Nis 10

DEMOKRATİK ÇAĞRI

DEMOKRATİK ÇAĞRI

Ne yazık ki devletin Valileri, Kaymakamları bilim adamı sıfatı taşıyan Rektörler siyasi referanduma öncülük etmeye başlamışlar.

Her ne amaçla yapılırsa yapılsın çok yanlış bir harekettir

Adnan Menderes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cavit Bircan,

Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nigar Demircan Çakar,

Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Ağırakça

‘Evet’ kampanyasına katıldığınızı akademisyen sıfatıyla açıklamak ta bir sakınca görmediğiniz anlaşılıyor.  Ancak bir akademisyene, bir bilim insanına yakışmayan bu hareketi siyasetin ve hatta iktidarda bulunan bir partinin belirlemiş olduğu propagandaya katılmaya hangi yasa, hangi anlayış, hangi vicdan, hangi kariyer, hangi makam ve hangi demokratik anlayış ile izah edeceksiniz merak ediyorum

Yasalar rektörlerin tarafsızlığını öngörür. Tarafsız davranmayan rektörlerin, temsil ettikleri Üniversitelerde kendileri gibi düşünmeyenleri tasfiye edecekleri açıktır.

Vatandaş olarak sizlere nasıl güveneceğiz çocukları, gençleri emanet e nasıl edeceğiz.

Eğer, taraf tutmak, siyaset yapmak istiyorsanız, bir öğretim üyesi olarak siyasi partilerin üst organlarında görev alabilirsiniz. Ancak rektör olarak böyle kampanyaya katılmaya hakkınız yoktur.

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , | DEMOKRATİK ÇAĞRI için yorumlar kapalı
Nis 09

Ata Sözleri

Ata Sözleri

* Bir musîbet bin nasîhatten yeğdir.

* Bin dost az, bir düşman çok.

* Baş dille tartılır.

* Öpülecek el ısırılmaz.

* Yırtıcı kuşun ömrü az olur.

* Bir katar deveyi bir eşek yeder.

* Yüz verince astar istemek

* Oynayamayan kız yerim dar dermiş Yerini genişletseler “yenim dar” dermiş.

* Tencere dibin kara, seninki benden kara

* Yüz verince astar isteyen yüzler gördük
Makamdan başka bir şey görmeyen gözler gördük
Hep yükseklerde gezip dolaşmaya alışmışlar
Halkın sırtından hiç inmeyen yüzsüzler gördük.”

Posted in Atasözleri Vecizeler | Tagged , , , | Ata Sözleri için yorumlar kapalı
Nis 08

KİM HAİN?

KİM HAİN? 

  1. Devletin Şekli

Madde 1- Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.

  1. Cumhuriyetin nitelikleri

Madde 2- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir.

III. Devletin bütünlüğü, resmi dili, bayrağı, milli marşı ve başkenti.

Madde 3- Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir.

Bayrağı, şekli kanunda belirtilen, beyaz ayyıldızlı al bayraktır.

Milli marşı ‘İstiklal Marşı’ dır. Başkenti Ankara’dır.

  1. Değiştirilemeyecek hükümler

Madde 4- Anayasanın 1’inci maddesindeki devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2’nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3’üncü maddesindeki hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez. 

Bu açıklamalara rağmen değiştirilmesini ima edenler Necip Türk Milleti nazarında HAİNDİRLER! 

Dünyanın en yüce tahtına da çıksanız, oturacağınız yer kıçınızın üstüdür. (Friedrich NİETZSCHE)

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , | KİM HAİN? için yorumlar kapalı
Nis 07

Altaylardan Turan’a

Altaylardan Turan’a

Ülküyle Ötüken’de hem de Tanrı dağında

Diz vurduk Türklük için Başbuğ’un otağında

 

Uçuyordu bozkırın kızgın doru tayları

Bozkurt olduk, uluduk, yurt tuttuk Altayları

 

Yer gök inler bir anda kılıç çıkar kınından

Genden gelir asalet Türk’ün asil kanından

 

Bozkurt sütü içerler beşikteki balalar

Parlar hürriyet için kılıçlar ve palalar

 

Düşmanlar hep bir oldu, çaşıtları azdılar

Mangal yürekli erler kanla destan yazdılar

 

Düğüne gider gibi pusatlanırken erler

Türk’e vatan olmakla övünmekteydi yerler

 

Sonsuz bir sevgi duyar, saygı duyar ceddine

Türk’e kılıç çekmek mi? Hangi ırkın haddine

 

Orta Asya’dan çıkıp yeni yurt aradılar

Dünyanın her yerini boylarla taradılar

 

Bu çıkışla kuzeye hem batıya aktılar

Tarihin ak alnına şanla zafer taktılar

 

Şanla dolu tarihi pek çok devletler kurdu

Yok, etti zalimleri uluyunca Bozkurdu

 

O Türk Ergenekon’da dağları eritmişti

İstanbul’da karadan gemiler yürütmüştü

 

Öyle zamanlar var ki şafak kadar sakindi

Gün oldu coştuğu an üç kıtaya hâkimdi

 

Nice imparatorluk, nice devletler yıktı

Yok, edilmek istendi, Mustafa Kemal çıktı

 

Nüksetti yine sinsi düşmanın oyunları

Yazık ki çoğalttılar bizdeki koyunları

 

Türklük yaşayacaktır olsa da bundan beter

Torosların sırtında bir duman tütsün yeter

 

Özbek Türkmen, Azer ve Kırgız, Kazak boyları

Şüphesizdir yüzde yüz asıl Türk’tür soyları

 

Kızıl Elma ülküsü çağırırken canları

Turan’a akıyordu coşkun asil kanları

 

Sanmayın etle kemik, çeliktendir bir çelik

Muhammed’den hâsılı adı kutsal Mehmetçik

Kenan ŞAHBAZ

Posted in Şiirlerim | Tagged , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | Altaylardan Turan’a için yorumlar kapalı
Nis 06

# HAYIR, DİYORUZ ÇÜNKÜ! (2)

# HAYIR, DİYORUZ ÇÜNKÜ! (2)

* “Kandil de Fetöcüler de hayır diyor, CHP de HDP de hayır diyor” diyerek, “Hayır”cıları teröristlerle bir tutanlara soralım. “HDP Meclis’te oy kullanmadı, başkanlığı isteyen de terörist başı değil miydi?” Biz bunların hiçbirisiyle uzaktan/yakından görüşmedik. Oslo’da, İmralı’da, Kandil’de terörist başlarıyla bir araya gelmedik. Bunların yandaşlarıyla Dolmabahçe Sarayı’nda mutabakat imzalamadık. Sözde “açılım” diye Habur sınır kapısında teröristleri karşılamadık. “Biz pişman değiliz. Önderimizin -Apo- talimatıyla geldik” demelerine rağmen çadır mahkemelerinde pişmanlık yasasından yararlanmalarını sağlamadık.

* Sözde “çözüm süreci” diye terör yandaşlarıyla görüşmeleri için “Akil adamlar” görevlendirmedik. Operasyon yetkisini askerden alıp, valilere vermedik. Silahlarıyla yol kesip haraç alan, belediye araçlarıyla hendek ve tünel kazanları görmezden gelmedik, 7 Haziran 2015 seçimlerinde 80 milletvekili çıkardıklarını görünce “çözüm süreci”ni rafa kaldırıp yeniden terörle mücadeleye başlamadık. Seçimlerin tekrarını sağlamadık.

T.C.’ler bile kalktı

*Terör yandaşları istedi diye yıllardır ilkokullarda söylenen “Andımız”ı, Atatürk‘ün “Ne mutlu Türk’üm diyene” sözünü, resmi kurumların önünden T.C.‘yi kaldırmadık. Vatandaşlıktan çıkarılan terör yandaşı şarkıcıları, affedip mitinglerde şarkı söyletmedik. Bu durumda bizi nasıl terörist yandaşlarıyla bir tutup ötekileştiriyorsunuz?

 Burhan AYERİ

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , | # HAYIR, DİYORUZ ÇÜNKÜ! (2) için yorumlar kapalı
Nis 05

“Cumhuriyetçi, Demokrat, Sayın Başkan”

“Cumhuriyetçi, Demokrat, Sayın Başkan”

Tıp adamları toplantıda yapılan araştırmaları tartışmaktadırlar. Bütün bebekler aynı sayıda hücreden oluşurlar. Embriyodaki hücreler 9 ay boyunca gelişerek çeşitli organları oluştururlar. Sorun erkek bebeklerin oluşmasında çıkar.. Hücre sayısı aynı olduğuna göre, o önde sallanan alet nasıl oluşacak. Bilim adamları araştırma yapmışlar ve erkek üreme organını oluşturan hücrelerin nerden geldiğini bulmuşlar.. Beyinden.. Yani erkeğin beyin hücrelerinden bir bölümü asağılara göç edip, erkek cinsel organını oluşturuyorlar. Boylece kız çocuklar erkek çocuklardan daha akıllı uslu oluyorlar. Çocuklar ergenlik çağına gelince sorun daha da büyüyor. Çocuk büyüdükçe sadece beyinleri arasındaki fark büyümüyor, düşünme merkezleri de değisiyor. Kadın başı ile düşünürken, erkek düşüceleri bir ölçüde, aşağılara göç etmiş eski beyin hücrelerinde oluşuyor. Tabii sorunun büyüklüğü erkekten erkeğe değişiyor. Bazı erkeklerde aşağı göç eden beyin hücresi sayısı az. Bunlar hemen tüm mental kapasiteye sahip ama, cinsellik açısından çok sıkıcı adamlar oluyorlar. Bunlara tıp dilinde “Cumhuriyetçi” deniyor.. Bazılarında daha çok beyin hücresi aşağı iniyor.. Tip dilindeki isimleri, “Demokratlar!..” Çok ender olarak hemen tüm beyin hücreleri aşağı göç etmiş erkekler var. Bunlara da “Sayın Başkan” diyoruz!..

Posted in Fıkralar | Tagged , , , , | “Cumhuriyetçi, Demokrat, Sayın Başkan” için yorumlar kapalı
Nis 04

KONTROLSÜZ GÜÇ, “GÜÇ” DEĞİLDİR.

              KONTROLSÜZ GÜÇ, “GÜÇ” DEĞİLDİR.

                (…) Malumunuz 16 Nisan 2017’de “Evet” diyecek olan da, “Hayır” diyecek olan da Türk Milleti’nin bir parçasıdır ve hiç kimse bir diğerinin vatan sevgisini sorgulayamaz.

                Eminim ki siz o gün sandığa giderek oyunuzu kullanacaksınız.

                HAYDİ, O ZAMAN SANDIĞA…

(…) 16 NİSAN’DAKİ HALK OYLAMASI KESİNLİKLE BİR PARTİ MESELESİ DEĞİLDİR.

                Bu oylamada; kim Cumhurbaşkanı, kim başbakan, kim milletvekili olsun kararı verilmeyecektir.

Ben bu değişikliği incelediğimde ve konu hakkında somut bilgisi olanlarla konuştuğumda görüşlerim netleşti. Eğer izniniz olursa, ulaştığım sonuçları kısaca paylaşmak istiyorum.

1-            Anayasa değişikliği paketi Başkana büyük bir güç veriyor. Sorun burada değil. Sorun, bu pakette bu büyük gücü kontrol edecek mekanizmaların kesinlikle bulunmamasıdır.

İlk olarak başkana karşı dik durabilecek milletvekillerinin bulunduğu bir Meclis yapısı öngörülmemektedir. Çünkü mevzuatımızda önseçim zorunluluğu yoktur. Parti genel başkanı milletvekili adaylarını belirler. Başkan da aynı zamanda parti genel başkanı olacağına göre kendi belirlediği milletvekilleri elbette kendisini denetlemez.

Diğer yandan denetimi sağlayacak yargının da maalesef doğrudan doğruya başkana bağlanmış olması, denetlemeyi imkânsız hale getirmektedir. (Anayasa madde 146 ve 159)

***

2-            Hepimizin kabul ettiği gibi Anayasa değişikliği paketi, ülkemizi ne yazık ki daha iyiye doğru götürmeyecek. Bu taslakla Meclis tamamen etkisiz kalacak. Hâkim ve savcılar da bir siyasi partinin genel başkanı olan Başkana bağlanarak kim iktidar partisi olacaksa, onun il ve ilçe başkanının fiilen emrine girecek. (Madde 159)

***

3-            957 İLÇEMİZDE 957 KRALCIK OLACAK… Anayasa paketinde en az bunun kadar tehlikeli bir başka düzenleme daha var. Başkana; Validen kaymakama, il emniyet müdüründen ilçe emniyet müdürüne kadar yaklaşık 3,5 milyon kamu görevlisi hakkında, istediği anda disiplin soruşturması açma yetkisi verilmek isteniyor. (Madde 108)

Bu ne demek biliyor musunuz? İktidar partisi ilçe başkanının; kaymakam veya emniyet müdürüne, örneğin, “şu kahvehaneleri denetleyecek ve canına okuyacaksın, şunları da denetlemeyeceksin” sağlık müdürüne, “şu pastaneleri sıkı denetleyeceksin şunların önünden geçmeyeceksin” talimatını fiilen verebilmesi ve “dediğimi yapmazsan bir telefonla aynı zamanda devlet başkanı olan genel başkanıma seni şikâyet ederim, senin hakkında disiplin soruşturması açtırtırım” diye baskı kurabilmesi demektir.

***

4-            Başkan; Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi yoluyla, tek başına asgari ücretin, kıdem tazminatının ne kadar olacağına karar verebilir. Hatta Meclis, “devlet memurlarının hangilerinin kadrolu olmaktan çıkarılıp sözleşmeli hale getirileceğine Başkan tarafından karar verilir” diye bir karar çıkarırsa, Başkan tek başına Türkiye’deki tüm memurları sözleşmeli hale getirerek iş güvencesinden mahrum edebilir, sonra da istediğini işten atar, istediğini alır. (Madde 104)

***

                Gördüğünüz gibi bunlar çok sakıncalı düzenlemeler. Çünkü bugün bu yetkileri belirli bir kişiye vermekte sakınca görmeseniz bile, ilk seçimde ya da sonrasında kimin bu yetkileri sahipleneceğini bugünden bilmek imkânsız.

KİŞİYE GÖRE SİSTEM OLMAZ, OLMAMALI…

 Bu değişiklik, Türkiye’yi zayıflatır, istikrarı bozar ve biz vatandaşları da pek çok hakkımızdan mahrum bırakır.

                (…)

                Her vatandaşımızın vatandaşlık makamının kıymetini bileceğine ve üzerine yüklediği sorumluluğun gereğini, evlatlarının geleceğini düşünerek yapacağına inanıyorum. Türk Milleti’nin yapacağı tercihe güveniyorum. 

                Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir.

Kaynak: Vatandaştan vatandaşa mektup – Selcan TAŞÇI

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , , , , , | KONTROLSÜZ GÜÇ, “GÜÇ” DEĞİLDİR. için yorumlar kapalı
Nis 03

Keçecizade Fuad Paşa’dan

Keçecizade Fuad Paşa’dan

Sultan Abdülaziz’in 1867’deki Avrupa seyahati esnasında Keçecizâde’ye sorarlar: “En güçlü devlet hangisidir?” Keçecizâde Fuad Paşa, “Şüphesiz ki Devlet-i aliye-i Osmaniye’dir. Çünkü yıllardır siz dışarıdan, biz içeriden yıkmaya çalışıyoruz ama bir türlü yıkılmıyor” şeklinde cevap verir.

Fransız İmparatoru III. Napolyon, bir gün opera salonuna girerken, Osmanlı sefiri Keçecizâde Fuat Paşa’nın ayağa kalkmadığını görür ve protokol nâzırı olan memura der ki: “Gidip sorun bakalım. Yoksa kendisini Kanunî’nin elçisi mi zannediyor?” Bu suale Keçecizâde’nin cevabı tokat gibidir: “Hâşâ! Eğer ben Kanunî’nin sefiri olsa idim, sizin kralınız, benim olduğum yere, benden izin almadan girebilir miydi?”

Keçecizade Fuat Paşa bir gün Babıali’de yürüyordur. Muhaliflerinden birisi ise Babıali’nin parke döşetilerek genişletilen caddesini överek “Çok münâsip, gerekli bir iş yapmışsınız Sadrazam Hazretleri” türünden bir lâf eder. Nüktedan Paşa’nın cevabı hazırdır: “Bize atılan taşlarla döşettik…”

Paşaya sormuşlar; “Paşam, gerçek dostların kimler?”

“Şimdi iktidardayım, bilemem!”

Posted in Hikayeler | Tagged , , , , , , , , | Keçecizade Fuad Paşa’dan için yorumlar kapalı
Nis 01

“OHAL” de önleyemeyenler BUHALDE (BAŞKANLIK’ta) mı önleyecekler

“OHAL” de önleyemeyenler BUHALDE (BAŞKANLIK’ta) mı önleyecekler

“PKK başta olmak üzere terörün sandıklara baskısına mani olmak için”

“İnsanların özgürce, kendi hür iradeleriyle sandığa gidebilmeleri” için

“Herkesin özgür iradesiyle oy kullanmasını sağlamak” için, “OHAL’i getirdiklerini iddia edenler

***

İstanbul’un göbeğindeki dünyaca ünlü gece kulübüne IŞID’li terörist, üzerinde envai çeşit/etkide silah, bombayla girip birkaç dakika içinde onlarca insanı katlettiğinde “OHAL” yok muydu?

Beşiktaş’ta, maçtan sadece dakikalar sonra, stadyumun yanında görev yapan çevik kuvvet ekipleri ve oradan geçmekte olan siviller katledilirken “OHAL” yok muydu? zannetmiyor

Kayseri’de çarşı iznine çıkan askerler bombalanırken,

Mardin’de Derik Kaymakamı suikasta maruz kalırken,

Adana Valiliği’ne bombalı araçla saldırılırken,

Elazığ Emniyet Müdürlüğü bombayla saldırılırken,

İzmir Adliyesi’ne yapılan saldırı ve orada görev yapan kahraman polisimiz Fethi Sekin şehit edilirken “OHAL”? Teminatı altında değiller miydi?

 

OHAL’de önleyemediğinizi BU HALDE (BAŞKANLIK’ta) mı önleyeceksiniz?

 

LÜTFEN AKLIMIZLA ALAY ETMEYİN!

 

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , | “OHAL” de önleyemeyenler BUHALDE (BAŞKANLIK’ta) mı önleyecekler için yorumlar kapalı
Mar 31

Altın Sözler

Altın Sözler

 *“#HAYIR diyebiliyorum o halde varım.” Kenan.ŞAHBAZ

*”Düşünüyorum, o halde varım.” Rene Descartes

*”Hissediyorum o halde varım.” Andre Gide

*”İsyan ediyorum o halde varım.” Albert Camus

*”Sevgi ile yaratıcı oluruz. Sevgi ile başkaları için özveride bulunabiliriz”Kızılderili Atasözü

*”Duada kendini gösteren sevgi, mucizeler yaratır” Goethe

*”Hiçbir şey bilmeyen hiçbir şey sevmez. Hiçbir şey yapmayan hiçbir şey anlamaz. Hiçbir şey anlamayan değersizdir. Ya anlayan? O hem sever, hem bakar, hem görür… Bir şeyde ne denli çok bilgi varsa, o denli büyük sevgi vardır” Paracelsus

*”Ütopyası olmayan insan, burunsuz insandan daha korkunçtur” Gilbert Chesterton.     

*”İnsan, uğrunda ölümü göze alabileceği bir şey bulmadığı sürece, insan değildir. J.P.Sartre 

Posted in Atasözleri Vecizeler | Tagged , , , , , , , | Altın Sözler için yorumlar kapalı