KUR’AN’I KERİM’DEN UYARILAR…
Kur’an-ı Kerim’de akıl, düşünce, tefekkür ve ibret alma fiillerini vurgulayan çok sayıda ayet bulunmaktadır. Aşağıda, “aklını kullanma”, “düşünme” ve “ibret alma” anlamlarına gelen ifadeler içeren bazı önemli ayetleri bulabilirsiniz:
1. “Akletmek” (Aklını Kullanmak) Fiilinin Geçtiği Ayetler
“Akletmek” fiili (- ya’kılūn), Arapçada aklı kullanmak, anlamak, kavramak anlamına gelir ve Kur’an’da sıkça bu kökten türeyen fiiller kullanılır.
Örnek Ayetler:
· Bakara Suresi, 164:
“… Şüphesiz bunda, aklını kullanan bir toplum için (Allah’ın varlığını gösteren) deliller vardır.”
· Konu: Doğadaki ayetler üzerine düşünmek.
· Bakara Suresi, 170:
“Onlara, ‘Allah’ın indirdiğine uyun!’ denildiğinde, ‘Hayır, biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz yola uyarız!’ derler. Ya ataları akıllarını hiç kullanmamış ve doğru yolu bulmamış idiyseler?”
· Konu: Körü körüne taklidi eleştiri ve aklı kullanmanın önemi.
· Al-i İmran Suresi, 190:
“Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelip gidişinde (akıl sahipleri) için gerçekten açık deliller vardır.”
· Bu ayet, hemen sonraki 191. ayette “Onlar… derin derin düşünürler” ifadesiyle devam eder.
· Yunus Suresi, 100:
“Allah’ın izni olmadan hiçbir kimse iman edemez. O, akıllarını kullanmayanların üzerine pislik (mânevî bir azap) verir.”
· Konu: İman ve akıl arasındaki ilişki.
· Ra’d Suresi, 4:
“Yeryüzünde birbirine komşu toprak parçaları, üzüm bağları, ekinler; bir kökten çıkan çok gövdeli ve tek gövdeli hurma ağaçları vardır. Bunların hepsi aynı su ile sulanır. Fakat biz ürünlerinde bir kısmını diğerine üstün kılarız. Şüphesiz bunda (aklını kullanan) bir toplum için deliller vardır.”
· Konu: Doğadaki çeşitlilik ve aklı kullanma.
· Nahl Suresi, 12:
“Geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin hizmetinize verdi. Yıldızlar da O’nun emriyle (sizin için) boyun eğdirilmiştir. Şüphesiz bunda, aklını kullanan bir toplum için deliller vardır.”
· Konu: Evrendeki düzen.
2. “Tefekkür Etmek” (Derin Düşünmek) ve “Nazar” (Bakıp Düşünmek) Fiilleri
Bu fiiller, olayların ardındaki hikmeti ve anlamı derinlemesine düşünmeyi ifade eder.
· Al-i İmran Suresi, 191:
“Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah’ı anarlar; göklerin ve yerin yaratılışı hakkında (derin derin düşünürler): ‘Rabbimiz! Sen bunu boşuna yaratmadın. Seni tüm noksan sıfatlardan tenzih ederiz. Bizi cehennem azabından koru!'”
· Bu ayet, tefekkürün en güzel örneklerinden biridir.
· Rum Suresi, 8:
“Kendi nefisleri (için) (düşünmezler mi)? Allah’ın gökleri, yeri ve ikisi arasında bulunanları ancak hak (bir hikmet) ve belirlenmiş bir süre (ecel) ile yarattığını (düşünmezler mi)? Şüphesiz insanlardan çoğu Rablerine kavuşmayı inkar ediyorlar.”
· Konu: Yaratılışın amacı üzerine düşünmek.
· Casiye Suresi, 13:
“Göklerde ve yerde bulunan her şeyi O’nun emriyle sizin hizmetinize verdi. Şüphesiz bunda, يَتَفَكَّرُونَ (düşünen) bir toplum için ibretler vardır.”
3. “Tedebbür” (Düşünüp Taşınmak) ve “İbret Almak” Fiilleri
Bu fiiller, ayetlerin anlamını ve sonuçlarını düşünerek onlardan ders çıkarmayı ifade eder.
· Muhammed Suresi, 24:
“Kur’an’ı(n anlamını) (düşünmüyorlar mı)? Yoksa kalplerinin üzerinde kilitleri mi var?”
· Bu ayet, Kur’an’ın sadece okunmak için değil, anlamak ve üzerinde düşünmek için indirildiğini vurgular.
· Nisa Suresi, 82:
“Kur’an’ı (hiç) (düşünmüyorlar mı)? Eğer o, Allah’tan başkası tarafından (indirilmiş) olsaydı, mutlaka onda birçok çelişki bulurlardı.”
· Konu: Kur’an’ın iç tutarlılığı üzerine düşünmenin önemi.
· Haşr Suresi, 21:
“Biz bu Kur’an’ı bir dağa indirseydik, Allah korkusundan onu baş eğmiş, parça parça olmuş görürdün. Bu misalleri, (düşünüp ibret alsınlar diye) insanlara veriyoruz.”
4. “Ulü’l-Elbab” (Sağduyu Sahipleri / Akıl Sahipleri)
Bu ifade, derin kavrayış sahibi, aklını en iyi şekilde kullanan kişiler için kullanılır.
· Bakara Suresi, 269:
“O, hikmeti dilediğine verir. Kime hikmet verilirse, ona pek çok hayır verilmiş demektir. Ve bunu (ancak akıl sahipleri) düşünüp anlar.”
· Zümer Suresi, 9:
“Yoksa o, gece saatlerinde kalkıp secde ederek ve kıyamda durarak ibadet eden, ahiretten sakınan ve Rabbinin rahmetini uman (kimse, o inkârcı gibi) midir? De ki: ‘Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?’ (Ancak akıl sahipleri öğüt alır).”
· Zümer Suresi, 21:
“Görmedin mi ki, Allah gökten bir su indirdi. Onu yeryüzündeki kaynaklara geçirdi. Sonra onunla çeşitli renklerde ekinler yetiştiriyor. Sonra o ekin kurur da onu sararmış görürsün. Sonra da onu bir çöp kırıntısı yapar. Şüphesiz bunda (akıl sahipleri) için bir öğüt vardır.”
Özet ve Çıkarım
Kur’an-ı Kerim, insanı pasif bir varlık olarak değil; okuyan, araştıran, düşünen, tabiat olayları ve kendi varlığı üzerine tefekkür eden ve bu yolla Yaratan’ı tanıyan bir varlık olarak tanımlar. Yukarıdaki ayetler, İslam’ın sadece bir “inanç” dini değil, aynı zamanda “akıl” ve “bilgi” dini olduğunun da güçlü kanıtlarıdır. Allah, insana verdiği aklı kullanmayı bir emir ve ibadet olarak sunmuştur.
Alıntı