Haz 03

Altın Sözler

Altın Sözler

* AKP’ye oy vermek demek İsrail’e oy vermek demek… (AKP’ye oy verdiğin günden beri) Sen bir Yahudi hapishanesindesin! Necmettin Erbakan                                                                                                

* En büyük üç tehlike;                                                                                                                                     

Akıllı insanların duygusuz oluşu,

Duygulu insanların etkisiz oluşu,

Etkili insanların akılsız oluşu… Konfüçyüs

* Meral Akşener Cumhurbaşkanı seçilip, İYİ Parti iktidara geldiği zaman Atatürk’ten sonra ilk defa Türkiye’yi Türk milleti yönetecek. Yusuf Halaçoğlu

* Kanunların çokluğu, çok zaman ahlak bozukluklarına özür teşkil eder. Hâlbuki sayısı pek az fakat pek sıkı tatbik olunan kanunlara sahip bir devletin, teşkilatı daha düzenlidir Descartes

* Efendiler, biz tekke ve zaviyeleri din düşmanı olduğumuz için değil; bilakis bu yapılar, din ve devlet düşmanı olduğu, Selçuklu ve Osmanlıyı bu yüzden batırdığı için yasakladık. Çok değil yüz yıla kalmadan eğer bu sözlerime dikkat etmezseniz göreceksiniz ki; bazı kişiler, bazı cemaatlerle bir araya gelerek, bizlerin din düşmanı olduğunu öne sürecek, sizlerin oyunu alarak başa geçecek ama sıra devleti bölüşmeye geldiğinde birbirine düşeceklerdir. Ayrıca unutmayın ki; o gün geldiğinde her bir taraf diğerini dinsizlikle suçlamaktan geri kalmayacaktır. Mustafa Kemal ATATÜRK                                                                                                                                                              *

* Özgür doğan insan her yerde zincire vurulmuştur. Jean Jacques Roussaeu

* Her insan iki hakka sahip olarak dünyaya gelir. Birincisi, başka insanların üzerinde hiç bir gücünün söz konusu olmayacağı özgürlük hakkıdır. İkincisi ise, mülkiyet hakkıdır. John Locke

Posted in Atasözleri Vecizeler | Tagged , , , , , , , , , , | Altın Sözler için yorumlar kapalı
Haz 02

Soylu’dan iki övgü bir yergi

Soylu’dan iki övgü bir yergi

 

Fethullah Gülen için “Hakkında bütün dünyanın övgüler düzdüğü, aslında bütün memleketimizin minnettar olması lazım gelen bir anlayışa çirkin bir saldırıya muhatap olmamak lazım. Fakat insanın içi hazmetmiyor… Allah rızası için bu ülkenin her noktasına Diyarbakır’dan Edirne’ye kadar dünyanın her noktasında Afrika’dan Asya’ya kadar Balkanlara kadar Amerika’ya kadar her noktada bu milletin temel değerlerini dünyayla birleştirmeye çalışan bir anlayışa şiddetle saldırıyorlar. Benim bunu Müslümanlık adına, Anadolu insanı adına, Türklük adına milliyetçilik adına, bu ülkenin geleceği adına kabul etmem mümkün değildir” demişti

 

Zekeriya Öz için, “Türkiye’de 4 yıldan beri hiç kimsenin cesaret edemediği, daha önce cesaret edilip bunu canıyla ödeyen insanlardan sonra bu iş için adım atan bir kişi çıktı ve arkadaşlarıyla beraber çıktı (…) hiç birimiz tarafından hayal edilmeyen hepimizin siyasi ve ülkenin geleceğiyle ilgili beynimizi formatlayabileceğimiz, bizi yeni bir alana doğru çekti. Bu ülkenin de haksızlık yapan insanlarının haksızlığının yanına kâr kalmayacağını, bir tek adam bir işportacının oğlu, ortaya koydu…” demişti

 

Tayyip Erdoğan için, 7 yıldır bu milleti kandırıyorsun ülkemin insanını istismar ediyorsun”, “Sen kim Menderes kim” demişti

Posted in Gündem | Tagged , , | Soylu’dan iki övgü bir yergi için yorumlar kapalı
Haz 01

BAŞKA KİMSE İSTEMEM

BAŞKA KİMSE İSTEMEM

 

Gönlüme bir ışık, gözüme fer ol

Şu garip canıma müthiş değer ol

Her zaman ömrüne bir mücevher ol

Kollarımda başka kimse istemem

 

Hayatın zorunu aşarken bil ki

Asıl bu hayatı yaşarken bil ki

Sevgi ile dolup taşarken bil ki

Yollarımda başka kimse istemem

 

Yok, et hayatından her tür nedeni

İncitme asla o billur bedeni

Her şafak vaktinde ara, sor beni

Dallarımda başka kimse istemem

 

Sensizliği öldür hallet kökünden

Her vakit, her zaman, hatta her günden

Ömrün her anında yürek özünden

Ballarımda başka kimse istemem   

 

Kenan ŞAHBAZ

Posted in Şiirlerim | Tagged , , , , , , , , | BAŞKA KİMSE İSTEMEM için yorumlar kapalı
May 31

“O hata yapmaz ki”

“O hata yapmaz ki”

Geçenlerde bir gazetede yayınlanan röportajı okuyalım.
“Çok konuşulan ve Cumhurbaşkanının ‘Eyyy’ diye başlayan çıkışlarını sormak istiyorum yeri gelmişken. Sonrası diplomasiyi yürüten sizler açısından zor olmuyor mu?” şeklindeki soruya bakın İbrahim Kalın nasıl cevap veriyor:
“Hayır, bakın Cumhurbaşkanımız bir diplomat değil, bir siyasi liderdir. Siyasi lider olarak da bütün bu verileri toplar, zihninde analizini yapar ve siyasi çizgiyi belirler. Siyasi liderlik de bunu gerektirir. Bu yeri geldiğinde yumuşak diplomasi, yeri geldiğinde sert çıkışlardır. Bunun ayarını belirleyen de kendisinin siyasi sezgileri, birikimi ve cesaretidir. Ben kendi adıma hiçbir zaman ‘eyvah, burada neden böyle dedi’ diye düşünmem.”

Sizleri bilmem ama bu ifadeler, Sultan İbrahim (1640-1648) ile Sultanzade Mehmet Paşa (ö. 1646) arasında geçen bir konuşmayı hatırlattı bana. Tarih kitaplarında yazıldığına göre bir gün Sultan İbrahim, Sultanzade Mehmet Paşa’ya: “Mehmet, senden önceki sadrazamlar, bana bazen itiraz ederler, bu iş doğru değildir, derlerdi. Senden hiç böyle bir itiraz işitmedim, bunun sebebi nedir?” diye sorar. Mehmet Paşa’nın verdiği cevap şöyledir:
“Siz yeryüzünün halifesisiniz, zıllu’llâhsınız. Kalbinize gelen her şey ilhâm-ı Rabbânî’dir. Kavlen ve fiilen sizden hata sadır olmaz ki itiraz edeyim.”

Oysa bizim kültürümüzde yönetim anlayışı bakımından örnek teşkil edecek nice güzel uygulamalar vardır. Söz gelimi Hz. Ömer, halife seçildiği zaman “Ey insanlar, ben haktan, adaletten ayrılırsam ne yaparsınız” diye sorduğunda, ahali “Ya Ömer sen haktan, adaletten ayrılmazsın ki” dememiş, “Sen eğrilir, haktan, adaletten ayrılırsan kılıcımızla doğrulturuz” demişti. Ne yazık ki bugün -halktan geçtik- danışmanlar bile “Liderimiz yanlış yaparsa itiraz ederiz” diyemiyorlar. Dedikleri tek şey “O hata yapmaz ki” oluyor.

 

Alıntı Yeniçağ

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , | “O hata yapmaz ki” için yorumlar kapalı
May 30

ŞART DEDİĞİN

ŞART DEDİĞİN

Varlıklı bir zat dostlarını iftara çağırır. Bektaşi arkadaşını da unutmaz. İftar sonrası sohbet din üstünedir. Ev sahibi takılmak amacıyla Baba’ya sorar;

“Ya Erenler, İslam’ın şartı kaçtır?”

Bektaşi; birdir yanıtını verir. Herkes şaşırır. Ev sahibi bunun ne demek olduğunu açıklamasını ister.

Baba erenler anlatır; “Siz, Hac ile Zekat’ı kaldırdınız. Biz ise Namaz ve Orucu kaldırdık. Geriye sadece kelimei şahadet kaldı. Yanlış mı söyledim?”

Posted in Fıkralar | Tagged , , , , , , , , | ŞART DEDİĞİN için yorumlar kapalı
May 29

Japon Ahlâkı!

Japon Ahlâkı!

Efendim; John Ruskin “Japon Ahlâkı”nı anlatırken bizlerin acınacak hallerimizi de ortaya koyuyor! Ve şöyle diyor:

“Pek çok din vardır; fakat sadece bir tek ahlâk vardır.”

Nitekim Katolik Hıristiyanlar, Japonların Hristiyan olmadıkları halde nasıl bu kadar ahlâklı olduklarını şaşırarak sorguluyorlar.

Ahlâk anlayışı, kültürlere ve toplumlara göre farklılık gösteriyor.

Örneğin ülkemizde sokakta öpüşen bir çifti gören bazı bireyler, ahlâk elden gidiyor diye yaygara koparırken, aynı anda sokağın bir başka köşesinde -aynı kişiler- bir cinayete tanıklık etseler görmezden geliyorlar.

O yüzden bizim gibi ülkelerde iki gencin sevişmesi, adam öldürmekten daha ayıp sayılıyor. Söz gelimi Japonya’da bir doğal afet olduğunda (üstelik bu afetlerin boyutları azımsanacak gibi değil) hiçbir Japon, marketleri, mağazaları yağmalamıyor. Boşalan evleri soymuyor. Stok yapmıyor. Markette 2 ürün kalmışsa ikisini de satın almıyor, diğerini bir başkası alsın diye bırakıyor.

Devletlerinin dağıttığı yardımları stoklayıp, ihtiyacı olanlara fahiş fiyatlarla satmıyorlar. Ölü soymuyorlar. Felakette ölen insanların cesetlerini naklen yayın araçları ile yayınlamıyorlar, gösterişli olsun diye devlet büyüklerinin katıldıkları cenaze törenleri düzenlemiyorlar. Sadelikle, samimiyetle ve en önemlisi saygı ile defnediyorlar ölülerini.

Katolik Hristiyanlar, Japonların Hristiyan olmadıkları halde nasıl bu kadar ahlâklı olduklarını sorguluyorlar.

Japonların bir dini inançları ve din kitapları yok.

 

Japonların ahlâk öğretisi;

Japon ahlâkının temeli, günah ve günah anlayışından kaynaklanan korkuya değil, çevreden utanma duygusuna dayanır.

İşin bir de bu boyutu var, dünyada atom bombası yemiş bir başka millet yok. Yaşadıkları savaş, açlık, yoksulluk, hastalık ve sakatlıklar onların ahlâk anlayışına zarar verememiş. Bu üzerinde düşünülmesi gereken bir olgudur.

Japon devlet adamı, işini lâyıkıyla yapamadığında, yüz kızartıcı suçla itham edildiğinde, kendisi görevdeyken, birimine bağlı bir yerde bir işçi kaza eseri öldüğünde o adam acı içinde intihar ediyor.

Çünkü utanıyor. Zaten ahlâk “utanmayı” bilmektir.

 

Bekir Coşkun’dan alıntılayarak tamamlayalım;

“Japonların dini “Şintoizm”dir…

Peygamberleri yoktur…

Zaten cennetleri-cehennemleri de yok…

Japonların inanç ve ahlâk anlayışı; bu dünyada, diğer insanların gözündeki imajı esas alır…

Yani korkuya değil, utanma duygusu temeline dayanır.

İşte utanma duygusundandır; o özveri, düzen, disiplin ve saygı…

Senin utanma duygun yok usta!”

 

Alıntı: M. Uluğtekin Yılmaz

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , , | Japon Ahlâkı! için yorumlar kapalı
May 28

“Biz Amerikalıyız. Bir şey olmaz”

“Biz Amerikalıyız. Bir şey olmaz” 

 USS-İndianapolis, Amerika Birleşik Devletleri Deniz Kuvvetlerine ait olan portland sınıfı bir savaş gemisiydi. Bu kruvazör yüksek kalibre toplar, birçok ağır ve hafif makineli tüfekler ve hava saldırılarına karşı uçaksavarlar ile donatılmıştı. Kelimenin tam anlamıyla bir yüzen kaleydi.

İndianapolis, Machitsura Hashimoto kumandasındaki bir Japon denizaltısı tarafından vurulmuştu. Gemi, bir adet arka tarafına bir adet de yakıt deposuna olmak üzere iki isabet almıştı. İndianapolis gemisi 12 dakika içerisinde serin sulara karıştı. 300’e yakın mürettebat o sırada gemiyle birlikte battı. 800 denizcinin çoğu saatlerce kurtarılmayı beklerken köpek balıklarına yem oldu.

Hayatta kalmayı başaran 321 kişi 3 buçuk gün sonra pilotlar tarafından fark edildi. Ortada korkunç bir manzara vardı.

O gün kurtulan askerlerin anlattığına göre, hiç kimse böyle bir facia beklemiyordu. Çünkü aşırı derecede “Biz Amerikalıyız. Bir şey olmaz nasıl olsa kurtarırlar” psikolojisi hâkimdi.

 

Alıntı

Posted in Hikayeler | Tagged , , , , , , , | “Biz Amerikalıyız. Bir şey olmaz” için yorumlar kapalı
May 27

CUMHUR İTTİFAKINIZ BU MU EY MHP VE BBP?!

CUMHUR İTTİFAKINIZ BU MU EY MHP VE BBP?!

 

Fotoğraftaki zatın Genel Başkanı olduğu partinin programı;

“Cumhuriyet ideolojisi, temel olarak iki ilke üzerine kurulmuştur. Bunlardan biri laiklik, diğeri de Türklüktür. …hem laiklik hem de Türklük dayatmalarına tepki olarak vuku bulan Şeyh Said Kıyamı, Dersim ve Ağrı Ayaklanmaları büyük bir şiddetle ve katliamlarla bastırılmış, (…) bu dönemde yapılan zulüm ve vahşet akıl almaz boyutlara ulaşmıştır.(…)

Öncelikle bugüne kadar yapılan zulümlerden dolayı devlet adına özür dilenmeli ve mağdurlara tazminat ödenmelidir.

Türkiye Cumhuriyeti devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkesin Türk olduğu nitelemesinden vazgeçilerek Kürtlerin varlığı anayasal olarak tanınmalı, Türkler ve Kürtler, ülkenin asli kurucu halkları olarak kabul edilmelidir.

Kürtçe, Türkçe ile beraber ikinci resmi dil olarak kabul edilmeli, Kürtçe aynı zamanda eğitim dili olmalıdır…

İlköğretim öğrencilerine okutulan, ırkçılık kokan ‘Andımız’ ve benzeri metinler kaldırılmalıdır. Muhtelif yerlerde yazılan ‘Ne Mutlu Türküm Diyene’ gibi yazılar silinmeli, “Bir Türk dünyaya bedeldir.” şeklindeki ırkçı söylemlere son verilmelidir.

Zulüm ve ayrımcılık uygulamış olan tarihi şahsiyetlerin isimlerini taşıyan okul, kışla, cadde, sokak ve benzeri yerlerin isimleri derhal değiştirilmelidir.

Başta vatandaşlık tanımı olmak üzere, anayasa ve sistemin bütün resmi literatürüne hâkim olan Türklük esaslı dışlayıcı ve ayrımcı söylem terk edilmelidir.

İsimleri değiştirilen yerleşim yerlerine eski adları geri verilmelidir…

Başta Şeyh Said olmak üzere Kürtlerin büyük bir saygı ile andıkları Kürt âlimlerine zulmedildiği resmen kabul edilmeli, yakınlarından ve bütün halktan özür dilenmelidir…

Mevcut yapının tabu olarak kabulünden vazgeçilerek olumlu ve olumsuz tüm yönleri ile eyalet sistemi, özerklik, federasyon gibi yönetim modelleri üzerinde serbestçe tartışılabilmelidir. Toplumun huzur, refah ve güveni için gerekli olduğunun toplumun çoğunluğu tarafından kabulü halinde bu modeller uygulanabilmelidir…”

 

Alıntı

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , | CUMHUR İTTİFAKINIZ BU MU EY MHP VE BBP?! için yorumlar kapalı
May 26

ALTIN SÖZLER

ALTIN SÖZLER

* “Bütün insanlar eşit yaratılmışlardır. Yaradanları tarafından vazgeçilmez haklara sahip kılınmışlardır. Bu haklar; yaşam, ozgürlük ve mutluluğa ulaşma hakkıdır.” Thomas Jefferson

* “Ne mümkün zulm ile bidad ile imha-i hürriyet.” Namık Kemal

* “Hiç kimse bir başkasının efendisi ya da kölesi değildir.”  John Hospers

* “Özgürlük olmayan bir ülkede ölüm ve çöküntü vardır. Her ilerlemenin ve her kuruluşun anası özgürlüktür.” MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

* “Ayaklarıma pranga vurabilirsiniz, fakat inancıma vuramazsınız. Zeus bile beni mağlup edemez.” Epiktetus

* “Tanrı, siyah, kahverengi ya da sarı insanların özgürlüğünü değil, tüm insan ırklarının üstünlüğünü istiyor.” Martin Luther King Jr

* “Sivil özgürlük, doğal özgürlük demektir.” Alexander Hamilton

* Huzuru evinde arayan ve bütün meselelerin başlangıç noktası olarak kabul eden bir kimse birçok güçlüğü halletme yolunu bulmuş demektir. 

Posted in Atasözleri Vecizeler | Tagged , , , , , | ALTIN SÖZLER için yorumlar kapalı
May 25

AKP’NİN KORKUSU!

AKP’NİN KORKUSU!

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Atik Ağdağ‘ın, KRT‘da Çağlar Cilara‘nın sorularını cevaplandırırken Ak Parti’ye dair değerlendirmesi:

Ak Parti tabanı içerisinde bir kitle var, gözü körelmiş, Erbakan hocanın tabiriyle narkozlanmış. Neyi alkışladığını çok bilmiyor. Reis dedi diye alkışlıyorlar. Tuvalet 1 milyondu, 1 liraya düştü diyor adam alkışlıyor, neyini alkışlıyorsun bunun? O kitleye bir şey anlatmak bugünkü şartlarda mümkün değil. Kilitlenmiş… Onlarla ayrı galaksilerdeyiz, onlarla aynı galakside yaşamıyoruz. Ama meseleleri akleden, kaygı duyan, Ak Partili olsa bile, Ak Parti’nin yönetiminde milletvekili, belediye başkanı olan çok ciddi kitle var ve bizimle temas içindeler. Temel Bey bizim dile getiremediğimizi dile getiriyor diyorlar. Önümüzdeki seçimlerin, 3 Kasım seçimlerine benzer bir hava doğuracağı kanaatindeyim. 99 seçimlerinde DSP yüzde 21 oy aldı, 2002 seçimlerinde ise yüzde 1 oy aldı. Saadet Partisi işini düzgün yaparsa Ak Parti’ye hayatının en büyük siyasi şokunu yaşatacak şekilde sonuç çıkacak. Ak Parti çok büyük bir kopuş yaşayacak.”

Karamollaoğlu, aday olduktan sonraki konuşmada, “Türkiye’yi tek akıl ile değil, ortak akıl ile yönetme yoluna gideceğiz.” demesi yanında “Bizim yönetimimizde yolsuzluğa, yandaşlığa, yalakalığa, yasağa ve yağmaya hiçbir zaman yer olmayacaktır.” İfadelerini dile getirdi

 

Alıntı

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , | AKP’NİN KORKUSU! için yorumlar kapalı