Nis 20

Yanlışlıkla Papazı Uyandırmış

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Benim yerime yanlışlıkla papazı uyandırmış
Loras’lı bir köylü şahitlik için kadıdan davet alır. Bu emre uyarak yola çıkar. Geceyi Konya yakınındaki Horozlu Handa geçirir. Yatmadan hancıya sabah ezanı ile kendisini kaldırmasını, Konya’da erken saatte kadının huzurunda olması gerektiğini söyler. Hancı gün doğmadan köylüyü uyandırır, yolcu alelacele giyinir ve yola çıkar. Gün ışıldarken Konya’dan gelen yolcularla karşılaşır. Selamdan sonra köylüler: “Len Hüseyin sen ihtida* mı ettin” diye sorarlar. Hüseyin “Ne ihtidası len? Nereden çıkardınız?” karşılığını verince arkadaşları el aynasını tutarlar. Hüseyin bir de ne görsün? Başında papaz serpuşu, sırtında papaz entarisi. Ve şöyle söylenir: “Şu hancının ettiğine bak akılsız gidi. Benim yerime yanlışlıkla papazı uyandırmış.”
 
*İhtida : Aldatmak, hile yapmak, oyun etmek
 

 

Posted in Fıkralar | Yanlışlıkla Papazı Uyandırmış için yorumlar kapalı
Nis 19

‘Noble Dina’ Tatbikatı

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Türkiye’den intikam için ‘Noble Dina’ adı verildi.Yunan basını: Düşman Türkiye
İşte Tevratta geçen “Dina” kıssası:
Dina ve Şekemliler
“1- Lea’yla Yakup’un kızı Dina bir gün yöre kadınlarını ziyarete gitti.
2 -O bölgenin beyi Hivli Hamor’un oğlu Şekem Dina’yı görünce tutup kızın ırzına geçti.
3 -Yakup’un kızına gönlünü kaptırdı. Dina’yı sevdi ve ona nazik davrandı.
4 -Babası Hamor’a, “Bu kızı bana eş olarak al” dedi.
5 -Yakup kızı Dina’nın kirletildiğini duyduğunda, oğulları kırda hayvanların başındaydı. Yakup onlar gelinceye kadar konuşmadı.
6 -Bu arada Şekem’in babası Hamor konuşmak için Yakup’un yanına gitti.
7 -Yakup’un oğulları olayı duyar duymaz kırdan döndüler. Üzüntülü ve çok öfkeliydiler. Çünkü Şekem Yakup’un kızıyla yatarak İsrail’in onurunu kırmıştı. Böyle bir şey olmamalıydı.
8 -Hamor onlara, “Oğlum Şekem’in gönlü kızınızda” dedi, “Lütfen onu oğluma eş olarak verin.
9 -Bizimle akraba olun. Birbirimize kız verip kız alalım.
10- Bizimle birlikte yaşayın. Ülke önünüzde, nereye isterseniz yerleşin, ticaret yapın, mülk edinin.”
11 -Şekem de Dina’nın babasıyla kardeşlerine, “Bana bu iyiliği yapın, ne isterseniz veririm” dedi,
12 -“Ne kadar başlık ve armağan isterseniz isteyin, dilediğiniz her şeyi vereceğim. Yeter ki, kızı bana eş olarak verin.”
13 -Kızkardeşleri Dina’nın ırzına geçildiği için, Yakup’un oğulları Şekem’le babası Hamor’a aldatıcı bir yanıt verdiler.
14 -Olmaz, kızkardeşimizi sünnetsiz bir adama veremeyiz” dediler, “Bizim için utanç olur.
15 -Ancak şu koşulla kabul ederiz: Bütün erkekleriniz bizim gibi sünnet olursa,
16 -Birbirimize kız verip kız alabiliriz. Sizinle birlikte yaşar, bir halk oluruz.
17 -Eğer kabul etmez, sünnet olmazsanız, kızımızı alır gideriz.”
18 -Bu öneri Hamor’la oğlu Şekem’e iyi göründü.
19 -Ailesinde en saygın kişi olan genç Şekem öneriyi yerine getirmekte gecikmedi. Çünkü Yakup’un kızına aşıktı.
20 -Hamor’la oğlu Şekem durumu kent halkına bildirmek için kentin kapısına gittiler.
21 -Bu adamlar bize dostluk gösteriyor” dediler, “ülkemizde yaşasınlar, ticaret yapsınlar. Topraklarımız geniş, onlara da yeter, bize de. Birbirimize kız verip kız alabiliriz.
22 -Yalnız, şu koşulla bizimle birleşmeyi, birlikte yaşamayı kabul ediyorlar: Bizim erkeklerin de kendileri gibi sünnet olmasını istiyorlar.
23 -Böylece bütün sürüleri, malları, öbür hayvanları da bizim olur, değil mi? Gelin onlarla anlaşalım, bizimle birlikte yaşasınlar.”
24 -Kent kapısından geçen herkes Hamor’la oğlu Şekem’in söylediklerini kabul etti ve kentteki bütün erkekler sünnet oldu.
25 -Üçüncü gün erkekler daha sünnetin acısını çekerken, Yakup’un oğullarından ikisi – Dina’nın kardeşleri Şimon’la Levi – kılıçlarını kuşanıp kuşku uyandırmadan kente girdiler ve bütün erkekleri kılıçtan geçirdiler.
26 -Hamor’la oğlu Şekem’i de öldürdüler. Dina’yı Şekem’in evinden alıp gittiler.
27 -Sonra Yakup’un bütün oğulları cesetleri soyup kenti yağmaladılar. Çünkü kızkardeşlerini kirletmişlerdi.
28 -Kentteki ve kırdaki davarları, sığırları, eşekleri ele geçirdiler.
29 -Bütün mallarını, çocuklarını, kadınlarını aldılar, evlerindeki her şeyi yağmaladılar.
30 -Yakup, Şimon’la Levi’ye, “Bu ülkede yaşayan Kenanlılar’la Perizliler’i bana düşman ettiniz, başımı belaya soktunuz” dedi, “Sayıca azız. Eğer birleşir, bana saldırırlarsa, ailemle birlikte yok olurum.”
31 -Şimon’la Levi, “Kızkardeşimize bir fahişe gibi mi davranmalıydı? diye karşılık verdiler.”
Sizce bu tatbikat’ın adının “Dina” olması tesadüf olabilir mi?
 
*adilmedya.com
Posted in Yazılarım | ‘Noble Dina’ Tatbikatı için yorumlar kapalı
Nis 18

Takla at ya da Oyna!

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Sen oyna İdris, sen oyna!… 
Atatürk’ün “Türk’ün Efendisi” dediği köylüyü sevgisini belli etmesi için takla atmasını ya da oynamasını isteyen İdris’in akıl almaz isteği sonucunda adeta şok olduk. Bu köylü vatandaşı küçümsemek, hakir görmektir. Bu kibrin bir yansımasıdır.
Vatandaşla oynayanların çok iyi düşünmesi ve bilmesi gerekir ki; Şayet vatandaş onlarla oynarsa kaçacak yer bulamazlar. Tarih bu tür olayların vazgeçilmez şahitlerindendir.
Bu günden sonra seçmenleri çok sevdiğini söyleyenlere vatandaş olarak takla atmasını ya da oynamasını  istemek hak olmuştur. Bütün vatandaşlar bu hakkını kullanmalıdır.
İlgililere önemle duyurulur…

 

Posted in Yazılarım | Takla at ya da Oyna! için yorumlar kapalı
Nis 17

Arabistanlı Lawrence (Lavrens)

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Osmanlı İmparatorluğu 1. Dünya Savaşı’nda İngiliz ajanı Lawrence kışkırtmaları neticesinde Arapların Türklere karşı haince davrandıklarına tarih şahittir. İşte bu dönemde orta doğudaki savaşlarda din kardeşlerimiz iki bin kişilik Şam Hastanesine 20.000 yaralı Türk askerini istif ederek hastanenin elektriğini ve suyunu keserler. Hastaneye günlerce hastane personelini sokmazlar. Sonunda, yaralı olan bütün askerlerimiz şehit olur. Hastaneden yayılan koku Şam’a yayılır.
Bir İngiliz komutan olayı öğrenince Lawrence tokatlar ve “ Sizler dünya tarihinde işlenmiş en korkunç katliamlardan birini yaptınız. Bu katliam tarihte büyük bir kara leke olarak kalacaktır” der.
 
(Bu, Oscar ödüllü “Arabistanlı Lawrence filminde de aynen işlenmiştir.)
 
“Düşman her türlü hileden aciz kalınca dost görünür; sonra dostlukla öyle işler çevirir ki, düşman yapamaz.”  Sadi

 

Posted in Hikayeler | Arabistanlı Lawrence (Lavrens) için yorumlar kapalı
Nis 16

Savaş Felakettir!

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Henüz teröristleri yok edememiş bir Türkiye adeta bela arıyor!
 “1) Suriye’ye girin. Kamışlı ve Kürtlerin kontrolünü bana verin.
2) Kamışlı aynı Kuzey Irak’taki özerk Kürt bölgesi gibi anayasal statü almalı.” diyen Barzani.
Barzani’nin niyeti çok açık. Peşmerge başı kendisi için büyük bir alanın hakimiyetini istiyor. (Ahmet Takan Yeniçağ)
 
Çin’den Suriye konusunda;
“Açık ve net olarak sınır ihlali gerçekleşti, gereken yapılacak yaşananların su götürür tarafı kalmamıştır. Suriyeliler bize kurtarıcı olarak bakıyorlar. BM müdahale etmeli, yeni bir paketi devreye sokmalı. Suriye’nin BM’de eski desteği bulacağını sanmıyorum. Kofi Annan, Suriye konusunda çok umutluydu ben yine de bir şeyler olacağına inanmıyorum.” diyen Tayyip Erdoğan.
 
“Irak bölünürse bağımsız Kürdistan Devleti oluşacak. Suriye’de özerk Kürdistan oluşabilir. İran’da zaten Kürdistan eyaleti var. Bu durumda Iğdır’dan Hatay’a, Türkiye’nin tüm güney sınırları resmen Kürdistan olacak.” diyenBDP eş başkanı Selahattin Demirtaş .
 
 
“Kuzey Irak’ta kurulacak bağımsız Kürt devletinin Türkiye’ye entegre olacağını ve bu entegrasyonun başkentinin de Diyarbakır olacağını söyleyen” Graham Fuller 
 
Yapılmak istenen ve yapılan gizli görüşmelerle belirlenmiş anlaşılan. Bütün bunlar aklı başında olanları hayrete düşürüyor. Bunların bir açıklaması olmalı elbette. İktidarı bile zor duruma düşüren bu gelişmelerle ilgili vatandaş bilgilendirilmeli değil mi?.
 

 

Posted in Yazılarım | Savaş Felakettir! için yorumlar kapalı
Nis 15

Sana Layık Olamadık!

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Sensin kâinatın şerefi, şanı
İnsanlığın nuru, şafağı, tanı
İki cihanın da gerçek sultanı
Sevgin ile dolamadık efendim…
Sana layık olamadık efendim…

 

Ayla Güneş, nuru senden almışlar
Sevginle âleme şifa salmışlar
İnsanların çoğu küfre dalmışlar
Sevgin ile dolamadık efendim…
Sana layık olamadık efendim…

 

Bize merhameti öğreten sensin
Nefsimiz sayende şeytanı yensin
Ruhumuz ilminle huzura ersin
Sevgin ile dolamadık efendim…
Sana layık olamadık efendim…

 

Hakk’ın emri ile nur olup doğduk
Edebi, ahlakı, hayâyı boğduk
Gayeden ayrılıp şeytana uyduk
Sevgin ile dolamadık efendim…
Sana layık olamadık efendim…

 

Saadet asrını gözlemekteyiz
O güzel yüzünü özlemekteyiz
Günahkârız, fitneyi izlemekteyiz
Sevgin ile dolamadık efendim…
Sana layık olamadık efendim…

 

Posted in Şiirlerim | Sana Layık Olamadık! için yorumlar kapalı
Nis 14

Kutlu Doğum Haftası

     
 
O En İyi Babaydı..O En İyi………..O En Vefalıydı..O En Takvalıydı..O En Mütevaziydi..O En Doğruydu..O En Adaletliydi..O En Masumdu..O En Dayanıklıydı..O En Zekiydi..O En Asaletliydi..O En Hatipti..O En Emniyetliydi..O En Teslimiyetliydi..O En Şefkatliydi..O En Cömertti..O Bir Beşerdi Lakin En Hayırlısıydı..O İlkti Ve Sondu..Sallallahu Aleyhi Ve Sellem…

 

Posted in Yazılarım | Kutlu Doğum Haftası için yorumlar kapalı
Nis 13

Altın Sözler

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Akılın önemi:
 Allah’ın Resulü (SAV) buyuruyor.“Her şeyin bir aleti vardır. Müminin aleti ise akıldır. Her şeyin bir bineği vardır. Kişinin bineği ise akıldır. Her şeyin bir direği vardır. Dinin direği ise akıldır.” 
Yine bir hadisi Şerifinde;
“Rabbinizi biliniz ve anlayınız. Birbirinize aklın kemalini tavsiye ediniz. Çünkü size emredilenler gibi, yasak edilenleri akılla bilmiş olursunuz. Biliniz ki, Rabbiniz karşısında sizi kurtaracak aklınızdır.”   
Allah Resulü (SAV) buyuruyor, ”Babaya itaat Allaha itaattir.”
 
 
Derviş Ahmet Kalender de diyor ki;
“Bence akıllı insan kendi saadetini kimseden medet ve muavenet (denge) ummadan kendi yapandır.”
Bir cemiyette kalabalığa karışıp kaybolmamak için, bir şey olmak, bir varlık, bir mevcudiyet göstermek zaruridir. Bu da akıl ile mümkündür. O zaman göreceksin ki bu yüksek zevk ve saadeti tattığın gün sana çok kıymet veren ve seni çok seven babanı da hatırla.

 

 
Posted in Atasözleri Vecizeler | Altın Sözler için yorumlar kapalı
Nis 12

Atatürk ‘İngiltere’nin en büyük düşmanı’ seçildi

                                                                                                      
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
İngiltere Ulusal Ordu Müzesi’nin internet üzerinden düzenlediği “En büyük düşman” oylamasında Atatürk ilk sırayı aldı. İkinci sırayıysa İrlandalı Michael Collins aldı.
İngiltere’nin başkenti Londra’da bulunan Ulusal Ordu Müzesi’nin internet üzerinden düzenlediği “İngiltere’nin En Büyük Düşmanları” konulu ankette internet oylaması tamamlandı. Buna göre, 20 kişilik listenin birinci sırasında 3 bin 90 oyla Mustafa Kemal Atatürk yer aldı. Atatürk’ün ardından ise 2 bin 787 oyla 1919-1921 arasındaki İrlanda Bağımsızlık Savaşı’nın kahramanlarından Michael Collins, 470 oyla İkinci Dünya Savaşı’nda Kuzey Afrika’daki İngiliz birliklerine karşı verdiği savaşta kazandığı başarılar nedeniyle ‘Çöl Tilkisi’ olarak anılan Erwin Rommel, 304 oyla Fransa İmparatoru Napolyon Bonaparte ve 139 oyla da ABD’nin ilk Devlet Başkanı George Washington geldi. Kesin sonuçların 14 Nisan’da düzenlenecek konferansa katılanların vereceği oylarla en büyük düşman seçilecek. Yetkililer, oylamanın amacının İngiltere’nin kazandığı askeri zaferlere dikkat çekmek ve az bilinenbazı askeri olaylara atıfta bulunmak olduğunu kaydetti.
 
Batının Medeniliği budur. Medeni olmayanın medeniyeti olsa ne olur…  Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK Muasır medeniyet demişti. (K.Ş)
 
*Sonkale

 

Posted in Yazılarım | Atatürk ‘İngiltere’nin en büyük düşmanı’ seçildi için yorumlar kapalı
Nis 11

“Eğer Türkiye bağımsız olsaydı!…”

           
 
Hayret; Zaman Gazetesi yazarı Ali Bulaç’tan hükümete sert bir eleştiri:
 
“Türkiye’nin ağır bir ABD-Batı baskısı altında olduğu bir gerçek. Türkiye, Batı ile olan bağlantıları (NATO İttifakı, AB üyelik süreci, ABD ile model ortaklık vs.) dolayısıyla kendi başına bağımsız inisiyatif kullanamıyor. Medya tek taraflı haber ve yorumlar pompalıyor, ama gerçekler resmedildiği gibi değil.
İran, Türkiye’ye üç önemli teklifte bulundu ki, eğer Türkiye bağımsız olsaydı herkesin avantajına olurdu:
a) Nükleer programı beraber yürütelim;
b) TL üzerinden alışveriş yapalım;
c) Türkiye, İran’da petrol ve doğalgaz sondajı yapsın, birlikte üretip satalım.
Son günlerde “sözde anlaşmazlık” dolayısıyla Türkiye İran’dan aldığı petrolün yüzde 20’sini kesti. Bu anlaşmazlığın “petrole ödenen yüksek fiyat’tan kaynaklanmadığını herkes bilir. Türkiye, yanı başındaki İran’dan ucuz petrol alıyor, asıl sebep ABD baskısıyla hiç değilse “ambargoya kısmen de olsa katılmak” zorunda bırakılması… Yüzde 20’lik alım iptal kararı alınır alınmaz elektriğe yüzde 8,1 (meskenlerde yüzde 9,2), doğalgaza yüzde 18,7 zam yapıldı. Gerçi doğalgaza zam kararı geçtiğimiz kasım ayında alınmıştı, ama asıl sebep bugünlerde bir kere daha önüne çıkan ambargodur. Kısaca ABD istedi diye ta Libya’dan alınacak petrolün ilave maliyeti halka bindirildi…”

 

Posted in Gündem | “Eğer Türkiye bağımsız olsaydı!…” için yorumlar kapalı