Haz 13

TARİHTE BUGÜN

14 Haziran:

1846 – Meksika-Amerika Savaşı sırasında Kaliforniya Cumhuriyeti, Meksika‘dan bağımsızlığını ilan etti.

1940 – Sovyetler Birliği, Litvanya‘ya Kızıl Ordu‘nun ülkeye girmesine ve Sovyet yanlısı bir hükümet kurmasına izin verilmesini talep eden bir ültimatom verdi.

1985 – Schengen Anlaşması; Fransa, Almanya, Belçika, Hollanda ve Lüksemburg tarafından imzalandı.

1992 – Thabo Mvuyelwa Mbeki, Güney Afrika Başkanı olarak göreve başladı.

2014 – Ukrayna Hava Kuvvetleri‘ne ait bir İlyuşin İl-76 nakliye uçağı, Lugansk Halk Cumhuriyeti güçleri tarafından vuruldu, uçakta bulunan 49 kişi öldü.

Charles-Augustin de Coulomb (d. 1736)

Max Weber (ö. 1920)

Ernesto “Che” Guevara (d. 1928)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Haz 13

İNSAN APTALLIĞININ TEMEL YASALARI

«“İnsan Aptallığının Temel Yasaları” (The Basic Laws of Human Stupidity) İtalyan tarihçi Carlo Maria Cipolla’nın 1976’da yazdığı bir kitaptır. Keskin bir toplumsal mizah olmakla birlikte, bir tarihçi tarafından yazılan, çarpıcı bir siyasal eleştiridir. Cipolla, tarihçi kimliğiyle insan davranışını ekonomik bir açıdan inceler ve “Aptallık” kavramını bilimsel yöntemlerle ama bol mizahla ele alır. Ona göre toplumlar dört temel gruptan oluşur:

Aptallar (Stupids)

Akıllılar/Zekiler (Intelligents)

Haydutlar/Kurnazlar (Bandits)

Çaresizler/Âcizler (Helpless)

Akıllı/Zeki kişi akıllı olduğunu bilir. Haydut, haydut olduğunun farkındadır.

Çaresiz/Âciz kişi, kendi çaresizliğinin ve zavallılığının farkındadır.

Tüm bu karakterlerin aksine, Aptal kişi aptal olduğunu bilmez. Her bir grubun eylemleri, kendilerinin ve başkalarının yararları/ zararları açısından şöyledir:

Akıllı/Zeki: Hem kendine hem başkalarına yarar sağlar.

Çaresiz/Âciz: Kendine zarar verir, başkalarına yarar sağlar.

Haydut/Kurnaz: Kendine yarar sağlar, başkalarına zarar verir.

Aptal: Hem kendine hem başkalarına zarar verir.

Cipolla’nın Beş Temel Yasası: Kitabın çekirdeği, beş temel yasadır (bazı kaynaklarda dördü vurgulanır, çünkü beşinci yasa makro siyasal çözümleme ile ilgilidir):

1) Herkes her zaman Aptallığı hafife alır; etraftaki aptal insanların sayısını ve gücünü küçümser.

2) Aptallık, kişinin öteki niteliklerinden bağımsızdır; her grupta eşit dağılım gösterir.

3) Aptal hem başkalarına zarar verir hem de başkalarına zarar verirken kendisi de zarar görür. Bu, Aptallığın “altın kuralı”dır; Çünkü Aptallığın bütün mantık sınırlarını aştığını gösterir.

4) Aptal olmayanlar, aptalların yıkıcı gücünü her zaman hep küçümserler; bu nedenle onlarla iş birliği yapmak veya uğraşmak çok pahalıya mal olur.

5) Toplumların yükselişi ve çöküşü, toplumdaki ve iktidardaki aptalların ve haydutların oranına ve sayısına bağlıdır.

Aptallar ve Haydutlar Demokratik toplumları geriletir ve gerileyen toplumlarda Aptalların ve Haydutların yıkıcı gücü artar; Demokratik toplumlarda, Aptalların ve Haydutların sayısı Akıllı/ Zekilerin sayısını aştığı zaman toplumlar, rejimler ve devletler çöker.

Toplumlar için en büyük tehlike, Aptalların ve Haydutların iktidara gelmesidir. Bu tehlikeye karşı en etkili savunma da Aptalları ve Haydutları mümkün olduğunca karar alma mekanizmalarından uzak tutmaktır.

Ayrıca ben 6. bir kural daha eklemeliyim: “Aptallar ile Haydutlar birlikte iktidara geldiğinde Aptallar Haydutlaşır, Haydutlar da Aptallaşır. Böylece ‘Haydut/Aptallar’ ya da ‘Aptal/Haydutlar’ olarak toplumu ve devleti hızla çökertecek en tehlikeli ve zararlı grup oluşur!”»

Kaynakça: Sn. Emre Kongar’ın yazısından alıntıdır.

Posted in Hikayeler | İNSAN APTALLIĞININ TEMEL YASALARI için yorumlar kapalı
Haz 12

TARİHTE BUGÜN

12 Haziran:

1772 – Kâşif Marc-Joseph Marion du Fresne, Yeni Zelanda‘da Maoriler tarafından öldürüldü.

1776 – Virginia Haklar Beyannamesi, kongre delegelerinin oybirliği ile kabul edildi.

1898 – Filipinler, İspanya‘dan bağımsızlığını ilan etti.

1991 – Boris Yeltsin, Rusya cumhurbaşkanı seçildi.

2016 – ABD tarihinde LGBT’lere yönelik düzenlenen en ölümlü saldırı olan Orlando gece kulübü saldırısı gerçekleşti.

Charles Kingsley (d. 1819)

Anne Frank (d. 1929)

Gregory Peck (ö. 2003)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Haz 12

TÜRKİYE’Yİ DÖNÜŞTÜRME PROJESİ

Demek ki neymiş? Asıl sorun, anayasanın değiştirilmesiymiş.

Peki, anayasa neden değişecekmiş? Şimdiye kadar anayasayı işine gelmediğinde yok sayan bir iktidar, şimdi neden illa “anayasa isteriz” diye tutturuyor?

Birinci neden, öteden beri söyleyip geldikleri “Yeni Türkiye” hedefine ulaşmak.

İkinci neden, 2017’de devirdikleri parlamenter sistemi, bir daha geri dönülmeyecek şekilde tarihin çöplüğüne atmak.

Üçüncü neden, Batı’nın da istediği, “Türk’süz” bir anayasa yapmak.

Dördüncü neden, Atatürk vurgulu devlet modelini de geride bırakmak. Onu tarihin herhangi bir kişisi konumuna indirmek. Tıpkı, Fatih Sultan Mehmet, Kanuni Sultan Süleyman gibi.

Atatürk ilkeleri politikaya, devletin siyasal duruşuna ve reflekslerine yansımasın. O sadece tarihsel bir dönem yahut kişi olarak kendi dönemiyle raflarda yerini alsın.

Beşinci neden, laikliği biraz gevşetip, tarikat ve cemaatlere kamusal alanda yer açıp onları resmîleştirmek. Böylece ılımlı bir İslam devleti yaratmak. Kısaca siyasal sistemin öteden beri sürüp gelen din-devlet ilişkilerinde dini gruplara alan açmak.

Nihai hedef bu.

İkide bir adını söyleyip, içeriğinden hiç söz etmedikleri “Türkiye yüzyılı” da bu.

Andımızın kaldırılması.

T.C.’nin devlet dairelerinden indirilmesi.

İkide bir Atatürk eleştirilerine sessiz kalınması.

Deyip de başarılı olamadıkları çözüm süreci.

Dini cemaatlerin (dinin değil), eğitim kurumlarında daha fazla görünür olması vb. olay ve gelişmelerin nedeni, yukarıda saydığımız hedeflere ulaşmak için yapılan toplumsal testlerdi. Testti, çünkü bu tür olaylarla toplumsal refleksler ölçülmüştür.

Projeyi ortaya koyanlar, sorguluyor: Hangi radikal davranışımızda ne ile karşılaşıyoruz? Karşılaştığımız tepkiler hangi siyasal gruplardan geliyor? En çok kim ne kadar dikleşiyor. Daha fazlasını yaparsak toplumsal infial olur mu yoksa yavaş yavaş geçişi tamamlar mıyız? Bunların hepsi ölçülmüş durumda. Biz de yaşayarak gözlemlerimizle buna şahit olduk.

Size bir şey söyleyeyim mi?

Bu projeyi yapan ve planlayanlar her kim ya da kimlerse, çok iyi planladıkları ortada. Başarılı şekilde adım adım ilerliyor.

Önce, FETÖ bu plana dâhildi gibime geliyor. Sonra, dümene geçmek isteyince tasfiye edildi. Tasfiyeciler, vaziyeti yönetmeğe başlayınca kaldıkları yerden ilerliyor.

En büyük avantajları, eski siyasal sistemin zinde güçlerini başarıyla, kayıp vermeden, büyük kriz çıkarmadan tasfiye etmeleri.

Hâliyle çok mutlu olmak hakları.

Öyle ya, kurulu sistemin sigortası niteliğinde olan TSK’yı dönüştürdüler.

Vesayet sistemi, kalkınca bütün yollar kendilerine açılmış oldu. Sistem boşluk kabul edecek değildi. Hemen kendi vesayet sistemini kurdular.

Yetmedi, bürokrasiyi partileştirdiler.

Bir kaç istisna hariç devleti parti devleti haline getirdiler. Bu sebepledir ki, devletin partileri, siyasal kişileri, gizli görevlileri özellikle son seçimde tekmili birden iktidarın yanında konumladı.

Çünkü görev tamamlanmamıştı.

Ummadıklarımız, bizi şaşırtarak son seçimi Erdoğan’a kazandırmak için elinden geleni yaptı.

Böylece 20 yılda taşlar adım adım döşendi. Şimdi son kerteye gelmişiz gibime geliyor.

Geldiğimiz noktada, iktidar bloku, Anayasa Mahkemesi üzerinden “Yeni anayasa” söylemiyle vaktin geldiğini ve noktayı koyacaklarını söylüyor.

Türkiye, dö-nüş-tü-rü-lü-yor!

Bunu anladık da acaba kim dönüştürüyor?

Sadece yerli güçler mi, yoksa arkalarında ya da yanlarında başkaları da var mı?

İşte asıl sorunun burada.

Alıntı: Ahmet Gürsoy

Posted in Gündem | TÜRKİYE’Yİ DÖNÜŞTÜRME PROJESİ için yorumlar kapalı
Haz 11

TARİHTE BUGÜN

11 Haziran:

1509 – İngiltere kralı VIII. Henry ile Aragonlu Catherine evlendi.

1901 – Yeni Zelanda Cook Adaları‘nı topraklarına kattı.

1940 – II. Dünya Savaşı: İngiliz kuvvetleri İtalya‘daki Ceneviz ve Torino kentlerini bombaladı.

1955 – Tarihin en trajik motor sporları kazası olan 1955 Le Mans faciası meydana geldi: 83 kişi öldü, 120’den fazla kişi yaralandı.

2017 – Porto Riko Eyalet Referandumu yapıldı.

I. George (ö. 1727)

Jacques-Yves Cousteau (d. 1910)

Özdemir Asaf (d. 1923)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Haz 11

BAKIN SİZ

BAKIN SİZ

* * *

Aklı kullanmayan kendini dövsün

Sen övünme seni başkası övsün

İnsan doğrulukla hakikat sevsin

İrtifanız kaçtır ona bakın siz

* * *

Bir garibin göz yaşını silmeli

Nerde ağlamalı nerde gülmeli?

Ağırlığın anlamını bilmeli

Grama kiloya tona bakın siz

* * *

Bazıları niçin kanlı bıçaklı

Akıbet kişinin tavrında saklı

Halden belli olur kimlerdir haklı

Irka soya bakın gene bakın siz

* * *

Seven sevdiğini alırsa güzel

Her şey kararında olursa güzel

Kişi istikrarda kalırsa güzel

Başlayışa bakın sona bakın siz

* * *

Doğan gün doğan ay batacak elbet

Seven sevdiğini tutacak elbet

Her canlı ölümü tadacak elbet

Yaşatmak marifet cana bakın siz

* * *

Şu yaban hayatı inlerden gelir

Pek çok insan huyu genlerden gelir

Düşmanca her tavır kinlerden gelir

Yedi göbeğine kana bakın siz

* * *

Orman bekçisinin adıydı kolcu

Tepük oynayana derler futbolcu

Kimisi sağcıymış kimisi solcu

Sağa sola değil öne bakın siz

* * *

Haksız kazanarak aşırmayın ha!

Her bir şeyi abartıp taşırmayın ha!

Dengeli yaşayın şaşırmayın ha!

Hakikate doğru yöne bakın siz

* * *

Fark etmez ki erkek ya da bir dişi

Ezelden ahire yolcudur kişi

Tecrübe deneyim ustanın işi

Yarına bugüne düne bakın siz

* * *

Dünyaya düşkünlük bil ahdim değil

Övünmekmiş haşa hiç haddim değil

Bunca tekliflerim bir takdim değil

Ona buna değil bana bakın siz

* * *

Kenan Şahbaz

Posted in Şiirlerim | BAKIN SİZ için yorumlar kapalı
Haz 10

TARİHTE BUGÜN

10 Haziran:

1190 – Friedrich Barbarossa, Üçüncü Haçlı Seferleri sırasında, Saleph Nehrinde (şu anki Göksu Nehri) boğularak öldü.

1846 – Meksika-Amerika Savaşı: Kaliforniya Cumhuriyeti, Meksika‘dan bağımsızlığını ilan etti.

1916 – Osmanlı İmparatorluğu yönetimindeki Mekke, Arap isyanı sırasında Arapların eline geçti.

1930 – Türkiye ile Yunanistan arasında, Ahali Mübadelesi Antlaşması imzalandı.

1996 – Kuzey İrlanda‘da barış görüşmeleri Sinn Féin dahil olmaksızın başladı.

Pierre Loti (ö. 1923)

Elizabeth Hurley (d. 1965)

Cengiz Aytmatov (ö. 2008)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Haz 10

“TÜRKSÜZ TÜRKİYE” VE İRAN’IN DİRENİŞ

“Terörsüz Türkiye” projesinin en önemli önermesi nedir? “Türk-Arap-Kürt İttifakı” değil mi? Bazıları bu önermenin, Türkiye’yi büyüteceğini söylüyor? Peki bu nasıl olacak? Pervin Buldan, bunun yolunu açıkladı:

“Kürtler Suriye’de ‘statü’ elde etti. Şimdi sıra Türkiye’de…”

***

Peki projenin asıl sahibi kim? Projenin asıl sahibi, “Osmanlı millet sistemine dönün” diyen ABD’dir…

Fakat aslında onlar, Türkiye merkezli bir Yeni Osmanlı devleti istemiyor. Ne istediklerini, 1896 yılında karara bağladılar.

ABD’de tarihi belgelerde gizlilik, 100 yıl sonra kaldırılır. İşte böyle bir belgeyi, emekli amiral İlker Güven bulmuş ve Türk kamuoyuna mal etmişti.

Amerikan 54. dönem Kongresi’nin 31 Ocak 1896 tarihli gizli kararında özetle, Osmanlı devleti, Hıristiyan eyaletler olarak kabul edilerek, ABD’nin atayacağı ABD vatandaşı bir temsilci vasıtası ile yönetilecekti. Bu temsilci hem İstanbul eyaletinin hem de ülkenin başkanı olacaktı. Ülkenin adı Türkiye Birleşik Devletleri olacaktı. Osmanlı İmparatorluğu’nun mevcut bölgeleri, sınırlarla ayrılacak, bu bölgeler, Hıristiyan eyaletleri kabul edilip, Hıristiyan gücünün Türkiye Birleşik Devletleri adında toplanması sağlanacaktı.

Türkiye Birleşik Devletlerinin sınırlarının içinde oluşacak Ermeni devletine bütün müttefikler askeri yardım yapacaktı.

***

Atatürk, cumhuriyetin ilanı ile birlikte işte bu projeyi rafa kaldırdı. ABD, Atatürk’ten sonra bu projeye zemin oluşturacak taleplerini bütün hükümetlere dayattı ama umduğunu bulamadı. Turgut Özal’ın “Federasyonu tartışalım, Türk dediğin nedir ki?” gibi çıkışları, bu dayatmaların eseriydi.

Eyaletlerin adlarını ise 2001 yılında “Veneto’dan Bartın’a bisiklet gezisi; Köklere Dönüş” projesi sırasında açıkladılar. Eyaletler, eski Roma planlamasına göre kurulacaktı: Trakya, Bitinya, Misiya, Lidya, Karya, Likya, Pamfilya, Firikya, Kilikya, Kapadokya, Galatya, Paflagonya, Pont, Ermeniya, Antakya, Mezopotamya.

Peki bunu nasıl sağlayacaklardı. Onu da açıkladılar ve şöyle dediler:

“Amacı ulusal devletlerin iç federasyonunu gerçekleştirmek olan, politik şekilli, Avrupa karakterli bir fenomen geliştiriliyor. Küreselleşme ve kimliği arama çalışmaları aynı paralelde seyreden iki muhakemeyi birleştiriyor. Orijinin bulunması, kişinin bölgeler ve devletlerüstü bir kimlik kazanması olarak yorumlanıyor ve temelinde kişinin birçok ülkenin yurttaşıymış gibi düşünülmesi fikrine ulaşılıyor.”

Yani proje, Türkiye’de Türk kimliğini yok etme çalışmalarından biriydi.

Yani Türksüz Türkiye!

Tabii bu şekilde başarı elde edemezdiler. Bu sebeple, 2001 yılında daha AKP kurulmadan, Tayyip Erdoğan’a ABD’den gönderilen gizli belgede küreselleşmenin, “yerel yönetimlere otonomi vermek ve milli hükümetin fonksiyonlarını yerel düzeyde merkezi olmaktan çıkarmak” anlamına geldiği ve bu modeli uygulama sözü verilmesi halinde AKP’nin destekleneceği bildirildi.

İşte o tarihten sonra “90 yıllık reklam arası” gibi, “100 yıllık narkoz” gibi “AKP sayesinde Türk olmaktan kurtulduk” gibi sözde Osmanlıcı ve sözde İslamcı hezeyanlarla cumhuriyet, iktidar tarafından hedef alındı.

***

ABD, bu proje için, NATO’nun Gladio yapılanması sayesinde PKK terör örgütünü kurmuş ve yıllarca beslemişti… Terör örgütü birkaç defa bitme aşamasına getirildi, her defasına ABD tarafından kurtarıldı. Irak’tan sonra PKK’nın Suriye kolu, Suriye’de devlete ortak edildi, şimdi sıra İran ve Türkiye’de… İran, işte bu operasyona karşı direniyor. Türkiye’nin iktidarı AKP, destekçisi MHP, DEM Parti ve ana muhalefet CHP ise David Phillips’in hazırladığı ortaya çıkan açılım projelerini uygulamaya çalışıyor. “Türk, Arap, Kürt ittifakı” kavramıyla, bu projeye destek devşirmeye çalışıyorlar. “El yükseltiyorum; Kürtlere devlet vaat ediyorum” ne demektir?

***

Aslında, büyük proje, ABD Başkan Yardımcısı Wilkie’nin 1943 yılında yazdığı “Tek Dünya Devleti” kitabı ile daha da genişletilmişti. ABD, bu proje uğruna, Londra’dan Bişkek’e ve Varşova’dan Sofya’ya, Girit’e kadar üsler zinciri kurdu. Yunanistan, ABD garnizonu haline getirildi. Körfez ülkeleri zaten çoktan işgal edilmiş durumdaydı.

1 Mart tezkeresi geçseydi, ABD, Karadeniz’e çıkıp Samsun ve Trabzon limanları üzerinden hem Karadeniz’i hem Kafkasya’yı denetim altına alacak ve Güneydoğu Anadolu’da dokuz üs kuracaktı.

Büyük Orta Doğu Projesi ise MOSSAD tarafından hazırlanan, Yahudi tarihçi Bernard Lewis tarafından geliştirilen ve İsrail’in “vaat edilmiş toprakları ele geçirmek” hedefini öne alan bir projedir. Nüfusunun yarısı Türk olan İran’a saldırmaları, öncelikle bu proje içindir. Tabii asıl hedefleri, enerji kaynaklarını kontrol ederek Çin’e ve bütün devletlere karşı ABD’nin küresel egemenliğini ilan etmektir.                                         Alıntı: Arslan Bulut

Posted in Gündem | “TÜRKSÜZ TÜRKİYE” VE İRAN’IN DİRENİŞ için yorumlar kapalı
Haz 09

TARİHTE BUGÜN

9 Haziran:

68 – Roma İmparatoru Neron intihar etti.

1617 – Sultan I. Ahmed tarafından yaptırılan Sultanahmet Camii ibadete açıldı.

1815 – Viyana Kongresi sona erdi.

1928 – Avusturyalı pilot Charles Kingsford-Smith, uçağıyla ilk kez Büyük Okyanus‘u aştı.

2019 – Kazakistan‘da Kasım Cömert Tokayev yeniden cumhurbaşkanı seçildi.

Claudia Octavia (ö. 62)

Charles Dickens (ö. 1870)

Johnny Depp (d. 1963)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Haz 09

RESİMLİ ALTIN SÖZLER

RESİMLİ ALTIN SÖZLER

Keçiboynuzu (Harnup) tohumu her zaman aynı gramdadır. Tarihte elmas ölcümü için “karat” olarak kullanılırdı.

16 Keçiboynuzu (Harnup) tohumu 1 Dirhem eder. (3 gr.) 2 Dirhemlik altının 1 Çkirdek fazla tartılması satıcının itibarını gösterirdi.

“2 Dirhem 1 Çekirdek” deyimi de buradan gelmektedir.

Posted in Atasözleri Vecizeler | RESİMLİ ALTIN SÖZLER için yorumlar kapalı