Ağu 20

Çin Zulmü

 
 
 
 
 
 
 
 
 
İŞTE TAAHHÜTNAME 
“1. Çin Komünist Parti yönetimini kesinlikle himaye edeceğim, koruyacağım.
2. Ailemde illegal dinî etkinliğin gerçekleşmemesi ve illegal CD (dinî videolar) gibi eşyaların olmaması için söz veriyorum.
3. Aile fertlerim içinde peçeli bayanlar olmayacak ve peçeli bayanları evime almayacağım.
4. Ortalıkta illegal dinî etkinlik ve peçeli bayanları görürsem hemen yetkili memura ihbar edeceğim.
Yukarda kabul ettiğim 4 çeşit yasaya karşı çıkarsam ya da uymazsam yoksullara yardım adı altında verilmekte olan yardım paramın kesilmesini kabul ediyorum.”
 
KAPALILARIN ALIŞVERİŞ YAPMASI YASAK
Komünist Çin yönetiminin Müslümanlara yönelik uyguladığı zulüm politikası bununla bitmiyor. Müslümanların dinî inancını zayıflatmak için pek çok yönteme başvuran Çin, Hoten’de ise insanı şaşkına çeviren yasaklar uyguluyor. Bu uygulamalara göre, peçeli ve kapalı kadınların söz konusu şirketten alışveriş yapması yasak.
 
İŞTE SKANDAL UYGULAMANIN MADDELERİ 
1. Peçeli ve tesettürlü bayanların market, çarşılara ve çeşitli ticari merkezlere girmeleri yasaktır.
2. Kendi güvenliğiniz ve başkaların güvenliği için çantaları arama ve denetimlere aktif bir şekilde uymalısınız.
3. Çarşı ve marketlerde dinî içerikli giysilerin satılması yasaktır.
4. Çeşitli illegal (dinî) CD’lerin satılması yasaktır.
5. Müslüman olduğunu bahane ederek ihtiyaç olan eşyaların satışını yapmamak yasaktır. (Müslümanlar, dinlerinin satışını yasakladığı eşyaları da satmak zorunda.)
Hoten İli Altın Yıldız Ticaret Şirketi.
 
ASİMİLASYON İÇİN HER ŞEYİ YAPIYORLAR 
Uygurları asimile etmek isteyen Çin yönetimi, bunlarla da yetinmeyerek Çin’de dinî kurumların açılmasına da müsaade etmiyor. Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneği Başkan Yardımcısı Abdulehed Er, “Çin Doğu Türkistanlı Müslümanları dinsizleştirmek için dinî okullar ve Kur’an kursu açmalarını yasakladı. İzinsiz açılan Kur’an kurslarına baskın düzenleniyor. Dinî alimler, hocalar hapishaneye atılıyor” diye konuştu. Müslüman Uygur Türklerinin kendi dillerini konuşmalarının da yasaklandığını ifade eden Er, “Çince bilmeyen Uygurları sokaklarda tutukluyor ve dövüyorlar. Başörtülü kadınları sokaklarda gördüklerinde başlarını zorla açtırıyorlar” dedi
 
ORUÇ TUTMAK, CUMAYA GİTMEK YASAK! 
Er, Çin yönetiminin Müslümanların oruç tutmasına da müdahale ettiğini açıkladı. Oruç tutan memurların fişlenerek bu kişilerin maaşlarının da kesildiğini açıklayan Er, oruçlulara zorla öğle yemeği yedirildiğini öne sürdü. Müslümanların Cuma namazına gitmelerinin de engellendiğini belirten Er, “Tatil olsa bile her cuma namazı günleri öğretmen ve öğrenciler okullarda toplanıyor” diye konuştu.
 
“DÜNYA ZULME SESSİZ KALMASIN!” 
Çin işkencesinin her geçen gün artarak devam ettiğini ifade eden Er, “Doğu Türkistanlıları Müslüman diye hastaneye almıyorlar. Müslümanların can güvenliği yok. 35 milyon Doğu Türkistan Müslümanı barış, güvenlik ve hürriyet istiyor. İnsan gibi, Müslüman gibi yaşamak istiyor. Dünya kamuoyunun ve insan hakları savunmacılarının Doğu Türkistan’da yaşanan bu zulme göz yummamalarını istiyoruz” ifadelerini kullandı.
*sonkale.org

 

Posted in Gündem | Çin Zulmü için yorumlar kapalı
Ağu 19

Ramazan Bayramınız Kutlu Olsun

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Bayramlar, insanlar arasındaki karşılıklı sevgi ve saygının perçinlendiği günlerdir. Bayramlar, insanların birbirleriyle olan dargınlıklarını unuttukları, barıştıkları, kardeşçe kucaklaştıkları günlerdir. Bayramlar, milli ve dini duyguların, inançların, örf ve adetlerin uygulanıp sergilendiği, bir toplumda millet olma şuurunun şekillendiği, kuvvetlendiği günlerdir. Hep bir arada, sevgi dolu ve huzurlu nice bayramlar geçirmek dileğiyle, Ramazan Bayramınız kutlu olsun! Mübarek Ramazan Bayramı tüm ulusumuza kutlu olsun. Allah tüm inananlara nice huzurlu, bereketli bayramlar nasip etsin.
 
Kainatın yaratıcısı ve alemlerin Rabbi yüce Allah’a sonsuz şükürler olsun! Ramazan Bayramı bereketiyle, bolluğuyla gelsin, tüm insanlık için hayırlara vesile olsun. Güzellik, birlik, beraberlik dolu, her zaman bir öncekinden daha güzel ve mutlu bir Ramazan Bayramı diliyoruz. Büyüklerimizin ellerinden küçüklerin gözlerinden öpüyorum.
 
Ayrıca ve özellikle bütün şehitlerimize Allahtan rahmet, ailelerine başsağlığı ve sabırlar dilerim. Gazilerimize acil şifalar ve yakınlarına sabırlar temenni ederim.
Yüce Türk Milletinin başı sağ olsun. Millet bu pisliği temizleme gücüne sahiptir. Devlet acilen görevini yapmalıdır. Yapamayanlar istifa etmelidir. Bunun vebali bütün sorumluları yakar.

 

Posted in Yazılarım | Ramazan Bayramınız Kutlu Olsun için yorumlar kapalı
Ağu 18

Din Kültürü Ahlak Bilgisi Öğretmeni

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 

Öğretmen yeni başladığı sınıfında öğrenciyi kaldırmış.
-Adın ne senin evladım?
– Kevser öğretmenim
– Ne güzel isim, Oku bakalım Kevser suresini..
Öğrenci sureyi ezbere okumuş
– Aferin evladım, ağzına sağlık..
– Senin adın ne evladım?
– Fatih öğretmenim..
– Çok güzel isim, Oku bakalım Fatiha suresini demiş,
Öğrenci ezbere okumuş.
– Aferin evladım, ağzına sağlık..
Öğretmen birde bakmış, bir çocuk masanın altına saklanmaya çalışıyor.
– Evladım kalk bakayım, adın ne senin?.. demiş..
– Yasin öğretmenim, ama arkadaşlar bana kısaca Süphaneke derler.

 

Posted in Fıkralar | Din Kültürü Ahlak Bilgisi Öğretmeni için yorumlar kapalı
Ağu 18

Kadir Gecesi’nde Yapılan (Vatandaşın Kabul Olmamasını İstediği) Dua

              

 
 
 
 
 
 
  
 
 
 
 
Geçtiğimiz günlerde samimi bir şekilde ihlâs ile Kadir Gecesi’ni ihya etmek düşüncesiyle ibadet ve dualarımızı yaptık. Her şey gayet güzel gidiyordu. Fakat TRT’deki Kadir Gecesi programını seyredince Muaviye’nin oğlu Yezit’i ve çevresindekileri hatırladım. “Müslümanlık bu değil, yüce dinimiz İslamiyet’i kendi siyasi düşüncelerine alet ediyorlar. Allah kahretsin diye haykırdığımı hatırlıyorum.” Yanımdakiler bu haykırışıma şaşırmış olacaklar ki, “ne oldu, ne var, Allah kimi kahretsin” sözleri ile beni soru yağmuruna tuttular. Konuyu sizler de merak ettiniz değil mi? Anlatayım.
Kadir Gecesinde Kahraman Maraş Abdülhamit Han Camisinden TRT tarafından yapılan canlı yayında Diyanet İşleri Başkanı’nın gözü önünde dua eden imam Suriyeli muhaliflere dua ederek (sanki bizim hiçbir derdimiz-sıkıntımız, şehidimiz-gazimiz, yoksulumuz-çaresiz hastalarımız yokmuş gibi)bütün vatandaşlara “amin” dedirtti. O muhalifler ki kadın, çocuk demeden diğer insanları binaların 4.-5. Katından aşağıya atıyor, tekbir getirerek bir kısmının başını gövdesinden ayırıyor ve bunu da kaydediyor.
Geçmişte dinimizin siyasete alet edilmesinden dolayı Atatürk ülkeye laikliği getirmiş ancak bu günün Cumhuriyetçileri nimetlerinden yararlanan bizler maalesef o güzel uygulamaya sahip çıkamadık.
Şu anda çok merak ediyorum. O, hoca hakkında soruşturma açıldı mı? Bu yapılan mezhep kışkırtıcılığı değil mi? Bunu yapanlar kime hizmet ettiklerinin farkında mı? Muhalifler içerisindeki CİA, MOSSAD ajanları ile PKK, PYD teröristlerinin olduğu bilinmiyor mu? Allahü Teâlâ’ nın, inanmayanları zorlamaması hususunda peygamberini uyardığını bilen “bu Hocalar” ne yapmak istiyorlar.
“Allah sonumuzu hayreylesin… Amin.”
Posted in Gündem | Kadir Gecesi’nde Yapılan (Vatandaşın Kabul Olmamasını İstediği) Dua için yorumlar kapalı
Ağu 17

İllimunati Oyun Kartı

Bir kaç kart daha inceleyelim;

 

1994 yıllında piyasaya çıkan oyunun içindeki bir kart üzerinde bakında ne var..! Tanıdınız değil mi? 11 eylül saldırısı değil mi ??

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 bu resimde anlatılan subliminal mesaj vermekten bahsediyor biz dikkatli bakmazsak anlayamayız ama bir çok reklam kampanyalarında tişort baskılarını üzerinde ve çocuklarımızın izlediği çizgi filmlerde bu tarz mesajlar var.. kartın üzerinde “sex” yazıyor ve bardak içindeki çubuk ta üçgen işareti var

 


Bu video da gördüğünüz pramitler ve şeytan figürü çocuklarınıza beynini yıkamak için koyulmuş Her yerde bize buna benzer mesajlar veriliyor fark etmeseniz de beyniniz bunu kaydediyor ve o şekillere yabancı kalmıyorsunuz..

 

birde bu şarkıyı dinleyelim bakalım :))) Şarkı terse Çevirdiği zaman ortaya çıkanlara bakın

bu iki kart birbirine çok benziyor peki ne anlatıyor nükleer enerjiye destek verilmeli ve ardından oluşacak felaketlerden bahsetmek bile istemiyorum… ülkemizde şuan nükleer çalışmalar yapılmakta nükleer enerjinin kullanımı için santraller kurulmakta bütün ülkeler nükleer enerjiden vazgeçerken biz bu tehlikeye kapı açıyoruz

 

 

 

 

ŞİMDİLİK  BU KADAR YAZIMIN DEVAMI GELECEK TAKİP ETMEYE DEVAM EDİN…

Posted in Yazılarım | İllimunati Oyun Kartı için yorumlar kapalı
Ağu 17

Selam Verme Adabı

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Müslümanlar birbiri ile karşılaşınca selamlaşıp tokalaşmalıdırlar. Selam vermek sünnet, verilen selamı almak ise farzdır.
1- İslamiyet selamlaşmayı emreder. (Esselamü Aleyküm ya da Selamün Aleyküm)
2- Tanıdığın veya tanımadığın bir Müslüman’la karşılaşınca selam verilir.
3- Selam verme şekli şöyle sıralanır.
a) Binek üzerinde olanlar yürüyenlere,
b) Yürüyenler oturanlara,
c) Az olan kişiler çok olan kişilere,
d) Küçükler büyüklere selam vermelidir.
4- Verilen selama en güzel bir şekilde karşılık verilir.
5- Konuşmaya başlamadan önce selamlaşılır.

 

Peygamberimiz bir Hadis-i şeriflerinde şöyle buyuruyor: “Selamdan önce konuşmaya başlayanlara cevap vermeyin.”

 

Posted in Yazılarım | Selam Verme Adabı için yorumlar kapalı
Ağu 17

İllimunati Oyun Kartları

1995 yılında Illuminati, paravan bir şirket vasıtasıyla “Illuminati Card Game” isimli bir oyun setini piyasaya sürdü. Bu kartların üzerinde çeşitli çizimler ve altında o çizimlerle ilgili bilgiler yer almakta. Bu çizimlerde, illuminati’nin dünyayı yönetmekte kullandığı yöntemler ve gelecekte yapacağı bazı işler yer almaktadır. Illuminati bu tarz bilgileri neden deşifre etti derseniz, benim teorim şöyle: Illuminati kendini tamamen gizlese, kimse dünyanın onlar tarafından yönetildiğinin farkına varmazdı. Bu aslında onlar için iyi bir şey gibi görünebilir ama o zaman yapacağı işler sıkıcı olur. Onların isteği insanların kendilerini yavaş yavaş tanıması, zaman içinde herkesin kabul etmesi. O yüzden bu kart oyununu kendilerini insanlara bir nebze olsun hissettirmek için piyasaya sürdüler.

 

BU KART NE KADAR’DA TANIDIK.NATO KUKLA BİR DİKTATÖRÜ DEVİRİYOR. SÖZDE DİKTATÖR YAKALANIYOR.  CİA İLE KADDAFİ İLİŞKİLERİNİ HATIRLAYIN

 

TV’LER KİTLELERİ UYUTMAYAMI YARAR ?

ADALETTEKİ GİZLİ ELLER. BM’NİN SON  MAVİ RAPORUNU HATIRLAYIN

YARI İNSAN YARI ROBOT ÇALIŞMALARI HALA DEVAM EDİYOR.

Suni Deprem Araçları HAARP 
[Resim: 42324.jpg]

Bu kartın adı: Yabancı Yardım
[Resim: 42326.jpg]

 

KARTLARIN DEVAMINI ZAMAN İÇİNDE YAYINLAYACAĞIM

 

 

 

VİDEO ÇALIŞMIYORSA BU LİNKTEN İZLEYEBİLİRSİN :

http://www.youtube.com/watch?v=XMEcbqTFlSc&feature=player_embedded

Posted in Yazılarım | İllimunati Oyun Kartları için yorumlar kapalı
Ağu 16

Atatürk’ten Altın Sözler

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
*“Türk Milleti daha dindar olmalıdır, yani bütün sadeliği ile dindar olmalıdır demek istiyorum. Din lüzumlu bir müessesedir. Dinsiz milletlerin devamına olanak yoktur. Yalnız şurası var ki, din Allah ve kul arasındaki bağlılıktır. Dinden maddi menfaat temin edenler, iğrenç kimselerdir. İşte biz, bu vaziyete karşıyız ve buna müsaade etmiyoruz. Bu gibi din ticareti yapan insanlar, saf ve masum halkımızı aldatmışlardır. Bizlerin ve siyasilerin asıl mücadele ettiğimiz bu kimselerdir. ”
 
* Büyük olmak için hiç kimseye iltifat etmeyeceksin, hiç kimseyi aldatmayacaksın. Memleket için gerçek ülkü ne ise onu görecek, o hedefe yürüyeceksin. Herkes sana karşı çıkacaktır, önüne sonsuz engeller yığacaklardır, fakat sen bunlara dayanıklı olacaksın. Kendini büyük değil, küçük, zayıf, kimsesiz ve araçsız kabul ederek, hiç kimseden yardım gelmeyeceğine inanarak, bu engelleri aşacaksın. Bundan sonra da sana “büyüksün” derlerse, bunu söyleyenlere gülüp geçeceksin.
 
* Terbiye ya milli olur, ya da dini. Biz dini terbiyeyi aileye bıraktık. Milli terbiyeyi de devlete bıraktık.
 
* Efendiler! Eğer bu millet, bu memleket parçalanacak olursa genel şerefsizliğin enkazı altında şunun bunun şahsi şerefi de parça parça olur. Biz o genel şerefi kurtarabilmek için harekete geçen millete ruhumuzla katıldık. Katılmamıza mani olabilecek şahsi rütbeleri, mevkileri de gene şerefi kurtarmaya yönelik bir gaye uğrunda feda ettik… Bunu anlamayıp da, milleti hâla kendi kafalarının keyfine göre idare etmeye kalkışan kuvvetler artık birer beladır. Bela çekmeye de bu milletin artık tahammülü kalmamıştır. 
 
* “Efendiler! Türk milleti, kendisinin ve memleketin yüksek menfaatleri aleyhine çalışmak isteyen bozguncu, alçak, vatansız ve milletsiz beyinsizlerin saçmalamalarındaki gizli ve kirli emelleri anlamayacak ve onlara hoşgörü gösterecek bir topluluk değildir.” 
 
* Tarih yazmak, tarih yapmak kadar zordur… Yazan yapana sadık kalmazsa, değişmeyen hakikat, insanlığı şaşırtan bir hal alır. Gerçekleri söylemekten korkmayınız. 
 
 

 

Posted in Atasözleri Vecizeler | Atatürk’ten Altın Sözler için yorumlar kapalı
Ağu 16

Fitre (Fıtır Sadakası)

 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Borcundan ve aslî ihtiyaçlarından başka nisap miktarı malı veya onun değerinde parası olan müslümanın fıtır sadakası vermesi vaciptir.
Buna kısaca “Fitre” denir. Fıtır sadakasının vacip olması için, zekâtta olduğu gibi malın üzerinden bir yıl geçmesi ve artıcı nitelikte olması şart değildir.
Fitre, Ramazan ayında fakirlere verilen bir sadakadır. Bayramdan önce verilmesi iyidir. Bayram günü veya daha sonra da verilebilir. Dinî ölçülere göre zengin olan kimsenin, hem kendisinin hem de erginlik çağına gelmemiş olan çocuklarının fitrelerini vermesi vaciptir.
Fakir olan çocuğun babası ölmüş veya fakir ise babasının babası, torununun fitresini verir.
Bir kimse karısının ve büyük çocuklarının fitresini vermekle mükellef değildir. Bunlar zengin iseler fitrelerini kendilerinin vermesi lâzımdır.
Karısının ve aile içindeki büyük çocuklarının fitrelerini onların izni olmadan verebilir. Aile içinde olmayan büyük çocukların fitrelerini ise onların izni ile verebilir. Bir kimse babasının ve anasının fitrelerini vermekle yükümlü değildir.
Fitre Şu Dört Cins Yiyecek Maddesinden Aşağıdaki Miktarlarda Verilir:
Cinsi: Miktarı:
1. Buğday 1460 Gram (520 dirhem)
2. Arpa 2920 Gram (1040 dirhem)
3. Kuru Üzüm 2920 Gram (1040 dirhem)
4. Hurma 2920 Gram (1040 dirhem)
Bu gıda maddelerinin kendileri verilebileceği gibi, para olarak değerleri de verilir. Hangisi fakirin yararına ise onu vermek daha uygundur. Bir fitre yalnız bir fakire verilir, ikiye bölünmez. Bir fakire birden fazla fitre verilebilir. Fitre niyet edilerek verilir. Ancak bunun fitre olduğunu fakire söylemek gerekmez. İçinden niyet etmesi yeterlidir.
Zekât hangi fakirlere verilirse fitre de onlara verilir. Bir özürden dolayı Ramazanda oruç tutmayanlar da, nisap miktarı mal veya paraya sahip iseler fitrelerini vermekle yükümlüdürler.
Varlıklı müslümanlar fitre vermek suretiyle fakirlere bayram sevincini tattırırlar. Böylece, hem borcunu ödemiş hem de sevap kazanmış olurlar.
Fitre vermek, orucun kabul edilmesine, ölümün şiddetinden ve kabir azabından kurtulmaya vesile olur.
 
www.diyanet.gov.tr
Posted in Yazılarım | Fitre (Fıtır Sadakası) için yorumlar kapalı
Ağu 15

Atatürk ve Türk Düşmanlığı

 
 
 
Atatürk ve Türk düşmanlığı yazıları ile Mümtaz’er Türköne BOP’a mı hizmet ediyor?
 
6 Haziran 2006 tarihindeki yazısından;
“Bu topraklarda ‘saf kan’ bir ırk ararsanız, ancak Türk çoban köpeği olan Kangal’ı bulabilirsiniz. Cesaretin, asaletin, fedakârlığın, kanaatkârlığın ve sadakâtin sembolü olan bu olağanüstü yetenekli canlı türü, bu topraklarda yaşanmış tarihin hülasası gibidir. Bu toplumun, demokratik bir kültürün sınırları içinde liderlerinden, koruyucularından beklediklerini de ancak Kangal karşılayabilir.’
 
10 Kasım 2011 tarihindeki yazısından;
“Atatürkçülüğün bir tür; cehaleti, kifayetsizliği, ilme ve fikre uzaklığı ve bağnazlığı gizlemek için icat edilmiş bir maske olduğunu uzun yıllar boyu tecrübe ederek öğrendim… ‘Yeni anayasada ideoloji olmasın’ talebi, ‘Anayasada Atatürkçülük yer almasın’ anlamına geliyor.”
 
19 Mayıs 2011 tarihindeki yazısından;
“Yobazlık tam olarak böyle bir şey olmalı. Bir şeyi hiç sorgulamadan, anlamı üzerinde hiç düşünmeden, bir çift öküzün tarla sürerken yanında gördüğü izi takip etmesi gibi hûşû içinde tekrarlamak. 19 Mayıs kutlamaları 1932’nin faşist İtalya’sından alınma. Neden değiştirmek aklımızdan bile geçmiyor?” diyebiliyor.
Hem de Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde yaşamasına rağmen. Adamlardaki yüz ‘politika’ yüz’ü olsa gerek.
 
Bu ifadeleri kullanan birinin geçtiğimiz günlerde AKP tarafından Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Yönetim Kurulu üyeliğine atamasının ve kamuoyu baskısıyla görevinden ayrılmak zorunda kalmasının ardından Atatürk düşmanlığı devam ediyor. Atatürk’ün kurduğu parti ise AKP’ye payanda olmakla meşgul. CHP’nin her şey apaçık ortada iken ne konuşacağı ise kafaları karıştıran bir diğer muamma

 

Posted in Yazılarım | Atatürk ve Türk Düşmanlığı için yorumlar kapalı