Haz 16

Borcun var mı?

Borcun var mı?

Bir ramazan günü III. Mustafa’nın veziri Koca Ragıp Paşa’nın konağında yapılan sohbet esnasında Ragıp Paşa Şair Haşmet’e hitaben:

 

– ‘Senin de borcun var mı Haşmet?’ diye sorar ve ondan sonra şu cevabı alır:

 

– Evet efendim, mahalle bakkalına bin kuruş, kasaba beş yüz kuruş…

Ragıp Paşa sorusunun anlaşılmadığını düşünerek şu açıklamayla birlikte tekrarladı sorusunu:

 

– ‘Ben onu sormuyorum, oruç borcun var mı?’

Şair Haşmet bu soruyu şöyle cevaplamış:

– Paşam, oruç borcunu Allah sorar; sizin soracağınız kul borcudur.

Posted in Fıkralar | Tagged , , , , , , , , , | Borcun var mı? için yorumlar kapalı
Haz 15

15 Temmuz Listesi

15 Temmuz Listesi

15 Temmuz’dan bu yana KHK ile işten atılanların ve haklarında hukuki işlem yapılanların listesi:

Siyasetçi: 0 (Sıfır)

Eğitim ve Akademi: 51.776

Polis: 50.786

Bakanlıklar: 27.971

Türk Silahlı Kuvvetleri: 14.643

Bankacılık, finans:  4.296

Medya: 556

TOPLAM: 150.028

Yüz elli bini aşkın FETÖ’cü işten çıkarılırken hiç siyasetçi olmaması ne kadar dikkat çekici değil mi?

(Daha sonraki tutuklanıp işten atılanlar listeye dahil edilmemiştir Allah sonumuzu hayır eylesin!  KŞ)

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , , | 15 Temmuz Listesi için yorumlar kapalı
Haz 14

Cebrail (a.s)’ın en çok korktuğu üç vakit

Cebrail (a.s)’ın en çok korktuğu üç vakit

Peygamber Efendimiz Cebrail (a.s) a sordu:
Ey Cebrail hiç 7 kat semadan yeryüzüne korku ve dehşet içinde hızlıca indin mi?
Cebrail : evet ya Muhammed 3 kez dediğin şekilde indiğim oldu.
Bunun üzerine Peygamberimiz sordu : Nasıl oldu? Anlat ya Cebrail(as)
1. Si dedi Cebrail (as) ,Hz.İbrahim ateşe atılırken Allah (c.c) bana dediki : Sor bakalım İbrahim’in bizden bir dileği var mıdır?
O sırada Hz.İbrahim ateşe atılmış şekilde havada ilerliyor(o zaman mancılık yöntemiyle ateşe atmışlardı İbrahim Peygamberi)
Cebrail (as) : Hemen süratle indim yeryüzüne ve Hz. İbrahim’e sordum ; var mıdır Rabbinden istediğin birşey?
İbrahim Peygamber cevapladı: Çekil çekil…Rabbim’den geldiyse başım üstüne.(Hasbinallah ve nimel vekil)
Bunun üzerine yaradan emretti.Ateşe serin ol, yere yumuşak ol dedi.
Peygamber Efendimiz ya 2. Si diye sordu Cebrail’e?
Cebrail (a.s) : Yine İbrahim oğlu İsmail’i kurban edeceğinde bıçağın keskin yerini değil sırt tarafını İsmail’in boğazına sürtüyordu kesmek için.
Tam farkına vardı ve bıçağı ters çevirip İsmail’in boğazına değdireceği sıra Rabbim emretti.
Yetiş Cebrail al şu iki koçu İbrahim bunları kurban etsin dedi.
İşte o sırada çok korktum yetişemeyeceğim diye ama şükürler olsun yetiştim dedi.
Peygamberimiz sordu :ya 3. Sü, ya Cebrail onuda anlat?
Cebrail (a.s) : Ya Rasulallah onu ne sen sor ne ben söyleyeyim. Rabbime en yakın olduğum yerdeydim.Kendi mekanımda ve 7 kat semanın en tepesi denebilir.Sen Uhud Savaşındaydın ve…. Devam etmesini söyler Peygamberimiz.
Cebrail : Savaş sırasında darbe aldın. Darbe alınca miğferinin demiri yanağına battı. Ashab geldi yanına ve sana olan terbiyesindendir ki o demiri eliyle değil ağzıyla yanağından hafifçe çekti çıkardı. İşte tam o sırada yanağından süzülen bir damla kan yere düştü düşecek… Alemlerin Rabbi şöyle dedi: yetiş ey Cebrail. Eğer Resulümün kanı yere düşerse andolsun ki yerde ve gökte bir tek canlı bırakmam.
Cebrail (as): İşte o anda tüm gücümle yeryüzüne Uhud’a yöneldim. O kadar hızla indim ki …. Yanağından süzülen kan tam yere damlamak üzereyken yetiştim. O an Azrail bile bir an işini bırakıp bana dönüp baktı.Ve kanı kanadımın üzerine düşürdüm…                                                                           Hamd olsun Rabbime.

Posted in Hikayeler | Tagged , , , , , , , , , | Cebrail (a.s)’ın en çok korktuğu üç vakit için yorumlar kapalı
Haz 13

AHLAK

AHLAK

Ahlak, “huy, tabiat” anlamına gelen hulk kelimesinin çokluk biçimidir. Şemsettin Sami, ahlak kelimesinin ilk anlamını şöyle verir: “İnsanın yaratılışta haiz olduğu veya terbiye ile istihsal ettiği ahvâl-i rûhiyye ve kalbiyye”. Kısaca, yaratılıştan var olan veya terbiye ile edinilen ruhi haller.

Bu tanım, ahlak sözünün yansız (nötr) tanımıdır. Türkçede yaygın olarak kullanılan anlam, Şemsettin Sami’nin sözlüğünde ikinci olarak verilir: Hüsn-i ahlâk (güzel huylar), ahlâk-ı hamîde (övülesi huylar). Toplumda değer olarak kabul edilen ahlak da işte budur.

Peygamberimizin hadisi çok bilinir: Şüphesiz ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.

Müslümanlığı âdeta ahlaka indirgeyen bir kutlu söz. Müslümanlıkta ahlak o kadar önemli ki yüce peygamber, (başka şey için değil) ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim, diyor.

Demek ki o zamanki toplumda birçok güzel huy varmış. Ama bunlar yeterli görülmüyor ve tamamlanmak isteniyor.

Ahmet B. ERCİLASUN

Posted in Yazılarım | Tagged , , , , , , | AHLAK için yorumlar kapalı
Haz 12

KUR’AN AYETLERİ

KUR’AN AYETLERİ

* “Eşler birbirinin elbisesidir..” “Onlar sizin için günahtan koruyan bir elbise, siz de onlar için bir elbise hükmündesiniz.” (Bakara/187)

* “Olur ki, bir şey sizin için hayırlı iken, siz onu hoş görmezsiniz. Yine olur ki, bir şey sizin için kötü iken, siz onu seversiniz. Allah bilir, siz bilmezsiniz.” (Bakara/216)

* ‎”Onlar, inananlar ve kalpleri Allah’ı anmakla huzura kavuşanlardır. Biliniz ki, kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur.” (Rad/28)

* “Rabbinin yoluna, hikmetle, güzel öğütle davet et, onlarla en güzel şekilde tartış!” (Nahl/125)

* “Müminler, müminleri bırakıp da kafirleri dost edinmesinler! Onları dost edinenler, Allah’ın dostluğunu bırakmış olurlar.” (Al-i İmran/28)

* “Eğer Allahü teâlâ insanları küfür ve günahlarından ötürü dünyada cezalandıracak olsaydı, yer üzerinde tek canlı kalmazdı.” (Nahl/61)

* “Ey insan, sana gelen her iyilik, Allahü teâlânın ihsanı olarak, nimeti olarak gelmekte, her dert ve bela da kötülüklerine karşılık olarak gelmektedir. Hepsini yaratan gönderen Allahü teâlâdır.” (Nisa/79)

* “Rabbinize yalvara yalvara ve için için dua edin! Şüphesiz O, haddi aşanları sevmez!” (A‘râf/55)

* “Ey inananlar! Saadete ermeniz için hepiniz tevbe ederek Allah’ın hükmüne dönün.” (Nur/31)

* “Rabbimiz! Bizden öncekilere onu yüklediğin gibi, bize de ağır bir yük yükleme!” (Bakara/286)

* “Kalbini bizi anmaktan (zikretmekten) gafil kıldığımız, boş arzularına uymuş ve işi hep aşırılık olmuş kimselere boyun eğme.” (Kehf/28)

* “Asla ölmeyen ve hay olana tevekkül et.”  (Furkan/58)

* “Kitap ortaya konur. Suçluları, kitabın içindekilerden korkuya kapılmış görürsün. ‘Eyvah bize! Bu nasıl bir kitaptır ki küçük, büyük hiçbir şey bırakmadan hepsini sayıp dökmüş’ derler. Onlar bütün yaptıklarını karşılarında bulurlar. Senin Rabbin, hiç kimseye zulmetmez.” (Kehf/49)

Posted in Atasözleri Vecizeler | Tagged , , , , , , , , | KUR’AN AYETLERİ için yorumlar kapalı
Haz 11

Türk Devletinin Bekâsı

Türk Devletinin Bekâsı

Almanya’dan yazan Rehan Gündoğmuş, “Alman devlet televizyonu ZDF’in 5 Mart 2017’de saat 21.45’teki haber programında İstanbul’daki muhabir, Türkiye’deki Anayasa değişiklikleri için ‘Anayasa reformu’ ifadesini kullanmıştır. Türk ve Alman politikacılar arasındaki gerginlik kayıkçı kavgasıdır. AB olarak Anayasa değişikliğini zaten onlar istedi” diyor. 

Oysa Anayasa değişiklikleri, sistemi iyileştirmiyor, kötüleştiriyor!

***

Gündoğmuş, 2010 Anayasa değişikliğinin kabulünden 1,5 yıl sonra 2 Mart 2012’de Türkiye İlerleme Raporu’nu açıklayan Avrupa Parlamentosu’nun yeni Anayasa konusunda vurgularına dikkat çekerek, oylamadan sonra konuşan Hollandalı raportörün, “Eğer Türkiye için bir şey gerekli ise o şey kesinlikle yeni anayasadır” dediğini hatırlatıyor.

Gündoğmuş, “ABD cephesinin durumunu en iyi özetleyen ise CIA eski Türkiye şefi, Paul Bernard Henze’nin 2006’da Beyaz Saray’a sunduğu Türkiye raporudur” diyor:

“Türkiye’nin bu şekliyle, Amerikan politikalarının yanında olacağından emin olamayız.

Ülkeyi kuranlar, denetim mekanizmasını çok sıkı tutmuşlar. Hükümeti ikna ettiğimizde Meclis; Meclis’i ikna ettiğimizde, ordu; orduyu ikna ettiğimizde yargı karşımıza geçebiliyor.

Eğer Amerika’nın çıkarı Türkiye’de bir federal devlet kurulması ise mutlaka ve öncelikle yargı, ordu, Meclis ve hükümeti tek elde toplayan başkanlık rejimine geçilmelidir.

Bir kişiyi ikna etmek, birbirini denetleyen yapıyı ikna etmekten çok daha kolay olacaktır. Eğer o bir kişi Amerikan çıkarlarını yardım etmek konusunda tereddüt ederse, bir kişi üzerine kurulmuş yapıyı yıkmak Amerika için sorun olmaz.”

Gündoğmuş, “Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın değişiklik gerekçesi için bundan daha öz bir anlatım bulunmuyor!” diyor!

Türkiye’de daha önce de yayınlanmış olan bu raporun gerçekte hiç yazılmadığı da söyleniyor ama gerçekler de aynen metinde ifade edildiği gibi değil mi?

***

Hani MHP yöneticileri “devletin bekâsı için evet” diyor ya; bu Anayasa değişiklikleri, bir devletin bekâsına hizmet ediyor ama Türkiye’nin değil, Libya ve Suriye örneklerinde görüldüğü gibi Türkiye’yi İslâm dünyasında Truva atı olarak kullanmakta olan ABD’nin bekâsına…

Yok biz yanılıyorsak nerede yanıldığımızı söylesinler de “Türk devletinin bekâsı için” ne gerekiyorsa hep birlikte yapalım?

 

Arslan BULUT

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , | Türk Devletinin Bekâsı için yorumlar kapalı
Haz 10

YA HAK!

YA HAK!

Müslümanın sebil oldu kanları

Heba ediliyor bütün canları

Saldırır Haçlının cani conları

Ya Hak!

Bu yalan dünyada ya çok olacağız

Ya Ebabil gönder ya yok olacağız!

 

İnsanlık bu kadar arsız değildi

Katil, cani, hain, hırsız değildi

İlgisiz, sevgisiz, harsız değildi

Ya Hak!

Bu yalan dünyada ya çok olacağız

Ya Ebabil gönder ya yok olacağız!

 

Demokrasi deyip kan getirdiler

Dini kullanarak kin getirdiler

Meleğiz dediler cin getirdiler

Ya Hak!

Bu yalan dünyada ya çok olacağız

Ya Ebabil gönder ya yok olacağız!

 

Artık yaşamaktan bıkan bıkana

Gayri insanlıktan çıkan çıkana

Gönül kabesini yıkan yıkana

Ya Hak!

Bu yalan dünyada ya çok olacağız

Ya Ebabil gönder ya yok olacağız!

 

Habil’le, Kabil’in davası mı bu?

Yoksa nefislerin hevası mı bu?

Azgın kör Şeytan’ın havası mı bu?

Ya Hak!

Bu yalan dünyada ya çok olacağız

Ya Ebabil gönder ya yok olacağız!

 

Bu çağda Ebrehe bir değil şimdi

Nice mahrem haller sır değil şimdi

Onursuz yaşamak kir değil şimdi

Ya Hak!

Bu yalan dünyada ya çok olacağız

Ya Ebabil gönder ya yok olacağız!

 

Tüm filler demirden kan can alıyor

Kudurmuşlar yine bizi dalıyor

Yezit üstümüze katil salıyor

Ya Hak!

Bu yalan dünyada ya çok olacağız

Ya Ebabil gönder ya yok olacağız!

 

Dört kitaba inanıp Seni anmıştık

Bilirsin beşeriz bazen kanmıştık

Biz Ebu Cehiller bitti sanmıştık

Ya Hak!

Bu yalan dünyada ya çok olacağız

Ya Ebabil gönder ya yok olacağız!

 

 

Aklımız, fikrimiz çağa yetmiyor

Bilgimiz, görgümüz hiç kar etmiyor

Bunca kan gözyaşı niye bitmiyor?

Ya Hak!

Bu yalan dünyada ya çok olacağız

Ya Ebabil gönder ya yok olacağız!

Kenan ŞAHBAZ

Posted in Şiirlerim | Tagged , , , , , , , , , , , , , , , , | YA HAK! için yorumlar kapalı
Haz 09

TEK MİLLET, TEK DEVLET, TEK BAYRAK, TEK VATAN VAR ANCAK TEK DİL NİÇİN YOK?

TEK MİLLET, TEK DEVLET, TEK BAYRAK, TEK VATAN VAR ANCAK TEK DİL NİÇİN YOK?

BU “TEK”LER HANGİ MİLLETE, HANGİ DEVLETE, HANGİ BAYRAĞA, HANGİ VATANA AİTTİR, ADI NEDİR?

Referandum sürecinde de yoğun bir şekilde “Rabia” işareti kullanılmaya devam edildi.  Erdoğan, seçim meydanlarında Rabia işaretini “Tek millet, tek devlet, tek bayrak, tek vatan” olarak tanımlıyor. Tüm parlamenter rejimlerde; “tek devlet, ortak bir vatandaşlık tanımı, tek bayrak, ortak bir coğrafya” vardır. Bu yüzden, mevcut durumu tekrar etme üzerinden propaganda yapmak çok anlamlı değil. Ancak burada en önemli husus olan “tek dil”… AKP ısrarla “tek dil”i kullanmak istemiyor.

Çünkü plan ve proje çok farklı… Anadolu Ajansı geçtiğimiz günlerde “TRT radyoları bir ilke imza atacak” başlıklı çok önemli bir haber geçti. Haberde:

“…Aynı anda farklı il ve istasyonlarda, değişik dil, lehçe ve içeriklerle dinleyiciye seslenebilme özelliği taşıyan sistem “TRT FM” yayınlarıyla uygulamaya geçti. Sistem sayesinde eş zamanlı olarak her istasyona farklı mesajlar gönderilebileceği belirtildi. Sistemle, ulusal yayın sırasında yörelerin özelliklerine göre yapılan yerel anonsların, aynı anda farklı içerikle dinleyiciye ulaştığı vurgulandı” deniyor.

Bölgelere göre farklı dil ve lehçelerde yayın yapmanın tek karşılığı “federasyon”dur.

Rabia’da ısrarla kullanılmayan “tek dil”den, bölgelere göre çok dilli yayın girişimlerinden de anlaşılacağı üzere, federasyon sistemine geçiş için tüm hazırlıklar tamam!

Batuhan ÇOLAK

Posted in Gündem | Tagged , , , , , | TEK MİLLET, TEK DEVLET, TEK BAYRAK, TEK VATAN VAR ANCAK TEK DİL NİÇİN YOK? için yorumlar kapalı
Haz 08

Anladık Ramazan başlamış!

Anladık Ramazan başlamış!

Ramazan hilali görülmeyince oruç tutmanın caiz olmayacağını bilen bir tiryaki, hilali görmemek için evinin pencerelerini kapayıp perdeleri de sımsıkı örter:
Geceleri mahalle kahvesine giderken de başını önüne eğermiş, nasılsa bir gün birvsu birikintisi içinde hilalin aksini görünce ürkerek şöyle demiş:

– Hey mübarek! Gözüme mi gireceksin, anladık işte ramazan başlamış!..

Posted in Fıkralar | Tagged , , , , , | Anladık Ramazan başlamış! için yorumlar kapalı
Haz 07

“KUR’AN RAMAZAN AYINDA İNMİŞTİR”

“KUR’AN RAMAZAN AYINDA İNMİŞTİR”

“O ramazan ayı ki insanlığa bir rehber olan, onları doğru yola götüren, hakkı batıldan ayıran en açık delilleri ihtiva eden Kur’ân o ayda indirildi.” (Bakara/185)

Âyette de belirtildiği üzere insanlığa doğru yolu gösteren Kur’ân-ı Kerim ramazan ayında nâzil olmuştur. Bu sebeple ramazan zarf, Kur’ân mazruftur. Esas olan mazruf (içinde yazılanlar) olduğuna göre -gayet tabii- ramazanda Kur’ân öne çıkmalı ve okunmalıdır. Fakat unutmayalım ki okumaktan maksat anlamaktır. Âyet ve hadisler bu gözle incelenebilse eminim birçok delil çıkacaktır karşımıza. Nitekim İbn-i Mes’ud’dan rivayet edilir ki bir gün Peygamberimiz:

-Ey İbn-i Mes’ûd haydi bana Kur’ân oku, diye emretti. Ben de:

-Yâ Resûlu’llâh! Kur’ân sana gönderildiği halde onu size nasıl okuyacağım, dedim. Resûl-i Ekrem:

-Kur’ân’ı ben başkasından işitmeyi çok severim, buyurdu. Ben de Sûre-i Nisâ’yı okumaya başladım. Okurken: “Her ümmetten bir şahit getireceğimiz, seni de onlar üzerine şahit getireceğimiz zaman, halleri nice olur?” meâlindeki âyeti okuyunca Resûl-i Ekrem:

-Sus, buyurdu. O sırada gördüm ki Resûlu’llâh ağlıyordu. (bk. Sahîh-i Buhârî Muhtasarı Tecrîd-i Sarih Tercümesi ve Şerhi, DİB Yayınları, Ankara 1975, c. 11, s. 85-86.)  

Görüldüğü üzere, mesele sevap kazanmak maksadıyla bir duâ kitabı okur gibi Kur’ân okumak değildir. Diğer Peygamberlerin sadece kendi ümmetlerine şahitlik yapacak olmalarına karşı, Peygamberimiz aleyhisselâmın, bütün ümmetler için de ayrıca kendinin şehadetine baş vurulacak olmasının verdiği sorumluluğun ağırlığını hissedip ağlaması, bize okumaktan maksadın anlamak ve üzerinde düşünmek olduğunu açıkça göstermektedir. Dolayısıyla önemli olan, kişinin okuduğunu anlaması ve onunla amel etmesidir. Yoksa Muallim Feyzi Efendi’nin de dediği gibi Müslümanlık sadece Kur’ân tilavetiyle olsa âl-i Yezid ile âl-i abâ arasında bir fark olmazdı:

“Kur’ân tilâvetiyle müselmânlık olsa ger//Âl-i Yezîd’in âl-i abâdan ne farkı var?”

Bilindiği üzere Yezid, ikinci Emevî halifesidir. (ö. 683) Kerbelâ’da Hz. Hüseyin ve âile fertlerinin şehit edilmesi onun döneminde olmuştur. Oysa Peygamber soyu (âl-i abâ) gibi Yezid ve tarftarları da Kur’ân okuyorlardı. O zaman -şairin de işaret ettiği gibi- mesele Kur’ân okumak değil, okuduğunu anlamak ve ona göre amel etmektir.

 

Ahmet SEVGİ

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , , , , | “KUR’AN RAMAZAN AYINDA İNMİŞTİR” için yorumlar kapalı