Mar 28

BELLÜL DANA’DAN KISSA ARADAKİ FARK NE?

ARADAKİ FARK NE?

Halife Harun Reşid, bir gün Behlül Dânâ Hazretleri ile görüşmek istedi. Adamları Behlül Dânâ’yı mezarlık başında uyur vaziyette buldular. Behlül Dânâ, Halife Harun Reşid’in huzuruna gelince; “-Senin adamların beni uyandırdı. Rüyada ne güzel padişahtım. Saraylarım, ordularım vardı. Saltanat ve ihtişam içindeydim, senin adamların uyandırınca tahtımdan oldum.” der. Halife Harun Reşid; “-Rüyadaki padişahlığa itibar mı olur? Bak, gözünü açınca herşeyin bittiğini gördün.” deyince. Behlül Dânâ; “-Benim padişahlığım gözümü açınca bitti, senin padişahlığın da gözünü kapatınca bitecek. Aradaki fark ne?” der… Halife Harun Reşid söyleyecek söz bulamaz…

Posted in Fıkralar | BELLÜL DANA’DAN KISSA ARADAKİ FARK NE? için yorumlar kapalı
Mar 27

TARİHTE BUGÜN

27 Mart: Dünya Tiyatro Günü

1625 – I. Charlesİngiltere ve İrlanda kralı oldu.

1941 – Yugoslavya‘da Dušan Simovićkansız bir darbe ile yönetimi ele geçirdi.

1958 – Nikita KruşçevSSCB‘de Sovyetler Birliği Bakanlar Konseyi başkanlığına yükseldi.

1977 – Kanarya Adaları‘nın Tenerife Kuzey Havalimanı‘nda Tenerife faciası gerçekleşti.

1994 – Eurofighter Typhoon, ilk test uçuşunu yaptı.

Wilhelm Röntgen (d. 1845)

Halid Ziya Uşaklıgil (ö. 1945)

Quentin Tarantino (d. 1963)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Mar 27

RABBİM, BANA VARLIĞINDAN BİR EMARE GÖNDER

RABBİM, BANA VARLIĞINDAN BİR EMARE GÖNDER

Ülkemizin son zamanlarda BOP ’un Türkiye ayağına bağlı olarak Papa’yı ağlamaklı izleyenlerden tutun, terörsüz Türkiye adına terör örgütüne verilen tavizlere bağlı olarak içine düşürüldüğü girdabı ve bunu hâlâ anlamamakta ısrar edenler için:

-Adam seslendi: Rabbim bana varlığından bir emare göster,

-Bir kelebek süzüldü gökyüzünden, ama adam görmedi.

-Adam tekrar seslendi: Rabbim, bana varlığından bir emare göster,

-Bir kuş cıvıldadı yandaki ağaçta, ama adam duymadı.

-Adam tekrar seslendi: Rabbim, bana varlığından bir emare göster,

– Bir şimşek çaktı gökyüzünde, yıldırım düştü, ama adam anlamadı.

-Adam yeniden seslendi: Rabbim, bana artık varlığından bir emare göster,

-Bir cenaze geçti önünden, ama adam anlamadı.

Eh yani artık anlamayana sözüm yok. Belli ki uyanacakları da yok. Menfaatini, ülke menfaatine tercih edenler, bağımsızlıklarını ve namuslarını kaybetmeye mahkumdur.

Alıntı: Yusuf Halaçoğlu

Posted in Gündem | RABBİM, BANA VARLIĞINDAN BİR EMARE GÖNDER için yorumlar kapalı
Mar 26

TARİHTE BUGÜN

26 Mart:

1027 – II. KonradKutsal Roma imparatoru olarak taç giydi.

1915 – I. Dünya SavaşıBirinci Gazze Muharebesi gerçekleşti.

1971 – Bangladeş bağımsızlığını ilan etti.

1995 – Schengen Anlaşması yürürlüğe girdi.

1999 – Melissa isimli bilgisayar virüsü, tüm dünyada e-posta sistemlerini etkiledi.

Hallâc-ı Mansûr (ö. 922)

Ludwig van Beethoven (ö. 1827)

Patrick Süskind (d. 1949)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Mar 26

42. VE 47. ALAY

42. VE 47. ALAY

İngilizleri ve Yunanları şaşkına uğratan birlikler… İşte gerçek kahramanlar bunlar…
42. ve 47. alaylar. Alparslan grubu ve (Topal) Osman Ağanın birlikleri.
Sakarya Savaşı’nda İngilizleri nasıl şaşırttıklarını anlatalım mı?
Yunanların özel birlik sandığı bu Giresunlu yiğitler yabancı basına şöyle yansıdı…
Sakarya Savaşı öncesi, Yunanların Sakarya’da Türkleri nasıl yenebileceklerine dair İngiliz yetkililerce hazırlanan bir takım taarruz planları Britanya basınına yansımıştı.
Evet şaşırtıcı.
Savaş planları basında yer alıyordu.
İngiliz yetkililerden alınan askerî bilgilerin yayınlandığı bazı mecmualar bulunuyordu. Bunlardan bir tanesi Army and Navy dergisiydi.
İngilizlerin Yunanlar için yaptığı savaş planına göre savaş sırasında Yunan kıtalar, kuşatma yapar gibi sağa ve sola uzayacaktı.
Fakat cepheyi genişletmek demek, kıtaların incelmesi ve zayıflaması demekti. Fakat İngiliz yetkililer, Türklerde buna önlem alacak zekanın da istihbaratın da olmadığına inanmışlar ve bu taktikle Türk savunmasını yarıp geçeceklerinden emin olmuşlardı.
Sakarya Savaşı’nın gidişatı özellikle güney tarafından sürekli olarak Yunan hattının uzaması ve böylece Türk savunmasının yarılmaya çalışılması üzerine gelişiyordu.
Bu noktada beklenmedik bir olay gerçekleşti.
Yunanlar Türkleri kuşatmak için hattı her uzattığında, karşılarında yeni birlikler gördüler.
”Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır.”
Savaş kaybedildiğinde aynı İngiliz askerî yetkililer bu durumu şaşkınlıkla karşıladılar ve Kemal Paşa’nın, zekice bir hamleyle sürekli olarak kenarda hazır birlikler beklettiğini anladılar.
O birlikler, 42. ve 47 alay birlikleriydi.
Aynı birlikler bir yıl sonra Büyük Taarruz’ da da kahramanlıklar gösterdi.
Türklere karşı hazırlanan geniş ve derin mevziler hakkında bir İngiliz kurmayın ”Türkler bu mevzileri/siperleri altı ayda geçebilirlerse, altı günde geçtik desinler.” dediği o mevzileri bir gecede paslı makaslarla kesip yaranlar yine 47. alay birlikleriydi.
Gerçek kahramanlarını unutma Türk!

Kaynak: Ertürk Özel

Posted in Hikayeler | 42. VE 47. ALAY için yorumlar kapalı
Mar 25

TARİHTE BUGÜN

25 Mart:

1655 – Satürn‘ün en büyük uydusu TitanChristiaan Huygens tarafından keşfedildi.

1821 – YunanistanOsmanlı İmparatorluğu‘ndan bağımsızlığını ilan etti.

1918 – Belarus Halk Cumhuriyeti kuruldu.

1951 – İstanbul‘da Neve Şalom Sinagogu açıldı.

1992 – Kozmonot Sergey KrikalyovMir Uzay İstasyonu‘nda 10 ay kaldıktan sonra dünyaya döndü.

Evliya Çelebi (d. 1611)

Elton John (d. 1947)

Muhsin Yazıcıoğlu (ö. 2009)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Mar 25

YALAKALIK, BİR ÜLKEYİ NASIL BATIRIR?

YALAKALIK, BİR ÜLKEYİ NASIL BATIRIR?

Saadet Partisi’nin eski Genel Başkanı Mustafa Kamalak, “Bir devlet, adaletten ayrılırsa, ülke çapında en büyük çete olur” demişti.

Hukukun siyasallaşması, kuvvetler ayrılığının ortadan kaldırılarak yargının yasama ve yargının, yürütmenin emrine verilmesi demektir.

Böyle bir durumda, devletin bütün kurum ve kuruluşları, idare edenlerin elinde oyuncak olur! Daha da ötesi böyle bir devlet, emperyalist çetelerin de kuklası olur!

***

Zaman zaman hatırlatırım ama tekrarında fayda var; sosyolojinin babası sayılan İbni Haldun, asırlar öncesinden günümüze ışık tutmaktadır:

“Bil ki, devlet olmazsa olmaz iki temel üzerinde kuruludur. Birincisi asker (ordu) olarak ifade edilen güç, kuvvet ve asabiyettir. İkincisi ise askeri ayakta tutan ve devletin ihtiyaçlarını gideren mal ve paradır. İşte devlette görülecek bozulma bu iki temelden başlar.

Hükümdar, iktidarda kendisine ortak olanları yönetimden uzaklaştırıp iktidarı kendi tekeline alır. Sonra da onları alçaltarak yerlerine, kendisine bağlı bir asabiyet oluşturur. Ancak bu yeni asabiyet, içine gömüldüğü lüks ve safahat sebebiyle yok olmanın eşiğine gelir. Bu yüzden ülkenin sınırlarının korunması da zorlaşır. Bu durum onlara karşı halkı cesaretlendirir ve uzak bölgelerde devlete isyanlar başlar. Sonuçta devlet ikiye veya üçe bölünür, yönetim kurucu asabiyete boyun eğdirenlerin eline geçer…”

Orduyu, cemaatle birlikte zaafa düşürdüler, mal ve para kaynaklarına ise tamamen el koydular… Ülkenin kaynakları, özellikle borçlanma ve faiz yoluyla, dışa akıtılıyor. Ülkenin kanı emiliyor…

Peki kendilerini kurucu asabiyete, yani kuruluş felsefesine bağlılıktan bahsedenler, bunca hırsızlık ve zorbalığa rağmen neden halkın desteğini alamıyor?

İbni Haldun’da ona da cevap var:

“Devlet, yaşamaya devam edip, hükümdarlık büyük bir güce ulaşınca, esnaftan, (iş dünyasından) pek çok kişinin her türlü hizmet ve nasihatle hükümdara yaklaşmaya çalıştığı, bu amaçla hükümdara, etrafındakilere ve hanedan soyuna mensup olanlara büyük bir yalakalık örneği sergilediği, zenginlikten büyük pay almayı hedeflediği görülür.

Bu kimselerin en belirgin özelliği hükümdara boyun eğmek, yalakalık yapmak ve onun isteklerini yerine getirmeye çalışmaktır. Bu yüzden makamları yükselir, nüfuzları genişler ve hükümdarın yanında sahip oldukları dereceden dolayı insanlar saygı ve hürmet ile onlara yönelir. Kurucu kabilenin (bugün için kurucu felsefenin) mensupları ise kaprisli ve kendilerini üstün gören tavırlarına devam eder. Ancak bu tavır, sadece hükümdarın öfkelenip onları yanından uzaklaştırmasına ve başkalarını tercih etmesine sebep olur. Bu hal, devletin çöküşüne kadar devam eder ve devletler için bu durum doğaldır.”

***

Günümüzde devleti yönetenler, ortakları olan FETÖ ile orduyu etkisizleştirdiler. Orduyu kendilerine tabi kılmak için FETÖ ile kurucu felsefeye sahip olan kadroları karşı karşıya getirdiler. Sonuçta iki grubu da kilit noktalardan tasfiye ederken yerlerine başka grupları getirdiler. Son yaptıkları iş ise sebebini disiplinsizlik diye gösterseler de beş teğmeni ve üç komutanı, kurucu felsefeye bağlılık yeminine önderlik ettikleri için ordudan atmak oldu!

Bu süreçte ekonomiyi batırmak için kararlar aldılar. FETÖ’nün yerine getirdikleri grubun parasının 17 milyar lira olduğu ileri sürülüyor ama bu doğru değil. Kayıt dışı paranın miktarının 117 milyar dolar olduğuna dair bilgiler var! Üstelik bu paralar, İngiltere bankalarında tutuluyor ve Türkiye’nin Maliye Bakanı, zaman zaman bu ülkeye giderek yüksek faizle borç alıyor. Eskiden altın rezervleri İngiltere’de tutuluyordu, şimdi ise Türk ekonomisini ayağa kaldıracak kadar büyük paralar, yine İngiltere bankalarında işletiliyor. Böylece Türkiye, kendi parasının çok az bir kısmını, İngiltere’den yüksek faizle borç olarak almış oluyor! Sonra da emekli aylığı, öğrenci harçlığı düzeyine indiriliyor! Kaldı ki en düşük emekli aylığı, bir üniversite öğrencisine bir ay yetmez!

Bu arada, yıllardır Katar, Singapur ve Malezya bankalarına yatırılan rüşvet veya komisyonların 23 yıllık toplamı da 1 trilyon doları buldu!

Tabii hal böyle olunca, dünyadaki bütün parayı kontrol eden İngiltere ve ABD, Türkiye’ye siyasi dayatmalarda da bulunuyor ama İngilizler, Amerikalılar gibi alenen ve kabaca değil, sessiz ve derinden giderek bu işi yapıyor…

Çözüm bulmak için önce sorunu doğru tespit etmek gerekir!

Kaynak: Arslan Bulut

Posted in Gündem | YALAKALIK, BİR ÜLKEYİ NASIL BATIRIR? için yorumlar kapalı
Mar 24

TARİHTE BUGÜN

24 Mart:

1721 – Johann Sebastian BachBrandenburg Konçertoları olarak adlandırılan 6 konçertosunu sundu.

1882 – Robert Kochverem hastalığına neden olan mycobacterium tuberculosis adlı bakteriyi keşfettiğini duyurdu.

1944 – II. Dünya Savaşı sırasında Alman işgal birlikleri tarafından Ardeatine Katliamı yapıldı.

1976 – Arjantin Devlet Başkanı Isabel Peron, kansız darbeyle devrildi.

1999 – NATOKosova’daki çatışmalar üzerine, Yugoslavya‘ya karşı hava harekâtı başlattı.

I. Elizabeth (ö. 1603)

Jules Verne (ö. 1905)

Dario Fo (d. 1926)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Mar 24

TÜKENDİ

TÜKENDİ

Habil’le Kâbil’le başladı kavga
Azdı, öz canını dişledi kavga
Kan davası oldu işledi kavga
Tükendi yazmaktan kalem tükendi
Dillerde tüy bitti kelam tükendi
* * *
Peygamberler geldi din tebliğ etti
İnsan uslanmadı inkâra gitti
Dünyada vahşice pek çok kan döktü
Tükendi yazmaktan kalem tükendi
Dillerde tüy bitti kelam tükendi
* * *
Ciddiye almadı kimse duyumu
Vahşilik insanın gerçek huyu mu?
Firavun soyu mu Nemrut soyu mu?
Tükendi yazmaktan kalem tükendi
Dillerde tüy bitti, kelam tükendi
* * *
İnsanlık tufana tutuldu bir de…
Seçilip kurbana katıldı bir de…
Köle pazarında satıldı bir de…
Tükendi yazmaktan kalem tükendi
Dillerde tüy bitti kelam tükendi
* * *
Yazmayan kalmadı Sümer’den beri
Destanla anlattı devrin eseri
Sizce gidildi mi şimdi ileri?
Tükendi yazmaktan kalem tükendi
Dillerde tüy bitti, kelam tükendi
* * *
Şerefini nasıl bitirdi böyle?
Güzel huylarını yitirdi böyle
Dünyayı cinnete götürdü böyle
Tükendi yazmaktan kalem tükendi
Dillerde tüy bitti kelam tükendi
* * *
Elini kanlara daldıran zalim
Dünyaya bu zulmü dolduran zalim
Batıldı O Hakk’a saldıran zalim
Tükendi yazmaktan kalem tükendi
Dillerde tüy bitti kelam tükendi
* * *
İnsanlık güçsüzü horlayacakmış
Dünyada ateşi korlayacakmış
Hakk’ı kıyamete zorlayacakmış
Tükendi yazmaktan kalem tükendi
Dillerde tüy bitti kelam tükendi
* * *
İnsan düşüncesi gelişmez mi hiç?
Okuyup yazarak bilişmez mi hiç?
Dünya nimetini bölüşmez mi hiç?
Tükendi yazmaktan kalem tükendi
Dillerde tüy bitti kelam tükendi
* * *
Dünyayı böldükçe bölüyor insan
Bir yanda sinsice gülüyor insan
Bir yanda açlıktan ölüyor insan
Tükendi yazmaktan kalem tükendi
Dillerde tüy bitti kelam tükendi
* * *
Güç kazandık herkes ile dalaştık
Hadsizliğe işte böyle ulaştık
Savaşa karşıyız dedik savaştık
Tükendi yazmaktan kalem tükendi
Dillerde tüy bitti kelam tükendi
* * *
Çağ atladık diye övünüyoruz
Adaletsizlikten dövünüyoruz
Kendi kendimize sövünüyoruz
Tükendi yazmaktan kalem tükendi
Dillerde tüy bitti kelam tükendi

* * *

Kenan Şahbaz

Posted in Şiirlerim | TÜKENDİ için yorumlar kapalı
Mar 23

TARİHTE BUGÜN

TARİHTE BUGÜN

23 Mart:

1919 – Benito Mussoliniİtalya‘da Faşist Mücadele Birliklerinin İttifakı (Fasci Italiani di Combattimento) partisini kurdu.

1921 – İkinci İnönü Muharebesi başladı.

1933 – ReichstagAdolf Hitler‘e kararnamelerle ülkeyi yönetme yetkisi verdi. Hitler’in geniş yetkilere sahip olduğu Führer makamının meşru temeli bu yetki yasasıdır.

1956 – Pakistan, ilk İslam cumhuriyeti oldu.

2001 – Sovyet uzay istasyonu Mir‘in görevi sonlandırıldı.

Pierre-Simon Laplace (d. 1769)

Stendhal (ö. 1842)

Akira Kurosava (d. 1910)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı