Kategoriler
- Atasözleri Vecizeler (616)
- Fıkralar (625)
- Gündem (1.994)
- Hikayeler (688)
- Şiirlerim (764)
- Tarihte Bugün (611)
- Yazılarım (680)
-
Son Yazılar
En Çok Okunan Kategori
Takvim
Kontrol Panel
Reply
Eyl
01
Kızgın yanardağlar gibi alevim
Kutsal değerlerle beslenen devim
İnsanlık, adalet benim görevim
Tarihte örneği yeterince bol
Gözlerim, ellerim, ayaklarım ol!
Kara cahil kısrağını küstürüp
Baharlardan güzel hava estirip
Gel gönlümün zincirini kestirip
Hürriyet, hürriyet, irademe dol
Gözlerim, ellerim, ayaklarım ol!
Hiç güzel hislere dalamıyorum
Kendimi huzura salamıyorum
Şaşırdım yolumu bulamıyorum
Edepsiz medyanın saçlarını yol
Gözlerim, ellerim, ayaklarım ol!
Saptırmayın yanlış yola siz beni
Sevgilerle dolu tutun gündemi
Arsızlık azıya almadan gemi
Düşün, çalış, sen de gayret et, bol bol
Gözlerim, ellerim, ayaklarım ol!
Bir adım gövdemi sürüyemem ki,
Düşüncemi boşa kürüyemem ki,
Göremem, tutamam, yürüyemem ki,
Haydi, bir el uzat yahut ta bir kol!
Gözlerim, ellerim, ayaklarım ol!
Dillerde hep “eğerlerle, meğerler”
Tefeciye düşmüş millî değerler
Vatan kokusuyla dolsun ciğerler
Vatana sahip çık, ne demek sağ, sol
Gözlerim, ellerim, ayaklarım ol!
Yeter artık deyip ayılmak için
Şu dünya yüzüne yayılmak için
Asırlar boyunca sayılmak için
Bulmalısın elbet hakiki bir yol
Gözlerim, ellerim, ayaklarım ol!
15.12.1992
Posted in Şiirlerim
Leave a comment
Eyl
01
Lozan Müzakerelerinde Hakkari…
Lozan müzakereleri sırasında Musul konusunda İngilizlerin çok kararlı direnişleri ile karşılaşılır. Konuşmaların en keskin ve sertleştiği bir anda İngilizler Musul bölgesi için savaşı göze alacaklarını açıkça beyan ederler.
Lozan’da İngiltere’yi temsil eden ve sömürgeciliğin en katı savunucularından birisi sayılan Lord Curzon, Lozan’da Musul Vilayeti topraklarını isterken İstanbul ‘da ki 19 Mayıs 5 Haziran 1924 tarihleri arasında toplanan Türk –İngiliz Konferansı ‘nda İngiltere’yi temsil eden ve İngiltere’de ki iktidar değişikliği ile hükümete gelen İşçi Partisi’ne mensup Sör Persi Koks, Musul topraklarından başka, Hakkari Vilayetinin bir kısmını da ister. Halbuki İşçi Partisi sömürgeciliğe karşı görünmektedir. Bununla da kalmayarak 1924’te İngilizler Hakkari topraklarımızdaki bazı birliklere hava hücumları yaparlar. Ankara’nın kararlı tutumu bu hücumları durdurmada başarılı olur.
Önemli konulardan biri de İngiliz Ansiklopedisi (1910-1911 baskısı) Irak’ın kuzey sınırını Bağdat’ın 60-70 kilometre kuzeyinden geçirmektedir.
1918 Mütarekesinden sonra bu sınırı 300 kilometre yukarı çıkarırlar.
Lozan’da Lord Curzon bu sınırı 400 kilometreye kadar götürmek ister.
İstanbul Konferansı’ndaki İngiliz Temsilcisi Sör Persi Koks Irak’ın kuzey hududunu Bağdat’ın 500 kilometre kadar kuzeyine çıkararak Türkiye toprakları içerisine sokmaya çalışır.
Yukarıda yazılanlar tarihi belgelerde geçmektedir. O gün alamadıkları bölgeleri bugün hangi oyunları düzenleyerek ele geçirmek istediklerini öyle zannediyorum ki bütün dünya anlamaktadır. Darısı Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşlarının anlamasına…
*Şevket Süreyya Aydemir’in “Tek Adam” adlı kitabından yararlanılmıştır.
Posted in Gündem
Leave a comment
Ağu
31
Birinci, İkinci ve Üçüncü Milenyum’a Dikkat!
Milenyum sözcüğünü duymuşsunuzdur. Bu sözcüğün anlatmak istediklerini almış olduğum notlarımdan seçerek yazdım. Azınlık vakıflarının mal varlıklarının iadesi ile Ramazan ve Zafer Bayramı’nda neden bayram yaptıklarını medya marifetiyle öğrenmiş bulunmaktayım. Bu vesileyle Milenyumu şimdi daha iyi anlayacağınıza inanmaktayım. “İbrahimi Dinler, Dinler arası diyaloğ, Ilımlı İslam” vb. ifadelrele, kiliselerin açılması, kiliselerin onarılması, Torba yasa (KHK)ile Rum ve Ermeni vakıflarının bütün mal varlıklarının iade edilmesi, aşağıda belirttiğim milenyumun adım adım gerçekleştiğinin ispatı değil midir?Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılışında Türk insanının kanına, canına, malına, namusuna, istiklâline kastedenler , Anadolu’yu yakıp yıkanlar, (Emperyalist devletlerin emrinde)Rum ve Ermeni eşkiyaları değil midir?
Milenyum bin yıl demektir.Batılı ve Latin asıllı bir kelimedir. Müslümanlıkla değil, Hıristiyanlıkla ilgili bir kelimedir.
Hıristiyanlara göre;
Birinci Milenyumda Hıristiyanlık bütün Avrupa’ya yayılacaktır.
İkinci Milenyumda ise Hıristiyanlık Müslümanlıkla mücadele edecektir.
Üçüncü Milenyumda Hz. İsa yeryüzüne inerek bütün insanları Hıristiyanlaştıracaktır.
Dünya birinci Milenyumu yaşamıştır. Şu anda İkinci Milenyum yaşanmakta bu nedenle Müslümanlarla mücadele edilmektedir. Ardından sıra üçüncü Milenyuma gelecektir. Hz. İsa’nın yeryüzüne inerek bütün insanları Hıristiyanlaştırmasına. Bütün Hıristiyanlar bunun için çalışmakta , bunu beklemektedirler.
Papa 2. Jean Paul;
“Birinci yüz yılda Avrupa’yı,
İkinci yüz yılda Amerika’yı,
Üçüncü yüz yılda Asya’yı Hıristiyanlaştıralım” demiştir. İşte Milenyum budur.
Türkiye hâlâ uyanmamış, gözlerini ovuşturmakla meşguldür.
Posted in Yazılarım
Leave a comment
Ağu
31
Benden Söylemesi…
Uşakça şuura hâkim olursan
Hem de Sam amcandan akıl alırsan
İlimde, teknikte yaya kalırsan,
Ülke kurtuluşa ermez arkadaş!
Kimi ihtirasın uşağı olmuş
Merkebin yuları, kuşağı olmuş
Akılları belden aşağı olmuş
Ülke kurtuluşa ermez arkadaş!
Bak dünyaya bunun örneği dolu
Nasıl kırdırdılar sağı ve solu
Bence, bulunmazsa idrakin yolu
Ülke kurtuluşa ermez arkadaş!
İnsana benzeyen kaba taşlarla
Kafa diye içi bomboş başlarla
Bu zamanda badem gözlü şaşlarla
Ülke kurtuluşa ermez arkadaş!
Dalkavukluk merkebine binerek
Tavus kuşu görüntüsü vererek
Deve kuşu gibi başı gömerek
Ülke kurtuluşa ermez arkadaş!
Bunca nimetlere yok ise şükür
Eğer Yaradan’ a olmazsa zikir
Güneş kadar gerçek değilse fikir
Ülke kurtuluşa ermez arkadaş!
15.12.1993
Posted in Şiirlerim
Leave a comment
Ağu
30
Türk Olmaktan Şeref Duyarım
Yaratıldığımda Türk konmuş adım
Mete Han, Alparslan, Fatih… Üstadım
Güçlü bir devlete nasıl susadım
Türk’üm, hakikate Hakka uyarım!
Türk olmaktan sonsuz şeref duyarım!
Türk, bembeyaz lekesiz kara benzer
Cana hayat veren sulara benzer
O cennet denilen diyara benzer
Türk’üm, bu ada canım koyarım!
Türk olmaktan sonsuz şeref duyarım!
Türklüğüme haset eden var gibi
İblis yüreğimde gerçek yar gibi
Türk, Dünyayı koruyan bir zar gibi
Türk’üm, beş bin yıldır Türk’tür ayarım!
Türk olmaktan sonsuz şeref duyarım!
Baş eğmek, diz çökmek yakışmaz Türk’e
Adalete doyar girdiğim ülke
Atam, Mete Han’dan ta Atatürk’e
Türk’üm, ecdadımı candan sayarım!
Türk olmaktan sonsuz şeref duyarım!
28.05.1994
Posted in Şiirlerim
Leave a comment
Ağu
30
Fatiha İle Açılır Bütün Kapılar
Rabbimim kelamı o can Kuran’ın
Açılır kapısı Fatiha ile…
Bu âlem de kula gelen zor anın
Açılır kapısı Fatiha ile…
Yazılmış katında bu alın yazın Akılla varılır tadına hazın Beş vakit kılınan bütün namazın Açılır kapısı Fatiha ile…
Sıkıntıya karşı güçlü ve metin Bilin değerini ulvî hikmetin İstenen, beklenen bütün rahmetin Açılır kapısı Fatiha ile…
İslam abidesi inancın, tarzın Her şeyden tatlıdır lezzeti farzın Gök kubbenin, ahiretin ve arzın Açılır kapısı Fatiha ile…
Rahmetine banar aklıyla Bir’in İsrafil’in suru ile kabirin Cenneti Ala’da bütün her yerin Açılır kapısı Fatiha ile…
11.01.2000
Posted in Şiirlerim
Leave a comment
Ağu
30
Arabanın Rengi
Ahmet Vefik Paşa Fransa’da Devlet-i Aliye elçisidir. Faytonunu Fransa İmparatorunun faytonunun renklerine boyatır. Şehre her çıkışında halk İmparatorun arabası geliyor diye ona saygı duymak için işini gücünü bırakarak sokaklara dökülür ve selama durur. Bunun üzerine Fransız İmparatorluğu’ndan Ahmet Vefik Paşa’ya bir teklif gelir. Faytonunun rengini diğer faytonların renklerine boyamasını isterler. Ahmet Vefik Paşa Hay hay! Yalnız bir şartım var der. “Sizin, İstanbul’daki sefaretinizdeki görevliniz Padişahın kayığının rengine boyadığı kayığının rengini değiştirsin hemen arabamın rengini değiştiririm” der.
Posted in Hikayeler
Leave a comment
Ağu
30
Etten, Kemikten Ve Ruhtan Bir Çelik!
Vatana, bayrağa adamış ser-i,
Vatan, bayrak olmuş nazlı dilberi,
Var mı bu Dünyada eşi, benzeri?
Etten, kemikten ve ruhtan bir çelik!
İşte, ölümsüz kahraman MEHMETÇİK!
Canıyla verilmiş ibadet ona
Bayrağa kan vermek saadet ona
Bir şereftir Haktan şahadet ona
Etten, kemikten ve ruhtan bir çelik!
İşte, ölümsüz kahraman MEHMETÇİK!
Bir cepheden bir cepheye varan o
Vatan toprağına kanın karan o
Al Bayrağı bedenine saran o
Etten, kemikten ve ruhtan bir çelik!
İşte, ölümsüz kahraman MEHMETÇİK!
18.03.1996
Posted in Şiirlerim
Leave a comment
Ağu
30
Neyzen Tevfik’ten
Ünlü hiciv şairi Neyzen Tevfik bir ara hükümetten belli bir tahsisat almaya başlar. O zamanki Cumhuriyet Halk Partisi’nin en etkili ve yetkili
sözcülerinden biri olan Cevdet Kerim, Neyzen’in cebine giren bu 3–5 kuruştan rahatsız olur ve tahsisatın kesilmesi için harekete geçer. Bunu duyan
Neyzen Tevfik şu iki mısra ile taşı gediğine kor:
‘Rızk için Allah Kerim,
Fısk için Cevdet Kerim!’
Posted in Fıkralar
Leave a comment
Ağu
30
Altın sözler
* “Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırtmasın ” Mehmet Akif ERSOY
* “Budur cihanda en beğendiğim meslek; sözün odun olsun hakikat olsun tek.” Mehmet Akif ERSOY
* “Tekerleri dört köşe bir arabaya bindirdiler bizi, bir gidiştir gidiyoruz” Arif Nihat ASYA
* “O da bir gazi olmak istedi Fakat ona anlatmak gerekti ki, Şehit olmayı göze almayan gazi olamaz”Arif Nihat ASYA
* * “Türk bir vazife için yaratılmıştır. O vazife kâinat güzelleştiği zaman biter.” Hüseyin Nihal ATSIZ
* “Bir millet, büyümek ve iş yapabilmek için kendisinin büyük bir millet olduğu inancını duymalıdır.” Hüseyin Nihal ATSIZ
* “Şerefliler taviz vermezler. Şerefin tavizi yoktur.” Hüseyin Nihal ATSIZ
Posted in Yazılarım
Leave a comment