Tem 29

ALLAH’IN İHSANI

 

 

 

 

 

 

 

Allahu Teâlâ Kuran-ı Kerim’de Maide Suresi’nde şöyle buyurmaktadır.

“Ey insanlar; içinizden kim dininden dönerse Allah, onlara yakında bir kavim getirecektir ki, o kavmi Allah sever, onlarda Allah’ı severler. Bu kavim inananlara karşı boyunları aşağıda, kâfirlere karşı başları yukarıdadır. O kavim Allah yolunda savaşacak ve hiçbir kınayanın kınamasından korkmayacak. Bu Allah’ın dilediğine verdiği ihsandır ve Allah’ın lütfu geniştir ve O, her şeyi bilendir.” Ayeti Kerime’de geçen kavmin Türk kavmi olduğu ifade edilmektedir. Ayeti Kerime’de açıklananlara uyulmadığı takdirde Allah bir kavim getireceğini ihtar etmektedir. Türk Milleti bunu iyi anlamalıdır.

 

Posted in Yazılarım | ALLAH’IN İHSANI için yorumlar kapalı
Tem 28

Yunanistan’daki Türkler ve Camilerimiz

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
“AKP ve Diyanet İşleri Başkanı Hıristiyan âlemini ihya ederken, Yunanistan’da Türk soydaşlarımız için neler yapılmış?
Patrik Bartholomeos’un dini otorite alanında olan Kavala’daki Türk Camisi, Aya Nikola Kilisesi olmuş. İstanköy’deki Türk Defterdar Camisi Alışveriş Merkezi yapılmış ve soydaşlarımızın ibadetine kapatılmış. Yaklaşık 2 bin Türk soydaşımızın yaşadığı İstanköy’de soydaşlarımızın ibadet edebilecekleri tek bir cami yok, din özgürlükleri yok,Türk okulu hiç yok. Buna karşılık adadaki Rum kiliseleri ticari maksatla kullanılmıyor ve Yunanlıların ibadetine açık.
Defterdar Camisi’nin avlusu kahvehane yapılmış ve soydaşlarımızın ibadetine kapatılmış. Buna karşılık Rum kilisesinin avlusu ticari maksatla kullanılmıyor, Yunanlıların ibadetine açık.
Türk soydaşlarımızın yaşadığı İstanköy’de dinimize, İslam dinine karşı açık bir şekilde saygısızlık sergilenirken, soydaşlarımızın ibadet edeceği tek bir cami bile yokken, İstanbul’daki Rum kiliseleri, Rum vatandaşlarımızın ibadetine açık ve ticari maksatla kullanılmıyor.
Yaklaşık 3 bin soydaşımızın yaşadığı Rodos’ta Türk okulu yok. Mevcut 12 camiden sadece biri, İbrahim Paşa Camisi ibadete açık, o da bayram ve Cuma namazları ile sınırlı. Cami müezzininin minareden ezan okumasına müsaade edilmemekte, müezzin ezanı ancak cami avlusundan okuyabilmektedir.
Diyanet İşleri Başkanlığı Hıristiyan alemini ihya ederken, Patrik Bartholomeos’un metropolitleri dinimize, İslam dinine açık bir şekilde saygısızlık yapıyor. Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez ise Hıristiyan alemine hizmet etmekle meşgul.
 
 *Ahmet Takan Yeniçağ Gazetesi
Posted in Gündem | Yunanistan’daki Türkler ve Camilerimiz için yorumlar kapalı
Tem 27

Biz Burada Delilikten Yatıyoruz Kardeşim

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 

Adamın birisinin, arabasının lastiği tam tımarhanenin önünde patlar.
Adam arabayı kenara zor yanaştırır.
Sonraki işlem malum…
Kriko, stepne, bijon anahtarı ve tekeri söker.
Ama söktüğü 4 adet bijon, yuvarlanıp yağmur mazgalına düşer.
Mazgal açılır gibi değil,
Bijonlar görünmüyor bile.
Adam bir sağına bakar, bir soluna bakar, çaresiz kaldırıma çöker.
Olayı en başından beri tımarhanenin demir parmaklıklı penceresinden izleyen bir deli, seslenir;
– Ula salaaak! Sen ne yapıyorsun orda öyle?
– Sorma birader, lastik patladı ve değiştirirken bijonları mazgala düşürdüm.
– Düşündüğün şeye bak! Diğer lastiklerden birer tane bijon çıkar. Hepsi 3 bijonlu olsun.
Seni, lastikçiye kadar idare eder.
Adam hemen denileni yapar.
Ve akıl hastanesindeki deliye seslenir:
– Senin ne işin var tımarhanede?
Cevap müthiştir….
– Biz burada delilikten yatıyoruz kardeşim, salaklıktan değil…!

 

Posted in Fıkralar | Biz Burada Delilikten Yatıyoruz Kardeşim için yorumlar kapalı
Tem 26

Bitmeyen Sevgi

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 

Toprak, toprak olmaya razı olmazdı
Resulûllah’ı bağrına basmasa…

 

Gökyüzü bu kadar yükselmezdi
Resulûllah’a kubbe olmasa…

 

Ne gündüz, ne de gece
Güneş, ay ve yıldızlar olmazdı
Şu masmavi kubbene avize olmasa…

 

Hava, su ve saymakla bitmeyen bütün nimetler
Bu kadar güzel ve tatlı
Bu kadar hoş olmazdı
Hakk’ı tespih
Ve Resulûllah’ı tasdik etmiş olmasa

 

Kâinat bu kadar düzenli
Bu kadar mükemmel
Bu kadar göz kamaştırıcı olmazdı
Hakk’ın ve Habibî’nin
Bitmeyen sevgisi olmasa…
 

 

Posted in Şiirlerim | Bitmeyen Sevgi için yorumlar kapalı
Tem 25

Altın Sözler

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
*”Bağışından geri dönen kimse kustuğunu yalayan kimse gibidir.” Hadis-i şerif
*”Allah bir m
illete azap indirince o milletin içinde bulunan iyi kötü her ferde ulaşır.” Hadis-i şerif
*”Cebrail bana komşuya iyilik etmeyi tavsiye dip durdu. Neredeyse komşuyu komşuya mirasçı kılacak sandım.” Hadis-i şerif
*”Allah’ı çok zikreden kimseyi Allah Teâlâ sever.” Hadis-i şerif
*”Komşusu şerrinden emin olmayan kimse cennete giremez.” Hadis-i şerif
*”Ey insanlar Allah’a tövbe edin ve O’ndan bağışlanmanızı isteyin. Ben de Allah’a günde yüz defa tövbe ediyorum.” Hadis-i şerif
*”Allah’ım sen affedicisin, affı seversin beni de affet.” Hadis-i şerif
Posted in Atasözleri Vecizeler | Altın Sözler için yorumlar kapalı
Tem 24

‘Nergizçik Adası’ İşgal Edildi

 
 
 
 
 
Nergizçik Adasına yapılan Kilise
 
 
 
 
 
 
Eşek ve Bulamaç’tan sonra Nergizçik Adası’ da İşgal Edildi. “TIK” yok!
Yeniçağ Gazetesi yazarı Ahmet Takan’ın Ümit Yalım’ın açıklamaları ile ilgili haberi:
Emekli Kurmay Albay Ümit Yalım’ın elindeki belge ve bilgiler Türkiye üzerinde döndürülen “bölünme” senaryolarına çok çarpıcı ışık tutacak nitelikte. “Maalesef Türkiye Batı’dan bölünmeye başlamıştır” diye söze başlayan Ümit Yalım:
“Eşek ve Bulamaç adalarımızdan sonra Ege sahilimizde Nergizçik adasına da Yunan bayrağı dikildi. Bizim olan Nergizçik adasını da Yunanistan işgal etti. Bu açık kaynaklarda mevcut ama kimse görmüyor. Çok vahim bir durumla karşı karşıyayız. Patrikhane’nin internet sitesini açın, orada da Nergizçik’in işgal altında olduğunu görürsünüz.”
-Patrikhane işgalin neresinde?
“Patrikhane’nin internet sitesine girince ilginç bir durumla karşılaşıyoruz. Site İngilizce ve Yunanca, Türkçe yok. Ayrıca Bartholomeos, internet sitesinde ekümenik olduğunu çoktan ilan etmiş.
Ancak ilginç bir ayrıntı daha var. Sitede, Batnoz Adası (Patmos) Patrikliği’nin; Eşek Adası (Agathonision) ve Nergizçik Adası (Arkioi) ile birlikte etrafındaki küçük adaların da, doğrudan Ekümenik Patrikliğin yetkisi altında olduğu belirtilmiş. Ayrıca, Patrikhane’nin dini otorite alanı içinde olan Eşek ve Nergizçik adalarındaki kiliselerin telefon numaraları da verilmiş. Böylece, Patrikhane sayesinde, halen Yunanistan’ın işgali altında olan Eşek Adası ile birlikte Nergizçik Adası’nın da Yunan işgali altında olduğunu öğrenmiş oluyoruz.
Bu bilgiler, Patrikhane’nin işgalin içinde olduğunu açıkça göstermektedir. Yunanistan’ın Türk adalarını işgal etmesi Megalo-İdea’nın bir uygulaması olup, siyasi bir olaydır. Patrikhane’nin siyasi bir olayın içinde olması Lozan’da varılan mutabakata aykırıdır. Rıza Nur Bey’in, Lozan Konferansı’nda, Patrikliğin her zaman siyasal çabalar göstereceği tezi doğrulanmıştır. Tarih bir kez daha tekerrür etmiş ve Patrikhane’nin gerçek yüzü ortaya çıkmıştır.Patrikhane, Lozan Mutabakatına göre, İstanbul’da ikamet etme hakkını hukuken kaybetmiştir. Patrikhane, en kısa zamanda ait olduğu yere, Aynoroz’a taşınmalıdır.”
-Eşek ve Bulamaç adalarının işgalini MHP milletvekili Erkan Akçay da soru önergesi ile gündeme getirmişti.
“Ahmet Davutoğlu’nun, olayın vahametini anlayarak pürtelaş bir vaziyette, soruları Genelkurmay Başkanlığı’na gönderdiği öğrenilmiştir. Halbuki soruların muhatabı Dışişleri Bakanlığı’dır. 2002 yılından beri, Yunanistan ile yapılan istikşafi (Keşfedici) görüşmeleri AKP’nin Dışişleri Bakanlığı yürütmektedir. Asker hiçbir görüşmeye dahil edilmemekte ve bilgilendirilmemektedir. Görüşmelerde ne tür pazarlık yapıldığından askerin haberi yoktur. Genelkurmay’ın bu konuda çok dikkatli olması lazım. 1939, 1943 tarihli İngiliz haritaları ile 1951 ve 1957 tarihli Amerikan haritalarında Eşek, Bulamaç ve Nergizçik Adaları’nın T.C.’ye ait olduğu açıkça görülmektedir. Hatta 1943 ve 1951 tarihli renkli haritalarda “Eşek Adası” Türkçe olarak yazılmıştır.

 

Posted in Yazılarım | ‘Nergizçik Adası’ İşgal Edildi için yorumlar kapalı
Tem 23

Bor Madeni

 
 
 
 
 
 
 BOR KULLANIM ALANLARI
İnşaat-Çimento Sektöründe: Sağlamlık ve hafiflik açısından depreme dayanıklı yapılar için kullanılmakta.
Cam Elyafı: Kullanıldığı maddeye sertlik ve dayanıklılık kazandırmaktadır.
Ahşap Koruma:Bakteri ve çürümeye karşı koruyucu ve alev geciktirici olarak kullanılmaktadır.
Nükleer Uygulamalar : Atom reaktörlerindeki borularda, soğutma havuzlarında ve emniyet sistemlerinde kullanılır.
Metalurji: Metal maddelere sertlik vermesi ve özelliklerini güçlendirdiği için kullanılmaktadır.
Otomobil Hava Yastıkları, Antifriz: Hava yastığının çok hızlı şişmesinde kullanılır. Ayrıca Hidrolik ve Antfrizlerde de kullanılmaktadır.
Sağlık: BNCT (Boron Neutron Capture Therapy) kanser tedavisinde kullanılmaktadır. Özellikle; beyin kanserlerinin tedavisinde hasta hücrelerin seçilerek imha edilmesine yaraması ve sağlıklı hücrelere zararının minimum düzeyde olması nedeniyle tercih nedeni olabilmektedir. Metabolizmadaki bor, kalsiyum, magnezyum ve fosfor dengesini ayarlar. Sağlıklı kemiklerin oluşumuna, kasların ve beyin fonksiyonlarının gelişimine yardım eder.
Füze/Uçuş Yakıtları: Özellikle bu alanda kullanılmaktadır. Yakıta katkı maddesi olarak konulur.
Atık Temizleme:Sodyum borohidrat, atık sulardaki civa, kurşun, gümüş gibi ağır metallerin sulardan temizlenmesi amacıyla kullanılmaktadır.
Borlu Katı Yakıtlar/Hücre Yakıtları/(Fuel Cells): Hidrojeni açığa çıkartır ve yanıcı gaz olan hidrojen ile içten yanmalı motorlarda yanma verimini arttırır.
Enerji Üretimi ve Isı Depolama: Bilgisayarlarda, pillerde ve yakıtlarda %70′e varan enerji tasarrufu sağlamaktadır.
DİĞER
Fiber Optik
Kozmetik
Kauçuk ve Plastik Sanayii
Fotoğrafçılık
Patlayıcı Maddeler (havai fişek vb.)
Antifirizler, hidrolik yağlar
Petrol Boyaları, yanmayan ve erimeyen boyalar, tekstil boyaları
Zımpara ve aşındırıcılar
Kompozit malzemeler
Manyetik cihazlar
İleri Teknoloji Araştırmaları (moleküler biyoloji vb.)
Mumyalama
Ve diğer birçok alanda kullanılmaktadır.
Başbakan’ın 2005 yılı Haziran ayında Avustralya’da yaptığı bir anlaşma ile Bor madenimizin bir kısmının, Rothschild ailesinin şirketi olan Rio Tinto’ya verildiği bilinmektedir.

 

Posted in Gündem | Bor Madeni için yorumlar kapalı
Tem 22

Paranın Seyri…

 
 
Bir Amerikalı, Avrupa’nın bir köyünde bir otele gider. Köyde hasat mevsimi olmadığı için ekonomide hareket yoktur, Dolayısıyla işler kesattır… İnsanlar birbirine borçludur.
Amerikalı oda fiyatını sorar… Otelciye 100 dolar kaparo verir. Ben odaya bir bakayım. “Beğenmezsem paramı geri alır, başka yer ararım” der. Otelci 100 doları alır. Amerikalı nasıl olsa otelde kalır. Yorgun – argın otelden çıkmaz, diye düşünür. Otelci, koşarak Amerikalının verdiği bu 100 dolar ile uzun zamandır bitişik komşusu marangoza olan borcunu öder. Marangozun da karşısındaki kasaba borcu vardır. O da hemen 100 doları kasaba verir. Kasap eteğine düşkün birisidir. Bir kadına 100 dolar borç takmıştır. O da mahcubiyetinden hemen kadına olan 100 dolar borcunu öder. Kadın parayı alır. Daha cüzdanına yerleştirmeden otele olan borcu aklına gelir. Getirip otel sahibine 100 dolar borcunu öder. Odada 50 dakika kalan Amerikalı, lobiye inerek odayı beğenmediğini, duşun bozuk olduğunu söyler ve parasını geri isterr. Otelci Amerikalının başta kendisine verdiği ve dönüp dolaşan aynı 100’lük banknotu Amerikalıya geri verir.
 

 

*Esfender KORKMAZ Yeniçağ

 

Posted in Hikayeler | Paranın Seyri… için yorumlar kapalı
Tem 21

Ramazan’a merhaba

   
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Recep ile Şaban’ı
Üç ayları bil tanı
On bir ayın sultanı
Ramazana merhaba
 
Güzele alıştıran
Küsleri barıştıran
Allah’a yaklaştıran
Ramazana merhaba
 
Kula işlenmiş nakış
Güzel göz, güzel bakış
Bu ayda ulvî akış
Ramazana merhaba
 
Aşk ile ağlandığı
Sevaplar sağlandığı
Cinlerin bağlandığı 
Ramazana merhaba
 
Bu ay rahmet ayıdır
Hepsi otuz sayıdır
Müminlerin payıdır
Ramazana merhaba
 
İnsanı arlandıran
Gönülü nurlandıran
Dilleri ballandıran
Ramazana merhaba
 
Kur-an’ın son bulduğu
Gönüllerin yunduğu
Rabbin rahmet sunduğu
Ramazana merhaba

 

Posted in Şiirlerim | Ramazan’a merhaba için yorumlar kapalı
Tem 20

Orucun faziletleri

 

 

 

 

 
 
“O Sırf Benim İçindir”
Hz Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Ademoğlunun her ameli katlanır (Zira Cenab-ı Hakk’ın bu husustaki sünneti şudur: Hayır ameller en az on misliyle yazılır, bu yediyüz misline kadar çıkar Allah Teâla Hazretleri (bir hadis-i kudside) şöyle buyurmuştur: “Oruç bu kaideden hariçtir Çünkü o sırf benim içindir, ben de onu (dilediğim gibi) mükâfaatlandıracağım Kulum benim için şehvetini, yiyeceğini terk etti” “Oruçlu için iki sevinç vardır: Biri, orucu açtığı zamanki sevincidir; diğeri de Rabbine kavuştuğu zamanki sevincidir Oruçlunun ağzından çıkan koku (halüf), Allah indinde misk kokusundan daha hoştur”
Bir rivayette de şöyle buyrulmuştur: “Oruç perdedir Biriniz birgün oruç tutacak olursa kötü söz sarfetmesin, bağırıp çağırmasın Birisi kendisine yakışıksız laf edecek veya kavga edecek olursa “ben oruçluyum!” desin (ve ona bulaşmasın)”
 
Oruç Kalkandır 
Ebu Hüreyıe (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Kim Allah Teala yolunda bir gün oruç tutsa, Allah onunla ateş arasına, genişliği sema ile arz arasını tutan bir hendek kılar” 3085 – Ebu Ümâme (radıyallahu anh) anlatıyor: “Ey Allah’ın Resülü dedim, bana öyle bir amel emret ki (yaptığım takdirde) Allah beni mükâfaatlandırsın” “Sana dedi, orucu tavsiye ederim, zira onun bir eşi yoktur”

 

Cennetin Kapıları 
Essalâtu vesselâmu aleyke Yâ Rasûlallâh
Ebû Hureyre’den (ra):
“Allah yolunda çift sadaka veren kimse, cennetin muhtelif kapılarından, ‘Ey Allah’ın kulu! Burada bereket vardır’, diye çağırılır Sürekli namaz kılanlar namaz, mücahidler cihad, oruçlular reyyân, sadaka vermeyi sevenler de sadaka kapısından davet edilirler”
(Buhârî, Savm 4)

 

Reyyan Kapısından Sadece Oruçlular Geçecektir

 

Sehl İbnu Sa’d (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Cennette Reyyân denilen bir kapı vardır Oradan sadece oruçlular girer Oruçlular girdiler mi artık kapanır, kimse oradan giremez” Buhari, Tirmizi’nin rivayetinde şu ziyâde var: “Oraya kim girerse ebediyyen susamaz”

 

Bu ayda oruçluya su veren, kıyamet günü susuz kalmayacaktır
“Bir kimse Ramazan ayında bir oruçluya iftar verirse, günahları af olur Cenab-ı Hakk onu cehennem ateşinden azat eder O oruçlunun sevabı kadar ona sevap verilir

 

Bir hurma ile iftar verene de, yalnız su ile oruç açtırana da, biraz süt ikram edene de bu sevap verilecektir Bu ayda bir oruçluya su veren kimse kıyamet günü susuz kalmayacaktır” (Tirmizi)

 

Cesedin Zekatı Oruçtur 
Hz Ebu Hureyre radıyallahu anh anlatıyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: “Herşeyin bir zekatı (temizlenme vasıtası) vardır, cesedin zekatı oruçtur” Muhrız rivayetinde şu ziyadede bulundu: Resulullah aleyhissalatu vesselam şunu ilave etti: “Oruç, sabrın yarısıdır”
 
*Musema.com
Posted in Yazılarım | Orucun faziletleri için yorumlar kapalı