Nis 15

PAPAĞAN GİBİ ÖTMEYİN BEYLER

PAPAĞAN GİBİ ÖTMEYİN BEYLER

 

Bayrağım yırtılıp yakılıyorken

Hem de gırtlağımız sıkılıyorken

Kıpkızıl paçavra takılıyorken

Papağanlar gibi ötmeyin beyler

 

Yeter artık kesin şu dütdürüyü

Ateşlersen orman yakar, pürüyü

Bize kuvvet veren bunca sürüyü(!)

Çoban değilseniz gütmeyin beyler

 

Zaman derdimize hep dert ekliyor

Ekonomi bozuk yine tekliyor

Pek çok iş var hepsi sizi bekliyor

Gerekli olunca gitmeyin beyler

 

Şu şom ağızların akıyor suyu

Siyaset bir cambaz hokkabaz huyu

Ümitler, hayaller oldu kör kuyu

Bir de tütsü gibi tütmeyin beyler

 

Şehzade yaşarken ümitsiz burda

Bir yığın serseri soktunuz yurda

Bir kez fırsat verin yiğit Bozkur’da

Bizi uçuruma itmeyin beyler

 

Kenan ŞAHBAZ

Posted in Şiirlerim | Tagged , , , , , , , , , , | PAPAĞAN GİBİ ÖTMEYİN BEYLER için yorumlar kapalı
Nis 14

Siyaset yapacaklara tavsiyeler…

Siyaset yapacaklara tavsiyeler…

 

“Cahiller, bilgisizler, hırsızlar tarafından yönetilmek istemiyorsanız siyaset yapın!”

* Arkanızda taşıyamayacağınız bir bagajınız olmayacak… Çünkü zamanı geldiğinde rakipleriniz bagajın kilidini açacaktır…

* Ekonomi, dış politika ve tarih bileceksiniz… Özellikle Türkiye Cumhuriyeti’nin yakın tarihini…

* Türkiye’nin yakıcı sorunları ile ilgili derin bilgi, çözümleri adına da iddialı, ayakları yere basan projeleriniz olacak…

* Öğrenmeye açık olacaksınız. Bilmediğiniz konularda en iyilerden destek alacaksınız, tartışmalı konularda tüm tarafları dinleyip kendi özgün düşüncenizi ortaya

koyacaksınız…

* Vefalı olacaksınız… Dostlarını satmamış, kul hakkı yememiş olanlar tercih nedenidir…

* Para ile ilişkiniz kontrollü olacak. Hırsınızı, azminizi, aklınızı güç ve para edinerek intikam almak için değil, memleketin ayağı çıplak, başı kabak çocuklarının

geleceği için kullanacaksınız.

* Her konuda “ölçülü olmak” olmazsa olmazınız olmalı…

* Yalandan korkmalı yılandan korkar gibi…

* Halkı aldatmanın en cehennemi günah, en büyük ahlaksızlık olacağının bilincinde olmalı, bu yüreği taşımalısınız…

* Ülke menfaatleri her şeyin üzerinde olmalı…

* Çok çalışmalı, çok çalışmalı, yorulmadan, bıkmadan, inançla, her günün hakkını vererek çalışmalısınız…

* Egolarınızı gömecek bilgelik, başarısızlık ve yetersizlik durumunda bırakmayı bilecek izan şart…

* Cesaret, cesaret, cesaret… Çünkü yalnızca cesurlar okyanuslarda dev dalgaların, kara bulutların, fırtınanın ardındaki güneşi görebilir.

 

Alıntı

Posted in Yazılarım | Tagged , , , , , , , , , | Siyaset yapacaklara tavsiyeler… için yorumlar kapalı
Nis 13

ALTIN SÖZLER

ALTIN SÖZLER

* “Bir kuvvet, karşısında kendi cinsinden başka bir kuvvete rastlamadıkça doludizgin gider. Kuvvet sahibi herkes, bunu kötüye kullanmaya meyledebilir ve kuvvetine hudut buluncaya kadar yürümeyi sürdürür” Montesquieu                                                                                                                                                

* “Türklere zalim diyenler öyle günah işliyorlar ki, tarihin karşısında onların günahlarını, bütün denizlerin bitmez tükenmez suları bile yıkayamayacaktır” Halide Edip Adıvar

* “Ey kahraman Türk kadını sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın.” Mustafa Kemal ATATÜRK                                                                   

* “Tiyatro, insanı, insana, insanla, insanca anlatma sanatıdır”

* “Bir toplum, cinslerden yalnız birinin yüzyılımızın gerektirdiklerini elde etmesiyle yetinirse, o toplum yarı yarıya zayıflamış olur. Bizim toplumumuzun uğradığı başarısızlıkların sebebi, kadınlarımıza karşı ihmal ve kusurdur.” ATATÜRK

* “Çok samimi olarak itiraf edeyim ki, Avrupalı Türkleri sevmez ve sevmesi de mümkün değildir. Asırlardır kilisenin Türk ve İslam düşmanlığı Hristiyanların hücrelerine sinmiştir… Müslüman olduğunuz için sevmez. Ama laiklik şöyle dursun, Hristiyan olsanız da size düşman olarak bakmaya devam eder. Türkler pek farkında değildirler ama Avrupalılar şu gerçeği çok iyi bilir: Türkler çıkarılıp atılsa ortada tarih diye bir şey kalmaz.” Prof. Dr. Neumark

* “Hakiki bilgelik, ahmaklıktan daha az cüretkârdır. Bilge insan sıkça şüpheye düşer ve fikrini değiştirir. Ahmaksa dik kafalıdır ve şüphe etmez; kendi bilgisizliği dışında her şeyi bilir.”Akhenaton

Posted in Atasözleri Vecizeler | Tagged , , , , , , , , , , | ALTIN SÖZLER için yorumlar kapalı
Nis 12

Emperyalizmin hesabı

Emperyalizmin hesabı 

Emperyalizm, tarihsel süreç içinde Türkleri Anadolu’dan atamadı!

Çok kez denediler. 1048’de Hasankale önlerinde denendi… 1071 Malazgirt, onlar için çok büyük bir hamleydi; olmadı…

Emperyalizm, iki yüzyıl boyunca Haçlı seferlerinden medet umdu. Bu seferler sırasında Bizans’ı hem tahrip etti, hem de kullandı.

Ne var ki, emperyalizm, 1176’da Bizans’ı yine öne sürdü. Sürdü ama, Avrupa takviyeli Bizans ordusu 2. Kılıçarslan önünde perişan oldu…

Tek amaçları vardı: Türkleri Anadolu’dan çıkarıp, Asya bozkırlarına sürmek!

Yüzyıllar boyu uğraştılar; başaramadılar.

Fatih’ten sonra, Osmanlı‘nın çöküşünden medet umdular. 16. yüzyıldan beri, tuhaf biçimde akıl tutsaklığını yaşayan Osmanlı, ‘aklı özgürlerin‘ dünyası karşısında dayanamadı ve çöktü!

Bu çöküşün sonucu olarak; Anadolu toprağı 1453‘ten beri ilk kez 1. Dünya Savaşı sonunda emperyalizmin çizmeleriyle çok acı biçimde çiğnendi.

Ne acıdır ki, Fethin büyük nişanı İstanbul, ‘küffâr’ın karargâhı oldu!’.

Fırsat bu fırsattı! Fransızlar, İngilizler, Adana, Antep yöresini sahiplenmeye yeltendi.

15 Mayıs 1919’da Yunan askerleri; ABD, İngiliz ve Fransız kruvazörlerinin korumasında İzmir’e çıktı…

O günlerde ABD Başkanı Wilson -Sevr’e temel teşkil edecek olan- Paris Konferansı’na gönderdiği telgrafta, özet olarak şöyle diyordu:

Türkleri Konstantinopolis’ten çıkarınız. O yaratıkları geldikleri Asya bozkırlarına sürmenin yollarını bulunuz…”

Bu son saldırıda da her yol denendi… Süremediler!

Anadolu’dan Türk’ü çıkartamadılar!

Çıkartamadılar; çünkü yüz yıllardır bu topraklarda sebil olan kanımız hürmetine, kabul etti Ulu Tanrı dileğimizi; Mustafa Kemal Paşa adlı bir önder geçti Türk’ün başına.

Türkler onun arkasından yürüdü…

Ve bu önder, tüm oyunları bozdu!

O büyük Türk, Anadolu’yu emperyalizmin pençesinden çekip aldı. Sonra da, Türk’ün tahtı olan bu okunmuş topraklarda, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni kurdu. Dahası, Mustafa Kemal Paşa‘nın (Atatürk‘ün) önderliğinde verilen bağımsızlık savaşı, emperyalistlerin sömürgelerindeki halklara örnek oldu. 20. yüzyılda dünya, bağımsızlık savaşlarıyla da çalkalandı.

Böylece Atatürk, dolaylı olarak, emperyalistlere bir büyük darbe daha vurdu!

İşte sömürgen devletler bu sonucu sağlayan Atatürk‘ü ve onun ilkelerini korumak isteyen Türk Ordusu’nu hep gizli gündemlerinde tuttular. Avrupa Birliği (AB) sözcülerinin Atatürk’ten rahatsız olmaları işte bundandır!

Türk ordusuna kendilerince bir ders vermek için ayarlanan -gerçekte bir aşağılama operasyonu olan- o “Çuval olayı” da bundandır!

Atatürk‘ün önümüze koyduğu ilkeler ve hedefler, güncelliğini her devirde koruyor ve koruyacak!

Türkler için Atatürk, bir uygarlık pusulasıdır!

Ama Atatürk aydınlığına karşın -emperyalistleri sevindiren- bir zihniyet çöküşünü zaman zaman yaşıyor olmamız da bir gerçek.

Bu ülkede, ihmalin adına ‘kader’ deniliyorsa; yer altında ölmek ‘güzel ölüm’ diye övülüyorsa; ve böyle bir zihniyet ülkemizde etkili olabiliyorsa; geleceğimiz adına endişenin de ötesinde, dehşete kapılmamız gerekir.

Gerekir; çünkü böyle bir zihniyetin egemen olduğu toplumlarda –emperyalizmin istediği gibi– akıl tutsaktır!

Akıl tutsaklığı yaşayan bir toplum, uygarlığa hiçbir katkıda bulunamaz; o sadece tüketir ve ancak birilerine çok bir iyi pazar olur.

Dinde yeri olmayan, insanları önlemden uzaklaştıran böylesi ‘kaderci’ bir zihniyeti Atatürk‘ün kesinlikle reddetmiş olması; emperyalistlerin hoşuna elbette gitmeyecekti.

Çünkü diri, dinamik, aklı özgür bir toplum onların işine hiç gelmez!

Emperyalizmin hedefinde Atatürk şimdilik yok.

Sıra henüz ona gelmedi…

Öncelik şimdi Türk Ordusu’nun!

Çünkü Türk ordusundan çok rahatsızlar…

Emperyalizm sanıyor ki, Türk ordusunu bir biçimde kuşatırız…

Onlar Türk askerini, Türk komutanlarını tanımıyorlar!

Binlerce yıllık bir ordunun varlığından habersiz olan o zavallılar, Türk’ün kahraman evlatlarını bilmiyorlar!

Emperyalistler şunu çok iyi bilmelidir ki; Anadolu coğrafyasındaki varlığımız sonsuza kadar sürecek.

Yaşasın Türk milleti!

Yaşasın Türk Ordusu!

 

Alıntı

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , , , , , | Emperyalizmin hesabı için yorumlar kapalı
Nis 11

“Allah’a yemin ederim ki ben Nuşirevan’dan daha adilim”

“Allah’a yemin ederim ki ben Nuşirevan’dan daha adilim”

 

Şam Valisi kente bir cami yaptırmak ister.. Bunun için bazı arazileri bedelini ödeyerek istimlak eder.. Ancak bir Yahudi bu işe razı gelmez.. Vali’nin zoruyla, yüksek bir para ödenerek inşaata başlanır..

Yahudi bunun üzerine İslam Halifesi’nden yardım istemek üzere Medine’ye gelir ve Saray’ı sorar..

“Sarayı yok.. Ömer’in evi var, o da şu tarafta” derler.. Yahudi, Hz. Ömer’in huzuruna varır ama mütevazılık karşısında şaşkındır.. Durumu anlatır.. Hz. Ömer bir kemik parçasının üzerine şunu yazar;

-Allah’a yemin ederim ki ben Nuşirevan’dan daha adilim..

Yahudi’ye uzatır, “Bunu Şam Valisi’ne götür” der..

Hz. Ömer’in kendini baştan savdığını düşünen Yahudi kemiği alıp Şam’a döner.. Vali’nin huzuruna çıkıp, üzerinde tek cümle yazılı kemiği uzatır.. Yazıyı okuyan Vali, “Tamam, senin arazinden vazgeçtim..” der..

İyice şaşırır Yahudi tüccar.. Ve bu sözün ne anlama geldiğini sorar.. Vali başlar anlatmaya;

-Vaktiyle Ömer ile ortak iş yapardık.. İran tarafına mal almaya gittiğimizde, konakladığımız bir gece soyulduk.. Şikayetçi olunca bizi Nuşirevan’ın huzuruna çıkardılar.. Bizi azarladı;

-Mallarınızı neden emanete bırakmadınız.. Yastığınızın altındakileri bile çalmışlar.. Uyuyor muydunuz?

Bunun üzerine Ömer şöyle seslendi;

-Evet biz uyuyorduk.. Ama sanıyorduk ki siz (Devlet) uyanıksınız..

Bunun üzerine Nuşirevan, “Haklısınız.. Diyarımdaki her mal benim güvencemdedir” diyerek, uğurlar.. Aradan bir hafta geçtikten sonra da, hırsızlarla birlikte hareket ettiğini öğrendiği Vezirini ve oğlunu astırır, çalınan malları da buldurup teslim eder..

İşte Hz. Ömer’in “Allah’a yemin ederim ki ben Nuşirevan’dan daha adilim” dediği olay budur..

Posted in Hikayeler | Tagged , , , , , , , , , , , | “Allah’a yemin ederim ki ben Nuşirevan’dan daha adilim” için yorumlar kapalı
Nis 10

Siyasette robotlaşma

Siyasette robotlaşma

Türkiye tepedekilerin hiyerarşik komutlarıyla oturup kalkan bir ülke konumuna gelmiştir. Siyasi partilerden üniversitelere, STK’lardan medyaya kadar her alan bir kişinin ağzından çıkan talimatlarla yönetilmektedir. Meşveret, meclis, görüşme, tartışma, danışma tamamen formaliteye indirgenmiştir. Hemen her alanda tek kişi emir vermekte müntesipler de “emir demiri keser” diyerek gereğini yapmaktadır.

Türkiye’de şeyhler müritlerinden, siyasetçiler mensuplarından, patronlar işçilerinden, amirler memurlarından yap denileni yapmalarını, yapma denileni ise yapmamalarını istiyor. Mensubiyet duyanlara düşen görev ‘liderin yanlışı benim doğrumdan doğrudur’ düsturu içinde “gözlerimi kaparım vazifemi yaparım” demektir. Bu tam anlamıyla bilinçsiz bir robot tavrıdır.

Kemal Kılıçdaroğlu, milletvekillerinin parti yönetiminden izin almadan açıklama yapmaları ve televizyona çıkmalarını yasaklamıştır. Türkiye’de siyaseti emirle kalkan, talimatla susan robotlar yapıyor.

Her alanda bir kişi söylüyor herkes kayıtsız şartsız gereğini yapıyor. İşte örnekler: Belediye başkanları için “İstifa edilecek…et”, Eğitimde öğrenciler için “TEOG kalkacak…kalksın”, Ekonomide “MTV inecek…insin”, Siyasette “Genel Başkanlığa aday olanlar ihraç edilecek…edilsin”, iktidarla “Cumhur ittifakı kurulacak…kurulsun”, Barolar Birliğinde “Türk ve Türkiyeli kavramları kaldırılacak…kaldırılsın!”

Siyaset oligarkları halkı robot gibi davranmaya zorluyor.

Dahası robot tasarımcısı, ‘Robotların önümüzdeki 5-10 yıl içinde tamamen bilince sahip olabileceğini’ söylüyor. Bilinçsizliğin, idraksizliğin, otomat gibi davranmanın kültür haline geldiği yerde bilinç en büyük tehlikedir. Sonuçta burası “Aklını kullanma” diyen şeyh, “iş yerine girerken ruhunu vestiyere bırak” diyen patron, “bize görüşlerin değil parmakların lazım” diyen siyasetçi, “itaat et rahat et” diyen iktidarlar tarafından yönetilen bir ülkedir. Robotun bile bilinç sahibi olmasından elbette malum zevat şikâyetçi olur.

 

Alıntı

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , | Siyasette robotlaşma için yorumlar kapalı
Nis 09

Kaz oluyorsun

Kaz oluyorsun

Adamın biri bütün ömrünce iyilik etmiş. Tüm zamanını duayla geçirmiş. Tek ümidi öbür dünyada melek olmakmış. O da ölmüş. Onu da Sen Piyer karşılamış. Defterini

incelemiş ve aralarında şu konuşma geçmiş:

– Oğlum, sen bir bardak bira da mı içmedin.

Bir damla içki almadım muhterem peder.

– Peki evladım hiç bahis de mi oynamadın?

Hayır muhterem peder.

– Peki kadın filan?

– Ömrümce yanlarına yaklaşmadım muhterem peder.

Bu konuşmadan sonra Sen Piyer adama kanat takılmasını emretmiş. Bizim ki ümitle sormuş; “Melek mi oluyorum muhterem peder?” Sen Piyer’in buna cevabı gayet net;

“Hayır, kaz oluyorsun”.

Posted in Fıkralar | Tagged , , , , , , , | Kaz oluyorsun için yorumlar kapalı
Nis 08

Hıristiyan Musevi işbirliği

Hıristiyan Musevi işbirliği

Jane Lampman, The Christian Science Monitor’deki makalesinde “Hristiyan Siyonistler için modern İsrail devleti, Tanrı’nın İbrahim ile yaptığı akdin yerine getirilmesi için zamanımızla Mesih’in İkinci Gelişi ve Deccal’ın yenileceği nihai savaş olan Armageddon arasında Tanrı’nın eyleminin merkezidir. Ancak Hıristiyan Siyonistler, bu olaylar olmadan önce, Yahudilerin diğer ülkelerden İsrail’e geri dönmesi, İsrail’in Nil ve Fırat arasındaki bütün topraklara sahip olması ve Mescid-i Aksa’nın bulunduğu yerde Yahudi Tapınağı’nın yeniden inşa edilmesinin Tanrı’nın mesajına uymak olduğunu ileri sürüyor” diyordu.

***

Altındal, NATO yıldızının anlamını da açıklamıştı:

“NATO’nun dört uçlu haçı, yeryüzünün dört yönünü simgelemektedir. Ancak kapalı sinyalizasyonu itibarıyla NATO’nun 4 köşeli haçı Yeni Ahid’i yazan 4 Evangelisti ve Alşimist-Ökülist gelenekte yer alan 4 temel elementi simgelemektedir. İncil’in Yeni Ahid bölümünü yazanlar havariler değil, ‘güzel haber/tebliğ’ anlamına gelen ‘testamentler’in yazıcıları olan Evangelistlerdir.

Pek bilinmez ama NATO’nun gizli askeri operasyonlarının yanı sıra bir gizli misyonu daha vardır. Bu da sembolü olan 4’lü haçın gösterdiği misyondur: Dünyanın 4 bir yanına ve yönüne ‘Askeri Misyonerler’ göndermek ve Evangelistlerin testamentlerini buralara sokmak ve yerleştirmektir. NATO’nun özellikle Orta Doğu’ya, Türk Cumhuriyetleri’ne ve Kafkasya’ya yönelik askeri misyonerlik çalışmaları, Türkiye’deki askeri üslerinde görevli asker papazlar tarafından yürütülmektedir.”

 

Alıntı

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , | Hıristiyan Musevi işbirliği için yorumlar kapalı
Nis 07

KENDİSİ DÜŞER DE DÜŞÜRMEZ YERE

KENDİSİ DÜŞER DE  DÜŞÜRMEZ YERE

 

Benden selam olsun yiğit erlere

Korkusuzca dalar tüm siperlere

Candan aziz bilir şanlı bayrağı

Kendisi düşer de  düşürmez yere

 

Asla hiçbir şeyin olmaz tutsağı

Her yanı sarsa da örümcek ağı

Ata yadigârı bilir sancağı

Kendisi düşer de düşürmez yere 

 

Bir Kızıl Elmadır göğsünde atan

Düşmanıdır her dem ırkına çatan

Namustur al bayrak, namustur vatan

Kendisi düşer de  düşürmez yere

 

Vatana adamış her bir anını

Seve seve verir asil kanını

Canı pahasına Türk’ün şanını

Kendisi düşer de  düşürmez yere

 

Bakışı andırır kurşunu, oku

Yaşamıştır bilir yokluğu, yoku

Kanıyla canıyla hakkı, hukuku

Kendisi düşer de  düşürmez yere

 

Kenan ŞAHBAZ

Posted in Şiirlerim | Tagged , , , , , , , , , | KENDİSİ DÜŞER DE DÜŞÜRMEZ YERE için yorumlar kapalı
Nis 06

DELİ DUMRUL’U ARATMADILAR!

DELİ DUMRUL’U ARATMADILAR!

“Avrasya Tüneli’ne yıllık 25.6 milyon araç geçişi garantisi verilmişti geçen yıl bu sayının 10 milyon altında kalındı. Bu yüzden geçtiğimiz yıl için devletten 123 milyon lira alacağız”

Kim diyor bunu? AVRASYA Tüneli İşletme İnşaat ve Yatırım AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Başar Arıoğlu diyor..

**

İşin özeti şu; Bu 10 milyon araçlık fark, yani 123 milyon lira var ya, geçmediğimiz halde ödeyeceğimiz para.. Ödeyeceğimiz diyorum, çünkü kimse cebinden ödemiyor, bildiğin milletin hazinesinden ödeniyor..

Hep söylüyoruz; Deli Dumrul hesabı, “Geçenden 2, geçmeyenden 10 akçe” alınıyor..

Bakın, bu tünelden geçen araç sahipleri 191 milyon lira ödemiş.. Verilen garanti 314 milyon liralık garanti.. Kalan 123 milyonu da dolaylı ödüyoruz..

Hikaye, İstanbul’da olup da tünelden geçenler için ayrı ilginç, yolu İstanbul’a düşmeyenler içinse daha ilginç..

**

Geçen geçiş ücretini ödüyor ama ödediğine yakın bir miktarı da, üzerine vergileriyle devlet ödüyor.. Yolu düşmeyen ise, Deli Dumrul hesabı, geçmeyen olarak vergileriyle para ödüyor.. O söz gerçekten doğruymuş, İstanbul’un taşı toprağı altın.. Ve oh, ne güzel İstanbul..

Peki bununla bitiyor mu? Hayır.. Çünkü daha bunun Yavuz Sultan Selim Köprüsü var, Osman Gazi Köprüsü var.. Onların geçiş garantisine de milyonlar ödeyeceğiz..

**

Mesela Yavuz Sultan Selim köprüsüne nereden yönelirseniz yönelin, birkaç yüz metrelik yol için de ayrı para kesiyor sistem.. Geçen mecburen ödüyor, geçmeyenlerse, vergileriyle, geçmeyen araçların farkını ödüyor..

Bakın en büyük işletme zararı Osman Gazi Köprüsü’nde.. Geçenlerin ödediğinin dışında vergilerimizle 500 milyon liraya yakın para ödeyeceğiz.. Yavuz Sultan Selim Köprüsü’ne de 140 milyon liraya yakın ödeyeceğiz..

Şimdi şu cümle için sıkı durun; Biraz daha GEÇMESEK, bakın GEÇSEK değil GEÇMESEK, neredeyse Osman Gazi Köprüsü’nün maliyetini bulacak zarar.. E bu kadar kısa sürede neredeyse bir köprünün maliyeti kadar para ödeyeceksek, daha 25 yıl kime ne için para ödeyeceğiz Allah aşkına?

Eee, Norveç, daha derine ve daha uzun köprüyü 2008’de 92 Milyon dolara yaparken, AKP 2016’da daha yüzeyde ve daha kısa köprüyü 1.3 milyar dolara mal edince, “Bu nasıl iş?” denmeyince, olacağı bu..

Tam bir Deli Dumrul’luk!

 

Alıntı

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , | DELİ DUMRUL’U ARATMADILAR! için yorumlar kapalı