May 24

İktisadi Türkçülük, İttihat ve Terakki’den Cumhuriyet’e Miras

İktisadi Türkçülük, İttihat ve Terakki’den Cumhuriyet’e Miras                                                                                                 www.kenansahbaz.com

“Tek dil, tek millet ve tek kimlik, zihniyeti gereği Türk kimliğini hâkim kılmak ve ‘öteki’ni tasfiye etmek politikası aynen icra edile geldi…” diye başlıyor yazı… “Öteki” dediği, Türk’e kefen biçmeye yeltenen Ermeni ve Rum isyancılar…

Devamında söyle yazıyor:                                                                                                                                          

“Devlet icraatı olarak mülkiyet transferi ve tapulama işleminin yapıldığı 1915 ve sonrası, harbin transferi hızlandırdığı, iktisadi Türkçülüğü güçlendirdiği ve piyasayı Türkleştirdiği yıllar olarak değerlendirildi.

Harbin mülkiyet ve sermaye transferini hızlandırdığı İttihat ve Terakki’den Dr. Nâzım ile Berlin’e kaçan Talât tarafından da ifade edilmiştir.

Yakın dönem tarihçilerinden Sina Akşin ‘İktisadi Türkçülük yeşerdi’ derken, Zafer Toprak da ‘Savaşla piyasanın millileştiği’ tespitinde bulundu.”

Okumaya devam edelim:

“Osmanlı sisteminde Saray’dan yapılan işbölümü sonucunda 20. yüzyılın başına gelindiğinde ekonominin hâkim unsuru Hıristiyanlar yani milleten Rum ve Ermenilerdi. Osmanlı’ya hâkim unsur ifade edildiği biçimiyle milleti hâkime Müslüman-Türk’ün ekonomide etkinliği sınırlıydı.

Hıristiyanların ekonomide hâkim olması, çok uyanık veya işbirlikçi olmalarıyla açıklanamaz, sistemi kurgulayan Osmanlı Sarayıydı. Elbette o dönemde uyanık ya da işbirlikçi Müslüman-Türkler de vardı.

İstanbul Ticaret ve Sanayi Odasının araştırmasına göre, 1880’lerde 31 sektörün 27’sine gayri Türk ve 4’üne Türk hâkimdi.

1914-1915’lerde de Osmanlı sanayi sermayesinin dağılımında, Müslüman-Türk’ün yüzde 15 olan payı, Rumlarda yüzde 50 ve Ermenilerde yüzde 20’ydi.

Bu üç farklı kaynağın ortaya koyduğu sonuç, Müslüman-Türk sermayedarın payı biraz aşağı-yukarı sapmayla yüzde 15 civarında olup, geriye kalan yüzde 85’i de Hıristiyan ve Museviler ve yabancılarındı. Yüzde 85’lik payda ağırlık Rum ve Ermeni milletinindi.”

İttihat ve Terakki bunu görmüş, düzeltmeye çalışmış, bir şeyler yapmış ama tam başaramamış, bunu tamamlamak Atatürk Cumhuriyeti‘ne nasip olmuş… Bu yazı neler olduğunu da yana yakıla anlatılıyor, okuyalım:

“1915’ler ve 1920’lerin ekonomi politiğiyle emvâli metruke kapsamına alınan fabrikaların, imalathanelerin, atölyelerin ve işyerlerin de Müslüman-Türk’e transferinin sağlanmasıyla sermayenin Türkleştirilmesi hızlandırıldı. Büyük olasılıkla 1930’lara gelindiğinde Türk-Müslüman sermayedarın payı yüzde 80’lere yükselmiş olmalı.”

Büyük Atatürk‘ün o büyük sözü, ufkumuz ve bu Türklük özürlü kaleme yanıtımız olsun:

“Biz Türkler yüz sene evveline kadar her şeyi kendi çekicimizle, kendi örsümüz üzerinde vücuda getirir, kendi çarşımızda kendi elimizle satardık. İşte bunun için büyük millettik.”

Kaynak: İktisadi Türkçülük, İttihat ve Terakki’den Cumhuriyet’e Miras. – Cazim GÜRBÜZ

Posted in Yazılarım | Tagged , , , , , , , , , , , , | İktisadi Türkçülük, İttihat ve Terakki’den Cumhuriyet’e Miras için yorumlar kapalı
May 23

Neye ihtiyacı varsa

Neye ihtiyacı varsa                                                                                                                                                                                                       www.kenansahbaz.com

Napolyon Bonapart İspanya’yı savaşta yendiğinde İspanya Kral’ı Napoleon’a:
– Siz sadece para toprak ganimet elde etmek için savaşırsınız oysa biz şeref için savaşırız, der…
Napoleon’da İspanya Kral’ına:
– Evet doğru herkes neye ihtiyacı varsa onun için savaşır.

 

Posted in Fıkralar | Tagged , , , , , , , | Neye ihtiyacı varsa için yorumlar kapalı
May 22

Dolandırıcılık 2

Dolandırıcılık 2                                                                                                                                                                                       www.kenansahbaz.com                                                                                                                                                                                   

Halk sadece dini inanç ve duygularından mı yakalanıyor; milliyetçilik, ırkçılık, mezhepçilik ve ayrıca sosyal demokratlık, sosyalistlik, liberallik de siyasette dolandırıcılık vasıtası olarak kullanılmıyor mu?

Kullanılmaz olur mu?

Bir gün her türlü milliyetçiliği ayaklarının altına alıyorlar, ertesi gün en büyük milliyetçi kesiliyorlar!

Veya milliyetçiliği parti politikası haline getiriyorlar ama bütün siyasi kararlarını, millî kimliğe savaş açan siyasi kadroyu desteklemek için alıyorlar.

“Atatürk’ün kurduğu parti”, sosyal demokratlık iddiasında bulunuyor ama kadrolarını, başka görüşlere sahip insanlardan oluşturuyor. Zaten Atatürk de sosyal demokrat değildi, karma ekonomi uygulayan bir Türk Milliyetçisi idi. Hatta insanlık tarihinin en ateşli milliyetçisiydi.

Siyasal İslam üzerinden referans aldığını söyleyenler ise anayasa değişikliği için referandum yaparken, “Alevi hâkimler gidecek, Müslüman hâkimler gelecek” diye propaganda yapıyor! Alevi hâkimleri birer birer istifaya mecbur ediyorlar, yerlerine cemaatçi hâkimleri getiriyorlar. Türk ordusuna operasyon yaparken onları kullanıyorlar, sonra da polisiyle, iş adamıyla, hâkimiyle, savcısıyla birlikte hepsini terör örgütü olarak ilan ediyorlar! 

Kaynak: Milliyetçilik, dindarlık ve dolandırıcılık! – Arslan BULUT

 

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , , , | Dolandırıcılık 2 için yorumlar kapalı
May 21

GÖZLERİNİ GÖRMEK İÇİN

GÖZLERİNİ GÖRMEK İÇİN                                                                                                                                                                   www.kenansahbaz.com

Hacer Nine yine bunalmıştı. İçi içine sığmıyordu. Beş gözlü evinin içi yine birkaç gündür zindan kesilmişti. Düşündükçe yüreği yerinden kopuyordu. Yetmiş yaşındaki bu kimsesizlik ona büsbütün koymuştu.

Kocasını Yemen’de kaybetmişti. Bir oğlu Balkanlarda, ikisi de çöllerde kalmıştı. Bir gelini ile üç torunu vardı. Gelini hastalıktan öldü, torunlarının biri de Büyük Muharebede şehit düştü. Birisi İkinci İnönü’den dönmedi.

En son torununu da Sakarya’ya gönderdi. Bir gün haber aldı ki en son delikanlısı da Duatepe Muharebesinde öteki ağalarının yanına göçüp gitmişti.

Çok ağladı. Fakat Sakarya Savaşı kazanıldı haberi gelince ağlaması durdu, gülmeye başladı.

Ondan sonra vakit vakit böyle bunalırdı. Ve her bunalışında çarıklarını çeker, değneğini alır, Ankara’nın yolunu tutardı. Bu sefer de öyle yaptı. Saatlerce yürüdükten sonra ikindide Ankara’ya geldi, doğruca gitti, Büyük Millet Meclisi’nin kapısı önünde durup çömeldi.

Aradan biraz vakit geçti, sordular:

– Nine, ne istiyorsun?

– Hiç, hiçbir şey!

– Ya neden burada duruyorsun?

– Onun gözlerini görmek için çıkmasını bekliyorum.

– O dediğin kim?

– Gazi Paşa.

Sonunda hikâyesini anlattı ve dedi ki:

– İşte böyle, ara sıra çok bunaldıkça buraya gelirim. O, Millet Meclisi’nden çıkarken gözlerine bakarım. Mavi gözbebeklerinde bütün şehitlerimin gözlerini görür gibi olurum. Son içime bir ferahlık dolar, kalkar köyüme giderim.

İşte siperlerde evlat, torun gömmüş Türk Ninesi buna derler.

N. A. BANOĞLU, Nükte ve Fıkralarla Atatürk, s.29-30

Posted in Hikayeler | Tagged , , , , , , , , , , , , , , , | GÖZLERİNİ GÖRMEK İÇİN için yorumlar kapalı
May 20

TERÖRLE MÜCADELEDE YAPILAN HATALARDAN ÖRNEKLER…

TERÖRLE MÜCADELEDE YAPILAN HATALARDAN ÖRNEKLER…                                                                                           www.kenansahbaz.com

 

Gençlik yıllarında savaş sanatı kitaplarını okumayan yok gibidir. Oradan akılda kalanları şöyle özetleyelim;

1-Bir savaşta ordunun tüm kademeleriyle aynı canlılık ve ruh bütünlüğü içinde hareket edilmelidir.

(PKK ile topyekûn bir savaş yok. Mücadele yok. Operasyonlar yapılırken bile çözüm/çözülme konuşuluyor. PKK ile masaya oturulma konuşuluyor.)

2-Zor koşullara uygun personel seçimi yapılmalıdır.

(Trafik polisine operasyon bölgesinde görev veriliyor.)

3-Çatışmalar uygun zaman ve yerde yapılmalıdır.

(Koskoca yaz mevsiminde operasyon başlamıyor, kış ortasında başlatılıyor.)

4-Araziyi belirleyen savaşı da kazanır.

(Örgütün başı ve sonu dağda ve kırsalda ezilmiyor, şehre yuvalandıktan sonra operasyon başlatılıyor.)

5-Zaferde düşmanın planlarının önünü kesmek çok önemlidir.

(Örgüt, çözüm/çözülmede şehirlerde yuvalanmayı esas maksat yaparken bu göz ardı ediliyor. Örgüt planını göze soka soka yapıyor.)

6-Düşmanın zayıf yönleri ele alınmalıdır.

(Düşmanın en zayıf yönü insan kaynağı ve cephanelik. Çözüm sürecinde bu ikisinden de kat be kat istifade edilmesine izin verildi.)

7-Uzun süren çatışma ortamında galip gelen de mağluptur.

(Şehir savaşlarının uzunluğu yıpratıcı oluyor.)

8-Az kayıpla savaşı kazanmak esastır.

(Şehirlere yuvalanmasına göz yumulan örgüt bir çok şehit verilmesine yol açtı.)

9-Savaşan ordu ve güvenlik güçlerinin gücünün 4/3’ü moral-motivasyon 4/1’i ise teknik teçhizattır.

(Paralel safsatalarıyla ordunun ve güvenlik güçlerinin morali darma duman ediliyor. Bunu kimileri kininden kimileri de ‘derin çözüm/çözülmeciler’ ustalıkla yapıyor.)

10-Zafer önceden kazananındır.

(Elimizdeki zaferi -maalesef- Oslo’da, İmralı’da, Dolmabahçe’de, Kandil’de, Habur’da, Erbil’de masaya oturarak verdik…)

 

Kaynak: Yakın plan Nusaybin’den genele… – Ahmet TAKAN

 

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , , , | TERÖRLE MÜCADELEDE YAPILAN HATALARDAN ÖRNEKLER… için yorumlar kapalı
May 19

DURMAK SANA YAKIŞIR MI?

DURMAK SANA YAKIŞIR MI?                                                                                                                                                             www.kenansahbaz.com

 

Yedi düvel vatanına el atmış!

Durmak sana yakışır mı yiğidim?

Felek yine dertlerine dert katmış!

Durmak sana yakışır mı yiğidim!?

 

Yanardağlar gibi yakmalısın sen!

Lav olup düşmana akmalısın sen!

Zirveye Hilâli takmalısın sen!

Durmak sana yakışır mı yiğidim!?

 

Hürriyet yüreğin, özün değil mi?

Bayrağın, vatanın gözün değil mi?

Cumhuriyet apak yüzün değil mi?

Durmak sana yakışır mı yiğidim!?

 

Kınalı kurbansın, sen bu vatana!

Layıksın, layıksın şehit yatana!

Haddini bildir şu Türk’e çatana!

Durmak sana yakışır mı yiğidim!?

 

Kur-an’da geçen o, necip ırk sensin…

Üçler, yediler ve hatta kırk, sensin…

Peygamberin övdüğü o, Türk sensin…

Durmak sana yakışır mı yiğidim!?

 

Türk’ün bayrağında al kanlar senin…

Dünya’ya ün salan sultanlar senin…

Tarihteki altın destanlar senin…

Durmak sana yakışır mı yiğidim!?

Kenan ŞAHBAZ

Not: Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir.Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.

Posted in Şiirlerim | Tagged , , , , , , , , , , , , , | DURMAK SANA YAKIŞIR MI? için yorumlar kapalı
May 18

Dolandırıcılık 2

Dolandırıcılık 2                                                                                                                                                                                       www.kenansahbaz.com                                                                                                                                                                                   

 

Asıl büyük dolandırıcılığa pek kimse değinmiyor!                                                                                      

Meselâ, Cumhurbaşkanlığı seçiminde “Dindar Cumhurbaşkanı” sloganını kullanmak siyasi dolandırıcılık değil midir?                                                                                                                 

Meselâ, AKP’nin hazırlamakta olduğu açıklanan “Yeni Anayasa”nın “Dindar Anayasa” olacağını iddia etmek, siyasi dolandırıcılık değil midir?                                                                       

Türk Ceza Yasası, dolandırıcılık suçunu 157’nci maddesinde düzenlemiştir.                                            

“Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası verilir.”                                                                                         

Eski ceza yasasındaki dolandırıcılık tanımı, “Bir kimsenin hulûs ve saffetinden istifade ederek” diye başlardı…                                                                                                                  

Seçim propagandalarının neredeyse yüzde 90’ı, hulûs ve saffetinden istifade ettikleri Türk halkını aldatmak üzerine kurulu değil midir?                                                                                   

Üstelik ceza yasasının 158’inci maddesi de “nitelikli dolandırıcılık” başlığı altında dolandırıcılık suçunun; “dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle, kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle, kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle” işlenmesi halinde artırılmasını da öngörüyor.

Kaynak: Milliyetçilik, dindarlık ve dolandırıcılık! – Arslan BULUT

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , , | Dolandırıcılık 2 için yorumlar kapalı
May 17

Hz Ali’den Altın Sözler

Hz Ali’den Altın Sözler                                                                                                                                                                           www.kenansahbaz.com

* AkıIIı kişi ancak üç şey için yoIcuIuk eder: geçimini sağIamak, ahiretini eIde etmek, yahut da haram oImayan zevk ve IezzetIerden faydaIanmak.

* Bir gerçeği savunurken, önce kendimiz inanmaIıyız, sonra da başkaIarını inandırmaya çaIışmaIıyız.

* ÇocukIarınızın yarın söz sahibi oImasını istiyorsanız, daha bugünden onIara iyi kitapIar hediye ediniz.

* DostIukta iIeri gitme, oIur ki o dost bir gün düşman kesiIir; düşmanIıkta da haddi aşma, oIur ki o düşman bir gün dost oIur.

* Eğer birgün dünyaya ait derdin oIursa, rabbine dönüp rabbim çok büyük derdim var deme.

* Derdine dönüp çok büyük rabbim var de.

* FazîIet, en iyi maIdır. CömertIik, en güzeI mücevherdir.  AkıI, en güzeI zînettir. İIim, en şerefIi meziyettir. GüzeI ahIak, en iyi arkadaştır; Mü’minin ameI defterinin nişanesi güzeI ahIakıdır.

* CömertIik, ıstemeden vermektir. İstendikten sonra vermemekse utançtandır ve kötüdür.

* HaIk iIe dostIuk ve samimiyeti, AIIah’ın itaati üzere oIan kimseye ne mutIu. Dünyada hiçbir şeye minnet etme, özgürIüğünü ancak bu şekiIde koruyabiIirsin.

– Hasetçinin huzuru, çabuk darıIanın dostIuğu, yaIancının ise yiğitIiği oImaz.

* Biri sana sırtını çevirirse üzüIme, böyIece dostunIa düşmanını ayırt etmiş oIursun. Rabbin rızasını kazanmak isteyen, zuImeden buyruk sâhibine karşı adaIet sözünü söyIemeIidir. Korku ümitsizIiğe eş oImuştur; utanç mahrûmiyete.

* Fırsat buIut gibi geçip gider; hayırIı fırsatIarı eIde etmeye çaIışın.

Kaynak:Hz. Ali Sözleri  http://www.neguzelsozler.com/dini-sozler/hz-ali-sozleri.html

Posted in Atasözleri Vecizeler | Tagged , , , , , , , , , , , , , , | Hz Ali’den Altın Sözler için yorumlar kapalı
May 16

Dolandırıcılık 1

Dolandırıcılık  1                                                                                                                                                                                             www.kenansahbaz.com

Financial Times gazetesi, Türkiye’de son dönemde milliyetçilik duygularını istismar ederek yapılan dolandırıcılık olaylarının arttığını yazdı.                                                                                                   

BBC’nin nakline göre gazetenin haberi, kalp ve iç hastalıkları profesörü Canan Karatay‘ın yaşadığı dolandırıcılık olayının aktarımıyla başlıyor:                                                                  

“Teröristleri yakalamak için yardımınıza ihtiyacımız var. Bu, gizli bir operasyon… Kimseye söylemeyin, kocanıza bile…”                                                                                                      

Canan Karatay, bu sözlerle hipnotize olduğunu söylüyor.                                                                

Nasıl kandırıldığı sorulduğunda Karatay şu cevabı veriyor: “Ben devlet için çalıştım, annem devlet için çalıştı. Devletin hiçbir zaman kötü bir şey yapmayacağını düşünerek beynimiz yıkandı. Ülkeye yardım ettiğimden çok emindim. Hiçbir soru sormadım. İtaat ettim.”                                                                                                                                                      

Gazete, 10 yıldan fazladır dolandırıcılıkla ilgili araştırma yapan ve bununla ilgili bir de kitap yazan emekli polis İsa Altun‘la da görüşmüş.                                                                                                  

Altun, “Türk çocukları küçük yaştan itibaren korkuyla yetiştirilir. Polis korkusu, asker korkusu, mahkeme korkusu, savcı korkusu… Mesele terörizm olduğundaysa herkesin bir şehit tanıdığı vardır ve bu onları duyarlı yapar. Bu, onların devlete yardım etmek istemelerine sebep olur” diyor.                                                                                                                            

Gazete, Türkiye’de son dönemde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dahil siyasetçilerin destekçilerini daha fazla milliyetçiliğe yönelttiğini bunun da dolandırıcıların hareket etmesi için bereketli bir ortam yarattığını da yazdı.                                                                                  

Kaynak: Milliyetçilik, dindarlık ve dolandırıcılık! – Arslan BULUT

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , | Dolandırıcılık 1 için yorumlar kapalı
May 15

General Electric

General Electric                                                                                                                                                                                         www.kenansahbaz.com

Temel askere gitmis.Mutfakta çalismaya baslamis.

Mutfaga her girdiginde buzdolabina selam veriyormus.

Bir gün komutan sormus:

-Niye buzdolabina selam veriyorsun?

Temel cevap vermis:

-General Electric

Posted in Fıkralar | Tagged , , , , , | General Electric için yorumlar kapalı