May 27

CUMHUR İTTİFAKINIZ BU MU EY MHP VE BBP?!

CUMHUR İTTİFAKINIZ BU MU EY MHP VE BBP?!

 

Fotoğraftaki zatın Genel Başkanı olduğu partinin programı;

“Cumhuriyet ideolojisi, temel olarak iki ilke üzerine kurulmuştur. Bunlardan biri laiklik, diğeri de Türklüktür. …hem laiklik hem de Türklük dayatmalarına tepki olarak vuku bulan Şeyh Said Kıyamı, Dersim ve Ağrı Ayaklanmaları büyük bir şiddetle ve katliamlarla bastırılmış, (…) bu dönemde yapılan zulüm ve vahşet akıl almaz boyutlara ulaşmıştır.(…)

Öncelikle bugüne kadar yapılan zulümlerden dolayı devlet adına özür dilenmeli ve mağdurlara tazminat ödenmelidir.

Türkiye Cumhuriyeti devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkesin Türk olduğu nitelemesinden vazgeçilerek Kürtlerin varlığı anayasal olarak tanınmalı, Türkler ve Kürtler, ülkenin asli kurucu halkları olarak kabul edilmelidir.

Kürtçe, Türkçe ile beraber ikinci resmi dil olarak kabul edilmeli, Kürtçe aynı zamanda eğitim dili olmalıdır…

İlköğretim öğrencilerine okutulan, ırkçılık kokan ‘Andımız’ ve benzeri metinler kaldırılmalıdır. Muhtelif yerlerde yazılan ‘Ne Mutlu Türküm Diyene’ gibi yazılar silinmeli, “Bir Türk dünyaya bedeldir.” şeklindeki ırkçı söylemlere son verilmelidir.

Zulüm ve ayrımcılık uygulamış olan tarihi şahsiyetlerin isimlerini taşıyan okul, kışla, cadde, sokak ve benzeri yerlerin isimleri derhal değiştirilmelidir.

Başta vatandaşlık tanımı olmak üzere, anayasa ve sistemin bütün resmi literatürüne hâkim olan Türklük esaslı dışlayıcı ve ayrımcı söylem terk edilmelidir.

İsimleri değiştirilen yerleşim yerlerine eski adları geri verilmelidir…

Başta Şeyh Said olmak üzere Kürtlerin büyük bir saygı ile andıkları Kürt âlimlerine zulmedildiği resmen kabul edilmeli, yakınlarından ve bütün halktan özür dilenmelidir…

Mevcut yapının tabu olarak kabulünden vazgeçilerek olumlu ve olumsuz tüm yönleri ile eyalet sistemi, özerklik, federasyon gibi yönetim modelleri üzerinde serbestçe tartışılabilmelidir. Toplumun huzur, refah ve güveni için gerekli olduğunun toplumun çoğunluğu tarafından kabulü halinde bu modeller uygulanabilmelidir…”

 

Alıntı

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , | CUMHUR İTTİFAKINIZ BU MU EY MHP VE BBP?! için yorumlar kapalı
May 26

ALTIN SÖZLER

ALTIN SÖZLER

* “Bütün insanlar eşit yaratılmışlardır. Yaradanları tarafından vazgeçilmez haklara sahip kılınmışlardır. Bu haklar; yaşam, ozgürlük ve mutluluğa ulaşma hakkıdır.” Thomas Jefferson

* “Ne mümkün zulm ile bidad ile imha-i hürriyet.” Namık Kemal

* “Hiç kimse bir başkasının efendisi ya da kölesi değildir.”  John Hospers

* “Özgürlük olmayan bir ülkede ölüm ve çöküntü vardır. Her ilerlemenin ve her kuruluşun anası özgürlüktür.” MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

* “Ayaklarıma pranga vurabilirsiniz, fakat inancıma vuramazsınız. Zeus bile beni mağlup edemez.” Epiktetus

* “Tanrı, siyah, kahverengi ya da sarı insanların özgürlüğünü değil, tüm insan ırklarının üstünlüğünü istiyor.” Martin Luther King Jr

* “Sivil özgürlük, doğal özgürlük demektir.” Alexander Hamilton

* Huzuru evinde arayan ve bütün meselelerin başlangıç noktası olarak kabul eden bir kimse birçok güçlüğü halletme yolunu bulmuş demektir. 

Posted in Atasözleri Vecizeler | Tagged , , , , , | ALTIN SÖZLER için yorumlar kapalı
May 25

AKP’NİN KORKUSU!

AKP’NİN KORKUSU!

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Atik Ağdağ‘ın, KRT‘da Çağlar Cilara‘nın sorularını cevaplandırırken Ak Parti’ye dair değerlendirmesi:

Ak Parti tabanı içerisinde bir kitle var, gözü körelmiş, Erbakan hocanın tabiriyle narkozlanmış. Neyi alkışladığını çok bilmiyor. Reis dedi diye alkışlıyorlar. Tuvalet 1 milyondu, 1 liraya düştü diyor adam alkışlıyor, neyini alkışlıyorsun bunun? O kitleye bir şey anlatmak bugünkü şartlarda mümkün değil. Kilitlenmiş… Onlarla ayrı galaksilerdeyiz, onlarla aynı galakside yaşamıyoruz. Ama meseleleri akleden, kaygı duyan, Ak Partili olsa bile, Ak Parti’nin yönetiminde milletvekili, belediye başkanı olan çok ciddi kitle var ve bizimle temas içindeler. Temel Bey bizim dile getiremediğimizi dile getiriyor diyorlar. Önümüzdeki seçimlerin, 3 Kasım seçimlerine benzer bir hava doğuracağı kanaatindeyim. 99 seçimlerinde DSP yüzde 21 oy aldı, 2002 seçimlerinde ise yüzde 1 oy aldı. Saadet Partisi işini düzgün yaparsa Ak Parti’ye hayatının en büyük siyasi şokunu yaşatacak şekilde sonuç çıkacak. Ak Parti çok büyük bir kopuş yaşayacak.”

Karamollaoğlu, aday olduktan sonraki konuşmada, “Türkiye’yi tek akıl ile değil, ortak akıl ile yönetme yoluna gideceğiz.” demesi yanında “Bizim yönetimimizde yolsuzluğa, yandaşlığa, yalakalığa, yasağa ve yağmaya hiçbir zaman yer olmayacaktır.” İfadelerini dile getirdi

 

Alıntı

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , | AKP’NİN KORKUSU! için yorumlar kapalı
May 24

İMDAT EL HAYY!.

İMDAT EL HAYY!..

 

Duygu denizinde boğuluyoruz                                

Er Rahman, Er Rahim, imdat ey El Hayy!                          

Volkan lavı gibi dağılıyoruz                              

Er Rahman, Er Rahim, imdat ey El Hayy!                          

 

Bir gülü koklamak istedi gönül

Aşk ile şoklamak istedi gönül

Koynumda saklamak istedi gönül

Er Rahman, Er Rahim, imdat ey El Hayy!                          

 

O gülün kokusu sardı her yanı

O andan bu güne hardı her yanı

Bir bedenim hariç vardı her yanı

Er Rahman, Er Rahim, imdat ey El Hayy!         

 

Tertemiz sevgiye izin ver ya Rab!

Gönül gözümüzde coşsun fer ya Rab!

Gönlümüze eşsiz sevgi ser ya Rab!

Er Rahman, Er Rahim, imdat ey El Hayy!                          

 

Bu aşk ile lime lime eririm

Her imdada ses verirsin bilirim

Yaratansın senin için ölürüm

Er Rahman, Er Rahim, imdat ey El Hayy!                          

 

Aşkın kainatı ayakta tutan

Gönül cevherini sensin aratan

Erkeği, dişiyi, aşkı yaratan

Er Rahman, Er Rahim, imdat ey El Hayy!  

 

Kenan ŞAHBAZ

Posted in Şiirlerim | Tagged , , , , , , , | İMDAT EL HAYY!. için yorumlar kapalı
May 23

Devleti yöneteceklere

Devleti yöneteceklere

Hz. Peygamberimizin: “Âdil hükümdarın bir günü (bir gün adaletle hükmetmesi) bir kişinin kendi kendine altmış yıl (nafile) ibadet etmesinden daha hayırlıdır.”, “Üç kimsenin duası reddedilmez. Bunlardan biri de âdil devlet adamıdır.”, “Adalet güzeldir, âmirlerde olursa daha güzeldir.” gibi sözleri etrafında şekillenen yönetim anlayışı 1. Halife Hz. Ebubekir’in ilk hutbesine şöyle yansımıştı:

 “Ey insanlar! Size halife oldum ama bu, sizden daha hayırlı olduğumu göstermez. İdaremde isabetli olduğum sürece bana yardım edin. Doğruluktan ayrılırsam beni düzeltin. Doğruluk emanet, yalancılık hıyanettir. İçinizde zayıf olan, hakkını alıncaya kadar benim yanımda kuvvetlidir. İçinizde kuvvetli olansa başkasının hakkını ondan alıncaya kadar zayıftır. (…) Bir millette kötülük yaygın ve revaçta olursa Allah o milleti belaya düşürür.”

Bu metin dikkatlice incelenerek günümüze uyarlandığında yöneticilerin uyması gereken temel prensiplerin şunlar olduğu görülür:

1-            “Millet beni seçti, en büyük benim” havasına girmemek.

2-            Fakir-fukara ve kimsesizleri koruyup kollamak…

3-            Güçlünün değil, haklının yanında yer almak.

4-            Doğruluktan ayrılmamak.

5-            Yalan söylememek.

6-            Eleştiriye açık olmak…

Üç halifenin “hutbe”lerini geçerek sadece Hz. Ömer’in “adalet“, Hz. Osman’ın “hilim” (yumuşak huyluluk), Hz. Ali’nin de “ilim” sembolü olduğunu hatırlatmakla yetiniyoruz. Dört halife döneminden intikal eden müktesebatı bütün olarak değerlendirdiğimizde Hz. Ebubekir’in hutbesinde işaret edilenlere ilaveten devlet yöneticilerinde bulunması gereken diğer özellikleri de şöyle sıralayabiliriz:

1-            Mütevazılık

2-            Hizmet aşkı

3-            İstişare

4-            Adalet

5-            Yumuşak huyluluk

6-            Akıllılık

7-            Bilgelik

Bu özellik ve güzellikler Türk örf ve âdetleriyle birleşerek ilk Müslüman Türk devleti olan Karahanlı ve Selçuklu devlet teşkilatlarında uygulama alanı bulmuştur. Gerek Karahanlı devleti saray nâzırı Yusuf Has Hacib’in “Kutadgu Bilig“i, gerekse Büyük Selçuklu devletinin meşhur veziri Nizamülmülk’ün (ö.1092) “Siyâsetnâme“si bu konuda bize ayna tutmaktadır.

Aynı yönetim anlayışı Osmanlı devletinde de sürmüştür. Osman Gazi (ö.1326), Orhan Gazi (ö.1360), Murat Hüdavendigar (ö.1389) gibi Osmanlı padişahlarının vasiyetlerine bakıldığında söz konusu yönetim anlayışının devam ettirildiği açıkça görülür. İşte size Osmanlı devletinin kurucusu Osman Gazi’nin, oğlu Orhan Gazi’ye vasiyetinde yer alan birkaç mısra:

“Dilerem ey sâhib-i ikbâl ü câh//İtmeyesin cânib-i zulme nigâh//Adl ile bu âlemi âbâd kıl//Resm-i cihâd ile beni şâd kıl//Râh-ı cihâd içre idüp ictihâd//Memleket-i Rûmda kıl adl u dâd”

Kısacası; millet ve devlet nasıl bir günde ortaya çıkmazsa, onu yönetmeye talip olanlar da günlük hesap ve heveslerle değil, dünden bugüne dînî ve millî yönetim anlayışlarıyla mücehhez olarak yola çıkmalıdırlar. Başarı için “Yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol”

 

Alıntı:  Ahmet SEVGİ

 

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , , , | Devleti yöneteceklere için yorumlar kapalı
May 22

Ünlü ressam

Ünlü ressam

Rafael, Vatikan’da din temalı bir resim yaparken başına iki kardinal dikiliyor. Başlıyorlar resmi acımasızca eleştirmeye. Bunlardan biri resimdeki Sen Paul’ü işaret ederek

“yüzü fazla kızarmış” diyor.

Bunları duyan Rafael başını bile çevirmeden cevap veriyor; “Kilisenin kimlerin eline kaldığını görünce, yüzü kızardı”.

****

“Amma da meraklıymış”

Küçük kız sormuş; “Anne Tanrının her zaman ne yaparsak yapalım bizi izlediği doğru mu?

Evet, doğru yavrum.

– Peki büyükleri izliyor da biz küçükleri de mi?

Evet, onların yaptıklarını da.

Çocuk biraz düşündükten sonra “Amma da meraklıymış” cevabını vermiş.

Posted in Fıkralar | Tagged , , , , , | Ünlü ressam için yorumlar kapalı
May 21

Halkımız, hatta ortalama aydınımız bunları biliyor mu?

Halkımız, hatta ortalama aydınımız bunları biliyor mu?

Başbakan yok artık. Bakanları Cumhurbaşkanı kendisi seçecek Meclis içinden ya da dışından, Meclis içinden seçilenler milletvekilliğinden istifa edecekler. Güvenoyu yok, gensoru yok. Cumhurbaşkanına TBMM Başkanı değil kendi yardımcılarından biri vekalet edecek gerektiğinde. Milletvekili sayımız 600’e çıktı, 18 yaşındakiler de milletvekili olabilecekler.

Bunlar biliniyor genel olarak, gelgelelim iş bu kadarla kalmıyor, bu değişikliklerin ayrıntısına inildiğinde “Şeytan ayrıntıda gizlidir” sözü bir kez daha doğrulanmış oluyor.

Bu konuda yeterince yayın da yok. MHP’de siyaset yapıp şimdilerde İYİ Parti saflarına geçen Eskişehirli 47 yıllık bir avukat, bir araştırmacı-hukukçu yazar bu “ayrıntıdaki gizlemeleri ve gizleri” bir bir ortaya döken bir kitap yazmış. Kitabın adı “Ortak Aklımıza Ne Oldu?/2017 Anayasası Türkiye’yi Nereye Götürüyor?”, Yason Yayınlarınca yayımlanmış. Yazarın adını da yazalım: Av. Ahmet Vural.

Kitaptan ayrıntılar:

-Milletvekillerinin cumhurbaşkanına soru sorma hakkı yok. Mecliste soruşturma açma ve Bakanların Yüce Divan’a sevki neredeyse imkânsız (ağır koşullara bağlanmış).

-Cumhurbaşkanı yasaları veto edebiliyor. Bunu çoğumuz, şimdiki gibi tekrar görüşülmek üzere Meclis’e geri gönderme sanıyoruz. Hayır değil. Veto yedi mi bir yasa, tek yol kalıyor Anayasa Mahkemesi. O mahkemenin üyelerinin çoğunu ise Cumhurbaşkanı seçiyor, dolayısıyla bu yol da kasislerle, uçurumlarla dolu.

-Cumhurbaşkanlığı kararnameleri yasa gücünde. Kanunların üstünlüğü artık lafta, kanunlar kararnamelere eşit bile değiller.

-Cumhurbaşkanına bağımsız tüzel kişilikler kurma yetkisi verilmiş. Bu uygulamanın açacağı yaralar ileride görülecek kanımızca.

-Yürütmede cumhurbaşkanına sınırsız ve denetimsiz yetkiler tanınıyor. Yargı neredeyse tamamen cumhurbaşkanının güdüm ve denetiminde ya da -hadi daha iyimser düşünelim- çizgisinde olacak.

-Cumhurbaşkanının olağanüstü hal ilan etme yetkisi var.

-“Cumhurbaşkanı etnik tavizlere zorlanacak” diyor yazarımız “Tek adamı kim nasıl durduracak” diye soruyor, “Devlet=Tek Adam” olgusunun geldiğini ifade ediyor; çözüm yolu olarak da, ortak akla dönmek gerektiğini vurguluyor.

Getirilen bu sistemi diğer ülkelerdeki başkanlık sistemleri (özellikle de ABD Başkanlık sistemi) ile de karşılaştırıyor ve böyle bir sistemin dünyada olmadığını kanıtlıyor, uyarıyor.

Kitabın bundan sonraki bölümünde yazar; milliyetçilik, laiklik, din, bilim, hukuk konularına giriyor. Müslüman aklının mühürlendiğini, ABD’li yazar Robert Reilly’nin sözleriyle ifade ediyor. Akılcılığı rehber ve yöntem edinen Mutezile Mezhebi ile Maturidiliğe değiniyor, Maturidi’nin “Düşünmemeyi telkin eden her türlü his, şeytan işidir” sözüne dikkati çekiyor haklı olarak.

 

Alıntı: Cazim GÜRBÜZ

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , | Halkımız, hatta ortalama aydınımız bunları biliyor mu? için yorumlar kapalı
May 20

“Babasız bırakmadım”

“Babasız bırakmadım”

Atatürk‘ün vefatından sonra TBMM, İ. İnönü’yü Cumhurbaşkanı seçti. İnönü bu görevi 12 yıl sürdürdü. II. Dünya Savaşı’nda Roosevelt ve Churchill, İnönü’yü savaşa sokmak için çok uğraştı. 1943 yılı başında Adana’da, sonuna doğru da Kahire’de bu konuda görüşmeler yapıldı. Kahire müzakerelerinde Churchill “neden inat ediyor savaşa katılmıyorsunuz?” diye ısrarla sorunca İnönü “Alman panzer tümenleri tamamen motorize ve zırhlı.  Benim askerim yaya, bizim için bu savaşa girmek intihardır. Alman orduları vatanımızı işgal eder” dedi. Churchill; “Ruslar da gelir sizi kurtarır” deyince İnönü “Peki Ruslardan bizi kim kurtaracak?” diye karşılık verdi. Diplomaside kesin başarılı olan İnönü’nün şüphesiz eksikleri, yanlışları da vardır.

Heyhat yıllar geçer 1950 seçimlerini kaybeden İnönü, CHP’nin 27 yıllık iktidarının tek sorumlusu olarak görülür, tenkitler insaf tanımaz, Çankaya’dan kendi köşküne iner. Bu depremi kolay atlatmasının sebebi Mevhibe Hanım’ın desteğidir. İnönü emekli maaşını almak için Ulus’a gider, şuursuz bir grup kendisine sataşır. Paşa, Başbakan Menderes’e durumu kısaca anlatan, can güvenliğinin sağlanmasını isteyen bir telgraf gönderir.

Bir Anadolu seyahatinde Sivas’ta iki kız çocuğu CHP’nin il merkezinde oturan İnönü’nün huzuruna çıkarılır ve ellerindeki kuru deve dikenlerini Paşa’ya verirken “Sen bizi ekmeksiz, şekersiz bıraktın” derler. Paşa gayet sakin “Evet yavrum doğrudur, sizi ekmeksiz, şekersiz bıraktım ama babasız bırakmadım” der.

Posted in Hikayeler | Tagged , , , , | “Babasız bırakmadım” için yorumlar kapalı
May 19

İSRAF HARAMDIR

İSRAF HARAMDIR

Seçimlerin ramazan ayına rastlamış olması israfı biraz daha artıracaktır şüphesiz. Seçim yatırımı için belediyeler/siyasiler tarafından devlet hazinesinden finanse edilerek kurulan iftar çadırlarındaki israfı görüp de Ziya Paşa’nın şu beytini hatırlamamak mümkün mü?

“Taş bağladı mecâa ile batn-ı pâkine//Dünyâya rağbet eylemedi seyyidü’l-beşer.”

Evet, bugün Müslümanlar -özellikle de siyasiler- hatırlamasalar da bizler açlık yüzünden karnına taş bağlayan bir Peygamberin ümmetiyiz. O Peygamber ki sofradan doymadan kalkar, hasır üzerinde yatardı. Vefat ettiği zaman zırhı, ailesinin iaşe bedeli karşılığında bir Yahudi’de rehindi.

Gel gör ki bugün yöneticilerimizin iftar sofralarında bir kuş sütü eksik. Uçaklarla, lüks araçlarla seyahat ediyorlar. Etraflarında bir güvenlik ordusu var. Allah kabul etsin, Cuma namazlarını aksatmıyorlar. Fakat bir kişi namaz kılsın diye bin kişi namazsız kalıyor.

Gel de Mehmet Akif’in II. Abdülhamid için söylediği şu beyti hatırlama:

“Neye mal olmada seyret, herifin bir namazı//Sade altmış bin adam kaldı namazsız en azı.”

Velhasıl; ramazanda öyle veya böyle israf oluyor. Seçimlerin ramazan ayına denk gelmesi dolayısıyla israfın boyutunun daha da artmaması için siyasileri ilk günden uyarıyor ve bu konuda onları biraz duyarlı davranmaya davet ediyoruz.

Alıntı: Ahmet SEVGİ

Posted in Gündem | Tagged , , , , , | İSRAF HARAMDIR için yorumlar kapalı
May 18

ALTIN SÖZLER

ALTIN SÖZLER

* “Yalnızca hava, ışık ve dostun varsa hiç üzülme” Goethe  

* Fıtrat değişir sanma, bu kan yine o kandır. Namık Kemal

* “Askerlik öldü general! Sinsi siyasetçilere sırf üniformalı oldukları için asker diyemem!” Hüseyin Nihal Atsız

* “Benim en kötü hikâyemi, en güvendiğim insanlar yazdı”. Cemal Safi                                                          

* “Satılık Parti olsa onu da siz yandaşınıza satın aldırırdınız. Hem de 2 yıl ödemesiz kamu bankası kredisiyle…” Cem Toker                                                                   

* “Kurtuluş doğruluktadır” Hz. Muhammet                                                                                                          

* “Küçük hanımlar, küçük beyler. Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı, ikbal ışığısınız. Yurdu asıl aydınlığa boğacak olan sizsiniz. Ona göre çalışınız. Sizlerden çok şey

bekliyorum” Mustafa Kemal ATATÜRK                                                                                                                                               

Posted in Atasözleri Vecizeler | Tagged , , , , , , , , , , , , | ALTIN SÖZLER için yorumlar kapalı