Eyl 08

Doğu Türkistan’a yanmayan yürek insan değil, Türk hiç değildir..

Doğu Türkistan’a yanmayan yürek insan değil Türk hiç değildir

 

Kadim Türk yurdu olan Doğu Türkistan‘ın Recep Tayyip Erdoğan’ın gönlünde hiç bir yeri yokmuş, onun gözünde Uygur Türkleri Filistin kadar Müslüman değilmiş. Oysa Türk tarihinde Hun ve Göktürk devletlerinden sonra kurulan 3. Türk devleti Uygur devletidir.

Türkler’in yazılı ilk lugatı Dîvânü Lugati’t-Türk Kaşgarlı Mahmut tarafından yazılmış olup o bilge insanın mezarı Doğu Türkistan’dadır. Türklerin ilk felsefi ve hukuk kitabı Kutadgu Bilig Balasagunlu Yusuf Has Hacip tarafından yazılmış olup onun mezarı da Doğu Türkistan’dadır.

Ayrıca 1863’te Doğu Türkistan’da kurulan Türk devletinin Emir’i Devleti’nin Emir’i Yakup Han Bedevlet, Osmanlı Sultanı Abdülaziz’e biat ettiğine dair para bastırmış ve adına hutbe okutmuştur.

Velhasıl Doğu Türkistan’da Çin zulmü altında inim inim inleyen, toplama kamplarında tutsak olarak tutulan Uygur Türklerinin hürriyetlerine kavuşması için tek kelime etmeyeceksiniz ama Filistin davasının Türklüğün meselesi haline getirilmesini isteyeceksiniz öyle mi Sayın Cumhurbaşkanım..

Filistin meselesi elbette bütün Müslümanların ortak meselesidir ancak takdir buyurursunuz ki önce soydaşınıza ve gardaşınıza yardım etmekle mükellefsiniz. Siz daha, İran tarafından idam cezasına çarptırılan ve Van mülteciler kampında iade edilmek üzere bekletilen Rahim Cavadbeyli‘ye bile sahip çıkamadınız.

Milliyetçilik Türkeş’in mezarına su dökmek ile olmuyor. Milliyetçilik siyaseten köşeye sıkışınca “kurtar beni” diyeceğiniz bir mefkûre de değildir. Milliyetçilik ateşten gömlektir O gömleği giydiğiniz zaman ‘Her şey Türk’e göre, Türk tarafından, Türk için’ ilkesini kabul etmeniz gerekir.

Milliyetçilik rahmetli İsmail Gaspıralı’nın “işte dilde fikirde” iş birliğini hayata geçirmektir. Milliyetçilik Atatürk‘ün Türk devlet geleneğine emanet ettiği “Ne mutlu Türk’üm diyene” sözüne sahip çıkmaktır.

Çin Devleti ile yaptığınız ticari ilişkiler ve aldığınız kredilerin uğruna Uygur Türklerine yapılan zulüm ve baskılara göz yummak değildir milliyetçilik..

Bakınız her yerde Türklere tuzaklar kuruluyor ve her yerde Türkler vuruluyor. Türk her yerde garip Türk her yerde mahzun…

 

Alıntı

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , | Doğu Türkistan’a yanmayan yürek insan değil, Türk hiç değildir.. için yorumlar kapalı
Eyl 07

ATATÜRK’TEN ÖĞRETMENLER İÇİN ALTIN SÖZLER

ATATÜRK’TEN ÖĞRETMENLER İÇİN ALTIN SÖZLER

* Dünyanın her tarafında öğretmenler insan topluluğunun en özverili ve saygıdeğer unsurlarıdır.

Yeni kuşak, en büyük cumhuriyetçilik dersini bu günkü öğretmenler topluluğundan ve onların yetiştirecekleri öğretmenlerden alacaktır.

Öğretmenler!… Cumhuriyet, fikren, ilmen, fennen, bedenen kuvvetli ve yüksek seciyeli muhafızlar ister. Yeni nesli bu nitelik ve kabiliyette yetiştirmek sizin elinizdedir.

Öğretmenler; Yeni nesli, Cumhuriyetin fedakâr öğretmen ve eğitimcilerini, sizler yetiştireceksiniz ve yeni nesil, sizin eseriniz olacaktır. (25.08.1924, Öğretmenler Birliği Kongresi Üyelerine)

Öğretmenler! Erkek ve kız çocuklarımızın, aynı suretle bütün tahsil derecelerindeki talim ve terbiyelerinin pratik olması mühimdir. Memleket evlâdı, her öğrenim aşamasında ekonomik hayatta verimli, etkili ve başarılı olacak surette donatılmalıdır. (25.08.1924, Öğretmenler Birliği Kongresi Üyelerine)

Arkadaşlar! yeni Türkiye’nin birkaç yıla sığdırdığı askeri, siyasi, idari inkılâplar sizin, sayın öğretmenler, sizin sosyal ve fikri inkılâptaki başarınızla pekiştirilecektir. Hiçbir zaman hatırlarınızdan çıkmasın ki, Cumhuriyet sizden “fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür “nesiller ister. (1924, Ankara) (Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, Atatürk Araştırma Merkezi, C. II, s. 178 -179)

Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir. Öğretmenden, eğiticiden mahrum bir millet henüz millet namını almak yeteneğini elde edememiştir. Ona basit bir kütle denir, millet denmez. (14.10.1925, İzmir Erkek Öğretmen Okulunda)

Herkesin kendine göre bir zevki vardır. Kimi bahçe ile meşgul olmak, güzel çiçekler yetiştirmek ister. Bazı insanlar da adam yetiştirmekten hoşlanır.

Öğretmenler her fırsattan istifade ederek halka koşmalı, halk ile beraber olmalı ve halk, öğretmenin çocuğa yalnız alfabe okutur bir varlıktan ibaret olmayacağını anlamalıdır. (07.07.1927, Dolmabahçe Sarayı, İstanbul Öğretmenler Heyetine Demeç)

En önemli ve feyizli görevlerimiz, milli eğitim işleridir. Milli eğitim işlerinde mutlaka muzaffer olmak lazımdır. Bir milletin gerçek kurtuluşu ancak bu suretler olur.

Ülkemizi gerçek hedefe, gerçek mutluluğa kavuşturmak için iki orduya ihtiyaç vardır: Biri vatanımızı kurtaran asker ordusu, diğeri ulusumuzun geleceğini yoğuran irfan (bilim, kültür) ordusudur.

Unutmayınız ki cumhurbaşkanı bile sınıfta öğretmenden sonra gelir.

Eğitimdir ki bir milleti ya hür, bağımsız, şanlı, yüksek bir topluluk halinde yaşatır; ya da milleti esaret ve sefalete terk eder.

Posted in Atasözleri Vecizeler | Tagged , , , , , , , , , | ATATÜRK’TEN ÖĞRETMENLER İÇİN ALTIN SÖZLER için yorumlar kapalı
Eyl 06

TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ KURUCU LİDERİ GAZİ MAREŞAL MUSTAFA KEMAL ATATÜRK!

TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ KURUCU LİDERİ

GAZİ MAREŞAL MUSTAFA KEMAL ATATÜRK!

 

“Ben askerliğin her şeyden ziyade sanatkârlığını severim” diyerek askerlik sanatının harp tarihindeki en usta uygulayıcısı Mareşal Mustafa Kemal,

“Size ben saldırı emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum!… Düşmandan kaçılmaz… Cephaneniz yoksa süngünüz var. Süngü tak ve yere yat!” emirleriyle Çanakkale savaşıyla özdeşleşen Anafartalar kahramanı Yarbay Mustafa Kemal,

Bağımsızlık ateşinin yakıldığı Samsun’a çıkan, sonrasındaki kongreler sürecini yöneten ancak bu dönemlerin tarihi anlatılırken ismi anılmayan Mustafa Kemal Paşa,

“Komutan, yaratan demektir… Komutanlar, astlarından yüksek ve bilgili olmalıdırlar… Komutanların en büyük cesareti, sorumluluktan korkmamalarıdır… Eksiksiz bir komutanı oluşturan şey, eksiksiz ahlâktır… Vatandaş bilmelidir ki, ordu ne kadar önemli ise, onun başına geçirilecek olan millî başkomutan da başarı için, en aşağı o kadar önemlidir… Komutanlar, askerlik görev ve gereklerini düşünürken ve uygularken beynini siyasal düşüncelerin etkisi altında bulundurmaktan sakınmalıdırlar…” diyen Türk milletinin ebedi Başkomutanı Atatürk,

Tarihte ilk ve tek olmak üzere, çıkarılan kanunla Meclisin kendi yetkisindeki Başkomutanlık yetkisi ve unvanını verdiği, meydan savaşları yöneten ve kazanan, TBMM tarihi anlatılırken hiç olmamış sayılan ilk başkanı Mustafa Kemal Paşa,

“Meydan savaşı, yalnız karşı karşıya gelen iki ordunun çarpışması değildir; milletlerin çarpışmasıdır… Bir milletin alın yazısını olumlu ve olumsuz olarak belirleyen, meydan savaşlarıdır…”  diyen Sakarya Meydan Savaşını yönetip kazanan Başkomutan Mustafa Kemal Paşa,

Başkomutanlık Meydan Muharebesi olarak bilinen Büyük Taarruzu yöneten, sevk ve idare ettiği Türk Ordusuyla Büyük Zafere ulaştıran aynı zamanda Meclis Başkanı ve Başkomutan olan Gazi Mareşal Mustafa Kemal Paşa,

Ağustos 2018’e gelindiğinde TSK’nın resmi sosyal medya hesabında “Büyük Zafere Adım Adım” başlıklı 30 saniyelik videoda adı ve görüntüsüne yer verilmeyen Büyük Zaferin Başkomutanı Atatürk,

Muhtemelen gelen tepkilerden sonra bu sefer “Malazgirt’ten Kocatepe’ye… Ya İstiklâl Ya Ölüm” başlıklı 40 saniyelik videoda “Ya İstiklal Ya Ölüm” sözünün altındaki imzasıyla birlikte çok kısa görüntüsüne yer verilen Atatürk.

İşte Türk tarihinden silinmeye çalışılan Ata Türk. Ama gücünüz yetmeyecek!

TSK’nın son videosunda savaşın adı bile kullanılmamış, Başkomutanlık Meydan Muharebesi denilememiş! Bu arada, Büyük Taarruz’u anlatacak sözü de “Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!” olmalıydı.

Anayasa gereği savaş zamanı Başkomutanlık görevini üstlenecek Genelkurmay Başkanının karargahının aklı başka yerde ki ebedi Başkomutanına ve onun adının verildiği savaşın anlam ve önemine odaklanamamış.

GENELKURMAY da siyasi iktidarın “Atatürk ve yaptıklarının karşısına başka şeyler çıkarıp halkı seçime zorlama” stratejisini benimsemiş görünüyor. Malazgirt, İstanbul’un fethi, Çanakkale, Dumlupınar, Büyük Zafer hepsi bizim. Tercihe zorlamak tarihe, vicdana ihanettir.

“2200 yıllık devlet, 1400 yıllık medeniyet” diyenlerin aksine zaferleri ve mazisi insanlık tarihi ile başlayan her zaman zaferlerle beraber medeniyet nurları taşıyan kahraman Türk Ordusuna fiilen Başkomutanlık yapmış, meydan savaşları kazanmış, en büyük eserim dediği ebediyete kadar payidar kalacak Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ATATÜRK Kurtuluş Savaşının ve Türk milletinin tek ve ebedi BAŞKOMUTAN’ıdır.

O’nun haricindekilerin Başkomutanlığı sadece temsilidir. Anayasa öyle diyor!

 

Alıntı

Posted in Yazılarım | Tagged , , , , , , , , , , | TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ KURUCU LİDERİ GAZİ MAREŞAL MUSTAFA KEMAL ATATÜRK! için yorumlar kapalı
Eyl 05

DEDİLER

DEDİLER

 

Benim ile doğmuş sanki yasaklar

 Takılır aklıma karalar aklar

 Herkes niçin benden bir şeyler saklar

Neye el uzatsam “cıs, cıs” dediler

 

Evde oynamaktan usandık bıktık

Biraz büyüyünce yollara çıktık

Oyuncak silahla kurşun, ok sıktık

Oyun bozucular “küs, küs” dediler

 

Anladıkça, birçok şeyi bildikçe

Heyecanla bayrak, vatan dedikçe

İtiraz başladı kazık yedikçe

Hemen atıldılar “sus, sus” dediler

 

Vicdanlar tükenmiş cüzdanlar şişmiş

Sanki tüm kafalar fırında pişmiş

Fark etim ki herkes her şey değişmiş

Şikâyet edince “kes, kes” dediler

 

Kesmezsen keseriz uzun dilini

Koparırız senden gonca gülünü

Hiç kimse bulamaz bil ki ölünü

Olursun eşikte “pas pas” dediler

 

İşine gelenler haberler saldı

Huyları huyunca çıkara daldı

Gaz verme olunca usta çoğaldı

Hepsi birlik olup “es, es” dediler

 

Satılmış hainler yine azdılar

Uydurma sözlerle dili bozdular

Faklı dilden, farklı sözler yazdılar

Hem de kibirlice “yes, yes” dediler

 

Bir hain tarihçi Türklere sövdü

Türk’e düşman olan herkesi sevdi

Soysuzca tavırla Yunan’ı övdü

Büyükbaşlar bile “fes, fes” dediler

 

Bir zaman ülkemiz kötü karıştı

Cani, Coni, hain, katil yarıştı

“Bizim çocuklarla” zalim barıştı

Sağdan da, soldan da “as, as” dediler

 

Acıdan, kaygıdan rahat yatmadık

Biz kandırılmadık, hile yutmadık

Binlerce can gitti hiç yas tutmadık

Arap kral için “yas, yas” dediler

 

Doğru söyleyince yalnız koydular

Hırsız yalakalar hepsi doydular

Ülkenin altını böyle oydular

Dile getirince “pes, pes” dediler

 

Biz de bir can idik can saymadılar

Yedikçe şiştiler hiç doymadılar

Deremizde bile su koymadılar

Tepki gösterince “hes, hes” dediler

 

Hak aramak için yollara düştük

Ağlanacak hale biz de gülüştük

Hak, hukuk, adalet, sözde bölüştük

İş ciddileşince “bas, bas” dediler

 

Kenan ŞAHBAZ

Posted in Şiirlerim | Tagged , , , , , , , , , , , , | DEDİLER için yorumlar kapalı
Eyl 04

100 Yıl Önce Atatürk’ün işaret ettiği gerçekler

100 Yıl Önce Atatürk’ün işaret ettiği gerçekler

Trump’ın bir twiti ve simgesel iki yaptırım kararı sonrası döviz rekor seviyelere ulaştı. Erdoğan yönetimi ABD’yi Türkiye’ye ekonomik savaş açmakla suçladı. Eğer Türk ekonomisi gerçekten sağlam olsaydı bir twitle dövizde bu dalgalanmalar yaşanır mıydı?

Bu süreçte alınan tedbirlerin hiçbirinin ABD’nin ekonomik savaşıyla ilgili olmadığı ortada. Son kararlar 2 yıldır çok açık şekilde geliyorum diyen ekonomik krize karşı yapması gerekenlerin çok küçük bir kısmı.

Türkiye bir ekonomik kriz yaşıyor. İktidar ise geçmiş 16 yıldaki hatalarının üstünü örtme adına bahanesini papaza, suçu ABD’ye yüklemeye, bedelini de millete kesiyor.

Eğer Atatürk’ün gösterdiği yoldan onun ilkelerinden uzaklaşmasaydık, yüz yıl önce verilen reçeteyi hayata geçirseydik bugün olduğu gibi yabancı ellerden, Katar Riyali, Rus Rublesi, Çin Yuanı, İran Tümeninden medet ummayacaktık.

Atatürk, “Bugünkü savaşlarımızın gayesi tam bağımsızlıktır. Bağımsızlığın bütünlüğü ise ancak mali bağımsızlık ile mümkündür. Bir devletin maliyesi bağımsızlıktan mahrum olunca o devletin bütün hayati kuruluşlarında bağımsızlık felce uğramıştır.” Diyerek gerçekleri 100 yıl önce ifade etmişti aslında.

Atatürk, “Ülkenin yönetimindeki başarı, ekonomisindeki kazancın derecesiyle orantılı olur” diyerek başarı kriterini de ortaya koyuyor ve Türkiye’de şimdi iktidarda olanların Türkiye’yi yönetmede başarısız olduklarını ta 100 yıl öncesinden söylüyordu.

Çünkü millî egemenliğin yabancı boyunduruğuna girmesinden, geleceğin kaybedilmesinden bahsediyoruz. Bu hatanın ülkeyi yönetenlere vebali çok ağır olmalı ve ülkeyi yönetemeyenler hatalarında ısrar edip millete devlete bedeli ağırlaştırmamalı. 

 

 

Alıntı

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , | 100 Yıl Önce Atatürk’ün işaret ettiği gerçekler için yorumlar kapalı
Eyl 03

“BORU YETMEDİ”

“BORU YETMEDİ”

 

Fizikçi, matematikçi, kimyacı, jeolog ve antropologdan oluşan bir heyet bilimsel bir araştırma için köyün yakınındaki tarlada buluşmuşlar.

Şiddetli bir yağmur bastırınca yakındaki Temel Ağa’nın evine sığınırlar.

Temel bir şeyler ikram etmek için yanlarından ayrılır ki sobanın yerden bir metre kadar yukarda, altındaki dizili taşların üzerinde olması dikkatlerini çeker.

Sobanın niçin böyle kurulmuş olabileceğine dair fikirlerini söylerler.

Kimyacı, “adam sobayı yükselterek aktivasyon enerjisini düşürmüş, böylece daha kolay yakmayı amaçlamış” der.

Fizikçi, “adam sobayı yükselterek konveksiyon yoluyla odanın daha kısa sürede ısınmasını sağlamak istemiş” der.

Jeolog, “burası tektonik hareketlilik bölgesi olduğundan herhangi bir deprem anında sobanın taşların üzerine yıkılmasını sağlayarak yangın olasılığını azaltmayı amaçlamış” der

Matematikçi, “sobayı odanın geometrik merkezine kurmuş, böylece de odanın düzgün bir şekilde ısınmasını sağlamış” der

Antropolog, “adam ilkel topluluklarda görülen ateşe tapmanın daha hafif biçimi olan ateşe saygı nedeniyle sobayı yukarıya kurmuş” der

Temel elinde çay tepsisi girer girmez sobanın yukarda olmasının nedenini sorarlar.

Temel cevap verir:

“Boru yetmedi.”

Posted in Fıkralar | Tagged , , , , , , , , , | “BORU YETMEDİ” için yorumlar kapalı
Eyl 02

“Ankara’nın şerrinden Brüksel’in şefaatine sığınmak”

“Ankara’nın şerrinden Brüksel’in şefaatine sığınmak”

 

Türkiye, ABD’nin Büyük Orta Doğu Projesi’nin en önemli ayağı olan Fırat-Dicle havzasını ele geçirme planlarına karşı direniyor. Direnmek zorundadır. Üstelik kendi Cumhurbaşkanı, söz konusu projenin eş başkanlığını üstlenmiş olduğu halde!

Defalarca uyardık! Özetle dedik ki, “Yol yakınken bu yanlış tutumlardan vazgeçin. Liderlik kabiliyetiniz var ki bu kadar insanı peşinize taktınız ama bu yetmiyor! Önemli olan seçtiğiniz yoldur! Gelin, cumhuriyetin kuruluş felsefesine dönün. Bu çizgide hareket eder de aynı zamanda milli ve dini idealleri de hayata geçirmeye çalışırsanız, size kimse dokunamaz!”

Fakat iktidara yürürken meşruiyeti ABD ve AB desteğinde aradınız… Devletin temel niteliklerini de onların yardımı ile değiştirebileceğini zannettiniz. Kadrolarınız, “Ankara’nın şerrinden Brüksel’in şefaatine sığınıyoruz” dedi. Sonuçta Ergenekon ve Balyoz operasyonları da FETÖ eliyle girişilmiş bir Amerikan saldırısı idi. Darbe girişimi de öyle, ekonomik saldırı da. Fakat bütün bunlara sebep olan, ilk düğmenin yanlış iliklenmesi değil midir? İlk düğme milletin hukukudur, egemenlik hakkıdır. Milletin adını bile tanımayan bir siyasi kadronun yapacağı iş, devletin başını belaya sokmaktır.

Şimdi, millet kerhen destek veriyor ama şu anda başka bir siyasi seçenek göremediği için!

 

Alıntı Yeniçağ

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , | “Ankara’nın şerrinden Brüksel’in şefaatine sığınmak” için yorumlar kapalı
Eyl 01

ANADOLU’NUN KİLİDİ ANİ KALESİ’NİN FETHİ

ANADOLU’NUN KİLİDİ ANİ KALESİ’NİN FETHİ

Sultan Alparslan Gâzi ve ordusu Doğu Roma İmparatorluğu‘nun en önemli kalelerinden olan “asla zapt edilemez” biçiminde nitelenen Kars sınırları içerisindeki Anı Kalesi‘ni fethetti!

Arpaçay üzerinde müstahkem bir mevkide bulunan Anı Kalesi’ni kuşatan Selçuklu kuvvetleri, özellikle lağımcılar ve kalenin karşısına kurulan tahtadan bir kule üzerindeki mancınığın ve stratejik öneme haiz noktalara yerleştiren okçuların, gece gündüz azimle savaşmaları Büyük Sultan Alparslan‘ın uyguladığı mahirane savaş taktiği sayesinde kaleyi fethetmeyi başardılar.

Doğu Roma İmparatorluğu’nun dolayısıyla Hıristiyan âleminin bu ünlü şehrinin Müslüman Türklerin eline geçmesi Hıristiyan dünyasında derin üzüntüler yaratmasına karşılık İslam âleminde de büyük sevinç ve gösterilere sebep olmuştur.

Fethin şehitlerinin ardından maneviyatın muharipleri geldi. Bu gidiş-gelişler, bu yüce ruh hâleti, bu deruni hissiyat, asırlar boyu devam etti ve böylece Anadolu toprakları kutlu bir maya ile mayalandı!

Kutlu maya ile mayalanan bütün kültür ve medeniyet hazinelerimizin emanetçisi şüphesiz gençliğimizdir; bu hazineyi onlar miras olarak devralacaktır!

Sahip olduğumuz bu hazinenin; yeni ve genç nesillere anlatılması, aktarılması ancak büyük kumandan Sultan Alparslan‘ın ve onun muzaffer neferinin parlak ve ihtişamlı çehrelerine aşina olmakla mümkündür. Ancak bu çehrelere aşina olan bir gençlik, ecdat mirasına sahip çıkabilecektir.

 

 

Alıntı

Posted in Hikayeler | Tagged , , , , , , , | ANADOLU’NUN KİLİDİ ANİ KALESİ’NİN FETHİ için yorumlar kapalı
Ağu 31

TÜRK AŞISI, TÜRK İLACI

TÜRK AŞISI, TÜRK İLACI

 

Nejat Eslen, son günlerde her görüşmesinde,  “Türkiye’nin bağışıklık sistemini çökerttiler” diye başlıyor.

Zaten bu olitikalar, Türkiye’nin bağışıklık sistemini yok etmek için uygulanıyordu.

Çağımızın emperyalistleri, son zamanlarda ekonomik saldırı ile birlikte psikolojik savaşa da ağırlık veriyor. Maneviyatını çökerttikleri toplumları rahatlıkla teslim alabileceklerini hesaplıyorlar. Tabii bunu yaparken sadece maneviyatlarını değil, maddi güçlerini de zayıflatıyorlar.

Fakat endişe etmeyin; Gumilev‘in deyimiyle biyosferin eseri olan etnosun ruhu, insanların plan ve programları ile çökmez!

Bilge Kağan, bu gerçeği bildiği için olsa gerek ki, “Ey Türk, üstte mavi gök çökmedikçe, altta yağız yer delinmedikçe senin ilini ve töreni kim bozabilir ki? Öykün ve kendine dön” demişti.

Buradaki “kendine dön” vurgusunu “köklerine dön” diye algılarsak, bir milletin veya etnosun sıkıştığı zaman başvuracağı en güçlü kaynağın kendi kök kültürü olduğu sonucunu çıkarırız.

Tıpkı insanda veya canlılardaki kök hücre gibi!

Toplumsal bağışıklık sistemine yönelik saldırılara karşı başvurulacak en önemli aşı, kök kültürdür.

***

Bu sebeple, Oğuz Kağan‘dan günümüze genel Türk tarihi, Atatürk ve Cumhuriyet, 30 Ağustos ruhu, bağışıklık sistemine yönelik saldırıya karşı kullanılacak Türk aşısıdır, Türk ilâcıdır. Hamaset değil!

 

 

Alıntı

 

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , , | TÜRK AŞISI, TÜRK İLACI için yorumlar kapalı
Ağu 30

Atatürk’ten Altın Sözler

Atatürk’ten Altın Sözler

* “Türk Neferi kaçmaz, kaçmak nedir bilmez. Eğer Türk Neferinin kaçtığını görmüşseniz, derhal kabul etmelidir ki onun -başında bulunan en büyük kumandan kaçmıştır.” Mustafa Kemal Atatürk

* “Efendiler, sırası gelmişken, aziz milletime şunu tavsiye ederim ki, bağrında yetiştirerek başının üstüne kadar çıkaracağı adamların kanındaki, vicdanındaki öz cevheri çok iyi tahlil etmek dikkatinden bir an geri kalmasın!” Mustafa Kemal Atatürk

* “Kumandanlık vazife ve mesuliyeti yüklenecek kadar omuzlarında ve dimağında kuvvet bulamayanların feci akıbetlerle karşılaşması mukadderdir.” Mustafa Kemal Atatürk

* “Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ordusu, istilâlar yapmak veya saltanatlar kurmak için şunun, bunun elinde ihtiras aleti olmaktan münezzehtir. (temizdir) İnsanca ve müstakil yaşamaktan başka gayesi olmayan milletin aynı ideale bağlı ve yalnız onun emrine tabi ve sadık öz evlâtlarından mürekkep (oluşan) muhterem ve kuvvetli bir heyettir.” Mustafa Kemal Atatürk

* “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O sathı bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanı ile ıslanmadıkça bırakılamaz.” Mustafa Kemal Atatürk

* “Ordu, Türk ordusu işte bütün milletin göğsünü itimat, gurur duygularıyla kabartan şanlı ad. 1937” Mustafa Kemal Atatürk

Posted in Atasözleri Vecizeler | Tagged , , , , , , , , , , | Atatürk’ten Altın Sözler için yorumlar kapalı