Ara 30

GÖNLÜM RAZI OLMADI

GÖNLÜM RAZI OLMADI

Nasreddin Hoca, kasabadan Kur’an-ı kerim, tefsir ve ilmihal gibi bazı kitaplar almış. Bir çuvala yerleştirmiş. Çuvalı sırtına almış, eşeğine binmiş köyüne doğru gidiyor.

Yada Hoca’yı görenler :

– ” Bre Hoca, çuvalı niye kendi sırtına aldın ?” diye sormuşlar.

– “Ne yaparsın” demiş Hoca, “zavallı hayvan zaten benim bütün kahrımı çekiyor. Kendi bindiğim yetmiyormuş gibi çuvalı da ona taşıtmaya gönlüm razı olmadı.”

Posted in Fıkralar | Tagged , , , , , , , , , | GÖNLÜM RAZI OLMADI için yorumlar kapalı
Ara 29

TEHLİKE GELİYORUM DİYOR…

TEHLİKE GELİYORUM DİYOR…
(EMEKLİ AMİRAL İLE İKİ GAZETECİDEN ÜÇ YAZI)
Büyük Tarikat Tehlikesi
Emekli amiral Türker Ertürk sosyal medya hesabından tarikatlara değindi. “Tehlikenin farkında mısınız?” sorusunu soran Ertürk bir video paylaştı.
Videoda konuşan kişi “Biz bir hakkı alabilmek için ortaya çıkmışız. İslam topraklarının bir bölümünden ibaret olan Anadolu toprakları laikler ve Kemalistler tarafından işgal edilmiştir haberiniz olsun. Biz o toprakları yeniden ele geçirmek için Kemalistlere diyoruz ki, idareden çekilin. Hakimiyet Allahındır. Payidesinin en üst noktalara ulaşması için o idareyi ele geçirmek ve o iradeye talibiz. Biz onlardan bir şey istiyoruz. O iradeyi Müslümanlara teslim etsinler. Topraklar müslümanlarındır” dedi.
Konuşmayı dinleyen kalabalık içerisinden bir kişinin “Tekbir” diye bağırmasıyla “Allah-u Ekber” sesleri yükseldi. Ardından da “İslami devlet engellenemez” sloganları atıldı.
Konuşmasına devam eden kişi “Kemalizim iflas etti. Sizin sonunuz geldi. Allah kanunu geliyor. Hazır olunuz” demesiyle kabalıktan tekbir getirdi.
Alıntı: Yeniçağ Gazetesi
Camiler kışlamız denilirken kiliseye benzetiliyor…
Çamlıca Camii’nde nikâh” uygulaması örnek olarak alınırsa, yakında bütün cami külliyeleri düğün salonu olarak kullanılır! Yani bu uygulama yol olur, moda olur. İbadethanede nikâh kıymak, bir Hıristiyan geleneğidir. Kilisede sadece nikâh kıyılır, eğlence başka yerlerde yapılır. Yanlış anlaşılmasın, buna da saygı göstermek gerekir. Yalnız, Türkiye’deki Hıristiyanlar da kilise nikâhından önce resmi nikâh yapar. Kiliseye evlilik cüzdanı beyan etmeyenlere dini nikâh yapılmaz.
Bazı imamlar ise resmi nikâhtan sonra dini nikâh için çiftleri camiye davet etmeye başlamıştır. Zaten, yapılan yasal değişiklikle imamlar da resmi nikâh kıyabiliyor.
***
“Türkiye’nin bunca sorunu varken, bir caminin konferans salonunda nikâh töreni düzenlenmesinden bahsetmenin anlamı nedir?” diye sorulabilir… Oysa bu nikâh, Türkiye’nin nereye doğru evrildiğine dair önemli bir göstergedir. İslâm uygulamalarının Hıristiyan geleneğine benzetilmesi de ayrı bir sorundur. Camiler kışlamız denilirken kiliseye benzetiliyor…
Alıntı: Arslan Bulut
Medreseler Bakanlığı mı Millî Eğitim Bakanlığı mı?
Eğitim dışı eğitim… Medreseler, hafızlık kursları, Kur’ân kursları…
Millî Eğitim Bakanlığı niye var? Kaldıralım, yerine “Mekâtib ve Medâris Nezâreti” (Mektepler ve Medreseler Bakanlığı) kuralım… Bütün okulları imam hatip yapalım, ilâhiyat yapalım, nasıl olsa elin gâvuru her şeyi icat ediyor, biz onlardan hazıra konarız. “Beyinleri” icatlar için harcamayalım. Herkes Kur’ân-ı Kerîm’i ezberlesin, herkes, şıhların, şeyhlerin, şeflerin sözlerini dinlesin. Bir de “dünya liderimiz” var. O, ABD’ye de Rusya’ya da kafa tutar. Her şeyi halleder. Allah başımızdan eksik etmesin. Hepimiz birer “Taliban” olana kadar eğiteme devam. Ülkemiz inşallah sarıklılar ülkesi olacak. Afganistan’da gâvurun icat ettiği silahlarla yıllarca vuruştular, hedeflerine ulaştılar. Afganistan’la aramızdaki komşu “İslâm Devleti”nde insanlar isyan bayrağı açtılar. İsyancılar gâvurun uşakları. Ne gam… sarıklılarımız icaplarına bakar.
Ülkeyi getirecekleri nokta bu.
Alıntı: Arslan Tekin
Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , | TEHLİKE GELİYORUM DİYOR… için yorumlar kapalı
Ara 28

HANGİ ÜLKE KAÇ YIL OSMANLI (TÜRK) EGEMENLİĞİNDE KALDI.

HANGİ ÜLKE KAÇ YIL OSMANLI (TÜRK) EGEMENLİĞİNDE KALDI.
AVRUPA’DA
1. Anadolu (938 yıl)
2. Bulgaristan (545 yıl)
3. Yunanistan (400 yıl)
4. Sırbistan (539 yıl)
5. Karadağ (539 yıl)
6. Bosna-Hersek (539 yıl)
7. Hırvatistan (539 yıl)
8. Makedonya (539 yıl)
9. Slovenya (250 yıl)
10. Romanya (490 yıl)
11. Slovakya (20 yıl) Osmanlı Uyvar
12. Macaristan (160 yıl)
13. Moldova (490 yıl)
14. Ukrayna (308 yıl)
15. Azerbaycan (25 yıl)
16. Gürcistan (400 yıl)
17. Ermenistan (20 yıl)
18. Güney Kıbrıs (293 yıl)
19. Kuzey Kıbrıs (293 yıl)
20. Rusya’nın güney toprakları (291 yıl)
21. Polonya (25 yıl)-himaye- Osmanlı adı: Lehistan
22. İtalya ‘nın güneydoğu kıyıları (20 yıl)
23. Arnavutluk (435 yıl)
24. Belarus (25 yıl) -himaye-
25. Litvanya (25 yıl) -himaye-
26. Letonya (25 yıl) -himaye-
27. Kosova (539 yıl)
28. Voyvodina (166 yıl) Osmanlı adı: Banat
ASYA’DA.
29. Irak (402 yıl)
30. Suriye (402 yıl)
31. İsrail (402 yıl)
32. Filistin (402 yıl)
33. Ürdün (402 yıl)
34. Arabistan (399 yıl)
35. Yemen (401 yıl)
36. Umman (400 yıl)
37. Birleşik Arap Emirlikleri (400 yıl)
38. Katar (400 yıl)
39. Bahreyn (400 yıl)
40. Kuveyt (381 yıl)
41. İranın batı toprakları (30 yıl)
42. Lübnan (402 yıl)
AFRİKA’DA
43. Mısır (397 yıl )
44. Libya (394 yıl) Osmanlı adı: Trablusgarp
45. Tunus (308 yıl )
46. Cezayir (313 yıl)
47. Sudan (397 yıl ) Osmanlı adi: Nubye
48. Eritre (350 yıl ) Osmanlı adı: Habeş
49. Cibuti (350 yıl)
50. Somali (350 yıl ) Osmanlı adı: Zeyla
51. Kenya sahilleri (350 yıl )
52. Tanzanya sahilleri (250 yıl)
53. Çad’ın kuzey bölgeleri (313 yıl ) Osmanlı adı: Reşade
54. Nijer’in bir kısmı (300 yıl) Osmanlı adı: Kavar
55. Mozambik’ in kuzey toprakları (150 yıl)
56. Fas (50 yıl ) -himaye-
57. Bati Sahra (50 yıl) -himaye-
58. Moritanya (50 yıl) -himaye-
59. Mali (300 yıl ) Osmanlı adı: Gat kazası
60. Senegal (300 yıl)
61. Gambiya (300 yıl )
62. Gine Bissau (300 yıl)
63. Gine (300 yıl )
64. Etiyopya’nın bir kısmı (350 yıl) Osmanlı adı: Habeş
Osmanlı Kara hudutları sınırları içinde resmen bulunmamakla birlikte fiilen Hilafete bağlı yerler.
64. Hindistan Müslümanları -Pakistan-
65. Doğu Hindistan Müslümanları -Bangladeş-
66. Singapur
67. Malezya
68. Endonezya
69. Türkistan Hanlıkları
70. Nijerya
71. Kamerun
DENİZLERDE İSE ;
Akdeniz’in tamamında 1 asır boyunca
Akdeniz’in bir kısmında 3 asır kadar
Karadeniz’in tamamına 4 asır kadar
Ege nin tamamına 4 küsur asır kadar.
Tarih bunları yazdı bizde toplayarak sizlere sunduk.
TÜRKÜ sevmeyen ülkelerin kuyruk acılarını, hazımsızlıklarının başlıca sebebi budur…
Posted in Hikayeler | Tagged , , , , , , , , , , | HANGİ ÜLKE KAÇ YIL OSMANLI (TÜRK) EGEMENLİĞİNDE KALDI. için yorumlar kapalı
Ara 27

“TARİKAT KUŞATMASINDAKİ TÜRKİYE”

“TARİKAT KUŞATMASINDAKİ TÜRKİYE”
Rıza Zelyut’un “Tarikat Kuşatmasındaki Türkiye” kitabı 9. baskısını yaptı. İç kapakta alt başlık “Halidi Cehennemi”. (Toplumsal Yayıncılık, 264 s.)
Rıza Zelyut tecrübeli araştırıcı-yazardır. Tahlil ve tespitleri üzerinde düşünmeliyiz. “Önsöz”ündeki şu satırlar kitap hakkında bir fikir verecektir:
“Türkiye Cumhuriyeti bugün, tarikat görüntülü büyük bir örgütün kuşatması altındadır.
Bu örgüt, Kurtuluş Savaşı sürecinde ve sonrasında İn¬giliz emperyalizminin hizmetinde iken; 1945’ten sonra ABD’nin emrine girdi. Ve özellikle de Demokrat Parti’nin iktidara gelmesiyle yeniden yapılandırılarak, toplumun alt katmanları arasına salındı. Birbirlerinden farklıymış gibi görünen hatta alan kapmak için birbirleriyle kavga¬ya bile girişen bu tarikat örgütlenmelerinin tümünün tek ideolojisi var: Halidi Nakşibendilik…
Türkiye’de Mevlevilik, Bektaşilik, Bayramilik gibi millî özellikler taşıyan tarikatlar yok edildiler ve hepsinin ye¬rini Nakşibendi kaynaklı Halidilik aldı.
Bu yapı, içeride Cumhuriyet ve demokrasi düşmanı, dışarıda sömürgeci iş birlikçisi bir akım. Türkiye’yi yöne¬ten kadroların bir bölümü, bu tarikat içinden piyasaya sürüldü.
Bu çalışma ilk kez bütüncül biçimde, çok görüntülü ama aslında tek olan bu tarikatın üstünü açıyor.
Bu yapılanmaya paralel olarak ortaya çıkan yeni bir örgütlenme daha var. O da AKP çizgisinde kurulan Hali¬di ideolojideki vakıflar ve dernekler ‘Tayyip Erdoğan tarikatları’ veya ‘AKP tarikatları’ diyebileceğimiz bu yeni örgütlenmeler, ilk kez bu çalışmada tarihsel ve sosyal bağlamda yerine oturtularak açıklanıyor.”
Alıntı
Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , | “TARİKAT KUŞATMASINDAKİ TÜRKİYE” için yorumlar kapalı
Ara 26

DAĞHAN OĞUL

DAĞHAN OĞUL

 

Yiğitlerden bir yiğit adı Dağ Han, dağ gibi

Şanlı tarihindeki Türk atanı an oğul

Gönlümüzde yaşarsın hala diri sağ gibi

Türk olmak asaleti damarlarda kan oğul

Oğuz ata soyundan Oğuz Türk’ü Han oğul

 

Her bir Türk bağlanmalı Turan adlı görüşe

Yaşanacak sayende huzur, mutluluk, neşe

Türklükle bezenmeli yedi iklim dört köşe

Türk’ün şanlı cevheri tüm bedende can oğul

Oğuz ata soyundan Oğuz Türk’ü Han oğul

 

Korku nedir bilmezdi, dağları inletirdi

Yiğitçe kükreyince herkese dinletirdi

Azları artırırdı, birleri binletirdi

Türk’ün kızı, kızanı yiğit, kahraman oğul

Oğuz ata soyundan Oğuz Türk’ü Han oğul

 

Altı kardeş altısı birbirinden er çıktı

Her an Türk’ün karşına lanetlenmiş şer çıktı

Kahraman neslinizden asil devletler çıktı

Kızıl Elma ülküsü doğacaktır tan oğul

Oğuz ata soyundan Oğuz Türk’ü Han oğul

 

Hasmını titretmeye bir bakışın yeterdi

Coşkun bir nehir gibi her akışın yeterdi

Zafer nişanlarını o takışın yeterdi

Türk’ün altın zaferi tarihlerde şan oğul

Oğuz ata soyundan Oğuz Türk’ü Han oğul

 

Dokuz Oğuz boyundan dokuz tuğu çıkardı

Savaş meydanlarına bir sel gibi akardı

Şanlı Türk’ün tuğunu zirvelere çakardı

Soyunda sonsuza dek yaşayacak  can oğul

Oğuz ata soyundan Oğuz Türk’ü Han oğul

 

Kılıç şakırtıları müziği andırırdı

Türk’e çatan devleri yakardı, yandırırdı

Türk’ün Hilal taktiği düşmanı kandırırdı

Türk’e gıpta etmekte ününü duyan oğul

Oğuz ata soyundan Oğuz Türk’ü Han oğul

 

Asırlar öncesinden atandan buyruk gelir

Gazi ve şehit olup yatandan buyruk gelir

Her zerresi can ve kan vatandan buyruk gelir

Varsın uyusun sular her zaman uyan oğul

Oğuz ata soyundan Oğuz Türk’ü Han oğul

 

Atan Ergenekon’ da dağları eritmişti

İstanbul’da dağlardan gemiler yürütmüştü

Bil ki Anadolu’da düşmanı çürütmüştü

Sen ülküye davaya, Allah’a dayan oğul

Oğuz ata soyundan Oğuz Türk’ü Han oğul

 

Kenan Şahbaz

Posted in Şiirlerim | Tagged , , , , , , , , , | DAĞHAN OĞUL için yorumlar kapalı
Ara 25

OSMANLI’DA TÜRK OLMAK

OSMANLI’DA TÜRK OLMAK

Ziya Gökalp, Türkçülüğün Esasları adlı eserinde şu bilgileri veriyor:

Bu milletin yakın zaman kadar kendisine mahsus bir adı yoktu. Tanzimatçılar ona: ‘Sen yalnız Osmanlısın. Sakın başka milletlere bakarak sen de milli bir ad isteme! Milli bir ad istediğin dakikada Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılmasına sebep olursun’ demişlerdi. Zavallı Türk, vatanımı kaybederim korkusu ile, ‘Vallahi Türk değilim. Osmanlılıktan başka hiç bir içtimai zümreye mensup değilim’ demeye mecbur edilmişti”(s.34).

Osmanlı İmparatorluğu genişledikçe, yüzlerce milletleri siyasi idaresine aldıkça idare edenlerle idare olunanlar iki ayrı sınıf haline geliyorlardı. İdare eden bütün kozmopolitler Osmanlı sınıfını, idare olunan Türkler de Türk sınıfını teşkil ediyorlardı. Bu iki sınıf birbirini sevmezdi. Osmanlı sınıfı kendini millet-i hakime (egemen ulus) suretinde görür, idare ettiği Türklere millet-i mahkure (aşağı ulus) nazarı ile bakardı. Osmanlı Türk’e daima eşek Türk derdi…” (s.27).

Falih Rıfkı Atay, Batış Yılları adlı eserinde şunları yazıyor:

Kendime ilk defa ne zaman Türk dediğimi pek hatırlamıyorum. Bizim çocukluğumuzda Türk, kaba ve yabani demekti. İslam ümmetinden ve ‘Osmanlı’ idik. İlmihallerde baş dersimiz ‘Din ile milliyetin bir olduğunu’ öğrenmekti.

Vatan sözü yasaktı. Onu ben büyüyüp de Namık Kemal’i okuduğum günlerde kitapta gördüm. Kulağımla ancak Meşrutiyet’te duydum. Padişah kulları idik. Okul çıkışlarında her akşam sıraya girer, ‘Padişahım çok yaşa’ diye bağırırdık.

… Okullarda da Arab’a Arap, Arnavut’a Arnavut, Rum’a Rum, fakat kendimize Osmanlı derdik.

Ahmet Vefik Paşa, Bursa Valisi iken (1880) ilçeleri teftişe çıkıyor. Paşa, uğradığı bir ilçede, halkla sohbet ederken, etnik kökenlerini soruyor; aldığı cevaplar, konuştuklarının Çerkez, Arnavut, Boşnak, Gürcü vb. olduklarını gösteriyor. Sorduğu soruya utanarak, cevap vermek istemeyen bir ihtiyara, ”hangi milletten” olduğunu ısrarla söyletmek isteyince, o, bir kabahat ifşa ediyormuş gibi ürkek, titrek bir sesle, ”Ben Türküm Efendim” diyor. Bunun üzerine Paşa ”Niçin sıkılıyor, saklanıyorsun? Türk olmak kabahat mı? Bak ben de Türküm” diyor. O titrek ihtiyar birden canlanarak, ”Sahi sen de Türk müsün? Demek Türk’ten Paşa da olurmuş ha” diye sevinçle karışık hayret ifade edince, Vefik Paşa ”Paşa da kim oluyormuş, Padişah da Türk, Padişah da” diye haykırıyor. Sonra, imparatorluğun iki dertli ihtiyarı, sakallarını ıslatan yaşlar birbirine karışarak sarılıp, Türkün hazin kaderi için ağlaşıyorlar. (Türk ve Türklük, Türk Standartları Enstitüsü Yayını, s.238).

Şair Fuzuli bir şiirinin son beytinde şöyle diyor;

Fuzuli, gökten yere insen sana yer yok
Yürü var gel, ya Araptan ya Acemden

Alıntı

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , | OSMANLI’DA TÜRK OLMAK için yorumlar kapalı
Ara 24

ALTIN SÖZLER

ALTIN SÖZLER

* “Seni ölüme de götürse, doğruluktan sakın ayrılma.” Hz. Ömer

* “Tüm tutuşunla kalbini tut” Hz. Süleyman

* “İbadet ruhun avukatıdır, ibadet ruhun ilâcıdır, ibadet kalbin savunmasıdır, ibadet inancın silâhıdır, ibadet nefsin gemidir, ibadet bedenin, günahla bozulmasını önleyen tuzudur, ibadet hayatımızın elleridir. İbadet etmeyen insan, derdini köre açan dilsiz bir adamdan; merhemsiz iyileştirilebilen fistülden, hareket etmeden kendini savunan veya silahsız olarak bir başkasına saldıran, dümensiz kürek çeken veya tuz olmadan ölü bedeni koruyan bir adamdan daha çok salih amel sahibi değildir” Hz. İsa

* “Aptal olan içinden ‘Allah yoktur’ der. Bu nedenle o sefil ve iğrençtir, hiç bir iyiliği yoktur.” Hz. Davut

* “Benden sonra bütün peygamberlerin ve kutsal kişilerin ULUSU gelecek ve peygamberlerin söyledikleri tüm şeylerin karanlığı üstüne ışık dökecektir, çünkü O, Allah’ın Elçisi’dir. Hz. İsa

* “Beni gücendiren şu insanları benden uzaklaştır, çünkü onlar dudaklarıyla beni yüceltir, ama kalpleri benden uzaktır” Hz. Yeremya

* “Elimizin emeğini yiyerek kutsanacağız ve bu bizim için iyidir.” Hz. Davut

* İsrail kavmi Musa’yı hakir gördüğünde, Allah Musa’ya; “Onlar seni hakir görmediler, fakat onlar Beni hakir gördüler.” Tevrat

* “Ayağı üstüne kalkan Âdem, havada güneş gibi parlayan bir yazı gördü: «Allah’tan başka ilâh yoktur ve Muhammed Allah’ın Resul’üdür” İncil

 

Posted in Atasözleri Vecizeler | Tagged , , , , , , , , | ALTIN SÖZLER için yorumlar kapalı
Ara 23

“TÜRKSÜZ TÜRKİYE” VİZYONU

“TÜRKSÜZ TÜRKİYE” VİZYONU

 

Erdoğan, Anayasa’ya göre üçüncü defa aday olamayacağı halde Cumhurbaşkanlığı forsunu AKP’nin seçim hazırlıklarında kullanıyorsa, diğer adayların da bu forsu kullanma hakkı doğmuştur.

***

Takipçilerimden Yunus Emre Doğru“AKP’nin ‘Türkiye yüzyılı’ vizyonu” ile ilgili bir inceleme yazıp gönderdi. Metin uzun olduğundan küçük bir özet veriyorum:

*AKP’nin Türkiye vizyonunun ilk ciddi sınavında Amerika’nın Irak’a kuzeyden girişi için hazırlanan tezkere, TBMM tarafından, 1 Mart 2003’te reddedildi. Böylece Türkiye’nin Amerikan ordusu tarafından işgal edilmesine izin verilmedi.

*ABD askerleri, Irak’ın kuzeyindeki Süleymaniye kentinde 4 Temmuz 2003’te Türk askerlerinin başına çuval geçirdi. Olay, Tayyip Erdoğan’ın ağzından “Ne notası vereceksin, müzik notası mı?” lafıyla geçiştirildi.

*2004’te AKP, Kıbrıs’taki halk oylamasında Annan Planı’na evet denilmesi için bütün gücünü kullandı. Allah’tan Rumlar hayır oyu verdi de plan uygulanmadı. Erdoğan aynı yıl ABD Başkanı’ndan Büyük Ortadoğu Projesi’nin eş başkanlığı görevi aldı.

*Mustafa Kemal Atatürk döneminde Türk milletinin dişinden tırnağından artırarak kurduğu fabrikalar birer birer satıldı, Türk bankaları birer birer yabancıların eline geçti.

*2009 yılından itibaren PKK’lı itirafçıların gizli tanıklığıyla Türk ordusunun Genelkurmay Başkanı ve üst düzey komutanları tutuklandı. Bu sırada, devlet görevlileri, bir yabancı ülke temsilcisinin gözetiminde Oslo’da PKK ile müzakere masasındaydı.

*Ülkeyi bir arada tutan duyguları oluşturan millî bayramların kutlanması zaman zaman engellendi, millî ant ırkçı bulunarak kaldırıldı. FETÖ ile ortak hareket edildi, devlet kurumları bu cemaate teslim edildi.

*Türk ordusunun terör örgütüne karşı operasyon talepleri reddedildi. Açılım sürecinde bazı kentler PKK tarafından işgal edildi. AKP bu yüzden seçim kaybedince, terörle mücadele başlatıldı ve işgal edilmiş kentlere girmek için 800’den fazla şehit verildi.

*Devlet içinde devlet olan FETÖ, 2016’da darbeye kalkıştı, AKP bu olayı “Allah’ın lütfu” sayarak, mühürsüz oyların geçerli sayıldığı referandumda tek adam sistemini kabul ettirdi.

*İktidar, yüksek enflasyon politikası uygulamaya başladı, bu arada yanlış Suriye politikası yüzünden ülkede yabancıların sayısının 13 milyona ulaştığı telaffuz edilmeye başlandı. Artan konut ihtiyacı yüzünden ev kiraları ödenemez boyutlara ulaştı.

*Ege’de Yunanistan’ın 2004 yılında 20 Türk adasını işgal etmesine göz yumuldu. Konu ortaya çıkınca da bu adaların Lozan’da verildiği iddia edildi.

*ABD Yunanistan’ın birçok bölgesine üsler kurarken ve bunlardan biri Trakya’nın burnunun dibindeki Dedeağaç üssüyken, AKP vizyonu, Trakya’nın İstanbul ile ara bağlantısını kesecek ve ikmali zorlaştıracak Kanal İstanbul’u milletin 100 milyar dolarını harcayarak yapma peşindedir.

***

“Bu politikalar sonunda Türkiye iflas eder. Sığınmacı sorunu iç çatışmaya evrilir. Düşman da 100 yıl önceki gibi ülkeyi işgale kalkışır.” diyor.

Devlet destekli istihbarat dizilerinde de “100 yıl sonra Sevr projesi dayatılıyor” teması işleniyor. AKP’nin “Türkiye yüzyılı” vizyonunun Türkiye’yi getirdiği yer budur.!

“Türksüz Türkiye” vizyonudur bu…

 

Alıntı

 

Posted in Gündem | Tagged , , , , , | “TÜRKSÜZ TÜRKİYE” VİZYONU için yorumlar kapalı
Ara 22

SARIKAMIŞ DESTANI

SARIKAMIŞ DESTANI

 

Yıl bin dokuz yüz on dört günlerden Sarıkamış

Allahüekber dağı tüm yolları tıkamış

Kahraman şehitleri Mevla karla yıkamış

Müthiş destanın adı işte bu Sarıkamış

 

Doksan bin kahramanla cepheye yürünmüştü

Her yer kefendi sanki beyaza bürünmüştü

Şehitlerin yüzünde o takva görünmüştü

Müthiş destanın adı işte bu Sarıkamış

 

Kahramanca gittiler geriye dönmediler

Mevziden ayrılıp ta dağlardan inmediler

Hilal yıldız oldular bir daha sönmediler

Müthiş destanın adı işte bu Sarıkamış

 

Konu vatan olunca donu düşünmediler

Soğuk, kar, buz ve korku onu düşünmediler

Cengâver yürekliler sonu düşünmediler

Müthiş destanın adı işte bu Sarıkamış

 

Doğa hissizleşmişti sustukça susuyordu

Dağlar taşlar tepeler arsızca esiyordu

Öyle bir soğuktu ki her yan buz kesiyordu

Müthiş destanın adı işte bu Sarıkamış

 

Donduk, donduk, üşüdük yurda düşman dolmadı

Bu sert soğuğa rağmen çok direndik olmadı

Bedenlerde ısıdan hiçbir eser kalmadı

Müthiş destanın adı işte bu Sarıkamış

 

O kahraman yiğitler buzdan adam oldular

Vatan, bayrak aşkıyla o dağlarda dondular

Vatanın toprağına şehit olup kondular

Müthiş destanın adı işte bu Sarıkamış

 

Buz tutmuştu her yanı postalı abasıyla

Helalleşmişti eşi, annesi, babasıyla

Yenemedi zor kışı o sonsuz çabasıyla

Müthiş destanın adı işte bu Sarıkamış

 

Hakk’a ulaşmak için bunca acele neydi

Şehadeti görünce gökler başını eğdi

Hepsinin bedenine sonsuz bir ışık değdi

Müthiş destanın adı işte bu Sarıkamış

 

Kenan Şahbaz

Posted in Şiirlerim | Tagged , , , , , , , , , , | SARIKAMIŞ DESTANI için yorumlar kapalı
Ara 21

NARDUGAN (DOĞAN GÜNEŞ) BAYRAMI

NARDUGAN (DOĞAN GÜNEŞ) BAYRAMI

 

Türklerin yılbaşı 31 Aralık değildir, Türklerin yılbaşı, 21 Aralığı 22 Aralığa bağlayan gecedir.
Aralık ayının 21’nci gecesi günlerin en kısa, gecelerin en uzun olduğu gecedir ve inanç odur ki Türk toplumunda, gökte iyiyle kötü, aydınlıkla karanlık bir savaş içerisindedir.
Bu savaş o gece aydınlığın galebesiyle son buluyor, aydınlıklar karanlığa hâkim oluyor ve günler uzamaya başlıyor.
‘Nar’ güneştir. ‘tugan/doğan’, ‘doğan’ ; “Nardugan”/ ‘doğan güneş’tir.
Bazı boylarda bu “Nartugan” başka şekillerde ifade edilebiliyor ama sonuç olarak şudur ki, günler artık uzamaya başlamıştır, kötülükler gitmiştir, karanlık gitmiştir, onun yerine iyilikler ve barış gelmiştir, aydınlıklar gelmiştir.
İşte bu güneşin zaferini, yeniden doğuşu, Türkler büyük şenliklerle akçam ağacı altında kutluyorlar.
Güneşi geri verdi diye Ülgen’e dualar ediyorlar.
Duaları Tanrıya gitsin diye ağacın altına hediyeler koyuyorlar, dallarına bantlar bağlayarak o yıl için dilekler diliyorlar Tanrı’den.
İnanca göre bu dilekler muhakkak yerine geliyormuş.
Bu bayram için, evler temizleniyor. Güzel giysiler giyiliyor. Ağacın etrafında şarkılar söyleyip oyunlar oynuyorlar.
Yaşlılar, büyük babalar, nineler ziyaret ediliyor, aileler bir araya gelerek birlikte yiyip içiyorlar.
Yedikleri; yaş ve kuru meyveler, özel yemek ve şekerleme. Bayram, aile ve dostlar bir araya gelerek kutlanırsa ömür çoğalır, uğur gelirmiş.
Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ da kadim Türklerin yılbaşını değil Nardugan bayramını kutlamalarını dile getirerek şunları söyledi:
“Türkler güneşin zaferini ve yeniden doğuşunu büyük şenliklerle Akçam Ağacı altında kutlarlardı.
Nardugan olarak bilinen bu bayram Hunlar tarafından Avrupa’ya taşındı.
Hıristiyanlar Nardugan törenini İsa’nın doğumuyla ilişkilendirip Noel adıyla kutlamaya başladı.”

Prof. Nurullah Çetin ise şunları söylüyor:
“Noel Bayramı Hz. İsa’nın doğuşu adına kutlanıyor ancak Noel bayramının kahramanı Noel Baba diye bir kişi gerçekte yoktur.
Hakkında söylenenler tamamen uydurma ve efsaneden ibarettir.
Hıristiyanların Noel Baba’sına karşı Türklerin Ayaz Ata’sı vardır.
Eski Türklerde Soğuk Hanı olarak bilinen Ayaz Ata efsaneye göre kışın soğuk havalarda ortaya çıkan ve aç, fakir, kimsesiz garibanlara yardım eden bir evliyadır.
Ayaz kelimesi tüm Türk coğrafyasında yakıcı soğuk anlamındadır.
Ay tanrısının soğuk havaya karşı Türkleri koruması için Ayaz Han’ı gönderdiğine inanılır.
Ayaz Ata Türklerin gerçek Noel babasıdır.
Etimoloji ve kültürel olarak Türk kültüründe bir kişilik olduğu kesindir.”
Dünyada hiçbir ırk, Türkler kadar geçmişiyle övünme şansına sahip değildir.
Bir ırk düşünün, tarihte 67 devlet, 16 imparatorluk, 33 beylik, 16 hanlık, 4 tane cumhuriyet kurmuştur.
Böyle, ikinci bir ırkı gösteremezsiniz!..

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , | NARDUGAN (DOĞAN GÜNEŞ) BAYRAMI için yorumlar kapalı