Tem 29

İbrahim bin Edhem k.s. Hazretleri

ibrahim-ethem-hazretleri
Evliyanın büyüklerinden İbrahim bin Edhem k.s. Hazretleri anlatıyor:
 
Babam Horasan ‘ Belh hükümdarlarındandı. Bir gün atına binip ava çıkmıştım. Önüme çıkan -tilki veya tavşan- bir hayvanı kovalıyordum. Arkadan bir ses duydum:
 
– Ey İbrahim, sen bunun için yaratılmadın, bununla emrolunmadın!
 
Sağa-sola bakındım, fakat kimseyi göremedim. Aynı sesi daha açıktan, sonra da pek yakından yine iki kere duydum. Bu sefer durdum ve dedim ki: Bu bana Allah’tan bir uyarıdır. Vallahi bugünden sonra Rabbime isyankârlık yapmam.
 
Atımı sürüp babamın bir çobanına geldim. Onun çoban elbisesini aldım, kendi kıymetli elbiselerimi ona bıraktım. Dağları, ovaları aşarak yürüdüm; Irak ülkesine ulaştım. Oralarda günlerce işçi olarak çalıştım. Fakat helal kaygısından hiçbir şey bana huzur vermiyordu.
 
Bazı olgun kişiler, safi helal kazanç için Şam ve Tarsus tarafına gitmemi tavsiye etmişlerdi. Oralara gittim. Tarsus’ta iken nice günler bostanlarda bekçilik yaptım. Bir gün bostan sahibinin arkadaşları gelmişti. Adam dedi ki:
 
– Ey bağ bekçisi! Git de narların en iyisinden biraz getir.
 
Bir miktar nar getirdim. Adam narı kesince, ekşi olduğunu gördü. O zaman dedi ki:
 
– Sen bunca zamandır bahçemizde bekçisin; meyve ve narlarımızdan da yiyorsun. Tatlıyı ekşiden ayıramıyor musun?
 
– Vallahi ben meyvelerinizden bir şey yemedim, tatlısını da ekşisinden ayıramam!
 
Adam şaşkın bir edayla bana şunu söyledi:
 
– Hayret bir şeysin yahu! Sen İbrahim Edhem olsan, bundan fazla olmazdın.
 
Ertesi gün bu haber halk arasında yayılıverdi. Meraklı insanlar, gruplar halinde bahçeye akın etti. Gelenlerin çoğaldığını görünce, ben bir yanda saklandım. İnsanlar bahçeye dolarken, aralarından sıyrılıp kaçıverdim…
 
Posted in Hikayeler | Tagged , , , , , | İbrahim bin Edhem k.s. Hazretleri için yorumlar kapalı
Tem 28

“Delikten aşağı süpürmeyin… Kullanın!” Cüneyt Zapsu

images
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Cüneyd Zapsu, 12 Nisan 2006 yılında Washington’da American Enterprise Institute’nun yaptığı toplantıdaki konuşmasında şunları söylemişti: 
 
İNGİLİZCE TEYP KAYDI:
“This man is an honest man. And he has his own beliefs and he is true to his beliefs. Please try to… I’d say “exploit” is a bad word, but kullanmak or use… (Zapsu burada Türkçe kullanmak sözcüğünü telaffuz ediyor ve İngilizce nasıl denir anlamında dinleyicilere bakıyor ve bir Türk dinleyicinin hatırlatması üzerine sözlerine devam ediyor) take advantage of this man. Because this person has so much credibility, because of his own beliefs in the Muslim world and he believes in the Western style democracy. I think instead of pushing him down, putting him to the drain, use… Here and in Europe you should take advantage of that. This is my offer…”TÜRKÇE ÇEVİRİSİ:“Bu adam dürüst bir adam. Kendi inançlarına sahip ve bu inançlarında samimi. Lütfen şunu yapmaya çalışın… “Sömürmek” kötü bir kelime, ama kullanmak… Bu adamdan yararlanın. Çünkü bu kişinin çok itibarı var, hem kendi inançları nedeniyle Müslüman dünyasında, hem de Batı tipi demokrasiye inanıyor. Bence onu devirmeye çalışmak, delikten aşağı koymak yerine onu kullanın… Burada ve Avrupa’da bundan yararlanmalısınız. Teklifim budur.” 12 Nisan 2006 / Milliyet 
Kaynak:http://www.guncelmeydan.com/pano/cuneyd-zapsu-delikten-asagi-supurmeyin-kullanin-t28621.html
 
Türk medyası haberleri şu şekilde halka duyurdu.
Cüneyt Zapsu RTE’yi kastederek “Delikten aşağı süpürmeyin… Kullanın!”
 
Konuşmasının diğer bölümünde ise Cüneyt Zapsu şunları söylemişti:
 
“Bu adam dürüst bir adam. Kendi inançlarına sahip ve bu inançlarında samimi. Lütfen şunu yapmaya çalışın… ‘Sömürmek’ kötü kelime ama kullanmak… Bu adamdan yararlanın. Çünkü bu kişinin çok itibarı var, hem kendi inançları nedeniyle Müslüman dünyasında hem de Batı tipi demokrasiye inanıyor. Bence onu devirmeye çalışmak, delikten aşağı koymak yerine, onu kullanın… Burada ve Avrupa’da bundan yararlanmalısınız. Teklifim budur. (12.04.2006Milliyet -İngilizce olan konuşmanın ilgili metni Milliyet’te İngilizce olarak da yayınlanmıştır. )
 
O günlerde Zapsu’nun “Delikten aşağı süpürmeyin… Kullanın!” sözünü ABD 2006’dan 2012 yılına kadar dikkate almış olacak ki yerine getirmek için gayret gösterdi. RTE’yi kullanmaya çalıştı.
 
Zapsu’nun sözündeki mantığın ifadesi şu cümlededir:
 
“Kullanma süresi bitince de delikten aşağı süpürün!”
Demek ki kullanım süresi sona erdi.
“Faiz lobisi, İsrail kabadayılığı, AB’ye kafa tutmalar, terör örgütünün isteklerine boyun eğmeler, gezi olaylarındaki baskılar vb.” Sona geldiğini fark eden RTE kendini kurtarmak için yasal düzenlemelere hız verirken hırçınlaştıkça hırçınlaşıyor, herkese sinirleniyor.
AKP için akıbet hiç de hayra alamet değil gibi!…
 
Posted in Yazılarım | Tagged , , , , , , , | “Delikten aşağı süpürmeyin… Kullanın!” Cüneyt Zapsu için yorumlar kapalı
Tem 27

Haklı Sözler

images (1)

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
* “Demokrasi tarihinin kara lekesi Güneş Motel ve 11’ler olayındaki kişi olduğu için mi?
    Bu olay sayesinde elde ettiği Bayındırlık Bakanlığı’ndaki eşi görülmemiş etnik kadrolaşma sağladığı için mi?        2011 seçimlerinden sonra geldiği Meclis’te “Parlamentoda edilecek yemini kabul etmemiz mümkün değil.
Bu yemin faşizan bir anlayışla, sadece Türk şoven anlayışıyla hazırlanmış bir yemindir. Hiçbir zaman bu yemin bizim kabulleneceğimiz, benimseyeceğimiz, siyasi mücadele olarak bağlı kalacağımız bir yemin değil” dediği için mi?
Cenazenin TBMM’den Türk bayrağıyla gönderilip, Cizre’de Barzani’nin ve PKK’nın bayraklarıyla defnedildiği için mi? Şırnak hava limanına Şerafettin Elçi adı verildi. 
* “Başbakan Erdoğan, yaşarken bölücülükten sabıkalı, milletimizin hiçbir değerine riayet etmemiş bir siyasetçinin ismini hangi akla hizmet Şırnak’taki havalimanına vermiştir. Bu handikap, bu hezimet, bu zulmet dolu karar, ‘süreç tıkandı, tıkanıyor’ diye bas bas bağıran dağ çetesi elebaşlarına göz kırpmak, gönüllerini almak, merak etmeyin arkası gelecek demek değil midir? Başbakan Erdoğan, teröristbaşının ismini nereye verecek. Mesela İmralı Adası’na bu caninin ismini koyacak veya üçüncü köprünün ismini yeniden ele alacak mıdır? Türk milletinin alın teriyle yapılmış bir havalimanına hıyanetten dolayı milli ruhlarda hüküm giymiş birisinin adını vermek tam olarak hıyanete iştiraktir ve affı da bu dünyada kesinlikle olmayacaktır. Terör örgütü halen adam kaçırıp, yol kontrolleri yaparak haraç kesiyor. Ama Başbakan, Türk gençliğine, ‘şiddet yapan şiddet görür’ diyerek gözdağı verip, azarlıyor. Başbakan asıl şiddet yanlılarına korkak, pısırık ve yandan çarklıdır” Devlet Bahçeli MHP Genel Başkanı
* “Dilenci, kendini başkalarına acındırarak, yalvarıp yakararak, mağdur olduğunu söyleyerek bahşiş almaya kalkandır. İnsanlar dilenciye ne kadar acırsa, dilenci de o kadar kazanır. 10 yılı aşkın bir süredir, Türkiye’nin başında da bir siyasi dilenci var. O şehirden bu şehire toplama kalabalıklarla kendini tatmin etmeye çalışıyor ve ne kadar olmamış olay varsa, demagoji yaparak, halka dini söylemlerle nifak sokarak kin ve nefreti körüklüyor. Bunun Anayasa ve ceza yasalarındaki karşılığı, bölücülüktür. Bu suçu, Başbakan sıfatı altında işliyor. Görüntüsü, hal ve hareketleri ile söylemleriyle, duvara toslamış kamyondan düşmüş bir un çuvalından farksız.”
Başbakan Erdoğan’ın, Gezi Parkı eylemleri karşısındaki tutumunu da eleştiren Pamukoğlu, açıklamasına şöyle devam etmiştir: “Saman ekmeği neslinden geldiği için, Gezi Parkı eylemlerini anlayabilmek bir yana, 45kişinin öldüğü, 13 kişinin gözünü kaybettiği 60’ı ağır 8 bine yakın insanın yaralandığı olaylarda ’Emri ben verdim’
diyecek kadar aymaz. Günü geldiğinde bunun hesabını vereceğini bile kavramaktan aciz. Vicdan sahibi her insanın utanç ve vicdan azabı duyacağı bu olaylarda, bırakın vicdanı, toplumu hızla daha da bölüyor ve kutuplaştırıyor.” Osman Pamukoğlu HEPAR Genel Başkanı
 
Posted in Atasözleri Vecizeler | Tagged , , , , , , , | Haklı Sözler için yorumlar kapalı
Tem 26

“Gençliğe bakın!…”

24bq41y
 
AKP iktidarı, 19 Mayıs’taki konserleri Reyhanlı’daki patlama sebebiyle iptal etti, 29 Mayıs’ta ise fetih şenliği düzenledi! Londra’da bir asker öldürülünce İngiltere Başbakanı gezisini yarıda kesti ama Tayyip Erdoğan, 50’den fazla vatandaş öldüğü halde ABD’ye gitti. Erdoğan, Türkiye’yi artık geri dönülmez bir yere getirdiğine de iyice inandı ki, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucuları için “iki ayyaş” diyebildi…
Türk Milleti, bunun hesabını soramaz zannediyor herhalde..
Erdoğan, alkol sınırlaması ile ilgili olarak çıkardığı yasayı savunurken, “Biz bu düzenlemeyi gençlerimiz, çocuklarımız için, sağlıklı nesiler yetiştirmek için yaptık” dedi ama Cargill firmasının ürettiği mısır şurubunun kotasını yükseltti, Mersin’deki GDO’lu pirinçlerin Türk gençlerine yedirilmesi için, İTÜ’nün raporunu iptal ettirdi!
***
Peki, Türk gençliği ne durumda?
CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, “Türkiye Cumhuriyeti’ni yöneten Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve bakanları, sudan mazeretlerle 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı törenlerine katılmayıp, kutlamaları engellemeye çalışırken, Atatürk’ün Cumhuriyet’i emanet ettiği gençliğin durumu hiç de iç açıcı değil” dedi.
Umut Oran, TÜİK verileriyle gençliğin röntgenini çekerken ortaya çıkan tabloyu şöyle özetledi:
* 75 milyonu aşan ülke nüfusunun 6’da birini, 15-24 yaş grubundaki gençler oluşturuyor. Genç nüfusun 4.3 milyonu iş gücünde yer alıyor, bunların 3.4 milyonu çalışıyor, 1 milyona yakını ise iş arıyor.
* Bir işte çalışan gençlerin de 1.6 milyon kişi ile yarıya yakınının sosyal güvencesi bulunmuyor, ucuz iş gücü olarak kayıt dışı çalıştırılan gençlerin emeği sömürülüyor, hakları gasp ediliyor.
* Kayıt dışılık oranı, özellikle ilköğretim mezunlarında yüzde 60’a, ilkokul mezunlarında yüzde 81’e, okur yazar olmayanlarda yüzde 93’e ulaşıyor.
* Gençlerde iş gücüne katılım oranı yüzde 37.5, işsizlik oranı ise yüzde 20.4 düzeyinde. Her 5 gençten biri işsiz.
* İşsizlik oranı genç erkeklerde yüzde 19.1, genç kadınlarda ise yüzde 22.8 düzeyinde bulunuyor.
* İş gücüne dahil olmayan 7.2 milyon gençten 4.6 milyonunu öğrenciler oluştururken, 2.6 milyon genç ise ne çalışıyor, ne de okuyor. Bunların da 2.3 milyonu kız…
* Genç yaştaki kızların kendinden büyük erkeklerle evlendirilme oranı, hâlâ dünyanın en geri toplumlarındakine paralel biçimde çok yüksek düzeylerde seyrediyor.
* Hayatının herhangi bir döneminde eşinden ya da birlikte yaşadığı kişiden fiziksel ya da cinsel şiddet görmüş genç kadınların oranı yüzde 35.3.
 
*“Her şeye rağmen muhakkak bir ışığa doğru yürümekteyiz. Bende bu imanı yaşatan kuvvet, yalnız aziz memleket ve milletimin hakkındaki sonsuz sevgim değil, bugünün karanlıları, ahlâksızlıkları, şarlatanlıkları içinde sırf vatan ve hakikat aşkıyla ışık serpmeye ve aramaya çalışan bir gençlik görmemdir. Arkadaşlar, gençliğe bakın, Türk millî bünyesindeki asil kanın ifadesine dikkat edin” Mustafa Kemal Atatürk
 
Kaynak: http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/yazargoster.php?haber=27004
 
Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , , | “Gençliğe bakın!…” için yorumlar kapalı
Tem 25

Bu Ankara Bizim Mi?

images
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 Kalmadı hiç bitti güven,
Takdir gördü soyan, söven,
Sevilen yok, yok ki seven,
Bu Ankara bizim mi?
 
Kıpırdamaz ağır mıdır?
Sevenlere zağır mıdır?
Hiç duymuyor sağır mıdır?
Bu Ankara bizim mi?
 
Kaçıncı kez yürek yandı,
Her yan alkana boyandı,
Bıçak iliğe dayandı,
Bu Ankara bizim mi?
 
Sinirleri geriyorlar,
Zamla zulüm veriyorlar,
Her gün bizi yeriyorlar,
Bu Ankara bizim mi?
 
Posted in Şiirlerim | Tagged , , , , , , , , , , | Bu Ankara Bizim Mi? için yorumlar kapalı
Tem 24

“İleri Demokrasi” mi, “Çözüm Süreci” mi, “Çözülme Süreci mi”?…

HaberRes_29544
  Fotograf Ortadoğu Gazetesi’nden alınmıştır.
 
AKP’nin iktidara geldiği günden bu yana hedeflediği ve bir türlü bitmeyen “ileri demokrasi” propagandası sonsuz bir hızla devam ediyor. İlk zamanlarda KİT’lerin özelleştirme adı altında yabancılara satılmasıyla ülkenin elindeki her şeyi satıldı. Bunların ayrıntısına girmeyeceğim. Ardından ordunun vesayetinden bahsederek orduya müdahale yolları hazırlanmış ve subaylar ” sahte dijital verilerle” tutuklandı. Böylece ABD’nin öcü alınmış oldu. ABD Türk askerinin başına çuval geçirmeyi yeterli görmemiş 1 Mart teskeresinin öcünü bu yolla almış oldu. Kafkaslarda ve orta doğuda etkin olabilecek bir Türkiye hem ABD’yi ve hem de AB’yi rahatsız ettiği bilinmekteydi. Ardından “cesur bir lider” bulunarak ülke içerisinde diğer operasyonlar başladı. Kozmik odaya girildi, Genel Kurmay Başkanı bile “terörist” olarak suçlanarak tutuklandı. “Milli bayramlarımızın kutlanması engellendi. Resmi kurumlardan Türkiye Cumhuriyeti ifadesini belirten T.C.’ler kaldırıldı. Türk Bayrağı tahrik unsuru kabul edildi. “Ne mutlu Türküm Diyene!” sözü ilkellik denildi, “Türk”  demek ırkçılık oldu.” ….
Cani başı  ile müzakereler edildi. Pek çok asker terör suçu dolayısıyla tutuklandı. “Akil adamlar”la aklımızla alay edildi. Terör örgütü ile yapılan müzakere de neler görüşüldüğü ise hep gizlendi. Ülke “ileri demokrasi” yaşayacak ifadesiyle “yeni anayasa” masalları okundu. Cani başının “kanser” bahanesiyle affedilmesi çalışmaları ise hız kazandığı medyada yayınlandı.
Palalılar, eli silahlılar polislerin gözü önünde “Gezi”cilere dehşet saçıyor ses çıkaran yok. Yargı bile tutuklamayıp serbest bırakıyor. Şimdi de bir meslek odası “TMMOB” yetki ve gelirlerinin tamamı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na bağlandı. “Adalet ve kalkınma, ve ileri demokrasi”  ürünleri bunlar!
Cizre’de ardından Diyarbakır’da bölücü terör örgütü sözde “asayiş birimi” toplantı ve tanıtımını yapıyor. “Çözüm süreci” dedikleri “çözülme süreci” olmaya başlamış gibi… Birde 1. aşama, 2. aşamadan bahsediyorlar. Ne olduğu meçhul! 3. aşama tamamen teslimiyet olabilir mi? İktidardan bilgi almak pek mümkün olmuyor da…
 
Korkmaya gerek yok “iyi şeyler olacak!”  Zira “dindar Cumhurbaşkanımız, dindar başbakanımız” var!…
 
Ancak benim aklımın erdiği kadarıyla “kurbanlık koç misali” ülke adım adım bölünmeye doğru götürülmektedir.
“İleri demokrasi”den, “çözüm sürecin”den neyin kastedildiğini vatandaş anlayınca da iş işten geçmiş olacak. Allah korusun!
 
NE ZAMAN UYANACAKSIN NECİP TÜRK MİLLETİ? SEÇİMDE GEREĞİNİ YAPMAZSAN, YAPAMAZSAN BAŞINA NELER GELECEĞİNİ DÜŞÜNEBİLİYOR MUSUN?!
Posted in Yazılarım | Tagged , , , , , , | “İleri Demokrasi” mi, “Çözüm Süreci” mi, “Çözülme Süreci mi”?… için yorumlar kapalı
Tem 22

“Türk Bayrağı açamazsın!”

10333
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Dün, ‘Türk Bayrağı açamazsın!’  ‘Türk Bayrağı tahrik unsuru’ diyenler, bu gün çifte çifte Türk bayrağı asılmasını haykırıyorlar. Meydanları Türk Bayrakları ile dolduruyorlar.
 
Geçmişi bir hatırlayalım isterseniz.
 
Zonguldak’ta, Türk bayrağı açarak slogan atan bir grup genç, izinleri olmadığını söyleyerek kendilerini uyaran polislerle tartışmıştı.
Madenci Anıtı önünde toplanan 12 genç, yanlarındaki büyük Türk Bayrağını açarak slogan atmaya başlamışlardı. Gelen polis ekibi, izinleri olmadığı gerekçesiyle gençleri uyarmıştı. Türk Bayrağı açmak için izin almayacaklarını söyleyen gençler, bayrağa sahip çıkmayı amaçladıklarını belirterek, çevredekilerin de bayrak etrafında toplanmasını istemişlerdi.
Bayrak açılmamasında ısrar eden polisin: “Her önüne gelen, bayrağı seviyorum diye bayrak açamaz, başımızda büyük insanlar var, onlar karar veriyor!” demesi ise dikkat çekmişti.
Polisin ısrarına rağmen bayrağı toplamayan gençler, “Şehitler ölmez, vatan bölünmez!”, “Her Türk asker doğar!”, “Bu bayrağı tutmayan eller utansın!”, “Zonguldak uyuma bayrağına sahip çık!” sloganları atmıştı. Polisin müdahale etmediği gençler, yaklaşık yarım saat sonra bayrağı toplayarak dağıldı.
 
 Bir başka konu:
Kanal A’da “Sormak Lâzım” isimli bir canlı yayın yapılıyor. Programda, emekli Müftü Osman Albayrak Hocaya, seyirciler karşılaştıkları fıkıh meseleleri hakkında soru yöneltiyor.
Ben de hem kahvaltımı yapıyor, hem bu programı seyrediyorum.
Geçtiğimiz haftaların birinde Ankara’dan bir seyirci bağlandı. İsmini vermemişti. Özetle ve mealen, ben diyordu, bir bakanlıkta, özelleştirme ve ihalelerin alınıp verildiği bir birimde yetkili bir bürokratım. Abdestli, namazlı, hacı-hoca müteahhitler ve onlarla iş yapan abdestli namazlı bürokratlar, haksız kazanç sağlıyor; yetim hakkı yiyor. Bu ihalelerin ve özelleştirmelerin verildiği birimlere, bu işlere olur diyecek bürokratların gelmesini sağlıyorlar. Engellemek için elimden geleni yapıyorum, amma gücüm yetmiyor. Yapılanlarda benim de bir sorumluluğum var mıdır?
 
 
Kaynak: http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/yazargoster.php?haber=26440
 
Posted in Gündem | Tagged , , , , , , , , , , , , , , , | “Türk Bayrağı açamazsın!” için yorumlar kapalı
Tem 21

HOŞ GELDİN, MÜBAREK GÜZEL RAMAZAN!

 
ramzan-ne-zaman-basliyor 
Oruçtur insanı melekleştiren
Ölüm ötesini güzelleştiren
Bir iç aydınlığı gerçekleştiren
Hoş geldin mübarek güzel Ramazan
 
Mana âleminden derya sunan dil
Aşk ile ağlayan ruhlara mendil
Oruç gönülleri ışıtan kandil
Hoş geldin mübarek güzel Ramazan
 
Mukabele yapıp, meşveret kurun
Tüm kötülükleri zincire vurun
Esiri olmayın nefsi durdurun
Hoş geldin mübarek güzel Ramazan
 
Mağfiret ayının çalmakta suru
Bütün müminlerin sonsuz gururu
Allah’ın zamana akseden nuru
Hoş geldin mübarek güzel Ramazan
 
Bu ay günahlardan arınmaya koş
Rabbi’nin evine barınmaya koş
Hak ile secdede sarınmaya koş
Hoş geldin mübarek güzel Ramazan
 
Posted in Şiirlerim | Tagged , , , , , , , , , , , , , , | HOŞ GELDİN, MÜBAREK GÜZEL RAMAZAN! için yorumlar kapalı
Tem 20

Hadis-i Şerifler

 

1988fs5

 
 
 
 
* “Kişinin namazına, orucuna bakmayın; konuştuğunda, doğru konuşup konuşmadığına, kendisine emniyet edildiğinde, güvenilirliğini ortaya koyup koymadığına; dünya kendisine güldüğünde, takvayı elden bırakıp bırakmadığına (menfaat anındaki tavrına) bakıp öyle değerlendirin.”

 * “Kim yarım kelime ile dahi olsa bir mü’minin öldürülmesine yardım ederse kıyamet günü, alnında ‘Allah’ın rahmetinden mahrumdur.’ yazılmış şekilde Allah’ın huzuruna çıkar.” (İbn Mace, Diyât, 1)

 
* “İnsanlardan Allah’ın en çok buğz ettiği (sevmediği) üç kişi vardır:
– Harem bölgesinde (Mekke’de) olup da inkârcı olan,
– Müslüman olduğu halde cahiliye adetini benimseyen,
– Haksız yere bir Müslüman’ın kanını dökmek için kan davası peşine düşen.” (Buhari, Diyât, 9)
 
* “Kim katil olmayan ve yeryüzünde fesat çıkarmayan bir kişiyi öldürürse sanki bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de bir adamın hayatını kurtarırsa sanki bütün insanların hayatını kurtarmış olur.” (Maide sûresi, 5/32)
 
* “Haramdan bir lokma yiyenin kırk gün namazı ve sabah duası kabul olmaz. Haramın bitirdiği et, cehenneme layıktır.”
 
* “Kim on dirhem bir elbise alır da onda bir dirhem haram bulunursa o elbise üzerinde bulunduğu sürece Allah onun hiçbir namazını kabul buyurmaz.”
 
* -Allah: “İyi iş işleyene iyi hayat yaşatırız.” (Nahl 16: 97)
 
* – İşlenen kötülükler kalbi kirletir.” (Mutaffifin 83: 14)
 
* “-Haram da bellidir, helal de. Bunların arasında şüpheli şeyler vardır. Bunu çokları bilmez. Şüpheli şeylerden sakınan dinini ve ırzını kurtarır. Şüpheli şeye düşen harama düştü demektir. Yasaklanmış bir koru kenarında sürü güden çoban gibi. Uyanık olun, her melikin bir korusu vardır. Allah’ın korusu da haramdır. Bedende bir et parçası vardır. O iyi olursa, bütün beden iyi olur. O bozulursa, bütün vücut bozulur. İşte o da kalptir.”
 
Posted in Atasözleri Vecizeler | Tagged , , , , , , , | Hadis-i Şerifler için yorumlar kapalı