May 25

Adımız Türk’tür Bizim

 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Avşar, Çerkez, Türkmen… Soyda dallardır
Bir bedende el, ayak ve kollardır
Bu gerçeği duymaz olduk yıllardır
Kökümüz bir, adımız Türk’tür bizim

 

Hep beraber bir bayrağa kan verdik
Bir can olduk bu vatana can verdik
Biz cihana Türk adıyla şan verdik
Ülkümüz bir, adımız Türk’tür bizim

 

Düşman güçler bizleri bilemezler
Satılmışlar, istiklal dilemezler
Biriz, bölünmeyiz hiç bölemezler
Yurdumuz bir, adımız Türk’tür bizim

 

Basiretsiz bunca aydına rağmen
Ulusun sen hiç kimseye baş eğman
Vatan için şehit er ile teğmen
Dilimiz bir, adımız Türk’tür bizim

 

Alevi, Sünni, Kürt, … Ayrı görmedik seni
Zulme esarete vermedik seni
Asla hor görmedik, yermedik seni
Kıblemiz bir, adımız Türk’tür bizim
Posted in Yazılarım | Adımız Türk’tür Bizim için yorumlar kapalı
May 25

Yüzde 3.5 Zam

 
 
Eğitimine önem vermeyen milletler köle olmaktan kurtulamazlar. 
 
“Bir yılı düşünüyorsan buğday ek, on yılı düşünüyorsan ağaç dik, yüzyılı düşünüyorsan insan eğit.” (Çin Atasözü) Bizim beyler demekki yüzyılı düşünmüyorlar. …
 
“Bir öğretmenin en düşük olanı 1624 lira alıyor. Haftada 15 saat karşılığı alıyor. Peki, düz bir memur ne kadar çalışıyor? 40 saat. Bir de tatili var. Yılda iki ay. Düz memurun tatili 20 gün. haksızlık değil mi?”  Recep Tayyip Erdoğan 
 
Sormak lazım; O zaman niçin öğretmen olmamışlar. 
 
     Gelişen, büyüyen(!) Türkiye’nin memuruna layık gördüğü zam miktarı gerçekten çok komik. Ceylan derisi koltukta oturan milletin vekillerine yüzde 45 zam verilirken asillerin bir bölümünü oluşturan memura yüzde 3.5 zam vermeyi teklif eden hükümet “Yunanistan’a döneriz” diyor. “Yandaşa, akrabaya bol kepçeli ballı kazançlar sağlanırken memura yüzde3.5 yeterli görülüyor. Fakat elektriğe, doğal gaza, ekmeğe, meyve ve sebzeye yüzde 50’nin üzerinde zam yapılmış durumda. Aylardır bunların geri dönüşümü alınmış durumda. Memurun istediği maaş zammı sadece yüzde 7+7.
Oysa Suriye’den gelenlere 150-200 dolar para ve ekstradan kredi kartı verilirken “Yunanistan’a döneceğimiz” dikkate alınmıyor.Ailesiyle birlikte insanca yaşamak ve açlık sınırından kurtulma için bu temel maddelere ihtiyaç duyanlara yüzde 3.5 zammın yeterli olduğu ifade ediliyor.
 
Bir de geçmiş yıllara bakalım.
YIL 1923…ÖĞRETMEN , MİLLETVEKİLİ MAAŞI EŞİT *
Dönemin Maliye Bakanı Hasan Fehmi Ataç , TBBM’de Mustafa Kemal Atatürk’e sorar
-“Paşam; vekil maaşlarını düzenleyeceğiz, ne kadar verelim?”
Mustafa Kemal Atatürk’ün cevabı şu an öğretmenlerin sıkıntılarını anlamak istemeyen bir çok insana tokat gibidir…
-” Öğretmen maaşlarını geçmesin.”
İşte belki de en güzel örnek bu. Günümüzde ise yeni göreve başlamış bir öğretmenin maaşı 1530 TL civarında iken milletvekili şoförü ve sekreteri bile 3000-3500 TL maaş almaktadır.YIL 1980-1990 … ÖĞRETMEN , SUBAY , DOKTOR MAAŞI EŞİT *
Günümüzde ise askeri personellerin en alt kademesindeki lise mezunu Uzman Çavuşun maaşı 2500-3000 TL , Sağlık Bakanlığının yardımcı hizmetindeki lise mezunu Ebe , Hemşire ,Sağlık Memurunun maaşı döner sermaye ile 3500 TL’yken öğretmen maaşı ek dersle birlikte en fazla 1880 TL’ dir.YIL 2004-2005… POLİS , İMAM , ÖĞRETMEN MAAŞI EŞİT*
Lise mezunu polisler belki de en büyük haklara kavuştukları dönemi yaşadılar.2004 sonrası öğretmenden 400-600 TL fark kazandıkları gibi , askerlikten muaflık , ücretsiz şehir içi toplu ulaşım , %70 ‘ ine lojman hakkı gibi bir çok hak elde etmiştir. İmamlar da yine ek ders , bayramlarda mesai ücreti en az %85 ‘ine lojman gibi haklar kazanarak maddi anlamda öğretmenlere karşı yine fark yaratmışlardır.
YIL 2011 (ARALIK) EŞİT İŞE EŞİT ÜCRET TARİFESİ ÖĞRETMEN MAAŞI ,MEMUR- HİZMETLİ MAAŞINDAN DÜŞÜK *
Yeni göreve başlamış bir öğretmen 1530 TL alırken , eş ve 2 çocuk yardımı alan bir okul memurunun maaşı 1.894 TL, kadrolu bir hizmetlinin maaşı ise 1.824 TL olarak belirlenmiş .Öğretmene muadil bulunamadığı için hiçbir iyileştirme yapılmamıştır. Sağlık Bakanlığında asıl işi yapan Doktor , Diğer Bakanlıklarda Mühendisler , Askerlerde Teğmen… Haydi eşitleyin maaşımızı doktorlarla , teğmenlerle ,mühendislerle.
Ya da Mustafa Kemal Atatürk söylediği gibi yapın eşitleyin milletvekili maaşı ile öğretmen maaşını…
Şimdilik Türkiye’nin ne kadar geliştiğini ve ne kadar büyüdüğünü anladınız mı? Gelişme ve büyüme yüzde 3.5… Maalesef her şey 3.5 atıyor….
 
 *memurhaberleri net
 
Posted in Gündem | Yüzde 3.5 Zam için yorumlar kapalı
May 24

Bunlar Kesin Türk’tür.

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Bir Fransız, bir Alman ve bir Türk müzede “Adem ve Havva Cennet Bahçesinde” tablosuna bakıyorlarmış:
Alman, “Bedenlerinin kusursuzluğuna bakar mısınız? Adem ile Havva mutlaka Alman olmalı.” demiş. Fransız, Alman’a karşı çıkmış: “Havva ne kadar güzel, Adem ne kadar yakışıklı. Bu denli çekici olduklarına göre, hiç kuşkusuz Fransız olmalılar.”
Türk, tabloyu uzun uzun izledikten sonra kararını vermiş: “Bunlar kesin Türk’tür. Üstte yok, başta yok, elmadan başka yiyecek yok, ama hala kendilerini cennette sanıyorlar.”
 
Posted in Fıkralar | Bunlar Kesin Türk’tür. için yorumlar kapalı
May 23

Güney Doğu’nun Tamamında Petrol Var!

   
 
GÜNEYDOĞU’NUN TAMAMINDA PETROL VAR
100 yıl önce. Sultan II. Abdülhamid’in hazırlattığı haritaya göre “Güney Doğu’nun tamamında petrol var” 
 
Güneydoğu Anadolu’nun neredeyse tamamı ve Doğu Anadolu’nun bir bölümünü kapsayan petrol haritası, Diyarbakır, Mardin, Bismil, Hazro Çayı çevresi, Sinan, Batman Çayı çevresi, Dicle Bölgesi, Midyat, Bedran, Tulan, Siirt, Botan Çayı çevresi, Habur, Fındık, Cizre, Bitlis Çayı kıyısı ve Hakkari’de (Çölemerik) çok önemli petrol yatakları bulunduğunu kaydediyor!!
 
VE HARİTA GÜN YÜZÜNE ÇIKIYOR
Bu harita sonunda gün yüzüne çıkacak! Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü, Osmanlı Döneminde Irak’ adlı kitapta haritayı kamuoyuna sunacak.
Şimdi bu kitap yayınlandığında, göreceğiniz 18 Kasım 1902 tarihli bir belge var! Bu belgeye göre Musul vilayetindeki petrol madenlerinin imtiyazı Hazine-i Hassa’ya veriliyor, hemen sonrasında da Abdulhamid Han bu imtiyazları maliye hazinesine aktarıyor.
 
MAHKEME KARARLARI UYGULANMIYOR
Abdulhamid Han’ın tahttan indirilmesi ve İttihatçıların devlete el koyması sonucu, ne harita kalıyor ortalıkta ne de Musul’daki devlet hakları. Ancak 12 Ocak, 1920’de, maliye hazinesine devredilen padişaha ait mallar, tekrar Hazine-i Hassa’ya geri veriliyor. Hanedan üyelerinin uluslararası mahkemelerde sürdürdükleri, Musul’daki mallarını geri alıp Türkiye’ye devretmeleriyle ilgili davalar hala sürüyor. Bu davaların kimini kazandı hanedan üyeleri… Ama türlü çeşitli, tezgahlar yüzünden mahkeme kararları uygulanmıyor bir türlü! 
İNGİLİZLERİN MUSUL ÇABASI
Size son bir not. Birinci Dünya Savaşı’nda İngilizler Bağdat’ı almak için harcadıkları paranın tam tamına 7 katını Musul’a sahip olmak için harcadılar!
 
GÜNEYDOĞU NEDEN KAYNAR?
Şimdi, biraz düşünün hele, neden kimileri Güneydoğu’yu cadı kazanı gibi kaynatır da kaynatır… Neden rahat bi soluk aldırmaz Türkiye insanına ki en azından Abdülhamid Han’ın yaptırdığı harita doğru mudur yanlış mı, saptanabilsin!
 
Kaynak: Türk Tarihi Dergisi (İnternet)

 

Posted in Yazılarım | Güney Doğu’nun Tamamında Petrol Var! için yorumlar kapalı
May 22

“Baykuştan Pervamız Yok; Biz Şahinleriz!”

        
 
 
          Rumeli Hisarı’nın inşa planının bizzat Fatih Sultan Mehmed tarafından çizildiği rivayeti kuvvetlidir. Hisarın kerestesi İzmit’ten, kireci Şile bölgesinden getirilmiş, 1000 taşçı ustası, 5 bin işçi, 10 bin civarında yamak çalıştırılmıştır. Vezirlerin, sırtında taş taşıyarak yapılmasına emekleri geçmiş; ayrıca bazı burçların yapım masrafını işçi ücretleri dâhil vezirler üzerine almışlardır.Rumeli Hisarı’nın inşası esnasında Bizans İmparatoru elçi göndererek “Kendi toprakları üzerine kale yapılmasının dostluğa ve ahde vefa’ya uymadığını” bildirir. Bunun üzerine Fatih Sultan Mehmed elçiye; “Var git kralına söyle! O, rahmetli babam zamanında ahdi çok defa bozmuştu. Arada ahid mi kaldı ki vefa’dan bahseder. Biz bu topraklara hisar yaparız, toprak elçi göndermekle kurtarılmaz. Eğer bu topraklar onunsa gelip kurtarsın. “Baykuştan Pervamız Yok; Biz Şahinleriz!” diyerek niyetini bildirir.
Posted in Hikayeler | “Baykuştan Pervamız Yok; Biz Şahinleriz!” için yorumlar kapalı
May 20

Ayna

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 Tarihte ilk kez bir köye ayna gelmiş.
Adamın biri aynayı görüp eline almış.
Daha önce hiç kendini görmediği için ölen kardeşine benzetmiş aynadakini.
Adam:
– ‘Ey gidi gardaşımm, seni bir daha görmek nasipte varmış’! Deyip
Aynayı eve götürüp sarılıp uyumuş kardeşim diye.
…Karısı, adamın bir şeye sarılıp uyuduğunu görmüş.
Bir ara aynayı eline alarak bakmış, bir kadın!
-‘Allah belaanı veree, bu garı da kim? Bi boka da benzese bari’  diyerek feryat, figan evden çıkmış,  doğru muhtara gitmiş.
Kadın:
– Mığdar, benim herif beni bu çirkin garıyla aldatir.’
Muhtar aynaya bakmış. Sonra düşünceli düşünceli:
– ‘Yav bu garıdan çok gavata benziir… 
 
 
Posted in Fıkralar | Ayna için yorumlar kapalı
May 19

Mehmetçik!

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Kanımız, canımız, gözümüz bizim
Bu vatan peteği, baldır Mehmetçik!
Gökte dalgalanır özümüz bizim
Üstünde Ay-Yıldız, aldır Mehmetçik!
 
Mehmetçik tarihte altından yaprak
Vatandır kanıyla sulanan toprak
Yüce bir göreve tâbi olarak
Yalnız bir Allah’a(CC) kuldur Mehmetçik!
 
Peygamber dilinden övgüyle gelen
Haksızlığın çelik zırhını delen
İnsanları Hak’tan emanet bilen
Ve şefkatle saran koldur Mehmetçik!
 
Gerçek kahramanlık karakter onda
Cesaret, merhamet doğuştan kanda
Devlerin açtığı sunî tufanda
Dünyayı kurtaran saldır Mehmetçik!
 
Şehitlik verilmiş arşın katında
Bütün âlem Mehmetçiğin farkında
Dünya denen ihtiyarın sırtında
Yünden ve ipekten şaldır Mehmetçik!
 
Karınca ezilse gönlü üzülen
Nurdan bir ışıktır kalbe süzülen
Zalimin zulmünden sinen, ezilen
Mazlumun tuttuğu daldır Mehmetçik!
 
Çakallar yok olur duyunca sesi
Vatan, millet, bayrak tek sermayesi
Gaziliktir, şehitliktir gayesi
Cennette en güzel güldür Mehmetçik!
 
Kanımız, canımız, gözümüz bizim
Bu vatan peteği baldır Mehmetçik!
Gökte dalgalanır özümüz bizim
Üstünde Ay-Yıldız aldır Mehmetçik!
 
20.01.1994
 
 
Posted in Şiirlerim | Mehmetçik! için yorumlar kapalı
May 18

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı

 
 
 
 
 
Herşey Atatürk’ün Gençliğe Hitabı’nda apaçık ifadesini bulmuştur. O yüzden kaldırma istenmekteler. Miletimizi millî benliğinden uzaklaşması için akla gelmedik projeler  uygulanmaktadır.
 
 
Muhterem milletime şunu tavsiye ederim ki, sinesinde yetiştirerek başının üstüne kadar çıkaracağı adamların kanındaki, vicdanındaki asli cevheri çok iyi tahlil etmek dikkatinden bir an geri kalınmasın.”
 
 
  
I. Dünya Savaşı sonunda ülkemizin birçok yeri savaşı kazanan (İngilizler,Fransızlar, İtalyanlar, Yunanlılar vb.) devletler tarafından işgal edilmişti. Yurdumuzda yaşayan Rumlar, Ermeniler ve satılmış hainler mücadele eden halk ise perişandı. Ordusu silahları elinden alınarak dağıtılmıştı. Yurdumuzu bu durumdan kurtarmak üzere Mustafa Kemal 16 Mayıs 1919’da “Bandırma Vapuru” ile İstanbul’dan Samsun’a hareket etti. 19 Mayıs 1919’da Samsun’a vardı. Ardından Amasya tamimi, Sivas, Erzurum Kongreleri ile alınan kararlar sonucunda 23 Nisan 1920’de TBMM: açılarak Kurtuluş Savaşı başlatıldı. Üç yıl süren savaşlar sonunda ülkemiz işgalden kurtarıldı. 29 Ekim 1923’te Türkiye Cumhuriyeti ilan edildi. Bu vesileyle Atatürk’ün, Samsun’a çıkış tarihi olan 19 Mayıs günü Ata’nın isteği üzerine “Gençlik ve Spor Bayramı” olarak kutlanmaktadır.Atatürk Türk gençliğini seviyor, onlara güveniyor ve Türkiye’nin geleceğini gençliğe emanet ediiyordu. Atatürk Türk Gençliğine söylevinde şöyle hitap ediyordu : “Ey Türk Gençliği! Birinci vazifen; Türk İstiklâlini, Türk Cumhuriyetini ilelebet muhafaz ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve İstikbâlinin yegane temeli budur . Bu temel senin en kıymetli hazinendir….”
Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
Ey Türk İstikbâlinin evladı! İşte bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.
 
Mustafa Kemal Atatürk 20 Ekim 1927

Posted in Yazılarım | 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı için yorumlar kapalı
May 17

Aklıma Mukayyet Ol Ya Rabbi!

             
 
Herkes cambaz olmuş bir ipte gezer
Yeryüzünden yedi kat dipte gezer
Kendi bur da, aklı mağripte gezer
Sen aklıma mukayyet ol Ya Rabbi!
 
İnsan gibi yaşamak bir ar bugün
Yalnız para gönüllere yar bugün
Küpe takan erkek bile var bugün
Sen aklıma mukayyet ol Ya Rabbi!
 
Yalanda, dolanda, hilede varız
Dolarlarla yatıp markla kalkarız
Her taşın altından bizler çıkarız
Sen aklıma mukayyet ol Ya Rabbi!
 
Davranışlar soğuk, sinsi, uz gibi
Genç kadınlar “soyuluyor muz gibi”
Erkek, saça toka takmış kız gibi
Sen aklıma mukayyet ol Ya Rabbi!
 
Mart gelmeden kızgınlaştı kediler
Büyük küçük her naneyi yediler
Çıplaklığa yine “sanat” dediler
Sen aklıma mukayyet ol Ya Rabbi!
 
Dedemiz, babamız daha yiğitti
Para hırsı bizi ölüme itti
Erkekler kadına benzedi gitti
Sen aklıma mukayyet ol Ya Rabbi!

 

Posted in Şiirlerim | Aklıma Mukayyet Ol Ya Rabbi! için yorumlar kapalı