Kas 13

En büyük servet Akıl!

 

 

 

 

 

 

 

Hiç aklınızı kullanmayı denediniz mi? Aklımızı elbette kullanıyoruz diyorsunuz. Çok iyi düşünün insanlar aklının yüzde kaçını kullanabiliyor? 
 
Allah’ın Resulü (SAV) ne buyuruyor.
“Her şeyin bir aleti vardır. Müminin aleti ise akıldır. Her şeyin bir bineği vardır. Kişinin bineği ise akıldır. Her şeyin bir direği vardır. Dinin direği ise akıldır.” 
 
Yine bir hadisi Şerifinde;
“Rabbinizi biliniz ve anlayınız. Birbirinize aklın kemalini tavsiye ediniz. Çünkü size emredilenler gibi, yasak edilenleri akılla bilmiş olursunuz. Biliniz ki, Rabbiniz karşısında sizi kurtaracak aklınızdır.”
 
Derviş Ahmet Kalender diyor ki;
“Bence akıllı insan kendi saadetini kimseden medet ve muavenet (denge) ummadan kendi yapandır.”
 
Bir cemiyette kalabalığa karışıp kaybolmamak için, bir şey olmak, bir varlık, bir mevcudiyet göstermek zaruridir. Bu da akıl ile mümkündür. O zaman göreceksin ki bu yüksek zevk ve saadeti tattığın gün sana çok kıymet veren ve seni çok seven babanı da hatırla.
 
Allah Resulü (SAV) buyuruyor, ”Babaya itaat Allaha itaattir.”
 
Büyük insanlar (Dahiler) fikirleri,
Orta insanlar (Zekiler) sistemleri,
Basit insanlar (Aptallar) olayları, kişileri tartışırlar.
 
“Avcılıkta hedef; gez, göz, arpacıkla,
İstikbalde hedef; bilgi, akıl ve kalp ile vurulur.” Kenan ŞAHBAZ
Posted in Yazılarım | En büyük servet Akıl! için yorumlar kapalı
Kas 13

Davetiye

Yazıları, Paylaşmak İçin, Facebook-Funbox Beğenip Arkadaşlarınızı Davet Edebilirisiz.Arkadaşlarınızı Hayran Sayfası Üzerinden Davet Edebilirsiniz..!

[important]Arkadaşlarınızı Davet Edebileceğiniz Link Aşağıdadır:::>[/important]

 

 

http://www.facebook.com/pages/Kenan-%C5%9Eahbaz/149533935129926?sk=app_159585831802

Yazıları, Paylaşmak İçin, Facebook-Funbox Beğenip Arkadaşlarınızı Davet Edebilirisiz.


 

 

 

 

Posted in Yazılarım | Davetiye için yorumlar kapalı
Kas 13

BU MİLLETLE DÜNYA FETHEDİLİR

İstanbul’un henüz fehedilmediği zamanlarda Edirne’de bulunan Sultan Mehmet, fetih hazırlıklarını yaparken diğer bir taraftan halkın durumunu kontrol etmeyi ihmal etmiyordu. Ona göre önemli olan milletin birlik beraberlik içinde olmasıydı. Bunu fetihin gerçekleşmesinin şartlarından biri olarak görüyordu. Sultan Mehmet bir sabah kılık kıyafet değiştirip pazara çıktı. Satılan malların kalitesini, fiyat durumunu ve esnafın hâlini kontrol etmek için, Edirne’nin çarşılarını gezmeye başladı. Sultan Mehmet, sokağın başındaki ilk dükkâna girdi.Selam verdikten sonra:

– Bana yarım batman  yağ, yarım batman bal ve biraz da peynir veriniz, dedi. Müşteriyi güleryüzle karşılayan esnaf, selâmı alıp memnuniyetle yarım batman yağı tarttı. Yağı verirken, karşısındakinin padişah olduğundan bihaber konuştu:

– Ağam, dilerseniz bal ve peynir verebiliririm. Ancak ben bu yağı satarak siftahladım. Diğer isteklerinizi de daha siftahlamayan karşı komşumdan alırsanız memnun olurum. Bu duruma içten içe sevinen padişah karşı dükkana geçti. Yarımşar batman bal ve peynir istedi. Dükkân sahibi yaşlı adam balı tarttıktan sonra:

-Allah’a şükür bugün de siftahımızı ettik. Ancak peyniri henüz siftah etmeyen komşumdan alırsanız sevinirim. Sultan Mehmet diğer dükkandan peyniri aldıktan sonra:

-Bu millette bu yüksek ahlak varken değil İstanbul Dünya alınır. diyerek çarşıdan mutlu bir şekilde ayrıldı.

Posted in Hikayeler | BU MİLLETLE DÜNYA FETHEDİLİR için yorumlar kapalı
Kas 13

Bektaşi Hamam’da

Fıkralarda ayrı bir yeri vardır bektaşi fıkralarının güzel ve eğlencelidirler işte onlardan biri…

 

” Bir gün bektaşi arkadaşları ile hamama gider ve elbiselerini çıkartıp bir peştamal alır ve elbiselerini dolaba koyar ve hamama girer derken 1 saat kadar kalır hamamda ve çıkmaya karar verir elbiselerinin yanına gidip para almak için elbisesini eline alır birde bakarki soyulmus beş kurus kalmamıs cepte .

düşünmüş hemen ya param yok desem bana yakısmaz ne edecem demiş kendi kendine ve tekrar içeri girmiş almıs bir düşünce bektaşiyi başlamıs allaha yalvarmaya allahım ya bana bir hamam parası gönder ya da bu hamamı yık demiş o sırada da tesadüfen bi deprem olmus ve hamamın bir bölümü yıkılmıs ve bizim bektaşi ordan kaçıp cıkmıs evine dogru giderken bir dilenciye rastgelmiş

dilenci allah rızası için bir sadaka demiş bizim bektaşi de hemen dilenciye lafı yapıştırmıs allahın eli o kadar sıkışık ki bir hamam parası vermemek için koskaca hamamı yıktı demiş… ”

Ekleyen FatihŞahbaz

Posted in Fıkralar | Tagged | Bektaşi Hamam’da için yorumlar kapalı
Kas 13

Bu Sözleri Kimler Söyledi Dersiniz Okuyalım..!

‘Geldim, gördüm, yendim’: 
Roma İmparatoru Sezar’a ait bu söz, Pontus asıllı Basforos Kralı II. Pharnake ile şimdiki Tokat’ın Zile ilçesinde yapılan savaş sonunda söylenmiş. Galip gelen Sezar, Roma Senatosu’na yolladığı mektupla savaşın neticesini bildirir: “Geldim, gördüm, yendim.”

‘Sen de mi Brütüs?’:
Roma İmparatoru Sezar’ın ölümü, kalabalık bir grubun kendisine saldırması sonucu gerçekleşmiştir. İsyancılara karşı bir müddet direnen İmparator, kendisini bıçaklayanlar arasında evlatlığı Brütüs’ü de görünce bu sözü sarf etmiştir.

‘Yaratılanı hoş gör Yaradan’dan ötürü’
Yunus Emre’nin insanlık sevgisi, Allah’a olan muhabbetiyle açıklanır.

‘Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi /
Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi’

Kanuni Sultan Süleyman,bir şiirinde yer alan bu beyti, hasta yatağına düştüğünde söylemiş. Beyitte geçen ilk ‘devlet’ ‘makam- mevki’ anlamında kullanılmış, ikinci kez geçen ‘devlet’ ise ‘saadet’ manasında söylenmiştir.

‘Yollar yürümekle aşınmaz’
60’lı yılların sonunda Adalet Partisi’nin Ankara il kongresinde bir delege sürekli yapılan gösteri yürüyüşlerinden şikâyetçidir. Bu isteğini Süleyman Demirel’e ileten delege, hazır cevaplılığıyla bilinen Demirel’in bu ilginç sözüyle karşılaşır.

 

‘Selam verdim, rüşvet değildir deyü almadılar’ 
16 asırda yaşayan Fuzuli’nin ‘Şikâyetname’sinde geçen bu söz, toplumdaki çarpıklığı, adalet ve hukuk sisteminin gidişatını anlatması bakımından önemlidir.

‘Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın’ 
İstiklal Marşı şairi Mehmed Akif Ersoy, hastayken, içlerinde yazar Tarık Us’un da bulunduğu bir grup, ziyaretine gider. Ziyaretçilerden birinin, “İstiklal Marşı yeniden yazılsa daha iyi olmaz mı?” sorusuna Akif bu cevabı verir.

‘İşte Paşam, İstanbul’ 
1949- 957 tarihleri arasında İstanbul valiliği ve belediye başkanlığı yapan Ord. Prof. Dr. Fahrettin Kerim Gökay’ın, İsmet İnönü’ye söylediği meşhur söz. 1950 seçimlerinden önce seçim konuşmasını yapan İnönü’ye kalabalığı gösteren Gökay, ‘İşte Paşam, İstanbul’ demiştir. Ancak seçim, CHP açısından bir hüsranla neticelenmiş ve CHP o yıl İstanbul’dan hiç milletvekili çıkaramamıştır.

‘Asmayalım da besleyelim mi?’ 
12 Eylül askerî darbesinin mimarı ve 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren, darbenin ardından gerçekleşen idamlar üzerine bu meşhur yorumu yapmıştır. Bu dönemde yaklaşık 7 bin kişinin idamı istenmiş, Askerî Yargıtay 124 idama hükmetmiş, bunların 50’si infaz edilmiştir.

‘70 sente muhtacız.’ 
Türkiye’nin en çok başbakan olma rekorunu elinde bulunduran siyasisi Süleyman Demirel’in incilerinden biridir. Türkiye’de 70’lerin sonunda yaşanan ekonomik krize atfen sarf edilmiştir. Demirel, dış ticaret açığındaki artışı ve döviz darboğazını bu sözle ifade etmiştir.

 

Ekleyen:FatihŞahbaz

Posted in Yazılarım | Tagged , , | Bu Sözleri Kimler Söyledi Dersiniz Okuyalım..! için yorumlar kapalı
Kas 13

BEKLEMEYİN

· Nazik olmak için bir gülümseme beklemeyin… 
· Sevmek için sevilmeyi beklemeyin…
· Bir arkadaşın değerini anlamak için, yalnız kalmayı beklemeyin…
· Çalışmaya başlamak için en iyi işi beklemeyin…
· Biraz paylaşmak için çok olmasını beklemeyin…
· Öğütleri hatırlamak için, düşmeyi beklemeyin…
· Dua ’ya inanmak için acıları beklemeyin…
· Yardım edebilmek için zamanınız olmasını beklemeyin…
· Özür dilemek için diğerinin acı çekmesini beklemeyin…
· … ne de barışmak için ayrılığı Beklemeyin…

 

Yazanı bilmiyorum 🙁
Ekleyen:FatihŞahbaz
Posted in Yazılarım | Tagged | BEKLEMEYİN için yorumlar kapalı
Kas 12

Zil Niçin Erken Çaldı ve Temel Nerede?

Devlet yetkilisinden biri açılışına gittiği pekçok üniversitede protesto edilir. Bu protestolarda polisin sert tavrı eleştirilir.
Bir gün de protesto eden 18 İTÜ öğrencisi 15’er ay hapis cezasına çarptırılır.

 

İşte o günlerde kamuoyunda konuşulan bu olaylardan sonra üniversite öğrencileri arasında bir fıkra kulaktan kulağa yayılıyor.

 

İşte o fıkra:

 

“Devletin yetkilisi, Karadeniz gezisinde bir üniversiteyi ziyaret eder.  Sınıfın birinde öğrencilerle tanışır.
O karizmatik duruşuyla beden dilini de kullanarak bir konuşma yapar. Etkili konuştuğunu düşünerek “Sorusu olan var mı?” diye sorar.
TEMEL; “Ben size 3 soru soracağım.” der;

 

“1-Siz de biliyorsunuz ki iktidarın yıpranmış olması gerekirken nasıl oldu da oyları  arttı?
2-Özelleştirme adı altında bütün önemli kurumlar yabancılara sattıldı, bunlardan ne kadar para kazanıldı?

 

3-Bu paralar nerede?”
Tam bu sırada zil çalar. Devlet yetkilisi, “2.derste devam ederiz” deyip dersten çıkar. Derse yeniden girince “nerede kalmıştık” diye sorar.
Bu sefer DURSUN ayağa kalkar; “Bizim sorularımızı cevaplayacaktınız” deyince, Devlet yetkilisi “iyi tekrar sorun bakalım” der.
DURSUN, “Size 5 sorum olacak” der :
“1-Siz de bilmektesiniz ki iktidarın yıpranmış olmasına rağmen oyları nasıl arttı?

 

2-Bütün önemli kurumlar satıldı? Ne kadar para kazanıldı?

 

3-Bu paralar nerede?

 

4-Tenefüs zili niçin yarım saat erken çaldı?

 

5-TEMEL nerede?”
Posted in Fıkralar | Zil Niçin Erken Çaldı ve Temel Nerede? için yorumlar kapalı
Kas 12

ABD, Atatürk ölünce ne yazdı?

 
 
  
Bugün 10 Kasım.. Atatürk’ün aramızdan ayrılışının 72. yıldönümü.
72. yıl sonunda geldiğimiz nokta, Atatürk ilke ve devrimleri açısından ne yazık ki çok üzücü ve gerilemiş bir nokta.
Bugün 72 yıl öncesine dönüp “geçmiş tarihe” bakarak, “gelecek tarihe” ışık tutalım.
Aşağıda yayınlayacağım bilgiler; tarihi düşmanlıklar, dostluklar, müttefiklikler ve yanlış propagandalar açısından belki şok yaratabilir.
Mustafa Kemal Atatürk öldüğünde, dünya olayı nasıl yorumlamıştı?..
Bunun yanıtı ciltler dolduran kitapların konusu. Bu kısıtlı köşede, yalnızca Yunanistan ve ABD açısından kısa bilgiler vermek istiyorum.
(Benim “1919’un Şifresi” adlı kitabımı okuyanlar, aşağıdaki bilgileri oradakilerle karşılaştırsınlar lütfen.)
1919’da yurdumuza en büyük işgali gerçekleştiren ve Atatürk’ten tokadı yiyen Yunanistan ile gûya hiç ortalıkta olmayan ABD’nin tavırları çok farklı.
Atatürk’ün ölümünün ardından Yunanistan medyası ve hükümeti, kendisinden “Tarihin büyük kişiliği”, “Türklerin babası” ve “Yeni Türkiye’nin kurucusu” gibi övgüyle söz ederken; ABD medyası “Diktatör” diye yazıyordu!..
Yunanistan: “Tarih değiştiren,
tarih yaratan şahsiyet!”
Vradini Gazetesi, 10 Kasım, özel baskı: “Bütün Türkiye, büyük lideri ve reformcusu -Vatanın babası- Kemal Atatürk’ün ölümü üzerine yasa büründü.”
Vradini Gazetesi, 11 Kasım: “Tarihi değiştiren, tarih yaratan şahsiyetlerin en büyüklerinden biri olan Mustafa Kemal…”
Elefteron Vima Gazetesi, 11 Kasım: “Yeni Türkiye’nin kurucusu öldü”
Elefteron Vima Gazetesi, 11 Kasım: “Bugün Türkiye’nin yasını tuttuğu, tarihin büyük kişiliği olarak hakkıyla ölümsüzleşen Atatürk…”
Kathimerini Gazetesi, 11 Kasım: “Türkiye’nin babası rahmetli Kemal…”, “Türkiye dağları delmeli, en derinlerde bile olsa, arayıp bulacağı en değerli taştan, Kemal Atatürk’ün heykelini yapmalıdır. …O, sadece Türkiye için değil, bütün dünya uygarlığı için büyük bir kayıptır.” (Bugün kurduğu Türkiye’de kimileri, en büyük taşı bularak, mezarına atmaya çalışıyor oysa..-HC)

 

* * *
Yunan Başbakanı (Metaksas) ise, Başbakan Celal Bayar’a gönderdiği başsağlığı mesajında şunları söylüyor: “..dost ve müttefik Türkiye’nin yaşadığı büyük acıyı Yunan halkı ve ben gönülden paylaşıyoruz. … Türkiye’nin aydın reformcusu, cesur asker ve onurlu insan Atatürk’ün aziz hatırasını saygıyla anıyoruz.. Yunanistan, Yunan-Türk dostluğunun temelini atan, dostluğun çözülmez bağlarını kuran, barış düşünceleri ile iki ülkeyi yakınlaştıran Cumhurbaşkanı Kemal Atatürk’ü hiçbir zaman unutmayacaktır.” Ve, Selanik Belediye Meclisi Atatürk’ün anasına bir dakikalık saygı duruşunda bulunuyordu!..

 

* * *

 

Bunları okuyunca, kimi zaman söylenen “İçimizdeki bazılarının yaptığı saldırıyı, işgalci Yunan bile yapmadı” sözü akla geliyor değil mi?
ABD: “Diktatör!”
Bir de, 1919’da güya “ortada olmayan” ama “baş aktör olan” ABD’nin gazetelerine bakalım.
The Washington Post Gazetesi, 10 Kasım: “Türk diktatörü komada, ölüm haberleri yalanlandı.”
The New York Times Gazetesi, 11 Kasım: “Diktatörün sıra dışı kariyerinin …”, “Diktatörün ölümüyle birlikte…”
The New York Times Gazetesi, 12 Kasım: “..Türk diktatörü haline getirecek uzun askeri hizmet yıllarıyla dolu bir ömür…”
The Washington Post Gazetesi, 11 Kasım: “Modern Türkiye’nin kurucusu ve demir yumruklu yöneticisi Kemal Atatürk bugün 58 yaşında öldü.”
Allah rahmet eylesin
Bugün rahmet ve minnetle andığımız Atatürk’ün en büyük özelliği, barışçılığının yanı sıra “anti-emperyalist” olmasıydı.
 
 
*10.11.2010 Hulki CEVİZOĞLU Yeniçağ
Posted in Yazılarım | ABD, Atatürk ölünce ne yazdı? için yorumlar kapalı
Kas 12

Yanarım

Sanki mülteciyim kendi ülkemde
Yanarım, yanarım ona yanarım
Kaymalar, sapmalar olur ilkemde
Yanarım, yanarım ona yanarım

 

Nice canlar gitti, gitmekte bir, bir
Artık huzur, güven bitmekte bir, bir
Sevgi, saygı, ilgi yitmekte bir, bir
Yanarım, yanarım ona yanarım

 

Haçı, Hilâlime tercih eden var
Binlerce, binlerce hain beden var
Türk olup ta Türk’e çok kin güden var
Yanarım, yanarım ona yanarım

 

Vatanı sevenler nerdeler, hani?
Vatansız, vicdansız ve ruhsuz gani
Vatana ihanet öldürür beni
Yanarım, yanarım ona yanarım

 

Bütün suçu dinimize atan var
Utanmadan Atatürk’e çatan var
Bu vatanı gizli, gizli satan var
Yanarım, yanarım ona yanarım

  

03.12.2006
Posted in Şiirlerim | Yanarım için yorumlar kapalı