Kas 11

Atatürk Bu Millettir

Kemal Atatürk;
Ekim 2007, İzmir.

Alsancak’ın en meşhur dövmecisi Köprüaltı’na gençten biri girer, kolunu sıyırır, dirseğine doğru Mustafa Kemal’in imzası vardır, bir bankada çalıştığını, bu dövme yüzünden işten atılmakla tehdit edildiğini anlatır, tırsmıştır, ekmek parası filan diye ağlar, “silin” der.

*

Hep söylerim, ekmek parası diye ağlayanın maaşını, tavuk gibi buğdayla ödeyeceksin!

*

Adeta bomba düşer dövmeci dükkânına… “Bu gördüğün eller Atatürk’ü yazar, Atatürk’ü silmez” deyip, kapı dışarı ederler. Ve, internet sitelerinden alenen duyururlar: “Ey ahali, madem öyle işte böyle, bugünden itibaren burada, Atatürk’ün imzası bedava!”

*

İlk kim, nerede yazdırdı bilmiyorum ama, Atatürk imzasının furya haline gelmesinin miladı, bu olaydır.

*

Bir ödlek geri adım attı…
On binlerce cesur öne çıktı.

*

Atatürk’e sövme modası…

Dövme modası yarattı.

*

Köprüaltı örnek oldu, İzmir’de yapılan Atatürk dövmesi, 50 bini aştı. Yetişemiyorlar, her gün 30-40 kişi kazıyor vücuduna… Omuzuna, bileğine, iman tahtasına, kalbinin üstüne… Doktor var, avukat var, öğrenci, dekan, ev kadınları var. İstanbul’da patladı… Ankara, Antalya, Bursa, Trabzon, Muğla, Eskişehir dövmecileri artık neredeyse sadece bu imzayı kazıyor. 29 Ekim’lerde, 10 Kasım’larda Mustafa Kemal için ücretsiz çalışan 200’ün üstünde dövmeci var.

*

Dini gerekçelerle dövme yaptırmayan, otomobiline yapıştırıyor. Taksilerin camlarında… Motosikletine, hatta, bebe arabasına yazdıranı görüyoruz. Atatürk imzalı küpe kulaklarda, rozet yakalarda.

*

Ölümünün üzerinden taaa 73 sene geçtikten sonra, hiç tanışmadığı, hiç görmediği insanların bedenine imzasını atan bir başka lider var mı dünyada?

*

Neymiş, işten atarlarmış…
Bizim işimiz Atatürk.

*

Memleketimin güzel kadınları, giydirin çocuklarınızı güzel güzel, doğum günüdür bugün… Çünkü, her 10 Kasım, aslında 19 Mayıs’tır… Cumhuriyet dediğin, korkak babalar tarafından kaybedilir, yürekli evlatları tarafından geri alınır.
Mustafa Kemal, ilelebet payidardır. Lütfen Dikkat arkadaşlar Yandaşlara karşı toplanan Atatürkçü yurtseverlerin arasına katılmak için  http://www.facebook.com/pages/Kenan-%C5%9Eahbaz/149533935129926 tıklayın ve paylaşın..!

 

YılmazÖzdil Yazısından Alıntıdır.!

Yazan:FatihŞahbaz

Posted in Yazılarım | Tagged , | Atatürk Bu Millettir için yorumlar kapalı
Kas 08

“Ağam Ben Demedim, Sen Dedin!”

 

 

 

 

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Ata çok düşkün bir ağanın atı ölür. Kimse korkudan atın öldüğünü ağaya söyleyemez. Uyanık bir köylü, “Ben söylerim” diyerek gönüllü olur ve ağanın huzuruna çıkar:
“Ağam senin at var ya, senin at.”
“Evet, benim at var”
“Ağam uzanmış yatıyor.”
“İyi ya, ne var bunda?”
“Ağam senin at kulaklarını da yere sermiştir”
“Diyeceğini desene oğlum!”
“Ağam galiba nefes de almıyor”
“Desene oğlum, at öldü!”
“Ağam ben demedim, sen dedin!”
Posted in Fıkralar | “Ağam Ben Demedim, Sen Dedin!” için yorumlar kapalı
Kas 08

Dünya’nın Tadı Kalmadı

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Ey dostum dünyanın tadı kalmadı!
Yokuşlar değişti, düzler değişti
Mevsimlerin bile adı kalmadı
Baharlar değişti yazlar değişti

 

Köprünün altından çok sular aktı
Sevgiyi insanlar dünde bıraktı
Kışlar yazı, yazlar kışı ayarttı
Dolular değişti, buzlar değişti

 

Bir çöle döndürdü toprağımızı
Kuruttu, yok etti yaprağımızı
Sonbahar çatlattı kısrağımızı
Şu kışlar değişti, güzler değişti

 

Yardıma sevgiyle, aşkla koşan yok
Yardım ile gönüllerde coşan yok
Bir iz bulup yüce dağlar aşan yok
Ayaklar değişti, izler değişti

 

Yavaş yavaş doğruluktan saptılar
Şimdi de -haşa- paraya, pula taptılar
Sesten hızlı giden araç yaptılar
Yavaşlar değişti, hızlar değişti

 

Vefalı gönüller, çöle benzedi
Suları çekilmiş göle benzedi
Umutlar kupkuru güle benzedi
Gönüller değişti, özler değişti

 

Şimdi akıl rüşvet ile yatmakta
Gözler ona görmemezlik satmakta
Ahlâk dışı sözler cirit atmakta
Kulaklar değişti, gözler değişti

 

Hiçbir şeye benzemiyor bu haller
Yapmakta değil de yıkmakta eller
Yılanın zehrinden zehirli diller
Tavırlar değişti, sözler değişti

 

Doğruya dağları aşırmaz mısın?
Kaygıyı, kederi taşırmaz mısın?
Sen olsan acaba şaşırmaz mısın?
Kafalar değişti, yüzler değişti

 

Eski vefalardan eser yok şimdi
Birbirine kazık atan çok şimdi
Sevgiye, saygıya karın tok şimdi
Duygular değişti, hazlar değişti

 

Gönül bayrak için al vermez oldu
Kaç baharlar geçti dal vermez oldu
İçim bile artık bal vermez oldu
Şekerler değişti, tuzlar değişti

 

Dağ gibi gönülü yıkan var artık
Anadan, babadan bıkan var artık
Erkeklerde küpe takan var artık
Erkekler değişti, kızlar değişti

 

Yağmurlar hep rahmet dolu yağardı
Güneşle ay nazlı nazlı doğardı
Herkes yıldızlardan neşe sağardı
Neşeler değişti, sazlar değişti

 

Eski meydanların eri kalmadı
Erliğin, mertliğin yeri kalmadı
Avcının gözünün feri kalmadı
Keklikler değişti, kazlar değişti

 

Biz gülersek hep birlikte gülerdik
Ekmeği kardeşçe eşit bölerdik
Yiğitliği erdem ile bilerdik
Yiğitlik değişti, kozlar değişti

 

Bu zamanda damarda kan kuruyor
Tüm akıllar durgun, atıl duruyor
Şimdiki akımlar adam vuruyor
Nötrler değişti, fazlar değişti

 

30.01.2003
Posted in Şiirlerim | Dünya’nın Tadı Kalmadı için yorumlar kapalı
Kas 07

Dünden önce, Dün, Bugün Ne Dediler; Yarın Ne Derler…

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
  
 
 
Dünden önce; “Türkiye’nin her yerine ‘ne mutlu Türküm diyene’ yaza yaza Türkiye ilkelleştirilmiştir dediler.
Dünden önce; “Terörist örgütle görüştüğümüz iddiasında bulunanlar şerefsizdir” dediler.
Dünden önce; ”Devlet herkesle görüşür. Hükümet görüşmez” dediler.
Vs. Vs. Vs…

 

Dün; “Türk vatandaşı değil anayasal vatandaşlık olmalıdır” dediler
Dün; “Türkiye halkı, 36 etnik gruptan oluşmuştur” dediler.
Dün; “Türkiye’nin huzuru ve geleceği için terör örgütüyle de görüşürüz” dediler.
Vs. Vs. Vs…

 

Bugün; “Terör örgütü ile MİT müsteşarı emrimizle görüştü” dediler.
Bugün; “Sivil anayasadan Türk ve Atatürk çıkarılmalı” dediler.
Bugün; “Yandaş medyadakiler terörist başı ev hapsine alınmalıdır” dediler.
Vs. Vs. Vs…

 

Yarın ne diyecekleri, ne yapacakları geçmişten belli değil mi?
Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan bellidir.
Posted in Yazılarım | Dünden önce, Dün, Bugün Ne Dediler; Yarın Ne Derler… için yorumlar kapalı
Kas 07

Düşman 100 yıldır belli! (1)

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Gazeteci Banu Avar’ın son yazısı, Türkiye’nin içine düştüğü terör tuzağına bambaşka bir perspektif çiziyor. Avar yazısında; “Düşman belli… Hem de 100 yıldan beri hiç değişmedi” dedi.
GAZETE5- Gazeteci Banu Avar, “Bu gidişin başı var, bir de sonu” başlıklı yazısında, Türkiye’nin bugün içine düştüğü durumu yorumladı. İşte Banu Avar’ın son yazısı:
“Bu gidişat çok önceden belirlenmişti! 100 yıl önce bugün hedeflenmişti!
Yıl 1912. Amerikan başkanı Woodrow Wilson… Türkiye’yi param parça eden ünlü Wilson ilkelerine adını veren kişi… Türkiye sınırları içine bir Kürdistan ve bir Ermenistan haritaları çizen Amerikan başkanı.. Bakın ne diyor:
‘Amerikan kapitalizminin temel hedefi, zayıf ülkelerin hammaddelerini ve ulusal pazarlarını açık birer kapı olarak tutmaktır. Bunun için diplomasi ve gerekirse zor kullanılmalıdır…’ Geçenlerde Dışişleri Bakanı işte bu Wilson’ın adıyla anılan ödüle layık görüldü…
Wilson’ın 100 yıl önceki planı neydi? Petrol coğrafyasına bir Kürt ve bir Ermeni Devleti oturtmak…
O zaman ince ince hesapladıkları, Türkiye’yi bölme ve yutma hayalleri gerçekleşmedi. Kuyruklarını ardlarına kıstırıp bir daha gelmek üzere gittiler…
Türkler inanılmaz şartlarda yaptıkları savaştan galip çıktılar. Yedi Düvel buna ağızları köpürerek ‘Türk Mucizesi’ dediler..
Ardından yepyeni bir ülke kuruldu. Türkler ulusal kaynaklarına sahip çıkıyorlardı. Ardı ardına fabrikalar açtılar. Uçaklar , Arabalar yaptılar. Madenlerini işlemeye başladılar, Petrol aradılar… Tarıma yol verdiler, yurttaşlar yarattılar.
Ama içerde işi bozulanlar vardı. Onlar kullanıma hazırdı.. … Kürt Sait isyanı Lozan’da Musul meselesi masadayken, Dersim İsyani, Hatay için direnilirken tezgahlandı.
Batıya hayran ayran budalaları! 1930’lardan itibaren koyun postlarına bürünmüş ‘uzmanlar’ genç cumhuriyeti ziyaret etmeye başladı… Her şey yeniden kurulurken maskeli sırtlanlar Ankara’da boygösterdi… Tanzimat kafalı Batıya ayran budalası gibi hayran ‘münevverler’, yabancı emeller için uygun arazi şartları sağladı. 1938’de milletin önderi öldü ve geride kalanlar hemen Batı’ya koştu! İngiliz ve Fransızlarla üçlü anlaşma imzalandığında, Gazi Paşa’nın ölümünün üzerinden 5 ay geçmemişti. Gazi paşa’yı ‘anlamayıp sadece inananlar’ asıllarına rücu ettiler!
 
*21 Haziran 2010 Banu AVAR
Posted in Yazılarım | Düşman 100 yıldır belli! (1) için yorumlar kapalı
Kas 06

Bayramınız kutlu olsun.

 

 

 

 

 

 

 

 

 
YÜCE TÜRK MİLLETİNİN KURBAN BAYRAMINI KUTLAR HAYIRLARA VESİLE OLMASINI DİLERİM. ALLAH  KURBAN İBADETLERİMİZİ KABUL ETSİN.BAYRAMLARIMIZI BAYRAM OLARAK KUTLAMAYI NASİP ETSİN.

Posted in Yazılarım | Bayramınız kutlu olsun. için yorumlar kapalı
Kas 05

Padişahın dalkavuğu

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Padişahla dalkavuğu yemek yerken padişahın tepesi atmış, aşçıbaşına kızmış: “Söyleyin bir daha patlıcan pişirmesin, istemem!”
Patlıcansız yemek olur mu?
Musakkası var. Karnıyarığı var, oturtması var, silkmesi var, tavası, dolması var…
Dalkavuk hemen padişahtan öteye geçmiş:
“Haklısınız efendim, bu patlıcan kadar berbat bir yemek yoktur.”
Aradan birkaç ay geçmiş, padişahın canı patlıcan istemiş.“Söyleyin aşçıya, bir güzel patlıcandan karnıyarık yapsın!”
Dalkavuk hemen atlamış: “Aman efendim, patlıcan gibisi var mı?”
Başlamış patlıcanın meziyetlerini saymaya…

 

***

 

PADİŞAH dayanamamış: “Geçen sefer ne demiştin, şimdi ne diyorsun?”
Dalkavuk boynunu bükmüş: “Padişahım ben patlıcanın değil, sultanımızın dalkavuğuyum!”
Posted in Hikayeler | Padişahın dalkavuğu için yorumlar kapalı
Kas 05

Dünya’nın en büyük insanı kim biliyor musunuz?

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
 
 
 
 
 
Atatürk bir akşam, Çankaya’da arkadaşlarına sordu
– Dünyanın en büyük insanı kimdir?
– Timur’dur Paşam!
– Değil.
– Fatih’tir.
– Değil.
– Yavuz Sultan Selim.
– Değil.
– Alpaslan.
– Değil.
– Napolyon.
– İskender.
– Değil.
Nafile!.. Ne derlerse Atatürk “değil” diyordu. Dalkavuklardan biri dayanamadı:
– Sizsiniz Paşam., dedi.
Atatürk, bu zatı tersledikten sonra, sualinin cevabını kendisi verdi:
– Dünyanın en büyük insanı Hz. Muhammed’dir. Ölümünden bu yana bin üç yüz sene geçtiği halde, günde beş vakit, Cenab-ı Allahtan sonra adı söylenen Hz. Muhammed’dir..
Ata’mıza dinsiz diyenlere utansın.
Posted in Hikayeler | Dünya’nın en büyük insanı kim biliyor musunuz? için yorumlar kapalı
Kas 04

AKP tarihimizi de satıyor

 

 

Satılmadık bir şey bırakmayan AKP hükümeti şimdi de gözünü tarihi yapılara çevirdi. Hükümet imar planı yetkisi alarak Kuleli Askeri Lisesi, Haydarpaşa ve Sirkeci Garı, Sirkeci Postanesi ve Selimiye Kışlası gibi paha biçilemeyecek birçok yapıyı peşkeşe hazırlanıyor.

 

AKP Hükümeti, kamuya ait, atıl arsaları ve tarihi binaları ekonomiye kazandırmak bahanesiyle yeni bir proje başlatıyor. Proje ile İstanbul’da Boğaz’a nazır birçok kamuya ait tarihi binalar kiralama ve satış yöntemi ile elden çıkarılacak. Binaların bir bölümü, imar planı değişiklikleriyle otele dönüştürülecek ya da restore edilerek turizm amaçlı kullanılabilecek.

 

UYGULAMA başladığında bakanlık hastanelerden okullara, üniversitelerden tersanelere kadar birçok binayı satabilecek. Satışa çıkması muhtemel tarihi binalar arasında Kuleli Askeri Lisesi, Haydarpaşa ve Sirkeci Garı, Sirkeci Postanesi gibi paha biçilemeyecek yapılar da var. Uygulama planı yapma yetkisi ise Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’a verilecek.

 

*Oradoğu Gazetesi

Posted in Gündem | AKP tarihimizi de satıyor için yorumlar kapalı
Kas 04

En Büyük Yar

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Alzaymıra yakalanmış nesiller
Adana’da, Erzurum’da bar vardı

 

İnsanlar zulümden bunaldığında
Gönül dağlarında beyaz kar vardı

 

Dondursa sevgiyi kutup soğuğu
Sımsıcak kalplerde sevgi, har vardı

 

Şendi gönüllerde bütün bülbüller
Bülbülün gülünde ahu zar vardı

 

Çağlayandı sevgi dolu günleri
Yüreklerde tükenmeyen nar vardı

 

Kuldan utanırdı, korkardı Hak’tan
Gönüllerde perde perde zar vardı

 

Allah (cc) gönüllere en büyük yardı
Edep vardı, hayâ vardı, ar vardı

 

10.08.2006
Posted in Şiirlerim | En Büyük Yar için yorumlar kapalı