Kas 17

Sıkacan mı, yatacan mı?

Sıkacan mı, yatacan mı?

www.kenansahbaz.com

Adamın biri Züğürt Ağa gibi batıp “taşı toprağı altın” diyerek İstanbul’a göçer. Cebinde kalan son parayla bir sandık limon alır. Çarşamba pazarına çıkan yokuşa oturur başlar bağırmaya; “Çaya çorbaya, sulu bunlar” yanına gelenler limonu yoklayıp uzaklaşır. Sıcak bir gündür. Hem acıkmış hem susamıştır. İçinden duaya başlar, “bari bir tane satsam da su alsam” diye düşünür. Yaz günü, güneş beynine iyice geçmiştir. Dudakları bile çatlamaya başlamıştır. Yanına biri yaklaşınca yeniden ümitlenir. Adam limonlardan birini eline alıp yoklar. “Erkek bunlar” der ve bırakır. Arkasını döner dönmez Limoncu onun gırtlağına yapışır. Bir yandan da bağırmaya başlar, “Ulan sıkacan mı, yoksa yatacan mı?”

Kaynak: Züğürt Ağa’dan Burhan Pazarlama’ya – Burhan AYERİ

Posted in Fıkralar | Tagged , , , , , , , , | Sıkacan mı, yatacan mı? için yorumlar kapalı
Kas 16

Anayasal Haklarımı İstiyorum

Anayasal Haklarımı İstiyorum

www.kenansahbaz.com

 

HDP’li milletvekilleri gözaltına alınıyor veya terör can alıyor diye sosyal medya kullanma hakkım elimden alınıyor, haberleşme hürriyetim engelleniyor.

Başbakan Binali Yıldırım, Anayasal haklarımın dondurulduğunu ve engellendiğini çok doğal bir iş gibi açıklıyor.

Neredesiniz Barolar?

Hukuki mücadelenizi bugün değilse ne zaman yapacaksınız?

Okuduğumuz gazeteler kapatılıyor, yazarları tutuklanıyor, haber alma hürriyetimiz elimizden alınıyor.

Neredesiniz basın meslek kuruluşları?

Hukuki mücadelenizi bugün değilse ne zaman yapacaksınız?

Anayasal haber alma hakkımı istiyorum.

Anayasal haberleşme özgürlüğümü istiyorum.

Demokratik, laik, sosyal hukuk devleti olarak tanımlanan ülkemde kişilik haklarımın elimden alınmasını, tüm mesleki benliğimle, Türkiye Cumhuriyetinin özgür bireyi olarak 65 yaşımda kınıyorum.

Medyamı ve sosyal medyamı İSTİYORUM.

 

Kaynak: Özgürlüğümü istiyorum – Orhan UĞUROĞLU

 

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , | Anayasal Haklarımı İstiyorum için yorumlar kapalı
Kas 15

SİZ NE CEVAP VERİRDİNİZ?

SİZ NE CEVAP VERİRDİNİZ?
www.kenansahbaz.com

Bir gün Ali, öğretmeni Ayşe Hanım’a giderek dersten sonra kendisiyle görüşmek istediğini söyledi. Öğretmen kabul etti ve sordu:
– Sorun nedir Ali?
– Ben bu sınıfın düzeyine göre fazla zekiyim. Bir üst sınıfa geçmek istiyorum.
İstek konusunda bilgi verilen müdür, Ali’ye bunun için bir testten geçmeyi isteyip istemediğini sordu. Ali tereddütsüz kabul etti ve test başladı.
– Söyle bakalım ali: 3×4?
– On iki
– Peki 6×6?
– Otuz altı müdür bey
– Japonya’nın başkenti?
– Tokyo.
Ve test bir saat sürdü, Ali hiç hata yapmadı. Test sonunda Ali’nin öğretmeni de soru sormak istedi. Ali ve müdür bu isteği kabul ettiler. Öğretmen sorulara başladı:
– İneklerde dört tane, bende iki tane olan nedir?
– Bacaklar öğretmenim!
– Doğru! peki; senin pantolonunun içinde olup, benim pantolonumun içinde olmayan nedir?
Müdür bu soruya çok şaşırdı.
– cepler öğretmenim.
– Kadınların tüylerinin en kıvırcık olduğu yer neresidir?
Velet tereddütsüz yanıt verdi:
– Afrika’dır öğretmenim.
– Yumuşak olup, kadınların ellerinde sertleşen nedir?
Müdür gözleri fal taşı gibi açılmış tam konuşacakken ali yanıtladı:
– Tırnak cilası.
– Peki. bekâr bir kadına göre evli kadında daha geniş olan nedir?
Müdür kulaklarına inanamıyordu.
– Yatak öğretmenim.
– Kadın vücudunda en nemli organ hangisidir?
– Dil öğretmenim.
Nefes nefese kalan müdür, testi bitirmeye karar verdi ve şöyle dedi: “Değil bir üst sınıfa, ben bunu doğrudan üniversiteye göndereceğim. Çünkü ben bütün sorulara yanlış cevap verdim!”

Posted in Hikayeler | Tagged , , , , | SİZ NE CEVAP VERİRDİNİZ? için yorumlar kapalı
Kas 14

Ortada ne devlet ne de millet kaldı

Ortada ne devlet ne de millet kaldı                                                                                                                                                                                                                  www.kenansahbaz.com

Türkiye, son iki yıldır, kan gölüne döndü, AKP, bu başarısından dolayı halkın yüzde ellisi tarafından, ödüllendirilmektedir, zira sürekli iktidarda. Türkiye’de, son bir yıl içerisinde, 23 bombalı saldırıda 336 yurttaş hayatını kaybetmiştir. Bu rakamlarda, 15 Temmuz darbesinde hayatını kaybeden 240 kişi yoktur. Bununla birlikte son bir yılda, 576 yurttaş hayatını kaybetmiştir. Sakat kalanlar ve ülkede yapılan tahribatlar da işin bir başka yönü. Orta Doğu’da her saatte 6 kişinin, son beş yıl içerisinde de bir milyondan fazla insanın öldüğü hesaplanmaktadır. Türkiye, terör, şiddet ve ölü sayısında Avrupa’da birinci, dünyada ise üst sıralardadır. Dünyanın en riskli ve tehlikeli ülkeleri arasında gösterilmektedir. Türkiye, bu savaşlar sürecinde ne kazandı, niçin bu olayların içine girdi, gibi soruların maalesef mantıklı ve makul cevapları yoktur. Gövdesi Türkiye’de ve ruhları Arabistan ve Amerika’da dolaşan insanların elindeki Türkiye’nin geldiği nokta kocaman bir sıfır, kan ve gözyaşıdır. Namuslu, ahlaklı ve aklı olan sağcı veya solcu bütün yurtseverlerin içi kan ağlıyor. Şimdi de Musul meselesi çıktı, Türkiye, bir maceraya sürüklenmemeli, seçime ve başkanlık referandumuna yönelik boş kahramanlık yapılmamalı, karşı taraf gerçekten AKP’nin Musul’un peşinde olduğunu sanıyor. Oysa, bilmiyorlar ki, bırakınız Türkiye’yi büyütmeyi, Türklerin tek derdi AKP’nin Türkiye’yi bir bütün olarak bırakması ve sağ salim teslim etmesidir. Ortada ne devlet ne de millet kaldı. İnsanların ne devlete ne de birbirlerine güveni kaldı.

Kaynak: Musul’u düşünürken – Haydar ÇAKMAK                                                                                                                                                                                                          

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , | Ortada ne devlet ne de millet kaldı için yorumlar kapalı
Kas 13

Atatürk’ten Altın Sözler

Atatürk’ten Altın Sözler                                                                                                                                                                                                                                         www.kenansahbaz.com

* Vatandaş olan fertler kendi hürriyetlerinin bir kısmını seve seve, lüzumlu görerek Devlete zaten devretmişlerdir.

* Devlet kendine hâs olan irade ile ferdî hürriyetlerin bir kısmına, gene o hürriyetlerin temini için sahip olur. Yeter ki Devlet hakimiyeti, milletin refah ve saadeti umumiyesine ve vatandaş hürriyetlerinin teminine masruf  olsun.

* Vatandaşlarda bu emniyet hasıl olduktan sonra fertlerin kurdukları Devlet kuvvet ve otoritesini masun bulundurmak için vatandaşlara terettüp eden vazifeler vardır. Bu meyanda memurlara ve bilhassa hâkimlere teveccüh eden vazife büyüktür. Hakimler vatandaşların, hürriyetini mümtaz tutmağı düşünürken Devlet otoritesinin hakikaten, masun kalmasına dikkat ve riayet etmelidirler. Aksi takdirde kendilerine tevdi edilmiş olan yüksek vazifeyi ifada kusur etmiş olurlar.

*Milliyetin çok bariz vasıflarından birisi, kıymetli esaslarından birisi dildir. Türk milletindenim diyen insan, her şeyden evvel ve behemahal Türkçe konuşmalıdır. Türkçe konuşmayan bir insan, Türk harsına ve camiasına mensubiyetini iddia ederse, buna inanmak doğru olmaz.

Halbuki Adana’da Türkçe konuşmayan yirmi binden fazla vatandaş vardır. Eğer Türk Ocağı buna müsamaha gösterirse, gençler, siyasi, içtimai bütün teşekkülleri bu vaziyet karşısında bîhis kalırsa, en aşağı, yüz seneden beri devam edegelen bu vaziyet daha yüzlerce sene devam edebilir. Bunun neticesi ne olur Efendiler? Herhangi bir felâket günümüzde bu insanlar başka dille konuşan insanlarla el ele vererek aleyhimize hareket edebilirler.

 

Kaynak: Atatürk Başkanlığı şiddetle ve nefretle reddetmiştir – Muhiddin NALBANTOĞLU

Posted in Atasözleri Vecizeler | Tagged , , , , , , | Atatürk’ten Altın Sözler için yorumlar kapalı
Kas 12

Musul’dan Kimler Mesul?

Musul’dan Kimler Mesul?                                                                                                                                                                                                                                               www.kenansahbaz.com

Suriye sorunu başımızda büyük bir belayken şimdi de yüksek perdeden Musul’a girdik. Musul, Araplar, Kürtler ve Türkler için önemli bir kenttir. Ancak İngilizler için daha önemlidir. Bunu tarihte gördük. İngilizler 1926’da Musul için savaşmaya hazırdı, bugün daha fazla hazır olduğu muhakkaktır. Ancak bu savaşı kendisi değil de kendisi adına bölgedeki avanelerine yaptırmaktadır. Irak Şii yönetiminin, başbakan dahil olmak üzere çok sayıda bakan ve üst düzey bürokratları İngiliz vatandaşıdır. IŞİD, PYD ve PKK’nın kimin için savaştıklarını düşünüyorsunuz? Bunların Araplar ve Kürtler için savaştığını düşünüyorsanız, Arapları, Kürtleri ve İngilizleri iyi okuyamıyorsunuz demektir. AKP, eğer, Musul ile ilgili Türklerin lehine bir şey yapmak istiyorsa, şu iki temel durumu yaratması gerekir. Birincisi, uluslararası camiaya ve bölge ülkelerine Musul’un tartışmalı, uluslararası siyasi ve hukuki bir statüsünün olduğunu kabul ettirmek, ikincisi Türkiye, Musul üzerinde tarihi hak sahibidir, Irak bölünürse Musul tekrar Türkiye’ye geri döner tezini kabul ettirmektir. Bunları sağlarsa biz Erdoğan ve AKP’ye teşekkür ederiz. Bu aşamada elde edilecek en iyi sonuçtur. Gelecek hükümetler geri kalanını halleder.

 Türkiye’nin Musul için gereksiz ve aşırı iştahı, kesin bölge savaşı çıkartır, Araplar ve İran Türkiye’ye saldırır, dış güçler de müdahil olur. Bölge de kan gövdeyi götürür. ABD, Türkiye’yi bu tuzağa doğru itiyor. Türklerin gereksiz bir maceraya ihtiyacı yoktur.        

Kaynak: Musul’u düşünürken – Haydar ÇAKMAK

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , | Musul’dan Kimler Mesul? için yorumlar kapalı
Kas 11

KANAR İÇİMİZ

KANAR İÇİMİZ

www.kenansahbaz.com

 

Hain yüzler maske maske bürünür

Doğruluk, dürüstlük yerde sürünür

Sana düşman olan senden görünür

Sensizliğe yanar, yanar içimiz

On Kasımda ondan kanar içimiz

 

Yıllarca dişini sıktı vatandaş

Ve siyasilerden bıktı vatandaş

Şimdi, insanlıktan çıktı vatandaş

Sensizliğe yanar, yanar içimiz

On Kasım”da ondan kanar içimiz

 

Kaygıdan, kederden ocaklar tütmez

Tükürecek yüzler tükenmez, bitmez

Bu halde, bu rejim bir adım gitmez

Sensizliğe yanar, yanar içimiz

On Kasım’da ondan kanar içimiz

 

Kabus gibi çöktü eziyet şimdi

İki yüzlülükse meziyet şimdi

İşgali andırır vaziyet şimdi

Sensizliğe yanar, yanar içimiz

On Kasımda ondan kanar içimiz

 

Kenan ŞAHBAZ

Posted in Şiirlerim | Tagged , | KANAR İÇİMİZ için yorumlar kapalı
Kas 10

Atatürk Türk Milleti için neler yapmıştır

Atatürk Türk Milleti için neler yapmıştır
www.kenansahbaz.com

Pek çok cephede savaşan ve üstün başarılar zaferler kazanan Mustafa Kemal Atatürk yalnız Türk Milleti için değil, dünya milletleri için de nadir rastlanılan milli bir kahraman, eşsiz bir liderdir. Mustafa Kemal Atatürk Türkiye’yi “Çağdaş uygarlık düzeyine çıkarmak” amacıyla bir dizi devrim yapmıştır. Atatürk’ün yaptığı devrimleri şöyle özetleyebiliriz:
1. Toplumsal Devrimler
* Kadınlara erkeklerle eşit haklar verilmesi (1926-1934)
* Şapka ve kıyafet devrimi (25 Kasım 1925) 
* Tekke zâviye ve türbelerin kapatılması (30 Kasım 1925)
* Soyadı kanunu ( 21 Haziran 1934)
* Lâkap ve unvanların kaldırılması (26 Kasım 1934)
* Uluslararası saat, takvim ve uzunluk ölçülerin kabulü (1925-1931)

2. Siyasal Devrimler:
* Saltanatın Kaldırılması (1 Kasım 1922)
* Cumhuriyetin İlanı (29 Ekim 1923)
* Halifeliğin Kaldırılması (3 Mart 1924)

3. Eğitim ve Kültür Alanındaki Devrimler:
* Öğretimin birleştirilmesi (3 Mart 1924)
* Yeni Türk harflerinin kabulü (1 Kasım 1928)
* Türk Dil ve Tarih Kurumlarının kurulması (1931-1932)
* Üniversite öğreniminin düzenlenmesi (31 Mayıs 1933)
* Güzel sanatlarda yenilikler

4. Ekonomi Alanında Devrimler:
* Aşârın kaldırılması
* Çiftçinin özendirilmesi
* Örnek çiftliklerin kurulması
* Sanayiyi Teşvik Kanunu’nun çıkarılarak sanayi kuruluşlarının kurulması
* I. ve II. Kalkınma Planları’nın (1933-1937) uygulamaya konulması, yurdun yeni yollarla donatılması

5. Hukuk Devrimi :
* Mecellenin kaldırılması (1924-1937)
* Türk Medeni Kanunu ve diğer kanunların çıkarılarak laik hukuk düzenine geçilmesi (1924-1937)

1919 yılındaki bunalımlı durumdan zaferle çıkan Türk ulusunun başında kişiliği sağlam ve kuvvetli, azimli ve iradeli ATATÜRK vardı.
ATATÜRK, milletinin hürriyet ve bağımsızlık özlemini sezerek, Kurtuluş Savaşı’na başlamıştır. Kurtuluş Savaşı’nda önderlik yaparak, savaşın zaferle sonuçlanmasını sağlamıştır.
O, ileri görüşü ile 2. Dünya Savaşı’nın çıkacağını ve nasıl sonuçlanacağını sezerek, Türkiye’nin nasıl bir siyaset izlemesi gerektiğini telkin etmiştir.
ATATÜRK, en umutsuz görülen şartlarda dahi vatan ve millet uğruna bir şeyler yapabileceği inancında idi. O, sabırlı bir önderdi. O, 1919 yılında gerekli ortamın oluşmasını sabırla beklemiş ve Samsun’a çıkmıştır. Birçok kişi Yunanlıların Anadolu içlerine ilerlemelerinden korkmuş, sabırsızlıkla hemen saldırıya geçilmesini istemiştir. Ancak, ATATÜRK düzenli ordunun kurulmasını gerçekleştirdikten sonra düşmanın geldiği gibi gitmesini sağlamıştır.
ATATÜRK halk adamıdır. Halkın derdini dert, kıvancını kıvanç bilmektedir. Aynı zamanda ATATÜRK’ün milletine inanç ve güveni sonsuzdu. O, “Benim kuvvet ve kudretim halkın bana gösterdiği itimattan ibarettir” diyerek kuvvetinin kaynağını açıklamış, Türk Milleti’nin büyüklüğüne inanmıştır. Türk olmakla övünen milletin bir bireyi olmakla kıvanç duyan bir önderdi.

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , | Atatürk Türk Milleti için neler yapmıştır için yorumlar kapalı
Kas 09

Misakımillici Olmak

Misakımillici Olmak                                                                                                                                                                                                                                       www.kenansahbaz.com

Tayyip Erdoğan, son günlerde herhalde, tarihçiler tarafından da bilgilendirildi ki Atatürk‘ün terimleriyle konuşuyor. Bunu kendisi de “Irak’ın kadim şehirleri, geçmişte Kerkük, Musul bizimdi. Şimdi ben Misakımilli dedim diye rahatsız oldular. Niye rahatsız oluyorsunuz, ben tarih dersi veriyorum, anlayın. Bu işin tarihinde bu var. Gazi Mustafa Kemal’in de Misakımillîyi hedef olarak göstermesi yok mu, var. Niye rahatsız oluyorlar? Biz millîyiz, biz yerliyiz. Biz vatanseveriz. Biz millîyetperveriz, farkımız bu” diye ifade etti.

Her türlü milliyetçiliği ayaklarının altına aldığını söyleyen bir kişinin milleti “ümmet” anlamında kullanıyor olsa da millîyetperverlikten söz etmesi iyi bir başlangıç değil mi? 

***

Millî Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri Ümit Yalım diyor ki, “Erdoğan Misakımillî diyor ama kendi döneminde Yunan askerine teslim edilen 17 Türk adası ve bir Türk kayalığı, hem Misakımillî hem de Türkiye Cumhuriyeti’nin sınırları içindedir. 

Erdoğan’a suikast girişiminde bulunan darbeci askerlerden bazılarının Misakımillî sınırları içindeki Muğla Keçi Adası’na kaçtığı haberi üzerine adada, 27 Temmuz 2016’da arama başlatıldı.

Suikastçi askerleri, Yunan Apache helikopteri, Yunan firkateyni, Yunan komandoları ve Yunan polisleri aradı.

Erdoğan, Türk askerini ve Türk polisini, Misakımillî sınırları içindeki Keçi Adası’na gönderemedi.”

Bu nasıl Misakımillî? Üstelik; sadece “Musul vilayeti” değil, Batı Trakya da Misakımillî sınırları içindedir!

Kaynak: Keçi Adası ve Misakımillî! – Arslan BULUT

 

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , | Misakımillici Olmak için yorumlar kapalı
Kas 08

Suçlu Kim?

Suçlu Kim?                                                                                                                                                                                                                                                         www.kenansahbaz.com

Ormanda yaban eşeği ile tilki otun rengi konusunda tartışıyorlar. Eşek otun renginin kırmızı, tilki ise yeşil olduğunu iddia ediyor. Tartışma büyüdükçe büyüyor ve kavgaya tutuşuyorlar, birbirlerini yaralıyorlar. Ormanda huzur ve sükunu bozdukları için aslan kralın huzuruna çıkarılıyorlar. Her ikisi de ifadelerini verip birbirlerinden davacı oluyorlar.  Kral aslan her ikisini dinledikten sonra eşeğe berat, tilkiye hapis cezası veriyor. Bu arada tilki haklı olarak karara itiraz ediyor ve aslana otun rengini soruyor. Aslan hiç düşünmeden tereddütsüz yeşil diyor. Tilki, madem otun rengi yeşil ve ben iddiamda haklıyım, eşeğe berat ettirip,bana ceza vermeniz haksızlık değil mi diye serzenişte bulunuyor.

Aslan kral tilkiye dönüp: Haklısın ancak EŞEKLE TARTIŞTIĞIN için seni suçlu buldum.

SİZ SİZ OLUN SAKIN EŞEKLE TARTIŞMAYIN!

Posted in Fıkralar | Tagged , , , , , , , , | Suçlu Kim? için yorumlar kapalı