Eki 27

Kabe’yi Koruyan Gizemli Ordu

Kâbe_
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Habeşistan Krallığı’nın Yemen valisi olan Ebrehe, miladi 570 yıllarında San’a şehrinde, ‘Kullays’ adı verilen muhteşem bir kilise yaptırdı. Maksadı, Kabe ziyaretine rağbet gösteren Arapların ziyaretlerini oraya çevirmekti. Bu duruma tepki gösteren bir adam da, gecenin birinde Kulleys’e girip içine pislemişti. Bu hakarete çok öfkelenen ve koyu bir Hıristiyan olan Ebrehe, gidip Kabe’yi yıkmaya karar verdi. Topladığı onbinlerce asker (Altmış bin olduğu söylenir), Mahmud adlı büyük bir fil ve daha başka fillerle Mekke’ye doğru yola çıktı. Önüne çıkan bazı kuvvetleri de mağlup ederek ilerledi. Taif şehrine gelince askerlerin bir kısmını Mekke’ye gönderildi. Onlar da Peygamber s.a.v.’in dedesi ve Kureyş’in reisi Abdülmuttalib’in iki yüzü aşkın devesiyle ahalinin hayvanlarını sürüp götürdüler. Bu olayın ardından Abdülmuttalip, gidip Ebrehe’yle görüştü, develerin geri verilmesini istedi. Ebrehe dedi ki: “Benden develerini istiyorsun, Kabe’den hiç söz etmiyorsun. Halbuki ben onu yıkmaya geldim. Abdülmuttalib: “Ben develerin sahibiyim. Kâbe’nin de onu koruyacak sahibi vardır! Bu görüşme sonunda develer geri verildi. Mekke halkı bu güçlü orduyla savaşamayacağı için, anlaşma gereği dağlara çekilip neticeyi beklemeye başladılar. Ebrehe ordusu büyük fili önden sürerek Mekke sınırına dayandı. Kâbe’yi halatla bağlayıp fillerle çekerek yıkmak istiyorlardı. Bu sırada Ebrehe’nin yol kılavuzlarından Nüfeyl b.Habib, koca filin kulağından tutarak şöyle bir şey söyledi, sonra da koşarak dağa çıktı. “Ey Mamut çök! Sakın ileri gitme, sağ salim geriye dön! Mekke’ye girişte büyük fil direndi, zorlanınca yere yattı. Onu bir türlü Kâbe tarafına yürütemediler. O anda sürü halinde Ebabil kuşları ortaya çıktı. Her birinin ağzında ve ayaklarında nohut büyüklüğünde birer taş vardı. Bu taşları Ebrehe’nin ordusu üzerine attılar. Taşlar kime rastlarsa delip geçiyordu. Askerlerin çoğu öldü; ‘Fil Ordusu’ dağılarak Yemen’e döndü. Ebrehe de dönüşte öldü. Kâbe ise olduğu gibi kaldı.
 
Kur’an’da Fil Suresi bu olayı şöyle anlatır:
105-FİL: 1-Görmedin mi Rabb’in fil sahiplerine ne yaptı?
2-Onların tuzaklarını boşa çıkarmadı mı?
3-Üzerlerine sürü sürü kuşlar gönderdi.
4-Onlara çamurdan sertleşmiş taşlar atıyorlardı ve onları yenilmiş ekin gibi yaptı.
 
Posted in Yazılarım | Tagged , , , , , , , , , , , , , | Kabe’yi Koruyan Gizemli Ordu için yorumlar kapalı
Eki 26

BİR NESİL GELİR!..

th
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Tarih sonsuz Türk’ün eşsiz rehberi
Dünyanın gözdesi bir asil gelir
Kurtulmuş hamlıktan pişmiş cevheri
Gelir, o cevherden bir nesil gelir!
 
Lazerin ışığı, bakışlarında
Şelale coşkusu, akışlarında
Cehennem ateşi yakışlarında
Gelir, o mahşerden bir nesil gelir!
 
Eyeri gümüşten, nalı altından
Tanınır atları şahlanışından
Henüz yeni gelmiş, şanlı akından
Gelir, o seferden bir nesil gelir!
 
Daha on beşinde yaşı kınalı
Kurbanlık adanmış başı kınalı
Vurulmuş başından kaşı kınalı
Gelir, o siperden bir nesil gelir
 
Eline, diline, beline güven
Doğruyu, dürüstü, yiğidi seven
Cesaret deryası, mertliği öven
Gelir, mücevherden bir nesil gelir!
 
Posted in Şiirlerim | Tagged , , , , , , , , , , , , , | BİR NESİL GELİR!.. için yorumlar kapalı
Eki 25

Ege Adaları

1363638784
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
“1923 Lozan Barış Andlaşması ile Yunanistan’a, Doğu Ege Denizi’nde, Taşoz, Semadirek, Limni, Bozbaba, Midilli, İpsara, Sakız, Sisam ve Ahikerya Adaları olmak üzere toplam 9 ada verildi. Andlaşma ile Yunanistan’a, hiçbir kayalık verilmedi. Venedik Kayalıkları, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenliği altında kaldı. Yunanistan, kayalıklara deniz feneri ve bazı tesisler inşa etmiş. Deniz fenerinin beyaz renkli kaidesinin üzerinde, Yunan bayrağı var. Venedik Kayalıkları’nın da Ege ve Akdeniz’de bulunan 16 ada ile birlikte eş zamanlı olarak AKP Hükümeti döneminde işgal edildiği tespit edilmiştir.
Aydın ilimizin sınırları içinde bulunan Hurşit, Fornoz, Eşek, Nergizçik ve Bulamaç Adaları da Yunan işgali altında. 2009-2011 yılları arasında Aydın Valisi olarak görev yapan Hüseyin Avni Coş, Eşek ve Bulamaç Adaları’na gitmek istedi ancak Yunan işgali altında olduğu için adalara gidemedi. Aydın ilimizin sınırları içinde, biri Türk bayrağı, diğeri Yunan bayrağı olmak üzere iki bayrak dalgalanıyor. Aydın, biri Türk diğeri Yunan olmak üzere iki Vali ve iki Belediye Başkanı tarafından yönetiliyor.
Muğla ilimizin sınırları içinde bulunan Kalolimnoz, Keçi, Sakarcılar, Koçbaba ve Ardacık Adaları da Yunan işgali altında. Muğla ilimizin sınırları içinde, biri Türk bayrağı, diğeri Yunan bayrağı olmak üzere iki bayrak dalgalanıyor. Muğla, biri Türk diğeri Yunan olmak üzere iki Vali ve iki Belediye Başkanı tarafından yönetiliyor.
Girit Adası’nın etrafında, Türkiye Cumhuriyeti’ne ait Gavdos, Dhia, Dionisades, Gaidhouronisi ve Koufonisi Adaları Yunan işgali altında. Adalarımızda Yunan bayrağı dalgalanıyor ancak Türk bayrağı dalgalanmıyor.”
Ümit Yalım önemli bir noktaya da işaret etti:
“AKP Hükümetleri, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne, işgalin önlenmesi için Hükümet Direktifi vermemiştir. Ayrıca, fiili işgalin başladığı 2004 yılından bugüne kadar adaların ve kayalıkların boşaltılması için Yunanistan’a NOTA da verilmemiştir. Bütün bu olup bitenler, Türkiye Cumhuriyeti’ne ait 16 adanın ve Venedik Kayalıkları’nın, Yunanistan’a alenen verildiğinin bir göstergesidir.”
 
Kaynak: http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/yazargoster.php?haber=26131
 
Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , , , | Ege Adaları için yorumlar kapalı
Eki 23

Sıra İstiklâl Marşı’nda mı?…

 th
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 Ey Türk! Düşünme bön bön!
“Titre ve kendine dön!”
 
Bütün şöhretini; yaşadığı sefih hayatı, altındaki arabasını, hasılı varlığını borçlu olduğu dile, millete nefretini tüm özgürlüğü ile boşaltan bu güruhu görünce “bu ne kin?” diyesi geliyor insanın… Tartışmaların merkezine ‘Andımız’ın alınması da bu kinin yansıması. Andımız bir ayrıntı. Kaldırmak veya okutmak bu millete bir şey kaybettirmez veya kazandırmaz.
Bazı arkadaşların dünyadaki “ant” örnekleri getirerek “Amerika’da da var” diyerek Andımızı savunması da beyhude…
“Ne mutlu Türk’üm diyene” sözü için söylenenler de aynı şekilde. Bu millet bu sözlerle büyümediği gibi onların sökülmesi ile de küçülmeyecek. Bu kinin, nefretin özel hedefi on iki satırlık “ant” değil, içinde üç yerde geçen “Türk” kelimesidir. Eğer onu çıkartırsanız bu “ırkçı” suçlamaları, bu höykürmeler, hakaretler sona erecek mi?
Tabii ki hayır.
“Andımız” sadece sembol. Andımızdan sonra sıra “Türk” isminin yer aldığı diğer sembollere gelecektir… Merak etmeyin, sıra İstiklâl Marşı’na da gelecektir… Bunun zamanını ise Erdoğan’ın “cür’eti” ve milletin sabrı belirleyecektir.
 
Kaynak: http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/yazargoster.php?haber=28391
 
Posted in Yazılarım | Tagged , , , , , , | Sıra İstiklâl Marşı’nda mı?… için yorumlar kapalı
Eki 22

Hitler Yöntemi!…

th (2)
 
 
 
 
 
 
 
 
Korkutarak ve kandırarak yönetmek…
 
*Halk büyük yalanlara, küçük yalanlara göre daha çabuk inanır.
 
*Asla, kendinden başka bir seçeneğe hareket alanı bırakma!
 
*Asla, kabahat üstlenme!
 
*Sadece bir rakibine odaklan ve kötü giden her şeyin suçunu onun üzerine yık!
 
*Hatalı olduğunu ya da yanlış yaptığını asla kabul etme!
 
*Bir yalanı yeteri kadar tekrarlarsan, halk eninde sonunda ona inanır!
 
*Halkı her zaman ateşle. Asla soğumasına izin verme!
 
*Asla, rakibinin üstün bir yanı olduğunu kabul etme!
 
*Kim söylüyor ve kim yapıyor bunları tahmin ettiniz mi?*
 
SOSYOLOJİYİ “İYİ BİLMEK”
Hitler, “sosyal psikoloji”den (halk psikolojisi) yararlanarak, “propaganda teknikleri” geliştirmişti.
Bunların bir kısmını şöyle özetleyebiliriz:
Korkuya başvurma: Toplumda korku yaratarak, icraatlarına destek sağlamak.
Bir otoriteye referans: Söz ve yaptıklarını destekletmek için bir otorite ya da makamı referans vermek.
Tren etkisi: Toplumu, “herkes bunu yapıyor” diyerek, hareket tarzını
benimsetmek.
Kazanan tarafta olma duygusu yaratma.
Direkt emir verme.
Karşı tarafı marjinal gösterme: Kendisinden olmayanların düşünce ve icraatlarını nefret edilen, korkulan, küçük görülen bir grupla özdeşleştirerek, ondan uzaklaşılmasını sağlama.
Kasıtlı muğlaklık: Genellemeler kasıtlı olarak muğlak (belirsiz) yapılır ki, hedef kitle kendi bilgi ve inanç düzeyine göre uyarlasın ve analiz etmeden harekete geçsin.
Damgalama: Propagandanın hedefini nefret edilen veya istenmeyen bir şeyle damgalayarak, onun hakkında önyargı oluşmasını sağlar.
Günah keçisi yaratma: Suçu, aslında suçlu olmayan bir kişi ya da grubun üzerine atmak.
Bu bilgiler elinizin altında bulunsun.
Belki bir gün kıyaslamak için gerekebilir.
(Bu yazıyı hazırlarken, Murat Köse’nin derlediği ve Altınpost Yayıncılık’tan çıkan “Kavgam” adlı kitaptan yararlandım.)
 
**Doğru yanıt: Hitler!.. (Aklınızdan başka bir isim mi geçmişti?)
 
Posted in Hikayeler | Tagged , , , , , | Hitler Yöntemi!… için yorumlar kapalı
Eki 21

Kim AKP’li, Kim BDP’li, Kim PKK’lı Anlayabildiniz mi?

th (1)
 
 
 
 
 
 
 
 
 
* Seçim sisteminin değiştirilmesi; Ülke barajının yüzde 5’e düşürülüp 5 gruplu daraltılmış bölge veya barajın tamamen kaldırılıp dar bölge sistemine geçilmesi; Kime yarıyor?
AKP, BDP ve tabii ki PKK’ya.
* Siyasi partilere devlet yardımında “alınan oy kriteri” nin yüzde 3’e indirilmesi; Kime yarıyor?
BDP’ye ve tabii ki PKK’ya.
* Siyasi Partilerde eş başkanlığın önünün açılması; Kime yarıyor?
BDP’ye ve tabii ki PKK’ya.
(Zaten uyguluyorlardı. Hukuki kılıfı da hazırladılar.)
* Farklı dil ve lehçelerde siyasi propaganda yapma; Kime yarıyor?
BDP’ye ve tabii ki PKK’ya.
* Alfabemizde olmayan harflerin kullanılması; Kime yarıyor?
BDP’ye ve tabii ki PKK’ya.
* Toplantı, gösteri ve yürüyüşlerde Hükümet Komiseri uygulamasına son verilmesi; Kime yarıyor?
BDP ve PKK zaten Hükümet Komiseri sokmuyordu. Hukuki olarak tam istedikleri oldu.
* Farklı dil ve lehçelerde özel okullara eğitim yapma imkanı verilmesi; Kime yarıyor?
BDP’ye tabii ki PKK’ya.
* Köy isimlerinin değiştirilmesinde yasal engelin kaldırılması, il ve ilçe isimlerinin değiştirilmesi için yasal düzenlemelere yeşil ışık yakılması. Kime yarıyor?
BDP’ye tabii ki PKK ve diğer bölücü unsurlara.
* Yardım toplama konusunda kısıtlamaların kaldırılması; (Burada lafı biraz uzatacağım…)
THK’nın elinden kurban derisi toplama ve fitre alma yetkisi kaldırılınca bir şeyler gözlerden kaçmıştı. Terör örgütünün yıllardır bölgedeki en önemli gelir kaynaklarından biri vatandaşlardan zorla toplanan kurban derisi ve alınan haraçlardı. THK tekeli kaldırıldıktan sonra kurban derisi toplamada sadece cemaatler bayram edecek gibi algılandı ama PKK da hazırlanan yasal kılıfla çifte bayram yapacak. Bundan sonra PKK ve sivil uzantıları hiçbir hukuki engel olmadan ellerini kollarını sallayarak kurban derisi toplayıp yasal haraç alabilecek.
* İlkokullarda öğrenci andı uygulamasının kaldırılması; Kime yarıyor?
BDP’ye tabii ki PKK’ya ve diğer bölücülere.
* Mor Gabriel Manastırı arazisinin Vakfa iadesi. Kime yarıyor?
Bölücü tüm azınlıklara.
Ha!.. Bölücülerin istedikleri yerine getirilirken toplumun diğer kesimlerinin de ağzına birer parmak bal çalınmadı mı?
Çalındı tabii ki;
Kamuda başörtüsü yasağı kaldırıldı.. Nevşehir Üniversitesi, Hacı Bektaşi Veli Üniversitesi oldu. Romanlara, enstitü kuruldu.
“Hani PKK’nın diğer istekleri, onlara ne oldu?” diyeceksiniz..
Tabii ki bu kadarı da yetmez!.. Şimdi histeri nöbetinde avaz avaz, istediğini elde eden mart kedisi gibi viyaklayacaklar.
Kaynak: http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/yazargoster.php?haber=28335
 
Posted in Gündem | Tagged , , , | Kim AKP’li, Kim BDP’li, Kim PKK’lı Anlayabildiniz mi? için yorumlar kapalı
Eki 20

Altın Sözler

1120-seyyid-ahmet-arvasi
 
 
 
 
 
 
 
 
Seyyid Ahmet Arvasi Sözleri
 
* “Hiç bir zaman Türk’ün totemi olmamış olan Bozkurt, coğrafyamızın kültürümüze kazandırdığı bir motiftir.”
 
 * “Dinimizin ve milliyetimizin düşmanları, din ve milliyet gibi iki mukaddes varlığımızı birbirine düşman göstermek oyunundan kolay kolay vazgeçeceğe benzemiyor.” 
 
* “Türk devletini yıkmak ve Türk milletini parçalamak isteyen bölücüler yalnız Türklüğe değil, İslam’a da ihanet etmektedirler.”
 
 * “Benim milliyetçilik anlayışımda asla ırkçılığa, bölgeciliğe ve dar kavmiyet şuuruna yer yoktur.”
 
 * “Ve tarih bir gün, acz içinde kıvrana kıvrana şehadete susamış bir ülkücüden daha müthiş bir silahın keşfedilemediğini yazmak zorunda kalacaktır.”
 
 * “İslam dünyasını esir almak isteyen şer kuvvetlerin ilk hedefi Türk devleti ve Türk milleti olmuştur.”
 
 * “Hayretle gördüm ki, bu ülkede Türk kelimesinden ürkenler var. Yine hayretle gördüm ki, bu ülkede İslam kelimesinden ürkenler var. Ve yine ürpererek gördüm ki, bu ülkede Türk ve İslam kelimelerinin yan yana gelmesinden dehşete kapılan kişi ve çevreler var.”
 
 * “Tarihine, kültürüne, bayrağına, devletine ve milletine yabancılaşmış nesiller ve kadrolar teşekkül etmişse, bizi biz yapan milli ve mukaddes değerlerimize alanen tecavüz edilebiliyorsa, devletin ve milletin bütünlüğüne yönelen eylemler pervasızlaşmışsa, bunları sadece sosyal değişmelerin doğal sonuçları olarak yorumlamak mümkün değildir.”
 
* “Kendini Allah ve Resulü’nün davasına adamış, sırf Allah rızası için canını, malını ve mevkiini, din ve devleti, müllk ve milleti için fedaya hazır, şanlı, mukaddes, ay yıldızlı bayrağın gölgesinde döğüşen, nefsini düşünmeyen ve ülküsüne fani olmuş yiğitlerdir. Onlar büyük ve şanlı tarihimizin doğurduğu, Allah ve Resulü’nün hizmetine sunulmuş ve küfrün bütün oyunlarını bozan, cesaretini kıran, yolunu kesen kadrolardır. Bunlar Mümin’lere karşı alçak gönüllü, kafirlere karşı onurlu ve zorlu, Allah yolunda savaşanları kınayanların kınamasına aldırmayan yiğitlerdir. Bu nesil Allah’ın İslam alemine ihsanıdır.”
 
Kaynak: http://www.meshursozler.com/meshur-sozleri/1120-seyyid-ahmet-arvasi-sozleri.html#ixzz2hFmRWR5k
Posted in Atasözleri Vecizeler | Tagged , , , , , , , , , , | Altın Sözler için yorumlar kapalı
Eki 19

Satıldık!

th (1)
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Haksız Kazanca Satıldık!
 
Ama “para” uğruna…
Tam sayfa renkli ilan parasına satıldık ey halkım!
İhaleye…
İmar bedeline…
Bir dış geziye; uçak biletine; üç kuruşa!
Ruhsata…
Ranta…
Asfalta…
Haksız kazanca satıldık!
Yazık. 
***
Biz bilmiyor muyuz, iki satır göz kırpmayla, bir manşetle gerdan kırmayla yatlar, yalılar satın almayı?
Şu medya maymunlarından daha mı ahmağız, biz de kapatamaz mıyız gözümüzü, kulağımızı, ağzımızı?
İstemez miyiz yani bir elimiz yağda, öteki balda yaşamayı?
“Bir sabah ansızın gelebilirler” ihtimali yok; oh ne rahat?
Ekran ekran dolaşıp eli belinde kavgaya tutuşan o zır cahil, şirret kadınlar kadar dönmüyor mu sanıyorsunuz bizim dilimiz; tatlı sözle “yılan”ı deliğinden çıkaramaz mıyız?
Cin Ali yazılarıyla köşe kadısı olanlardan daha mı kabiliyetsiziz; “yedirmeyiz” başlıklı sahte sadakatnameler dizip ihya olamaz mıyız?
Niye yapmıyoruz?
Niye ne iktidara, ne muhalefete yaranmanın mümkün olmadığı bu “yalnızlar rıhtımı” ndayız hâlâ?
Niye bıkmadan, usanmadan soruyoruz, sorguluyoruz şu “Milliyetçi düşünceye ambargo” meselesini?
Sado-mazohist miyiz; zevk mi alıyoruz birilerini kızdırıp, kaygılandırıp,huylandırıp şimşekleri üzerimize çekmekten?
Ruh hastası mıyız; sonu gelmeyen kıskançlıktan, baskıdan, kandırılmaktan keyif mi alıyoruz?
Aklı, duası bizimle olan sevdiklerimizi kaygılı yaşatmaktan mutlu mu oluyoruz?
“Tarafsızız” ayağına yatıp görmezden gelmek varken, niye çomak sokmaya çalışıyoruz, iki dönme figürüyle pekala nemalanabileceğimiz bu cömert çarka?
 
Onurla, gururla, davaya sahip çıktık! Satıldık!
 
 
 
Kaynak: http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/yazargoster.php?haber=28387
 
Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , | Satıldık! için yorumlar kapalı
Eki 18

Asil Bir Kan Ver!

boylar_359237750
 
Ya Rab!
Fışkırsın gönülden sevgi pınarı
Gönül dünyasından mekan ver bize!
Sönsün içimizde cehennem narı
Onu söndürecek imkan ver bize!
 
Ver, her ne varsa doğrudan yana
İşlensin gerçekler iliğe, kana
Bilmek için akıl gerek her cana
Akıl ver, idrak ver, irfan ver bize!
 
Kalmasın tek varlık, sevgisiz, kuru
Tüm gönüller engin olsun dupduru
Üflensin o anda sevginin suru
Aklı kullandıran Furkan* ver bize!
 
Kör duygu sevgiyi paslandırırken
Sırtımı meçhule yaslandırırken
Şeytanlık şeytanı kıskandırırken
İyiden, doğrudan kalkan ver bize!
 
Kirlendi bu dünya, kirlendi beden
Ne olur, yol göster solmadan bu ten
Ezelden ebede var olup yeten
Asilden de asil bir kan ver bize!
 
Kanın asil kalması kişiye bağlıdır. Aynı kandan alim de çıkar, kahin de çıkar,  hain de çıkar!
* İyi ile kötü, doğru ile yanlış arasındaki farkı gösteren her şey
 
 
Posted in Şiirlerim | Tagged , , , , , , , , | Asil Bir Kan Ver! için yorumlar kapalı