Haz 17

TARİHTE BUGÜN

17 Haziran: İzlanda Millî Günü

1397 – I. Margaret‘in yönetimi altında Kalmar Birliği kuruldu.

1462 – III. Vlad komutasındaki Eflak birlikleri tarafından II. Mehmed komutasındaki Osmanlı birliklerine karşı Târgovişte gece baskını düzenlendi.

1631 – Mümtaz Mahal doğum yaparken öldü. Eşi Şah Cihan, ertesi yıl başlattığı anıt mezar Tac Mahal‘i 20 yıl içinde tamamlattı.

1944 – İzlanda, Danimarka‘dan ayrıldı ve cumhuriyet ilan etti.

1972 – Watergate skandalı: ABD Başkanı Richard Nixon‘un partisi ile bağlantılı 5 hırsız Watergate iş merkezindeki bir büroya gizli mikrofon yerleştirirken polis tarafından yakalanarak tutuklandı.

Adile Naşit (d. 1930)

Naveen Andrews (d. 1969)

Thomas Kuhn (ö. 1996)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Haz 17

EY İNSAN!

EY İNSAN!

* * *

Edenler ettiğini bu dünyada bulacak

Her can gibi senin de betin benzin solacak

Musallada bir anlık saltanatın olacak

Yaşıyorken kendini bir sorgula ey insan!

* * *

Geçmişinde ne idin şimdi ise ne oldun?

Hâlbuki insan olup şanla şerefle doldun

Bebek çocuk genç iken artık yaşlandın soldun

Yaşıyorken kendini bir sorgula ey insan!

* * *

Ne şahlar ne sultanlar gelip geçmediler mi?

Kimisi de şahsını (haşa) Tanrı seçmediler mi?

O ecel şerbetinden mecbur içmediler mi?

Yaşıyorken kendini bir sorgula ey insan!

* * *

İlk insandan bu güne gelen dini incele

Eğer aklın yeterse Hak indini incele

Bu dünyayı âlemi bir kendini incele

Yaşıyorken kendini bir sorgula ey insan!

* * *

Aklın bilgin olmasa nasıl alışacaktın?

Çeşit çeşit nimete nasıl ulaşacaktın?

Nasıl görüp duyacak nasıl dolaşacaktın?

Yaşıyorken kendini bir sorgula ey insan!

* * *

Kenan Şahbaz

Posted in Şiirlerim | EY İNSAN! için yorumlar kapalı
Haz 16

TARİHTE BUGÜN

16 Haziran:

1815 – Waterloo Muharebesi‘nden iki gün önce gerçekleşen Ligny Muharebesi, Napolyon‘un son zaferi oldu.

1903 – Ford motor şirketi kuruldu.

1940 – Philippe Pétain, Vichy Fransası başbakanı oldu.

1963 – Vostok 6 ile dünya yörüngesine fırlatılan Rus kozmonot Valentina Tereşkova, uzaya giden ilk kadın oldu.

1983 – Yuri Andropov, SSCB başbakanı oldu.

Margaret Bondfield (ö. 1953)

Reşad Sadıkov (d. 1982)

Ayhan Işık (ö. 1979)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Haz 16

İSLAMİ ŞARTLARA UYGUN ÜLKELER

İSLAMİ ŞARTLARA UYGUN ÜLKELER

Mart 2026. İslami Şartlara Uygun Ülkeler Deyince! İslamın şartlarını en iyi, Müslüman ülkeler uygular demeyin.

‘Batı’ya gittim ve İslam’ı gördüm ama Müslüman yok. Doğuya döndüm ve Müslümanları gördüm ama İslam yok’ (Muhammed Abduh)

‘Onların yaşantısı bizim dinimiz gibi. Bizim yaşantımız ise; Onların dini gibi’ Mehmet Akif Ersoy

Müslümanlık SADECE Şeriat Demek Değildir. Bu sıralamalar içinde din ve dindarlık unsuru yok. Bunun yerine Ekonomi,  Hukuk; Adaletli Devlet Yönetimi, İnsani ve Siyasi Haklar; Uluslararası İlişkiler ve İtibardan tasarruf olmaz anlayışına dayanan müsrif harcamalarla bile sağlanamayan GERÇEK SAYGINLIK var.

Bu kriterler üzerinden değerlendirmeler yapılmış. Sonuç olarak bu şartları yerine getiren herkes İslamın emrettiği şartları uyguluyor demektir. Devletler; Bir ülkenin halkı beş vakit namaz kılıyor; Pazar günleri kiliseye gidere bakmaz.

İslami Şartlara Uygun Ülkeler 2020 – 2024 yılları arası sıralamada ilk 40 ülke arasında, HER NE HİKMET İSE! hiç Müslüman ülkesi yok. 

2020 yılında, 100. sırada; Dünyanın kıskandığı Türkiye! Puanı; 3,88 Hadi teknik teknoloji bizim değil diyelim. Müslümanlığı, Suudi Arabistana ve Araplara kaptırmayan Türkiye nerede. Ekonomi; Hukuk/ Devlet Yönetimi; İnsan ve Siyasi Haklar ile Uluslararası İlişkiler / Saygınlık sıralamasında yok. Nerede Müslümanlık? Komünist Çin bile bizden daha dürüst ve 82. sırada. 

2021 yılı Müslüman Olmayan fakat İslamın Emrettiği Kuralları Yerine Getiren ilk 10 devlet sıralamasında;

Yeni Zelanda; İzlanda; Hollanda;İsveç;Norveç;Danimarka; İrlanda. İsviçre; Kanada;Finlandiya

Ve İslami Şartlara Uygun Ülkeler sıralamasında ilk sıralarda yer alan Müslüman ülke ise 43. sırada Malezya var!. TÜRKİYE 100.

2022 yılına ait İslami şartlar sıralamasında TÜM Müslüman ülkelerin 149 ülke arasında aldığı toplam sıralama ortalaması 110.5

Yine bu kuruluşun aradığı şartlara göre Türkiye’nin (her birinin) 10 üzerinden puanı: Ekonomi; 4.93 Hukukun uygulanması; 2.94 İnsani Hakların gözetimi; 3.59 Uluslararası ilişkiler: 2.93 Ortalaması: 3.73

2023 yılı — ?

2024 yılı 149 ülke için her 10 puan üzerinden yapılan puanlama sırasına göre:

İrlanda; İzlanda; Yeni Zelanda; Danimarka; Hollanda; İsveç; İsviçre; Finlandiya; Almanya; Norveç; Malezya 41;TÜRKİYE 109.

Kaynak: http://islamicity-index.org/

Posted in Gündem | İSLAMİ ŞARTLARA UYGUN ÜLKELER için yorumlar kapalı
Haz 15

TARİHTE BUGÜN

15 Haziran:

1888 – II. Wilhelm, Almanya İmparatoru oldu.

1941 – II. Dünya Savaşı: Battleaxe Harekâtı başladı.

1954 – UEFA (Union des Associations Européennes de Football) kuruldu.

1970 – Türkiye tarihindeki en büyük işçi eylemlerinden biri olan 15-16 Haziran olayları meydana geldi.

1975 – Soyuz 19, Baykonur Uzay Üssü‘nden havalandı.

Neil Patrick Harris (d. 1973)

Ella Fitzgerald (ö. 1996)

Mîna Urgan (ö. 2000)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Haz 15

BENİM DE RABBİMDİR

BENİM DE RABBİMDİR

“Şüphesiz Allah, benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. Öyleyse O’na kulluk edin. İşte bu, doğru yoldur.” Âl-i İmrân Suresi 3/51

Abdullah bin Mihran anlatıyor:

Hârûn Reşîd hacca gitti. Dönüşünde bir müddet Kûfe’de istirahat etti. Sonra yola çıkacağı zaman herkes kendisini yolcu etmek için sokağa döküldü. Behlül de çıkmıştı. Çocuklar onunla oynayıp eğleniyorlardı. Tam o sırada Hârûn’un develer üzerinde muhteşem kâfilesi gözüktü. Çocuklar da Behlül’ü bırakıp onun seyrine koyuldular. Tam Hârûn’un geldiği sırada Behlül yüksek sesle:

“Ey Hârûn!” diye seslendi.

Hârûn, perdeyi kaldırarak:

“Buyur Behlül, ne istiyorsun?” dedi. Behlül:

“Ey Müminlerin Emîri! Eymen bin Nâil, Kudame bin Abdülâmir’den bize şöyle haber verdi ve dedi ki:

“Ben Resûl-i ekremi Arafat’tan dönüşte görmüştüm. Kızıl bir deveye binmişti. Yanında kimse dövülmediği gibi, kimse de kovulmazdı. “Yol verin, yol verin!” diyen münâdileri de yoktu. Sen de bu usûle riâyet eyle. Bilmiş ol ki; tevâzu ile yolculuk etmen, kibir ile seyâhatinden hayırlıdır.”

Behlül Dânâ yine;

“Bağdât ve etrafını nûrlandırıp aydınlatacak hediyeler götürüyor musun?” dedi.

Halîfe;

“Bu hediyeler nasıl olur?” deyince,

Behlül hazretleri;

“İnsanlara Allahü teâlânın sevgisini, O’ndan korkmayı, onlara örnek olacak şekilde hâl ve hareketler, onlar hakkında temiz ve güzel düşüncelere sâhib olmak en güzel hediyedir.” dedi.

Bunu dinleyen Hârûn Reşîd ağlayarak;

“Ey Behlül, biraz daha anlat!” dedi.

Behlül:

“Memleketinin bir köşesinde bir mazlum zulme uğrasa, sen memleketin diğer köşesinde bile olsan, Allahü teâlâ bunun hesâbını senden soracak. Allahü teâlâ Kur’ân-ı kerîmde meâlen; “Şüphesiz ki iyiler Naîm Cenneti’ndedir. Kötüler ise Cehennem’dedir.” buyurdu (İnfitar sûresi: 13-14). Âhirette, Cennet veya Cehennem dışında gidilecek üçüncü bir yer yoktur. O hâlde hazırlığını buna göre yap.” dedi.

Halîfe;

“Amellerimiz hakkında ne dersiniz?” diye sordu.

Behlül hazretleri;

“Allahü teâlâdan korkarak ve emrettiğine uygun olarak yapılan amel makbuldür.” buyurdu.

Halîfe;

“Peygamber efendimizle, akrabâlık olarak yakınlığımız hakkında ne dersiniz?” diye sordu.

Behlül;

“Peygamber efendimize akrabâlıktan ziyâde, bildirdiği hükümlere bağlılıkta yakın olmak daha mühimdir.” dedi.

Halîfe;

“Peygamber efendimizin şefâatine kavuşabilecek miyiz?” deyince de,

Behlül;

“Onu Allahü teâlâ bilir.” buyurdu.

Halîfe;

“Nasıl yaşayalım?” diye sordu.

Behlül;

“Allah’tan kork. Her hâlinde Muhammed aleyhisselâmın sünnetine tâbi ol. Bu durumda en kârlı yolu seçmiş olursun.” dedi.

Halîfe;

“Çok güzel söylüyorsun, şu hediyemi kabûl et.” dedi.

Behlül hazretleri de;

“Onu kimden aldınsa ona ver. Dünyâdaki sâhipleri yakana yapışmadan önce, verenin yoluna harca. Bunu burada yap. Âhirete kalırsa onlara bir şey bulup veremezsin, râzı edemezsin.” diye cevap verdi.

Parayı almayınca, Hârûn Reşîd;

“Para borcun varsa onu ödeyelim.” dedi.

Behlül:

“Kûfe’de birçok ilim sâhipleri vardır. Borç ile borcun ödenmeyeceğinde ittifak etmişlerdir.” dedi.

Hârûn Reşîd:

“Bâri ihtiyâcını temin edelim.” deyince,

Behlül hazretleri;

“Allahü teâlâ senin Rabbin olduğu gibi, benim de Rabbim’dir. Seni hatırlayıp beni unutması muhâldir.” buyurdu.

Hârûn Reşîd, bu sözleri işitince ağladı.

Posted in Fıkralar | BENİM DE RABBİMDİR için yorumlar kapalı
Haz 14

TARİHTE BUGÜN

14 Haziran

1846 – Meksika-Amerika Savaşı sırasında Kaliforniya Cumhuriyeti, Meksika‘dan bağımsızlığını ilan etti.

1940 – Sovyetler Birliği, Litvanya‘ya Kızıl Ordu‘nun ülkeye girmesine ve Sovyet yanlısı bir hükümet kurmasına izin verilmesini talep eden bir ültimatom verdi.

1985 – Schengen Anlaşması; Fransa, Almanya, Belçika, Hollanda ve Lüksemburg tarafından imzalandı.

1992 – Thabo Mvuyelwa Mbeki, Güney Afrika Başkanı olarak göreve başladı.

2014 – Ukrayna Hava Kuvvetleri‘ne ait bir İlyuşin İl-76 nakliye uçağı, Lugansk Halk Cumhuriyeti güçleri tarafından vuruldu, uçakta bulunan 49 kişi öldü.

Charles-Augustin de Coulomb (d. 1736)

Max Weber (ö. 1920)

Ernesto “Che” Guevara (d. 1928)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Haz 14

TÜRKÜN TÜRKE YAPTIĞI

Kansas Üniversitesi Kütüphanesinin müdavimi olmuştum. Kütüphanenin, Türk Tarihi Bölümünde yazılı belgeleri inceliyor, not tutuyordum.

Devamlı, aynı yere geldiğimi gören orta yaşlı bir Amerikalı, yanıma yaklaştı. Kırık Türkçesi ile ”Türk’sün, değil mi” diye sordu. Şaşırdım. Dünyanın bu uzak diyarında birisi bana Türkçe soru soruyordu.

Amerikalı, Türk Tarihi konusunda doktora yapmış. Bizi, bizlerden daha iyi tanıyor. Ahbap olduk. ”Siz Türkler, birbiriniz ile savaşmasaydınız, bu gün tüm dünya Türkçe konuşuyor olacaktı” demez mi.

Çin’de, Türkçe 300 yıl devlet lisanıydı, diye söze başladı. Afganistan ve Hindistan’da 963 yılında Alp Tigin ile başlayan Türk hakimiyetinin 1858 yılına, İngilizler gelene kadar devam ettiğini söyledi.

Kendi aramızdaki önemli savaşları sıraladı ve sonuçlarını özetledi.

1. Dandanakan Savaşı. 1040 yılında Selçuklu Türkleri ile Gazne Türkleri arasında yapıldı. Selçukluların galibiyeti ile sonuçlandı. Gaznelilerin Hindistan’daki egemenliği sarsıldı.

2. Katvan Savaşı. 1141 yılında, Selçuklular ile Karahitaylılar arasında yapıldı. Büyük Selçuklu Devleti yıkıldı. Haçlıların önü açıldı.

3. Pervan Savaşı. 1221 yılında Harzemşahlar ile Cengiz Han arasında yapıldı. Harzemşahlar devleti perişan oldu. Moğolların önü açıldı.

4.Yassı Çemen Savaşı. 1230 yılında, Celalettin Harzemşah ile Selçuklular arasında yapıldı. Harzemşahlar devleti yıkıldı. Ama, Moğollara karşı, Selçukluya tampon görevi yapan güç de ortadan kalktı.

5. Kösedağ Savaşı. 1243 yılında, Moğollar ile Anadolu Selçuklu Devleti arasında yapıldı. Selçuklu yenildi ve perişan oldu. Türklerin Avrupa’ya geçişleri bir süre engellendi.

6. Kunduzca Savaşı. 1391 yılında, Altın Orda Devleti ile Timur arasında yapıldı. Altın Orda Devleti yıkıldı. Ruslar boşluğu doldurdu. Altın Orda yaşasaydı, Rusya diye bir devlet olamazdı.

7. Ankara Savaşı. 1402 yılında Emir Timur ile Osmanlı arsında yapıldı. Osmanlı fetret dönemine girdi. Avrupa Türk istilasından kurtuldu.

8. Otlukbeli Savaşı. 1473 yılında Tercan-Otlukbeli’nde, Fatih Sultan Mehmet ile Uzun Hasan arasında yapıldı. Akkoyunlular yenildi. Ama, Osmanlı güç kaybetti, Roma ve Papa kurtuldu.

9. 1517 yılında Yavuz Sultan Selim Han Mısırdaki Memluk Türk Devletine son verdi. Bu sıralarda, Osmanlı, tüfeğe mermiyi koymuş ve Avrupa’dan 50 yıl ilerdeydi. Yavuz Sultan Selim gücü Batıya yöneltseydi, Avrupa Türk egemenliğine girebilirdi.

10. 1683 Viyana kuşatması sırasında, Tatar Girayına gözcü görevi verilmişti. Giray, rüşvet almıştı ve Lehlerin gelişini haber vermedi. Lehlerin nehirde Türk askerini katledişini, köprü üzerinden seyrediyordu. Tatar ihaneti, Türklerin dünya devleti kurmasındaki son şansının kaybolmasıyla sonuçlandı.

Türkler kendi aralarında enerjilerini harcamasaydı ve Tatar ihaneti olmasaydı, bugün dünyayı Türkler idare ediyor olacaktı. Dünya, daha adil ve huzurlu bir yer olurdu. Hem Türkler kaybetti, hem de dünya kaybetti.

Alıntı: Şinasi Kara

Posted in Gündem | TÜRKÜN TÜRKE YAPTIĞI için yorumlar kapalı
Haz 13

TARİHTE BUGÜN

14 Haziran:

1846 – Meksika-Amerika Savaşı sırasında Kaliforniya Cumhuriyeti, Meksika‘dan bağımsızlığını ilan etti.

1940 – Sovyetler Birliği, Litvanya‘ya Kızıl Ordu‘nun ülkeye girmesine ve Sovyet yanlısı bir hükümet kurmasına izin verilmesini talep eden bir ültimatom verdi.

1985 – Schengen Anlaşması; Fransa, Almanya, Belçika, Hollanda ve Lüksemburg tarafından imzalandı.

1992 – Thabo Mvuyelwa Mbeki, Güney Afrika Başkanı olarak göreve başladı.

2014 – Ukrayna Hava Kuvvetleri‘ne ait bir İlyuşin İl-76 nakliye uçağı, Lugansk Halk Cumhuriyeti güçleri tarafından vuruldu, uçakta bulunan 49 kişi öldü.

Charles-Augustin de Coulomb (d. 1736)

Max Weber (ö. 1920)

Ernesto “Che” Guevara (d. 1928)

Posted in Tarihte Bugün | TARİHTE BUGÜN için yorumlar kapalı
Haz 13

İNSAN APTALLIĞININ TEMEL YASALARI

«“İnsan Aptallığının Temel Yasaları” (The Basic Laws of Human Stupidity) İtalyan tarihçi Carlo Maria Cipolla’nın 1976’da yazdığı bir kitaptır. Keskin bir toplumsal mizah olmakla birlikte, bir tarihçi tarafından yazılan, çarpıcı bir siyasal eleştiridir. Cipolla, tarihçi kimliğiyle insan davranışını ekonomik bir açıdan inceler ve “Aptallık” kavramını bilimsel yöntemlerle ama bol mizahla ele alır. Ona göre toplumlar dört temel gruptan oluşur:

Aptallar (Stupids)

Akıllılar/Zekiler (Intelligents)

Haydutlar/Kurnazlar (Bandits)

Çaresizler/Âcizler (Helpless)

Akıllı/Zeki kişi akıllı olduğunu bilir. Haydut, haydut olduğunun farkındadır.

Çaresiz/Âciz kişi, kendi çaresizliğinin ve zavallılığının farkındadır.

Tüm bu karakterlerin aksine, Aptal kişi aptal olduğunu bilmez. Her bir grubun eylemleri, kendilerinin ve başkalarının yararları/ zararları açısından şöyledir:

Akıllı/Zeki: Hem kendine hem başkalarına yarar sağlar.

Çaresiz/Âciz: Kendine zarar verir, başkalarına yarar sağlar.

Haydut/Kurnaz: Kendine yarar sağlar, başkalarına zarar verir.

Aptal: Hem kendine hem başkalarına zarar verir.

Cipolla’nın Beş Temel Yasası: Kitabın çekirdeği, beş temel yasadır (bazı kaynaklarda dördü vurgulanır, çünkü beşinci yasa makro siyasal çözümleme ile ilgilidir):

1) Herkes her zaman Aptallığı hafife alır; etraftaki aptal insanların sayısını ve gücünü küçümser.

2) Aptallık, kişinin öteki niteliklerinden bağımsızdır; her grupta eşit dağılım gösterir.

3) Aptal hem başkalarına zarar verir hem de başkalarına zarar verirken kendisi de zarar görür. Bu, Aptallığın “altın kuralı”dır; Çünkü Aptallığın bütün mantık sınırlarını aştığını gösterir.

4) Aptal olmayanlar, aptalların yıkıcı gücünü her zaman hep küçümserler; bu nedenle onlarla iş birliği yapmak veya uğraşmak çok pahalıya mal olur.

5) Toplumların yükselişi ve çöküşü, toplumdaki ve iktidardaki aptalların ve haydutların oranına ve sayısına bağlıdır.

Aptallar ve Haydutlar Demokratik toplumları geriletir ve gerileyen toplumlarda Aptalların ve Haydutların yıkıcı gücü artar; Demokratik toplumlarda, Aptalların ve Haydutların sayısı Akıllı/ Zekilerin sayısını aştığı zaman toplumlar, rejimler ve devletler çöker.

Toplumlar için en büyük tehlike, Aptalların ve Haydutların iktidara gelmesidir. Bu tehlikeye karşı en etkili savunma da Aptalları ve Haydutları mümkün olduğunca karar alma mekanizmalarından uzak tutmaktır.

Ayrıca ben 6. bir kural daha eklemeliyim: “Aptallar ile Haydutlar birlikte iktidara geldiğinde Aptallar Haydutlaşır, Haydutlar da Aptallaşır. Böylece ‘Haydut/Aptallar’ ya da ‘Aptal/Haydutlar’ olarak toplumu ve devleti hızla çökertecek en tehlikeli ve zararlı grup oluşur!”»

Kaynakça: Sn. Emre Kongar’ın yazısından alıntıdır.

Posted in Hikayeler | İNSAN APTALLIĞININ TEMEL YASALARI için yorumlar kapalı