Nis 12

TARİHTE BUGÜN

TARİHTE BUGÜN

12 Nisan:

240 – I. ŞâpûrSasani hükümdarı oldu.

1861 – Amerikan İç SavaşıFort Sumter Muharebesi başladı.

1932 – Sonradan Türk Tarih Kurumu adını alacak olan “Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti” kuruldu.

1961 – Yuri GagarinVostok uzay aracıyla uzaya çıkarak Dünya yörüngesinde turunu tamamladı.

1981 – İlk uzay mekiği olan Columbia Uzay Mekiği uzaya fırlatıldı.

Jan Tinbergen (D. 1903)

Abdülhak Hamit Tarhan (Ö. 1937)

Franklin D. Roosevelt (Ö. 1945)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Nis 12

ALTIN SÖZLER

ALTIN SÖZLER

* “Susan insanı ezik ya da dili yok sanmayın. Terazi var, tartı var, her şeyin bir farkı var. Bazıları saatli bomba gibi sadece zamanı gelince patlar.” Charles Bukowski

* “Karakter bir ağaç gibidir ve şöhret onun gölgesidir. Gölge olduğunu düşündüğümüzdür; Karakter yani ağaç ise gerçeğin kendisidir.” Abraham Lincoln

* “Mutluluğun ne olduğunu öğrenmek istiyorsan bir çiçeğe, bir kuşa, bir çocuğa bak; onlar yaşamın kusursuz canlı resimleridir.” Anthony de Mello

* “Tatlı dilli der ki: Ağzımdan çıkan sözün tadına ilk ben bakarım; acı ise yutar, tatlı ise servis ederim

* “Bir insanın değeri bayağı kesire benzer. Pay gerçek değerini gösterir, payda kendisini ne zanneder. Paydanın değeri arttıkça kesrin değeri azalır.” Lev Tolstoy

* “Altın ile kurşun arasında sadece üç proton fark var. Biri 82 biri 79 protondan oluşuyor. Kurşundaki üç proton fazlalığı attığınızda altın oluyor. İnsanlık da geçmişinden gelen yüklerden, ön yargılardan, korkulardan arındığı anda altın olacak.” Stefano D’Anna

Posted in Atasözleri Vecizeler | ALTIN SÖZLER için yorumlar kapalı
Nis 11

TARİHTE BUGÜN

TARİHTE BUGÜN

11 Nisan:

491 – Flavius AnastasiusBizans imparatoru oldu.

1814 – Fontainebleau Antlaşması imzalandı.

1908 – Alman zırhlı kruvazörü SMS Blücher, denize indirildi.

1920 – Meclis-i Mebûsan kapatıldı.

1970 – Apollo 13ABD‘nin Florida eyaletindeki Kennedy Uzay Merkezi‘nden uzaya fırlatıldı.

John O’Hara (Ö. 1970)

Ümit Kaftancıoğlu (Ö. 1980)

Alessandra Ambrosio (D. 1981)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Nis 11

EŞEK, YİNE EŞEK!

* * *

En lüks mağazadan kıyafet aldım

Adam olsun diye kurslara saldım

Boş yere aldanıp hülyaya daldım

Eşek, yine eşek, adam olmadı

* * *

Eşekçe davranır hırpalanırdı

Ünlü kişilerden çoğu tanırdı

Tam ümitlendiğim anda anırdı

Eşek, yine eşek, adam olmadı

* * *

Ahırdan çıkardım, saraya kattım

Yularını alıp kravat taktım

Tereyağı, süt ve bal ile baktım

Eşek, yine eşek, adam olmadı

* * *

Modern cihazlarla eğittim onu

Döktürdüm üstüne her tür losyonu

Neye varacak ki sıpanın sonu

Eşek, yine eşek, adam olmadı

* * *

Kenan Şhbaz

Posted in Şiirlerim | EŞEK, YİNE EŞEK! için yorumlar kapalı
Nis 10

TARİHTE BUGÜN

TARİHTE BUGÜN

10 Nisan:

428 – NestoriusKonstantinopolis patriği oldu.

1809 – Beşinci Koalisyon Savaşı başladı.

1864 – I. MaximilianMeksika imparatoru oldu.

1912 – RMS Titanic ilk seferine çıktı.

1998 – Kuzey İrlanda‘da 29 yıllık savaşı bitiren Hayırlı Cuma AnlaşmasıBelfast‘ta imzalandı.

Joseph Pulitzer (D. 1847)

Emiliano Zapata (Ö. 1919)

Ömer Şerif (D. 1932)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Nis 10

ŞEHİT BAŞBAKAN TALÂT PAŞA

Şehit Başbakan Talât Paşa’yı rahmetle andığımız bir paylaşımdan dolayı milliyetçilikten Ümmetçiliğe evrilmiş bir malûm zat, oldukça rahatsız olmuş.

Rahmetli Talât paşayı, mason, Yahudi, Paganist olmakla suçlarken, beni de “Türkçü, Ülkücü geçinen biri” olarak tarif etmiş…

Şahsımı tarif ederken, objektiflikten ayrılması, beni olduğum gibi değil de, kendinin görmek istediği gibi görmesi, kendi ruh dünyası ile ilgilidir. Ona benim bir dahlim olamaz. Varsın, beni o gözle görsün. Hz. Ali’ye atfedilen bir söz vardır. “Herkes tarafından sevilen insan, iyi insan değildir” diye. Varlığını TC.ye, Türklüğe, Atatürk değerlerine sahip çıkmaya adamış ben gibi bir insanın, bu değerlerle kavgalı olanlardan bir muhabbet beklentim, elbette olamaz!

Ancak,

-Türk tarihinde, ilk defa, 4 Şubat 1917 de halk tarafından seçilip, Edirne milletvekili ve ilk başbakanımız olan, Talât Paşa’ya yaptıkları hakaretlerini hoş karşılamak mümkün değildir. Hele de bu başbakanımız, Ermeni komitacılar tarafından şehit edilmişse, ona hakaret etmek;

-Ermeni katile yataklık yapmak demektir! Dahası;

-Ermeni katilin silahına mermi sürmek demektir! Yani;

-Katliama ortak olmak demektir!..

Yakasında hem MHP hem AKP rozeti taşıyan, ama fikren evrilip, mazisine ve eski değerlerine savaş açmış bu Trol, tarihi, Fesli meczuplardan değil de belgelerden ve o devrin tüm şahsiyetlerinin hatıralarından okumuş olsaydı ve birazda milli ruh ile vicdan sahibi olsaydı, şehit Başbakan Talat Paşa’nın;

-Tıpkı, Mustafa Kemal gibi Batı Trakya yörüklerinden bir Türkoğlu olduğunu,

-Ata, dede topraklarının düşman elinde kaldıktan sonra Edirne’ye gelip yerleştiklerini,

-Bilahare balkan bozgunu esnasında bir ara Edirne’nin de düşman işgaline uğramasıyla, vatan kaybetmenin, fikri yapısında nasıl bir vatan kaygısı ve milliyetçilik duygusu yarattığını görebilirdi.

Talât Paşa;

-Bakanlık ve Başbakanlık görevleri esnasında aldığı harcırahların fazlasını iade edecek kadar dürüst,

-Yurt dışında vatan hasreti çekerken, şayet günün birinde tekrar döndüğünde, vatan toprağını öpmekle doymayacağını, avuç avuç yiyeceğini söyleyecek kadar da vatanseverdir!

-Tarihe mal olmuş, vatan, millet sevdalısı, ahlâk ve fazilet abidesi şahsiyetlere böyle, Yahudi, mason iftiraları ile küçültmek mümkün değildir. O,

-1 Kasım 1918 günü, gece yarısı yurt dışına   giderken, Teşkilatı Mahsusa’ ya, “Enver dönemi bitti, bundan böyle, M. Kemal’in emrindesiniz” diye talimat vermiştir. Şehit düştüğü, 15 mart 1921 gününe kadar da, “Sarı paşa” diye hitap ettiği, Mustafa Kemalin başarısı için uğraşmıştır…

Bu sözde İslamcı geçinen güruh, şunu hiç akıl edip düşünmezler ki,

-Bu devlet bir ulus devlet olmuş ise,

-Egemenlik Türk milletinin ise,

-Bu memlekettin %99’u Müslüman ise,

Bunun müsebbibi, Mustafa Kemal ve Talât paşalardır.

-Talât paşa, tehcir ile, 1,5 milyon Hristiyan Ermeni’yi, yurt dışına sürmüş (ki, bu hizmetinden dolayı katledilmiştir)

-M. Kemal ise, mübadele ile, 500 bin Hristiyan Rum’u yurt dışına göndermiş, bir o kadar Müslümanı yurda getirmiştir.

-Şayet, Talât Paşa, 1,5 milyon Ermeni’yi yurt dışına sürmeseydi, acaba kurtuluş savaşını kazanabilir miydik?

Tehcir ve mübadele olmasaydı,

-Şu anki Türkiye nüfusunun, %98′ i Müslüman olabilir miydi? Akıl ve muhakeme mekanizmaları eksik siyasal İslamcılar, bu durumları dikkate alarak, bu iki devlet adamımıza neden şükran duymazlar?.

-Büyük Türk Milliyetçisi, Ziya Gökalp onun için;

“Türk neferi gibi temiz yürekli,

Tasallufsuz, tefahürsüz bir alp’ sin!

Türk tarihi gibi, namus heykeli,

Hiçbir zaman sarsılmayan bir kalp’ sin!

Sen, candan birleştiren bir ruhsun!

Vicdanı sende görür, cemiyet.

Necat teknesidir, Sen Nuh’sun!

Sen olmazsan öksüz kalır Millet!” diyerek yüceltmiştir.

-Büyük Atatürk, ise, hem “İttihat Terakki” hem de onun başkanı, Talât Paşayla ilgili olarak;

“İttihat Terakki, namuskârane doğmuş, namus ve fedakarlığı sayesinde muvaffak olmuş ve bütün siyasi hayatını namuskârane yaşamıştır. Talât Paşa, İnkılabın büyük teşkilatçısıdır. Vatan, büyük bir evladını, İnkılap büyük bir teşkilatçısını kaybetti” demiştir.

İsmet Paşadan, Celal Bayar’a, Fevzi Çakmak’tan, Kazım Karabekir’e kadar, tüm   devlet adamlarımız hatıralarında, Talât Paşa’dan sitayişle bahsederler.

Ancak bu siyasal ümmetçi kesim, kuyruk acılarından dolayı İttihat ve Terakkiye husumet duyuyorlar. Bu konuda haklılar. Çünkü;

-Cumhuriyeti kuran kadrolar, İttihat ve Terakki ekolünden geliyorlar. Türkçü ve Kuvayi milliyetçilerdir. Aynı zamanda, çağdaş ve laiktirler.

-Kendileri de geçmişteki Osmanlı’yı gerileten, aklı ve bilimi ret eden, matbaanın yurda gelmesine ayak direyen,

– 3.Ncü Selimden beri yapılmak istenen her iyi icraata “istemezüük” diye karşı çıkan,

-Ve nihayetinde, birinci dünya harbinden sonra Anadol’unun işgalinde, padişah Vahidettin ve Damat Ferit yanında yer alıp, Kurtuluş Savaşı’na karşı çıkan, İngiliz işbirlikçisi, Hürriyet ve İtilaf partisinin devamıdırlar!..

-Kısacası, bu husumetin kökeni, çok eskilerden beri kan davası şeklinde devam etmektedir.

Bu güruhun, mücadeleyi edep dışına çekip, günümüz siyasi zemininden, daha eskilere taşımalarının altında bu niyet yatmaktadır.

Biz, Türk milliyetçileri, başta, büyük Atatürk, İsmet Paşa, olmak üzere, TC’ nin tüm kurucu liderleri ile,

-İttihat-Terakki ve onun kurucu liderleri, Talât, Enver ve Cemal paşalar olmak üzere, bu güruhun hedef alıp yıpratmaya çalıştığı tüm değerlerimizi sahiplenip korumak zorundayız.

Bu bizim ar ve namus borcumuzdur!..

Sevgi ve saygılarımla…

Alıntı: Mehmet Özcan

Posted in Hikayeler | ŞEHİT BAŞBAKAN TALÂT PAŞA için yorumlar kapalı
Nis 09

TARİHTE BUGÜN

TARİHTE BUGÜN

9 Nisan:

193 – Septimius SeverusRoma imparatoru oldu.

1241 – Moğol İmparatorluğu ile müttefik Polonya ordusu arasında Legnica Muharebesi gerçekleşti.

1945 – Königsberg Kuşatması sona erdi.

1967 – Boeing 737, ilk uçuşunu gerçekleştirdi.

1991 – GürcistanSovyetler Birliği‘nden bağımsızlığını ilan etti.

Zeno (Ö. 491)

Charles Baudelaire (D. 1821)

II. Isabel (Ö. 1904)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Nis 09

MEDENİYETİN TEMELİ ADALETTİR

MEDENİYETİN TEMELİ ADALETTİR.

Aydın Üniversitesi 2017 yılında Altay Toplumları Sempozyumu düzenlemişti. Sempozyum fikrini, Hacettepe Üniversitesi’nde Türk hükümetinin bursuyla okuyan Güney Koreli Türkolog Prof. Dr. Han-Woo Choi, yıllar önce ortaya atmıştı.

Bu Türkolog’un tespitlerine göre adalet, Türklerin, Japonların, Korelilerin de içinde olduğu Altay toplumlarının kurduğu bütün medeniyetlerin temelidir.

Sempozyumda “Altay Türklerinde Halk Hikmeti” başlıklı bir bildiriyle katılan Prof. Dr. Sema Önal ise, Çek bilgini Hrozny‘den şu alıntıyı yapmıştı:

“İnsanlık Kültürü, Tibet, Altay, Hazar üçgeninden çıkarak dünyaya dağılmıştır. Altaylardan kopan Sümerliler de Çin’i, Etileri, Girit’i, Mısır ve Hind’i aydınlatan medeniyet farını Mezopotamya’da yakmıştır. Sümerli dili de Türkçedir, onunla akrabadır.”

Sema Önal, daha sonra şöyle demişti:

“Kaldeliler ve özellikle Sümerlilere göre, gökleri idare eden kanunlar hem toplumda hem de insanın ruhu ve bedeninde yansır. Her yerde kozmik adalet hüküm sürmektedir. Bu adalet, evrendeki bütün parçaları uyum içinde bir arada tutar. Toplumdaki adalet de toplumu bir arada tutan şeydir. Bedendeki adalet, sağlık; ruhtaki adalet, erdemdir. Adalet her şeyin özüdür, hatta öteki dünyanın da özüdür.”

***

Diğer taraftan Tayyip Erdoğan da 2021-2022 Adli Yıl Açılış Töreni konuşmasında “Devletin dini adalettir.” sözünü hatırlatarak “Eğer bir devlette adalet yoksa onun hangi sistemle yönetildiğinin, kim tarafından idare edildiğinin, vatandaşlarının hangi inanca veya milliyete sahip olduğunun bir önemi kalmaz, orada sadece zulüm hüküm sürer. Evet, adalet devletin varlığının sebebidir. (…) Bu nedenle haktan, hukuktan asla vazgeçmeyeceğiz. Amaca giden her yolu mubah gören anlayışı reddediyoruz. Doğru ve düzgün amaçlarımıza, doğru ve düzgün araçlarla ulaşmaya devam edeceğiz. Adaleti sadece adliye binalarına, duruşma salonlarına tahsisli bir kavram olarak görmeyeceğiz.” demişti.

Alıntı

Posted in Gündem | MEDENİYETİN TEMELİ ADALETTİR için yorumlar kapalı
Nis 08

TARİHTE BUGÜN

TARİHTE BUGÜN

8 Nisan:

217 – Roma imparatoru Caracalla, bir komplo sonucu öldürüldü.

1784 – Messier 91William Herschel tarafından keşfedildi.

1904 – İngiltere-Fransa Dostluk Antlaşması imzalandı.

1911 – Hollandalı fizikçi Heike Kamerlingh Onnessüperiletkenliği keşfetti.

2014 – Windows XP için genişletilmiş destek sona erdi.

Timur (D. 1336)

Gaetano Donizetti (Ö. 1848)

Pablo Picasso (Ö. 1972)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Nis 08

“PİPOM KAYBOLDU”

“PİPOM KAYBOLDU”

Bir gün Stalin, Urallardan gelen bir maden işçisi heyetini ağırlar. İşçiler gittikten sonra piposunu arar, bulamaz. KGB’nin başı Lavrentiy Beria’yı arar, “Lavrentiy Pavlovich, şu işçiler gittikten sonra pipom kayboldu.” der. Beria, “Baş üstüne Yosif Vissarionovich [Stalin’in asıl ismi], derhâl gerekli önlemleri alıyorum!” On dakika sonra Stalin önündeki çekmecelerden birini çeker ve pipo orada durmaktadır. Pipoyu yakar, bir nefes çeker. Dumanı üfleyip halka yapar ve Beria’yı tekrar arar. “Lavrentiy Pavlovich, pipo bulundu.” Beria cevap verir, “Çok yazık. Hâlbuki hepsi itiraf etti.”

Posted in Fıkralar | “PİPOM KAYBOLDU” için yorumlar kapalı