Haz 11

Güzel Sözler

images
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
* Sözlerdeki incelik güven yaratır. Düşüncedeki incelik derinlik yaratır. Duygulardaki incelik sevgi yaratır. Bunlara sahip olan insan ise her zaman kendini aratır…
 
* Sakın vazgeçme! Eğer sen vazgeçersen hak etmeyen biri kazanacak…
 
* Adam olmayana düşman bile olmam…
 
* Düşünmeden konuşanın cezası sonradan düşünmeye mahkum olmaktır…
 
* Gerçek dost yanlış yaptığında seni uyaran, sonrasında ise koruyan kişidir… Yaptığın yanlışı herkese duyuran değil…
 
* Seni seviyorum demek değil ki marifet, önemli olan o kelimenin tüm sorumluluklarını alabilmektir.
 
* Geçmişte sana zarar vereni unut ama asla o zararın sana neler öğrettiğini unutma..
 
* Bir insanın ne kadar karaktersiz olduğunu anlamak istiyorsan, aranın bozulmasını bekle. İlk fırsatta en hassas yerinden vurmaya çalışacaktır…
 
* Kör bir insana rengi anlatmak ne kadar imkansızsa, cahil bir insana laf anlatmak da o kadar imkansızdır…
 
* Dostluk ulaşılmayacak kadar derin, unutulmayacak kadar güzel ve sadece ender insanlarla yaşanacak kadar özeldir…
 
Posted in Atasözleri Vecizeler | Tagged , , , , , , , , | Güzel Sözler için yorumlar kapalı
Haz 10

“Çözüm sürecini anlayan hayvanlar”

gundogducozum-surecini-hayvanlar-bile-anlamisbazi-insanlar-anlamiyor-2405131200_m
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Malûm, başlıktaki ifade Memur-Sen Genel Başkanı ‘âkîl adam’ Ahmet Gündoğdu’ya ait… Bu süreci liberallerin, İslâmcıların, Kürtçülerin, radikal solcuların desteklediğini biliyorduk ancak şimdi hayvanları da duyduk!.. Doğrusu tam anlamıyla uygun bir işbirliği koalisyonu denilebilir!..
İlgili kişi Ardahan yolunda bir çobanla karşılaşmış, çoban kendisine artık hayvanların yüzünün güldüğünü söylemiş, ‘akil’ de nasıl güldüğünü sormuş, “Yaylaya çıkacaklar da onun için gülüyorlar” cevabını almış… Ve devam etmiş: “Şimdi çözüm sürecini hayvanlar bile anlamış ama bazı insanlar anlamıyor…”derken
Hangi hayvanların anladığını da bildirirse seviniriz. Bunlar; Öküzler, eşekler, katırlar, tilkiler, çakallar, sırtlanlar vb. hayvanlar mıdır. 
Hani bir söz vardır. “Güleriz ağlanacak halimize” diye… Ama biz gülemiyoruz. Ülkenin halini gördükçe kahroluyoruz. Şu anda “akillerden” kaçı ortalıkta görünüyor. Gören bilen varsa haber versin. Hepsi de arazi oldular. “Her şey layığını bulur” diyen Harun Reşit bu günler için mi söylemiş bu sözü acaba?…
Posted in Yazılarım | Tagged , , , , , , | “Çözüm sürecini anlayan hayvanlar” için yorumlar kapalı
Haz 09

Ne Hallere Düştük!…

Vernal
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Şaşırmış zamane, bataklık buldu
Her taraf acayip mahlûkla doldu
İtin sadakati aranır oldu
Böyle ne hallere düştük ya Rabbi!
 
Artık beyazlıkta islerle biriz
Tepeden tırnağa kokuşmuş kiriz
Her türlü naneyi iştahla yeriz
Böyle ne hallere düştük ya Rabbi!
 
Kin ve hırs bürümüş bütün gözleri
Koyduk ardımızda iğrenç izleri
Hiçbir ilaç temizlemez bizleri
Böyle ne hallere düştük ya Rabbi!
 
Medeniyet pusulasında yöndük
Bir zaman güneştik mum gibi söndük
Düşük ayardaki altına döndük
Böyle ne hallere düştük ya Rabbi!
 
Yalanlarla geçti gündüz gecemiz
Pisliğe batmakta her düşüncemiz
Bu çağda da para oldu ecemiz
Böyle ne hallere düştük ya Rabbi!
 
Şahbaz’ım da şaştı bu işe, fakat
Tükenmiş, kalmamış kimsede takat
Başlara inmekte balyozlu tokat
Böyle ne hallere düştük ya Rabbi!
 
Posted in Şiirlerim | Tagged , , , , , , | Ne Hallere Düştük!… için yorumlar kapalı
Haz 08

ABD Orkestra Şefliğinde…

27240ABD ve Avrupa’nın asıl hedefi Türkiye’yi Hıristiyan eyaletlere dönüştürmektir. AKP iktidarının daha şimdiden, tehcirle ve mübadele ile giden Ermenilerin ve Rumların torunlarını Anadolu’ya yerleşmeye çağırması da bunun belirgin işaretleridir..
Emekli amiral İlker Güven’in ortaya çıkardığı, ABD Kongresi’nin 1896 tarihli gizli kararında, “Amerika’nın belirleyeceği bir Hıristiyan yöneticinin, Türkiye’nin başkanı olarak seçilmesini müteakip, Osmanlı İmparatorluğu’nun mevcut bölgelerinin sınırlarla ayrılması, bu bölgelerin Hıristiyan eyaletleri kabul edilip, Hıristiyan gücünün Utah Eyaleti yönetimi örnek alınarak Türkiye Birleşik Devletleri adında toplanması sağlanacaktır…” deniliyordu.
ABD, hedefinden hiç vazgeçmedi. PKK’nın Ankara’da bir istihbarat organizasyonu olarak kuruluşu ve bugüne kadar ayakta tutularak, Türkiye’yi eyaletlere bölmenin aracı olarak kullanılmasının asıl sebebi bu karardır. Başkanlık sistemi de bu projenin gereğidir.
 
***
Anadolu’da kurmayı planladıkları federe şehir devletlerinin adlarını ise 2001 yılında “Veneto’dan Batı Karadeniz Bölgesi’ne” sloganlı bisiklet gezisi sırasında açıklamışlardı.
Buna göre Anadolu şu devletlerden oluşacaktı:
“Trakya, Bitinya, Misiya, Lidya, Karya, Likya, Pamfilya, Firikya, Kilikya, Kapadokya, Galatya, Paflagonya, Pont, Ermeniya, Antakya, Mezopotamya.”
AB’nin İlerleme Raporu ve Başbakanlıktaki Azınlık Çalışma Grubu raporunun öngördüğü, Turgut Özal ve Cemalettin Kaplan’ın kurmak istediği “Anadolu Cumhuriyeti” de işte böyle bir devlet olacaktı!
Bu tabloya evet diyen, Türk de Kürt de olamaz. Bu projeye hizmet edenler, olsa olsa Büyük Ermenistan ve Büyük İsrail projelerine hizmet eden dönmelerdir. 
 
Kaynak: http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/yazargoster.php?haber=26253 
 
Noam Chomsky, daha 7 Temmuz 1982’de The Guardian’a yaptığı açıklamada, “ABD orkestra şefliğinde Batıya kazanılmış İran, Türkiye, İsrail ittifakıyla bölgeyi yönetmeyi amaçlıyor” demişti. Bu, dünya petrol rezervlerinin yarısından fazlasına sahip bu bölge için “Basra çevresinde Şii, Musul çevresinde Kürt, Bağdat çevresinde Sünni” kuklacıklar oluşturma planının teyidiydi… Yeni dünyanın en etkin kitle imha silahları “enerji” hammaddeleriydi…
 
Kaynak: http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/yazargoster.php?haber=26279
 
Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , , , | ABD Orkestra Şefliğinde… için yorumlar kapalı
Haz 07

Tavşanın suyunun suyunun suyu!..

9755650709
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Köylü avladığı tavşanı “pişir de afiyetle ye” diye Hoca’ya getirir. Hoca “akşam gel de beraber yiyelim” der. Köylü gelir, Hoca’nın pişirdiği tavşanı bir güzel yerler…
Aradan birkaç gün geçer…
Aaaa o da ne; köylü yine kapıda. Hoca tanımazlıktan gelip sorar: Kimsiniz?
Adam pişkin: Ben, geçen hafta sana tavşan getiren adamım…
Hoca çok istekli olmasa da “buyur” der adama, yemek saati önüne bir kase çorba koyar: Geçen hafta getirdiğin tavşanın suyundan yapılan çorba…
Adam çorbayı iştahla yedikten sonra çeker gider.
Birkaç gün sonra yine kapı… Kapıda üç-dört adam…
Hoca sorar: Kimsiniz?
Adamlar: Biz, sana tavşan getiren adamın komşularıyız!
Hoca çaresiz onları da buyur eder. Yemek saatinde ortaya kocaman bir tas getirir: Bu tasta, arkadaşınızın getirdiği tavşanın suyunun suyu var…
Birkaç gün daha geçer. Yine tanımadığı insanlar belirir Hoca’nın kapısında: Biz, size tavşan getiren avcının komşularının komşularıyız!
Hoca iyiden iyiye sinirlenir bu kez. Yemek saati, elinde kocaman bir tasla girer içeri. Tasın içi su dolu. Misafirlerinin şaşırdığını görünce açıklar: Tasta gördüğünüz şey, o tavşanın suyunun suyunun suyudur…
 
Posted in Fıkralar | Tagged , , , , , | Tavşanın suyunun suyunun suyu!.. için yorumlar kapalı
Haz 06

İbret Almak…

images
 
 
 
 
 
Mısır Firavun’u II. Ramses’in 3000 Yıllık Cesedi
 
 
 
  
 
 
“Hâl-i âlem ezelî böyle perîşan ancak
Kimi handân kimi giryân kimi nâlân ancak
Bu cihân kimine kasr-ı tarab u ayş u safâ
Kiminin mihnet ile başına zindân ancak.” (Bâkî)
Bâkî’nin çok güzel ifade ettiği üzere insanlık âlemini şöyle bir gözden geçirdiğinizde kiminin zengin, kiminin fakir, kiminin mutlu, kiminin dertli, kiminin âlim, kiminin zâlim, kiminin hayat dolu, kiminin de dünyaya geldiğine bin pişman olduğunu görürsünüz. Dünya kuruldu kurulalı hiçbir devirde değişmeyen bu acı gerçekler karşısında tavrımız ne olmalı? “Batsın bu dünya!” diyerek kadere isyan etmekten başka yapılacak bir şey yok mudur?
Bu konuda Muallim Nâcî’nın şu beytinin az da olsa bana tesellî verdiğini söyleyebilirim:
“İhtilâfâtıyla uğraşmakta dehrin zevk yok
Zevk onun mirsâd-ı ibretten temâşâsındadır.”
Gerçekten de kâinâtın ihtilaflarıyla uğraşmak hiçbir zaman fayda sağlamıyor insana.
 
Şeyhî’nin (ö. 1431) “Harnâme”sini hatırlayalım. Hikâyenin başkahramanı merkep:
“Ki biriz bunlarınla hilkatte
Elde ayakta şekl ü sûrette
Bunların başlarına tâç neden?
Bizde bu fakr u ihtiyâç neden?” diyerek “merkepler de öküzler de Allah’ın yaratıkları oldukları halde niye öküzlerin boynuzları var da merkeplerin yok?” sorusunu sorar ve kendince hak arama mücadelesine girişir. Oysa sonuçta merkep, boynuz ararken kulak ve kuyruktan da olur:
“Bâtıl isteyü haktan ayrıldım
Boynuz umdum kulaktan ayrıldım.”
Hikâye kahramanının mantığıyla tabiata baktığımızda orada da birçok çelişki çıkıyor karşımıza. Özellikle vahşi canlılar arasında “yaşamak için öldürmek zorundasın” gibi bir kanun hüküm sürüyor. Ancak, olup bitenlere -Muallim Naci’nin yukarıda işaret ettiği üzere- ibret gözüyle bakılabilse meselenin çok daha farklı boyutları olduğu görülür. Söz gelimi, leylek yılanı avlıyor, yılan da fareyi… Leylek olmasa yılan çoğalıyor, yılan olmasa da fareyle baş edilemiyor. 
İbret alınmadığı takdirde Harun Reşit’in dediği gibi “Her şey layığını bulur!” (K.Ş.)
 
 
Kaynak: http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/yazargoster.php?haber=26733
 
Posted in Hikayeler | Tagged , , , , , , , , , , , , , , | İbret Almak… için yorumlar kapalı
Haz 05

Altın Sözler

images
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
*“İnsanların abdest alıp namaz kılmaları sizi aldatmasın!” (Hz. Muhammed.)
 
* “Türkleri dışarıdan işgal etmeye kalkmayın, yenemezsiniz. Amma bir kere içeriden ele geçirdiniz mi her şeyi kabul ettirebilirsiniz!” Makyavel
 
* “Mutlak ve ontolojik hâkimiyet, eski deyimle, kevnî hâkimiyet, elbette ki Tanrı’nındır. Bunu, insanın kullandığı siyasal hâkimiyet ile karıştırıp ’Hâkimiyet Allah’ındır’diye bozgun yaratmak, dine ve Tanrı’ya saygısızlığın ifadesidir. Ve temelinden yalandır. Dindeki, ‘Egemenlik Tanrı’ya aittir’ ilkesinin anlamı ontolojik egemenliktir, siyasal-yönetsel egemenlik değil.
(…) Tanrı’nın hâkimiyeti adına bazen tüm evrensel normları eleştirenlerin kutsallaştırdıkları eski yönetimlerde sultan veya padişah, Tanrı’ya tanınan yetkilerle donatılıp ilahlaştırılmıştır. Çok eskiye gitmeye gerek yok; teokrasilerin laikliğe en yakını olan Osmanlı yönetiminin bile, hem de 1909 Anayasası’nda 5. madde aynen şöyledir: ‘Zat-ı hazret-i padişahînin nefsi hümayunu mukaddes ve gayri mes’uldür’.”
Bu “gayri mes’ul”lüğün yanıtını, büyük din bilginimiz Elmalılı Hamdi Yazır 1909 yılında şöyle verir: “Hâkimiyet-i milliye hilafetten üstündür.” Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk ise TBMM’de yaptığı bir 23 Nisan konuşması
 
*“Hâkimiyet-i milliye hilafetten üstündür.”Elmalılı Hamdi Yazır
 
* Cumhuriyet, Allah’ın gölgesi olduğunu öne süren sultanın hâkimiyetinden milletin hâkimiyetine, ümmetten millete ve kulluktan özgür birey olmaya geçişin adıdır.
“Dış düşmanlarımız istiyorlardı ki…bir asırdan beri Avrupa’nın anlaşarak taksimle ortadan kaldıramadığı Türkiye’nin mevcudiyetine artık nihayet verilsin. Fakat bu düşmanlar bir şeyde aldanmışlardı. O da Türk’ün yok edilmesi yalnız Avrupa’nın kendi aralarında uyuşup anlaşmasında değil, Türk’ün azim ve imanının kırılmasında idi. Halbuki bu mümkün değildi.” (Ali Fuat Cebesoy, Bilinmeyen Hatıralar, 89)
 
* “Bütün Türk âleminin merkezi ve bugünkü ana yurdunda genel Türk tarihinin varis ve mümessili olan Türk milliyeti, vatandaşlık, vatan, dil, din, ırk, kültür, ideal ve müşterek tarih birliğiyle birbirine bağlı fertlerden mürekkep bir kütledir.” İsmail Hami Danişmend
 
* “Hiçbir gün doğuşu, bizi, bir gün batışının bıraktığı yerde bulamaz.” Doğulu düşünür Halil Cibran (ölm.1931)
 
* “Bir su’da iki kez yıkanılmaz” Heraklit
 
 
Posted in Atasözleri Vecizeler | Tagged , , , , , , , , , , , | Altın Sözler için yorumlar kapalı
Haz 04

Ey Türkoğlu Varlığına Tehdit Var !

images (1)

Karıştı ülkede kabakla kavun

Sen ‘sahte barışla, türbanla’ avun
El ele, kol kola Nemrut, Firavun
Ey Türkoğlu, varlığına tehdit var! 
 
Düşürdüler seni bir kanlı derde
Her türlü paçavra hain ellerde
Sorumluluk düşer şimdi her ferde
Ey Türkoğlu, varlığına tehdit var! 
 
Tarihte kasırga, yel olup estin
Hukuktan, yargıdan ümidi kestin
Dünyaya can veren bitmez nefestin
Ey Türkoğlu, varlığına tehdit var! 
 
Gaflet, her insanın boyunu aştı
Delalet virüsü yurda bulaştı
Hıyanet, ülkenin dışına taştı
Ey Türkoğlu, varlığına tehdit var! 
 
Öldü dediğimiz fitne dirildi
Vatandaş yalanla her an gerildi
İhanet edene ödül verildi
Ey Türkoğlu, varlığına tehdit var! 
 
Hakk’a, hakikate dalmadın mı sen?
Evrene adalet salmadın mı sen?
Tarihinden örnek almadın mı sen?
Ey Türkoğlu, varlığına tehdit var! 
 
images (3)
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Posted in Şiirlerim | Tagged , , , , , , , , , , , | Ey Türkoğlu Varlığına Tehdit Var ! için yorumlar kapalı
Haz 03

Kerküklü Türkmenler Yardım Bekliyor

 kerkuklu-turkmenler-tabela-eylemi-duzenledi-2
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Değerli soydaşımız Dr. Cüneyt Mengü de Babıali Magazin dergisinde sorunu dile getirirken; “Saddam sonrasında silahsız ve savunmasız kalan Türkmenlerin, özellikle Kerkük, Telafer, Tazehurmatu, Tuzhurmatu, Amirli, Beşir, Tisin bölgelerinde sürekli patlamalar ve füzeli saldırılar neticesinde, yüzlercesi şehit olmuş ve bir o kadarı da yaralanmıştır. Diğer yandan suikastlar ve fidye karşılığı adam kaçırmalar da halen devam etmektedir” şeklinde dikkatleri çekiyor. 
 
“… lâ yegurrennekum bi’llâhi’l-garûr” Lokman 31/33, Fâtır, 35/5  surelerinde mealen (“O çok aldatan (şeytan), sakın sizi Allah ile aldatmasın!”) Demektedir .
 
Ancak Başbakan Erdoğan bir zaman kardeş ilan ettiği Suriye devlet başkanına Esad’a; “Ey Beşşar Esad vallahi bunun hesabını vereceksin. Başkalarına göstermediğin cesareti ağzında emzik olan kundaktaki bebeğe göstermenin bedelini çok ama çok ağır ödeyeceksin. O çocukların arşı inleten figanı inşallah Rabbimin Müntakim sıfatı mucibince Kahhar sıfatı mucibince senin üzerine kutlu bir intikam olarak inecektir. Buna inanıyorum” diyor.
Diyor da; Başbakan Erdoğan, meşru bir devlet başkanına gösterdiği tepkiyi, devletine isyan eden gizli örgüt kurarak Türkiye Cumhuriyeti Devletini bölmek için cinayet işleyen benzer caniliklere sebep olan Apo’a niçin göstermiyor de onunla anlaşıyor, ona Esad’a söylediklerini söylemiyor ya da söyleyemiyor. Esad’la fotoğraf çektiren CHP milletvekillerine ettiği lafın onda birini, Apo’yla ve Karayılan’la fotoğraf çektirmek için birbirlerini tepeleyen ve yarışan yalaka pardon yandaş medyanın gazetecilerine de söyleyemiyor? 
       
Posted in Yazılarım | Tagged , , , , , , , , , , | Kerküklü Türkmenler Yardım Bekliyor için yorumlar kapalı