Ara 14

Kudüs Gerçeği

Kudüs Gerçeği

 

Konu tarihsel açıdan özetlendiğinde, İsrail Devleti kurulmasının fikir babası olan Theodor Herzl’in II. Abdülhamit’ten olumlu cevap alamamasıyla ısrarla başlattığı farklı çalışmalar sonucunda 1917’de yayınlanan Balfour Deklarasyonu ile Yahudi nüfusun Filistin’e yerleşmesinin yolu açılmıştır. Bu süreci Osmanlıyı arkadan vuran Hicaz Emiri Şerif Hüseyin’in oğlu Faysal’ın 1919’da siyonist lider Weizmann ile defalarca görüşerek Filistin’e Yahudi göçmenlerin yerleşmelerini kabul etmesi takip etmiştir. Daha sonra Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e de sunulan benzer talepler kesinlikle reddedilerek kabul görmemiştir.

1948’de İsrail Devleti’nin ilan edilmesine karşı gelen Arap devletlerinin açtığı savaş Yahudi ordusunun mağlubiyetiyle sonuçlanmak üzereyken Batı’nın dayatmasıyla ateşkes ilan edildi.

10 Haziran 1967’de daha güneş doğmadan İsrail’in Arap ülkelerine ani hava saldırısıyla başlayan ve 6 Gün Savaşı olarak adlandırılan savaş sonucunda Mısır ve Suriye’nin tüm askeri havaalanları tamamen kullanılamaz hale gelmiş ve sonuçta Doğu Kudüs, Batı Şeria, Cenin ve Golan Tepeleri İsrail tarafından işgal edilmiştir. 

1970’de Arapların petrol ambargosu tehdidiyle başlattıkları ekonomik savaş sonuç vermemiş, 1973’de Enver Sedat Süveyş Kanalını geçerek kısmen bir başarı elde etmiş olsa da yine kendisi tarafından daha sonra İsrail ve Mısır Camp David anlaşması imzalanmıştır. Nitekim bundan sonra Araplar, İsrail’le savaş kavramını tabiri caizse sözlüklerinden bile çıkarmışlardır.

Dünyada tek din devleti olan İsrail, tahrif edilmiş Tevrat’a göre Ortadoğu sorununun kaynağı Nil’den Fırat havzasına kadar uzanan vaat edilmiş ”Arz-ı Mevud” topraklardır. Bunun için hedef Kudüs’ü başkent yapmak ve Mescidi Aksa yıkılarak yerine Süleyman Mabedi inşa etmektir.

Trump’ın kararını ilan etmeden önce görevlendirdiği damadı ve baş danışmanı Jares Kushner’in aracılığıyla S.Arabistan, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri ve Ürdün liderlerinin tanıma kararı konusunda ikna edildikleri ileri sürülmektedir. Yani tarih tekerrür mü etmektedir?

Türkiye’nin itirazları yerinde olmakla birlikte haklı tavrını tek başına yürütmesi yeterli olmayabilir ve hatta yalnız da kalabilir. BM kararlarını hiçe sayan İsrail’in şu ana kadar uyguladığı politikaların düzeltilmesi ancak İslam Dünyasının yanı sıra uluslararası camianın ekonomik, askeri, siyasi yönden topyekûn işbirliği sağlandığı takdirde çözülebilir.

 

Kaynak Yeniçağ

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , | Kudüs Gerçeği için yorumlar kapalı
Ara 13

Altın Sözler

Altın Sözler

Alışkanlıkların zincirleri, önce duyulmayacak kadar hafif, sonra kırılamayacak kadar güçlü olurlar. Benjamin Dızraelı

* Allah, dolu ellere değil, temiz ellere bakar. P.Syrus

* Bir iş yapmak için neden yarını bekliyorsun. Bugün de dünün bir yarını değil midir. Ömer Hayyam

* Bir paranın nereden geldiğini görmek istiyorsan, nereye gittiğine bak. Ebu Hanife

* Bir milletin büyüklüğü, nüfusunun çokluğu ile değil, akıllı ve fazilet sahibi adamlarının sayısı ile belli olur. Victor Hugo

* Cahil kimsenin yanında kitap gibi sessiz ol. Mevlana

* Eskimiş fikirler paslanmış çivilere benzer, söküp atmak çok güçtür. C. Şahabattin

* Dil, bir ulusun aynasıdır. Bu aynaya baktığımız zaman, orada kendimizin gerçek yankısını görürüz. Schiller

* En büyük cezaevi, cahil bir insanın kafasının içidir. Montaigne

* Cibilliyetsize ilim öğretmek, eşkıyanın eline kılıç vermektir. Mevlana

Posted in Atasözleri Vecizeler | Tagged , , , , , , , , , | Altın Sözler için yorumlar kapalı
Ara 12

Birileri ülkeyi harabeye çevirmiş

Birileri ülkeyi harabeye çevirmiş

Birileri Türkiye’yi harabeye çevirmiş. Dikey yapılanma, yatay yapılanma derken caddelere, sokaklara, insan manzaralarına bakınca sadece düşey manzara görüyorsunuz. Bir süreden beri, bu ülkenin yönetim tarzını en iyi anlatan deyim “Saldım çayıra, Mevlam kayıra”dır, deyip duruyordum. Şimdi ondan da şüphe etmeye başladım. Galiba birileri bilerek, isteyerek, bilinçli olarak Türkiye’yi dönüştürmek istiyor. Şehirlerin görünüşünden insan manzaralarına kadar her şeyi dönüştürmek istiyorlar. Hayır, “Ahsen-i takvim” istemiyorlar, “esfel-i sâfilin” istiyorlar. Esfel ve echel ve ebleh insanlarla doldurmak istiyorlar her yanı. Böyle istiyorlar ki herkes onlara iyi çoban desin. 

Bu kelimeleri onların anlayabildiğini düşünüyorum ama yine de açıklayayım. Esfel, echel ve ebleh… Dikkat ederseniz hepsi de aynı hizada gibi. Hepsi de iki kapalı hece, hepsi de e ile başlıyor ve e ile devam ediyor. Arapçada bu kalıba ef’al vezni diyorlar, dil bilgisindeki adı da ism-i tafdil. Yani Türkçede “en” zarfı ile pekiştirdiğimiz sıfatlar, Arapçada bu vezinle yapılıyor. Eh, az çok manaları anlaşılmış olmalı. Ama ben yine sırayla söyleyeyim: En sefil, en cahil, en aptal.

İstiyorlar ki insanlar esfel ve echel ve ebleh olsunlar. İyi nedir, doğru nedir, güzel nedir, anlamasınlar. Şiirin, müziğin, resmin, filmin, heykelin, mimari eserin güzelini fark etmesinler. Güzel ve temiz bir mekânda yaşamasınlar ki güzellikten, temizlikten haberleri olmasın. İçinde yuvarlanıp durdukları caddeleri, sokakları, birbiri üzerine yıkılır gibi duran binaları tek gerçek sansınlar. O canhıraş gırtlak seslerinin, o tuhaf kokulu restoranların içinde yaşasınlar. Nereden nereye yuvarlandıklarını fark etmesinler. 

Bence fotoğrafçılar, ressamlar, belgeselciler bu manzaraları eserlerine yansıtmalı. Yansıtmalı ki geleceğin araştırıcıları, 21. yüzyıl başlarında İstanbul’un nasıl bir kültür harabesine dönüştürüldüğünü görebilsinler.  

 

Alıntı Yeniçağ:  A Bican Ercilasun

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , , | Birileri ülkeyi harabeye çevirmiş için yorumlar kapalı
Ara 11

KUTLUSUN, YÜCESİN, TARİHLERDE ŞANIN VAR!

KUTLUSUN, YÜCESİN,

TARİHLERDE ŞANIN VAR!

 

Ötüken rüzgârları Hürriyeti ekerdi

Türk’ün şahlanan gücü bilekleri bükerdi

Irkının yiğitliği şafak olup sökerdi

Oğuz Han’dan bu güne Sultan’ın var, Han’ın var!

Sen kutlusun, yücesin tarihlerde şanın var!

 

Geçmişi unutmayıp ileri bakmalısın

Pek çok Türk devletinin şanını takmalısın

Kızıl Elma Ülküsü ateşi yakmalısın

Osmanlı, Selçukludan, Göktürk’ten unvanın var!

Sen kutlusun, yücesin tarihlerde şanın var!

 

Tarihine biz göz at zaferler sevmedi mi?

Peygamberin diliyle Hak seni övmedi mi?

Atan yedi düveli daha dün dövmedi mi?

Şanına kubbe olmuş müthiş asumanın var!

Sen kutlusun, yücesin tarihlerde şanın var!

 

Hep merhamet eyledin daim gözü yaşlıya

Dizliye diz çöktürdün, baş eğdirdin başlıya

Saygı sevgi gösterdin kadın çocuk yaşlıya

Vatan namustur diyen müthiş bir beyanın var!

Sen kutlusun, yücesin tarihlerde şanın var!

 

İncit, kır, öldür, yok et, ez şu yılan dölünü 

Hiç acıma kes Türk’e çatan çatal dilini

İnsanlığın güneşi, soldurma Türk gülünü

Uğruna can verdiğin bir kutsal vatanın var! 

Sen kutlusun, yücesin tarihlerde şanın var!

 

Dağları erittiğin günleri unutma bak!

O destanlar yazdığın dünleri unutma bak!

Çağ kapatıp çağ açan ünleri unutma bak!

Bu vatan toprağında, al bayrakta kanın var  

Sen kutlusun, yücesin tarihlerde şanın var!

 

Kenan ŞAHBAZ

Posted in Şiirlerim | Tagged , , , , , , , , , , , , | KUTLUSUN, YÜCESİN, TARİHLERDE ŞANIN VAR! için yorumlar kapalı
Ara 10

İslam ordusu ne iş yapar!..

İslam ordusu ne iş yapar!..

2015 yılında bir İslam Ordusu kurulmuştu. İran, Irak ve Suriye’nin katılmadığı İslam Ordusu’nun kuruluşuna dair ilk açıklama Suudi Arabistan Savunma Bakanı Muhammed bin Selman tarafından yapılmıştı.

En azından, İslam Ordusu Kudüs’te olup bitenlerin ardından teyakkuza geçirilemez mi?.. Alarma geçirilemez mi?.. Üye olan ülkelerden, “İslam Ordusu’na  şu kadar güç göndermeye hazırız açıklamaları” neden peş peşe gelmez?.. Bugüne kadar dünyada hiçbir etkili karara imza attığı görülmeyen İİT, olağanüstü toplantıya çağrılırken neden İslam Ordusu gündeme getirilmez?.. İslam Ordusu, İslam Barış Gücü olarak devreye girsin demek çok mu zor iş?..

İslam Ordusu koalisyonu üyelerine bir bakın:

Afganistan, Bahreyn, Bangladeş, Benin, Birleşik Arap Emirlikleri, Brunei, Burkina Faso, Cibuti, Çad, Fas, Fildişi Sahili, Filistin, Gambiya, Gabon, Gine, Gine Bissau, Katar, Komorlar Birliği, Kuveyt, Libya, Lübnan, Maldivler, Malezya, Mali, Mısır, Moritanya, Nijer, Nijerya, Pakistan, Senegal, Sierra Leone, Somali, Sudan, Suudi Arabistan, Togo, Tunus, Türkiye, Uganda, Umman, Ürdün, Yemen.

Tükürseler İsrail’i boğarlar!..

 

Kaynak Yeniçağ:

Posted in Gündem | Tagged , , , , | İslam ordusu ne iş yapar!.. için yorumlar kapalı
Ara 09

Profesör ve Öğrenci

Profesör ve Öğrenci

Üniversite yemekhanesine öğlen yemeği yemek için giren bir öğrenci tüm masaların dolu olduğunu görünce etrafına bakınmış ve üniversite

profesörünün oturduğu masanın boş olduğunu görerek oraya oturmuş.

Profesör kaşlarını çatarak öğrenciye; “Öküzler ve kuşlar aynı masada oturamaz!”

Öğrenci; “O zaman ben uçuyorum’ diyerek masadan kalkmış.

Profesör bu cevaba çok sinirlenmiş, bu öğrenciye takmış ve sınavını başarısız geçmesi için elinden geleni yapmış. Yalnız sınavda öğrenci tüm soruları

çok kusursuz bir şekilde cevaplamış.

Profesör öğrenciye, “Sana son bir soru soracağım, demiş. Yolda yürürken iki torba bulduğunu hayal et, birinde akıl var, diğerinde ise para var. Hangi

çuvalı alırsın?”

Öğrenci, “Para olan çuvalı alırdım. Peki siz hangisini alırsınız?”

“Ben akıl olan çuvalı alırdım” diye yanıtlamış profesör.

Öğrenci, “Normal! Herkes kendinde ne eksikse onu alır!”

Profesör çok sinirlenmiş, öğrencinin not defterini alıp içine “öküz” yazmış. Öğrenci nota bakmadan odadan çıkmış.

Bir dakika sonra öğrenci kapıyı aralamış ve “Sayın profesör, imzanızı atmışsınız, fakat notumu yazmayı unutmuşsunuz.” demiş.

Posted in Fıkralar | Tagged , , , , , , , , , | Profesör ve Öğrenci için yorumlar kapalı
Ara 08

Kılıçdaroğlu’nun iddiaları: 200 milyar Dolar komisyon nerede?

Kılıçdaroğlu’nun iddiaları:  200 milyar Dolar komisyon nerede?

“1 Ağustos 2011, Man Adası devletinde bir Sterlinlik bir şirket kurulur. Belvey Limited Şirketi. Sahibi Sıdkı Ayan, 15 Kasım 2011’de bu şirketi Kasım Öztaş’a devreder. Ben Erdoğan’a bir soru soruyorum, tekrar. Sıdkı Ayan kimdir tanıyor musun? Eminim benden çok daha iyi biliyorsun kim olduğunu. Peki bu Kasım Öztaş’ı tanıyor musun? Bu şirketin bütün kayıtları bizim elimizde. 15 Aralık ve 26 Aralık 2011 tarihinde Belvey şirketine 2,5 milyon Dolar para gönderiyorlar. Ziya İlgen 1 milyon 250 bin Dolar, Mustafa Erdoğan 1 milyon 250 bin Dolar… 27 Aralık 2011’de Osman Ketenci 1 milyon 250 bin Dolar gönderiyor. Mustafa Gündoğan, 1 milyon 250 bin Dolar.. Ahmet Burak Erdoğan, oğlu… 2 milyon 300 bin Dolar gönderiyor. Şimdi diyecekler ki, bunların belgesi var mı? Bütün bu paraların swift mesajları elimizde. Banka dekontları da elimizde. Bunlar resmi kayıtlardır. O şirketlerin kayıtlarında da var. Hepsinde var, hiç sağa sola kaçmaya gerek yok. Haysiyetli bir adamsan gereğini yapacaksın, nokta.”

Kılıçdaroğlu, bunları söyledikten sonra “Sevgili Erdoğan, sen Türkiye’yi yönetemiyorsun, felakete sürüklüyorsun. Ben senin bildiğin susan, iki tane koltuk verdik oturur sesini keser dediğin adam değilim. Ben bu milletin evladıyım.” dedi ve “30 milyar Dolar Suriyelilere para harcadığını söylüyorsun. Kimin için, nerede, ne zaman harcadın?” sorusunu da tekrarladı.

Şimdi soru şu: Belgelerin gerçek olup olmadığını incelemeye yani soruşturma başlatmaya hangi savcı cesaret edecek?

***

Denilebilir ki Tayyip Erdoğan, “Benim yurt dışına milyonlarca para gönderdiğim ileri sürülüyor. İspatlayamazlarsa…” demişti… Evet, ama Kılıçdaroğlu, “Sen gönderdin” iddiasında bulunmamıştı ki…

Yurt dışına gönderildiği iddia edilen para, birkaç milyon Dolardır! Oysa 15 yıllık AKP iktidarında toplam 800 milyar Dolarlık ihale yapıldığı hesaplandı. Herkes biliyor ki kimseye komisyonsuz ihale verilmiyor! Yüzde 10 değil, yüzde 25 olduğu söylenen ve “havuz”da toplandığı bilinen komisyonların toplamı 200 milyar Dolar ediyor! Aylardır soruyorum; komisyonlar nerede, hangi ülkede?

 

Kaynak Yeniçağ

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , | Kılıçdaroğlu’nun iddiaları: 200 milyar Dolar komisyon nerede? için yorumlar kapalı
Ara 07

“Türk Kafası”

“Türk Kafası”

Hani lunaparklarda insanların güçlerini ölçmek için yumruk attığı toplar vardır. Bu, Fransa’da icat edilmiş en ilkel dinamometredir ve “Türk kafası” denilen basit bir makinedir. Fransızlar, kendilerini Kanuni zamanında Almanların elinden kurtaran Türkler olmasından doğan aşağılık komplekslerini, Türk kafası dedikleri bu topları yumruklamak suretiyle tatmin ediyordu!

Sultan Abdülaziz, 1867’de Paris’te bir sergide bu makineyi görüp, başında duran mucitten adının da “Türk kafası” olduğunu öğrenince yanında bulunan Halil Paşa‘dan topa bir yumruk atmasını ister.

Halil Paşa, yumruğu vurunca alet darmadağın olur!

Paşa, Abdülaziz‘e dönerek “Bu Türk kafası değildir Sultanım! Bu olsa olsa, Avrupa kafası ki bir vuruşta dağıldı.” der.

Şimdi Halil Paşa yok ama o demokratik yumruğu atacak olan Türk milletidir. Yoksa “AKP iktidarı sayesinde Türk olmaktan kurtulduk”, “Her türlü milliyetçiliği ayaklarımın altına aldım”, “Bana Türklükle de gelmeyin”, “Ne mutlu Türk’üm diyene sözünü dağlara taşlara yazdılar. Bu ilkelliktir ve aşılacaktır” diyenler, “Türk’üm, doğruyum”u ilkokullardan kaldıranlar, bu anayasa değişikliğinden sonra her gün Türk’ün kafasına yumruk atmaya devam eder. Üstelik “milliyetçi parti”nin başkanı ve milletvekillerinin çoğunun desteği sayesinde…

 

Kaynak Yeniçağ 

 

Posted in Hikayeler | Tagged , , , , , , , , , , | “Türk Kafası” için yorumlar kapalı
Ara 06

İktidarın FETÖ hesabı

İktidarın FETÖ hesabı

Türkiye’de 15 yıldır tek başına bir iktidar var. Burnundan kıl aldırmıyor, yapılan hiç bir eleştiriyi kabul etmiyor. Hem ülkeyi tek başına yönetiyor hem de ülkede meydana gelen hiç bir olumsuzluktan kendini sorumlu tutmuyor.

İktidar yaptığı yanlışları eleştiren her kesimi şeytanlaştırmakta, aşağılamakta ve suçlamaktadır. Zehirli bir dil kullanan bu iktidara göre Türkiye’de meydana gelen her olayda muhalefet, faiz lobisi, baronlar, vesayetçiler, dış güçler sorumludur!

Öyle ya FETÖ her yere sızarken, ne istediyse alırken, devletin derinliklerine İmamlarını yerleştirirken onlara bu imkanı muhalif partiler verdi!

15 yıldır ülkeyi yöneten iktidarın olan bitenden sümme haşa hiç bir sorumluluğu yoktur. Bu bağlamda herkes FETÖCÜ, AKP iktidarı sütten çıkmış ak kaşık.

AKP yetkililerinin zaman zaman sureti haktan görünen bazı konuşmalarda FETÖ’yle ilgili olarak itiraf ettiklerini söyledikleri suçlar için “Rabbim ve milletim bizi affetsin!” dediklerinde onlar için konu kapanmış oluyor. FETÖ’yle yanyana, yanak yanağa, kolkola, elele, omuz omuza birlikte yaptıklarından kendileri değil muhalefet, dış güçler ve ajanlar sorumludur.

Yolları birlikte yürümüşler!

Adamlar TSK’yı çökertmek için dava açmışlar iktidar sahipleri kendilerini bu davaların savcısı ilan etmişler.

Devletin mahremine sızmak için kozmik odaya girmek istemişler, iktidar sahipleri buna izin vermişler.

Banka kurmuşlar açılışında bugünkü iktidar sahiplerinin tekmili birden hazır bulunmuş!

Türkçe Olimpiyatları düzenlemişler, iktidar mensupları açılış için kuyruğa girmiş, övgüler düzmüş, hocaefendilerine hasret iradesinde bulunmuşlar.

Okul açmışlar arsasını iktidar mensupları vermiş, yetmemiş iktidar sahiplerinin çocukları bu okullarda eğitim görmüşler. Mezardakileri bile kaldırıp referandumda birlikte evet oyu kullanmışlar.

Yetmemiş her fırsatta hocaefendilerini övmüşler, sevmişler, yüceltmişler ve kutsamışlardır. Pensilvanya’ya hasretinden kavruldukları mesajlarını iletmişler.

Sözün özü yalnız yolları birlikte yürümemişler aynı zamanda devleti ve milleti birlikte yürütmüşlerdir!

Dahası AKP’nin on beş yıllık iktidarında ki icraatı FETÖ’süz, FETÖ’nün 15 Temmuz girişimi de AKP’siz anlaşılamaz.

AKP hesap verecektir!

Bugün söylediklerinin aksine o gün gözleri göre göre, kulakları duya duya, FETÖ’nün söylediği “adliyeyi, mülkiyeyi” Türkiye’yi ele geçirme amaçlarını anlaya anlaya FETÖ hareketinin büyük bir bela haline gelmesine AKP iktidarı sebep olmuştur.

15 Temmuz beslenen karganın göz çıkarmasından ibaret bir süreçtir, hepsi o kadar.

İktidar mensupları milletin kaderini yabancı istihbarat servislerinin, FETÖ özelinde Vatikan’ın, ajanın, hainin uhdesine tevdi etmiş. Sonra da “çok safmışız”, “gafletteymişiz”, “aldatılmışız” milletim bizi affetsin diyerek işin içinden sıyrılmaya kalkmışlardır. Dünyanın hiç bir yerinde iktidar sahiplerinin aldatılmak, kandırılmak ya da gaflette bulunmak gibi bir özgürlükleri yoktur.

İktidar sahipleri on beş yıldır mutlak güç sahibidirler, erk ellerindedir.  Devlet uhdelerinde, istihbarat ellerinde, güvenlik güçleri emirlerinde, her şey de gözlerinin önündeyken olan bitenden kendilerini sorumsuz görmeleri en büyük aldatmacıdır.

‘Biz FETÖ’den ayıklandık, artık FETÖ’yle mücadele ediyoruz, FETÖ’nün zatan elli yıllık tarihi vardır, bizden önceki iktidarlar da FETÖ’ye yol vermişti’ söylemleri zevahiri kurtarmaktan ibaret lakırdılardır.

FETÖ devletin derinliklerine sızarken, AKP’li yetkililerin nerede, nasıl sızıp kaldıklarını, basiretlerinin nasıl bağlandığını Türk kamuoyunun bilme hakkı vardır!

AKP iktidarı yönünden sorun FETÖ’den hesap vermekle de bitecek gibi değildir. Daha BOP’un eş başkanlığı konusu sırada beklemektedir. ABD çıkarlarına uygun olarak Ortadoğu’yu dizayn etme projesi olan BOP’a yerli ve milli bir iktidar nasıl destek olmuştur? Bu konuda Türk kamuoyunun bildiği ya da bilmediği ne varsa ortaya konulmalıdır!

Sonunda önüne yattıkları, Türk Bayrağı’nı fon yaparak önünde röportaj yaptıkları öve öve bitiremedikleri Reza Zarrab bile FETÖ’cü dediler (K.Ş)

Kaynak Yeniçağ

 

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , , , , , | İktidarın FETÖ hesabı için yorumlar kapalı
Ara 05

Altın Sözler

Altın Sözler

* Terbiyedir ki, bir milleti hür, müstakil, şanlı ve yüksek bir topluluk halinde yaşatır yahut bir milleti kölelik ve sefilliğe sürükler. M Kemal ATATÜRK

* Propaganda öyle bir sanattır ki, insan başkasının ayağına basarken, kendisi “Ah ayağım” der.. Bob HOPE 

* “Başarısızlık ecel değil öğretmendir; başarısızlık yenilgi değil, gecikmedir; çıkmaz sokak değil dönemeçtir.” William Arthur Ward 

* “Geçmişteki başarısız sonuçlara takılıp kalmayın. Eğer bizi yaratan sürekli geçmişimize bakarak yaşamamızı isteseydi, gözlerimiz ensemizde olurdu!

Geçmişteki başarısızlıklarımızı sürekli gözümüzün önünde tutmak isteseydi, şakaklarımıza dikiz aynası koyardı! Geçmişteki başarısızlıklarınızı ne

unutun ne de büyütün. Geçmişin kötü izlerinin geleceğinizi şekillendirmesine izin vermeyin.” Mümin Sekman     

* Birçoğu yanlış düşünür. Bazıları hiç düşünmez. Gerisi düşünenleri kötüler. Voltaire                                                            

* Er meydanında dansöz oynamaz..  Anonim       

* Küçük hırsızlar el feneri, büyük hırsızlar deniz feneri kullanır… Ama mutlaka ışık, ampul lazım deniliyor… Doğru, ışıksız, ampulsüz olmaz… Deniz Baykal                                                                                                                                                                                                                         

* *Güneş, kötüleri bile aydınlatır..  SENECA   

* Birine çamur atmadan önce düşün ve sakın unutma; önce senin ellerin kirlenecek..      

Posted in Atasözleri Vecizeler | Tagged , , , , , , , , , | Altın Sözler için yorumlar kapalı