Ağu 22

“Duygusuz Bencil Nesil Tehlikesi”

“Duygusuz, bencil Nesil Tehlikesi”

“Maarif müfettişi Doğan Ceylan” imzasıyla ve “Duygusuz Nesil Tehlikesi” başlığıyla 2016 yılının Mayıs ayından itibaren eğitimle ilgili pek çok İnternet sitesinde yayınlanan bir yazısı:

Yazı özetle şöyle:   

“Hayatın gerçekliklerinden habersiz, duygusuz ve bencil bir nesil geliyor. Şehitler için gözyaşı döken kendi ana babalarını anlamıyorlar. Başkalarının çocukları için ağlamaya anlam veremiyorlar. Yanı başımızdaki savaşlar, acı çeken çocuklar, ölen on binlerce insan onları hiç ilgilendirmiyor. Tüm acı gerçekleri çizgi film tadında izliyorlar ve yürekleri hiç acımıyor. Eğlenmekten başka bir amaçları olmadığı için artık tek eğlence kaynağına dönmüş telefon ve tabletlerini ellerinden aldığınızda dünyanın sonunun geldiğini zannediyorlar.

Açlık nedir bilmiyorlar, susuzluk nedir hiç bilmiyorlar. Hiç üşümüyorlar, hiç ıslanmıyorlar, hiç yorulmuyorlar. Yokluk nedir, acı nedir bilmiyorlar.

 Evsizlik nedir, sürgün nedir anlamıyor, savaşları, kurşunlanan, ölen insanları umursamıyorlar. Acımıyorlar…

Müdahale edilmezse gelecek iyi şeyler getirmeyecek güzel ülkemize… Geç kalınmadan bu sorun mutlaka çözülmeli. Bu sorun çözülmezse ülke çözülecek…”

 

Alıntı

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , , , , , , , , , | “Duygusuz Bencil Nesil Tehlikesi” için yorumlar kapalı
Ağu 21

Altın Sözler

Altın Sözler

* “Bitkiler kültürle, insanlar eğitimle biçimlenir” J.J.Rousseau

* “İnsanın ekmekten sonra en fazla ihtiyaç duyduğu şeyin eğitim olduğunu” Danton

* “Dün zekiydim, dünyayı değiştirmek isterdim; ama bugün akıllıyım, kendimi değiştiriyorum.” Mevlana

* “Basın hürriyeti ancak hatâlarını düzeltmek istemeyen hükümetler için bir tehlikedir. Sizin hükümetiniz yurdun iyiliğinden başka bir şey düşünmüyor, o hâlde böyle bir

hürriyet onun için bir nîmettir. Bir milletin düşüncesini baskı altında tutmak, onu birtakım gizli yollar aramağa zorlar, eninde sonunda bulur bu yolları. Hürriyetsizlik her türlü

fesadı kolaylaştırır. Devletin güveni tehlikeye girer, zora başvurmak gerekir. Basın hürriyeti kötülükle savaşmak ve faydalı olmak isteyen her hükümetin tabiî müttefikidir…”

Cemil Meriç

* Atatürk’ün dışişlerine verdiği ilk talimatı:

“1-Asla büyük devletlerin arkasında görünmeyeceksiniz,

2-Rusya’yla bozuşmayacaksınız,

3-Araplara sakın ola ki bulaşmayacaksınız.”

* “Sadece unutulmuş şeyler, yenidir.” M. Rose Mertin

Posted in Atasözleri Vecizeler | Tagged , , , , , , , , , , , | Altın Sözler için yorumlar kapalı
Ağu 20

AKP, doğanın felaketidir

AKP, doğanın felaketidir

 

Katıksız Karadenizli… Rize’nin yemyeşil denizinde dünyaya gelmiş…  Eşsiz ırmaklarında oyunlar oynayarak büyümüş… Hukukçu olup hayata atıldığında memleketinin çevre yağmasına dur demek için en ön saflarda yer almış…

Fırtına Vadisi  Davası ile Türkiye’nin cennet doğal alanlarından birinin yağmasına karşı verdiği hukuk mücadelesi ile tanınan av Remzi Kazmaz aradı…

Gökova Körfezi’nin imara açılmasına neden olan SİT kararı ile ilgili hazırlık yapıyordu. Benim de yakından izlediğim bir meseleydi… Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün ‘Muğla’nın betonlaşmasına izin vermeyeceğiz’ diyerek karara tepki göstermiş, 12 bin 544 hektarlık SİT alanının imara nasıl açıldığını teknik bir raporla belgeleyip,  Büyükşehir Belediye Meclisi’nin ortak kararı ile kamuoyuna açıklamıştı… Konu yargıya taşındı.

Remzi Kazmaz ‘AKP Türkiye için bir çevre felaketidir’ diyor… Gökova’ya dikkat çekmek ve verilen mücadeleye destek olmak için, Bodrum Çevre Platformu olarak 1. Derece SİT alanlarının imara açılması konusunda bakanlığın aldığı kararın iptali için yargıya gidiyor.

Kazmaz; ‘Seçim gündemi içinde kaynamasın, Kanal İstanbul projesinin yaratacağı ekolojik yıkımı da 24 Haziran’dan önce topluma anlatmalıyız’ diye ekliyor… Prof. M. Doğan Kantarcı ile Beylikdüzü, Büyükçekmece bölgesinde, Kanal İstanbul’un ‘neden yanlış bir proje olduğunu’, yaratacağı felaketi yerel yönetimler ve STK’ların desteği ile kamuoyuna açıklamaya hazırlanıyor…

Remzi Kazmaz aynı zamanda yazar ve uluslararası ödüllü belgesel/film yapımcısı… Kitap ve belgesellerinde de doğa, tarih ve insan hakları konularını işliyor… ‘Her yeni mücadele bir belgesel konusu’ diyor…

Gündem siyaset olunca soruyorum, ‘var mı bir hazırlık?’ diye… Kazmaz yanıtlıyor; ‘TBMM’de mücadelemi sürdürmek istiyorum… Yurt dışına kaçırılan tarihi eserler, AKP’nin Türkiye’nin dört bir yanında ranta kurban ettiği dereler, ormanlar, denizler için Meclis’te milletin verdiği güçle savaşmak istiyorum… ‘

Türkiye geri dönüşü olmayacak şekilde cennet topraklarını kaybediyor… En kısa zamanda  meclisin en öncelikli gündemleri arasında çevre mücadelesi yer almalı…

 

Alıntı

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , | AKP, doğanın felaketidir için yorumlar kapalı
Ağu 19

KALBİN KABRİM OLSUN

KALBİN KABRİM OLSUN

 

Utanmaz anılar sordular seni

Sakın ha özletme billur bedeni!

Canım şahlanıyor görse gölgeni

Mahşere dek sakla kalbinde beni

 

Bir an ağlamayıp her gün gül derim

Önce değil benden sonra öl derim

Sana vasiyetim budur bil derim

Mahşere dek sakla kalbinde beni

 

Dikeni gül diye dermeden önce

Sevgimi çul gibi sermeden önce

Kara topraklara vermeden önce

Mahşere dek sakla kalbinde beni

 

Sarayları boş ver hana razıyım

Kalbindeki temiz kana razıyım

Kalbin kabrim olsun buna razıyım

Mahşere dek sakla kalbinde beni

 

Kenan ŞAHBAZ

Posted in Şiirlerim | Tagged , , , , , , , , , | KALBİN KABRİM OLSUN için yorumlar kapalı
Ağu 18

TÜRKİYE CİNNET GEÇİRİYOR!..

TÜRKİYE CİNNET GEÇİRİYOR!..

Geçtiğimiz günlerde yaşadıklarımız ve gelecekte yaşayacaklarımız bana bu başlığı yazdırdı (K.Ş)

KOCAELİ’nin Dilovası ilçesinde tartıştığı eşi tarafından başına tabancayla ateş edilerek öldürülen 3 çocuk annesi Suna Ocakverdi (30) memleketi Burdur’da toprağa verildi.

***

KAYSERİ’de eşini ve 3 çocuğunu öldüren bir kişi, oturdukları daireden atlayarak intihar etmeye kalkıştı.

***

ANTALYA’da 36 yaşındaki Sedat U., boşanma aşamasında olan ve annesinin yanına yerleşen eşi 27 yaşındaki Sultan U. ile evde bulunan 60 yaşındaki M.Ö.’yü bıçakladı. 2 çocuk annesi genç kadın yaşamını yitirirken, M.Ö. ise ağır yaralı olarak tedavi altına alındı.

***

ADANA’da Menderes C. (46), aldatma yüzünden çıkan tartışma sırasında üzerine sıcak su döken eşi Nuray C.’yi (41) bıçakla yaraladı.

***

BURSA’da eşi Güllü Yurtoğlu’nu (22) düğün gününün sabahı 8 yerinden bıçaklayarak öldürdüğü iddiasıyla tutuklanan Metehan Y.’nin (23), daha önce de genç kadını ormanda ağaca iple bağlayıp, ağzını bantla kapattıktan sonra olay yerinden ayrıldığı ileri sürüldü.

***

ANKARA’da Mustafa M. (36), barışmak için geldiği evinin önünde çıkan tartışma sonucu boşandığı Zeynep Altındal’a (30) tabancayla kurşun yağdırdı. Ağır yaralanan Altındal’ı tekmeleyip, tepki vermeyince öldüğünü düşünen Mustafa M. kaçtı. Hastaneye kaldırılan Altındal, ölü taklidi yaparak kurtulduğunu söyledi.

***

İSTANBUL Kağıthane’de 7 Aralık 2016’da boşanma davası açan eşi Nisa Ece İnçke’yi, dışarıdan silah sesinin duyulmaması için televizyonun sesini sonuna kadar açtıktan sonra 4 kez kurşunlayarak öldürmekten yargılanan Recep İ.’nin davasında karar aşamasına gelindi. Duruşmada esas hakkındaki görüşünü açıklayan savcı, sanık Recep İ.’nin ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti.

***

ADANA’da 17 Kasım’da bar sahibi Tuğba Çelik’i (35) öldürmekle suçlanan Hamza I. (19), azmettirici olduğu iddia edilen üvey oğlu Mazlum O. (26) ve olayda gözcülük yapan Müslim S.’nin cinayetin ardından, çevredeki apartmanların güvenlik kamerası olup olmadığı yönünde keşif yapmak için olay yerine döndüğü ortaya çıktı.

***

KONYA’da işe gittiği sırada yoldan geçen bir kişi tarafından yüzüne henüz belirlenemeyen sıvı madde atılan özel güvenlik görevlisi Rukiye K. (25), saldırıyı gerçekleştiren kişiyi tanımadığını belirtti. Sol gözünde görme kaybı riski bulunduğu belirten Rukiye K., ”Saldırganın bir an önce bulunmasını istiyorum. Artık kadın olarak sokağa yalnız çıkamayacak mıyız?” dedi.

***

SAMSUN’da 2000 yılında evinin önünde oyun oynarken kaybolan ve bir daha hiçbir haber alınamayan Sinem Özdemir’in babası Mahmut Özdemir, “Bence kızımın kayboluşunu görenler var. Kimsenin günahını alamam. İsim olmadığı için kimseyi yakamam” dedi.

Kudüs eylemlerinde İsrail terörü sonucunda, son bir haftada 2 Filistinli öldürüldü. Türkiye’de ise son bir haftada koca teröründen 10’un üzerinde kadın katledildi.

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , , , | TÜRKİYE CİNNET GEÇİRİYOR!.. için yorumlar kapalı
Ağu 17

BERBER

BERBER

“Bir rahip berbere gitmiş. Tıraş olmuş. Berbere teşekkür ederek borcunu sormuş. Berber:
– Aman efendim, siz kutsal bir görev yapıyorsunuz. Sizi tıraş etmek benim için bir şereftir. Borcunuz yok!.. demiş.
Rahip teşekkür ederek gitmiş. Berber ertesi sabah iş yerini açmaya geldiğinde, kapıda tam dokuz altın lira bulmuş.
Başka bir zaman bir Budist rahibi gelmiş. Tıraş olduktan sonra borcunu sormuş.

Berber, Budist rahibe de: “ Siz kutsal bir kişisiniz, sizi tıraş etmek benim için şereftir. Borcunuz yok!” demiş. Budist rahip teşekkür ederek gitmiş.
Berber ertesi sabah dükkanı açarken kapıya bir torba asıldığını görmüş. Torbanın içinde tam dokuz adet yakut bulmuş.
Bir haham tıraş olmaya gelmiş. Berber saygıyla tıraş etmiş. Haham, borcunu sormuş.

Berber, Haham’a da diğer din adamlarına söylediğini söylemiş. Para almamış. Haham teşekkür ederek gitmiş.
Berber ertesi sabah işine gelmiş. Bakmış, kapıda tam dokuz haham tıraş olmak için bekliyor!”

Posted in Fıkralar | Tagged , , , , , , , , | BERBER için yorumlar kapalı
Ağu 16

“Asalım (mı) Bunları!”

“Asalım (mı) Bunları!”

 “İdam cezası uygulanan ülkelerde cinsel suçlarda azalma oluyor mu?

Ülkeler, idam ve cinsel suçlar

Women Stats Project’in birinci kuşak olarak sınıflandırdığı, yani dünyada cinsel saldırının en yaygın olduğu ülkeler, Afganistan, Hindistan, Pakistan, Suudi Arabistan, Yemen, Irak, Suriye, Ürdün, İran, Sudan ve diğer bazı Afrika ülkeleri…

ABD, tecavüz ortalamasında üçüncü kuşak ülkeler sınıflandırmasında yer alıyor.

ABD dâhil saydığım tüm bu ülkelerin ortak özelliği, idam cezasının yaygın uygulandığı ülkeler olması. Yani, idam cezasının uygulandığı ülkelerle cinsel suçların en fazla görüldüğü ülkeler aynı düzlemde yer alıyor.

Bu da idam cezasının cinsel suçlarda caydırıcılık unsuru taşımadığını bize açıkça gösteriyor.

Hatta idamın sokak ortasında, insanların gözleri önünde gerçekleştirilmesi dahi caydırıcı olmuyor.

Ya fail yanlış tespit edilmişse?

 

İdam ve geri alma imkânsızlığı

Cinsel suçlarda failin tespiti oldukça zor… Çoğu zaman mağdurun beyanından başka, faili işaret eden bir delil bulunmuyor. Ancak mağdurun beyanı her zaman doğru yönü göstermiyor.

Hemen küçücük çocuk yalan mı söyleyecek demeyin. İstatistikler cinsel istismar suçlarında failin büyük oranda aile içerisinden biri olduğunu gösteriyor. Abisi, babası, amcası veya başka bir akraba bireyi tarafından cinsel istismara mağdur kalan çocuk ise, korkusundan aile dışından birinin, mesela komşularının, adını verebiliyor.

Hal bu iken, idam cezası uygulandığını bir düşünsenize… ‘Suçlu’ diye öldürülen bir kişinin aslında suçsuz olduğunun anlaşıldığını… Alışık olduğumuz hatalı yargılama sonuçları gibi “pardon” deme imkânı da yok…

O halde, caydırıcı olan ne?

 

Alıntı  Fatma ÇELİK

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , | “Asalım (mı) Bunları!” için yorumlar kapalı
Ağu 15

“Bu yasaları siz yaptınız, siz!…”

“Bu yasaları siz yaptınız, siz!…”

 

CHP Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen’in meclis konuşmasından.

Pekşen, anneannesinin annesinin nüfus kayıtlarına göre hayatta göründüğünü söyledi; “Sizi kutluyorum, vefat etmiş anneannemin annesini dirilttiğiniz için size teşekkür ederim… Nerede oy kullanacağını da söylerseniz gidip tanışıp, ellerini öpeyim… Memleketi getirdiğiniz hale bakın! İnsanlık tarihi bu kadarını görmemişti.”

Kayıtlara göre gerçekte ölmüş olan 2 milyon 537 bin kişiyi yaşıyor gibi gösterilmiş…

Pekşen “Alo mezarlık hattı kurun bari… Ölüleri dirilttiğiniz yetmemiş gibi bir de hiç yaşamayan, hiç var olmayan seçmenler ürettiniz… Bu ortamda nasıl seçim yapılacak!” diyor.

“Muvazaaya muhtaç hale geldiniz… Bunu görmeyen Anayasa Mahkemesi’ni 900 rakımlı tepede oturtmayız… Saddam da, Kaddafi de seçimleri böyle yapmıştı. Bu tuzağa doğru gidiyorsunuz! Ama bilin ki 2019’dan sonra gideceğiniz yer yüce divandır…”

Pekşen “etki altına aldığınız yargıya bu kadar güvenmeyin” diyerek şu örneği verdi;

“Saddam kendisini yargılayan yargıca kızıyor ‘bu nasıl hukuk düzeni, nasıl mahkeme, nasıl yasadır?!’ Yargıç yanıt veriyor, ‘Bu yasaları siz yaptınız, siz!…’

Türkiye sizin önünüze bu yasaları bir gün koyacak…”

 

Alıntı Yeniçağ

Posted in Hikayeler | Tagged , , , , , , , , | “Bu yasaları siz yaptınız, siz!…” için yorumlar kapalı
Ağu 14

Sağlıksız ruh hali

Sağlıksız ruh hali

 

“Bloklaştırma siyasetinin başarılı sonuçları bunlar… Taraflar sertleştikçe, aidiyetler artıyor, karşı taraflar ‘düşman’ gibi görülüyor ve yapı içindeki bütün memnuniyetsizliklere rağmen seçmen mevzisini son kertede terk etmiyor…

Tablo çok açık… Siyasette taraflar var ve bu taraflar arasında ‘oy geçirgenliği’ yok denecek kadar az… ‘Sanki yenilirse düşmana yenilecek’ psikolojisi seçimlere damga vuruyor… O yüzden kazandığında ‘düşmanı yenmiş’ gibi refleksler gösteriyor…

Son derecek sağlıksız olan bu ruh hâlini muhalefet aşmakta pek başarılı olamadı.”

***

Peki bu sağlıksız ruh hali, aşılabilir mi? Asıl bölücülük, karşı tarafı, bölücülerle, teröristlerle, FETÖ’cülerle iş birliği içindeymiş gibi göstererek, devletin bekâsını savunuyor görünmek değil midir? Zira, devletin bekâsını düşünen bir siyasi kadro, halkın diğer yarısını temsil eden siyasileri düşmanlaştırmaz, aksine herkesi aynı hedefte birleştirerek oy almaya çalışır.

Öyle ya, sistemi getirenlerin hedefi, Amerika’daki gibi iki partili bir sistem kurarak, yüzde 60-70 olduğu varsayılan sağ oyları bir ittifakta toplamak ve yönetimi elden bırakmamak değil miydi?

Fakat ABD’nin kuruluşundan bu yana sadece iki partiden başkan seçiliyor ama bu iki partinin mücadelesinden dolayı taraflar arasında bir düşmanlık veya kutuplaşma söz konusu olmuyor. Amerikan tarihi incelendiğinde görülecektir ki, genelde iki dönem Cumhuriyetçi bir dönem Demokrat veya iki dönem Demokrat bir dönem Cumhuriyetçi başkan seçiliyor. Tabii Roosevelt, Truman, Kennedy ve Johnson gibi ardı ardına seçilen Demokrat başkanlar da oldu. Sonrasında ise Nixon ve Ford Cumhuriyetçi, Carter Demokrat, Reagan Cumhuriyetçi, George H. W. Bush Cumhuriyetçi, Bill Clinton Demokrat, George W. Bush Cumhuriyetçi, Obama Demokrat idi. Donald Trump ise Cumhuriyetçi Parti adayı olarak seçildi. Kimse padişah gibi 16 yıl veya 20 yıl iktidarda kalmadı!

Gerçi Trump döneminde ABD’de kutuplaştırma, düşmanlaştırma eğilimleri baş gösterdi ama yine de Türkiye’deki gibi değil. Orada, oy geçirgenliği var çünkü kimse diğer partiyi düşman olarak görmüyor! İktidar değişikliği de toplumu rahatlatıyor.

Lafta herkes bunu istiyor gibi görünüyor ama sıra uygulamaya veya paylaşmaya geldi mi hemen partizanlık devreye giriyor. Ayırımcılık, sadece ihale paylaşımında değil, sadece belediye hizmetlerinin dağıtımında değil, sadece devlet kadrolarına eleman alınmasında değil, hayatın her alanına hâkim durumda. Öyle ki, aynı rütbeye talip olan askerler arasında rakiplerini karalayanlara bile rastladık.

***

Sağlıksız ruh hali işte budur. Hepimizde bulunabilir! Rakibini düşmanlaştırmak gibi eleştiren gazeteciyi kendisine veya partisine düşman sayarak hedef göstermek de böyle bir durumdur! Ebu Lehep de kendi iktidarını sarsan Hz. Muhammed‘i düşmanlaştırmıştı. Hz. Muhammed, bu yüzden hicret etmek, başka bir şehre, Yesrib’e yerleşmek zorunda kalmıştı. Fakat peygamberin lakabı 25 yaşından itibaren “emin” idi. Yani en güvenilen kişi… Bu sayede Mekke’deki eski düzeni yıktı! Yesrib’in “nahoş” demek olan adını ise Medine olarak değiştirmişti.

Hiçbir makam, mevki veya mal mülk, adamı adam yapmaz! Adamlık, bunlara sahip olmak değil, emin kişi olmaktır! Hepimiz emin kişi olmaya çalışırsak, Medine toplumu gibi bu sağlıksız ruh halini aşabilir, medeni bir toplum yapısı oluşturabiliriz. Seçeceğimiz insanlarda da bu nitelikleri ararız!

 

Alıntı: Arslan BULUT

 

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , , | Sağlıksız ruh hali için yorumlar kapalı
Ağu 13

Altın Sözler

Altın Sözler

* “Artık iktidardayız ve Rusya’nın bütün alçakları bizimle beraber!…” Lenin

* “Parti içi demokrasi yoksa şahsiyetli insanlar uçar, tabi olanlar ve yağcılar kalır.” Prof. Dr. İskender Öksüz

* “Demokrasinin esas prensibi, halkın egemenliğidir. Ama milletin kendini yönetecekleri iyi seçebilmesi için, yetişkin ve iyi eğitim görmüş olması şarttır. Eğer bu sağlanamazsa

demokrasi, otokrasiye geçebilir. Halk övülmeyi sever. Onun için, güzel sözlü demagoglar, kötü de olsalar, başa geçebilirler. Oy toplamasını bilen herkesin, devleti idare

edebileceği zannedilir. Demokrasi, bir eğitim işidir. Eğitimsiz kitlelerle demokrasiye geçilirse oligarşi olur. Devam edilirse demagoglar türer. Demagoglardan da diktatörler

çıkar.” Eflatun

* “Terbiyenin sırrı, çocuğa saygı ile başlar.” R. W. Emerson

* “Hiçbir kimseye, örgüte ve hele hele hiçbir cemaate ya da tarikata, şeyhe bağlı olmayacaksınız. Bağlı olacağınız tek yer vardır, o da devlettir.”  Metin Tanrıver / Kayseri Polis

Meslek Eğitim Merkezi Müdürü

* “Kendini akıllı sanan herkes, aptaldır.” Voltaire

* “Baskı rejimi altında mizah, bilgiye dönüşür.” Otto Beer

* “Su içene yılan bile dokunmaz.” Atasözü                                                                                                           

* “İnsanların gazı alınmaz, fikri alınır.” Yücel Coşkun                                                                                        

Posted in Atasözleri Vecizeler | Tagged , , , , , , , , , , , | Altın Sözler için yorumlar kapalı