Bir devlet halkına zulüm ederse
Elbette ki yıkılması hak derim
Rüşvet, torpil başın almış giderse
O devlet her şeye müstahak derim
Adalet ağacı dal dal kurursa
Kendi kültürüne yama vurursa
Etnik ırkçıları övüp durursa
O devlet her şeye müstahak derim
Kesilmişse öz dilinin pençesi
Bir pula dönmüşse altın akçesi
Hayâsızlık kol gezerse, Türkçesi
O devlet her şeye müstahak derim
Bir yanda zenginler, bir yanda açlar
Olur, olmaz yerde alınsa baçlar
Kum gibi kaynarsa çevrede Haç’lar
O devlet her şeye müstahak derim
Köklü, ayrık otu gibi illetin
Uçan kuşa borcu varsa milletin
Taşeronu oluyorsa zilletin
O devlet her şeye müstahak derim
Hizmet farklı farklı yapılıyorsa
Rüşvet ve avanta kapılıyorsa
Hak varken batıla tapılıyorsa
O devlet her şeye müstahak derim
Çare bulmak için sürekli kaşın
Soğan, bulgur, ekmek, sofrada aşın
Hak ararken ipe giderse başın
O devlet her şeye müstahak derim
O devlet benimse susar susarım
Varım, yoğum her şeyimi asarım
Bütün hainlere kinim kusarım
Her şeye müstahak demem, diyemem
MÜSTAHAK…( !)
Bir devlet halkına zulüm ederse
Elbette ki yıkılması hak derim
Rüşvet, torpil başın almış giderse
O devlet her şeye müstahak derim
Adalet ağacı dal dal kurursa
Kendi kültürüne yama vurursa
Etnik ırkçıları övüp durursa
O devlet her şeye müstahak derim
Kesilmişse öz dilinin pençesi
Bir pula dönmüşse altın akçesi
Hayâsızlık kol gezerse, Türkçesi
O devlet her şeye müstahak derim
Bir yanda zenginler, bir yanda açlar
Olur, olmaz yerde alınsa baçlar
Kum gibi kaynarsa çevrede Haç’lar
O devlet her şeye müstahak derim
Köklü, ayrık otu gibi illetin
Uçan kuşa borcu varsa milletin
Taşeronu oluyorsa zilletin
O devlet her şeye müstahak derim
Hizmet farklı farklı yapılıyorsa
Rüşvet ve avanta kapılıyorsa
Hak varken batıla tapılıyorsa
O devlet her şeye müstahak derim
Çare bulmak için sürekli kaşın
Soğan, bulgur, ekmek, sofrada aşın
Hak ararken ipe giderse başın
O devlet her şeye müstahak derim
O devlet benimse susar susarım
Varım, yoğum her şeyimi asarım
Bütün hainlere kinim kusarım
Her şeye müstahak demem, diyemem

Kayseri’de Müslümanlığı seçen gayrimüslim aile yeni dinlerini de öğrenmeye gayret gösteriyorlarmış. Zaman da mübarek Ramazan ayı imiş. Eşiyle birlikte bir akşam gezintisi yaparken cemaatin namaz kıldığını görmüş. Hanımına dönüp :
-Ben de namaz kılayım, demiş.
Camiye girmiş. Kılınan namaz teravih namazı imiş. O da cemaate uyup namaza başlamış ama bitmiyor ki gitsin. Terin suyun içinde kalmış adam. Hemen üzerindeki ceketi hanımına verip tekrar namaza dönüyormuş ki hanımı ardından sormuş:
-Ne oldu, namaz bitmedi mi?
-Hoca bitiriyor ama arkada biri hocaya fit veriyor
– iş iddiaya bindi galiba!

Hoş bizim 1000 yıllık Türkleştirmemiz bu yurdu Türk yurdu kılmaya yeter ama Batı maşaları bu toprakların aslında Hint-Avrupai ulusların olduğunu şöyle yahut böyle dile getirmektedir.
Nisan 2005 ayı içinde İTÜ’de konferans veren Avusturyalı yazar ve belgesel film yapımcısı Erich Feigl, konuşmasını söyle bitirdi: “This land is yours. You didn’t settle in Anatolia after the Battle of Malazgirt. Archeological findings at Catalhoyuk prove that you have been here for more than 10,000 years”
Türkçesi: “Bu topraklar size ait. Sizler Anadolu’ya Malazgirt zaferiyle yerleşmediniz. Çatalhöyük’teki arkeolojik bulgular, sizlerin 10.000 yıldan uzun süredir burada bulunduğunuzu kanıtlamaktadır.” ( Kaynak : Tufan Türenç, 22 Nisan 2005 )
Anadolu’daki çok eski Türklerin izlerini aramak hep Güneş-Dil Kuramına vurulup alaya alınır. Ama gerçek gerçektir. Resmi Tarih Aryan ırkçısıdır. Türklere herhangi bir uygarlık biçmez. Onların uygarlıktan nasipsiz göçebeler olduğunu yineler durur. Batılıların bu konudaki huyu hakkında küçük bir örnek verelim.
http://onturk.wordpress.com/2011/03/03/anadolu-oz-be-oz-turk-yurdudur/
“Sir Henry Rawlinson’un Sümer dilini Turani bir dil olarak tanımladığı dönemde Sümer medeniyeti henüz keşfedilmemişti. Bilim adamları onların, büyük Sami medeniyeti içinde yaşayan geri bir toplum olduğunu düşünüyordu. Daha sonra arkeolojik araştırmalar Sami medeniyetinin asıl dayanağı olan büyük Sümer gerçeğini ortaya çıkarınca Batı bilim çevreleri Sümerlilere atfedilen Turani damgasını bırakıp onların bilinmeyen bir dile ve ırka sahip oldukları tezini ortaya attılar. Böylece asrımızın başında tarihçi Prof.Goodspeed Sümerlilerin Samilerden üstün bir medeniyete sahip olduklarını fakat hangi ırka mensup oldukları bilinmeyen bir millet olduğunu yazıyordu.” ( Selahi Diker – Türk Dilinin Beş Bin yılı)
(Cani) Terör Örgütüne ABD’den yılda 100 milyon dolar geliyor
‘Örgütün omurgası Avrupa olarak bilinir. Oysa, ABD’de milyonlarca dolar para topluyor.’ diyen CIA’in eski uzmanı Quirk, önemli bilgiler paylaştı.
CIA’in eski Rusya ve Ortadoğu uzmanı John Patrick Quirk’e göre, PKK’nın ABD’de yılda 100 milyon dolar para akışı var.
Merkezi Paris’te bulunan ve Türkiye’deki temsilciliğini Aytunç Altındal’ın yaptığı Diplomatik ve Stratejik Eğitim Merkezi (CEDS) Finansal İstihbarat ve Güvenlik, Terörün Finans Kaynakları başlıklı sempozyuma ev sahipliği yapıyor.
Dünya Bankası İcra Kurulu Başkanı Mathias Meyer ile Amerikan İstihbarat Örgütü CIA’nın 30 yıl boyunca Rusya ve Ortadoğu uzmanı olarak çalışan John Patrick Quirk toplantıya katılan isimler arasında.
Quirk, terör örgütünün ABD’deki finansal yapısını Vatan’a değerlendirdi: “PKK çok dinamik bir terör örgütü. Örgütün omurgası Avrupa olarak biliniyor. Oysa ki, ABD’de milyonlarca dolar para topluyorlar. Sahte ve paravan şirketler kurarak para aklayıp, finansal kaynak yaratıyorlar. Tercih ettikleri ilk yöntem eğitim kurumları açmak. Profesyonel fon yönetimi ve danışmanları bile var. ABD’deki para trafiği eğitim kurumları üzerinden yürütülmeye çalışılıyor. Ticaret konusunda çok fazla deneyim kazandılar. Amerika’daki sahte veya paravan (cani) terör örgütüne ait şirketlere yıllık 100 milyon dolar para transfer ediliyor.”
(Reklamını yapmamak adına terör örgütünün adını bilerek çıkardım.)
Kaynak:Uyanık Türkler Kulübü
Kurucu irade tarafından kabul edilen Anayasanın değişmez ve değiştirilmesi dahi teklif edilemez maddeleri maalesef AKP tarafından “Yeni Anayasa” adı altında değiştirilmek isteniyor. “Yeni Anayasa” adı ile de olsa değiştirilmesinin teklif edilmesi dahi Anayasa’ya göre suçtur. (Cumhuriyet sıfatı sadece savcılara verilmiştir. Bunun için savcılar Cumhuriyet Savcıları sıfatıyla görev yapmaktadırlar.) Cumhuriyet Savcıları bunu görmezden gelse dahi, Necip Türk Milleti AKP’nin Türkiye Cumhuriyeti Devletini ateşe atmasına asla müsaade etmeyecektir.
İŞTE, TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ DEĞİŞMEZ, DEĞİŞTİRİLMESİ TEKLİF EDİLEMEZ MADDELERİ:
1) Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.
2) Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk Milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir.
3) Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçe’dir.
Bayrağı şekli kanunda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır.
Milli marşı “İstiklal Marşı” dır.
Başkenti Ankara’dır.
4) Anayasanın 1 nci maddesindeki devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2 nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3 ncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.
Ülkemizde yaşayan Çerkez, Türkmen, Kürt, Laz, vb. alt kimlik olarak ifade edilen ‘boy’ adlarıdır. “Türkü Anayasadan çıkarıp boy adlarını ‘soy’adının yerine koymaya kalkarsanız ‘soy’u yok etmiş dolayısıyla Türkiye’yi olumsuzluğa sürüklemiş olursunuz. Bu da bir milletin ‘soy’ olarak yok edilmesi demektir. Kendisini tarihten silmek isteyen bir uygulamayı hiçbir millet kabul etmez.
Ülkemize zarar verici gelişmeler “sindire sindire, hazmettire hazmettire, ” ilerliyor. ABD’nin eş başkanlığını yaptığı BOP (Büyük Ortadoğu ve Kuzey Afrika Projesi) son perdesini oynuyor.
Terör elebaşı cani, yasa maddeleri teklif ediyor. Direktif veriyor. Anayasa şöyle olsun, böyle olsun talimatı veriyor. Bu TBMM ‘ne hakarettir, utanç vericidir. Terör elebaşı ile RTE,AKP,BDP neyin peşindeler?
UYAN ARTIK TÜRKİYE!
Sanki füze bir kemiğe fırlayan
Yurdumuzun her yanında bir “it” var!
Karnı tokken, sırtı pekken hırlayan
Yurdumuzun her yanında bir “it” var!
Bir ayağı topal, bir gözü kördür
Dostluktan anlamaz o bir nankördür
Şeytanlar diyor ki acıma öldür
Yurdumuzun her yanında bir “it” var!
Boyuna, posuna bakmadan havlar
Kimsesiz olanı yakalar, avlar
Birkaç ağa bulur yalanır, tavlar
Yurdumuzun her yanında bir “it” var!
Yine kuduzluğu tuttu bakınız
Yeter artık Türk tavrını takınız!
Sizler beyler, sizler kına yakınız!
Yurdumuzun her yanında bir “it” var!
*Asılları dostlarımızdır.
Hani bir şarkı vardı bilirsiniz. “Bölünmeye” pardon “Çıldırmaya az kaldı. Doktorum nerde” diye. Şimdi, sizce o şarkıyı söyleyen kaç kişi vardır?
*”Çözüm harita bile değiştirir” Eski MİT Müsteşar Yardımcısı Cevat Öneş
*“Türk hükûmetine, PKK’ya ve diğer Kürt örgütlerine, Kürt konusunda şiddete dayanmayan ve siyasî bir çözüm bulmaları için ellerinden gelen tüm çabayı göstermeleri için çağrıda bulunur” diye 13.12.1995 tarihinde Avrupa Parlamentosu karar alıyor
*“Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Türkiye’nin doğusunda kısa bir süre sürdürdüğü askerî operasyonlardan ve Kürdistan’daki anlaşmazlığa barışçıl bir çözüm bulma yollarını aramayı reddetmesinden büyük kaygı duymaktadır” diye19.09.1996 tarihinde Avrupa Parlamentosu karar alıyor, Erdoğan uyguluyor.
*“Kürt halkının siyasal, kültürel, sosyal haklarını tanıyan bir çözüm bulmalıdır. 22.07.2000” Avrupa Parlamentosu
*“Allah ABD’ye zeval vermesin. Amin. Her vatanseverin, beş vakit oturup ABD için dua etmesi milli menfaatlerimiz icabıdır” Polis Akademisi Öğretim Görevlisi
*“Bu toplantı, iki tarafın değil, bizim sorumluluğumuz altında girişilen bir inisiyatiftir. Abdullah Öcalan tarafından üretilen kendi fikirleri parlamentoda yasa çıkaracakları zaman dikkate alınacaktır. Kendisinin parlamento için ürettiği öneriler dikkate alınacaktır.” Oslo’da MİT Müsteşarı Hakan Fidanı ve PKK temsilcilerini masaya oturtan koordinatör ülke temsilcisi