Tem 24

ANKARA TACETTİN DERGÂHI’NDAKİ TARİHİ SIR…

ANKARA TACETTİN DERGÂHI’NDAKİ TARİHİ SIR…

 

Ankara’da Tacettin Mahallesi’ndeki ev 30 Ekim 1949’da müzeye çevrildi.

Peki, bu evi değerli kılan neydi?

Bu kiralık evde Eşref, Mehmet ve Hasan adında üç kişi yaşıyordu.

Üçünün ortak noktası milletvekili oluşlarıydı. 1921 senesinin Mayıs ayında bu eve bir mektup ulaştı.. Mustafa adında bir zata geliyordu.

Mustafa kim miydi?

Mustafa, bu evde yaşayan o üç milletvekiliyle yakınlık kurmuş bir Hintliydi. Mustafa’nın kesin bir adresi olmadığı için bu adresi “mektuplaşmak için” kullanıyordu. Kendisine gönderilen mektuplar bu eve ulaşıyor, Mustafa da mektuplarını buradan alıyordu. Ve yine bir gün bir mektup ulaştı.

Evdeki mebuslardan adı Mehmet olan, yarı açık vaziyetteki mektubu alıp içine baktı. Zarfın içinde boş sayfalar vardı. “İnsan neden birine boş sayfalar gönderir ki!” diye düşündü.. Şüphelendi. Mektup özel bir yöntemle yazılmış, gizli bilgiler içeriyordu. Hemen bir kimyager bulundu. Avni Refik (Bekman) özel bir solüsyonla ile mektupta yazılanları gün ışığına çıkardı! Mustafa gözaltına alındı.

Ve her şeyi itiraf etti.. Bu Hintli Mustafa bir İngiliz ajanıydı.

Şubat 1919’da Afgan Emiri Habibullah’ı öldürmüş, ardından Mustafa Kemal Paşa’ya suikast düzenlemek için Ankara’ya gitmişti. Ankara’da herkesle dost gibi görünüyor, casus olarak bilgi topluyor, Atatürk’ü öldürmek için fırsat kolluyor ve…mektuplarıyla İngilizlere gelişmeleri bildiriyordu. Evet, amacı İngilizlerin isteğiyle Atatürk’ü ortadan kaldırmaktı. İşte o görünmez mürekkeple yazılan mektupta da Atatürk’ü öldürmesi için başarılar dileniyordu.

Neticede suçunu itiraf etti ve 24 Mayıs 1921’de idam edildi..

Evin duvarları birçok hadiseye tanıklık etmiştir. Atatürk’e suikastı bu evde yaşayan Mehmet adındaki kişi ortaya çıkarmıştı.

O mektuptan şüphelenmese belki Mustafa Kemal Paşa, Hintli Mustafa haini tarafından öldürülecekti.. Bu evi değerli kılan başka bir özellik daha vardı, ne mi? İstiklal Marşı işte bu gecekondu evde yazılmıştı.

Mustafa Sagir’in yakalanmasını sağlayarak Atatürk’e suikastı önleyen kişi bu evde yaşamış olan

Burdur Mebusu Mehmet yani

Mehmet Akif Ersoy’dan başkası değildi.. Bilgisizlik ve cehalet karanlığının hüküm sürerek, her gün daha da arttığı günümüzde, aydınlık yarınlar için

bu bilgileri Türk gençlerimizden

lütfen esirgemeyin..

Okuduğunuz için teşekkürler.

Saygılar.

 

Kaynak: Prof. Dr. Kenan Aydın

Not: Bahsi geçen milletvekilleri Burdur Milletvekili M. Akif Ersoy

Balıkesir Milletvekili Hasan Basri Çantay

Adana Milletvekili Dr. Eşref Akman

Posted in Hikayeler | Tagged , , , , , , | ANKARA TACETTİN DERGÂHI’NDAKİ TARİHİ SIR… için yorumlar kapalı
Tem 23

BU PAPAZI İYİ TANIYIN !!!…

BU PAPAZI İYİ TANIYIN !!!…

 

1990 LI YILLARIN SONLARI…

UKRAYNA DA YATIDAYIZ…

THY BÜROSUNDA ÇALIŞAN UKRAYNALI BİR GÖREVLİ BİZE YARDIMCI OLUYOR…

ŞAŞIRTICI OLAN ÇOK GÜZEL İSTANBUL ŞİVESİYLE TÜRKÇE KONUŞMASI…

TÜRKÇEYİ NEREDE ÖĞRENDİĞİNİ SORDUĞUMDA ANA DİLİM DİYOR…

NASIL YANİ DİYORUM ….

‘ – BEN GAGAVUZUM…’ DİYOR….

ANA DİLİ İSTANBUL TÜRKÇESİ OLAN UKRAYNALI BİR GAGAVUZ….

GAGAVUZ’LARLA İLK TANIŞMAM…

DAHA ÖNCE GAGAVUZLARI GÖRMEDİM, BİLMEDİM, DUYMADIM, ÖĞRETMEDİLER….

 

FOTOĞRAFTAKİ PAPAZA GELİNCE…

ADI MİHAİL ÇAKIR (1861-1938)

GAGAVUZ (Gökoğuz)  Türkleri’nin soy bilinci için ömrünü adamış bir Türk milliyetçisi; eğitimci, yazar, kültür adamı, şair, tarihçi, din adamı…

34 kitabın ve “Gagauzların Tarihi ve Etnografik Özellikleri” adlı kitabın yazarı.

Gökoğuzların Türkçeyi kaybettiğinde Türklüğünü kaybedeceğinin bilincindedir.

Bunun için köy köy gezerek çocuklara, gençlere Türkçeyi öğretir.

Bu çalışmaları 40 yıl aralıksız sürdürür.

Her köye yetişemeyeceğini anlayınca 1931’de Bükreş Büyükelçimiz Hamdullah Suphi Tanrıöver’den yardım ister.

1931 yılında Bükreş’e elçi olarak tayin edilen Hamdullah Suphi Tanrıöver, Mihail Çakır’ı tanımış ve önemli bir Türk milliyetçisi olduğunu Atatürk’e haber vermiştir.

Mihail Çakır’ın bu yardım isteği Atatürk tarafından karşılıksız bırakılmaz.

Bölgeye Türkçe öğretimi için hemen 30 öğretmen gönderilir,

300 Gökoğuz genci üniversite öğretimi için Türkiye’ye getirilir..

VE Atatürk de hizmetlerinden dolayı Mihail Çakır’a bir diploma ve nişan göndermiştir.

Bu “Türklüğe Üstün Hizmet Nişanı” dır.

Atatürk’ün, Mihail Çakır’ı tanıması Hamdullah Suphi kanalıyla oldu…

13 yıllık Bükreş büyükelçiliği döneminde Hamdullah Suphi :

– Türkçe eğitim veren 26 okul açılmasını sağlar.

Türkiye’den getirdiği kitapları bu okullarda okutur.

Başarılı Gagavuz çocukların Türkiye’de öğrenim görmesini sağlar.

Yaşar Nabi Nayır da 1936’da Balkanlar’a yaptığı gezide Kişinev’de Mihail Çakır’ın evinde misafir olmuş ve “Balkanlar ve Türklük” (Ankara 1936) adlı eserinde ondan övgüyle bahsetmiştir.

Mihail Çakır, eserleri ve düşünceleri ile Gagavuzlara millî bir kimlik kazandırmış, onlara nereden geldiklerini ve bundan sonra varlıklarını nasıl sürdüreceklerini öğretmiştir. Eserlerinin çoğunun dinî olmasının en başta gelen sebebi, din ve ibadet dilini Türkçeleştirerek Rum ve Bulgar kilise mücadelelerinin Gagavuzlar üzerindeki asimile politikalarını etkisiz hâle getirmektir.

Türkiye’de Müslüman görünümlü Arapçı yobazlar Türk düşmanlığı yaparken, kurulduğu günden bu yana Cumhuriyet düşmanlığı yaparken, Atatürk düşmanlığı yaparken Gagauzya’da bir Hristiyan Papaz can çekişen Türklüğü yeniden ayağa kaldırmıştır.

 

Alıntı: Haluk Sargın

18 Kasım 2020

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , | BU PAPAZI İYİ TANIYIN !!!… için yorumlar kapalı
Tem 22

O AŞKI YAŞIYORUM

O AŞKI YAŞIYORUM

 

Beni baştan çıkaran o müthiş gülüşmendi

Gözlerime bakarak yüreğime düşmendi

Bir hayal bile olsa severek öpüşmendi

Ben halâ bedende o ruhu taşıyorum

Unutmadım, her vakit o aşkı yaşıyorum

 

Ateş böceği misin gönlüme üşüştün sen?

Hem de bir cemre gibi yüreğime düştün sen

Yüreğimdeki özel zirveye eriştin sen

Ben hal’a bu bedende o ruhu taşıyorum

Unutmadım, her vakit o aşkı yaşıyorum

 

Nasıl doğmuştun öyle gönül ufkuma birden

Temizlendi o anda ruhum dünyalık kirden

Senin için kaçıyor bu gönül her tehirden

Ben halâ bu bedende o ruhu taşıyorum

Unutmadım, her vakit o aşkı yaşıyorum

 

Ferhat, Mecnun, Kerem kim? Ben aşkın esiriyim

Esaretten zevk alan köleleşmiş biriyim

Yatağına sığmayan coşkun nehir gibiyim

Ben halâ bu bedende o ruhu taşıyorum

Unutmadım, her vakit o aşkı yaşıyorum

 

Kışkırtır hain fikir hiç acıma döv diye

Ruhum ki bedenime çağrı yapar sev diye

Vicdanım emrederek ferman verir öv diye

Ben halâ bu bedende o ruhu taşıyorum

Unutmadım, her vakit o aşkı yaşıyorum

 

Kenan Şahbaz

 

Posted in Şiirlerim | Tagged , , , , , , , , , , , | O AŞKI YAŞIYORUM için yorumlar kapalı
Tem 21

TÜRKLÜĞÜNÜN FARKIDA OL!

TÜRKLÜĞÜNÜN FARKIDA OL!

Hani o türbesi taşınan (Bir gece ansızın kaçırılan) Süleyman Şah var ya!

Diğer adı “Gündüz Alp” tir.

Kaya Alp’in oğludur.

Ertuğrul Gazi’nin Babası,

Osman Bey’in de dedesidir…

Osman Bey, Oğuz’un Kayı Boyundandır ve aslı, nesli Türk’tür.

Neden Osman denmiştir peki bilir misin?

Osmanlının manevi kurucusu ŞEYH EDEBALI ona Devlet kurma nişanı olarak üzerinde IYI damgası olan kılıcı Türkün töresi gereği vermişti ya…

İşte o kılıcı Hz. Osman’ a Kayılar dan Süreyci kabilesi reisi, aynı zamanda Kâbe’nin hizmetkarı Osman Bin Talha yapmıştır…

Üzerine de bağlı Bulunduğu Türk Boyunun damgasını, IYI damgasını vurmuştur.

İşte o kılıç var ya o kılıç!

Osman Bin Talha’nın, Hz. Osman’a yaptığı o kılıç…

Hz. Osman dan Hz. MUHAMMED’E Ondan da Hz. HÜSEYIN’ e geçmişti.

(Hz. Hüseyin’in eşi Şehri Banu bir Türk Prensesiydi.)

  1. HÜSEYİN, Kerbela da kendini kurtarmaya gelen Türk süvarilerine vererek onların eliyle, Zeynel Abidin ile birlikte, Horasandaki Türk kağanı Şehri Banu’nun ağabeyi, Zeynel Abidin’in Dayısı İstemi Yabguya armağan olarak göndermişti.

Bu kutlu kılıç, TÜRK Kağanından da, Piri Türkistan Hâce Ahmet YESEVİ ye geçen kutlu kılıç, Hace Ahmet Yesevi’nin talebeleri eli ile elden ele Şeyh Edebali tarafından Kayı Beyi Ataman’a Devlet Kurma nişanı olarak verilmiş, adına da Osman denmişti…

Bakma Ataman’ ın Osman olduğuna, Ataman kanıyla canıyla, yaşantısıyla, kuruduğu devlet, TÜRK töresi üzerine kurulmuştur. Osmanlı Devleti bir Türk Devletidir…

Diriliş Osman’ ı seyredip kendini Ertuğrul Gazi yerine koyan,

onun elbisesini giyerek eline aldığı kılıcı televizyonun önünde sallayan Yeni Osmanlıcılara hatırlatayım dedim.

İşte üzerinde IYI damgası olan o sırlı kılıç Merak ediyorsan İstanbul Topkapı Sarayındadır…

Kaynak arıyorsan Prof. Dk. İLBER ORTAYLI’ dan dinleyiver…

Zahmet olmazsa araştır okuyuver…

Hani, Murat Hüdavendigar var ya Orhan Beyin oğlu, Kara Osman (Ataman’ın) ın torunu, Birinci Murat Hüdavendigar, Anadolu TÜRK Selçuklu Devleti Hassa ordusu örnek alınarak Yeniçeri Ocağını kurdu.

Piri Türkistan Hace Ahmet Yesevi’nin talebesi HACE BEKTAŞİ VELİ den yol (el) icazeti almış Yeniçeri Ocağını kurmuştu.

Bilmiyor inanmıyorsan bunu da araştırıverin.

Türklük şuuru ile yetiştirilen Yeniçeriler ile dünya ya diz çöktürmüştü.

Hani Kanuni Sultan Süleyman var ya!

Gâvurların “Muhteşem Süleyman” dedikleri…

Dedesi Fatih gibi adaletli…

Adaletin timsali olduğu için Almanya’nın Nürnberg Adalet Sarayına heykeli dikilen… Bugünün adalet dağıtıcısı olduklarını söyleyen sözde Osmanlıcılara hatırlatayım…

Hani bir Fatih Sultan Mehmet var ya!

Çağ açıp, çağ kapayan.

Peygamberin övgüsüne mazhar olan, Türkçe konuşan, Türkçe yazan Türk…

Zamanın en ileri teknolojisine sahip dehası.

Hani bir Atatürk var ya!

İşgal edilmiş, namusuna göz dikilmiş bir ülkeyi kurtarıp ülkesini muasır medeniyetin üstüne taşıyan, tarihe altın harflerle adını yazdıran tarih yapan Büyük Başbuğu Atatürk, Bozkurt Türk…

Bunlar gerçek, dizi değil.

Kimseye boyun eğmediler.

Savaştılar.

Başka ülkelerin mandası-boyunduruğu altına girmediler…

Onun bunun şunun kuklası olmadılar…

Mektup yazdılar, mektup almadılar…

Türklüğü reddedip Osmanlının bozulduğu, o çöküş dönemine öykünen, Yeni Osmanlıcılık oynayanlara hatırlatayım dedim…

Onlar Gavur “Osmanlı” demez, “Türkler” der…

Yeni Osmanlıcıların Onların savaşı hep Türklerle olmuştur.

Böyle yazarlar…

Tarihin hıncını da Türklerden çıkarmaya çalışırlar…

Hani “Bu hükümet bizi Türk olmaktan kurtardı” diyen kendini Yeni Osmanlıcı yaftası ile şereflendiğini zannedenlere hatırlatayım dedim.

Osmanlı’nın Mehteri vardı.

Hepsinde Türk Milletinden,

Türklükten bahsederdi.

“Göktürkler, Uygurlar Oğuzlar,

Peçenekler…

Türkün tarihine bin bir zafer ekler”

“Türk Milleti, Türk Milleti,

Aşk ile sev milliyeti”

“Delmiş Roma’nın kalbini mızrak gibi Hunlar”

“Sen böyle yürürken tuğla sancakla, Türkün savaşları geliyor akla”

“Ceddin; deden,

Neslin; baban,

Hep kahraman Türk milleti”

Hepsinde Türk kokar, Türklük kokar…

Hem öyle, hem böyle olunmaz…

Sizinkini bilmem ama bizim atalarımız Türk’tü…

Ben babama sormadım, babam da büyük dedesine sormadı. “Ben Türk müyüm, değil miyim!” diye…

Türk olmak şereftir bizler için.

Hani biz “Türk” kabul ettiğimiz halde kendini Türk hissetmeyen,

“Türküm” diyemeyen, Türklüğü “ırkçılık” olarak nitelendiren,

Türk insanını Türkiye’de yaşayan 36 etnik gruptan biri sayan sözde ümmetçi – Yeni Osmanlıcılara hatırlatayım dedim…

Hem öyle, hem böyle olunmaz…

Türk Devşirilmez..!

Devşirmeler bilsin..!

İstedim…

Peki, bu devşirmeler ne zaman ortaya çıktı?

Kısaca anlatayım…

Osmanlı Devletinin Kuruluş felsefesi itikadi yolu Türk İmam Maturidi’nin akıl, bilim, ilim yolunu terk etmesi ile oldu.

Maturidiliği terk edip Arap Nakilci, hikâyeci İmam Eşari’nin yolu devleti yönetme yolu İslami felsefe olarak kabul edildi. İşte o zaman gerileme başladı.

Sonunda da Osmanlı Devleti yoldan çıktı yıkıldı. Yerine yeni TÜRK devleti Türk Töresince kuruldu…

Mustafa Kemal ATATÜRK’E Sakarya Meydan Savaşı sonrası Türkistan dan gelen Üç Kutlu Kılıç ve Altın yaldızlı el yazması Timur’un KURAN’I Kerimi’nin getirildiğini biliyor musunuz?

Bu iki kılıç ve KURAN’I Kerim’inin müzede bir diğerinin kayıp olduğundan haberiniz var mı?

İste yoldan çıkan TC. Devletinin yerine kurulacak Yeni TÜRK DEVLETİ’ nin kurucu kağanı ve altta resmini paylaştığım Timur’un Oğuz Kağan dan bu güne kadar gelen kutlu kılıcının ortaya çıkmasını bekliyorum…

Tarihte hiç bir olaya tesadüfen gerçekleşmez…

Türkün töresi DÜNYA durdukça var olacaktır.

TÜRK devletsiz asla kalmayacaktır….♡

 

Alıntı: Mevlüt Kaleli, Ufuk Doğan

 

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , , | TÜRKLÜĞÜNÜN FARKIDA OL! için yorumlar kapalı
Tem 20

ALTIN SÖZLER

ALTIN SÖZLER

* “Sonunda şuna güvenmeyi öğrendim.  Olaylar her zaman istediğim şekilde gelişmeyecek, ama ben heɾ koşulda iyi olacağım. Hayatta karşılaştığımız zorluklar, aslında ruhumuzun gelişmek için ihtiyacı olan derslerden ibaret”. Marianne Williamson

* “Bir ülkeyi siyasi olarak kontrol altına alabilmemiz için, öncelikle ekonomik olarak bize bağımlı hale getirmeliyiz. Friedrich Naumann  Alman Siyasetçi

* “Omar’ın ideali özgürlüktür; bir ideali yok edecek füze henüz icat edilmemiştir!” General Omar Torrijors

* “Tanrı, iradesini hâkim kılmak için yeryüzündeki iyi insanları kullanır; yeryüzündeki kötü insanlar ise kendi iradelerini hâkim kılmak için Tanrı’yı kullanır”  Bruno

* “Çin, son bir yıl içerisinde 2021 yıllık tüketimi haricinde dünya buğday üretiminin %50’sini. Mısır, yulaf ve pirinç üretiminin %70’ini tavan fiyatlardan satın aldı ve stokladı. Bu akıl almaz stokçuluğun, sizce sebebi ne ? Çin, neye hazırlanıyor?” Op. Dr. Bilgehan Bilge

* “Bir CEO’ya gösterdiğim saygı ile kapıcıya gösterdiğim saygı aynıdır, ailem beni ikisinin arasında bir fark olmadığını öğreterek büyüttü.” Tom Hardy-Hollywood Yıldızı Aktör

* Beyin bedava iken geri zekâlı olmak ciddi bir yetenek işidir Oscar Wilde

Posted in Atasözleri Vecizeler | Tagged , , , , , | ALTIN SÖZLER için yorumlar kapalı
Tem 19

15 TEMMUZ İDDİALARI (2)

15 TEMMUZ İDDİALARI (2)

 

İDDİALAR – SORULAR

15 Temmuz’un 6. Yılına günler kala şu iddiaları da ortaya koyalım:

İDDİA 1 – MİT Müsteşarı Hakan Fidan 15 Temmuz gecesi Amerikan Büyükelçiliğinde ya da Büyükelçilik konutunda mıydı?

İDDİA 2 – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, “Darbe var” diye haber veren eniştesi değil, Amerikan Büyükelçisi miydi?

İDDİA 3 – Hain darbe girişimi Amerika’daki Norfolk NATO Müttefik Dönüşüm Komutanlığında mı planlandı?

Burada, Komuta Kontrol Konuş ve İdame Edilebilirlik Daire Başkanı olan Tümamiral Mustafa Zeki Uğurlu darbe planlamasının başındaki isim mi?

Uğurlu darbe girişimi gecesi Pensilvanya’da, Fethullah Gülen’le birlikte miydi?

Uğurlu, TSK’dan ihraç edildi ve Amerika’dan nasıl sığınma hakkı aldı.

İDDİA 4 – Uğurlu ise Amerika’da yaptığı açıklamada dedi ki;

– “Bir sahte bayrak operasyonuydu. Rejim tarafından başlatılan, kontrol edilen ve bitirilen mükemmel bir plandı. Ancak çok hata yaptılar ve arkalarında bariz kanıtlar ve şahitler bıraktılar.”

İDDİA 5 – Hulusi Akar’ın mahkemelerde tanıklık yapmaması davaları hukuken etkileyecek önemli bir hukuki sorun mu?

İDDİA 7 – Genelkurmay’ın harekete duyarlı kameralarının tamamının kayıtları mahkemelere iletildi mi? Kayıp kayıt cihazı var mı?

İDDİA 8 – Genelkurmay özel kuvvetler tarafından basıldığında karargah muhafız bölüğü ya da genelkurmay başkanı korumaları uzun namlulu silahları da olmalarına rağmen neden müdahale etmedi?

İDDİA 9 – Hulusi Akar ve Mehmet Dişli 15 Temmuz gecesi makam odasında 1 saat 45 dakika başbaşa neler konuştular. Mahkeme kayıtlarında açıklanan diyalog ise ancak dakikalarla ifade edilebilir. Odada neler konuşuldu?

İDDİA 10 – Mehmet Dişli o gece yaşanan detayları anlatmadı ama mahkeme ifadesinde dedi ki;

– “Hulusi Akar için çok şey söylendi. 2-3 yıl çalışanlar onu saatlerce anlattı. Ben onunla hasbelkader 16 yıl çalıştım.

Burada olmamın tek sebebi Hulusi Akar’ın haksız beyanlarıdır. Akıl almaz beyanlarına ilişkin 93 sorum vardı, ama gelmedi.

Böylelikle tek ve en yakın tanığımı dinletme ve yüzleşme imkanım olmadı. Sorulacak, söylenecek o kadar çok şey var ki!”

İDDİA 11 – Dişli’yi yargılayan ve 141 kez müebbet hapse mahkum eden mahkemeler bu 93 soruyu neden merak etmedi? Hulusi Akar ile Mehmet Dişli’yi neden yüzleştirmediler?

İDDİA 12 – Hulusi Akar makam odasındaki 4 adet alarm varken bir tuşa basıp karargah koruma muhafız alayı için neden alarm vermedi?

İDDİA 13 – Mehmet Dişli’nin ağabeyi Şaban Dişli Erdoğan tarafından Hollanda’ya Büyükelçi olarak neden atandı?

 

Alıntı: Orhan Uğuroğlu

Son

 

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , | 15 TEMMUZ İDDİALARI (2) için yorumlar kapalı
Tem 18

“BİR AKÇEYE BİR PARMAK RÜZGÂR”

“BİR AKÇEYE BİR PARMAK RÜZGÂR”

Nasrettin Hoca, köylüler istihkakını kesince “görürsünüz siz” demiş ve dağın başına iki direk dikip bir hasır germiş… Bir süre rüzgâr esmemiş, yağmur da yağmamış, tarlaların bereketi kaçmış. Bu durumun, dağ başındaki hasırdan kaynaklandığını düşünen bir köylü, Hoca‘nın yanına gitmiş ve kendi payına düşen bir akçelik istihkakı vermiş… Hoca da yerinden kalkmış, parmağıyla hasırda bir delik açmış… Köylü,  “Aman hocam ne yapıyorsun bir parmak delikten rüzgâr eser mi?” diyecek olmuş… Hoca da “Bir akçeye bir parmak rüzgâr” diye cevap vermiş..

Posted in Fıkralar | Tagged , , , , , , , , | “BİR AKÇEYE BİR PARMAK RÜZGÂR” için yorumlar kapalı
Tem 17

15 TEMMUZ İDDİALARI (1)

15 TEMMUZ İDDİALARI (1)

Ülkücülere ağza alınmayacak sözler sarf eden, “her türlü milliyetçiliği ayaklar altına aldık” diyen Erdoğan’ı Devlet Bahçeli neden affetti?

Fethullah Gülen’in; Laik, demokratik hukuk devletine karşı olduğu hakkında televizyonlarda canlı yayınlar yapılırken, kitaplar yazılırırken, Necip Hablemitoğlu suikasta kurban giderken “Ergenekon’un savcısıyım” diyen AKP ve Recep Tayyip Erdoğan neden bunlara ve TSK’ya operasyona sessiz kaldı.

Atatürk ilke ve devrimlerine bağlı kahraman askerler Silivri’de esir alınırken AKP ve Erdoğan Türk Silahlı Kuvvetlerinin komuta kademelerinin FETO’cular tarafından doldurulmasına neden göz yumdu?

15 Temmuz’a giden yolda hala ortaya çıkarılamayan, “Yurtta Sulh Konseyi” kimlerden oluşuyordu ki Erdoğan ve Soylu bu hainlerin peşini bıraktı?

“FETÖ’nün siyasi ayağı” hala neden örtbas ediliyor?

15 Temmuz’da ordusundaki hain FETO yapılanmasından haberi olmayan (!) ve derdest edilen Genelkurmay Başkanı neden Milli Savunma Bakanı yapıldı?

15 Temmuz hain darbe girişimini Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’a bizzat giderek haber veren MİT müsteşarı Cumhurbaşkanı Erdoğan’a neden haber vermedi? Neden görevden alınmadı?

15 Temmuz’un ana sorusu şudur:

– Askeri bir darbe boğaz köprüsüne tank gönderip trafik durdurularak mı başlatılır, yoksa ülkeyi yönetenler gözaltına alınarak mı başlatılır?

Daha açık seçik sorayım;

– Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Bakanlar gözaltına alınmadan akşamüstü askeri darbe başlatılır mı?

– Televizyon yayınları durdurulmadan, TRT ele geçirilmeden darbe yapılabilir mi?

Bunları elbette 27 Mayıs 1960 ve 12 Eylül 1980 askeri darbelerini yaşayan bir gazeteci olarak soruyorum.

Türkiye’yi 15 Temmuz hain darbe kalkışmasına ve 251 şehit verilmesine neden olan AKP iktidarı ve Erdoğan yargıya hesap vermesi gerekirken, nasıl oldu da Devlet Bahçeli’nin önerisi ve MHP’nin desteği ile Türkiye’de parlamenter rejimi değiştirildi?

Devlet Bahçeli nefret dolu siyasi hakaretleri ile düşmanlığı varken bir anda neden Recep Tayyip Erdoğan’a hayranlık duyup “Tek Adam Rejimi” hediye etti?

Fethullah Gülen için “Hoca Efendi” deyip gözyaşı döken FETO’cular bir gecede nasıl oldu da fikir değiştirip hep bir ağızdan “hain FETÖ” diye haykırdılar?

FETÖ elebaşı Fethullah Gülen’in Türkiye’ye iade edilip yargılanmasından vaz mı geçildi?

Gülen’in iadesi için Amerika’da neden dava açılmadı?

AKP ve sarayda hala kripto FETO’cular var mı?

 

Devam edecek

Alıntı: Orhan Uğuroğlu

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , | 15 TEMMUZ İDDİALARI (1) için yorumlar kapalı
Tem 16

NİJER’E GİDEN BİR TÜRKÜN GÖZLEMİ:

NİJER’E GİDEN BİR TÜRKÜN GÖZLEMİ:

 

“Yarım litre su ile nasıl abdest alınırmış orada öğrendim. Evlerinin içerisi kum, çatıları ottan yapılmış çadır, fakat sabah namazı camileri gençler ile dolu.

Onlara dedim ki;

“Bize dua edin, biz sizden daha kötü durumdayız; israf hastalığına tutulmuşuz”

Dostlar her Müslüman “Allah kimleri sevmez?” diye internete yazsın, baksın

ilk başta

“israf edenler” çıkacak.

Lütfen Kur’an-ı elinize alın bir israf ayetine bakın bir de çocuklarımızın oyuncaklarından başlayın evinizin ne hale geldiğini görün.

Dolaplar elbiseleri almaz oldu; çünkü AVM gezme çılgınlığı bir moda haline geldi

Bu devir İSRAF ile imtihan devri, kazananlara helal olsun.

➡Gece ve gündüz israfı…

➡”Anne ve babalık nedir” bilmeyenler çocuklarını israf ediyorlar…

➡Dinini bilmeyen Müslümanlar Kur’an-ı israf ediyorlar…

➡Gençlik israfı,

➡Sıhhat israfı,

➡Makam israfı,

➡Mal israfı,

➡İlim israfı,

➡Konuşma israfı…

➡Zaman israfı…

Derken yazık oldu koca bir ömre vesselam…

İsrafı öğrenmeden İslam’ı anlamak mümkün mü?

Ümmet çöplüklerden ekmek toplarken namazdan ibadetten zevk almak mümkün mü?

Allah’ın sevmediği işleri yaparak huzuru yakalamak mümkün mü?

Vah bize, yazık bize… Varlık içinde huzursuz bir toplum olduk.

Çünkü hastalığını bilmeyen zavallılara döndük.

İçimizi unuttuk, dışımızı süslemekle meşgul olduk.

 

“Ey Âdemoğulları! Her mescide güzel elbiselerinizi giyinerek gidin; yiyin için fakat israf etmeyin, çünkü Allah müsrifleri sevmez.”

(A’raf Süresi, ayet 31)

 

Posted in Hikayeler | Tagged , , , , , , , , , , | NİJER’E GİDEN BİR TÜRKÜN GÖZLEMİ: için yorumlar kapalı
Tem 15

EV HANIMLARI DİKKAT!

EV HANIMLARI DİKKAT!

Kahve, limon, kekik deyip geçmeyin bu besinler mutfak robotu gibi her işe yarıyor

* SALATALIK                                                                                                                                                                                                                            Çocuklarınız duvarları pastel boyayla çizdiğinizde salatalık kabuğu kullanarak boya lekelerini temizleyebilirsiniz. Banyo aynanızı da salatalık suyuyla temizlemenizi tavsiye ediyoruz. Salatalık suyu aynanın buharlanmasını önleyecektir.

* CEVİZ                                                                                                                                                                                                                                Ceviz yağlı bir yemiş olduğu için mükemmel bir cila malzemesi olabilir. O nedenle çizilmiş ahşaplarınızı parlatmak için cevizden faydalanabilirsiniz. Özellikle çizik kısımlara cevizi güzelce bastırıp ardından silerek parlatın. Ahşaplarınız yeni gibi olacak.*

* SOĞAN                                                                                                                                                                                                                             Fırınınızda inatçı yanık izleri varsa soğan size yardımcı olabilir. Soğanı kesip bir çatalın ucuna takın. Hafifçe ısıttıktan sonra yanık yerlere sürün. Soğanın içindeki enzimler havadaki oksijenle birleşip reaksiyona girdiğinde ortaya bir asit çıkıyor. Bu asit de yağ kalıntılarını çözmekte çok etkili oluyor.

* LİMON                                                                                                                                                                                                                               Limonda bulunan sitrik asit, mutfak ve banyo gibi alanlarda yüzey temizliği ve parlaklığı için çok etkili. Aynı zamanda biraz ağartıcı bir özelliği de olan limonun suyunu karbonatla karıştırıp elde edeceğiniz macunu, yüzey parlatıcı olarak kullanabilirsiniz.

* GREYFURT                                                                                                                                                                                                                             Greyfurt da limon gibi asit içerir ve limonla temizlemekte zorlanacağınız büyük yüzeylerde temizlik için kullanılabilir. Greyfurtu ortadan ikiye kesip üzerine biraz şeker serpin. Bu iki malzeme reaksiyona girer. Küveti yıkamadan önce içine sürdüğünüz şekerli greyfurt hem pırıl pırıl hem de mis kokulu bir banyoya kavuşmanızı sağlar.

* RAVENT (IŞGIN)                                                                                                                                                                                                               Eğer tavalarınız paslanmış veya parlaklığını kaybetmiş haldeyse, birkaç parça raventi suyla birlikte içine koyup kısık ateşte bir süre ısıtın. Raventin içindeki oksalik asit suya yayılacak ve tavanızı parlak ve temiz bir hale getirecek.

* DAĞ KEKİĞİ                                                                                                                                                                                                                           Mükemmel bir dezenfektan olan kekiği bir spreyli şişe yardımıyla birçok yüzeyde antibakteriyel temizleyici olarak kullanabilirsiniz. Birkaç dal kekiği şişeye doldurup üzerine temizlik alkolü ekleyin ve kekiğin özünün alkole çıkmasını bekleyin. Limon kabukları ve biberiye ya da lavanta gibi diğer antibakteriyel otları da şişeye ekleyerek hoş kokulu bir temizleyici elde edebilirsiniz.

* PATATES                                                                                                                                                                                                                              Patatesi döküm tencerelerinizdeki pası temizlemek ve kararmış gümüşlerinizi parlatmak için kullanabilirsiniz. İçeriğindeki oksalik asit, birçok temizlik ürününde bulunan sert kimyasallara karşı doğal bir alternatiftir. Karbonatla birlikte kullandığınızda pas karşısındaki gücü daha da artacaktır.

* PORTAKAL                                                                                                                                                                                                                     Portakal kabuğu hoş kokulu bir temizleyici yapmak için çok uygundur. Bir kavanoza kabukları koyup üzerini elma sirkesiyle doldurun. İki hafta beklettiğiniz bu karışımı süzdükten sonra spreyli bir şişeye aktarın. Mutfakta her yerde kullanabileceğiniz bu temizleyicinin içindeki sirke yüzeylere parlaklık katacak.

* MUZ                                                                                                                                                                                                                                  Muz kabuğunun iç yüzeyi mükemmel bir ciladır. Büyük yapraklı bitkilerin yapraklarını parlatmakta kullanabilirsiniz. Yaprakların toz tutmasını da önleyen muz kabuğu, içindeki doğal nem sayesinde yapraklara parlaklık verir. Özellikle yuka, orkide, deve tabanı gibi bitkiler için muz çok uygundur.

* MİSKET LİMONU                                                                                                                                                                                                           Misket limonunu dilimleyip bir kase suya atın. Birkaç damla da sirke ekleyip kaseyi mikrodalga fırına koyun. 5 dakika fırında çevirdiğiniz kaseyi dikkatle çıkarın. Mikrodalganın içindeki yemek kalıntıları ve mikroplar böylece kolayca temizlenebilecek hale gelir. Temiz bir bezle silip kurumasını beklemeniz yeterlidir.

* NANE                                                                                                                                                                                                                          Örümcekleri ve diğer zararlı böcekleri nane spreyi kullanarak kaçırabilirsiniz. Küçük bir spreyli şişeye birkaç damla nane yağı doldurup üzerini alkolle tamamlayın. Kullanmadan önce çalkalamayı ihmal etmeyin. Ancak sprey ahşap yüzeylere zarar verebilir. O açıdan dikkatli olun.

Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , , , , | EV HANIMLARI DİKKAT! için yorumlar kapalı