Eyl 15

TARİHTE BUGÜN

15 Eylül:

994 – Mihail Burces komutasındaki Bizanslılar ile Hamdânî müttefikleri karşısında Şam‘ın Fâtımî veziri Türk general Mançutekin‘in güçleri arasında Orontes Muharebesi gerçekleşti.

1821 – Guatemala, İspanyol İmparatorluğu‘ndan bağımsızlığını ilan etti.

1916 – Savaşta ilk tank, İngiliz birlikleri tarafından, Somme Muharebesi‘nde kullanıldı.

1949 – Seçimleri kazanan Konrad Adenauer, Batı Almanya‘nın ilk şansölyesi oldu.

1963 – Ahmed Bin Bella, Cezayir‘in ilk Devlet Başkanı oldu.

Agatha Christie (d. 1890)

Oriana Fallaci (ö. 2006)

Colin McRae (ö. 2007)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Eyl 15

KÂŞİF KOZİNOĞLU

FETÖCÜLER 50 YIL BOYUNCA CİNAYET İŞLEDİLER FAKAT BUNU AÇIĞA ÇIKARMAK KİMSENİN İŞİNE GELMEDİ!

Silivri’den yazdığı şiirinden;

“Sen Türk’sün.

Bağırdığında insanlar değil,

Aslanlar da korkacak”

Rahmetli Kâşif Kozinoğlu efsane bir kahramandı.

1978-80 arası Eğirdir Dağ ve Komando Okulundan tanıdım onu.

Uyduruk Ergenekon kumpası ile tutuklanıp Silivri’de katledilinceye kadar dostluğumuz sürdü..

1979 da, Eğirdir Dağ ve Komando Okulunda teğmen iken, ABD de yapılan NATO üyesi Ülkelerin subayları arasında 12 daldaki savaş oyunlarının tamamında dünya şampiyonu olmuştu.

Bu 12 branşın içinde, atıcılık, yakın boğuşma, dağcılık, tahrip, pusu, hayatta kalabilme(dayanıklılık), 32 km’lik tam teçhizatlı maraton koşusu… Vs. Var.

Bu başarısından dolayı, TSK içinde hep Orgeneral muamelesi görürdü. Bunu bana o vakitler emir subayı olduğum paşam söylerdi…

Ta O vakitler Özel harp dairesinin de vurucu tim komutanı idi. Mesai bitiminde tüm subay, astsubaylar askeri gazinoya giderken, o ekibiyle birlikte dağ, bayır demeden, karda kışta saatlerce koşardı… Arada bir gözden kaybolur, sonra tekrar ortaya çıkardı. Direkt Gnl. Kurmay Bşk. Bağlı olarak, yurt içi ve yurt dışı operasyonlarda görev aldı. PKK’nın çok baskın olduğu, 1990’larda, Ankara Gölbaşı’nda Polis Özel Harekât Merkezini kurdu. Korkut Eken’le birlikte 28 bin polise 6’şar ay Komando eğitimi vererek yetiştirdi ki, onlarla birlikte G. Doğuda PKK’yı bitirdi.

Ardından TSK ya bağlı olarak, Nahçıvan’da Harp Akademisi kurup, burada Türk Cumhuriyetlerinin subaylarına kurmaylık eğitimi verdi.

Azerbaycan’da Ermenilere karşı, Çeçenistan’da Ruslara karşı, Bosna-Hersek’te Sırplara karşı savaştı…

Bu savaşlarda iki kez gazi oldu… Rahmetli Elçibey’in de Cevher Dudayev’in de Aliya Izzetbegoviç’in de gizli Genel Kurmay başkanlıklarını yaptı… 35 yıllık hizmetinin, 25 yılını hep yurt dışında ve çatışmaların içinde geçirdi.

TBMM tarafından kendine 3 kez üstün hizmet ödülü verilmiştir. Ayrıca 32 devlet başkanı tarafından da üstün hizmet ödülü almıştır… Öldürülmeden önce Silivri’de, kaldığı koğuşta, el yazısı ile yazdığı, “SIRLAR” isimli 2.000 sahife tutan itiraflarında, bu ödülleri hangi devlet başkanından, hangi hizmet karşılığı aldığını yazmaktadır. “SIRLAR”ın az bir kısmının yer aldığı bu kitap Kaynak yayınevinden temin edilebilir…

Mesela, ABD başkanı Bush, Afganistan’da El Kaidenin kaçırıp işkence yaptığı, CIA Orta Asya yetkilisini ölmek üzere iken, Bush’un, Demirel’e, Demirel’in de Kaşif’ten yardım istemesiyle son anda kurtarmasından sonra verilmiştir. O CIA yetkilisi daha sonra CIA’nın 2. Bşk. Olmuş, kendisine can borçlu olduğu, Kâşif Kozinoğlu’na, ifade vermek için Türkiye’ye gitmemesini, öldürüleceğini söyleyip uyarmıştır.

Kendisi, A. Türkeş için, “Bana Afganistan, Azerbaycan, Kazakistan dağlarında yaşayan çobanlar Başbuğ’ dan haber soruyorlar. Ben ona nasıl Başbuğum demiyeyim ki” diyen bir Ülkücüydü.

Çok kültürlüydü. “Ben, Türk dünyası konusunda özel yetiştirildim” demişti.

İngilizce dışında, Arapça, Farsçayı da çok iyi bilirdi. Türk dünyasının tüm lehçelerine hâkimdi. Dünya çapında ve tarih boyutunda bir kahramandı… Özel hayatı hemen hemen hiç yoktu. Yemeyi, içmeyi, eğlenceyi pek sevmeyen, hep savaşmaya konsantre olmuş, savaşmaktan zevk alan bir yiğitti…

Bu hizmetleri yaparken hiç ön plana çıkmadı ama, Tüm yaşamını bu milletin milli menfaatleri uğruna, savaşarak armağan etti.

Kâşif Kozinoğlu’nu, tüm milletimizin artık yakinen tanıyıp bilmesi gerekmektedir. Alçak Feto’cular, böylesi bir kahramanımızı, Türk Milletinin elinden çalıp alçakça katletti. Onu katledenler kahrolsun, Kaşif’imizin Ruhu şad, mekânı cennet olsun…

Alıntı: Nedim Çakmak

Posted in Gündem | KÂŞİF KOZİNOĞLU için yorumlar kapalı
Eyl 14

TARİHTE BUGÜN

14 Eylül:

1829 – Osmanlı İmparatorluğu ile Rus İmparatorluğu arasında Edirne Antlaşması imzalandı.

1867 – Karl Marx‘ın yazdığı Kapital‘in ilk cildi yayımlandı.

1901 – ABD Başkanı William McKinley, New York‘ta bir anarşist tarafından vurularak öldürüldü, 12 saat sonra yerine Theodore Roosevelt geçti.

1960 – Irak, İran, Kuveyt, Suudi Arabistan ve Venezuela, OPEC‘i kurdu.

2019 – Suudi Arabistan‘ın doğusunda Abkayk ve Hureys petrol sahalarına drone ile saldırı düzenlendi.

Alexander von Humboldt (d. 1769)

Grace Kelly (ö. 1982)

Amy Winehouse (d. 1983)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Eyl 14

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK DER Kİ;

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK DER Kİ;

• Türkiye Türklerindir. Kanını taşıyandan başkasına inanma.

• Dünya üzerinde Türk’ten daha büyük, ondan daha eski, ondan daha temiz bir millet yoktur ve bütün insanlık tarihinde görülmemiştir.

• Bir gün ressamlar Türk’ün simasını kaybederlerse yıldırımı alsınlar yapıversinler.

• Türklerin yaşadıkları her yer misak-ı milli hudutları içindedir.

• Hayattaki yegâne üstünlüğüm Türk doğmaktır.

• Biz doğrudan doğruya millet severiz ve Türk milliyetçisiyiz.

• Beni olağanüstü bir kişi olarak yorumlamayınız. Doğuşumdaki tek olağanüstülük Türk olarak dünyaya gelmemdir.

• Türk budur: Yıldırımdır, kasırgadır, dünyayı aydınlatan güneştir.

• Eğer bende bazı fevkaladelikler görüyor buluyorsanız bunları sadece ve yalnız Türk olmama, Türklüğüme bağlayınız.

• Bu ülke, tarihte Türk’tü, bugün de Türk’tür ve sonsuza dek Türk olarak yaşayacaktır.

• Yüksel Türk! Senin için yüksekliğin hududu yoktur.

Posted in Atasözleri Vecizeler | MUSTAFA KEMAL ATATÜRK DER Kİ; için yorumlar kapalı
Eyl 13

TARİHTE BUGÜN

13 Eylül:

1229 – Ögeday, Moğol İmparatorluğu Hanı oldu.

1921 – Sakarya Meydan Muharebesi, Türk zaferi ile sonuçlandı.

1923 – İspanya‘da General Miguel Primo de Rivera, darbeyle yönetime el koydu.

1959 – Sovyetlerin insansız uzay roketi Luna 2, Ay‘a ulaşan ilk insan yapımı cisim oldu ancak Ay’ın zeminine çakıldı.

1968 – Arnavutluk, Varşova Paktı‘ndan ayrıldı.

Michel de Montaigne (ö. 1592)

Ahmet Necdet Sezer (d. 1941)

Dave Mustaine (d. 1961)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Eyl 13

(AĞLAMA GÖZLERİM, MEVLÂM KERİM’DİR. A. ALTAY)

(AĞLAMA GÖZLERİM, MEVLÂM KERİM’DİR. A. ALTAY)

Değerli Konuklar:

Prof. Dr. İlhan BAŞGÖZ

-BEN CUMHURİYETLE YAŞITIM, size ANLATACAKLARIM yalnız duyup işittiklerim, okuyup öğrendiklerim değil, aynı zamanda kendi hayat hikâyem olacaktır….

*_CUMHURİYET YEDİ BÜYÜK SAVAŞIN ARDINDAN KURULMUŞTUR.

1856 Kırım,

1877 Osmanlı Rus,

1892 Yunan,

1911 Trablus,

1912 Balkan,

1914-18 Birinci Dünya Savaşı nihayet,

1920-22 KURTULUŞ SAVAŞI.

Bu savaşlardan yalnız sonuncusu ZAFERLE BİTMİŞTİR. AMA bu zafer vatandaştan yalnız canını ve kanını istememiştir. VATANDAŞTAN atını, arabasını, çorabını, kağnısını, keten bezini, pencere demirini ALARAK bu SAVAŞ KAZANILMIŞTIR.

-BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI’NA NİÇİN GİRDİĞİMİZ bugün bile bilmiyoruz. AMA kardeşlerini bu savaşa kurban veren, AVŞAR KADINI BİLİYOR ve parmağını ALAMAN’A uzatıyor:

“Mektup saldım da varmadı,

Tel vurdum aynı gelmedi,

Alaman’ya harbeylesin,

Gayri kardaşım kalmadı…”

SAVAŞ yılları OSMANLI İmparatorluğu’nun EKONOMİSİNİ tümden HARAP etmiş, ekin tarlada çürümüş; toprak tohumsuz, evler erkeksiz kalmıştır. Kağnıya ve sabana koşulacak hayvan, çiftin sapına yapışacak erkek yokluğunda çifte, hayvan yerine kadınlar koşulmuştur.

Bu çöküşün en gerçekçi destanını, hemşehrim Şarkışlalı Serdari  yazmıştır. Bu uzun destandan dörtlükler veriyorum:

“Tahsildar da çıkmış köyleri gezer

Elinde kamçısı fakiri ezer

Yorganı döşeği mezatta gezer.

Hasırdan serilir çulumuz bizim…

Evlat da babanın sözün tutmuyor,

Açım diye çift sürmeye gitmiyor,

Uşaklar çoğaldı ekmek yetmiyor,

Başımıza bela dölümüz bizim.

Benim bu gidişe aklım ermiyor

Fukara halini kimse sormuyor

Padişah sikkesi selam vermiyor

Kefensiz kalacak ölümüz bizim…”

SAVAŞ yılları, TÜRK AYDINLARININ en yiğit, en idealist, en eğitimlilerini ÖLÜME SÜRMÜŞ, onlar geri gelmemiştir…

BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI’NIN FELAKET TABLOLARINDAN BİRİNİ unutamıyorum. Bu tabloda TARSUS TREN İSTASYONU’NDA BİR KADIN görünür.

Ordumuz, KANAL BOZGUNUNDAN dönmektedir. Çul çaput içinde, hasta perişan, VAGONLARDA çuvallar gibi istif edilmiş, bir ASKER döküntüsü. AK SAÇLI BİR ANA, yazması omuzuna düşmüş, saçları darma dağın, bir vagondan ötekine koşarak FERYAT EDİYOR:

“MEHMET’ İMİ GÖRDÜNÜZ MÜ?

Mehmet’im nerede? Mehmet’ imi gördünüz mü?”

Falih Rıfkı ATAY DİYOR Kİ:

“ANA BİZ SENİN MEHMEDİNİ KUMARDA KAYBETTİK.”

*-TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN TALİHSİZLİĞİ çökmüş bir ekonomi ve harabeye dönmüş bir memleket üzerine kurulmasıdır. BÜYÜKLÜĞÜ DE BUNDANDIR.

16 MAYIS 1919’da İstanbul’dan ayrılan BANDIRMA VAPURU bu çöküşü tersine çevirecek bir umudu taşıyordu.

Bu umudun adı MUSTAFA KEMAL PAŞA’ dır. Üçüncü ordu müfettişliğine tayin edilen PAŞA İstanbul’dan ayrılıyordu.

Yanında 12 kişiden oluşan Erkan-ı Harbiye’sinden başka kimse yoktu. Karadeniz’in azgın dalgaları ile sarsılan Bandırma vapurunda Mustafa Kemal PAŞA ARKADAŞLARINA ŞUNLARI SÖYLÜYORDU:

“BUNLAR işte böyle yalnız demire, çeliğe, silah kuvvetine dayanırlar. Bildikleri şey yalnız maddedir! BUNLAR hürriyet uğruna ölmeye karar verenlerin kuvvetini anlayamazlar. BİZ, ANADOLU’YA NE SİLAH NE CEPHANE GÖTÜRÜYORUZ; BİZ İDEAL ve İMAN GÖTÜRÜYORUZ!”

Bandırma vapuru ile bu küçük grup 19 MAYIS 1919’da SAMSUN’A ÇIKINCA bir şarkı söylüyorlardı:

 “Güneş ufuktan şimdi doğar yürüyelim arkadaşlar…”

O tarihlerde, UFUKTAN GÜNEŞİN DOĞACAĞINI DAİR HİÇBİR İŞARET YOKTUR. Tersine memleket bir zifiri KARANLIKTIR.

-Adana FRANSIZLAR,

Urfa, Maraş, Antep İNGİLİZLER tarafından İŞGAL EDİLMİŞ, başkent İSTANBUL İTİLAF DEVLETLERİ’NİN İŞGALİNDE,

Antalya ve Konya’da İTALYAN birlikleri bulunuyor.

Merzifon ve Samsun’da İNGİLİZ ASKERLERİ var.

15 Mayıs 1919’da YUNAN birlikleri İZMİR’e çıkmış; Batı Anadolu’nun verimli topraklarından memleketin kalbine doğru İLERLEMEKTE…

**DAHASI VAR.

CUMHURİYET, MEMLEKETİN EN ÖNEMLİ GELİR KAYNAKLARINI YABANCI ŞİRKETLERİN ELİNDE BULMUŞTUR.

Demiryolları, limanlar, önemli tarım ve ticaret alanları, bayındırlık tesisleri, gümrük ve maliye gelirleri büyük BATILI ŞİRKETLERİN ELİNDEDİR.

*TÜRKİYE CUMHURİYETİ BU ŞİRKETLERİ birer birer SATIN ALMIŞTIR…

-İZMİR-AYDIN DEMİRYOLU

2 milyon İngiliz pounduna satın alınınca ÖĞRETMENİMİZ ÖDEV VERMİŞTİ, sevincimizi dile getirmeliydik.

Ortaokul öğrencisi idim, ÖDEVİMİN BAŞLIĞI “Demir yolumuz, bağımsızlık yolumuz” İDİ.

TÜTÜN REJİSİ 4 milyon Frank’a SATIN ALININCA, bu sefer ayınkacılar BAYRAM ETMİŞTİ. Ayınkacı tütün yetiştirici demektir.

 KÖYLÜMÜZ yetiştirdiği tütünü eşeğine yükleyip, pazara indiremezdi. TÜTÜN ille de bir yabancı TEKELE, bu tekelin BİÇTİĞİ FİYATTAN SATILACAKTI. İNDİRSE kaçakçı sayılıyor, ya HAPSE ATILIYOR veya TÜTÜN KOKULARI ile çatışıyor ve vuruluyordu.

Bir ayınkacı türküsü şöyle der:​   

“Hacılar köyüne bastığım oldu,                                                                               

Tütünümün dengi yastığım oldu,

Aman dostlar bakın benim çareme,

Tütünün tozunu basın yareme…”

CUMHURİYET savaşlardan çıkıp da, EKONOMİK GELİŞMESİNE ODAKLANlNCA 1930 “DÜNYA EKONOMİK BUHRANI” PATLAK VERİR.

 BUHRANIN TÜRKİYE’YE ETKİSİ, tarım ürünleri ve meyveyle sınırlı olan DIŞSATIMI VURMASI olur. BUĞDAYIN kilosu 15 kuruştan 3 kuruşa düşer. KÖYLÜ gelirinin bu kadar düştüğünü gören** Mustafa Kemal ATATÜRK, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne şöyle bir *TEKLİFTE BULUNUR:

* “BİZİM MAAŞLARlMlZLA HALKIN GELİRİ ARASINDA BÜYÜK BİR FARK ortaya ÇIKTI. Bu Cumhuriyet idaremize YAKIŞMAZ. Benim maaşım dâhil MİLLETVEKİLİ MAAŞLARINI yüzde elli AZALTALIM. ”

Teklif KABUL edilir.

CUMHURİYET ilan edilince memlekette yatırıma harcanacak SERMAYE ve ekonomik hayatı idare edecek EĞİTİLMİŞ İNSAN yoktur.

Bu nedenle CUMHURİYET EKONOMİK KALKINMAYI DEVLET ELİYLE YAPMAYA KARAR vermiştir.

 Devlet sermayesi ile iki banka ETİBANK ve SÜMERBANK kurulmuş, vatandaştan birikimlerini bankaya yatırmaları istenmiştir. Devletine güvenen VATANDAŞ da elinde avucunda ne varsa BANKALARA YATIRDI…

Ben ÇAMURDAN yaptığım KUMBARAMA her hafta babamın verdiği yüz PARALARI BİRİKTİRİR, BANKAYA YATIRIRDIM.

BU ekonomik kalkınma HAMLESİ, bir YERLİ MALI SEFERBERLİĞİ izlemiştir.

BİZ BAYRAMLARDA ziyaretçilerimize şeker ve çikolata yerine İNCİR ve FINDIK İKRAM ETTİK.

ÇAYI Kazova’nın KIZIL ÜZÜMÜ İLE İÇTİK. Çünkü ŞEKER dışardan satın alınıyordu…

CUMHURİYET yurdun doğusuyla batısını, güney ve kuzeyini DEMİRYOLLARI ile birleştirmek istemiştir.

Bu bir milli savunma sorunu idi.

ATATÜRK DİYOR Kİ;

“700 kilometre DEMİR YOLUMUZ var, bir kilometresi bile BİZİM DEĞİL.”

1932 YILINDA İLK TREN GEMEREK ’e ULAŞTIĞINDA ben istasyonda idim. Halkın tabiri ile KARA TRENİ alkışlar ve yaşa var ol sesleri ile KARŞILAŞMIŞTIK.

Hoş BİR FIKRA var. İlk tren Erzurum’a varınca Belediye Başkanı nutuk veriyor; “Vatandaşlar, Cumhuriyet fabrikalar yaptı. Sanmam ki kâr edeler vallahi de zarar edirler, billahi de zarar edirler. Otobüsler aldı, yollar düzenledi, sanmam ki kâr ederler. Bunlar hep sizin içindir. Cumhuriyet ayağıza kadar tren getirdi bundan sonra İKİ AYDA GİTTİĞİMİZ İstanbul’a ÜÇ GÜNDE varacağız.”

O vakit BİR VATANDAŞ SORAR: “Peki biz 57 GÜN NE YAPACAĞIZ…?”

DEĞERLİ DİNLEYİCİLERİM;                                                      

BEN 1929 yılından itibaren Cumhuriyetle beraber iyili kötülü olayların içinde çalkalandım.

SİZE söyleyeceklerimin bir kısmına ben TANIK OLDUM. Bunların arasında beni çok ETKİLEYEN BİR OLAY var.

Mustafa Kemal ATATÜRK 1937 yılında SİVAS LİSESİ’NDE benim bulunduğum SINIFA GELDİ. ATATÜRK adı etrafında oluşan efsanenin etkisindeyiz. Gözleri o kadar kuvvetli imiş ki gözlerine bakan çarpılırmış. İlkin korka korka, GÖZLERİNE BAKIYORUZ. Çarpılmadığımızı görünce o mavi gözlere 45 dakika doya doya baktık. DERSİMİZ HENDESE İDİ.

(Yani GEOMETRİ).

ATATÜRK, dişçinin kızı SAADET’İ TAHTAYA KALDIRDI.

Geçen derste MÜSELLESLERİN nasıl eşit sayılacağını okumuştuk. SAADET bunun için tahtaya iki MÜSELLES çizdi. Biz o vakit ÜÇGENE, MÜSELLES derdik.

SAADET müsellesin kenarlarına alfa, beta ve gama harflerini koydu. ATATÜRK’ ün BİRDEN KAŞLARI ÇATILDI ve SAADET’E, “NEDEN YUNAN HARFLERİ KULLANDIĞINI” sordu.

 SAADET, “hocamız böyle yazdı, ben de onun için kullanıyorum” DEYİVERDİ.

Matematik HOCAMIZ müdür Ömer Bey sınıfta idi. ATATÜRK, AYNI SORUYU ONA SORUNCA ÖMER BEY, topu BAKANLIĞA attı.

BAKANLIK bir kitap göndermişti, onda BU HARFLER KULLANILMIŞTI.

*ATATÜRK KİTABI İSTEDİ o SAYFAYI buldu, YIRTIP YERE ATTI. Sonra gidip parmakları ile YUNAN HARFLERİNİ SİLDİ yerine “ABC” yazdı.

BİZE;

“Arkadaşlar TÜRK ALFABESİ matematik terimlerini de İFADE ETMEYE YETERLİDİR” dedi.

ARADAN BİR HAFTA GEÇMEDEN “ABC’ li YENİ KİTABIMIZ” geldi.

 ATATÜRK DİLİN SADELEŞMESİNE ve halkın, aydınların dilini anlamasına çok ÖNEM verirdi…

HALKÇILIK onun inanışında kuru bir slogan değildi. HALKIN arasına karışmaktan çok hoşlanırdı.

Bir gece ATATÜRK KAYIP, polis ve jandarma seferber olmuş her tarafı ARAMIŞ TARAMIŞLAR. ATATÜRK YOK. Sabaha yakın ONU SAMANPAZARl’ NDA bir KAHVEDE, HALKA KARIŞMIŞ, ZEYBEK OYNARKEN bulmuşlar…​ 

Prof. Dr. İlhan BAŞGÖZ

* • •

◾ BU KONUŞMA Şikago Başkonsolosluğunda düzenlenen törende Sayın BAŞGÖZ tarafından yapılacakken RAHATSIZLANMASI nedeniyle BAŞKONSOLOS Umut Acar tarafından izleyenlere okunmuştur…

* • •

Bu yazıyı okuyanların kendi sosyal medya hesaplarından yayınlamasını rica ediyorum…

Posted in Gündem | (AĞLAMA GÖZLERİM, MEVLÂM KERİM’DİR. A. ALTAY) için yorumlar kapalı
Eyl 12

TARİHTE BUGÜN

12 Eylül: Türkiye’de Türk Silhlı Kuvvetleri Yönetime el koydu

MÖ 490 – Atina ile Ahameniş ordusu arasında Maraton Muharebesi gerçekleşti.

1847 – Meksika-Amerika Savaşı‘nın bir parçası olan Chapultepec Muharebesi başladı.

1959 – Sovyetler Birliği, Luna 2 roketini Ay‘a fırlattı.

1980 – Türkiye‘de silahlı kuvvetler yönetime el koydu ve tüm yurtta sıkıyönetim ilan edildi.

2005 – İsrail’in Gazze’den çekilmesi tamamlandı.

Sunay Akın (d. 1962)

Elina Svitolina (d. 1994)

Jean-Philippe Rameau (d. 1764)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Eyl 12

EN SOĞUK ESPRİLER

EN SOĞUK ESPRİLER

* * *

* “Temel kahvede işe başlar, müşterilerden biri seslenir:

-Temel bize üç çay, biri açık olsun.

-Hangisi?”

* * *

* Hangi çiçek hem kafaya takılıp hem çamaşır yıkanır?

– FES-leğen

* * *

* -En güzel çay hangi dağda içilir?

-Çay bar-dağı’nda

* * *

*-İzne çıkacağım ama çok yüksek merdiven lazım

* * *

* -Hayırlı olsun Araba almışsın.

-Evet aldık.

-Niye Arab’a aldın ki kendine alsaydın.

* * *

* Hava korsanı uçağı kaçıracaktı ama yapamadı.

Çünkü uçağı kaçırdı

Posted in Fıkralar | EN SOĞUK ESPRİLER için yorumlar kapalı
Eyl 11

TARİHTE BUGÜN

11 Eylül: Katalonya Ulusal Günü

1947 – ABD Kongresi, Marshall planını onayladı.

1973 – Şili‘nin ilk sosyalist Başkanı Salvador Allende, Pinochet önderliğindeki ordu tarafından devrildi, darbe sırasında Allende öldürüldü.

1992 – TEMA (Türkiye Erozyonla Mücadele Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı) kuruldu.

2001 – ABD‘deki 11 Eylül saldırıları sonucunda 2.996 kişi öldü, 6.291 kişi yaralandı.

2012 – Kuzey Kore‘de Pyongyang Folklor Parkı açıldı.

Franz Beckenbauer (d. 1945)

Louise de Savoie (d. 1476)

Hristian Rakovski (ö. 1941)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Eyl 11

TÜRK OLDUĞUNU İNKAR EDENLER…

TÜRK OLDUĞUNU İNKAR EDENLER…
Türk kelimesi “güçlü” ya da “güçlüler” anlamına gelmektedir.
Müslüman halklar çok kez karşılaştıkları Tu-kiulerden başka boyların da aynı dili konuştuğunu fark edince hepsini “Türk” olarak adlandırmışlardır.
Yüce Atatürk ise, ” Türk olmaktan başka hiçbir hususiyetim yoktur” diyerek, Türk olmaktan büyük bir onur ve gurur duyduğunu “Ne Mutlu Türk’üm” diyerek taçlandırmıştır…
TÜRK NEREDE?!
-Ön plandaki siyasetçiler “Ben Türk değilim” diyor.
-Ön plandaki sanatçılar “Ben Türk değilim” diyor.
-Ön plandaki iş adamları ve zenginler Türk olmadıklarını açıklıyorlar.
-Üstelik bu alanlar Türkler’e kapatılmış durumda.
Siyasetçi olmaya kalksa engellenir!
Sanatçı olsa kimse adını anmaz.
İş insanı olsa batırılır.
Peki Türk nerede?
-Türk oy veriyor.
-Türk asker olup ölüyor.
-Türk polis olup olüyor.
-Türk tarlada ürünüyle aç kalıyor.
-Türk fabrikada işçi,
-Türk dairede memur.
Aynı Osmanlı’ya dönmüşüz!
Sonra biz bunları söyleyip
“Uyan Türk!” deyince
“Türkçüler ırkçı” diyorlar!
Oysa Türk olmayanların ırkçılığından,
Türkçüler’e ırkçılık yapma imkanı kalmamış ki,
Türk ırkçılık yapsın!
Bütün köşe başları tutulmuş. Türkiye’de asıl ırkçılığı
Türk olmayanlar yapıyor!

Banu AVAR @AvarBanu

Türk olmak zor zenaattir, herkese nasip olmaz …,

Posted in Gündem | TÜRK OLDUĞUNU İNKAR EDENLER… için yorumlar kapalı