Kas 07

Egedeki işgal edilen ada sayısı 18 oldu

Egedeki  işgal edilen ada sayısı 18 oldu

www.kenansahbaz.com

TEK BİR NOTA BİLE VERİLMEDİ

Yalım, “Aydın il sınırları içinde olan Marathi Adası, Nergizçik Adası’nın 0.4 deniz mili batısındadır. Misak-ı Milli Sınırları içinde yer alan bu ada Lozan Antlaşması ile Yunanistan ya da İtalya’ya devredilmedi. 4 Ocak 1932’de imzalanan Türk-İtalyan Sözleşmesi’nin birinci maddesinde de Marathi Adası’nın Türkiye’nin egemenliği altında olduğu belirtilmiştir. 1943 tarihli İngiliz haritasında ve 1951 tarihli Amerikan haritasında, Marathi Adası’nın Türkiye’ye ait olduğu açıkça gösterilmiştir” ifadelerini kullandı. Erdoğan ve AKP hükümetlerinin bugüne kadar adanın boşaltılması için Yunanistan’a bir tek nota bile vermediğine dikkat çeken Yalım “Cumhurbaşkanı Erdoğan, Misak-ı Milli ve Lozan konularını sık sık gündeme getirerek, kendi döneminde Yunan askerine alenen teslim edilen Türk adalarının sorumluluğunu Lozan Antlaşması’na yüklemeye çalışıyor” diye konuştu.    (Kaynak: Ege’de işgal edilen ada sayısı 18’e çıktı)

Misâk-ı Milli ve Lozan, R. Erdoğan’ın başkanlık seçimi erken kampanyasının iki önemli argümanı oldu. Erdoğan 29 Ekim’de yaptığı konuşmada, Misâk-ı Milli konusunda tarih dersi verdiğini iddia ederek, “Ben Lozan dedim, rahatsız oldular. Niye rahatsız oluyorsun? Burnumun dibindeki adalar, bağırıyoruz, çağırıyoruz bu adalar bizimdi, bu adalarda bizim eserlerimiz var, tarihimiz var, kervansaraylarımız var. Rahatsız oluyor adam. Niye rahatsız oluyorsun? Bunların altına kim imza attıysa, sorumludur sorumlu” dedi.

“Misâk-ı Milli, Mondros Mütarekesinin imzalandığı 30 Ekim 1918 tarihinde işgal altında olmayan bölgeleri bölünmez ve ayrılmaz bir bütün olarak kabul etmiştir. Lozan Antlaşması’nın 12’nci maddesinde bahsi geçen toplam 9 ada, 1913 Londra Antlaşması, 1913 Atina Antlaşması ve 1914 Tebligatı ile Osmanlı Devleti tarafından Yunanistan’a verildi. Anılan adalar, 30 Ekim 1918’de zaten Yunanistan’ın egemenliği altındaydı.Lozan Antlaşması’nın 15’nci maddesinde bahsi geçen toplam 14 ada, 1912 yılından itibaren İtalya’nın işgali altındaydı. Anılan adalar 30 Ekim 1918’de de yine İtalya’nın işgali altındaydı. Verilen somut örneklerden anlaşılacağı üzere, Lozan’ın 12 ve 15’nci maddesinde bahsi geçen toplam 23 ada, 30 Ekim 1918 tarihi itibarı ile işgal altında olduğu için Misâk-ı Milli sınırları içinde değildir.

Erdoğan’ın Yunan askerine teslim ettiği 17 Türk adası ve 1 Türk kayalığı ise hem Misâk-ı Milli sınırları içinde hem de Türkiye Cumhuriyeti’nin sınırları içindedir.Hâlihazırda Yunan işgali altında olan 17 ada ve 1 kayalık, 30 Ekim 1918 tarihinde işgal altında değildi. Lozan Antlaşması’nda da verilmeyen ecdat yadigârı adalar 2004 yılından itibaren işgal edildi.

Adaların mesafesi                                                                                                                                                                                                                                                                                 Dışişleri Bakanlığı, savunmasını Lozan Antlaşması’nın 15.Maddesine dayandırıyor. 15.Madde ile işgal altında olan 13 ada ile birlikte bu adalara bağlı adacıklar da İtalya’ya verildi.  04 0cak 1932 Türk-İtalyan Sözleşmesi ile 12 ada bölgesindeki ada, adacık ve kayalıkların kime ait olduğu teker teker belirlendi. Anılan sözleşmeye göre hâlihazırda işgal altında olan 17 ada ve 1 kayalık İtalya’ya verilmedi, 1947 Paris Antlaşması ile de egemenliği Yunanistan’a devredilmedi.

 Yunan askerine teslim edilen Eşek Adası’nın, 12 ada bölgesindeki Yunan Adalarından Batnoz adasına olan mesafesi 18 deniz mili, Lipso adasına olan mesafesi 12 deniz milidir. Ada statüsünde olan Eşek Adası, 12 ada deniz sınırlarının dışında olup Batnoz ya da Lipso adasına bağlı yada bitişik adacık değildir.

 Yunan askerine teslim edilen Bulamaç Adası’nın, 12 ada bölgesindeki Yunan Adalarından Lipso adasına olan mesafesi 14 deniz mili, ileriye adasına olan mesafesi 13 deniz milidir. Ada statüsünde olan Bulamaç Adası, 12 ada deniz sınırlarının dışında olup Lipso ya da İleriye adasına bağlı ya da bitişik adacık değildir.

Yunan askerine teslim edilen diğer adaların coğrafi konumu da benzer şekildedir.

Anılan 17 Ada ve 1 kayalık İngiliz ve Amerikan haritalarına göre de 12 ada deniz sınırlarının dışında ve Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik alanı içindedir.

Erdoğan, Dışişleri Bakanlığı’na ve Lozan’ın 15’inci maddesine güvenmesin. Ne Dışişleri Bakanlığı ne de Lozan’ın 15’inci maddesi Erdoğan’ı sorumluluktan kurtarmaz.”

 

Kaynak: Lozan neye, ne Lozan’a karıştırılıyor?.. – Ahmet TAKAN

Posted in Yazılarım | Tagged , , , , , , , , , , | Egedeki işgal edilen ada sayısı 18 oldu için yorumlar kapalı
Kas 06

“Atatürk Başkanlığı şiddetle ve nefretle reddetmiştir”

Atatürk Başkanlığı şiddetle ve nefretle reddetmiştir” – Muhiddin NALBANTOĞLU                                                                                                                                   www.kenansahbaz.com

Kurtuluş Savaşı’nın en korkunç yılları yaşanmaktadır. Türk ordularının kumanda merkezi Ankara önlerindeki Sarıköy’e kadar geri alınmıştır.   Hâlâ ordunun Başkumandanı yoktur. Meclis kendi uhdesindeki yetkileri bir tek kişiye yani Mustafa Kemal Paşa’ya vermek istememektedir. Gizli celseler birbirini kovalamaktadır. Düşman ordusu Ankara üzerine kesin saldırıya geçmek için hazırlanıyor.  Uzayıp giden celseler sonunda Başkumandanlık Meclis’in bütün yetkilerinin de içinde olduğu halde Mustafa Kemal Paşa’ya verilmiştir. O son celseye Eskişehir milletvekili Emin Sazak’ın sözleri damgasını vurmuştur. Kürsüden adeta bağırır:

– Ne diyor bu adam yahu; Sizi kurtaracağım diyor… Ne istiyorsa verin, Hilafeti dahi isterse verin. Neyi bekliyorsunuz? Ankara’nın düşmesini mi bekliyorsunuz?

Bunun üzerine o sıralarda sadece bir sivil olan Mustafa Kemal Paşa’ya Başkumandanlık verilmiştir.

Cumhuriyet’in ilânından sonra 1930 yılı Eylül’ünde Serbest Fırka Lideri Fethi Okyar tarafından ömür boyu sürecek Cumhurbaşkanlığı teklif edilir. Zamanın gazetelerinde bu teklif yayınlanmıştır.

Ünlü İzmit konuşmasında 2 İstanbul gazetecisi Cumhuriyet Başyazarı Yunus Nadi ve Milliyet Başyazarı Mahmut Soydan tarafından Atatürk’e bu durum karşısında ne düşündüğü sorulur.

Bu soruya Atatürk’ün verdiği cevap çok ibretlik bir durumu ortaya koyar:

-Bana öteden beri bu ve buna benzer tekliflerde bulunanlar çok olmuştur.  Siz ve halk efkârı bilmelisiniz ki bu yoldaki teklifler de hoşuma gitmemiştir. Ve gitmez.

Benim gayem Türkiye’de Yeni Türkiye Cumhuriyetinde millet hakimiyetini takviye etmek ve ebedileştirmektir. Dediğiniz gibi bir teklifi benim idealimi cidden rencide eden bir manada telakki ederim. Bu noktada şu veya bu tefsirlere giden sözlerin manasını,  beni iyi tanımış olan Türk milleti benden daha iyi takdir eder.

 

Kaynak: Atatürk Başkanlığı şiddetle ve nefretle reddetmiştir – Muhiddin NALBANTOĞLU

Posted in Gündem | Tagged , , , , , | “Atatürk Başkanlığı şiddetle ve nefretle reddetmiştir” için yorumlar kapalı
Kas 06

Şirazlı Sâdî’den (ö. 1292) Bir Kıssa

Şirazlı Sâdî’den (ö. 1292)Bir Kıssa                                                                 

www.kenansahbaz.com

Dervişin biri bir gün sakin bir köşede otururken padişahla vezir çıkagelirler ve dervişin önünden geçerler. Dervişse istifini bozmaz. Padişah, dervişin bu lâkayıtlığının itibarını sarstığını düşünerek öfkelenir ve:

“Bu dervişler taifesi hayvanlar gibidir, usul âdâp bilmezler” diye söylenir.

Padişahın ünü gider vezirin canı hesabı vezir hemen dervişe çıkışır:

“Yeryüzünün halifesi önünden geçti, niye saygı göstermiyorsun?

Derviş şöyle cevap verir:

Söyle padişaha, kimler kendisinden menfaat umuyorsa saygıyı onlardan beklesin. Hem padişah halkı korumak için vardır, insanlar kendisine boyun eğsin diye değil. Dikkat et, koyun çobana değil, çoban koyuna hizmet eder. Bugün baktığında, kiminin padişah olup hüküm sürdüğünü, kiminin de fakruzarûret içinde inlediğini görürsün. Ama yarın mezarda herkes eşitlenecek, fakir zengin ayrımı ortadan kalkacak, şâh ile gedâ bir olacaktır.

Padişah hakikatleri kabul edecek kabiliyette biriymiş ki dervişin söylediklerini doğru bulur ve “Benden bir şey iste” der dervişe. Derviş “Bir daha beni rahatsız etmemeni istiyorum” der. Padişah “Öyleyse bana bir öğüt ver” der. Dervişin öğüdü şudur:

“Unutma, elindeki bu güç ve saltanat daimî değildir, gün gelip başka bir ele geçecek.”

Son söz:

“Kıssadan maksat hisse imiş görene// Sözüm  basiret  ehli  için, köre ne.”             

Kaynak: Sâdî’den bir kıssa ve bin bir hisse… – Ahmet SEVGİ

 

Posted in Hikayeler | Tagged , , , , , | Şirazlı Sâdî’den (ö. 1292) Bir Kıssa için yorumlar kapalı
Kas 05

ÜLKÜCÜLER BU VEBALE ORTAK OLAMAZ

ÜLKÜCÜLER BU VEBALE ORTAK OLAMAZ

www.kenansahbaz.com

 

MHP’nin kapısına kilit vurmak!

TBMM’ye gelecek olan başkanlık sistemini içeren Anayasa MHP’yi ürkütmemek için ilk etapta dar bölge seçim sistemini öngörmeyebilir. Ancak başkanlık sistemi halktan onay aldıktan sonra başkanlıkla ilgili olarak dar bölge seçim sistemi ve bunun sonucu olarak iki partili sisteme de geçilmiş olacaktır.

İşin özü şudur; Başkanlık sistemi yalnızca Cumhurbaşkanı’nın Başkan’a dönüşmesi değildir. Başkanlık iki partili sistem, dar bölge seçim sistemi ve yerel yönetimlerin güçlendirilmesiyle ilgili bir yapıdır.

Bu durum başta MHP olmak üzere oy oranında birinci ve ikinci olamayan partilerin siyaset sahnesinden çekilmesi demektir.  

Çok açıktır ki, Başkanlık sistemi, her şeyden önce MHP’nin kapısına kilit vurduracak bir sonucu doğurma ihtimali çok yüksektir.

Böyle bir risk nasıl alınır, anlaşılır gibi değildir. 

Elbette halka gitmenin bir mahzuru yoktur. Milletvekili seçimleri herhalde halktan kaçmak için yapılmıyor.

 

Parlamenter sisteme sahip çıkmak!

Diğer yandan parlamenter sistem içinde her şeyi yapmaya muktedir olanların “Başkanlık” diye tutturmalarının nedenini de iyi düşünmek gerekir.

Başkanlık sistemini getirmek isteyenlerin kahır ekseriyetinin esas düşüncesi ‘doksan yıllık reklam arası’ dedikleri Cumhuriyet dönemini kapatmaktır.

İktidar cenahının ‘Yeni Türkiye’, ‘Yeni Anayasa’, ‘Başkanlık’ ve ‘İleri demokrasi’ kavramlarının bu kadar sık kullanmaları, yeni rejim özlemlerini yansıtmaktadır.

Parlamenter sisteme sahip çıkmak, cumhuriyete sahip çıkmaktır.

 

Kaynak: MHP’nin kapısına kilit vurmak! – Özcan YENİÇERİ

 

Posted in Gündem | Tagged , , , , , | ÜLKÜCÜLER BU VEBALE ORTAK OLAMAZ için yorumlar kapalı
Kas 04

Atatürk’ten Altın Sözler

Atatürk’ten Altın Sözler

www.kenansahbaz.com

* Arkadaşlarımız içinde Başvekillik yapacak zevat çoktur. Fakat bütün bu arkadaşlarım dahil olduğu halde milletin umumi temayülü benim şu ve bu zaruret karşılığında Başvekil olmamı icap ettirirse bu vazifeyi kemal-i tevazu ve minnetle ifaya müheyyayım. Bu takdirde benim aynı zamanda Riyaseticumhurluğu uhdemde bulundurmamın elbette imkânı kanunisi yoktur.

* Benim alacağım bu yeni vazifeyi muhtelif tarz ve manalarda suitefsir etmek, Türk milletinin efkârını teşviş edecek tarzda izaha kalkışmak hiç de makul ve mantıkî değildir.

* Amerikan sistemini memleketimizde tatbik etmeği hiç hatırıma getirmedim. Sistemsiz ve kanunsuz tarzda Reisicumhurlukla Başvekâleti birleştirmeği asla düşünmedim. Ve düşünecek adam olmadığım, bütün milletçe malûmdur zannederim.

* Bugünkü şerait içinde bir hükümetin millet ve memleket menfaati için takviyesine masruf herhangi sözümü bin türlü malâyanilerle istismar etmeğe kalkışmak istiyenler çok bedbaht adamlardır. Akşam gazetesi başmuharririne söylediğim sözler benim ağzımdan çıkmış ve icabında daima tekrar olunacak sözlerdir.

***

* Halkın saffetinden istifade ederek milletin maneviyatına tasallut eden kimseler ve onların muakkip ve müritleri elbette ki bir takım cahillerden ibarettir. Bunlar Türk milleti için bir şin teşkil edecek vaziyetlerin hudusunda daima amil olmuşlardır. Milletimizin önünde açılan rehâ ufuklarında fasılasız yol almasına mâni olmağa çalışanlar hep bu müesseseler ve bu müesseselerin mensupları olmuştur. Millete anlatmalıdır ki bunların millet bünyesinde yaptıkları tahribatı hissetmek lâzımdır. Bunların mevcudiyetini müsamaha ile telakki edenler Menemen’de Kubilay’ın başı kesilirken lâkaydane seyretmeğe tahammül ve hatta alkışlamağa cesaret edenlerle birdir.

***

* Vatandaşlar bilmelidir ki vicdani ve fikri hürriyet vardır. Fakat, nihayet, bunlar namahdut değildir. Ferdi hürriyet karşısında, fertlerin heyeti umumiyesinin kurduğu ve dayandığı bir de Devlet vardır. O Devletin de iradesine hâkimiyeti vardır. Fertlerin hürriyetini mahfuz tutmakla mükellef olan insanların, diğer taraftan, Devletin de irade ve hâkimiyetinin mefluç bir hale gelmemesine çok dikkat etmeleri lâzımdır. Fertlerin hürriyeti, Devletin hâkimiyet ve iradesinin mahfuziyetine vabestedir. Devlet iradesi mefluç olursa fertlerin hürriyetini muhafaza edecek hiç bir kuvvet ve vasıta kalmaz. Binaenaleyh, hürriyeti yalnız bir taraflı değil, her iki taraftan düşünmek lâzımdır.

Posted in Atasözleri Vecizeler | Tagged , , , , , , , , | Atatürk’ten Altın Sözler için yorumlar kapalı
Kas 03

“Bahçeli severlerden ” deyişler.

“Bahçeli severlerden ” deyişler.     

www.kenansahbaz.com

 

*Bahçeli’nin “Başkanlık” açıklamasıyla birlikte hükümetten öyle yorumlar geliyor ki hepsi “siyasette etik” tezlerine konu olabilecek türden…

*Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan: “Ben buradan Sayın Bahçeli’ye teşekkür ediyorum. Siyasi partiler doğruda bütünleşmeli…”

*Başbakan Binali Yıldırım: “MHP’nin görüşü fevkalade isabetli. Bahçeli ne diyorsa o olur…”

-Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş: “Bahçeli’nin tutarlı açıklamaları devam ediyor. Başından beri de böyle oldu…”

*Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak: “Sayın Bahçeli’nin söylemi çok önemlidir, çok olumlu buluyorum…”

*Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak: “Bahçeli, yıllardır bizim söylediklerimizi söylüyor. Bahçeli’nin sözleri demokrasimiz için çok önemli, kendisini çok samimi buluyorum…”

*AKP Genel Başkan Yardımcısı Öznur Çalık: “Bahçeli’nin sözü muteberdir, bazı genel başkanlar gibi kıvırdığı görülmemiştir…”

*AKP Genel Başkan Yardımcısı Nurettin Canikli: “Bahçeli’nin desteğiyle 330’u buluruz…”

*AKP İstanbul Milletvekili Burhan Kuzu: “Devlet Bey oyun içinde oyun yapmaz. Bu yaptıkları MHP’ye artı değer olarak döner…”

Son iki haftada 300’ün üzerinde yandaş köşe yazısıyla Bahçeli’ye güzellemeler yapılır, hükümetten övgü üzerine övgü gelirken, Balgat’ta herhangi bir rahatsızlık hissedilmiyor.

*Ayrıca, Türk siyasi tarihinde; farklı görüşteki kişiler, partiler tarafından bu kadar övgü alan başka bir siyasetçi olmamıştır!                       

 

Kaynak: Siyaset tarihinde böylesi görülmedi! – Batuhan ÇOLAK

 

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , | “Bahçeli severlerden ” deyişler. için yorumlar kapalı
Kas 02

Hakk’ın Mucizesi

Hakk’ın Mucizesi

www.kenansahbaz.com

 

Öyle bir asil kan ki bir Cennete yakışır

Hakk’ın aziz kuluna gerçek ifadesi bu!..

Kahramanlar, yiğitler şehitlikte yarışır

Bir yüce inanışın sonsuz iradesi bu!..

 

Bu aşk ile bir güneş doğuyor ve batıyor

Büsbütün gezegenler ona tabi, akıyor

Yürekler Allah diye durmaksızın atıyor

Bir yüce inanışın, Hakk’ın mucizesi bu!..

 

Sıkı doku herşeyi, herşeyi sıkı ele

Şöyle bir aç gözünü kainata bak hele

Göreceksin gerçeği bir kendini incele

Bir yüce inanışın, müthiş cazibesi bu!..

 

Yaratılmış bir Dünya, yaratılmış bir Adem

Ademoğlu’nun nesli devam etmekte her dem

En şerefli mahluka verilmiş asıl erdem

Bir yüce inanışın gerçek hikayesi bu!..

 

Kenan ŞAHBAZ

Posted in Yazılarım | Tagged , , , , , , , , | Hakk’ın Mucizesi için yorumlar kapalı
Kas 01

İktidara tapmanın Tehlikeli Virüsü

İktidara tapmanın Tehlikeli Virüsü

www.kenansahbaz.com

 Şahanov, Jeltoksan isyanında, arkadaşını korumak uğruna kendisini feda eden bir Kazak kızının hikâyesini anlattıktan sonra haykırıyor:

“Tehlikeyi göze alamayan / Tehlikeye atılmayan herkes / Korkak değildir, / Fakat yok olursa, Tehlikeye atılmak, / Kişilik de yok olur…”

 Ve yine haykırıyor: “Aydını olmayan millet, ahlâksız kadın gibidir! Onsuz halk, halk değildir; Aptal bir sürü gibidir…”

***

Şahanov, daha sonra Stalin dönemini hatırlatıyor ve “Kanımızı zehirliyordu / Herkes için geçerli olan kural: / ‘Karnın tok ve rahat / Uyumak istiyorsan, / Gözlerini tamamen kapat, / Tüm yeteneklerinle, / Önderini göklere yücelt / Kalmayacak hiçbir derdin’ / Dalkavukluk yapıyordu herkes. / Ve bu yüzden diktatörlerin, / Manevi önderlere karşı alerjisi vardır. / Belki de bunun sonu yoktur” diyor.

Türkiye’de çıkar grubu oluşturmuş insanların sadece liderlerini değil, liderlerinin yaptıklarını da yücelttiğini, millet iradesinin bu şekilde yok edildiğini, bu sebeple doğal bir servet üzerinde otururken halkın neden açlık tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını da anlayabiliriz… Şahanov‘un belirttiği gibi, “İktidarın bulunduğu yerde,/Kaçınılmaz tapmanın tehlikeli virüsü” var…

 

Kaynak: “Türkiye ne zaman  ve nasıl düzelir?” – Arslan BULUT

Posted in Gündem | Tagged , , , , , | İktidara tapmanın Tehlikeli Virüsü için yorumlar kapalı
Eki 31

Kardeş Kardeşi Vurur mu?

Kardeş Kardeşi Vurur mu?

www.kenansahbaz.com
Meydanlarda atıp tutan politikacılarımızdan biri hacca gitmiş. Hac vazifesini yerine getirirken sıra gelmiş şeytan taşlamaya… Eline almış taşları, iç huzuru ile başlamış Allah ne verdiyse şeytan taşlamaya .
Ama o da ne? Taşın düştüğü yerden bir feryat, bir yakınma yükseliyor ki sormayın gitsin…
Şeytan hem ağlıyor hem de bir şeyler söylüyor.

Bizim politikacı merak etmiş, kulak kabartmış.
Şeytan:
– Olur mu böyle olur mu, diyormuş, kardeş kardeşi vurur mu?

Posted in Fıkralar | Tagged , , , , , | Kardeş Kardeşi Vurur mu? için yorumlar kapalı
Eki 30

“Milletin Adamı” Olmak

“Milletin Adamı” Olmak                                                                                                 

www.kenansahbaz.com

8 Ocak 2016 tarihinde Sözcü Gazetesinde yayınlanan röportajda, 1923 doğumlu Hıfzı Topuz Özlem Gürses‘e,  Atatürk‘ün “Amerika sistemini ülkemizde uygulamayı hiç aklıma getirmedim. Sistemsiz ve kanunsuz tarzda bir Reis-i Cumhurlukla Başbakanlığı birleştirmeyi asla düşünmedim” sözlerini hatırlatmıştı. 

Topuz, o röportajda şöyle demişti:

“Atatürk, ‘Ben Meclis’e saygılıyım, Meclis karar verir, ben karar vermem. Meclis halkın temsilcisidir, benim millete güvenim var, onlar seçer’ diyor. Atatürk bu. Diktatörlük lafı Atatürk muhaliflerinin her zaman ağzındadır. Ben o konuya da Atatürk’ün sözleriyle yanıt vereyim. ‘Türkiye Millet Meclisi’nde bana ne kadar karşı koyan olursa olsun o Meclis, Büyük Türk Milleti’nin temsilcisi oldukça bana lâzımdır. Ben, milletimin adamıyım. Onun sağduyusu dışında hareket eden adam haline asla gelemem!’

Buyurun; ‘Ben isteseydim derhal askeri bir diktatörlük kurar ve memleketi öyle yönetmeye kalkardım. Fakat istedim ki, o millet çağdaş bir devlet kursun ve ben onu yaptım. Ben diktatör değilim ve heveslisi de olmadım’ diyor.”

 

Kaynak: Keçi Adası ve Misakımillî! – Arslan BULUT

 

Posted in Yazılarım | Tagged , , , , , , | “Milletin Adamı” Olmak için yorumlar kapalı