Renklerin her tonu vurgun güneşe
Bölgede Tarsus’um cennetten köşe
Daldım senin ile bir tatlı düşe
Hasretin bağrıma batar Tarsus’um
Berdan, tarihlerle bugüne akan
Kleopatra’ nın gönlünü yakan
Bilal-ı Habeş-i damarında kan
Gözümde, özümde tüter Tarsus’um
Parkta, şelalede aşklar seslenir
Güzeller, yiğitler sende beslenir
Yüce Toroslar’a sırtın yaslanır
Yüz binler nabzında atar Tarsus’um
Kızların gencecik yayla bakışlı
Ölümsüz sevgiler kalpte nakışlı
Kanarya ötüşlü, keklik sekişli
Hep güneyde nöbet tutar Tarsus’um
Yaşanır, her mevsim bir başka güzel
Kaynaşmış iç içe gelecek, ezel
Seni anlatmaya yetmez ki gazel
Dünya’ya sebzeler satar Tarsus’um
Nice il bilirim hep sana hayran
Gezmeli, görmeli, etmeli seyran
Her günün güzeldir, her günün bayram
Her anına sevgi katar Tarsus’um
Peygamber yatağı adın söylenir
Erenler Eshab-ı Kehf’te eğlenir
Senden uzak, sensiz bilmem neylenir
Yediler sinende yatar Tarsus’um
Takıp takıştırmak yakışır sana
Her yerden insanlar akışır sana
Dikkat et, kem gözler bakışır sana
Bu güzellik sana yeter Tarsus’um
01.01.1987
Kenan ŞAHBAZ
Ara
28
Tarsus’um
Renklerin her tonu vurgun güneşe
Bölgede Tarsus’um cennetten köşe
Daldım senin ile bir tatlı düşe
Hasretin bağrıma batar Tarsus’um
Berdan, tarihlerle bugüne akan
Kleopatra’ nın gönlünü yakan
Bilal-ı Habeş-i damarında kan
Gözümde, özümde tüter Tarsus’um
Parkta, şelalede aşklar seslenir
Güzeller, yiğitler sende beslenir
Yüce Toroslar’a sırtın yaslanır
Yüz binler nabzında atar Tarsus’um
Kızların gencecik yayla bakışlı
Ölümsüz sevgiler kalpte nakışlı
Kanarya ötüşlü, keklik sekişli
Hep güneyde nöbet tutar Tarsus’um
Yaşanır, her mevsim bir başka güzel
Kaynaşmış iç içe gelecek, ezel
Seni anlatmaya yetmez ki gazel
Dünya’ya sebzeler satar Tarsus’um
Nice il bilirim hep sana hayran
Gezmeli, görmeli, etmeli seyran
Her günün güzeldir, her günün bayram
Her anına sevgi katar Tarsus’um
Peygamber yatağı adın söylenir
Erenler Eshab-ı Kehf’te eğlenir
Senden uzak, sensiz bilmem neylenir
Yediler sinende yatar Tarsus’um
Takıp takıştırmak yakışır sana
Her yerden insanlar akışır sana
Dikkat et, kem gözler bakışır sana
Bu güzellik sana yeter Tarsus’um
01.01.1987
Kenan ŞAHBAZ


Senin ırkın, senin soyun yok mu? Sen ırksız, sen soysuz musun?
Stratejik Araştırma Enstitüsü Başkanı ve AKP MKYK üyesi Prof. Dr. Yasin Aktay verdiği bir konferansta, “Esasen Türk diye bir ırk yoktur. Bugün kaçımızın atası, dedesi Orta Asya’dan gelmiş” Sonuçta milletin ne olduğu, siyasilerin kararı ile içeriği doldurulan bir şeydir. Milletin içeriği, muhtevası, tanımı o siyasiler tarafından yapılmış sonuçta. Sana demişler ki, sen Türk’sün. Ne demek Türklük? İşte Orta Asya’dan gelmiş. Türk dediğin bir sentezdir zaten. Türk diye bir ırk yok.” Diyor.
Selçuklu da bir Türk devletidir. Osmanlı da bir Türk devletidir. Resmi adı aslında Göktürk değil, “Türk Kağanlığı” olan bir devletin diktiği ve “Türk Oğuz Beyleri” diye başlayan, Orhun Abideleri’ne hiç gitmeyelim.
Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey 1043’te Halife Kaim’e gönderdiği mektupta kendisini şöyle tanıtır: “Ben, hür insanların evladıyım ve Hunlar’ın kral hanedanına mensubum.” Yani Oğuz Han’ın soyundanım demektedir.
Karahanlı soyundan Prens Kaşgarlı Mahmut, 25 Ocak 1072’de yazmaya başladığı ve 10 Şubat 1074’de bitirdiği Divanü Lügati’t-Türk’te şöyle demektedir: “Allah’ın devlet güneşini Türk burçlarında doğurmuş olduğunu ve Türklerin üzerinde göklerin bütün dairelerini döndürmüş olduğunu gördüm. Tanrı onlara Türk adını verdi ve yeryüzüne hakim kıldı. Cihan imparatorları Türk soyundan çıktı. Dünya milletlerinin dizgini Türklerin eline verildi. Türkler, Allah tarafından bütün kavimlere üstün kılındı. Haktan ayrılmayan Türkler Cenabı Hak tarafından hak üzerine kuvvetlendirildi.”
Alparslan’ın oğlu Melikşah atını Akdeniz’in sularına sürdüğü zaman yanındaki tarihçi doğru olmasa da “Sultanım bu kadar batıya gelen ilk Türk sultanı sizsiniz” diyor. Osmanlı kaynaklarından Murad Hüdavendigar’ın I. Kosova öncesinde Sırp kralına kızarken, “İnşallah ana Türk erliğini gösterem” dediğini bilinmektedir.
Kaynak: http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/yazargoster.php?haber=28995






