Kategoriler
- Atasözleri Vecizeler (597)
- Fıkralar (608)
- Gündem (1.929)
- Hikayeler (667)
- Şiirlerim (744)
- Tarihte Bugün (468)
- Yazılarım (678)
-
Son Yazılar
En Çok Okunan Kategori
Takvim
Kontrol Panel
Oca
27
AKP’lilerin PKK ve Öcalan’la ilgili ifadeleri-1
www.kenansahbaz.com
Öcalan ve PKK hakkında ne demişlerdi?
Seçimlerin yaklaşmasıyla birlikte iktidar yanlısı medya ve siyasilerde PKK ve Öcalan aleyhine yayınlar ağırlık kazanmaya başladı. Hatta öyle ki en son Selahattin Demirtaş’ı seçim süreçlerine kadar hep olumlu ifadeler kullandıkları PKK ile eleştirmeye başladılar. Peki, şimdi PKK ve Öcalan üzerinden siyaset yapan AKP geçmişte neler söylemişti? İşte AKP yanlısı isimlerin PKK ve Öcalan’la ilgili ifadeleri:
Kaynak:http://www.zamanfransa.com/article/akp-yanlisi-isimlerin-pkk-ve-ocalanla-ilgili-degisen-10-ifadesi-15579.html
Devam Edecek
Oca
27
Çözüm İhaneti..(3)
Çözüm İhaneti..(3) www.kenansahbaz.com
Bir devlet mekanizması böyle uyutuldu, bir halk böyle kandırıldı… ‘Analar ağlamayacak’ diye parti propagandalarına özne yapılan bir büyük palavra şimdi gözyaşlarıyla yıkılıyor yıkılmasına da kaybolan mevzileri, toprağa düşen şehitleri kim geri getirecek?
Bütün bunlar yaşanırken itiraz edenleri nasıl da aşağılamışlardı o kurulmuş ağızlarda… “Sivas’ın ötesine geçin de görelim” şeklindeki ancak PKK’ya yarayacak o söylemi dillerine tutturmuşlardı… Sanki Sivas’ın ötesi Türkiye Cumhuriyeti’ne ait değilmiş ya da sanki Sivas’ın ötesindeki can güvenliği de kendilerine ait değilmiş gibi sorumsuzca konuşuyorlardı…
Şimdi ne oldu? Sur da Sivas’ın ötesinde, Silopi de… Cizre de, Silvan da… Buyursunlar miting yapsınlar, en öne havaalanlarında karşılamalarda yer alan o kefenlileri yerleştirmek kaydıyla… Davutoğlu oradan bu defa da Carablus’a selâm göndersin meselâ!..
Kaynak: http://www.yenicaggazetesi.com.tr/akp-surda-miting-yapabilir-mi-36773yy.htm
Oca
26
Mehmet Akif Ersoy’dan Altın Sözler
Mehmet Akif Ersoy’dan Altın Sözler
www.kenansahbaz.com
- Cehennem de olsa gelen, göğsümüzde söndürürüz, bu yol ki hak yoludur dönmek bilmez yürürüz.
- Medeniyet dediğin açmaksa bedeninin her yerini… Desene hayvanlar senden daha medeni.
- Artık ikiyüzlüleri sevmeye başladım. Çünkü yaşadıkça yirmi yüzlü insanlar görmeye başladım.
- Ne ibrettir kızarmak bilmeyen çehren, bırak kardeşim tahsili; git önce edep, hayâ öğren.
- Budur cihanda en beğendiğim meslek; sözün ödün olsun hakikat olsun tek.
- Aslını gizleyemez insan, giydiği kaftanlarla. Bilmez ama kendini kandırır, söylediği yalanlarla!
- Ya rab, bu uğursuz gecenin yok mu sabahı, mahşerde mi biçarelerin, yoksa felahı.
- Yumuşak huylu isem kim demiş uysal koyunum; kesilir belki ama çekmeye gelmez boynum.
- Zannetme ki ecdadın asırlarca uyudu, nereden bulacaktın o zaman eldeki yurdu!
- Ağlarım, ağlatamam, hissederim, söyleyemem. Dili yok kalbimin ondan ne kadar bizarım.
- Atiyi karanlık görerek azmi bırakmak, alçak bir ölüm varsa, eminim, budur ancak.
- Bir zamanlar biz de millet, hem nasıl milletmişiz. Gelmişiz dünyaya milliyet nedir öğretmişiz.
- Gamsız insanlara eğlence gelirmiş yaşamak; yüreğin hisli mi işkencedesin, talihe bak.
- Hatırlar mısın doğduğun zaman, sen ağlardın gülerdi âlem. Öyle bir yaşam sür ki, mevtin sana hande olsun. Halka matem…
- Şehamet dini, gayret dini, ancak Müslümanlıktır. Hakiki Müslümanlık en büyük kahramanlıktır.
- Aslını gizleyemez insan, giydiği kaftanlarla. Bilmez ama kendini kandırır, söylediği yalanlarla!
Oca
25
Üniversitede (1128) casus var!
Üniversitede (1128) casus var!
Asker, polis ülke bütünlüğü için canlarını ortaya koyarken, Çoğu Türkiye üniversitelerinden 1128 prof., doç., dr., asistan cephe gerisinde haince saldırıya geçti.
PKK’yı desteklemek için bildiri yayınlayan bu akademisyenler birer casustur.
“Bildirileri şöyle:
“-Türkiye Cumhuriyeti; vatandaşlarını Sur’da, Silvan’da, Nusaybin’de, Cizre’de, Silopi’de ve daha pek çok yerde haftalarca süren sokağa çıkma yasakları altında fiilen açlığa ve susuzluğa mahkûm etmekte…
-Bu kasıtlı ve planlı kıyım…
-Devletin başta Kürt halkı olmak üzere tüm bölge halklarına karşı gerçekleştirdiği katliam ve uyguladığı bilinçli sürgün politikasından derhal vazgeçmesini…
-Hükümetin Kürt siyasi iradesinin [Yani PKK’nın] taleplerini içeren bir yol haritasını oluşturmasını…
– Devletin vatandaşlarına uyguladığı şiddete hemen şimdi son vermesini…”
Akademisyenler, PKK bildirisini eğer tek tek okuyarak imzalamışlarsa saflarını seçmişlerdir. Eğer bildiriyi okumamışlar, arkadaşları adlarını yazmışlarsa açıklama yapmak mecburiyetindedirler.
Bu PKK bildirisini imzalayanlardan hesap sorulmalıdır.
Daha önce de 2 defa 100, bir defa 436, bir defa 106 imzalı PKK’ya destek bildirileri yayınlamışlardı. Ara bildirileri saymıyorum!
Aynı akademisyenlerin, 24 Nisan’da Taşnakçı “Hepimiz Ermeni’yiz” grubuyla birlikte, “Türkler Ermenileri kesti!” bildirisi yayınlayacaklarından, hatta Taksim’de yüzlerine sahte hüzün takınıp anma düzenleyeceklerinden şüpheniz olmasın.
Boğaziçi Üniversitesi’nden PKK’lı öğretim üyesi 88.
İstanbul Bilgi Üniversitesi’nden 74,
İstanbul Üniversitesi’nden 73,
ODTÜ’den 66,
Ankara Üniversitesi’nden 63,
Mimar Sinan’dan 52,
Marmara’dan 35 PKK’lı akademisyenin adı sıralanmış.
Yurt dışından da çok sayıda imza konmuş.
Fatih ve Fatih Sultan Mehmet üniversitelerinden bile birer PKK’lı var.
Boğaziçi’nin öncesi Robert Kolej’dir. ABD’nin kendi sınırları dışında açtığı ilk büyük kolejdir. Balkan etnikçiliği, 1864-1865 öğretim yılında derse başlayan bu kolejde palazlanmıştır. Hatta ilmî kaynaklarda “Bulgaristan’ı kuran okul” diye geçer. 30 sene Türk öğrenci alınmamış ve Bulgarlara hususî kontenjan ayrılmıştır. Çünkü onlar Osmanlı’ya karşı çete savaşı veriyorlardı. İlk Türk mezun Tevfik Fikret’in oğludur. O da gitti papaz oldu!
Bölücülükte birinci sıra Boğaziçi’nin.
Katilleri, bölücüleri, yıkıcıları cephe gerisinden destekleyen bu alçaklar bir bir toplanıp kodese tıkılmalıdır. Bunların maaşlarını şehitlerin aileleri ödüyor, hepimiz ödüyoruz!
Kaynak: http://www.yenicaggazetesi.com.tr/universitede-1128-casus-36880yy.htm
Oca
24
Sancak-ı Şerif
Sancak-ı Şerif www.kenansahbaz.com
Peygamber Efendimiz’in (sas) zamanında yapılan harplerde ashaptan her birlik ayrı bir sancak taşırdı. Bizzat Peygamber Efendimiz’e (a.s) mahsus olan Sancak-ı Şerif ise Ukab ismini taşır. Hazreti Aişe’ye ait siyah yünlü bir kumaştan yapılmıştır. Sancak-ı Şerif, Cenab-ı Peygamber’in (sas) âlem-i cemâli teşriflerinden sonra sıra ile dört halifenin emanetinde olarak harplerde ordunun önünde taşındı. Daha sonra da Emevi ve Abbasi halifelerine intikal etti. Bağdat’ın Moğollar tarafından işgali üzerine Mısır’a kaçan Abbasi halifesi, Sancak-ı Şerif’i de diğer emanetler ile birlikte Mısır’a götürdü. Mısır’ın Yavuz Sultan Selim Han Cennetmekân tarafından alınması üzerine Osmanlılara geçti. Ukab, zamanla yıpranıp adeta toz haline geldiği için Osmanlılar yeşil atlastan yenisini diktirip üzerine aslından parçalar eklediler. Harpler sırasında Sancak-ı Şerif, Sancak Alayı denilen bir törenle saraydan çıkarılır, orduyla birlikte sefere giderdi. Bu sırada seyyidlerden oluşan bir cemaat tarafından yanı başında gece gündüz Fetih Sûresi okunurdu.
Kaynak: http://www.google.de/imgres?imgurl=http://www.risale-inur.org/mukaddes/sancak.jpg&imgrefurl=http://www.risale-inur.org/yenisite/moduller/haber/index.php?sid%3D1116&h=361&w=350&tbnid=OUZPf227ZNB-UM:&zoom=1&tbnh=90&tbnw=87&usg=__i-o00hNMi8IeghW35ucimWVQ1SE=&docid=VlJzHdQf4uMSsM
Posted in Hikayeler
Tagged abbasi, dört halife, emevi, Hz Aişe, Hz.Muhammed, Mısır, osmanlı, peygamber, sancak, sancak alayı, sancak-ı Şerif, yavuz sultan selim
Sancak-ı Şerif için yorumlar kapalı
Oca
23
Çözüm İhaneti..(2)
Çözüm İhaneti..(2) www.kenansahbaz.com
Ortadoğu’daki ateşin alevleri sınırlarımız yalarken, bizimkiler ülke bütünlüğüne karşı sinsice biriken tehdidi görmek yerine terörist türkücülerle el ele geziyorlardı Diyarbakır sokaklarında… Okullar yakılırken, bayraklar indirilirken ve “Suriye’de savaş varken asla silah bırakmayız” nârâları atılırken ‘görevli gazeteciler’ “Bu bir devrim, otuz yıllık akıl tutulması bitti” mavalları okuyorlardı… Yangın içeri doğru yayıldıkça, onlar bu tehlikeyi görmek yerine ‘Osmanlı gibi bölgeye doğru yayılma’ hayalleri pazarlıyorlardı tribünlere…
Başbakan Davutoğlu ‘Kobani’ye selâm’ yollarken, arkadan Türkiye’de yeni Kobani adayları inşa ediliyordu… Ne ‘meşenin dalları’yla dürtülmek kâr ediyordu ülkeyi yönetenlere, ne de karakol ve baraj inşaatlarına karşı gerçekleşen eylemler…
Hükûmet destekçisi büzülesi ağızlar PKK’nın Kobani’deki ABD destekli direnişini ‘İkinci Stalingrad’ olarak kutsarken, Abdullah Öcalan’ın vizyonunu övüyorlardı… Sahi şimdi nerede o salınan KCK’lılar? Rehabilite olup topluma mı kazandırıldılar, yoksa terörist örgütlenmeye kaldıkları yerden devam mı ediyorlar?
Kaynak: http://www.yenicaggazetesi.com.tr/akp-surda-miting-yapabilir-mi-36773yy.htm
Oca
22
Cevap Ne?
Cevap Ne? www.kenansahbaz.com
New York`tan Los Angeles`e giden uçakta cingöz bir avukat ile sarışın bir hanım yanyana oturuyorlar. Avukat hem hanımla yakınlaşmak hem de hoşca vakit geçirmek için bir oyun teklif ediyor. Kabul görünce oyunu anlatıyor:
-Size bir soru soracağım, cevabı bilemezseniz bana 5 dolar vereceksiniz, sonra siz soracaksınız bilemezsem ben size 50 dolar vereceğim.
Ve ilk soruyu soruyor:
-Ay ile dünya arasındaki uzaklık ne kadardır?
Kadın tek söz söylemeden çantasından 5 dolar çıkarıp adama uzatmış.
Soru sorma sırası sarışına gelmiş:
-Tepeye 3 ayakla tırmanıp 4 ayakla asağı inen şey nedir?
Adam dakikalarca düşünmüş. Yanıtı bulamamış… Cuzdanından 50 dolar çıkarıp kadına uzatmış. Kadın parayı kibarca alıp çantasına koyarken avukat merakla sormuş:
-Cevap ne?
Kadın tek kelime etmeden çantasını açmış ve 5 dolar çıkarıp adama uzatmış…
Posted in Fıkralar
Tagged adam, beş dolar, cevap, elli dolar, LosAngeles, Newyork, sarışın, soru, uçak
Cevap Ne? için yorumlar kapalı
Oca
21
“Dünyanın En Zeki Kadını” (2)
“Dünyanın En Zeki Kadını” (2) www.kenansahbaz.com
“www.kenansahbaz.com
NEYE İLGİ DUYUYORSANIZ ONU YAPIN VE YILMAYIN”
Muhteşem sunumu ve inanılmaz ışığı ile genç beyinlerde bir aydınlanma yaratan Özel, büyük ilgi ve merak uyandıran konuşmasında öğrencilere önemli tavsiyelerde de bulundu. ”Derse zorunlu olduğunuz için değil öğrenmek için gidin” diyen Özel, neye ilgi duyuyorsanız onu yapın, yapmak istediğiniz meslekle ilgili önünüze bir çok engel çıkacaktır ama “YILMAYIN” dedi.
Prof. Dr. Feryal Özel, Prof. Dr. Aziz Sancar’ın Nobel ödülünü kazanması ve ödülünün madalya ve sertifikasını, Anıtkabir’de sergilenmek üzere Genelkurmay Başkanı’na takdim etmesi ile ilgili de Sözcü Eğitim’e şunları söyledi:
“TÜRKİYE’DE DEMOKRATİK VE LAİK SİSTEM ÖN PLANA ÇIKARILMALI”
” Hepimize örnek olacak bir ödül. Daha önce Nobelimiz var ama bilime verdiğimiz önem yeni yeni artıyor. O yüzden önümüzde böyle bir örnek olması çok önemli. Umarım yeni yetişen nesillerde de onun gibi bir çok insanın çıkmasına neden olur. Bence şu anda Türkiye’de demokratik ve laik sistemi ön plana çıkarmak o kadar önemli ki… Bu açıdan da Aziz Sancar’ın ödülünü Anıtkabir’de sergilenmek üzere teslim etmesi çok güzel bir jest…Nereden geldiğimizi, bu koşulların bize nasıl sağlandığını hatırlamamız açısından da önemli. Ben nasıl bir Türk kızı olarak güzel bir okula gidip okuduysam, ilgi duyduğum alanda beni ittilerse ben de bunu Atatürk’e borçluyum. İleri gitmek, bu tür demokratik ilkelere, özgür düşünceye dayanıyor. Özgür düşünce olmadan bilim olmaz. Dolayısıyla bunları bize sağlayan Atatürk’e bizler çok şey borçluyuz. Bu ödül bize hep hatırlatsın
Oca
20
Dünya Mutluluğa Uyansın!..
Dünya Mutluluğa Uyansın!.. www.kenansahbaz.com
Cehennemi yaşıyorsun bak şimdi!
Zalimlerin, silahların, hak şimdi!
Bilimlerin ışığını yak şimdi!
Ki bu dünya mutluluğa uyansın!
Özünde cevheri canlandır artık!
Şu milli gücünü kanlandır artık!
Zulmü, zalimliği sonlandır artık!
Ki bu dünya mutluluğa uyansın!
Hak göreve talip gerçek nesil ol!
Hakikati yaşa ve yaşat bol bol!
Durdurmasın seni sahte yöntem, yol!
Ki bu dünya mutluluğa uyansın!
Kur’an’dan, bilimden ilham al da gel
Yürek çiçeğinden o saf balda gel
Dünyaya emin Türk adı sal da gel
Ki bu dünya mutluluğa uyansın!
Şeytanın büyüğü, küçüğü birdir
Her insan doğuştan mümindir, hürdür
Gel de insanlığı huzura erdir
Ki bu dünya mutluluğa uyansın!
Haine ekmeği, aşı kesmeli
Hukuka uymayan başı kesmeli
Hak yolda engelse taşı kesmeli
Ki bu dünya mutluluğa uyansın!
Eğer uyuyorsa uyandırmalı
Hakk’ın boyasıyla boyandırmalı
Özü Yaradan’a dayandırmalı
Ki bu dünya mutluluğa uyansın!
Oca
19
OĞUZLAR (2)
| OĞUZLAR (2)
www.kenansahbaz.com Üç-Oklar: İç Oğuzlar da denilip, sol kolu teşkil ederler. |
| 1. Gök-Alp/Gök Han: Sembolü sungur. Oğulları:
a) Bayundur/Bayındır: “Her zaman nîmetle dolu yer” anlamındadır. Akkoyunlular sülâlesi, İzmir’den Âzerbaycan’daki Gence’ye kadar Bayındır adlı yerler bu boydan gelir. b) Beçene/Beçenek/Peçenek: “İyi çalışkan, gayretli” anlamındadır. Karadeniz kuzeyi ile Balkan Yarımadasına göçen ve 1071 Malazgirt ile 1176 Miryokefalon Meydan Muhârebelerinde Bizanslılardan ayrılarak Selçuklular safına geçen Peçenekler, Dicle Kürmançlarının iki ana kolundan güneydeki Beçene Kolu, Ankara-Çukurova Halep bölgelerindeki Türkmen oymaklarından Peçenekler bu boydandır. c) Çavuldur/Çavındır: “Ünlü, şerefli, cavlı” anlamındadır. Türkmenistan’da Mangışlak Çavuldurları, Çorum çevresindeki Çavuldur ve Anadolu’daki Çavdar Türkmen oymakları, Erzurum ve çevresindeki Çoğundur adlı köyler bu boyun adından gelmektedir. d) Çepni: “Düşmanı nerede görse savaşıp hemen çarpan, vuran ve hızlı savaşan” anlamındadır. Rize-Sinop arasındaki çok usta demirci Çepniler ve Çebiler, Kırşehir, Manisa-Balıkesir çevresindeki ve Kars ile Van bölgelerinde Türkmen Oymağı Çepniler bulunmaktadır. |
| 2. Dağ-Alp/Dağ Han: Sembolü uçkuş. Oğulları:
a) Salgur/Salur: “Vardığı yerde kılıç ve çomağı ile iş görür” anlamındadır. Kars ve Erzurum hâkimi Salur Kazan Han Sülâlesi, Sivas-Kayseri hükümdarı âlim ve şair Kadı Burhâneddin Ahmed ve Devleti, Fars Atabegleri, Salgurlular, Horasan’daki Teke-Yomurt ve Sarık adlı Türkmenlerin çoğu bu boydandır. b) Eymür/Imır/İmir: “Pek iyi ve zengin” anlamındadır. Akkoyunlu, Dulkadirli ve Halep Türkmenleri içindeki Eymürlü/İmirlü oymakları, Çıldır ve Tiflis’teki iyi halıcı ve keçeci Terekeme Oymağı bu boydandır. c) Ala-Yontlup/Ala-Yundlu: “Alaca atlı, hayvanları iyi” anlamındadır. Yonca kelimesi bu boyun hatırasıdır. d) Yüregir/Üregir: “Daima iyi iş ve düzen kurucu” anlamındadır. Orta Toros ve Çukurova Üç-Oklu Türkmenlerinin çoğu, Adana’daki Ramazanoğulları bu boydandır. |
| 3. Deniz Alp/Deniz Han: Sembolü çakır. Oğulları:
a) Iğdır/Yiğdir/İğdir: “Yiğitlik, büyüklük” anlamındadır. İçel’in Bozdoğanlı Oymağı, Anadolu’da yüzlerce yer adı bırakan İğdirler, İran’da büyük Kaşkay-Eli içindeki İğdirler ve Iğdır adı, bu boyun hâtırasıdır. b) Beğduz/Bügdüz/Böğdüz: “Herkese tevâzu gösterir ve hizmet eder anlamındadır. Dicle Kürtleri ilbeği olup, Hazret-i Peygamber’e elçi giden (622-623 yılları arasında Medîne’ye varan), Bogduz-Aman Hanedanı temsilcisi ve Kürmanç’ın iki ana kolundan Bokhlular/Botanlar, Yenikent-Yabgularından onuncu yüzyıldaki Şahmelik’in Atabegi Kuzulu, Halep Türkmenlerinden Büğdüzler bu boydandır. c) Yıva/Iva: “Derecesi hepsinden üstün” anlamındadır. Büyük Selçuklu Sultanı Melikşâh (1072-1092) devrinde Suriye ve Filistin’i feth eden Atsız Beğ, 12. yüzyılda Hemedân batısında Cebel bölgesi hâkimleri Berçemeoğulları, Haçlıları Halep çevresinde yenen Yaruk Beg, Güney-Âzerbaycan’daki Kaçarlu-Yıva Oymağı bu boydandır. Ankara’da çok makbul yuva kavunu bu boyun yerleştiği ve adları ile anılan köylerde yetişir. d) Kınık: “Her yerde aziz, muhterem” anlamındadır. Büyük ve Anadolu Selçuklu devletleri, Orta Toroslardaki Üçoklu Türkmenler, Halep-Ankara ve Aydın’daki Kınık Oymakları bu boydandır. |