Haz 14

“AYNI BAYRAĞIN ALTINDA YAŞIYORUZ”

“AYNI BAYRAĞIN ALTINDA YAŞIYORUZ”

 

Bakırköy’de çok ünlü bir Milli Piyango satıcısı vardı. Nimet Abla’dan sonra Türkiye’nin en ünlü bayisiydi. Özellikle kötü ve sert karakterleri canlandırdığı yüzlerce filmde rol alan Kenan Pars.1920’de doğan Kenan Pars’ın gerçek adı Kirkor Cezveciyan’dı. Ermeni asıllı Kenan Pars, liseden sonra çeşitli işlerde çalıştı. II. Dünya Savaşı sarasında 34 aylık görevini tamamladıktan sonra bir süre ticaret yapan Kenan Pars, çocukluk arkadaşı senarist – oyuncu Sırrı Gültekin’in aracılığıyla 1953 yapımı Lütfü Ömer Akad’ın yönettiği ‘Öldüren Şehir’ adlı filminde rol aldı. 1961’de ‘Oğlum’ ile yönetmenliğe de başlayan Kenan Pars, aynı yıl ‘Duvarların Ötesi’ adlı tiyatro oyununu da yönetti. 1970’li yıllara kadar birçok filmde rol alan Kenan Pars, ‘Seks Furyasının” başlamasıyla sinemaya ara vererek açtığı ayakkabıcı dükkânıyla yeniden ticarete başladı. Zaman zaman oyunculuğa dönen Kenan Pars, 2006’da ‘Çevre Kısa Film Festivali’nde ‘Sinema Onur Ödülü’ne layık görüldü. Uzun yıllar, Bakırköy İstanbul Caddesi üzerindeki ve günümüzde torunları tarafından işletilen ‘Kenan Pars Büfesinde bilet bayiliği yapan Kenan Pars, 10 Mart 2008’de akciğer kanseri nedeniyle 88 yaşında hayatını kaybetti. Pars, bir röportajında şunları söylemişti. “Müslüman da ölebilirim. Mezarımdaki tabelada bundan sonra ha Müslüman, ha Hıristiyan yazsın, benim için hiçbir şey fark etmez. Ben Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım. Üsküdar’da doğdum. Ailem, 500 yıllık Türkiyeli, ben 83 yıllık Bakırköylüyüm. Benim için Türk, Ermeni, Arnavut yok. Benim için Türkiye var. Sonuçta bu coğrafyanın çocuğuyum. Niye birbirimize ters bakalım?”

“Arnavut’u, Laz’ı, Türk’ü, Ermeni’si, Kürt’ü, Çerkez’i karışmışız. Aynı toprağa ayak basıyoruz, aynı bayrağın altında yaşıyoruz, başka seçenek yok, birbirimizi sevmeliyiz.”

 

 

Alıntı

Posted in Hikayeler | Tagged , , , , , , , , | “AYNI BAYRAĞIN ALTINDA YAŞIYORUZ” için yorumlar kapalı
Haz 13

ABD MÜTTEFİK Mİ?

ABD MÜTTEFİK Mİ?

27 Ekim 1962… Sovyetler Birliği, ABD’yle arasında krize neden olan Küba’daki Sovyet füzelerinin sökülmesini kabul etti. Bunun karşılığında, Türkiye’deki ABD’nin Jüpiter füzelerini sökmeleri koşulunu ileri sürdü, ABD de bunu kabul etti. Bu olayla, pazarlık söz konusu olduğunda ABD’nin Türkiye’yi feda edebileceği ortaya çıktı. ABD’nin bu kararı, Türkiye’ye danışılma gereği duyulmadan alınmıştı.

5 Haziran 1964… Kıbrıs’ta Rumların Türklere saldırısı üzerine, 7 Haziran 1964’te Türk askerinin Kıbrıs’a çıkması planlandı. Bunun üzerine ABD Başkanı Johnson, Başbakan İnönü’ye, 5 Haziran 1964’te ifadesi ağır ve tehdit dolu bir mektup gönderdi. Başbakan İnönü bu mektup üzerine, “Yeni bir dünya kurulur, Türkiye de orada yerini alır” demişti.

1974… Dönemin başbakanı Bülent Ecevit, 1971’de yasaklanan haşhaş ekimini yeniden başlattı. Ecevit’in bu kararı, Türkiye-ABD arasında krize neden oldu. Bülent Ecevit, 2002 yılında Hürriyet gazetesinden Sedat Ergin’e yaptığı açıklamada, ”Yasaklayıcı tutumlarına karşın haşhaş üretimini belli kurallar içinde serbest bırakışımız ABD’de çok tepki uyandırmıştı. Kongre’nin ambargosu aslında Kıbrıs değil, haşhaşla ilgiliydi. Sonra Kıbrıs’a yamandı” dedi.

5 Şubat 1975… 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı nedeniyle, ABD Türkiye’ye ağır bir silah ambargosu uyguladı. Bu kararla, Türk-ABD ilişkileri Kıbrıs sorununa bağlanmış oluyordu. Türkiye’nin ambargoya cevabı, 13 Şubat 1975’te Kıbrıs Türk Federe Devleti’nin kuruluşu oldu.

25 Temmuz 1975… Başbakan Süleyman Demirel’di. İktidarda ise, Birinci Milliyetçi Cephe Hükümeti vardı. Silah ambargosunun kaldırılması için Demirel, dönemin ABD Dışişleri Bakanı Kissinger ile Ankara’da; ABD Başkanı Ford ile Brüksel’de görüştü. Fakat sonuç alınamadı. Bunun üzerine, 25 Temmuz 1975 tarihli Bakanlar Kurulu Kararnamesi’yle ABD’nin Türkiye’de bulunan 21 üs ve tesisi kapatıldı. Yaklaşık beş bin ABD’li asker ve sivil ülkeyi terk etti.

26 Eylül 1978… ABD Başkanı Carter’ın onayıyla Türkiye’ye uygulanan ambargo kaldırıldı. Ambargo kaldırıldığında, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) lideri Bülent Ecevit Başbakandı. Ecevit, ambargonun kaldırılmış olmasına rağmen, ABD’nin üs/tesislerini açmadı. Üs/tesisler, 12 Eylül yönetimi tarafından 18 Kasım 1980’de açılabildi.

1 Mart 2003… Irak Harekâtı nedeniyle ABD askerinin Türkiye’de konuşlanmasına ilişkin tezkere, TBMM’den geçmedi. ABD, bu dönemde çok istediği tezkerenin TBMM’den geçeceği beklentisindeydi. Tezkere kapsamında İskenderun’a konuşlandırılacak askerler, araçlar ve gemilere yönelik harcamalar için yaklaşık 200 milyon dolar bile ayrılmıştı. ABD, büyük bir hayal kırıklığına uğradı.

4 Temmuz 2003… Irak’ın Süleymaniye kentinde, ABD askerleri, Özel Kuvvetler Komutanlığı’na bağlı subayların bulunduğu karargâha baskın düzenledi. Bir binbaşı komutasındaki 11 Türk özel harekatçının başına çuval geçirildi. 60 saat süreyle sorguya çekildiler. Türk kamuoyu, büyük bir öfke ve tepki gösterdi. Çuval geçirme olayı, bir kırılma noktasıydı.

26 Temmuz 2018… Türkiye’de casusluk suçlamasıyla tutuklu bulunan ABD vatandaşı Rahip Brunson, 26 Temmuz 2018’de ev hapsi cezasıyla cezaevinden çıkarıldı. ABD Başkanı Trump ve Başkan Yardımcısı Pence, Brunson’ın serbest bırakılmamasından dolayı Türkiye’yi yaptırımlarla tehdit eden içerikte tweetler paylaştılar. 1964 Johnson mektubunda yer alan kaba ifadeleri de aşan tehdit sözcükleri kullandılar.

Yukarıda sıralanan örnekler, iki ülke arasında yaşanan ve kriz olarak adlandırılan gerginliklerdi. Krizi aşan, Türkiye’nin coğrafi bütünlüğünü hedef alan adımlarına ne demeli?..

7 Ağustos 2003… ABD Dışişleri eski Bakanı Condoleezza Rice, Ulusal Güvenlik Danışmanı iken 7 Ağustos 2003’te Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) kapsamında, 23 ülkenin rejimi ile sınırlarının değişeceğini belirtmişti. Moritanya, Fas, Cezayir, Tunus, Libya, Mısır, Sudan, İsrail, Ürdün, Suudi Arabistan, Yemen, Umman, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Katar, Kuveyt, Irak, Suriye, Lübnan, Türkiye, İran, Afganistan, Pakistan’ın oluşturduğu ülkeler, 17 milyon kilometrekarelik bir coğrafyayı kapsamaktaydı. ABD’nin Ulusal Güvenlik Danışmanı, Türkiye’nin sınırlarını değiştiren bir projeyi açıkladı. Fakat herhangi bir kriz yaşanmadı…

En büyük kriz: ABD’nin ısrarlı desteğiyle, Suriye’de PKK Bölücü Terör Örgütü’nün kolu PYD, hayal edemeyeceği büyüklükte bir coğrafyaya, Suriye’nin yaklaşık yüzde 30’una sahip oldu. ABD, PYD/PKK’ya modern silahlar verdi, eğitti, donattı. 70 bin kişilik bir terörist ordusu oluşturdu. Türkiye’nin coğrafi bütünlüğünü tehdit eden böyle bir oluşumdan daha büyük bir kriz mi olur?

Türkiye ve ABD, iki NATO üyesi ülke… ABD’ye “Stratejik Ortak” ya da “Stratejik Müttefik” deniliyor. Bu kadar önemli krizlerin sahibi bir ülke, Türkiye’nin BEKA’sını olumsuz etkileyen kararlara imza atan bir NATO üyesi “Stratejik Ortak” olur mu? “Müttefik” olur mu?

1974 Kıbrıs Barış Harekatı’na imza atan; 1975’te ABD’nin üs-tesislerini kapatan; 2003’te ABD askerlerinin Türkiye’de bulundurulmasını reddeden Türkiye, bugünkü Türkiye’den daha mı güçlü? O günkü Türkiye, PKK/PYD terör örgütünü ABD’ye rağmen etkisiz duruma getirir; İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliği VETO kartını, PKK/PYD terör örgütü yok edilinceye kadar masada tutardı. Türkiye, bu kartı gerekirse 50 yıl masada tutmalı…

2 bin 500 yıl önce Sun Tzu şöyle demişti: “Taktik olmadan strateji, zafere giden en yavaş yoldur. Strateji olmadan taktik, yenilgi öncesi yapılan gürültüdür.”

 

Alıntı: Naim Babüroğlu

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , | ABD MÜTTEFİK Mİ? için yorumlar kapalı
Haz 12

ZİYA PAŞA’DAN TERCÎ-İ BEND (8)

ZİYA PAŞA’DAN  TERCÎ-İ BEND (8)

 

Her kim ile hasbihâl etsen acır gûya sana

Hâlden senden ziyâde kendi eyler iştikâ

 

Menfa’at bahsinde ammâ eylemez aslâ hayâ                                                                                                                                                                          Bulsa ger firsat sana o^ler husûmet evvelâ

 

Herkese olmuş iken meşreb bu tezûr û riyâ

Kâr-ı âkil mi bu halka nefsini etmek fedâ

 

Çâresiz hükm-i zamane böyle o^ler iktizâ

Tut bu nush u pendi benden yâdigâr olsun sana

 

Derde uğrar kim sadâkat etse elbet Devlet’e

İstikâmet mahz-ı cinnetdir bu mûlk ü millete

 

Kiminle görüşsen’, sanki sana acır gibidir; günün gidişinden de. senden çok kendileri şikâyet ederler. Yani herkes doğruluk yolunda seni destekler, haklı bulur; kendileri de, haksız durumlardan şikâyet .eder görünerek, sana acırlar.

 

Ama menfaatleri, çıkarları söz konusu olunca asla utanmazlar ve eğer fırsat bulsalar, – doğru olduğun için herkesten önce sana düşman kesilirler.

 

Herkeste bu fitnecilik, yalan-dolan ve riyâkârlık. İki yüzlülük bir huy, tabiat olmuş iken; bu halka kendini fedâ etmek, akıllı insanın işi midir?

 

Çâresiz zamanın hükmü, gidişi, değer yargılan böyle olmayı gerektiriyor; onun için, benim nasihat ve öğüdümü iyi dinle tut, yerine getir; bu, benden sana yâdigâr, hâtıra olsun:

 

Her kim Devlet’e doğrulukla bağlılık gösterirse, hizmet ederse O’nun başı derde girer; bu Devlet’e ve Millet’e karşı doğru hareket etmek, hâlis cinnettir, yani düpedüz deliliktir!

 

 

 

 

 

Devam edecek

Posted in Şiirlerim | Tagged , , , , , , , , | ZİYA PAŞA’DAN TERCÎ-İ BEND (8) için yorumlar kapalı
Haz 11

2035’TEN HABERLER

2035’TEN HABERLER

Bugün, Hatay, Gaziantep ve Kilis belediye başkanları bir araya gelerek bildiri yayınladılar… İllerinde Türk azınlığa yapılan baskılardan kendilerinin de rahatsızlık duyduklarını, Türk vatandaşlarını kardeşleri gibi gördüklerini, resmî dairelerde ve okullarda resmî dil Arapça ama bunun yanında Türkçe’nin de kullanılabilmesi ve okullarda Türkçe’nin seçmeli ders olarak kabul edilmesi için hükûmete başvuracaklarını söylediler…

***

İstanbul Üniversitesi’ndeki konferansta konuşan Prof. Dr. Vehbi Kerrake, “Çanakkale Savaşı’nda görülen yeşil sarıklıların Araplar olduğunu, savaşı asıl onların kazandığını, Türk kardeşlerinin ise getir götür, lojistik gibi işlere baktığını” açıklayarak, tarihin üzerinden bir sır perdesini kaldırdı… İstanbul’un fethinin de, Malazgirt’in de Arap savaşçıların desteğiyle başarıldığını bildiren Kerrake, ülkeyi yeniden bu tarihî gerçekler ışığında inşa etmenin önemini vurguladı…

***

Son dakika: Olağanüstü şartlar nedeniyle, Hatay, Gaziantep, Adana, Kilis gibi bölgeleri terk etmek zorunda kalan Türkler için Malatya, Sivas ve Kahramanmaraş’ta kamplar kurulmasına karar verildi… Hükûmetten yapılan açıklamaya göre, AFAD ve Göç İdaresi görevlendirildi… Sığınmacı Türkler için konteyner evlerde barınma imkânı sağlanacak, kampın dışına çıkmalarına izin verilmeyecek…

***

Sayıları on milyonları bulan Arap, Afgan, Pakistanlı ve diğer topluluklara ait sivil toplum kuruluşları, Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde bir araya gelerek deklarasyon yayınladılar… Ültimatom gibi deklarasyonda, bu ülkede sadece Türklerin yaşamadığını, Anayasa’nın ilk dört maddesinin, devletin adının, bayrağının ve millî marşının değişmesi gerektiğini bildirdiler… Ülkenin ulusalcı kimlikten uzaklaştırılarak 87 etnik kökene göre yapılandırılmasını, bu çalışmaları yapacak ‘âkil adamlar heyeti’nin derhal oluşturulmasını ve yeni bir açılım süreci başlatılmasını şart koştular…

***

Avrupa Parlamentosu’ndan gelen İnsan Hakları Heyeti’nin raporundaki ayrıntılar ortaya çıktı… Raporda, Arap, Afgan, Pakistanlı gibi unsurların kendi hukuklarını oluşturma, silahlı çete kurma, yol kesme, adam kaçırma, haraç alma, kadınları taciz etme gibi demokratik haklarını tam olarak hâlâ kullanamadıklarının altı çizildi… Türkiye’nin ‘güvenlikçi politikalar‘ı terk ederek, ‘özgürlükçü politikalar’a geçme konusunda ağır davrandığı, bu konuda Türkiye’ye uluslararası baskı yapılması gerektiği ifade edildi…

***

Arapça bilmedikleri için şiddete maruz kalan kurye, hastane ve postane görevlisi, emlakçı, muavin, danışma memuru vs. gibi vatandaşlar, kendi haklarını korumak için dernekleşme kararı aldılar… Bu dernek, şiddete maruz kalan mensuplarına koruma, sağlık ve hukuk hizmeti desteği sağlayacak…

***

Son kararnameyle ‘ırkçılık’ artık tedavi edilebilir hastalık statüsüne sokuldu… Hastaneler bünyesinde AMATEM benzeri birimler devreye girecek… Konuyla ilgili konuşan Sağlık Bakanı, “Bizim için milliyetçilik ırkçılık fark etmez… Muhacir politikasını beğenmeyen herkes ırkçıdır ve hastalığını kabul etmese de tedaviye zorlanmalıdır… Bu doğrultuda çalışmalarımız sürmektedir… Masraflar SGK tarafından karşılanacaktır” dedi…

***

Hafta sonu için gezi önerisi: İstanbul Fatih’te az bilinen küçük bir Türk mahallesi var… Geçmişin izlerini taşıyan mahallede halk hâlâ geleneklerini koruyor ve Türkçe konuşuyor… Gidince gözlerinize inanamayacaksınız ama o küçük mahallede Türkçe tabelalar bile var… İstila zamanında arada kalmış, unutulmuş bu şirin mahalleyi ana dilinizle konuşarak gezebiliyorsunuz… İnsanı maziye çeken ve hayretler içinde “Böyle yerler kalmış mı?” sorusunu sorduran bu mahallede hafta sonu kaçamağı, kültür ve tarih turizmini sevenler için son derece hoş izler bırakacaktır…

Önümüzdeki hafta da Esenyurt’ta kâşifler tarafından bulunan gizemli bir Türk mahallesini önereceğiz…

 

Alıntı: Servet Avcı

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , , | 2035’TEN HABERLER için yorumlar kapalı
Haz 10

ALTIN SÖZLER

ALTIN SÖZLER

* “Millet, ülkesinin. Dilinin, tarihinin elinden alınmasını. Türk adının, tarihten silinmesine izin vermeyecektir.” Prof.Dr.Oktay Sinanoğlu

* “Benden her şeyimi isteyin, fakat toprağımı istemeyin. Vermem, veremem.” Mete Han

* “Doğruyla savaşan, yenilir.” Hz. Ali (ra)

* “Her kim, Türk ve Atatürk düşmanıdır. Biliniz ki, onlar Malazgirt’te. İstanbul’un fethinde, Çanakkale’de ve İstiklal Harbinde mağlup ettiklerimizin

Anadolu’da kalmış tohumlarıdır.” Alpaslan Türkeş

* “Gördün mü o, dini inkâr edeni/dini inkâr ettireni/dini yalancı çıkaranı” Maun Suresi İlk ayeti

* “Bir aptalı, itaat ettiği zincirlerden kurtarmak zordur.” Voltaire

* “Ben, bu yaşadığımız dünyaya uyum sağlayamadım.” Meral Çetinkaya

Posted in Atasözleri Vecizeler | Tagged , , , , , , , | ALTIN SÖZLER için yorumlar kapalı
Haz 09

TUHAF BİR GİRİŞİM

TUHAF BİR GİRİŞİM

 

Türkiye’de tamamen NATO’ya ait bir boru hattı olduğunu biliyor musunuz?

Rusya ve diğer ülkelerle entegre değil. En azından denetimi ve işletimi ittifaka ait.

Bu hat Türkiye’de Millî Savunma Bakanlığı’na bağlı, Akaryakıt İkmal ve NATO POL Tesisleri İşletme Başkanlığı denetliyor ve işletiyor. Uzunluğu 3 bin 200 kilometre, toplamda 1 milyon metreküp depolama kapasitesi var.

Hatta açıklaması şöyle:

“Türk Silahlı Kuvvetleri ve NATO’ya bağlı Dış Takviye Kuvvetlerinin ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla kurulan, yaklaşık 3.200 km. boru hattından ve yaklaşık 1.000.000 m3 depolama kapasitesi bulunan depolardan oluşan Türkiye sathına yayılmış NATO Akaryakıt Boru Hattı Sistemi işletilmektedir. TÜPRAŞ Rafinelerinden alınan yakıtlar gemi, vagon ve boru hattı ile Türkiye NATO Akaryakıt Boru Hattı Sistemine alınmakta, depolara boru hatları ile nakledilmekte ve buradan Askerî Birliklere ulaştırılmaktadır.”

Bu hattın geçiş ve toplanma noktası neresiydi biliyor musunuz?

Doğru tahmin: Atatürk Havalimanı‘nın altı…

Yani Türkiye zaten Batı ile diplomatik ilişkilerini sonlandırmışken tek resmî temasın kaldığı NATO’da da ayrık bir ülke halini almamız politik açıdan tuhaf geliyor.

 

Alıntı: Murat Ağırel

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , | TUHAF BİR GİRİŞİM için yorumlar kapalı
Haz 08

KAYSERİLİ KANI

KAYSERİLİ KANI

Zengin bir Arap kalp ameliyatı geçirecekmiş doktorlar ameliyat sırasında bir tedbir olarak bir miktar kan depolamak istemişler ama bu Arap’ın kanı çok nadir bir kan imiş. Bütün dünyayı arayıp taramışlar ve sonunda Türkiye’de yaşayan bir Kayserilide bu kanın olduğu anlaşılmış. Kayserili kanı vermeyi kabul etmiş ve ameliyat yapılmış. Ameliyattan hemen sonra zengin Arap, kendisine kan veren Kayseriliye teşekkürleri ile beraber müthiş bir otomobil ve bir milyon dolar para göndermiş. Bir kaç ay sonra Arap’ın bir kere daha ameliyat olması icap etmiş. Doktorlar yine Kayseriliyi aramışlar ve Kayserilide tekrar kan vereceğini söylemiş. Arap yine ameliyat edilmiş. Ancak bu defa kendisine kan veren Kayseriliye bir teşekkür notu ile bir kutu Şam baklavası yollamış. Çok daha kıymetli hediyeler ve para bekleyen Kayserili bu işe çok bozulmuş. Kan verdiği Arap zenginine bir telefon açıp, neden bu kadar cimri davrandığını sormuş. Arap kahkahalar atarak şu cevabı vermiş

– Ya habibi, gözümün nuru. Artık damarlarımda Kayserili kanı dolaşıyor!

Posted in Fıkralar | Tagged , , , , , , , , | KAYSERİLİ KANI için yorumlar kapalı
Haz 07

İSYANKÂRIM, (YA SİZ?… K.Ş)

İSYANKÂRIM,  (YA SİZ?… K.Ş)

PKK terör örgütünün kökünü kazıyamadığımız için isyankârım,

Şehit evlerimize asılan Türk Bayraklarının o ailelerin yuvalarına düşen ateşi hissettiğim için isyankârım,

Her şehidimiz sonrası, “kanları yerde kalmadı…” açıklamalarını duymaktan isyankârım,

Amerikan Başkanı küstah Trump’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yazdığı alçakça mektup nedeniyle Barış Pınarı operasyonu yarım bırakıldığı için isyankârım,

Amerika, Rusya, Avrupa Birliği üyesi ülkelerin teröre ve teröristlere verdiği destek nedeniyle isyankârım,

20 yıldır tek başına iktidar olan AKP’nin teröre ve teröriste desteği kestirememesinden dolayı isyankârım,

Çözüm süreci adı altında PKK terör örgütüne güç kazandırılmasına isyankârım,

Suriye’nin kuzeyinde terör devleti kurmak isteyen Amerika’ya karşı sessiz, etkisiz ve tepkisiz kalan Erdoğan iktidarına karşı isyankârım,

Siyasi menfaat uğruna bebek katili Öcalan’ın mektubuna muhtaç olan AKP iktidarına isyankârım,

Terörist Osman Öcalan’ı TRT’ye çıkartıp seçim kazanmaya çalışan Cumhur İttifakı’na karşı isyankârım,

Tüm bunları görmezden gelen, duymazdan gelen MHP ve Devlet Bahçeli’nin hâlâ AKP iktidarının destekçisi olmaya devam etmesine isyankârım,

Şehit aileleri, gazi aileleri adına isyankârım,

Şehitlerimizin arkasından, “Askerlik yan gelip yatma yeri değildir” diyen Erdoğan’a karşı isyankârım,

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde olup da PKK terörünü lanetlemeyen HDP siyasetine karşı isyankârım,

İsyankârım bu vurdumduymazlığa…

İşte sadece bu 5 şehidimizin gözlerindeki yaşam ışığının sönmesine değil,

– 1980’den bu yana 42 yıldır verdiğimiz şehit ve gazilerimiz için isyankârım…

İktidar olmak muktedir olmaktır.

Bu millet sen istedin diye parlamenter rejimden vazgeçip tüm devlet yönetimini vermedi mi Erdoğan?

2018’den bu yana cumhurbaşkanı olarak yürütmenin tek sorumlusu sen değil misin Erdoğan?

Davul zurna çalarak, “Millî Güvenlik Kurulu’nda görüşeceğiz” diye açıklama yaparak sınır ötesi askerî harekat başlatılır mı Erdoğan?

– Kaçarak hatta halkın arasına karışarak saklanacaklarını da düşünemiyor musunuz Erdoğan?

“İnlerine girecek, tek bir terörist kalmayıncaya kadar terörle mücadele edeceğiz” diye konuşan sen değil misin Erdoğan?

Türkiye’ye gelen Amerika Başkan Yardımcısı Mike Pence’i yanına oturtup 13 maddelik anlaşmayı imzalayarak “Barış Pınarı” askerî harekâtımızı durduran sen değil misin Erdoğan?

Şimdi o anlaşmanın en önemi maddelerini anımsatayım sana Erdoğan;

– “Türkiye ve ABD, terörle mücadele harekâtlarının yalnızca terör unsurları ile bu unsurlara ait barınak, sığınak, mevzi, silah, araç ve gereci hedef alması gerektiği üzerine mutabık kalır.

–              Her iki taraf, Türkiye’nin, YPG ağır silahlarının toplanması ve YPG tahkimatları ile tüm muharip mevzilerinin kullanılamaz hale getirilmesi dahil, millî güvenlik kaygılarının giderilmesini teminen bir güvenli bölge kurulmasının devam eden önemi ve işlevselliğinde mutabık kalır.”

Amerika, hangi taahhüdünü gerçekleştirdi Erdoğan?

Pençe Kilit operasyonunda 36 günde;

– Üsteğmen Ömer Delibaş

– Teğmen Kaan Kanlıkuyu

– Teğmen Abdulkadir Güler

– Teğmen Bekir Can Kerek

– Uzman Çavuş Furkan Gök

– Uzman Çavuş Onur Doğan

– Uzman Çavuş Hüseyin Cankaya

– Uzman Çavuş Bican Kapılay

– Uzman Çavuş Kubilay Çon

– Uzman Çavuş Mümin Çarkcı

– Uzman Çavuş Tunahan Erbaşı

– Sözleşmeli Er Yunus Kalkan

– Sözleşmeli Er Fırat Canlı

– Sözleşmeli Er Doğukan Korkmaz

– Sözleşmeli Er Nurettin Uzun

– Sözleşmeli Er Selman Güler

– Sözleşmeli Er Celal Tekedereli

Bu 17 kahraman Mehmetçiğimizi şehit verdik

Mekânlarınız Cennet’tir, ruhlarınız şad olsun kahraman vatan evlatları…

Allah ailelerinize sabır ve sağlıklı ömür versin…

– Kahrolsun PKK başta tüm terör örgütleri…

– Kahrolsun teröre destek veren tüm ülkeler…

Erdoğan; eğer Finlandiya ve İsveç’in NATO’ya girişine boş vaatler hatta para yardımı vaadi gibi gerekçelerle onay verirsen bil ki;

– Türk milleti seni asla affetmez…

 

Alıntı: O. Uğuroğlu

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , | İSYANKÂRIM, (YA SİZ?… K.Ş) için yorumlar kapalı
Haz 06

“BÜYÜK BİRADER” İHSAN SABRİ ÇAĞLAYANGİL

“BÜYÜK BİRADER” İHSAN SABRİ ÇAĞLAYANGİL

Çağlayangil’in ağzından Kızılderililer aşiretinde yaşadıklarının hikâyesi:

“1956 da Bursa Valisi iken, bir inceleme için bizi Amerika’ya göndermişlerdi. Kızılderilileri merak ettim. Mevcutlarını sordum. 400 bin kişi dediler. “Hepiniz bu kadar mısınız? Daha çok olmalısınız?” dedim.  Tabii bu sorunun cevabını Amerika’da almak, Amerikalıdan almak mümkün değildi.

Beni o zamanlar Missisipi Nehrinin membasında “Chippewa” aşireti diye bir Kızılderili aşiretine götürdüler. Bu Kızılderili aşireti Kızılderili olmadığı halde, o güne kadar beş kişiye Kızılderili ismi vermişler. Beni de Kızılderililiğe davet ederek aşiretlerine kaydedip, “Çiçu İsuya” ismini verdiler.

Sordum nedir bunun manası diye; dediler ki:  “Büyük Birader.”

Bir merasim yaptılar. Bana geyik derisinden bir elbise giydirdiler ve meşhur tüylü başlıklarını takarak bir tören yaptılar. O zamanlar 80 yaşında olan ve iki üniversite bitirmiş bir aşiret reisi vardı. Törene gelmiş olan Amerikalılara dedi ki:

“TÜRK MEDENİYETİ BİZDEN ÜSTÜNDÜ”

“Bu memleket bizimdi, siz bizden zorla aldınız. Zulmederek aldınız. Fakat bir şikayetimiz yoktur. Çünkü bu memleketi dünyanın en medeni, en çağdaş yurdu haline getirdiniz. Ama bu ülkeyi bizden aldığınız sıralarda, bizim medeniyetimiz sizden çok üstündü. Fakat bugün aşiretimize kabul ettiğimiz Valinin mensup olduğu millet o zamanlar bizimkinden de ileri bir medeniyet seviyesindendi. . Gerçekte Türk medeniyeti bizden de eskidir. Yaşı küçük de olsa biz bu Türk valisine, ‘Büyük Birader’ ismini bu yüzden verdik. Kutlu olsun!” Ben çok duygulandım ve mukabelede bulundum.

“ARTIK OY KULLANMA VE KIZLARIMIZDAN BİRİYLE EVLENME HAKKINA SAHİPSİNİZ”

Tören bitince Reis beni yanına alarak çayırda yürümeye başladı. “Bugünden itibaren Chippewalısınız. Bu yeni sıfat size bazı yükümlülükler getirir. Ben ölünce yeni reis seçilecek. Siz de ‘birinin şefi’ sıfatıyla oy kullanmak hakkına maliksiniz. Sizi yönetimle ilgilenmeye davet ediyorum. Bunlar işin külfet tarafı. Nimet yönü de var. Fırsat elverirse

‘Zon’da gördüğünüz güzel kızlardan biriyle evlenebilirsiniz. Biz aşiretten olmayanlara kız vermeyiz. Siz kabilemize girmiş bulunuyorsunuz” dedi. Gülüştük, kendisine teşekkür ettim…

“BİZİM KİLİMLERİMİZ, BİZİM KAPLARIMIZ, BİZİM CEZVELERİMİZ”

Daha sonra beni bir Kızılderili müzesine götürdüler. Gördüklerime hayret ettim. Bizim kilimlerimiz, bizim kaplarımız, cezvelerimiz, hatta Anadolu’da yün eğirmek için kullanılan bizim iğlerimiz. Ben şaşkınlıkla “bunlar bizim” dedim.

Adam gülerek, “Biz büyük hicrette, Orta Asya’dan Alaska’ya oradan da buraya gelmişiz. Baykal Türkleri olduğuna ait bir iddia var“ dedi.  Adamın yüzüne baktım, gerçekten bizim gibiler, Amerikalıya benzemiyorlar.

Ben bir defa daha gurur duydum. Türkün cihana nasıl yayıldığını gözlerimle gördüm.

Meğer bizi onlar kendi kökleri olarak görüyorlarmış.

 

Kaynak: İhsan Sabri Çağlayangil  Anılarım kitabı

Posted in Hikayeler | Tagged , , , , , , , , , , , | “BÜYÜK BİRADER” İHSAN SABRİ ÇAĞLAYANGİL için yorumlar kapalı
Haz 05

DÜNYANIN EN ZENGİN YİRMİ ÜLKESİ

DÜNYANIN EN ZENGİN YİRMİ ÜLKESİ

1- Katar – 129 bin 726 dolar

2- Lüksemburg – 101 bin 936 dolar

3- Makao – 96 bin 147 dolar

4- Singapur – 87 bin 82 dolar

5- Brunei – 79 bin 710 dolar

6- Kuveyt – 71 bin 263 dolar

7- İrlanda – 69 bin 374 dolar

8- Norveç – 69 bin 296 dolar

9- Birleşik Arap Emirlikleri – 67 bin 696 dolar

10- San Marino – 64 bin 443 dolar

11- İsviçre – 59 bin 375 dolar

12- Japonya – 58 bin 94 dolar dolar

13- Amerika Birleşik Devletleri – 57 bin 293 dolar

14- Suudi Arabistan – 54 bin 78 dolar

15- Hollanda – 50 bin 846 dolar

16- Bahreyn – 50 bin 302 dolar

17- İsveç – 49 bin 678 dolar

18- Avustralya – 48 bin 806 dolar

19- Almanya – 48 bin 189 dolar

20- İzlanda – 48 bin 70 dolar

 

Türkiye’de ise IMF Mart 2022 verilerine göre kişi başına düşen gelir 9 bin 864 dolar.

Posted in Gündem | Tagged , , , , , | DÜNYANIN EN ZENGİN YİRMİ ÜLKESİ için yorumlar kapalı