Eki 13

Terör Örgütüne Silahları Kim Veriyor?

images (1)
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Şimdi IŞİD bahanesiyle Peşmerge’ye ve PKK’ya destek sağlanması ise intihar olarak ifade edilirken TSK’nın silahlarından PKK ve Peşmergeye verildiği iddiaları ise ayyuka çıkıyor. Bunlar, görmemezlikten, duymamazlıktan gelinecek iddialar değil. Türkiye adım adım tuzağa çekiliyor. Medya ise bizleri oyalamakla, gerçekleri ise gizlemekle meşgul. “Bastır parayı yap haberi”  sözleri  tam bu gün için söylenmiş gibi..(K.Ş)
 
 
Posta Gazetesi yazarı Candaş Tolga Işık, Abdullah Öcalan’ı İmralı’da karşılayan ve sorgusunu yapan Jandarma İstihbarat Albay Hasan Atilla Uğur ‘Abdullah Öcalan’ı Nasıl Sorguladım?’ simli bir kitabından bahseder..
Öcalan’ın ifadesindeki ‘PKK’ya hangi devletler ne yardımı yapıyordu’ bölümlerine işaret ederken, PKK’ya yardım etmeyen tek devletin Libya olduğuna dikkatleri çeker.
 
“ÖCALAN ANLATIYOR”
İşte Apo’nun kendi cümleleriyle PKK ve ‘dış bağlantıları’…
Yunanistan: “En başından beri hep çok iyi destek aldık. Kamplar, askeri ve maddi destek, teknik sabotaj, orman yangını eğitimlerini bizzat Yunan istihbaratı verdi.”
ESAD’LA BİZZAT GÖRÜŞÜYORDUM
Suriye: “Hafız Esad’ın kardeşi Cemil Esad’la bizzat görüşüyordum. Suriye’de kamplar açtık. Suriye devleti
örgütlenmemize izin vermişti. Maddi gelir elde etmemize engel olmuyorlardı. Sınır geçişlerinde kolaylık sağlıyorlardı. Suriye’de yıllık 1 milyon dolardan fazla gelir elde ediyorduk. Zaman zaman Muhaberat’ın (gizli servis) arabalarını kullanıyorduk.”
İran: “Gizli servis İttiaat’tan Sait isimli bir şahısla irtibat halindeydim. Bize silah, SAM7 füzeleri ve lojistik destek sağladılar. Bir hastane, 3 de kamp kurmamıza izin verdiler. Silah ve hayvan ticaretinden pay alıyorduk. Gelirimiz Avrupa’dakine yakındı.”
Bulgaristan: “Bir eğitim bürosu açtık… Gizli servislerinin haberi vardı… Ses çıkarmıyorlardı.”
PATLAYICILARI SIRBİSTAN’DAN ALIYORDUK
Sırbistan: “Ellerinde Strella Füzesi vardı. 20 adet satın aldık. Sırplar sonra çok daha fazlasını bize destek amacıyla parasız verdi. Füze eğitimlerini de onlardan aldık. TNT, C-4 gibi patlayıcıları Sırbistan’dan sağlıyorduk.”
Romanya: “Bükreş’te evlerimiz ve derneklerimiz bulunuyordu. Devlet bize serbesti sağlamıştı. Türkiye’den katılanların ilk eğitim yeri Romanya’ydı. Romanya istihbarat servisi bize telsiz, dürbün, gece görüş cihazı gibi teknik malzeme verdi.”
Almanya: “Gizli servisle görüşüyordum. Parlamentodan da beni ziyarete gelenler olurdu. Örgüt yöneticisi Kani Yılmaz’ın sığınma talebini kabul edip, pasaport verdiler. Her anlamda güçlü olduğumuz bir yerdi.”
İngiltere: “Bizim konumuzda en akıllı davranan ülkeydi. Hiç direkt siyasi ilişki kurmadılar. Ama gizli olarak en büyük
desteği İngiltere’den alıyorduk.”
Holanda: “Bizim üslenme ve eğitim alanımızdır. En çok destek ve para bulduğumuz ülkedir.”
Fransa: “Bize her zaman çok yakın oldular!”
Amerika: “Bir temsilci atadık. Dernek kurdular. Ayrıca bir enformasyon büromuz vardı. Zaman zaman oradaki düşünce kuruluşlarından destek aldık.”
PKK’YA SICAK BAKMAYAN TEK ÜLKE
Libya: İşçiler arasında iyi örgütlenmemiz vardı. Yılda 500 bin dolara yakın bağış topluyorduk. Ama Libya devleti ile aramız iyi değildi. Her türlü imkanları olmasına rağmen bize araç, gereç, silah ve malzeme vermediler. Defalarca talebim oldu ama Kaddafi bize hiç sıcak bakmadı.”
 
(Türkiye ise Kaddafi”ye yapmadığını bırakmadı dense yeridir..)
*
Okurken tüyleriniz diken diken oluyor…
Türkiye’de kan dökmek için ilan edilen ‘çok uluslu’ seferberliğe mi yanarsınız yoksa tek ‘dost’umuzun Kaddafi oluşuna mı?
Hâlâ “PKK 27 yıldır neden bitirilemedi?” diye sormaya gerek var mı?
 
Kaynak:http://www.ensonhaber.com/ulke-ulke-pkkya-kim-ne-kadar-yardim-yapti-2011-10-11.html
Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , , | Terör Örgütüne Silahları Kim Veriyor? için yorumlar kapalı
Eki 12

“Layık Değil!”

  289926-3-4-76651
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
“Layık Değil!”
 
  Yedi düvel birden üstüme gelsin
  Varsın vücudumu kurşunlar delsin
  Yeter ki bayrağım göğe yükselsin
     Kahraman ırkıma selam dur, eğil
     “Vekillerin sana hiç layık değil!”
 
“Terörist mecliste” diyorsa millet
  Vardır bir bildiği milletin elbet
  Sarmadan bedeni kangren illet
     Eğil, Türk Milleti sipere eğil
     “Vekillerin sana hiç layık değil!”
 
  Her seferde seni yalandırdılar
  En kutsal görevi sulandırdılar
  Vatanı, milleti  dolandırdılar
      İnsanlık, hak, hukuk, adalet eğil
      “Vekillerin sana hiç layık değil!”
 
  Hep birdi bu millet iki değildi
  Hâkimiyet, milletindi kim bildi?
  Seni, beni herkes defterden sildi
      Vatan, bayrak, Allah (cc) önünde eğil
      “Vekillerin sana hiç layık değil!”
 
Posted in Şiirlerim | Tagged , , , , , , , , , , | “Layık Değil!” için yorumlar kapalı
Eki 11

Çözüm (ihanet) sürecine ilişkin yol haritasını kim biliyor?

10653821_961039037245438_1860047008650423950_n
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Çözüm (ihanet) sürecine ilişkin yol haritasını kim biliyor?
 
Öncelikle belirtelim ki PKK biliyor! Ceyhun Bozkurt, Aydınlık’ta İmralı tutanaklarını yayınlıyor: Öcalan, sürecin nereye doğru gittiğini kendisini ziyaret eden BDP/HDP milletvekillerine şöyle anlatıyor:
“Basına yanlış şeyler yansıdı. ‘Öcalan bağımsızlıktan, federasyondan, özerklikten bilmem neden vazgeçti’ dediler. Ben hiçbir şeyden vazgeçmedim. Benim temel görüşüm şudur: Silahlı çatışmaya son vermek, sıkı sıkıya yasal demokratik mücadeleye sarılmak ile olur. Bu, ’yasa çıktı, çıkmadı’tartışması da mesele değil. Bunların hepsi demokratik siyaset aşamasının birer parçasıdır sadece.. Anayasal çoğunluk ile Meclis bir çağrı yapabilir sanırım. Beni şaşırtmayın. ‘Tarihi çatışma sürecini sona erdirdik’ dediysem ‘barış oldu’ demiyorum. Legal siyasete evrensel bağlılıktan ve mücadeleden söz ediyorum. Hiçbir şeyden vazgeçmedim. Ben sadece, ‘demokratik Türkiye olmadan bunların hiçbiri olmaz, zamanı da değil, arabayı atın önüne koymayın’ diyorum. Önce demokratik Türkiye olmalı.”
Öcalan’ın “Demokratik Türkiye” dediği nedir?
Öncelikle demokratik özerklik değil midir? Bunu defalarca açıklamadı mı? Yani Öcalan, çözüm sürecinin yol haritasını biliyor, çünkü haritayı kendisi çiziyor!
***                                                                                                                                                                   
Çözüm sürecinin yol haritasını, Tayyip Erdoğan, Ahmet Davutoğlu, Hakan Fidan ve Abdullah Öcalan biliyor, peki başka kim biliyor?
Radikal’den Ezgi Başaran, CIA’nın eski Türkiye-Orta Doğu sorumlusu Graham Fuller ile görüştü. Ezgi Başaran’ın “Çözüm sürecinin sonunda nasıl somut adımlar atılmış olacak sizce?” sorusuna Fuller şöyle cevap verdi:
“Kürt tarafı bir tür idari ve kültürel özerklik elde etmiş olacak diye düşünüyorum. Minimum hedef bu. Türklerin büyük bölümü ademi merkeziyetçilikten yana aslında. Sadece Kürt şehirleri için değil, tüm Türkiye için. Dolayısıyla sözünü ettiğim özerklik daha geniş bir ademi merkeziyetçiliğin parçası olacak. Bunun dışında müzakerelerin nereye varacağını kestirmem zor. Bir çok kişi bana bunun sonunda bağımsız bir Kürt devleti olur mu diye soruyor? Bilmem. Ama Türkiye bu durumu zekice yönetirse böyle bir bağımsızlık ihtimalinin söz konusu olmayacağı kanısındayım. Bağımsızlık, Kürt meselesini yanlış yönettiğinde muhtemel olur.” 
***                                                                                                                                                                          
Ahmet Davutoğlu’nun belki 50 defa zikrettiği  “Yeni Türkiye” ne demek? Onun cevabını da Graham Fuller biliyor. Çünkü “Yeni Türkiye Cumhuriyeti” adıyla kitap yazarak Türkiye’nin nereye doğru evrileceğini planlayan kendisi… Daha doğrusu Amerikan Kongresi’nin 1896’da aldığı Türkiye’yi Anadolu Federasyonu’na çevirmek kararını uygulamaya döken kişi Fuller’dir. Bu projeye göre Türkiye İstanbul başkentli Hıristiyan bir devlet olacak. Eyaletlerin isimlerini ise  “Veneto’dan Bartın’a bisiklet turu” diye düzenlenen, Türk halkının milli kimliğe bağlılığını koparma operasyonlarından birinde dağıttıkları haritada açıklamışlardı.
Dağıttıkları harita, Roma dönemindeki eyaletleri esas alıyordu:
“Trakya, Bitinya, Misiya, Lidya, Karya, Likya, Pamfilya, Firikya, Kilikya, Kapadokya, Galatya, Paflagonya, Pont, Ermeniya, Antakya ve Mezopotamya…”
Görüldüğü gibi haritada Kürtlerin adı bile geçmiyor! Ama PKK’yı işte bu haritayı gerçekleştirmek için kullanıyorlar!
Genelkurmay bu yol haritasını biliyor mu?
 
Kaynak: http://www.yenicaggazetesi.com.tr/akp-ve-pkknin-yol-haritasini-kim-biliyor-31888yy.htm
 
Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , , | Çözüm (ihanet) sürecine ilişkin yol haritasını kim biliyor? için yorumlar kapalı
Eki 10

Aşık Atmak

24115
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Aşık Atmak
Boy ölçüşmek, biriyle kozlarını paylaşmak gibi manalarda kullanılan bu deyimin aslı bir çocuk oyununa dayanır.
Âşık, koyunların ayaklarından çıkarılan bir kemik parçasıdır. Eskiden bununla çocuklar çeşitli oyunlar oynarlardı.
Yere aşık kemiği atan ilk çocuğun aşığının duruşu belirlenir.Sonra sıra ile diğer çocuklar da aşıklarını atarlar.
Sonradan atılan hangi aşığın duruşu, ilk atılanla aynı durumda olursa, ilk atanın aşıklarını alırdı.
İlk aşığa uygun olmazsa kendi aşıklarını ona verirlerdi.
“Aşık atmak” deyimi de bu oyundan mülhemdir.
Günümüzde “Herkesle aşık atılmaz.”, 
“Falan kimseyle aşık atılmaz”,
“Benimle aşık mı atıyorsun?” gibi farklı şekillerde tabirler kullanılmaktadır.
Posted in Hikayeler | Tagged , , , , | Aşık Atmak için yorumlar kapalı
Eki 09

Zülkarneyn

zulkarneyn5

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Zülkarneyn

Zülkarneyn, İslam dininin kutsal kitabı Kur’an‘ın Kehf Suresi‘nde geçen bir kişidir. Peygamber olup olmadığı tartışmalıdır. Kendisiyle ilgili anlatı Ye’cüc ve Me’cüc‘ü de içerir ki bu bağlamda benzeri anlatılar Tanah‘ta da bulunur. Kur’an’daki anlatıda kim veya ne oldukları açıklanmayan Yecüc ve Mecüc‘ü engellemek için bir set inşa ettiğinden söz edilir. Hangi çağda yaşadığı belirtilmemiştir.

Zülkarneyn kelimesi Arapçadır. Zü, tanımlık (e)l ve karneyn kelimelerinin birleşmesinden meydana gelmiştir. Zü, sahip ve mâlik demektir. Karn ise boynuz, perçem, tepe, zaman, güneş anlamlarına gelir. Karneyn, karn’ın tesniyesi yani iki tanesi demektir. Buna göre Zülkarneyn kelimesi iki boynuz sahibi şeklinde tercüme edilir.[1]

Zülkarneyn’in kimliği problemi

Zülkarneyn karakterini, kelime anlamının çift boynuz sahibi olması nedeniyle (çift boynuzlu miğfer takan) Büyük İskender‘e veya Ebu’l Kelam Azad, Muhammed Hüseyin Tabatabaî ve Nasir Mekarim Şirâzî gibi tefsir âlimleri tarafından ve bâzı Hıristiyanlarca Büyük Kiros‘a atfedilir.

Kur’an’da kimlik tanımı flu çizgilerle yapılmış efsanevî bir komutan veya kral olduğu anlaşılan Zülkarneyn’in demir işlemeyi bildiği göz önüne alındığında Demir Çağı‘ndan sonra yaşadığı anlaşılır. Sınırları doğu ve batıda olabilecek en geniş noktalara ulaşan bir devlet veya hükümranlığın başını temsil ediyor. Başarılarının büyüklüğü, kendisini Tanrı’nın desteklediği efsanesinin yerleşmesine yol açıyor. Başında savaşlarda kullandığı çift boynuzlu kaska atfen Zülkarneyn (çift boynuzlu) ifadesi kullanılıyor. Hikâyenin buraya kadarki kısmı Büyük İskender ile uyumlu gözüküyor ve Kur’an yorumcularının çoğu Zülkarneyn’in İskender olduğu sonucuna ulaşıyor. Ancak hikâyenin diğer parçaları başka coğrafyalardan derlenmiş unsurlardan oluşuyor. İskender’in demir kitleleri ile inşâ ettiği set Zülkarneyn Seddi/(Çin Seddi) ise seddi inşa edenin kimliği, seddin harcı ve kimlere karşı (Ye’cüc ve Me’cüc) yapıldığı göz önüne alındığında yorumcuların aklını karıştırıyor ve Büyük İskender için sonu olmayan kimlik arayışlarına, hatta onun Muhammed’in kendisi olduğu iddialarına yol açıyor.

Kur’an’ın Kehf Suresi’nin Orhun Yazıtları ile olan birebir benzerliğine dayanarak Zülkarneyn’in Bilge Kağan veya antik çağda yaşamış bir başka Türk komutan veya Oğuz Kağanolduğu da iddia edilir. Türk efsanelerinde Türk hakanının gökten bir ağaç kovuğuna inen kızlarla evlenmesi, Türk adı ile kurulan ilk devletin uzayla ilgili bir ad ile kurulması (“Gök”türkler), bir efsanede dağa bakır dökülerek kapatılması ve bir müddet sonra körüklerle eritilmesi ve yolun tekrar açılması, kadim Orta Doğu kazılarında şaşırtıcı şekilde bu kültüre ait izlerin bulunması, Muhammed’den nakledilen hadislerin bulunması gibi hususlar bu son iddiayı güçlendirmektedir.

Yorumlarında çağdaş unsurları kullanan bâzı modernist yorumcular ise onun gezegenler arası seyahat yapabilen bir zaman yolcusu olduğunu ileri sürebilmektedirler.

 

Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Z%C3%BClkarneyn

 
Posted in Yazılarım | Tagged , , , , , , , , , | Zülkarneyn için yorumlar kapalı
Eki 09

Altın Sözler

522234_447178502006025_300804927_n
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
* Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına, Türk milleti denir. M.Kemal ATATÜRK
 
* Adalet, insan topluluğunun kutsî bağıdır. P.D. GUOZIT
 
* Ağzında bal olan arının, kuyruğunda iğnesi vardır. JOHN LYLY
 
* Başarı, cesaretin çocuğudur. BENJAMİN DİSRAELİ
 
* Bencillik dostluğun zehridir. BALZAC * Bilginlerle beraber düşünmeli, halkla birlikte hareket etmelidir. BERKLEY
 
* Bir paranın nereden geldiğini görmek istiyorsan, nereye gittiğine bak. EBU HANİFE
 
 
* Bir şeyi bildiğin zaman, onu bildiğini göstermeye çalış. Bir şeyi bilmiyorsan, onu bilmediğini kabul et.İşte bu bilgidir. KONFÜÇYÜS
 
* Bir ülkenin geleceği o ülke insanlarının göreceği eğitime bağlıdır. ALBERT EINSTEIN
 
* Cesaretle dolu bir insan, inançla dolu bir insandır. CİCERO
Posted in Atasözleri Vecizeler | Tagged , , , , , , , , , | Altın Sözler için yorumlar kapalı
Eki 08

“SOĞUK SU”

images (1)
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
“SOĞUK SU”
“Torun, çiftliğinde yasayan 90 yasındaki dedesini ziyarete gitmiş, hafta sonu.. 
Sabah kahvaltıda dedesi ona sahanda yumurta yapmış. Adam bakmış tabakta yağ ve yumurta dışında bazı şeyler var. 
-“”Dede”” demiş.. “”Bu tabak temiz mi?..”” 
-“”Soğuksu bu kadar temizler”” demiş, dedesi.. 
-“”Otur da kahvaltını et..”” 
Öğleyin dedesi mangalda et yaparken, gene bakmış, tabakta siyah lekeler.. 
Gene sormuş.. 
-“”Dede, bu tabağın temiz olduğundan emin misin?..””
-“”Soğuksu bu kadar temizler”” demiş, dedesi.. “”
İkide birde bana bunu sorup durma.. “”
Aksam yemege oturmuslar. Torun tabağa bakmış gene, tam ağzını açacakken yutkunmuş, susmuş. Yemiş yemeğini..Gece yarısına doğru, dedesine veda edip yola çıkmak isterken, kapının önünde uyuklamakta olan köpek dikilmiş ayağa.. 
Yolunu kesmiş ve dişlerini göstererek hırlamaya başlamış.Torun seslenmiş.. 
-“”Dede, köpeğin beni bırakmıyor..”” 
Televizyonda futbol maçı seyreden dede, kafasını bile çevirmeden bağırmış:
-“SOОUKSU…” Gel oğlum gel!..”
 
Posted in Fıkralar | Tagged , , , , , , , , , | “SOĞUK SU” için yorumlar kapalı
Eki 07

AKP’NİN KİLİSE SEVDASI

akp2
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Müslüman,Hıristiyan,Akdamar,Sümela,Avrupa,manastır,sinegog,AKP’NİN KİLİSE SEVDASI
Bilmem hatırlar mısınız? “”MENFAATİM gerektirirse papaz cüppesi bile giyerim” diyerek “Milli Görüş gömleğini çıkaran” Erdoğan ve AKP hükümetinin kilise sevdası sürüyor. Başbakan Erdoğan ve zamanın Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, 29 Ekim 2004’te, Türk halkının Cumhuriyet coşkusu yaşadığı gün İtalya’nın başkenti Roma’da Campidolio’da Türk düşmanı Papa X. Innocenizo’nun heykeli önünde AB teslimiyet belgesine imzalamaştı.  
O günden beri AKP’nin Hırıstiyanlığa hizmeti sınır tanımıyor. Son olarak Akdamar Ermenilerin, Sümela Rumların ibadetine açılıırken, Ayasofya’nın ibadete açılıp açılmayacağı tartışılıyor. Van Valiliği’nin teklifi ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın onayı ile Akdamar Kilisesi’nde ayine izin çıktı. Şimdilik yılda bir kez, Eylül ayının ikinci haftasında ibadete açılacak Akdamar Kilisesi’nde ilk buluşma 12 Eylül’de gerçekleştirilecek.Trabzon Maçka’daki Sümela Manastırı da , tıpkı Akdamar Kilisesi’nde olduğu gibi şimdilik turizm amaçlı olarak hizmete veriliyor. Bakan Günay’ın, bu talebe ‘olur” verdiği de belirtiliyor.
742 KİLİSE KORUMA ALTINA ALINDI
Akdamar ve Sümela’nın ibatete açılması kararlaştırılırken ,Avrupalılar ve Ermenistan Osmanlı’dan kalan camileri yerle bir ederken AKP’nin kilise sevdasının durumu da dudak uçuklatıyor.
Tüm çözümleri, Batı’dan bekleyen AKP iktidarında 742 kilise koruma altına alındı
AB sürecinde Akdamar Kilisesi’ni 2 trilyon 600 milyar liraya tamir ettiren AKP hükümeti döneminde, ülke genelinde 742 kilise koruma kapsamına alınarak ‘kültür ve tabiat varlığı’olarak tescil edilerek, 2863 sayılı kanuna göre koruma altına alındı.
Ayrıca koruma altına alınan manastır 69, şapel 63, havra 24, sinagog 18 ve bazilika ise 1 olarak tespit edildi.
Resmi verilere göre, en çok kilise İstanbul’da bulunuyor. Ülkenin en büyük nüfuslu ilinde kültür ve tabiat varlığı statüsüne alınan 123 kilise, 1 havra, 5 manastır, 10 sinagog ve 1 şapel devletin koruması altında yer alıyor.
Yine, Karadeniz bölgesindeki Gümüşhane’de de gayri Müslimlere ait tarihi eserlerin sayısı oldukça fazla sayıda tespit edildi. Bu ilde, 84 kilise, 19 şapel ve 2 kilise koruma altında sokuldu. Hıristiyanların hala yaşadığı Mardin’de de 38 kilise, 9 manastır ve 1 şapel devlet tarafından korunacak eserler statüsüne sokuldu.
Doğu Anadolu Bölgesi’ndeki Erzurum’da ise korunacak kilise sayısı ise 35, şapel 7 ve manastır ise 1 adet olarak kayıtlara geçti.
İspanya’dan göçtükten sonra Yahudilerin yerleştiği şehirlerin başında gelen İzmir’de ise, 14 havra ve 2 sinagog kültür varlığı olarak tescil edildi. Bu şehirde, 29 kilise ve 1 manastır da koruma altına alınacak eserler arasında gösterildi. Dindarların nüfusa oranı oldukça yüksek olduğu Konya’da da 11 kilise, 1’er manastır ve şapel; Kayseri’de ise 19 kilise; Bursa’da 26 kilise, 2 havra ve 2 manastır korunacak kültür eserleri statüsüne alındı. 
 
Kaynak: http://www.ortadogugazetesi.net/haber.php?id=15808
 
Posted in Gündem | Tagged , , , , , | AKP’NİN KİLİSE SEVDASI için yorumlar kapalı
Eki 07

TOPRAK SATIŞI (2)

indir (2)TOPRAK SATIŞI (2)

TÜRKİYENİN TOPRAKLARINI SATARAK PARA KAZANAN ŞİRKETLER!!!
Biri yabancı, diğeri yerli iki firma… Türkiye’nin topraklarını satarak para kazanıyorlar. Elbette daha niceleri var, örnek olarak bu ikisini not edelim.

-Coldwell Banker… Türkiye Ülke Direktörü anlatıyor: Hedefimiz markamızı Türkiye’de pazar lideri yapmak… Yıllık 5 milyar dolar gayrimenkul satışı hedefliyoruz. 107 yıldır en çok ciro üreten gayrimenkul danışmanlık markası olan Coldwell Banker dünyada 50 ülkede, 3600’ü aşkın franchise ofisi, 120 bin gayrimenkul danışmanı, yıllık 500 milyar dolar satılan mülk değeri ve 6 milyar dolar alınan komisyon bedeliyle dünyanın en büyük danışmanlık şirketidir.

-Yerli şirket ise, Ağaoğlu İnşaat… Ali Ağaoğlu, yurtdışındaki ilk satış ofisini Dubai’de açmış. Fransa’nın Cannes kentinde yapılan dünyanın en büyük gayrimenkul fuarı MIPIM’de de Türkiye için ayrılan alanın yarısını tek başına kapatmış. Ağaoğlu, kredi derecelendirme kuruluşu Fitch ile de anlaşmış bulunuyor. Ağaoğlu İnşaat’ı yurtdışı atağına kaldıran sebep yabancılara yönelik satışlar ve yabancıya yönelik yeni projeler üretmesi… Ağaoğlu yabancıya gayrimenkul satışında mütekabiliyetin kaldırılması sonrası geçen 10 ayda 1 300 rezidans ve ofis satmış, bunun karşılığında 400 milyon dolar gelir elde etmiş. Bunların yüzde 95’i Ortadoğulu ve Araplar, yüzde 5’i ise Azeri, Amerikan ve Rus vatandaşlara satılmış. Öyle ki bir Arap ülkesi vatandaşı kredi kartıyla Ağaoğlu’ndan 10 konut birden almış. Ağaoğlu’nun Londra’da da bir arsası mevcut. Burada 54 katlı olarak şehrin en yüksek binasını yapmasına belediye imar izni vermiyor, ancak 44 kata kadar müsaade ediyor. Bodrum’da milyar dolarlık değere sahip konut arsası bulunan şirket, yurtdışından bir firma ile yabancıya yönelik konut projesi geliştiriyor.

Ne diyeyim, Türkiye’nin, sevgili vatanımızın toprakları üzerinden iyi ortaklık, iyi ticaret, iyi para…

 

Posted in Yazılarım | Tagged , , , , , , , , , , | TOPRAK SATIŞI (2) için yorumlar kapalı
Eki 06

TÜRK ÇOCUĞU!

indir
 
 
 
 
 
 
 
 
 
TÜRK ÇOCUĞU!
 
Beceriksiz ellerde ufkumuz sisleniyor
Yetkililer bu millet sizlere sesleniyor
Niçin, hala ne diye soysuzlar besleniyor?
Koy tavrını bu gaflet hainlik bitsin!
Bu vatanı sevmeyen defolup gitsin!
 
Türk çocuğu!
Bu vatana, bu bayrağa laf ettirme, laf etme
Gitmiyorlarsa itler, çek kıçına bir tekme!
 
Seviyoruz derler de sakın dile kanma sen
Makama ve mevkie, birde pula kanma sen
Yalnız özüne güven aman ele kanma sen
Haydi, göster kendini bütün eziklik bitsin!
Bu vatanı sevmeyen defolup gitsin!
 
Türk çocuğu!
Bu vatana, bu millete laf ettirme, laf etme
Gitmiyorlarsa itler, çek kıçına bir tekme!
 
Yaşanmaz ki vatansız, bayraksız, ülküsüz boş
Kalpleri mi karanlık, beyinleri mi bir loş?
Irkını bil, tanı,uyan ve geleceğe koş
Kalk ayağa ey yiğit haydi miskinlik bitsin!
Bu vatanı sevmeyen defolup gitsin!
 
Türk çocuğu!
Bu vatana, bu bayrağa laf ettirme, laf etme
Gitmiyorlarsa itler, çek kıçına bir tekme!
Posted in Şiirlerim | Tagged , , , , , , , , , , , , , , , | TÜRK ÇOCUĞU! için yorumlar kapalı