Ara 17

TÜRK’ÜN İKİ CELLÂDI!

TÜRK’ÜN İKİ CELLÂDI!
Bu millete kıyan iki cellattan biri, Hakkı ve gerçek İslâm’ı kasten ve bilerek anlatmayıp, sadece menfaat ve İslam’ı tahribat gayreti içindeki İlâhiyatçılar ve Türk- İslâmla bağı olmayan soy ve iman özürlü tarihçilerdir.

Ey sahte ilâhiyatçılar!
Ey merdiven altı tarihçileri!
Sizler, tarihte yıkılan ve yok olan devletlerin hemen hepsinin ahlaksızları sebebiyle yıkıldıklarını bilmez misiniz?

Ey sahte ilâhiyatçılar!
Ey soy ve iman özürlü tarihçiler!
Ahlâksızlık ve sapkınlıkları sebebiyle, Allah’ın gazabı neticesinde helâk olan LÛT- SEMUD- AD gibi kavimlerin, POMPEİ gibi şehirlerin durumlarını gayet iyi bildiğiniz halde, bugün ahlâki yozlaşma içinde batışa doğru sürüklenen toplumumuza bunları anlatarak ikaz, tebliğ ve irşatta bulunmak yerine, kin, nifak, tezvirat, siyâsi şarlatanlık peşindesiniz ve de sizler bir yerlerin sözcülüğünü yapan kirli insanlarısınız!

İnsanlık var olalı beri her milletin diğerler milletlerden üstün özellikleri ve başarılı oldukları sahaları vardır.
Eski Yunan estetikte,
Fransızlar edebiyatta,
Almanlar felsefe ve müzikte,
İngilizler ekonomi, puştluk ve ince siyâsette,
Yahudiler dini taassup ve gaddarlıkta üstündürler.

TÜRK MİLLETİ İSE;
Yiğitlik, namus, ahlâk, dürüstlük, adâlet, hakkaniyet, merhamette vb. diğer dünya milletlerinin çok çok üstündedir.

Yukarıda okumuş olduğunuz bu iddialar bize ait olmayıp, Avrupalı otoritelerin tespitleridir. En az 20 örnek verebilir.

 

Alıntı: Orhan Kılıçoğlu

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , | TÜRK’ÜN İKİ CELLÂDI! için yorumlar kapalı
Ara 16

‘Fırlama hürriyeti’

‘Fırlama hürriyeti’

 

‘Fırlama hürriyeti’ İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nde de yer almış en temel hürriyetlerden biridir… Ona daima sahip çıkmalı ve daha yükseklere fırlamak suretiyle geliştirmelisin…

Oturduğun koltuğu bir füze rampası gibi değerlendirmen, sadece ayakların ve popo kaslarınla bu kadar yükseğe fırlayabilmen, tesis yeterli olsa arşa bile çıkacak azme sahip olduğunu göstermen harika bir şey… Üstelik fırlarken alkışlıyor olman ve aynı anda iki işi birden yapabildiğini göstermen her türlü takdirin üzerinde…

Olimpiyatlarda ‘popo kaslarıyla yükseğe fırlama’ gibi bir dal olsa, eminim rakiplerine tur bindirip, milletçe göğsümüzü kabartacaksın…

***

Fırlama özelliğin bir tarafa, seni esas farklı kılan ve daha çok sevdiren ne biliyor musun?

Sende gurur yok, kibir yok, inat yok… Kınanmaktan korkmuyorsun, çekinmiyorsun… Dün fırlıyordun ama bugün duyduklarının tam tersi sözleri duyunca da roket gibi fırlıyorsun… Sözler aksi yönde seyretse de senin alkışlama ve fırlama özelliğin hiç değişmiyor… Tam bir istikrar abidesisin…

Kürsüdeki sözler 180 derece değişse bile senin dâvâ ateşin 40 derecenin altına inmiyor maşallah… Gurur murur hak getire… “Dün dündür, bugün bugündür” gerçeğini dilinle yalaya yalaya dağa taşa yazıyorsun…

Yarın, şimdi duyduklarının tersini duysan, eminim onun için de alkışlar eşliğinde fırlayıp tavanı deleceksin… Çünkü bu senin için hayat tarzı… Bir nevi garanti…

***

Bir şeyi o anda öğreniyorsun, şaşkınlığını ışık hızıyla atıyorsun ve derhal yeni ortama uyum sağlıyorsun… Sen bunun için bulundun zaten, kolay değil, iradeyi temsil ediyorsun…

Az bir özellik değil bu… Canlılar âleminde zıplama konusunda rakiplerin kimler diye küçük bir araştırma yaptım… Onları geçmek için tanımak lâzım…

Yabanî Himalaya koyunu var mesela… Fakat o, yükseğe zıplama konusunda değil, iki uçurum arasında atlama konusunda uzman…

Tavşanlar ve kangurular da öyle… Atlamaları için önce belli bir hıza ulaşmaları gerekiyor… Bu biraz zahmetli tabii…

Burada örnek canlı antilop… Kendi yüksekliğinin 10 katına kadar zıplayabiliyor… Haaa, “Beni antilop kesmez, daha çok zıplayabilmeliyim” diyorsan sana çekirgeyi tavsiye edebilirim… O, beden uzunluğunun 20 katına çıkabiliyor…

“O da yetmez, daha yok mu?” diye sorarsan, uzunluğunun 45 katına kadar sıçrayabilen keseli fare, 100 katına kadar sıçrayabilen örümcek, 150 katına kadar sıçrayabilen ağaç kurbağası var…

Rekor ise pirede… Beden uzunluğunun 220 katına “Bana mısın?” demiyor…

***

Daha büyük başarılarını bekliyoruz… Bunu için daha çok çalışmalısın… Ayrıca fırlarken daha büyük dereceler elde etmek istiyorsan, önceden ağırlıkları vücuttan çıkarmalısın…

Biliyorum şahsiyeti çıkarıyorsun yükü hafifletmek için ama o yetmez… Her daim lâzım olduğu için mide ve bağırsak kalsın kalmasına da, beyin gibi çok gerekli olmayan organları çıkarıp yükü iyice hafifletmek gerekiyor…

İşte o zaman popo kasları insanı daha yükseğe fırlatabilir…

Seni takip edip, yeni başarıların için dua edeceğim… Sen de zıplarken, bir gözünle lideri, diğer gözünle de kameraları kesmeyi ihmal etme sakın…

Yeni not: A partisi, B partisi, C partisi fark etmez… Sakın kendini bitirme… Yarın yeni çarklar meydana gelme ihtimaline karşı, şevk ile bir daha zıplayabilmek için kendinde uygun miktar enerji bırak ki tavanı delesin…

 

Alıntı

Posted in Fıkralar | Tagged , , , , , , , , | ‘Fırlama hürriyeti’ için yorumlar kapalı
Ara 15

ATATÜRK’E SALDIRMAK TÜRK’E SALDIRMAKTIR?

ATATÜRK’E SALDIRMAK TÜRK’E SALDIRMAKTIR?

Millî Mücadele sırasında “Mustafa Kemal’in muzaffer olduğunu görmektense, memleketin Yunanlar tarafından alınmasını tercih ederim.” Diyenlerin torunları şimdilerde tarihin çöplüğünden Atatürk‘e saldırıyorlar.

Mustafa Kemal Atatürk‘ün kimlere karşı hangi mücadeleyi verdiğini de Sevr’in meşruiyetini savunmak için Amerikalı diplomatın söylediği şu sözlerden anlamak mümkündür: “Cinayet, Kur’an tarafından Muhammed dininin bir parçası olarak kabul edildiği sürece, Müslümanların Hıristiyanları ya da Yahudileri idare etmesine izin verilmemelidir”.

Atatürk işte bu zihniyete karşı Kur’an’ı bu topraklarda hâkim kıldı ve ona saldıranları geldikleri yerlere geri gönderdi.  

Atatürk, Türk Milletinin ve devletinin istiklal ve istikbali uğruna fedai can etmiş kurucu kahramanıdır. Şerefini ve unvanını oturduğu koltuktan değil savaş alanlarından almıştır.

Bu topraklarda yaşayan herkesin altında yaşadığı bayrağı en yüce yere diken kişidir. Devletin kuruculuğunu, milletin ve mabedin bekçiliğini yapmıştır.

Elbette onlar dün olduğu gibi bugün de Atatürk‘e saldıracaklardır.

Atatürk‘e saldıranlar aynı zamanda Türk, Türk Milleti ve Cumhuriyet’e de saldırmaktadırlar.

Atatürk takıntısının altında yabancıya duyulan gönüllü bağlılık sendromu vardır.

Bu hastalığı tedavisi yoktur!

 

 

Alıntı

Posted in Yazılarım | Tagged , , , , , , , , , , | ATATÜRK’E SALDIRMAK TÜRK’E SALDIRMAKTIR? için yorumlar kapalı
Ara 14

“ASİL TÜRK!”

“ASİL TÜRK!”

“İstanbul Bahçekapı’da meşhur bir terzihanenin sahibi olan Macar Mösyö BAK, aralarında İngiliz, Fransız, Alman, İtalyan, Rum, Ermeni ve Yahudi bulunan bir topluluğa şunları söylemiş:

“- Ticarethanemizde çalışan bir Türk, harbe giderken; daha evvel aldığı on, on beş lira borcu veremeyeceği için özür diledi. Fakat harpten sağ dönerse kendisinin, şehit düşerse ailesinin mutlaka bu borcu ödeyeceğini söyledi.”

Umumi Harp bittikten sonra bir gün bir delikanlı ziyaretime geldi. Bize borçlu Türk’ün oğlu olduğunu söyleyerek:
“- Babam harpte şehit oldu. Vasiyeti gereği borcunu getirdim. Paramız olmadığı için daha evvel getiremedim, kusura bakmayın!” dedi…
Ben parayı almamakta ısrar edince, delikanlı çok müteessir oldu. Ve:

“- Babamın vasiyetidir. Eğer almazsanız onun ruhu muazzep olur. Bu bir namus borcudur!” dedi.
Mösyö BAK, hadiseyi anlatırken gözleri yaşarmış ve sözlerini şu cümleyle bitirmiş:
“- Efendiler! Dünyanın en asil, en doğru, en namuslu milleti Türk milletidir.”

Alıntı: Haziran 1951 tarihli sayılı “Tarih Hazinesi” dergisinden

O DOĞRULUĞU, O NAMUSU, O ASALETİ ASLA KAYBETMEYİN!

Posted in Hikayeler | Tagged , , , , , , , , , | “ASİL TÜRK!” için yorumlar kapalı
Ara 13

HAİNLİĞİN RESMİ

HAİNLİĞİN RESMİ

 

Bin dokuz yüz on ikide Trablusgarp’ta İtalyan askeri ya da onların torunlarındansanız Mustafa Kemal’e saldırırsınız.

                Bin dokuz yüz on beşte Çanakkale’de Boğazı’nı geçmeye çalışan ANZAK askeriyseniz, onların akrabasıysanız adı Mustafa Kemal olan Atatürk‘e siz de saldırırsınız.

                Siz “Çanakkale Savaşı önemli bir savaş değildir” diyorsanız, “Çanakkale Şehitleri” için;

“Ey bu topraklar için toprağa düşmüş asker!

Gökten ecdat inerek öpse o pak alnı değer.”

Diyen Mehmet Akif Ersoy’a da “serserinin teki” diye saldırırsınız!

İzmir’i işgal edip Polatlı önlerinden ters yüz edilen ve son darbeyi 30 Ağustos’ta yiyerek tık nefes kalmış Yunan askeriyseniz ya da hainseniz“keşke Yunan galip gelseydi!” dersiniz.

Sonuçta Mustafa Kemal Atatürk, “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir” diyor. Siz ise ünlü Shakespeare’in gerçek adının “Şeyh Pir” olduğunu tam bir ilmi (!) çalışma sonucunda açıklıyorsanız Atatürk‘e saldırırsınız.

 

Alıntı

Posted in Yazılarım | Tagged , , , , , , , , , , , , , | HAİNLİĞİN RESMİ için yorumlar kapalı
Ara 12

ALTIN SÖZLER

ALTIN SÖZLER

* “Aklın süsü dil, dilin süsü sözdür” Yusuf Has Hâcib                                                                                          

* “Bütün dünya bilsin ki, benim için bir yandaşlık vardır: Cumhuriyet yandaşlığı, düşünsel ve toplumsal devrim yandaşlığı. Bu noktada yeni Türkiye topluluğunda, bir bireyi bunun dışında düşünmek istemiyorum.” M. Kemal Atatürk

* “Akıllının uzun kulakları, kısa dili vardır.” İsveç özlü sözü.

* “Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.” M. Kemal Atatürk

* “Biz, düşmanlarımızdan bile öğrenebiliriz.” Ovidius

* “Şu dünyada güvenip de aldatılmayan var mı?” Eliza Cook

* “Bir ülke için en büyük felaket, cehaletin örgütlü şekilde eyleme geçmiş halidir” Goethe

* “Kelimelerini yükselt, sesini değil. Yağmurdur çiçekleri büyüten, gök gürültüsü değil.” Mevlana

* “Milli his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin milli ve zengin olması, milli hissin gelişmesinde başlıca etkendir…” M. Kemal Atatürk

* “Kullandıkça keskinleşen tek alet, dildir.” W. Irwing

Posted in Atasözleri Vecizeler | Tagged , , , , , , , , | ALTIN SÖZLER için yorumlar kapalı
Ara 11

SÖZDE DİN ADAMIYSANIZ!

SÖZDE DİN ADAMIYSANIZ!

Dinî kıyafetler içinde din düşmanı bir adamsanız Haçlıları Anadolu’nun bağrında durduran, İslam’ı da Avrupa’nın içine taşıyan Türklükten istifa edersiniz!

Bu durumda Anadolu’yu işgale yeltenen “Yunan ordusu halifenin ordusudur, asıl kafası kopartılacak mahlûkat Ankara’dadır.” dersiniz!

Bu cümleyi kuran bir mahlûkatın hangi millete hizmet edeceği ve kime saldıracağı belli değil midir?

                Böyle bir mahlûk Yunanistan’a sığınıp ve orada çıkardığı gazetede “Allah’ın huzurunda Türklükten istifa ediyorum, tövbe yarabbi tövbe Türklüğüme, beni Türk Milletinden atfetme” diye yazması yadırganacak bir husus değildir.

Siz Şeyhülislam Mustafa Sabri iseniz elbette Atatürk‘e saldıracaksınız!

Çünkü O, Yunan’ı denize dökmüştür.

                Eğer  “DİNLER ARASI DİYALOĞCU” ya da FETÖCÜ’yseniz Amasya’da yayınladığı genelge ile “Vatanın bütünlüğü, Milletinin istiklali tehlikededir. Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracak” diyerek milleti vatanını işgal etmiş düşmana karşı direnişe çağıran Atatürk‘e elbette saldıracaksınız!

                Çünkü FETÖ firarisi zat, “Vatanı satmanın” İslam’a göre günah olmadığını açıkça yazmıştı. O bunu şu cümlelerle ifade etmişti: “Mahşerde ‘kulum niye ya vatanını sattın?’ diye soru yok. Çünkü sorular Kur’an’dan çıkacak ve KUR’AN’DA ‘VATAN SATMAK’ diye 1 kavram yok.”

                CIA’nın emir erlerinden başka türlü bir tavır beklemek abesle iştigal olur!

                Bu durumda CIA’nın emrindeki bir FETÖCÜ olarak “Vatanım; Ha ekmeğini aşını, ha uğruna kurşun yemişim.” “Ey vatan gözyaşların dinsin, yetiştik çünkü biz” diyenler artık hedefinizdir. Zira vatansızın, milliyetsizin en büyük düşmanı vatanı savunanlardır!

 

Alıntı

Posted in Yazılarım | Tagged , , , , , , , , , , , , | SÖZDE DİN ADAMIYSANIZ! için yorumlar kapalı
Ara 10

İstiklâl Güneşi

İstiklâl Güneşi

 

İstiklal güneşi gölgelendi dün

Hilali, yıldızı kara bağlandı

Varlığına sinsi tehdit var bugün

Sonsuzluk ülküsü zora bağlandı

 

Demokrasi ile ülke soyuldu

Helsinki sözüne harfen uyuldu

Peşmerge başıyla gurur duyuldu

Ülkenin her anı zara bağlandı

 

Dünyaya hükmetti hakanla, hanla

Göğsündeki kale gibi imanla

Hürriyet bedeli canla, cananla

Cehennem ateşi, kora bağlandı

 

Sanmayın ki bu yurt yiğitsiz, ersiz

Gönülleri suskun, gözleri fersiz

Korkular,  kaygılar gereksiz, yersiz

Gönüller İlahî yar’a bağlandı

 

Kenan ŞAHBAZ

Posted in Şiirlerim | Tagged , , , , , , , , , , | İstiklâl Güneşi için yorumlar kapalı
Ara 09

OSLO MUTABAKATI DOLMABAHÇE MUTABAKATI (2)

OSLO MUTABAKATI DOLMABAHÇE MUTABAKATI (2)

 

  1. Recep Tayyip Erdoğan Dolmabahçe mutabakatını kabul etti…

Tarih: 22 Mart 2015

Yer: Cumhurbaşkanlığı uçağı

Ukrayna gezisinden dönerken uçaktaki gazetecilerin Dolmabahçe mutabakatı sorusu üzerine Erdoğan özetle şöyle konuştu:

“Hükümet benimle mutabakata varmadan hareket etti. Bu metnin demokrasi adına nesini kabul edeceğim? Ben Dolmabahçe mutabakatı ifadesini asla kabul etmiyorum. Çünkü ortada bir hükümet var, öbür tarafta da grubu olan bir siyasi parti var. Burada neyin mutabakatını, kiminle niçin sağlıyorsunuz? Böyle bir şey olamaz. Mutabakatın yeri parlamentodur.”

 

  1. Recep Tayyip Erdoğan Dolmabahçe mutabakatını kabul etti…

Tarih: 8 Ocak 2016

Yer: Sonsöz gazetesi

Yazar Tandoğan Uysal Leyla Zana’nın eşi ve Kürt Hareketinin liderlerinden Mehdi Zana ile yaptığı söyleşiyi özetle şöyle yazdı.

Soru: Kürdistan’ı bırakın Türkiye’de sınırına komşu bile kurdurtmayacağını açıkladı Cumhurbaşkanı Erdoğan.

Mehdi Zana: Dünyada bir Kürdistan varlığı tanınıyor sadece Türkiye’de tanınmıyor. Dünya tarihinde Kürdistan’ın iyi araştırılması gerekir. Bu tespit edildiği zaman, Kürdistan da çözülmüş olacaktır.

Dolmabahçe görüşmelerinde verilen vaatlerde aslında Kürdistan tanınmıştır.

Erdoğan’ın oyunundan sonra çark edilse de bugün PKK’nın yaptığı onu dayatmaktır. Türkiye sonunda Kürdistan’ı verecektir. Şu an yapılan sadece ayak sürümektir, paniktir.”

 

Tarih: 27 Kasım 2018

Yer: Yeniçağ Gazetesi

Hüdavendigar Onur’un haberini özetleyeyim:

“Demokratik Gelişim Enstitüsü, Norveç’in başkenti Oslo’da “Kürt açılımı” için yine masa kurdu. Etrafında oturanlar, Diyarbakır AKP eski Milletvekili Abdurrahman Kurt, siyasetçi Ufuk Uras, artist Kadir İnanır, gazeteciler Yıldıray Oğur ve Ali Bayramoğlu oldu.

AKP’li Efkan Ala, Mehdi Eker ve Taner Yıldız da Nisan ayında İngiltere Merkezli  DPI’yi ziyaret etmişti.”

Bu haberin ayrıntılı bir şekilde ortaya koyduğu görüşmeler şu gerçeği ortaya çıkardı:

“Yeni Kürt süreci Cumhur İttifakı tarafından başlatılıyor.”

Hayırsız, uğursuz olur inşallah…

 

Alıntı:  Orhan UĞUROĞLU

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , | OSLO MUTABAKATI DOLMABAHÇE MUTABAKATI (2) için yorumlar kapalı
Ara 08

Limoncu

Limoncu

Adamın biri “taşı toprağı altın” diyerek İstanbul’a göçer. Cebinde kalan son parayla bir sandık limon alır. İstanbul sokaklarında başlar bağırmaya; “Çaya çorbaya, sulu bunlar” yanına gelenler limonu yoklayıp uzaklaşır. Sıcak bir gündür. Hem acıkmış hem susamıştır, hem oruçtur.

İçinden duaya başlar, “bari bir tane satsam da su ve ekmek alsam” diye düşünür. Yaz günü, güneş beynine iyice geçmiştir. Dudakları bile çatlamaya başlamıştır. Yanına biri yaklaşınca yeniden ümitlenir. Adam limonlardan birini eline alıp yoklar. “Erkek bunlar” der ve bırakır. Arkasını döner dönmez Limoncu onun gırtlağına yapışır. Bir yandan da bağırmaya başlar, “Ulan sıkacan mı, yoksa yatacan mı?”

Posted in Fıkralar | Tagged , , , , | Limoncu için yorumlar kapalı