Nis 17

Tayyip Bey! (4)

17-aralik-2013-yolsuzluk-operasyonu_540471  17-aralik-operasyonundan-ilk-kareler-5440307_o

Tayyip Bey!

Bir kumar oynadın millet yutarsa

“Millî şefsin” bunca oyun tutarsa
Lakin görünmüyor, eğer ki varsa
Hasiyetin senin olsun Tayyip Bey!
 
Siyasi ölüler asla dirilmez
Bahçesinden çiçek bile derilmez
Şeker hastasına şeker verilmez
Diyabetin senin olsun Tayyip Bey!
 
Cinnet ettirmekte sesin duyanı
Zifiri karanlık boğdu her yanı
Sana hesap sorar şehidin kanı
Alametin senin olsun Tayyip Bey!
 
Seven kalpler baskı ile sıkışmaz
Hak ve batıl hiç birlikte akışmaz
Bir âdeme bunca zulüm yakışmaz
Fikriyatın senin olsun Tayyip Bey!
 
Hepimizi suçlu ettin bir anda
Fitne de rahmet de mevcut her canda
Huzur bulur her can sensiz mekânda
Nezaretin senin olsun Tayyip Bey!
 
Gördük namerdini bildik ferdini
Yedi yıldır çektik ölüm derdini
Kırklamak gerekir her bir ferdini
Cemiyetin senin olsun Tayyip Bey!
 
“İp puştun elinde” ne zaman tuttu
Kokmaz dediğimiz tuz bile koktu
Şeytanın askeri kin, zulüm kustu
Cerahatin senin olsun Tayyip Bey!
 
Batının sevgisi beni kızdırır
Memleketin hali derdim azdırır
Şehzade’me bu şiiri yazdırır
Hıyanetin senin olsun Tayyip Bey!
 
Konuşur mu ciddi insan karnından?
Çakıl veremezsin bil ki yurdumdan
Gelecektir fitil fitil burnundan
Şehitlerim emin olsun Tayyip Bey!
 
Teröristi pek çok sevdin bildik biz
Seni, ekibini toptan sildik biz
Tarihte de pek çok hain gördük biz
Kaçacaksın yemin olsun Tayyip Bey!
 
(Son)
Posted in Şiirlerim | Tagged , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | Tayyip Bey! (4) için yorumlar kapalı
Nis 16

BUKALEMUN SİYASETİ!

bukalemun_siyaseti_h445
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
BUKALEMUN SİYASETİ!
16 Kasım 2013…
Başbakan Erdoğan ile Mesud Barzani Diyarbakır’da buluşur;
“Erdoğan’ın valiliğe girmesinin ardından Irak Bölgesel Kürt Yönetim Başkanı Mesut Barzani ve ardından da Kürt sanatçı Şıvan Perver Diyarbakır Valiliği’ne geldi. Erdoğan ve Barzani’nin valilik ziyareti basına kapalı devam ediyor…”
17 Kasım 2013…
Erdoğan Diyarbakır’da bir konuşma yapar;
“Sevgili kardeşlerim bundan 81 yıl önceydi, 21 Haziran 1932. Hakkâri Şemdinli’den sınırdan çok önemli bir misafirlerimiz gelmişti(Şeyh Ahmed ve Molla Mustafa Barzani). Toprakları uçaklarla bombalanmıştı, köyleri yakılıp yıkılmıştı. Buradaki kardeşleri onları muhabbetle kucakladılar”.
Başbakan’ın anlattığı yıllar, 1932. Ama bunun iki yıl öncesi var.
 
Temmuz 1930…
Barzani’nin Dağlıca’daki bölüğe saldırır ve dört askerimizi şehit eder.
 
Peki, bu Barzani neden Dağlıca’ya saldırmıştı?
1930 Ağrı’daki Ermeni isyanına destek vermek için…
 
Bu Barzaniler isyan çıkartıp, isyan destekleyip Türk Ordusu’nu meşgul ettiler, dolayısıyla Türk Ordusu’nun Musul’daki İngilizlere karşı harekat düzenlemesine engel oldular, kısacası Musul’u bize kaybettirdiler.
 
İşte Başbakan Erdoğan’ın, Ankara’dan kalkıp Diyarbakır’a gidip karşıladığı Barzani, öve öve bitirmediği Barzani, bu Barzani’dir!
 
Bir Başbakan’ın Barzanileri övmeye kalkışmadan önce, Türk tarihini iyi bilmesi gerekiyor.
 
Kaynak: http://www.erdalsarizeybek.com.tr/haberler/bukalemun-siyaseti-h445.html
 
Posted in Gündem | Tagged , , , , , | BUKALEMUN SİYASETİ! için yorumlar kapalı
Nis 15

Cemil Meriç’ten Sözler.

bugc3bcnkc3bc-nesil-ac49fabeylerinin-hafc4b1zasc4b1-zorla-ic49fdic59f-edilen-ikinci-nesildir
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
* “Duygunun asaleti, kuvvet ve isabetindedir.”
 
* “Murdar bir hâlden muhteşem bir maziye kanatlanmak gericilikse, her namuslu insan gericidir.”

 

* “Tefekkür Vuzuhla başlar,kurtuluş şuurla.”
 
* “Din, bir susuzluk, sonsuza karşı duyulan özlem. Bilgi değil, aşk”.
 
* “Ve insanlar Homeros’un cennetindekiler gibi kucakladın mı kayboluyorlar. Hepsi birer gölge. Teneke bile değiller. Sevgi garip bir yangın. Yaşaması için büyümesi gerek. O yangına her şeyini atacaksın; zamanını, gururunu, dehanı. Ve kül olacaksın. İnsanlar ondan korkuyor, ondan yaşamıyorlar. Sonsuz karşısında cücenin korkusu..”
 
* “Polemik zekâların savaşıymış. Zekâlar birbiriyle savaşmaz. Kinlerin, gizli çıkarların savası polemik. Hiç kimseyi ikna etmeyen bir lâkırdı tufanı.”
 
* “Deha tabiatın en tehlikeli armağanı.”
 
* “Düşünmek, insan üzerinde düşünmek, mutlaka yasak bölgelerden birkaçına dalıp çıkmakla olur. Zaten demokrasi ve liberalizm yasak bölgeleri kaldırmak manasına gelir.”
 
* “Mütercim, mutlak’ı arayan bir çılgın, “felsefe taşı”nı bulmaya çalışan bir simyagerdir”.
 
* “Düşünce adamı bir zümrenin emir kulu değildir. Hiçbir merkezden talimat almaz. Bir partiye bağlı olmayabilir. Ama tarihe angajedir. Yani vatandaş olarak vazifeleri vardır: Belli savaşları kabul etmesi, belli tehlikeleri göze alması lazımdır. Bir devrin şuuru olmak zorundadır o. Başlıca vazifesi: Bütün hakikatleri yoklamak, bütün yalanların maskesini yırtmak, kalabalığa doğruyu göstermek. Bazen yangın kulesindeki nöbetçi olacaktır, bazen engine açılan geminin kılavuzu. Sokakta insanlar boğazlanırken, düşüncenin asaletine sığınarak elini kolunu bağlamak, düşünceye ihanettir.”
 
* “Hapishane, maskelerin çıkarıldığı yerdir.”
 
* “Bugünkü nesil, ağabeylerinin hafızası zorla iğdiş edilen ikinci nesildir. Devlet kanalı ile nereden çıktığı bilinmeyen, eğri büğrü kelimeler onların genç beyinlerine zorla sokulmuş. Halk Partisi, uydurmacılığı devrimcilik olarak göstermiş. Dil Kurumu elindeki kaynakları bu uğurda seferber etmiş. Zavallı aydınlar neye uğradıklarını, ne yapacaklarını şaşırmışlar. Dil Kurumu, kurulduğu günden bugüne, hangi salahiyettar (yetkili)ilim ve sanat adamını etrafında toplamış? İlim zaten yok…”  
 
Kaynak: Cemil Meriç Sözleri http://www.guzelsozlerin.com/cemil-meric-sozleri.html
 
Posted in Atasözleri Vecizeler | Tagged , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | Cemil Meriç’ten Sözler. için yorumlar kapalı
Nis 14

Gönül Gözü (SİMETRİK MATRİS ŞİİR)

 
65
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Gönül Gözü (SİMETRİK MATRİS ŞİİR)
 
Aklı olan       / her insana    / bu dünyada / kâr olur
Her insana   / bu dünyada / idrak ile        / yar olur
Bu dünyada / idrak ile         / her daim      / efkâr olur
Kâr olur         / yar olur          / efkâr olur     / hünkâr olur
 
 
Her davranış / şunu bilin        / az da olsa      / kanda vardır
Şunu bilin     / elbet ümit        / çıkmayan her / canda vardır
Az da olsa    / çıkmayan her  / karanlıkta       / tanda vardır
Kanda vardır / canda vardır   / tan da vardır   / Han’da vardır
 
 
Sende çalış     / gayret göster   / yok et, bitir      / zulmeti
Gayret göster  / ve karar ver     / bul şu gerçek / himmeti
Yok, et bitir      / bul şu gerçek / zalim olan       / hizmeti
Zulmeti             / himmeti           / hizmeti             / devleti
 
 
01.08.2013
Posted in Şiirlerim | Tagged , , , , , , , , , , , , , , , , , , | Gönül Gözü (SİMETRİK MATRİS ŞİİR) için yorumlar kapalı
Nis 14

Anayasaya göre Cumhurbaşkanı’nın Görev ve yetkileri;

531790_586079044745183_206712707_n
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Anayasaya göre Cumhurbaşkanı’nın Görev ve yetkileri;
 
MADDE 104 – Cumhurbaşkanı Devletin başıdır. Bu sıfatla Türkiye Cumhuriyetini ve Türk Milletinin birliğini temsil eder; Anayasanın uygulanmasını, Devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetir.
Bu amaçlarla Anayasanın ilgili maddelerinde gösterilen şartlara uyarak yapacağı görev ve kullanacağı yetkiler şunlardır:
A) Yasama ile ilgili olanlar:
*Gerekli gördüğü takdirde, yasama yılının ilk günü Türkiye Büyük Millet Meclisinde açılış konuşmasını yapmak,
*Türkiye Büyük Millet Meclisini gerektiğinde toplantıya çağırmak,
*Kanunları yayımlamak,
*Kanunları tekrar görüşülmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisine geri göndermek,
*Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunları gerekli gördüğü takdirde halkoyuna sunmak,
*Kanunların, kanun hükmündeki kararnamelerin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün, tümünün veya belirli hükümlerinin Anayasaya şekil veya esas bakımından aykırı oldukları gerekçesi ile Anayasa Mahkemesinde iptal davası açmak,
*Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimlerinin yenilenmesine karar vermek,
B) Yürütme alanına ilişkin olanlar:
*Başbakanı atamak ve istifasını kabul etmek,
*Başbakanın teklifi üzerine bakanları atamak ve görevlerine son vermek,
*Gerekli gördüğü hallerde Bakanlar Kuruluna başkanlık etmek veya Bakanlar Kurulunu başkanlığı altında toplantıya çağırmak,
*Yabancı devletlere Türk Devletinin temsilcilerini göndermek, Türkiye Cumhuriyetine gönderilecek yabancı devlet temsilcilerini kabul etmek,
*Milletlerarası andlaşmaları onaylamak ve yayımlamak,
*Türkiye Büyük Millet Meclisi adına Türk Silahlı Kuvvetlerinin Başkomutanlığını temsil etmek,
*Türk Silahlı Kuvvetlerinin kullanılmasına karar vermek,
*Genelkurmay Başkanını atamak,
*Millî Güvenlik Kurulunu toplantıya çağırmak,
*Millî Güvenlik Kuruluna Başkanlık etmek,
*Başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu kararıyla sıkıyönetim veya olağanüstü hal ilân etmek ve kanun hükmünde kararname çıkarmak,
*Kararnameleri imzalamak,
*Sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebi ile belirli kişilerin cezalarını hafifletmek veya kaldırmak,
*Devlet Denetleme Kurulunun üyelerini ve Başkanını atamak,
*Devlet Denetleme Kuruluna inceleme, araştırma ve denetleme yaptırtmak,
*Yükseköğretim Kurulu üyelerini seçmek,
*Üniversite rektörlerini seçmek,
C) Yargı ile ilgili olanlar:
*Anayasa Mahkemesi üyelerini, Danıştay üyelerinin dörtte birini, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve Yargıtay *Cumhuriyet Başsavcı vekilini, Askerî Yargıtay üyelerini, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi üyelerini, Hâkimler ve *Savcılar Yüksek Kurulu üyelerini seçmek.
*Cumhurbaşkanı, ayrıca Anayasada ve kanunlarda verilen seçme ve atama görevleri ile diğer görevleri yerine getirir ve yetkileri kullanır.
 
Kaynak: http://www.yenicaggazetesi.com.tr/abdullah-gul-sekil-yapiyor-29443yy.htm
 
Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , , , , , , | Anayasaya göre Cumhurbaşkanı’nın Görev ve yetkileri; için yorumlar kapalı
Nis 13

“T” İLE KONUŞMAK

kekemelik
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
“T” İLE KONUŞMAK… 
Konuşma özürlü çocuk yeni taşındığı mahallesinde okula gitmek için otobüs bekliyormuş..
Otobüs karşıdan görününce el sallayıp bağırmaya başlamış, “Toför bey, Toför bey Thur!” diye.. Şoför durağa gelince durmayıp devam etmiş..
Son derece canı sıkılmış çocuğun ve onu evin penceresinden seyreden annesinin..
Ertesi gün aynı saatte otobüs görününce annesinin eline verdiği bir bez parçasını sallayarak “Toför bey, Tofoför bey.. Thur.Thur..!” demiş..
Yine durmadan geçmiş şoför..
Üçüncü gün artık yolun ortasında durup ellerini kollarını sallayıp “Toför. Töför.. Thur. Thur..!” demiş.
Hızla yaklaşan otobüs kırılmadık kemiğini bırakmaksızın çarpmış çocuğa..
Olay yerine gelen polis çocukcağızı ambulansa yerleştirmiş ve şoföre sormuş,
“Zavallı çocuğu gördüğün halde neden vurdun?” diye..
“Tayanamatım petemenke..!” demiş şoför,
“Tünlertir penle talka getiyor ettoluettek..!”
 
Posted in Fıkralar | Tagged , , , , , , , , , , , , | “T” İLE KONUŞMAK için yorumlar kapalı
Nis 12

İlluminati-2

İlluminati-2  
indir

     indir (1)
 
Mısır Tanrısı Ra’nın Gözü (Deccal’in Gözü)                                                                                       
 
Doların üzerindeki piramit ve onun üzerindeki göz, eski Mısır’a kadar dayanır. O göz, Mısır tanrısı Osiris’i temsil eder.
Cihangir Gener’in tespitlerine göre bağımsızlık savaşı sonrası Amerika Birleşik Devletleri üç ezoterik örgüt üzerine kurulmuş görünmektedir. Bunlar, başta Masonluk olmak üzere, İlluminati ve Rose Croix’dır. Devletin kuruluşunu ilan eden ’Bağımsızlık Bildirgesi’ne imza atan 40 kişiden 28’inin Mason olduğu bilinmektedir. Başta yeni devletin anayasası olmak üzere, pek çok kurum ve kuruluş, Masonik kurallara göre düzenlenmiştir. Denilebilir ki, ABD bir Mason cumhuriyetidir.
Bir Dolarlık banknotun üzerinde, üstünde üçgen içinde bir göz bulunan, tamamlanmamış bir piramit vardır. Üçgen içinde göz sembolü, her şeyi gören “Evrenin Ulu Mimarı” nın en eski sembollerindendir. Masonluğun yanı sıra İlluminati de aynı sembolü benimsemiştir. Piramidin hemen altında Latince, “Novos Ordo Seclorum” yazmaktadır. Anlamı, Yeni Seküler Düzen’dir. Bu söylem, İlluminati’nin hedefidir. Böylece ABD, kendi ulusal politikasının ve dini kurallarının bu yeni seküler düzen çerçevesinde uygulandığını açıklamıştır.
Bu sembollerin altında yine Latince, “Annuit Coeptis” yazmaktadır. Türkçe’ye, “Plan mutlaka başarılacak” şeklinde çevrilebilir. Plan, İlluminati’nin “Yeni Dünya Düzeni” kurulması hedefidir. Paranın üzerindeki bir diğer Latince cümle, “E Pluribus Umum” dur. Bu ifade de, “pek çoklarının arasında tek” şeklinde çevrilebilir. ABD, o günkü dünya üzerinde İlluminati hedefleri doğrultusunda kurulmuş ilk ve tek devlettir. Tüm bu sembol ve cümleler birleştirildiğinde, mutlaka başarılması gereken büyük bir planın bulunduğu ve bu planın sadece ABD için olmadığı anlamı çıkmaktadır. “Yeni Seküler Dünya Düzeni” bu uluslararası planın adıdır.
 
***
 
Bugün siyonizmin sembolü haline gelen piramit, birbirine geçmeli iki üçgen şeklinde İsrail bayrağında da bulunmaktadır. Yukarı doğru olan üçgen göğü, aşağı doğru olan ise yeri temsil eder. Göksel bilgilerin insanda ortaya çıkmasını sergiler.
Aslında, Hristiyanların kullandığı birçok sembol de eski Mısır’dan kalmadır. Mesela, Fener Rum Patriği Bartholomeos’un elinde tuttuğu asanın üzerinde “Çift başlı yılan” heykelciği vardır. Zeus’un oğlu Hermes’in elinde de aynı asa vardı. Diğer taraftan Herodot, Yunanlıların bütün tanrılarını Mısır’dan isim değiştirerek aldıklarını yazar…
 
Kaynak: http://www.yenicaggazetesi.com.tr/akp-kumbetci-mi-yoksa-piramitci-mi-29826yy.htm
 
Posted in Yazılarım | Tagged , , , , , , , , , , , , , , , , | İlluminati-2 için yorumlar kapalı
Nis 11

Câhil şehir ve hükümdarı…

images
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Câhil şehir ve hükümdarı…
 
Büyük Türk filozofu Farabi şehri (devleti) temel olarak ikiye ayırır: Fâzıl (erdemli) şehir (El-Medine’tül Fâzılâ), fazıl olmayan (erdemsiz) şehir. Erdemli şehir, ahlâkî erdemleri ilke edinmiş, iş bölümü ve sosyal dayanışmanın en mükemmel düzeyde gerçekleştiği, hukukun ve sosyal adaletin tam olarak uygulandığı, bilgelerin başkan olduğu bir şehirdir.
Erdemsiz şehirlerin ortak özelliği ise “cehalettir”. Öncelikle başkanı “bilge” değildir. Sonra, halkı saadet hakkında yanlış düşünceye sahiptir. Onlar için hayatın gayesi görünen şeylerdir: Sağlık, refah, cömertlik, büyüklük, saygı ve itibar görme hırsı.
Farabi erdemsiz şehri dört kısımda değerlendirir; cahil, fasık, değişebilir ve şaşkın şehir. Erdemsiz şehirler erdemli olmadıkları için medeniyet şehirleri de olamazlar. Bunların içinde en çok cahil şehre dikkat çeker.
Cahil şehrin özelliklerinden biri sömürüdür. Cahil şehirde sömürü sadece “maddi” değildir. Farabi, sanki bugün yaşadığımız problemleri o günden görmüş gibi “sömürü din yoluyla da olur” diyor. Din bir zümre tarafından istediklerini elde etmek için hileli bir yol gibi kullanılır.
Anlaşılan o ki din ile sonuç elde etme hastalığı yeni değil.
Cahil şehrin bir diğer baskın vasfı ise son zamanlarda çok tartıştığımız, bir zümrenin diğer zümre üzerinde “tahakküm” kurmak için “hile ve sahtekârlıklar” içinde olmasıdır.
Adalet, Farabi’nin erdemli şehrinin en önemli özelliği, hatta gerekçesidir. O, devletin oluşum gerekçesini insanın mutluluktan tam olarak nasibini alabilmek için adaleti gerçekleştirecek güçlü bir kuruluşa ihtiyaç duymasına bağlar. Bu ihtiyaç, devleti meydana getirmiştir.
“Sevginin kurduğu devleti adalet devam ettirir” diyen Farabi’nin adalet fikrini “sonuçların sonucu” olarak yorumlayan Dücane Cündioğlu bu durumu “varoluşta Varlık’tan alınan pay” olarak tanımlar ki en güzel adalet tanımlarından biridir.
Toplumda adalete güven hissi kaybolduğu zaman “huzur” ortadan kalkar, başıbozukluk meydana gelir; bunun bir adım sonrası kargaşadır. O yüzden adalet, erdemli şehrin temeli, hatta gerekçesidir.
Peki devletin “adil” olmasını sağlayacak hükümdar hangi özelliklere sahip olmalıdır? Riyasetin birinci şartı “Hikmet” tir. Hilmi Yavuz, Farabi’nin “hikmet” ini “medeniyet” olarak yorumlar: “Eğer felsefe (hikmet), yönetimin bir parçası olmaktan çıkarsa, bütün diğer şartlar bu yönetimde mevcut olsa bile, erdemli şehir hükümdarsız kalmış olacak, şehrin yönetimi ile meşgul olan kişi bir hükümdar olmayacak, şehir halkı helâk olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacaktır.”
 
Kaynak: http://www.yenicaggazetesi.com.tr/cahil-sehir-ve-hukumdari-29977yy.htm 
Posted in Hikayeler | Tagged , , , , , , , , , , , , , , , | Câhil şehir ve hükümdarı… için yorumlar kapalı
Nis 11

Milli Şehit Kaymakam Kemal Bey’in Şehadetinin 95.Yılı

kemal-bey-bogazliyan-kaymakami
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Milli Şehit Kaymakam Kemal Bey Şehadetinin 95.Yılında Anıldı.
Yozgat Boğazlıyan Kaymakamı Milli Şehit Kemal Bey, şehadetinin 95. yılında Kadıköy’deki mezarı başında anıldı. Prof. Dr. İbrahim Öztek, “10 Nisan 1919 günü Kaymakam Mehmet Kemal Bey, Beyazıt meydanında idam edilmiştir. İdam sehpası başında birçok zebaninin arasında beyazlar giyinmiş bir aslan kükredi; ‘Eğer adalet buna diyorlarsa kahrolsun adalet…’Bu ses tüm İstanbul’da yankılandı” diyerek başladığı konuşmasını şöyle sürdürdü:
 
İdam kararı
“Türk devleti ve askeri birinci dünya savaşı günlerinde 9 cephede birden savaşırken, Ermeni çeteleri başlarında patrikleri olmak üzere Türk ve Kürt köylerini, şehirlerini basmış, isyanlar çıkarmış ve yüzbinlerce Müslüman Türk ve Kürt’ü katletmişlerdir. İşgal kuvvetleri ile birleşerek, Osmanlı devletini arkadan vurmuşlardır. Yozgat Boğazlıyan Kaymakamı Kemal Bey de, bölgesindeki muhacir Ermenilerin tecavüze uğramalarını engelleyemediği gerekçesi ile suçlanmıştır. Bu nedenle işgal kuvvetleri ve Ermenilerin israrları ile önce Konya’da yargılanmış suçsuz bulunmuş, daha sonra Damat Ferit Paşa Hükümeti Kemal Bey’in İstanbul’da Hayret Paşa divanında yargılanmasını istemiştir. İngiliz ve Ermeni yalancı şahitlerin israrlarına rağmen ceza vermekten kaçınan Hayret Paşa istifa eder. Yeni yargıç Nemrut Mustafa Paşa idam kararını verir. Bu karar önce Şeyhülislam Sabri Efendi’ye, sonra Padişah Vahdettin’e imzalatılır. Kemal Bey, 10 Nisan günü henüz 35 yaşında idam edilir.”
 
Son sözleri
Prof. Öztek, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Kemal Bey, son sözleri olarak; düşmanların arzusu doğrultusunda idamına karar verildiğini, çocuklarının sahiplenilmesini ifade ettikten sonra, ‘Cephede düşmana karşı savaşan bir nefer gibi şehadet şerbetini içmeye gidiyorum. Eğer adalet buna diyorlarsa kahrolsun adalet’diye bağırdı. Kemal bey sözlerine şöyle devam etti; Türk milleti ebediyen yaşayacak, Müslümanlık asla zeval bulmayacaktır. Allah millet ve memlekete zeval vermesin. Fertler ölür, millet yaşar. Türk milleti ilelebet yaşayacaktır. Tabutu Türk bayrağına sarılır. Tıbbiye ve mülkiyeliler tarafından hazırlanan çelenginde ” Türk Milleti’nin Büyük Şehidi ” sözleri yazılıdır. Kadıköy’de törenle büyük bir halk kitlesi refakatinde ebedi istirahatgahına konur. Bu sırada bir Tıbbiye öğrencisi şu konuşmayı yapar; ” Kemal sen şu anda toprağa ektiğimiz bir çiçeksin. Senin dikenlerin o kadar büyüyecek ki, seni bu akibete layık görenlerin hepsini paramparça edecek, intikamın behemahal alınacaktır Kemal “.
TBMM, 14 Ekim 1922 günü Atatürk’ün yönetiminde çıkardığı bir kanunla Kemal Bey’i milli şehit ilan etti. Allah rahmet eylesin.
 
Kaynak: http://www.yenicaggazetesi.com.tr/turk-milleti-unutmaz-96447h.htm
 
Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , , , , , , , , , | Milli Şehit Kaymakam Kemal Bey’in Şehadetinin 95.Yılı için yorumlar kapalı
Nis 10

“Suriye ile Savaş Senaryosu”

page_suriye-ile-savas-senaryosu-toplantisi-icin-kim-ne-yazdi_575813933
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Türkiye geçen Ağustos ayında yapıldığı iddia edilen Suriye’deki sarin gazı saldırısında suçun failini Esad olarak göstermek için adeta yırtınmıştı. Bu savaş suçunu Cumhurbaşkanı’ndan bir kadın Bakan’a (F.Ş.) kadar, saçma sapan ve duygusal laflarla savunmuşlardı. Üstelik kadın Bakan Esad’a “Mezar taşı olmayacak” gibi acayip ifadeler kullanmıştı.
Konuyla ilgili olarak Rusya’nın uzaydan çekilen görüntüleri ve Türkiye muhalefeti devreye girdi, Obama ve savaş meraklısı Kerry bu kirli ithamın yalan olduğuna boyun eğmek zorunda kaldılar. Üstelik Birleşmiş Milletler’den de 15 kişilik bir heyet gelip, bahsedilen yerde sarin gazı izleri bulmuşlar ama muhaliflerin tarafında olduğunu söylemişlerdi.
ABD’nin Pulitzer Ödüllü gazetecisi Seymour Hersh, ABD istihbaratından öğrendiği bilgileri şimdi, işte Napalm bombası gibi patlattı. “Bütün bunların Erdoğan onaylı” olduğunu bildiren yazı yazdı.
Daha sonra, ülkemizde son tape kayıtları gündeme bomba gibi düştü. Suriye gündemi ile ilgili görüşme yapan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Dışişleri Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu ve Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Yaşar Güler olduğu ileri sürüldü.
Yayınlanan ses kaydında Suriye ile savaşa girmek için Süleyman Şah Türbesi’nin bir gerekçe olarak kullanılması, “gerekirse Türkiye’ye doğru 8 füze attırıp” müdahale için ortam yaratılması konuşulduğu ifade edildi..
Daha da vahimi aşağıdaki satırlardadır. Seks cihadı yaptığına inandırılarak henüz 15 yaşındaki bir Suudi kız, Suriye’ye yollanmış ve bin civarında El Nusra militanıyla ilişkiye girmiş. En son ilişki kurduğu kişi de El Nusra lideriymiş. El Nusra lideriyle İsrail’e gittiklerini, orada Suriye’ye saldırı planlarını görüştüklerini söylemiş.
Görüyorsunuz ki, şeytanı bile hayrete düşüren olaylar yaşıyoruz. Üstelik ağızlarından, mahremiyet ve başörtüsü lafı düşmeyenler tarafından sürdürüldüğü iddia ediliyor. Yüce dinimizi ne hale getirdiler. Tertemiz Türk ahlakını hatta tertemiz İslam ahlakını, ruhunu ne hale getirdiler.
 
Eskiden Liselerde Mantık dersi vardı ve o derste önermeler yapılırdı.
İşte örnek bir önerme:
El Nusra İsrail ile dosttur.
Türkiye’de El Nusra ile dosttur.
O halde;
Türkiye İsrail ile dosttur.
Sizce?….
 
Kaynak: 1- http://www.yenicaggazetesi.com.tr/el-nusranin-sagdici-olduk-30379yy.htm
                2-http://t24.com.tr/haber/suriye-ile-savas-senaryosu-toplantisi-icin-kim-ne-yazdi/254600
 
Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | “Suriye ile Savaş Senaryosu” için yorumlar kapalı