Oca
09

Bir gün aslanla öküz beraber takılıp eğleniyorlarmış,
Aslan saate bakmış:
– Oooo çok geç olmuş, benim gitmem gerek demiş.
Öküz:
– Otur işte daha yeni geldik biraz takılır gideriz demiş.
Aslan:
– Yok, ben kalkayım demiş evde hanım merak eder şimdi,
Öküz:
– Sen ki koskoca ormanların kralısın bütün hayvanlar senden korkar,
sende hanımdan mı korkuyorsun?
Aslan cevabı patlatmış:
– Beni evde bekleyende bir aslan, senin ki gibi inek değil.
Oca
08
“Efendiler büyük ve hayali şeyleri yapmadan yapmış gibi görünmek yüzünden bütün dünyanın düşmanlığını, hıncını, kinini bu ülkenin üstüne çektik. Biz Panislamizm yapmadık, belki yapıyoruz, yapacağız dedik yine öldürelim dediler. Bütün dava bundan ibarettir. Efendiler dünyaya korku ve telaş veren dava bundan ibarettir. Biz böyle, yapmadığımız ve yapamadığımız kavramlar üzerinde konuşarak düşmanlarımızın sayısını ve üzerimize olan baskısını artırmaktansa, doğal ve yasal duruma dönelim”. Mustafa Kemal Atatürk
* “Daha deniz daha müren / Gün tuğ olsun gök kurıkan”
Türk felsefesinde güneş bayrak, gök çadırdır! Oğuz Kağan
* “Ne efsunkâr imişsin âh ey dîdâr-ı hürriyet
Esîr-i aşkın olduk gerçi kurtulduk esâretten.” (N.Kemâl)
* “Demokrasi, arka planındaki bir tek şartla başlar. Milli birlik… Milli birlik, demokratikleşmenin diğer bütün evrelerinden önce gelmelidir.” Özetle, milli birliğin olmadığı yerlerde demokrasi bir fanteziden ibarettir.” Dankward Rustow
* “Birden fazla milletin barındığı bir ülkede hür müesseseleri yaşatmak hemen hemen imkânsızdır. Aralarında dayanışma bulunmayan insanlar, özellikle de farklı dillerde okuyor ve konuşuyor ise işleyen temsil mekanizmaları için gerekli kamuoyu birliği sağlanamaz.” J. Stuart Mill
*“Türkiye, bilimin nâkile, İslam’ın şekile, tesettürün de kâküle indirgendiği bir ülkedir.”
Oca
07
* “Çınarın dalı nerenize battı.” Osman Baydemir Diyarbakır Belediye Başkanı
* “Bu toprakların adı Kürdistan, bu halkın adı da Kürt halkıdır. Bugün ülke bölünmüştür. Artık emin oldum” BDP’nin Genel Başkanı Selahattin Demirtaş:
* “Yeni anayasada Kürtler için bireysel haklardan söz ediyorlar. Biz bireyler olmadığımızı, millet olduğumuzu söylüyoruz. Bir millette olması gereken hakları istiyoruz…/… Bazı Kürtler özerklik istiyor. 20 milyon Kürt’ten kaç tanesi özerklik talebinde bulunuyor. Bana kalırsa Kürtler kendi kaderlerini kendileri tayin etmeliler. Kürtler için referandum yapılsın”. Leyla Zana
*“Sakın ha oraya gitmeyin. Herkesin üzerinde silah var” Hasip Kaplan
Yukarıdaki sözlerle Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni alenen tehdit edenler TBMM’de… Devletin bütün imkanlarından yararlanmaya devam etmektedirler.
Anayasanın 117. maddesi “Genelkurmay Başkanı, Bakanlar Kurulunun teklifi üzerine, Cumhurbaşkanınca atanır; der.
Bakanlar Kurulu’nun teklifi üzerine Cumhurbaşkanı’nın imzasıyla 700 bin kişilik Türk Silahlı Kuvvetlerine Genel Kurmay Başkanı olarak atanan ve 2 yıl Genel Kurmay Başkanı olarak devletin üst kademesinde bulunanlarla ülkenin güvenliği için Millî Güvenlik Kurulu’nda karar alan İlker BAŞBUĞ Paşa görevdeyken terör örgütü kurmakla suçlanmıyor ama emekli olduktan sonra terör örgütü kurmaktan dolayı tutuklanıyor.
En az iki yıl MGK’nda ‘birlikte çalıştıklarını’ söyleyenler ne oluyor…
Yorum saygıdeğer okuyucularındır.
Oca
07

Osmanlı İmparatorluğu’nda Yıldırım Beyazıt zamanında saraya gelen sekiz-on kişi Yıldırım Beyazıt Han’a kadıların rüşvetsiz iş görmediğini, parayı sayanın, altını verenin davayı kazandığını “yoksula hak kalmadı padişahım” diyorlardı. Yoksul musun şamar oğlanısın padişahım, bağışla bizi bu lafımız bile azınadır diyenler artmıştı. “Biz seni biliriz, sana adalet demiş bel bağlamışız. Adaletin bu ise sana bel bağlayanın durumu nicedir. Tanrı bilsin” dediler.
Bu sözlerden sıkılan Yıldırım Beyazıt Han, Sadrazam Ali Paşa’ya “Üç ya da dört gün içinde kadıların tamamı Bursa’ya çağrıla” diye emir verir.
Vakit gelince; “Tamam mıdır Ali Paşa? Kadılarımız tam tekmil Bursa’ya gelmiş midir? Gelmediyse gelmemeye sebep nedir? Ali Paşa:
“Gelmişlerdir Sultanım!” diye cevap verir. Yıldırım Beyazıt Han:
“Yahşi!” diye karşılık verir. “Bu gün hemen şimdi Alboyacılar çarşısındaki konağa doldurulacaklar. Konak sağlam gözetlene, sağlam kilitlene, bir kaçan olmaya! Yarın kuşluk vakti Adaleti sağlamak için han yakıla!” diye emir verir.
Yıldırım Beyazıt Han’ı fikrinden vazgeçirmek kolay değildir. Kimse buna cesaret edemez. Fakat kadıların günahsız bir şekilde yanmasını da istememektedirler. Konu en sonunda Yıldırım Beyazıt Han’ın soytarısına kadar ulaşır. Padişahı güldürmeye çalışan soytarı Yıldırım Beyazıt Han’ı kadıların yakılması fikrinden vazgeçirir ve kadıları yanmaktan kurtarır.
Oca
06
Semiha Ayverdi’den bir hikâye.
“İşte söz verilince böyle verilmeli”
Okyanusta bir gemi çok şiddetli bir fırtınaya yakalanır ve batmaya başlar. Panik içindeki yolcular kurtulmak için dua ederler. Kimi “Allah’ım kurtulayım bütün kötü huylarımı bırakacağım, kimi hak yemeyeceğim, kimi içki içmeyeceğim,” vb sözlerle Allah’a söz verirler. Yolculardan biri ise nereden aklına geldiyse “Allah’ım sağ salim kıyıya çıkayım asla fil eti yemeyeceğim” der. Duaları kabul olur, kıyıya sağ salim varırlar ama vardıkları yer ıssız bir adadır ve yiyecek yoktur. Açlıkları iyice arttığı için bir fil yavrusu görüp öldürürler ve yerler. Ancak kurtulursa fil eti yemeyeceği sözünü veren yolcu çok aç olmasına rağmen fil eti yemez. Akşam olunca kazazedeler uyurken anne fil gelir. Uyumakta olan yolcuları tek tek koklayıp yavrusunun etini yiyenleri kokudan anlayarak çiğneyip öldürür, yemeyene ise hiç dokunmaz.
*Ağâh Oktay GÜNER’den
Oca
06
Kayserili : Sevgili karım burada mısın?
Eşi : Evet hayatım buradayım.
Kayserili : Sevgili oğlum Mehmet burada mısın?
Mehmet : Evet babacığım buradayım.
Kayserili : Oğlum Ahmet ya sen burada mısın?
Ahmet : Evet ben de buradayım.
Kayserili : Güzel kızın sen burada mısın?
Kızı : Evet buradayım babacığım.
Kayserili : Allah hepinizin belasını versin.
Dükkanda kim duruyor o zaman?
Oca
05

Tazı avı
Demir tavı
Kibrit kavı
Vekil kıyağı sever…
Arsız dayağı
Akılsız bayağı
Ozan ayağı
Vekil kıyağı sever…
Balıkçı ağı
Amir yağı
Millî sağı
Vekil kıyağı sever…
Örümcek ağı
Bağcı bağı
Bulut dağı
Vekil kıyağı sever…
Kayakçı kayağı
Sadist dayağı
Şair uyağı
Vekil kıyağı sever…
Gelin duvağı
Ayı malağı
Kurnaz salağı
Vekil kıyağı sever…
Kasap bıçağı
Bina saçağı
Terör kaçağı
Vekil kıyağı sever…
Ateş ocağı
Manken bacağı
Oduncu nacağı
Vekil kıyağı sever…
Azim atağı
Kral otağı
Hasta yatağı
Vekil kıyağı sever…
Savaş tutsağı
Diktatör yasağı
Kokarec bağırsağı
Vekil kıyağı sever…
Bitki yaprağı
Ölü toprağı
Arsız şaplağı
Vekil kıyağı sever…
23.8.1998
Oca
04

Vakitsiz öter…
Yeniçağ gazetesi yazarı Hasan Demir, Ayşe Filiz Avşar’ın anlattıklarını şöyle yazmaktadır.
Bir otobüs dolusu bilim insanı ile birlikte Fransa-İsviçre sınırında Fransız rehberin sorusuna bir İngiliz bilim adamının İngilizce cevap vermesi üzerine Fransız rehber otobüsü dakikalarca hareket ettirmemiş. “Siz” diyormuş İngiliz bilim adamına, “Fransızca bildiğiniz halde sırf lisanımızı küçümsemek için İngilizce cevap veriyorsunuz. Buna izin vermeyeceğim.” Fransız-İngiliz lisan inatlaşmasında devreye galiba sürücünün girip sorulan soruya Fransızca cevap vermesiyle otobüsün hareket etmesi sağlanmış.
Oca
04
* “Her şey incelikten, insan kabalıktan kırılır.” Türk Atasözü
* “Kendine candan bağlı birini arıyorsan; kendinden daha candan birini bulamazsın.” Yusuf Has Hacip
*“Yapmak istediğimi sakalımın bir teli bilseydi sakalımın o telini hemen koparır ve yakardım.” Fatih Sultan Mehmet Han
* Muhabbet ve merhamet insanlığın, hiddet ve şehvet hayvanların sıfatıdır. Hz. Mevlana
* Kötülük insana tamahtan gelir; kanaatten kimse ölmedi, hırsla da kimse padişah olmadı.Hz. Mevlana
* Başarıya koşacaksan onun altı düşmanından kaç: Uyku, uyuşukluk, korku, öfke, dağınıklık ve gevezelik. Pankotanra
* “Petrolün kontrolüyle bütün bölge ve kıtaları, gıdanın kontrolüyle de bütün insanları kontrol edebilirsiniz.” Henry Kissinger
Oca
03

* “Ben İspanya’yı 3-F ile yönettim” sözü Franco’ya aittir. İspanya Kralı Franco’nun “3-F” formülü ile iktidarını, uzun yıllar koruduğu söylenir.
Nedir “3-F” ?
“Fado – Fiesta – Futbol”
*Portekiz Kralı Salazar’ın da “3-F”si var. “Futbol olmasaydı ben Portekiz’i bu kadar uzun yönetemezdim” sözü de Salazar’a ait. Salazar, yüz bin kişilik beşik yapılmasını istemiş ve sonuçta bugün Barcelona futbol takımının maçlarını oynadığı Barnebau stadı yapılmıştır.
Nedir Salazar’ın “3-F”si?
“Femini – Fiesta – Futbol”
Terimlerin tanımlarına bakıldığında;
“FADO”nun ucuz tüketilen müzik (pop, arabesk, vb),
“FİESTA”nın şenlik veya eğlence,
“FUTBOL”un ayakla oynanan top oyunu,
“FEMİNİ”nin ise kadın demek olduğunu görebiliriz.
Bu sihirli “3-F” formülleri ile Franco “otuz yıl”, Salazar ise “kırk yıl” iktidarda kalmıştır.
Şimdi ülkeler hangi formül ile yönetiliyor dersiniz? Lütfen tercihinizi belirtiniz. “3-K’mı?, “3-M” mi?,”3 -P” mi,“3-S”mi, “3-Y” mi,
-
3 -K; Kan mı, Kadın mı, Kıyak mı, Korku mu?
-
3 -M; Medya mı, Mağdurluk mu, Menfaat’mi, Maç mı?
-
3 -P; Para mı, Pul mu, Pay mı, Peşkeş mi,
-
3 -S; Siyaset mi , Sinema(Dizi) mi, Sansür mü, Silivri mi?
-
3-Y; Yandaşlık mı, Yargı mı, Yalan mı,Yolsuzluk mu, Yoksulluk mu?