | Tagged , , , , , , , , , , , , , | HAİNLİĞİN RESMİ için yorumlar kapalı
Ara 12

ALTIN SÖZLER

ALTIN SÖZLER

* “Aklın süsü dil, dilin süsü sözdür” Yusuf Has Hâcib                                                                                          

* “Bütün dünya bilsin ki, benim için bir yandaşlık vardır: Cumhuriyet yandaşlığı, düşünsel ve toplumsal devrim yandaşlığı. Bu noktada yeni Türkiye topluluğunda, bir bireyi bunun dışında düşünmek istemiyorum.” M. Kemal Atatürk

* “Akıllının uzun kulakları, kısa dili vardır.” İsveç özlü sözü.

* “Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.” M. Kemal Atatürk

* “Biz, düşmanlarımızdan bile öğrenebiliriz.” Ovidius

* “Şu dünyada güvenip de aldatılmayan var mı?” Eliza Cook

* “Bir ülke için en büyük felaket, cehaletin örgütlü şekilde eyleme geçmiş halidir” Goethe

* “Kelimelerini yükselt, sesini değil. Yağmurdur çiçekleri büyüten, gök gürültüsü değil.” Mevlana

* “Milli his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin milli ve zengin olması, milli hissin gelişmesinde başlıca etkendir…” M. Kemal Atatürk

* “Kullandıkça keskinleşen tek alet, dildir.” W. Irwing

Posted in Atasözleri Vecizeler | Tagged , , , , , , , , | ALTIN SÖZLER için yorumlar kapalı