Ara 06

“Türkiye Cehennemi”

1425633_548079435278100_1021433954_n
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Cehennemde her ülkenin bir kazanı varmış ve altı sürekli kor ateşle yanan bu kazanın içinde kaynayan günahkarlar anında yağ olurmuş. Bu kazanların başında bekleyen Zebaniler, günah işleyenlerın cezalandırıldığı bu kazandan kafasını dışarı çıkarmak isteyenlerin anında kafasına vurarak geri kazana sokuyormuş.
 
Bir gün kontrole gelen baş zebani bir bakmış ki, diğer kazanlarda her kes çıkmaya çalışıyor ama Türkiye’nin kazanından kimse kafasını bile çıkarmıyor. Bu durumu merak eden baş zebani, zebanilerden birini çağırmış ve sormuş “niçin Türkiye’nin kazanından kimse çıkmıyor yoksa orda günahkar yokmu” diye..
 
Zebani: “olmaz mı efendim, tabi ki onlar da çıkmaya çalışıyor ama çıkmaya çalışanı alttakiler hemen geri çekiyor…”
 
Posted in Fıkralar | Tagged , , , , , , | “Türkiye Cehennemi” için yorumlar kapalı
Ara 05

“Türkiye’nin Etrafını Ateş Çemberine Çeviririz”

1322856040
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 Türkiye’nin etrafını ateş çemberine çevirdiler .
 
25 yıl kadar önce Türkiye, Filistin lehine tavır alınca, ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Joseph Biden, “Türkiye’nin etrafını ateş çemberine çeviririz” diye tehdit etmişti.
1988 yılından bugüne kadar Türkiye’nin etrafında olup bitenlere bakalım. Balkanlar, Kafkaslar ve Orta Doğu, Türkiye’nin etrafında tam bir ateş çemberi haline gelmedi mi? Irak’ın işgali, Suriye’nin iç savaşa sürüklenmesi strateji olarak kimin eseridir?
Biden, Irak’ın işgalinden sonra ülkenin etnik ve dini temele dayalı olarak üçe bölünmesini ve her bir bölümün gevşek bir federasyonla Bağdat’taki merkezi yönetime bağlanmasını önermesiyle öne çıkmıştı. Aslında başlangıç olarak Irak’ın üçe bölünmesi bir İsrail tezidir. 14.11.2013
 
“Şu anda aynı oyunlar Türkiye üzerine oynanmaktadır. Türk Milletinin uyandırılması ve şahlanması sağlanmalıdır. Bu görev dün “kuvvacı” denilen milliyetçilerindi ve görevlerini yerine getirerek Türkiye Cumhuriyeti Devletini kurdular. Şimdi  bu iş Türk Milliyetçilerine düşmektedir. Bıkmadan, usanmadan, yılmadan milleti aydınlatmak her milliyetçinin  asli görevidir. Gazanız mübarek olsun.” (K.Ş.)
 
Kaynak: http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/yazargoster.php?haber=28779
 
Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , , , , , , , , | “Türkiye’nin Etrafını Ateş Çemberine Çeviririz” için yorumlar kapalı
Ara 04

Körle Yatan Şaşı Kalkar

762
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Hakk’ın iradesi budur
Kir ile nur ayrı akar
Şeytan, cani birlik olur
Körle yatan şaşı kalkar
 
Derviş dervişi tekkede
Hacı hacıyı Mekke’de
Köle her an bir sikke de
Körle yatan şaşı kalkar
 
Yetki verdik birkaç kere
Ümitlendik hep boş yere
Habur, Oslo, müzakere
Körle yatan şaşı kalkar
 
Durgun suyu bulandırdı
Adaleti sulandırdı
Fikri, zikri dolandırdı
Körle yatan şaşı kalkar!
 
Kılavuzu karga olmuş
Ağzı, burnu leşle dolmuş
Gözlerinin feri solmuş
Körle yatan şaşı kalkar!
 
Ah dedikçe binlerce ah!
Eyvah çektik, her an eyvah!
Eli küstah, dili küstah
Körle yatan şaşı kalkar!
 
Teröriste kucak açtı
Sorumluluk deyip kaçtı
İmralı’ya selam saçtı
Körle yatan şaşı kalkar!
 
Sabırlı ol, sabra alış
Uzun süzmez hain kalış
Belasını bulur yanlış
Körle yatan şaşı kalkar!
 
30.09.2012
Kenan ŞAHBAZ
 
 
 
 
 
Posted in Şiirlerim | Tagged , , , , , , , , , , , , , | Körle Yatan Şaşı Kalkar için yorumlar kapalı
Ara 03

Altın Sözler

hak
* “İnancın altını beslemek din adamına, din bilimciye yakışır ancak. İnancın altını kurcalamak da düşünürün işidir.” Afşar Timuçin
 
* “Sevgi üretemeyenler, fikir üretemeyenler, sağlıklı ilişki üretemeyenler genellikle tehdit ya da benzeri bir yolla şiddet üretirler.” Afşar Timuçin
 
* “Düşünce sessizlikteölüm, yaratılır, yalnızlıkta gerçekleşir.” Afşar Timuçin
 
* “Doymayan beden açlıktan, ruh fikirsizlikten ölür” İbrahim Ülger
 
* “Fikren emir olamazsan, esir olursun; İkisinin ortası yoktur.” Cenap Şahabettin
 
* “Süngüyle her şey yapılır da, üzerine oturulamaz!”
 
* “Düşünce ölüm kadar kuvvetlidir. Ölümü yok edemez, ama onun rahatını bozabilir.” Panait Istrati
 
* “Düşünce katılmamış araştırma ve inceleme faydasız, araştırma ve inceleme katılmamış düşünce de tehlikelidir.” Konfiçyus
 
* “Tutku durumunda insan köledir, düşünme durumunda hürdür.” Spinoza
 
* “En zorlu hapishane insanın kendi kafasının içine kurduğu hapishanedir.” Şeyh Bedrettin
 
* “Düşünmeye vakit ayır, düşünce güç için kaynaktır.” İzzet Baysal
 
* “İnsanın zihin, hayal ve duygu derinliğinin sınırı olmamalıdır.” Osman Pamukoğlu
 
* “İnsanoğlu düşünür, düşününce de neler düşünmez ki?” Dostoyevski
 
 
Posted in Atasözleri Vecizeler | Tagged , , , , , , , , , , | Altın Sözler için yorumlar kapalı
Ara 02

Üçüncü Milenyum

‘Ey iman edenler! Yahudi ve hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostudurlar. Sizden kim onları dost edinirse, o onlardandır. Şüphesiz ki Allah zâlimler gürûhunu hidayete erdirmez.’ (Mâide: 51)

                                                            indir

indir (1)

10901 – ‘Sen onların dinine uymadıkça ne yahudiler ne de hıristiyanlar senden aslâ hoşnut olmazlar.’ Bakara

 COCA COLA’NIN DEĞİŞİK YAHUDİ BÖLGELERİNDEKİ REKLAMI:…. 

Artik yeni yerimize tasiniyoruz !!!)

COCA COLA İÇ, ISRAEL’E DESTEK OL !!!!!”’

                                                   indir (2)

Biliyormuydunuz ?

Firma karının % 50 sini İsrail Ordusuna aktarıldığını…

Dünyada en çok coca cola sevenlerin müslümanlar olduğunu

Belçika da Sağlık Bakanı Luc Van Den Bossche’nin Coca-cola ‘nın
şişe veya kutulardaki tüm ürünlerinin piyasadan çekilmesini emrettiğini…

Ve Bakanlığın, Coca-Cola ürünlerini içen kişilerde ciddi zehirlenmeler görüldüğünü belirterek, Coca-Cola’ nın içinde kandaki alyuvarların erimesine neden ve kansızlığa yol açan ‘hemolyse’ maddesinin bulunduğunu açıkladığını..

indir (3)

indir (4)

 ‘La Muhammed La Mekka’

Yukarıdaki sözlerin anlamı  ‘Muhammed ve Mekke yok olsun’

İnsanlar içerisinde, müminlere en şiddetli düşman olarak yahudileri bulursun.’ (Mâide: 82)

indir (6)

images (1)

Birinci bin yılda Avrupa Hıristiyan’laştırıldı.

İkinci bin yılda Amerika ve Afrika Hıristiyan’laştırıldı.

Üçüncü bin yılda ise Asyayı  Hıristiyan’laştıralım.

(Papa II. Paul)

XX. weltjugendtag  Köln 2005

indir (7)

‘Allah katında din İslâm’dır.’ (Âl-i imrân: 19)

Ey iman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin.’ (Mümtehine: 1)

  images (2)

 ‘Şüphesiz ki kâfirler sizin apaçık düşmanınızdır.’ (Nisâ: 101)
‘Eğer onların güçleri yetse, sizi dininizden döndürünceye kadar size karşı savaşa devam ederler.’

(Bakara: 217)

 BU YAZI  BU GÜN İSLAM DÜNYASININ İÇİNDE BULUNDUĞU DURUM BAKIMINDAN SON DERECE MANİDARDIR. BELKİ ECDADIMIZA İHANETİN FATURASINI ÖDÜYORLAR. FAKAT YANGIN KOMŞU DA BAŞLADIYSA YAKINDA BİZİM EVİDE YAKACAKTIR. BU MENDEBUR ZIKKIMI İÇMEDEN YEMEDEN DE YAŞANABİLECEĞİ PEKALA BİR GERÇEKTİR. MİLLİ ŞUUR SAHİBİ İNSANLARIN BU YAZIYI DİKKATLE                        OKUYUP DERS ALMALARI GEREKTİĞİNE İNANIYORUM.  MAKSAT GÖRMEYENLERE GÖRDÜRMEK, DUYMAYANLARA DUYURMAK, NEME GEREKÇİLERİ  HAREKETE GEÇİRMEKTİR. SAYGILARIMLA…

 

Posted in Yazılarım | Tagged , , , , , , , , , | Üçüncü Milenyum için yorumlar kapalı
Ara 01

Horoz ve Tilki Hikayesi

482164_479710575411291_771906250_n
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
ABD’de bir askeri okulda ders olarak anlatılan Horoz ve Tilki Hikayesi
 
“Dershanede hocayı beklerken ışıklar kapanmış ve bir çizgi film gösterilmeye başlanmış.
…Filmin adı ” Küçük Tavuk “. Bir kümes var. Kümeste birçok tavuk ile genç ve küçük horozlar, bir de kümesin yaşlı ve büyük horozu bulunuyor. Kümesin etrafında da bir tilki dolaşıyor. Yaşlı ve büyük horoz, tilki içeri girmesin diye kümesin kapısını sıkı sıkıya kapatmış, tavukları dışarı bırakmıyor. Tabii dışarı çıkamadıkları için doğru dürüst yemlenemeyen tavuklar da zayıf ve küçük tavuklar. Yaşlı ve büyük horoz ise dışarı bırakmadığı tavuklara ölmeyecek kadar mısır tanesi dağıtarak yaşamalarını sağlıyor.
 
Kümese giremeyen tilki bunun üzerine kümesin tellerinde küçük bir delik açarak küçük ve genç bir horoza sesleniyor ve ona biraz mısır veriyor. Mısırı yiyen küçük ve genç horoz her gün gelip tilkiden mısır
alıyor. Bir süre sonra tilki küçük ve genç horoza tek başına yiyebileceğinden fazla mısır verince genç horoz hem kendisi yiyor hem de diğer tavuklara mısır dağıtıyor. Böylece yavaş yavaş yaşlı ve büyük horozun kümesteki gücü kırılıyor. Horozun etrafındaki tavuklar azalmaya başlıyorlar. Artık popüler olan genç ve artık irileşen horozun etrafında ise tavuklar toplanıyor.Bu aşamada tilki kümesin kapısının önüne mısır bırakıyor. Kümeste bir tartışma çıkıyor. Kapıyı açalım mı açmayalım mı diye. Sonunda korkarak kapıyı açıyorlar ve kafalarını dışarı uzatıp yemlenip hemen geri çekiyorlar. Bir süre böyle devam ediyor. Hiçbir şey olmuyor. Kümesteki tavuklar rahatlıyor. Korkuları azalıyor. Nihayet bir gece tilki kümesin önündeki avluya mısır döküyor. Artık korkusuz olan tavuklar genç ve artık güçlü horozun öncülüğünde dışarı çıkıyor ve rahat rahat yemleniyorlar. Kümesteki her tavuk semiriyor. Tilki bir süre sonra gece kümesin kapısından kendi mağarasına kadar mısır tanelerini döküyor. Sabah kümesten çıkan ve korkusuzca yemlenen tavuklar yemlene yemlene mağaraya kadar gidiyorlar. Sonra mağaraya giriyorlar. Onları içeride bekleyen tilki bütün kümes mağaraya girince mağaranın kapısını kapatıyor.”
Çizgi film burada bitmiş. Işıklar yanmış. Ve dersin hocası kürsüye çıkarak, “İşte Üçüncü Dünya ülkeleri böyle yönetilir” diyerek derse başlamış.
 
***
Bu Sorulara Lütfen siz cevap verin.
1-Kümes NERESİ?,
2-Yaşlı horozlar KİMLER?
3-Genç horoz KİM, şu anda neler yapıyor?
4-En önemlisi tilki KİM?
 
 
Posted in Hikayeler | Tagged , , , , , , , , , | Horoz ve Tilki Hikayesi için yorumlar kapalı
Kas 30

AKP’NİN YALNIZLIĞI VE “YALANCININ MUMU”

images
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Türkiye değil, AKP şu anda yalnızlığıyla baş başa ne yapacağını bilmeyen bir keşmekeşlik içerisinde bocalamaktadır. Türk Milletinden ümidini kesen AKP, ABD’ye yaranmak için Barzani ve şürekâsına gülücükler dağıtmakta, Emine Erdoğan’a Peşmerge paçavraları sallattırmakta, bizzat başbakan tarafından “Türkiye Kürdistan’ı” ifadesi kullanılmakta, BDP ile işbirliği sürdürülerek İmralı ile görüşülmekte, terör örgütü propagandasına müsaade edilmekte, Rusya ile yapılan görüşmelerde “Şangay Beşlisine” girmek için adeta yalvarılmaktadır. Bu da mevcut iktidarın ne yapacağını bilmediğinin ifadesidir.
Suriye ile aramız iktidar sayesinde bozulmuştur. Mısır ile ilişkilerimiz ise en alt seviyelerde seyretmektedir. İran ile ise aramız ABD yüzünden düzelmemektedir. Müslüman olan bir ülkenin Müslüman olan diğer ülkelerle ilişkileri hiç de iç açıcı değildir. Sadece Suudiler ve Katar ile ilişkilerimiz devam etmektedir. Arap ülkelerine demokrasi götüreceğini söyleyen iktidar BOP’ta boğulmak üzeredirler. Boğulmamak için görevini yerine getirme gayretiyle son çabalarını sarf etmektedirler. Avrupa ve ABD tarafından reddedilen AKP “deliğe süpürülmemenin” çarelerini aramaktan yorulmuştur. Bu partiden bu ülkeye fayda değil zarar gelmektedir. Bütün bu olanlara rağmen iktidar akla gelmedik oyunlarla türbanla, dershanelerle (oysa dershaneler 2.000 TL, yken özel okullar 10.000 TL, den başlamaktadır.)ve benzer suni gündemlerle kendi emrindeki medyayı da kullanarak halkı kandırmaya devam etmektedir.
Ancak “Yalancının mumu yatsıya kadar yanar” diye bir söz vardır ve AKP için o vakit gelmiştir. Türk Milleti yerel seçimlerde AKP’yi sandığa gömmelidir.
 
Kenan ŞAHBAZ
 
Posted in Yazılarım | Tagged , , , , , , , , , , , | AKP’NİN YALNIZLIĞI VE “YALANCININ MUMU” için yorumlar kapalı
Kas 28

Mazlumun âhı adres şaşırmaz!

indir
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Ahmet Kaya’nın dağları vardı şarkılarında, ‘Kentler zalimdi dayandım/ dağlarda ölmek isterim’ dediği dağları… Dağlarda ölmedi, Paris’te öldü… Ama o bahsettiği dağların eteklerinde bugün unutturulmaya çalışılan masumlar öldürüldü… Şarkıların plastik çiçekleri değil, gerçek krizantemler kırıldı o dağların yamaçlarında ve alçakça pusuların kurulduğu şehirlerde…
Bugün 24 Kasım, öğretmenler günü… O soğuk, o klişe cümleler dışında hiç bir şey duymayacaksınız şehit öğretmenlerle ilgili… Onlar ‘kafama sıkar giderim’ diyenler değil, ‘kafalarına sıkılıp gidenler’di… Açılmayan kapıları açtılar, girilmeyen okullara girdiler, dalgalanmayan bayrağı dalgalandırdılar… Kimisi annesiyle yola koyuldu, kimisi babasıyla… Kimisi isteyerek gitti, kimisi başka çaresi olmadığından… Hepsi masumdu ve savunmasızdı… Ama terörist örgüte göre asimilasyonla görevliydiler… Üstelik öldürülmeleri bir kelebeği öldürmek kadar kolaydı… Terörizmin ‘sıcak kan’ ihtiyacı depreştikçe babalarıyla, eşleriyle, yavrularıyla birlikte katledildiler…
Teröristler ‘mor dağların emaneti’ydi birilerinin gözünde… Peki bu öğretmenler kimlerin emanetiydi? Şimdi bu sahte kardeşlik senaryosuna gölge düşürmemek için bu kötü hatıralardan bahsetmemek gerekiyor değil mi? Bayrak direğine bayrak çektiği için katledilen vatan evladını devletçe anmayalım, ona mermi yağdırana belediye bütçesinden yemek taşıyalım!.. Katiller için Türkiye’nin dağlarında anıt mezarlar inşa edilsin, şehit öğretmenlerin adalet ihtiyacı mümkünse ahirete bırakılsın, hatıraları sahipsiz kalsın!.. Hatta şehir isimlerini değiştirmeyi bile gündeme alan irade mümkünse şehit öğretmenlerin isimlerinin verildiği okullara yeni isimler bulsun!..
Şivan Perver’in kaç yıldır ülkesinden ayrı kaldığını pek bir hüzünle dile getirenler, bu topraklarda kaç öğretmenin şehit edildiğini ve bunların anne, baba ve çocuklarının kaç yıldır kendilerini koklayamadığını bilmiyorlar mı acaba? Sanat hayatını Türk’e ve onun değerlerine söverek geçirenleri baş tacı eden ‘Fırat kenarındaki kuzu tacirleri’nin gözünde, Fırat ve Dicle boylarında, sahipsiz kaldıkları dağ yamaçlarında kırılan çocuklar neden artık bir şey ifade etmiyor? Şivan’ın memleket hasretini, daha stajer öğretmenken şehit edilen Oflu Ali Bulut’un, Çanakkaleli Halil’in, Osmaniyeli Halis’in ve diğerlerinin ana babasının evlat hasretinden daha üstün kılan ne olabilir?
Bu ülkeyi yönetenler ‘mazlumun âhı’ndan daha etkili ve daha büyük bir silah bulunmadıkça ondan korksunlar… Aklime hanımın bir dağ köyünde gece yarısı vurulan öğretmen kocasına yardım için çaldığı her kapının duvar olması belki anlaşılabilir ama bugün devletin kapısının adalet söz konusu olduğunda duvara dönüşmüş olmasının hiç bir izahı olamaz… ‘Kırmızı çizgiler’in evrim geçirip, eşkiyanın ayak altına serilen ‘kırmızı halı’ya dönüşmesi elbette sadece ‘zillet’le açıklanabilir… Ahmet Kaya’ın ‘aziz hatırası’nı nasıl parlatacağını bilemeyen bir aşağılık duygusu için belli ki ‘şehit öğretmenler’ meselesi sadece ‘rutin’e ait bir konudur…
Oysa iyi bilmelidirler ki, çocukları eğitsin diye dağlara saldığımız, sonra cesetlerini topladığımız kardelenlerin vebali, o dağlardaki eşkiyaya uzatılan sorumsuz ve kompleksli ellerden daha büyüktür… Bugün elde ettikleri ‘geçici zafer’lerle başları dönenler farketmiyor olsalar da, adaletsizliği ‘adalet’ hâline getirenler, kendi akıbetlerinden mutlaka korkmalıdırlar… Döner o ‘adaletsizlik’ kendilerini de vurur!..
Mazlumun âhı adres şaşırmaz!..
 
Kaynak: http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/yazargoster.php?haber=28882
 
Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , | Mazlumun âhı adres şaşırmaz! için yorumlar kapalı
Kas 27

Şahit Ol!

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Şahit Ol!
Akıl doğru düşün, göz gerçeği gör.
Dili çatal çağın, vicdanıysa kör
Doymaz kana, cana bu hain terör
Al kanlı bayrağım, vatan şahit ol!
 
Nasıl eritmişti ecdadın dağı?
Övün, çalış, güven, yakala çağı
Tersine çevir şu sinsi tuzağı
Bedenlerde aşkla atan şahit ol!
 
Al bayrağa kızıl kanı veren sen
Zulüme yiğitçe göğüs geren sen
Hürriyet gülünü hakça deren sen
Şanlı gazi, şehit yatan şahit ol!
 
Hak, hukuk, adalet, hürriyet gende
Kutsal İslâm dini, müthiş ırk sende
Hakk’a kul olmakta can kuşu tende
Sabah doğan, akşam batan şahit ol!
 
Şahit ol ey ülkü, ey tarz şahit ol!
Yıldızlar, gök kubbe, ey arz şahit ol!
Sünnetler, vacipler, ey farz şahit ol!
Bu arzı yaratan, tutan şahit ol!
 
20.08.2011
Kenan ŞAHBAZ
 
Posted in Şiirlerim | Tagged , , , , , , , , , , , , , , , , | Şahit Ol! için yorumlar kapalı