Mar 09

Eşşeklügünden

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Erzurum’dan başlamıştık, Bayburt’la bitirelim. Bizim memleketten iki fıkra yazalım. 
Çiriş diye bir ot olur Doğu Anadolu dağlarında baharda. Çok lezzetli yemekler yapılır bu ottan. Bayburtlu hemşerimin biri toplamış dağlardan getirmiş satıyordu bu ottan, bağırıyordu bir yandan da:
-Haydiiii!…. Eşşegin yemedügü ot geldi… Yağlı coşan, gerip düşen geldi…
Bayburtlular sardılar çevresini almaya başladılar. İstanbul’dan efendiden bir adam da vardı orada, asker olan oğlunu görmeye gelmişti Bayburt’a. Merakla sordu satıcıya:
-Evladım, eşek gerçekten yemez mi bu otu?
-Hee efendi emi, yemez ya.
-Çok ilginç, peki neden yemiyor acaba?
-Eşşeklügünden neden olacak.
Posted in Fıkralar | Eşşeklügünden için yorumlar kapalı
Mar 08

Altın Sözler

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
*İyi bir kadın bir erkeği etkiler,
  Zeki bir kadın onda ilgi uyandırır,
  Güzel bir kadın büyüler,
  Anlayışlı bir kadın ise ona sahip olur. ( Helen Rowland )
 
*Kişiye imandan sonra verilen şeylerin en hayırlısı saliha kadındır. ( Hz. Ömer )
 
*Kadınlar kendilerini sevenler için değil, onlara hükmedenler için can verirler. ( H. Edip Adıvar )
 
*Kadın kendi başına ne gül goncasıdır, ne de diken.
Koklamasını bilirsen gül,tutmasını bilmezsen diken olur.   ( Refik Halid Karay )
 
 *Bir kadın ya sever , ya da nefret eder ; ortası yoktur .  ( Pubillius Syrus )
 
*Kadın öyle bir konudur ki , onu ne kadar incelersen incele herzaman yepyenidir . ( Tolstoy )
 
*Bir uygarlığın seviyesini ölçmek isterseniz, derhal kadının hayat şartlarına bakın. ( Stuart Mill )
 
*Kadınla müziğin yaşı olmaz. ( Oliver Goldsmith )

 

 
Posted in Atasözleri Vecizeler | Altın Sözler için yorumlar kapalı
Mar 08

Dünya Kadınlar Günü


 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
  
Takvimler 8 Mart 1857 tarihini gösteriyordu. ABD’nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi
çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başladı. Ancak polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda çoğu kadın 129 işçi can verdi. İşçilerin cenaze törenine 10.000’i aşkın kişi katıldı.
26 – 27 Ağustos 1910 tarihinde Danimarka’nın Kopenhag kentinde 2. Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında (Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı) Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin, 8 Mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart’ın “Internationaler Frauentag” (International Women’s Day – Dünya Kadınlar Günü) olarak anılması önerisini getirdi ve öneri oybirliğiyle kabul edildi.
İlk yıllarda belli bir tarih saptanmamıştı fakat her zaman ilkbaharda anılıyordu. Tarihin 8 Mart olarak saptanışı 1921’de Moskova’da gerçekleştirilen 3. Uluslararası Kadınlar Konferansı’nda gerçekleşti. Birinci ve İkinci Dünya Savaşı yılları arasında bazı ülkelerde anılması yasaklanan Dünya Kadınlar Günü, 1960’lı yılların sonunda Amerika Birleşik Devletleri’nde de anmaya başlanmasıyla daha güçlü bir şekilde gündeme geldi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 16 Aralık 1977 tarihinde 8 Mart’ın “Dünya Kadınlar Günü” olarak anılmasını kabul etti. Birleşmiş Milletler’in sitesinde günün tarihine ilişkin bölümde, kutlamanın New York’ta ölen işçilerin anısına yapıldığı yazılmamıştır.
 
Türkiye’de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Türkiye’de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında “Emekçi Kadınlar Günü” olarak kutlanmaya başlandı. 1975 yılında ve onu izleyen yıllarda daha yaygın ve yığınsal olarak kutlandı, kapalı mekânlardan sokaklara taşındı. “Birleşmiş Milletler Kadınlar On Yılı” programından Türkiye’nin de etkilenmesiyle, 1975 yılında “Türkiye 1975 Kadın Yılı” kongresi yapıldı. 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi’nden sonra dört yıl süreyle herhangi bir kutlama yapılmadı. 1984’ten itibaren her yıl çeşitli kadın örgütleri tarafından “Dünya Kadınlar Günü” kutlanmaya devam ediliyor.

 

*Vikiped

Posted in Gündem | Dünya Kadınlar Günü için yorumlar kapalı
Mar 08

Nasıl sevmem kadınları?

Nasıl sevmem kadınları?
Henüz her şeyden habersiz
Yaşamayı bile bilmezdim
Şafağıma güneş gibi doğan
Beni hayata hazırlayan
Bana sevgisini, özünü, ömrünü veren
Bütün canlılardan cömert ve sevgi dolu
Ayağının altında Cennet olan
O fedakâr meleği
Annemi nasıl sevmem?
 
Nasıl sevmem kadınları?
Hangisini sayayım
Hepsinin de sevgisi bir başka
Çiçeklerin renkleri, kokuları kadar farklı ve hoş
Hepsi de anne yarısı
Ailemden bir parça
Ninemi, halamı, teyzemi, nasıl sevmem?
 
Nasıl sevmem kadınları?
O saf tertemiz çocukluğumun
En güzel hatıralarını birlikte yaşadığım
Beraber güldüğüm, beraber ağladığım
Bana o engin kardeşlik duygusunu tattıran
Bütün sıkıntılarıma ortak olan karındaşımı
Kız kardeşimi, nasıl sevmem?
 
Nasıl sevmem kadınları?
Canımdan bir parça bildiğim
Cennetin nuru dediğim
Yemeyip yedirdiğim
İçmeyip içirdiğim
Üstüne titrediğim
Sevgisine doyamadığım, doyamayacağım
Kızımı, nasıl sevmem?
 
Nasıl sevmem kadınları?
Hayatını benimle paylaşan
Bana sözlü, bana yavuklu
Bana sevgili, bana nişanlı
Ve bana eş olan…
Acıyı da, sevinci de paylaştığım
Hayatımın can parçası
Gururum, onurum, namusum
Karımı, nasıl sevmem?
 
Nasıl sevmem kadınları?
Kadınları nasıl sevmem!

02.04.2003. K.Şahbaz

Posted in Şiirlerim | Nasıl sevmem kadınları? için yorumlar kapalı
Mar 07

Buluta konan işaret…

 

 

 

 

 

Bir deli, çölde bir şeyler araştırıyordu. Ne aradığını soranlara, buraya define gömmüştüm, onu arıyorum, dedi. Peki, bir işaret koymadın mı diye sorulunca da; gerek yoktu, çünkü defineyi gömdüğüm yerin tam üzerinde garip şekilli bir bulut vardı diye karşılık verdi.

 

Posted in Fıkralar | Buluta konan işaret… için yorumlar kapalı
Mar 06

Bu Dert Ondurmaz Bizi!

 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Bu dünyanın insanı değil miyiz ne bizler?
Çıra yakıp aramak lazım gelir dost yüzler

 

Cinsel istekle dolu manyaklaşmış bakışlar
Hangi alçak bunları övünerek alkışlar

 

Pek çok soytarı tipli erkek ile kadınlar
Yüz defa yunmuş gibi yanlarında lağımlar…

 

Cibilliyetsiz dolu sokak ortalarında
Bunlardır nesli bozan bu gün hatta yarın da

 

Çıkar bir ipsiz-sapsız tam züppe bozuntusu
Olur, o zaman şıllık bir sokak o…pusu

 

Tabirim kaba ama bunların hepsi gerçek
Korkuyorum korkarım ar ipe çekilecek

 

Hayâlar parça, parça yırtılmış görmekteyim
Bir al canım ya Rabbi bin defa ölmekteyim

 

Nasıl yaşarız böyle şaşarım ah, şaşarım!
Bu dert ondurmaz bizi kalıbımı basarım

 

Posted in Şiirlerim | Bu Dert Ondurmaz Bizi! için yorumlar kapalı
Mar 05

Yalancının Mumu…(2)

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Tizhoş ve Hazım, ortak çalışan iki tüccardı. Tizhoş, Hazım’ın aksine oldukça kurnaz, işini bilen ve çıkarcı biriydi. Bir gün mal alıp satmak için birlikte yola çıktılar. Giderken yolda bir küp altın buldular.
Aslında çalışmayı pek sevmeyen Tizhoş bir teklifte bulundu:
– Gel, ticaret yapmaktan vazgeçelim. Bulduğumuz bu hazineyi kârımız olarak görüp dönelim.
Hazım, Tizhoş’un önerisini kabul etti ve iki arkadaş, memleketlerine geri döndüler.
Hazım:
– Haydi, paylaşalım altınları, dedi.
Tizhoş’un kafasında başka bir düşünce vardı.
-Benim ilginç bir fikrim var. Yıllardır birlikte ticaret yapıyoruz. Birbirimize güvenimiz sonsuz. Hem kardeş sayılırız, altınları bir yere gömelim. İhtiyacımız olduğunda gelip çıkarırız, ne dersin?
Hazım, arkadaşının düşüncesinde herhangi bir art niyet olmadığını umarak kabullendi bu fikri. Kendilerine gereken kadarını alıkoydular. Gerisini götürüp şehrin çıkışındaki ulu bir ağacın dibine gömdüler. Aradan günler geçti. Hazım’ın parası bitmişti. Arkadaşına:
– Benim hiç param kalmadı, biraz altın çıkaralım mı? diye sordu.
Tizhoş:
– Tabi, dedi. Bana da gerekiyordu para.
Gittiler küpü koydukları yeri kazdılar. Fakat o da ne! Altının yerinde yeller esiyordu.
Tizhoş kuşkulu kuşkulu baktı arkadaşına:
– Demek, dedi. Sen benden habersiz gelip açtın altını.
Hazım neye uğradığını şaşırmıştı. Tizhoş, boğazına sarılmış, gırtlağını sıkıyor bir yandan da bağırarak suçluyordu onu. Ne yaptılarsa olmadı. Çareyi kadıya gitmekte buldular.
– Kadı Efendi, diye başladı Tizhoş, durum böyle böyle…
Kadı, eliyle sakalını kaşıdı. Bir ona baktı, bir diğerine. Doluya koydu olmadı, boşa koydu dolmadı. Şaşırtıcı bir öneride bulundu:
– Tek çıkar yol, gidip ağaca sormak. Onun tanıklığına göre hüküm vereceğim.
Ertesi gün gidilecekti. Tizhoş, o gece ihtiyar babasını sıkıştırdı:
– Ağacın gövdesi oldukça geniş. Sen içine girip Kadı’nın sorusuna, “Altınları Hazım çıkardı.” Diye cevap vereceksin.
Adamcağız, “Oğlum yapma etme, ben şimdiye dek kimsenin hakkını yemedim, haksızlık yapmadım, yalan söylemedim. Bir ayağım çukurdayken beni böyle çirkin bir işe alet etme.” dediyse de ona engel olamadı. Sonunda kabul etmek zorunda kaldı.
Ertesi gün, erkenden gidip ağaca gizlendi adam. Kadı, yanında Tizhoş ve Hazım olmak üzere gelip ağaca sordu:
– Ey ağaç altınları kim çıkardı?
Ağaçtan ses geldi:
– Hazım çıkardı.
Hazım neredeyse küçük dilini yutacaktı. Sapsarı kesildi. Dizlerinin bağı çözüldü. Düşüp bayılıverdi oracıkta. Tizhoş’un sevinçten içi içine sığmıyordu. Kadı Efendi, göründüğü kadar saf değildi. Ağacın bu konuda şahitlik edemeyeceğini bilmeyecek kadar da bilgisiz değildi. İşin içinde bir gariplik olduğunu anlamıştı. Tizhoş, Kadı’nın bir şeylerden kuşkulandığını görünce telaşa kapıldı. Kadı, bir ateş yakılmasını emretti.
Ağacın dibinde ateş yakılınca içeride dumandan boğulmak üzere olan yaşlı adam kendisini güç bela dışarı attı. Olup bitenleri bir bir anlattı. Tizhoş’a da gereken ceza verildi.
 
*Kelile ve Dimme

 

Posted in Hikayeler | Yalancının Mumu…(2) için yorumlar kapalı
Mar 04

Türkiye Cumhuriyeti’nde Kimin Marşı?

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Kürtçe konferansı -Kürt Ulusal( Marşı) Sözleri(K.Ş) ile – başladı …
Kürt Ulusal Dil Konferansı, Kürtlerin ulusal marşı olarak bilenen ’Ey Rakip’in okunması ile başladı.
 DİYARBAKIR’da, ilk kez gerçekleştirilen ve Suriye, İran, Irak, Avrupa, Kafkasya ve Kanada’da yaşayan yaklaşık 200 Kürt dil bilimci ve dil uzmanının katıIdığı, Kürt Ulusal Dil Konferansı, Kürtlerin ulusal marşı olarak bilenen ‘Ey Rakip’ in okunması ile başladı. Mardin Bağımsız Milletvekili ve Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Genel Başkanı Ahmet Türk, “Eğer dil kaybolursa diğer birlikteliği sağlayan konularda büyük sıkıntılar yaşanır. Bugün Kürt dili ile eğitim yapmak istiyoruz. Kürt dilinin eğitim ve siyaset dili olmasını ve resmi olmasını istiyoruz. Yaşamın her alanında dilimizi kullanmak istiyoruz” dedi.
‘KÜRT ULUSAL MARŞI'(MI)(K.Ş.) OKUNDU
Diyarbakır’da, DTK, Kürt Enstitüsü ve Kürdi-Der’in 4 aylık bir çalışması ile ilk kez Kürt Ulusal Dil Konferansı gerçekleştirildi. Kayapınar Belediyesi Kültür Merkezi’nde düzenlenen konferansa Mardin Bağımsız Milletvekili DTK Genel Başkanı Ahmet Türk, BDP milletvekilleri ile Suriye, İran, Irak, Kafkasya, Avrupa ve Kanada’da yaşayan 200’ün üzerinde Kürt dilbilimci ve dil uzmanı katıldı. Demokrasi ve özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler için 1 dakikaylık saygı duruşundan sonra Kürtlerin ulusal marş kabul ettiği ‘Ey Rakip’ okundu. Cihazdan okunan marşa bazı katılımcılareşlik ederken, bazılarınında eşlik etmeyip, sadece dinlediği görüldü.
YÜCE TÜRK MİLLETİ !   TÜRKİYEYİ BÖLME PLANI ADIM ADIM İLERLİYOR.
BİRİLERİ KINA YAKMALI…
BAKALIM KİMLER KINA YAKACAK? (K.Ş)

 

*focushaber

 

Posted in Gündem | Türkiye Cumhuriyeti’nde Kimin Marşı? için yorumlar kapalı
Mar 03

TL’nin Simgesi

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Türk lirasının yeni simgesi Ermeni para birimi simgesi dram! şok benzerlik şok
Türk lirasının yeni simgesi ile Ermeni para birimi dram’ın simgesi arasındaki müthiş benzerlik. Türk lirasının yeni simgesi ile Ermeni para birimi dram’a neden çok benziyor? Türk lirasının yeni simgesi ile Ermeni para birimi Dram…      
Türk lirasının yeni simgesi Başbakan Erdoğan’ın katıldığı bir törenle bugün kamuoyuna açıklandı. Başbakan’ın beğendiği yeni simge, Dolar ve Euro’ya benzediği gerekçesiyle bazı eleştirilere neden oldu. 
Ancak yapılan eleştiriler bununla da sınırlı kalmadı. Bazı vatandaşlar, Türk lirasının yeni simgesini Ermeni para biriminin simgesi olan Dram’a ( Dram Symbol) benzetti. 
 
SİMGEDE GİZLİ RECEP TAYYİP ERDOĞAN MI YAZIYOR? 
Türk Lirası’nın sembolü belli olduktan sonra tüm Türkiye yeni sembolü konuşmaya başlalarken özellikle sanal alemde TL sembolüyle ilgili tartışmalar aldı başını gitti. Tartışmalarda yeni logoda gizli ‘Recep Tayyip Erdoğan (RTE)’ yazısının olduğunu iddia edenler bile oldu. 
Peki, Türk lirasının yeni simgesinde gerçekten gizli Recep Tayyip Erdoğan mı yazıyor ve Yeni TL simgesi Ermenistan’ın para biriminin simgesi olan Dram’a mı benziyor? 
Kararı siz değerli okurlarımıza bırakıyoruz… 
 
Türk lirasının yeni simgesi    
 
Ermeni para birimi Dram’ın simgesi
 

    *GAZETE5/ÖZEL

Posted in Gündem | TL’nin Simgesi için yorumlar kapalı